ArticlePDF Available

Tarama Sözlüğü'nde -GIn/-GUn Ekli Kelimelere Dair On the -GIn/-GUn Suffixed Words in the Tarama Sözlüğü

Article

Tarama Sözlüğü'nde -GIn/-GUn Ekli Kelimelere Dair On the -GIn/-GUn Suffixed Words in the Tarama Sözlüğü

Abstract

zet Türkçede yeni kelimeler; türetme, birleştirme, çekim eklerini nadiren de olsa yapım eki gibi kullanma, mevcut kelimeye yeni anlam katma, ödünçleme gibi farklı şekillerde elde edilmektedir. Türetme gerek fiil gerekse isim kök ve gövdelerine getirilen türetim ya da yapım ekleri ile yapılmaktadır. Eklendikleri kök ve gövdelerin türüne göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, ya da fiilden fiil türeterek çeşitlenen bu ekler aracılığıyla, dilde yeni kavramlara karşılık bulunmaktadır. Türkçe literatürde-GIn/-GUn ekinin alet ismi, eylem adı, eylemin sonucunu gösterme, pekiştirme, çokça yapma ve olma gibi birbirinden oldukça farklı işlevde kelimeler yaptığından söz edilmektedir. Bu çalışmada, Tarama Sözlüğü'ndeki-GIn/-GUn ekinin türettiği kelimelere dair bir örneklem ortaya konmaya çalışılmıştır. Ek için ileri sürülen özellikler, Sözlük'ten belirlenen örnekleriyle sorgulanmış, ortaya çıkan veriler tablolarla gösterilerek tartışılmıştır. Sonuç olarak tespit edilen-GIn/-GUn eki ile türemiş doksan (90) kelime; üzerine geldiği fiilin hece sayısı, üzerine geldiği fiilin yapma ya da olma belirtmesi, kelime türü, kelime grubu, üzerine aldığı ekler bakımından incelenmiştir. Belirlenen kelimelerdeki ekin ünlüsü, düzlük ve yuvarlaklık bakımından ayrıca detaylandırılmıştır. Abstract New words in Turkish; it is obtained in different ways such as derivation, joining, rarely using shooting attachments as a construction attachment, adding new meaning to the existing word, and borrowing. The derivation is made with derivational or derivational affix attachments to the roots and stems of both the verb and the noun. Through these suffixes, which are diversified by deriving a noun from a noun, a verb from a noun, a noun from a verb, or a verb from a verb, according to the type of roots and stems to which they are added, new concepts are found in the language. In the Turkish literature, it is mentioned that the suffix-GIn/-GUn makes words with very different functions from each other such as tool name, action name, showing the result of the action, reinforcement, making a lot, and being. This study aims to point out a sample of the words derived from the suffix-GIn/-GUn in Tarama Sözlüğü. The features put forward for the affix were questioned with the examples determined from the Dictionary, and the resulting data were discussed by showing them with tables. As a result, ninety (90) words derived with the suffix-GIn/-GUn; it has been examined in terms of the number of syllables of the verb on which it comes, the indication of being or doing, the type of word, the word group, the suffixes it takes. The suffix vowel in the determined words is also detailed in terms of flatness and roundness.
Makale Gönderilme Tarihi / Article Submission Date: 13-10-2021
Makale Kabul Tarihi / Article Acceptance Date: 24-10-2021
Araştırma Makalesi / Research Article
IJHE: CİLT / VOLUME 7, SAYI / ISSUE 16, S / P. 497 528.
Tarama Sözlüğü’nde -GIn/-GUn Ekli Kelimelere Dair
Emre TÜRKMEN
Özet
Türkçede yeni kelimeler; türetme, birleştirme, çekim eklerini nadiren de olsa yapım eki gibi kullanma, mevcut
kelimeye yeni anlam katma, ödünçleme gibi farklı şekillerde elde edilmektedir. Türetme gerek fiil gerekse isim
kök ve gövdelerine getirilen türetim ya da yapım ekleri ile yapılmaktadır. Eklendikleri kök ve gövdelerin türüne
göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, ya da fiilden fiil türeterek çeşitlenen bu ekler aracılığıyla, dilde yeni
kavramlara karşılık bulunmaktadır. Türkçe literatürde -GIn/-GUn ekinin alet ismi, eylem adı, eylemin sonucunu
gösterme, pekiştirme, çokça yapma ve olma gibi birbirinden oldukça farklı işlevde kelimeler yaptığından söz
edilmektedir. Bu çalışmada, Tarama Sözlüğü’ndeki -GIn/-GUn ekinin türettiği kelimelere dair bir örneklem ortaya
konmaya çalışılmıştır. Ek için ileri sürülen özellikler, Sözlük’ten belirlenen örnekleriyle sorgulanmış, ortaya çıkan
veriler tablolarla gösterilerek tartışılmıştır. Sonuç olarak tespit edilen -GIn/-GUn eki ile türemiş doksan (90)
kelime; üzerine geldiği fiilin hece sayısı, üzerine geldiği fiilin yapma ya da olma belirtmesi, kelime türü, kelime
grubu, üzerine aldığı ekler bakımından incelenmiştir. Belirlenen kelimelerdeki ekin ünlüsü, düzlük ve yuvarlaklık
bakımından ayrıca detaylandırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Tarama Sözlüğü, fiilden isim yapan ekler, -GIn/-GUn eki.
On the -GIn/-GUn Suffixed Words in the Tarama Sözlüğü
Abstract
New words in Turkish; it is obtained in different ways such as derivation, joining, rarely using shooting
attachments as a construction attachment, adding new meaning to the existing word, and borrowing. The derivation
is made with derivational or derivational affix attachments to the roots and stems of both the verb and the noun.
Through these suffixes, which are diversified by deriving a noun from a noun, a verb from a noun, a noun from a
verb, or a verb from a verb, according to the type of roots and stems to which they are added, new concepts are
found in the language. In the Turkish literature, it is mentioned that the suffix -GIn/-GUn makes words with very
different functions from each other such as tool name, action name, showing the result of the action, reinforcement,
making a lot, and being. This study aims to point out a sample of the words derived from the suffix -GIn/-GUn in
Tarama Sözlüğü. The features put forward for the affix were questioned with the examples determined from the
Dictionary, and the resulting data were discussed by showing them with tables. As a result, ninety (90) words
derived with the suffix -GIn/-GUn; it has been examined in terms of the number of syllables of the verb on which
it comes, the indication of being or doing, the type of word, the word group, the suffixes it takes. The suffix vowel
in the determined words is also detailed in terms of flatness and roundness.
Key Words: Tarama Sözlüğü, Deriving nouns from verbs, The suffix -GIn/-GUn.
Arş. Gör., Karadeniz Teknik Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. E-posta: emreturkmen@ktu.edu.tr. Orcid:
0000-0001-8823-1310.
Türkmen, E. 498
Giriş
Türkçede yeni kelime ihtiyacının karşılanma yollarının başında yapım ya da türetim eki adı
verilen eklerin kullanılması gelmektedir. Yapım ekleri, isim ve fiil gövdelerine gelerek
onlardan yeni kelimeler türeten eklerdir. Türkçe dil bilgisi çalışmalarında yapım ekleri bahsi,
biçim bilgisi bölümlerinde ele alınmakta; isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, fiilden fiil
olmak üzere dört ana başlık altında incelenmektedir.
Türkçe literatürde eklerin eğer kelimeye dönüşmemişlerse (Tolkun, 2019) - kendi başlarına
anlamları olmadığı yolunda yaygın bir kanaat vardır. Ancak üzerilerine geldikleri kök ve
gövdeleri işlev ve anlam bakımından değiştirebilmektedir. -GIn/-GUn eki alanyazında daha çok
üzerine geldiği fiil tabanlarının tek heceli ya da çok heceli olması, eklendiği fiil tabanlarının
geçişli ya da geçişsiz olması, isim ve sıfat türünde kelimelerin türetmesi özellikleri ile ele
alınmaktadır. Bu çalışmada da -GIn/-GUn ekli kullanımların; üzerine geldiği kelime kök veya
gövdelerin hece sayısı, üzerine geldiği fiil tabanlarının yapma ve olma bildirmesi, kelime türü
ve bulunduğu kelime gruplarına dair bir örneklem ortaya konmaya çalışılmıştır.
Çalışmada veri toplamaya esas olan Tarama Sözlüğü, 1963-1972 yılları arasında altı cilt olarak
yayımlanmış, altı cilt içinde 227 kitabın taranmasıyla 14.000 madde başı söz, 60.000 tanığa yer
verilmiştir. Bizim çalışmamızın amacı ise eski Türkçeden beri metinlerle takip edilebilen ve
bugün yangın, yaygın, salgın gibi örnekleriyle işlek olarak kullanılan eklerden -GIn/-GUn
ekinin türetimlerine dair bir örneklem ortaya koymaktır. Bu amaca yönelik Sözlük’teki -GIn/
-GUn eki ile türetilmiş kelimelere odaklanılmıştır. İncelemeler neticesinde -GIn/-GUn ekli
doksan (90) örnek belirlenmiştir. Bu eklerin eklendikleri fiil tabanlarından meydana gelen
kelimeler ile ilgili olarak ortaya konan verilerin tarihsel söz varlığı çalışmalarına katkıda
bulunacağı, beraberinde modern dünyanın gerektirdiği yeni kavramlara karşılık bulunmasında
bu eklerden yararlanabileceği düşünülmektedir.
Çalışmada öncelikle Eski Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesi ve son olarak
Çağdaş Türk lehçeleri gramerleri sıralamasıyla eklerle ile ilgili görüşlere değinilmiştir. Ek ve
örneklerin gösteriminde kaynak olarak alınan çalışmalardaki transkripsiyon işaretlerine ve
orijinal imlaya sadık kalınmıştır. Ardından taramalar neticesinde belirlenen kelimeler, Tarama
Sözlüğünde -GIn/-GUn Ekli Kelimelerbaşlığı altında verilmiştir. Kelimeler ile ilgili veriler
tablolar ile gösterilmiş, yorumlanarak değerlendirilmiştir.
International Journal of Humanities and Education 499
1. -GIn/-GUn Eki ile İlgili Görüşler
Orhun Türkçesi Grameri adlı çalışmasında Tekin (2003, s. 91), “-kunformunda olmak üzere
ekle ilgili tek örneğe (buzkunça ‘bozgun gibi, fırtına gibi’) yer verir. Gabain (1988, s. 52) täzkin
“mülteci”, tirgin kalabalık, dernek” örnekleri ile seyrek görülen fiilden isim yapma eki olduğu
kanaatindedir. Erdal (1991, s. 327, s. 328), geçişsiz fiillerin failini ve geçişli fiillerin nesnesini
ifade eden -gXnekinin tek heceli fiil köklerine geldiğini, dolayısıyla ekin tüm biçimlerinin
iki heceli olduğunu belirtir. Ayrıca bu dönemde ekin geçişli fiillerden fail ismi yapan
türevlerinin görülmediğini eklemektedir.
Eski Anadolu Türkçesi kapsamında ise ekin hem geçişli hem geçişsiz fiil köklerine geldiği,
edilgen çatıda -mış anlamında kelimeler türettiği ve işlek olduğu belirtilir (Gülsevin, 2011, s.
134-135; Gülsevin ve Boz, 2019, s. 107).
Türkiye Türkçesinde araştırmacılar -GIn/-GUn ekinin daha çok tek heceli fiil köklerinden
kelimeler türettiği konusunda görüş birliği içindedir (Banguoğlu, 2015; Emre, 1945; Ergin,
2009; Karaağaç, 2013; Korkmaz, 2009). Tek heceli fiil kökleri üzerine gelmesinin yanında
“sıfat gibi kullanılan” ya da “alışkanlık”, “berkitme” ve “pekiştirilmiş” sıfatlar türetmesi, ek ile
ilgili araştırmacıların hemfikir olduğu bir diğer özelliktir (Banguoğlu, 2015; Hatiboğlu, 1981;
Hengirmen, 2007; Korkmaz, 2009). Öte yandan kimi araştırmacılar eki, üzerine geldiği fiil kök
ve gövdelerinin yapma ‘geçişli’ ya da olma ‘geçişsiz’ belirtmesi ile ilişkilendirir (Banguoğlu,
2015; Deny, 2012; Gencan, 1979; Korkmaz, 2009). Buna göre ekin daha çok geçişsiz fiillere
geldiği, geçişli fiil köklerinden türeyen örneklerinin edilgen anlam taşıdığı, geçişsiz fiil
köklerinden türeyen örneklerinin ise etken anlam taşıdığı vurgulanır (Bozkurt, 2009, s. 180;
Gencan, 1979, s. 222; Korkmaz, 2009, s. 81). Kimi araştırmacılar ise ekin kalıplaşarak ad olarak
kullanıldığı örneklerinin arasında “afet, zorlu davranışları gösteren ya da “fizikî bir şiddet veya
felaket fikrini taşıyan” özelliğine değinir (Banguoğlu, 2015, s. 243; Deny, 2012, s. 510).
Çağdaş Türk lehçelerinden Azerbaycan, Özbek ve Karakalpak Türkçesi gramerlerinde ekin tek
heceli fiil köklerine geldiği açıklaması yer almaktadır (Doğan vd., 2010, s. 14; Kartallıoğlu ve
Yıldırım, 2007, s. 188; Coşkun, 2014, s. 69; Yıldırım, 2012, s. 52; Uygur, 2010, s. 89). Bunun
yanında Özbek, Kazak ve Kırgız Türkçelerinde olmak üzere eklendiği fiil köklerine
kazandırdığı aşırılık anlamından söz edilmektedir (Coşkun, 2014, s. 69; Yıldırım, 2012, s. 52;
Doğan ve Koç, 2013, s. 196; Kasapoğlu Çengel, 2007, s. 503).
Özetle, -GIn/-GUn eki ile ilgili değerlendirmelere bakıldığında Türkiye Türkçesi
gramerlerinde;
Türkmen, E. 500
1. üzerine geldiği fiilin hece sayısı (tek heceli ya da birden çok heceli),
2. üzerine geldiği fiilin yapma ya da olma belirtmesi (geçişli ya da geçişsiz),
3. üzerine geldiği fiil kök ve gövdelerinden sıfat gibi kullanılan isimler türetmesi,
4. üzerine geldiği fiil kök ve gövdelerinden kalıplaşmış adlar türetmesi,
özellikleri ile ele alınmaktadır. Eski Türkçede örneklerinin nadir görüldüğüne değinilmesine
karşın Eski Anadolu Türkçesi kapsamında ekin işlek olduğundan bahsedilmektedir. Öte yandan
ekin tek heceli fiil köklerine gelmesi, aşırılık ve abartma kavramları taşıyan kelimeleri
karşılaması gibi özelliklerinin Oğuz, Kıpçak ve Karluk grubu lehçeleri gramerleri ile Türkiye
Türkçesi gramerlerinde benzer şekilde ele alındığı görülmektedir.
Burada belirtilmelidir ki bütün bu değerlendirmeler, gerek Türkiye Türkçesi ağızları gerekse
çağdaş Türk lehçelerinin ağızları esasındaki çalışmalar dışında ölçünlü dili esas alan dil bilgisi
çalışmalarına dayanmaktadır.
2. Tarama Sözlüğünde -GIn/-GUn Ekli Kelimeler
Tarama Sözlüğü’nde kelimelerin söz varlığı ve yapım ekleri bakımından değerlendirildiği
çalışmalar da söz konusudur. Özavşar (2013), Tarama Sözlüğü ve Türkçe Sözlük’teki ortak söz
varlığında meydana gelen anlam değişmelerini incelemiş; ortaya çıkan anlam değişikliklerini
ilgili başlıklarda göstermiştir. Bunlar arasında -GIn/-GUn ekini almış sözcük türevlerinden
soygun, tutkun sözcüklerinin başka anlama geçiş; argın, baskın, çapkın, düzgün, geçkin, kırgın,
salgın, şişkinlik, yılgın sözcüklerinin anlam daralması; algın, argın, baskın, çapkın, düzgün,
ezgin, keskin, kırgın, kızgınlık, salgın, sergen, soygun, şişkinlik, vurgun, yangın, yılgın
sözcüklerinin anlam genişlemesi özelliği gösterdiğini belirtmiştir. Ergene (2018: 120-123) ise
Tarama Sözlüğü’nün ilk iki cildi (A-D) dahilindeki yapım ekleri ve fiilimsileri incelediği
çalışmasında fiilden isim yapım ekleri arasında -GIn ekli toplam 19 farklı örneğe yer vermiştir.
Tarama Sözlüğü’nün altı cildinin de tarandığı bu çalışmada toplam doksan (90) -GIn/-GUn ekli
madde başı belirlenmiştir. Doksan kelimenin elli dördü (54) farklı fiil kökünden türemiştir.
Üzerine geldiği elli dört fiilin elli üçü tek heceli geriye kalan tek fiil ise birden çok hecelidir.
Altı farklı türev ile ar- fiili, -GIn/-GUn ekinin üzerine en sık geldiği tek heceli fiil köküdür.
Bunlardan ar- fiilini 5 türev ile düz- fiili takip etmektedir. (bk. Tablo: 1)
1
.
1
Tabloda anlam bakımından tayin edilemeyen fiil kökleri (?) işareti ile gösterilmiştir.
International Journal of Humanities and Education 501
Tablo 1. Üzerine Geldiği Fiilin Hece Sayısı Bakımından -GIn/-GUn Ekli Kelimeler
Tek
Heceli
Kelime
Birden
Çok
Heceli
Kelime
1)
al-
algun (TS I., 2009, s. 100)
esir-2
esirgin (TS III., 2009,
s.1540)
esirgin etmek (TS III.,
2009, s. 1540)
2)
ar-3
argın, (argun) (TS I., 2009, s.
192)
arkun, (arħun, arkın) (TS I.,
2009, s. 218)
arkun arkun (argun argun,
arħun arħun) (TS I., 2009,
s. 219)
arkuncacık (TS I., 2009, s. 220)
arkuncak, (arkıncak,
arħuncak) (TS I., 2009, s.
220)
arkunluğile (TS I., 2009, s.
221)
3)
az-
azgun, (azkun) (TS I., 2009, s.
343)
azgunluk (TS I., 2009, s. 343)
4)
bas-
basgun, (basħun) (TS I., 2009,
s. 406)
baskın (TS I., 2009, s. 409)
dün baskını, (dün basgını, dün
baskunu) (TS II., 2009, s.
1314)
5)
biz-
bizgin (TS I., 2009, s. 625)
6)
boz-
bozgun söylemek (TS I., 2009,
s. 661)
bozkun (TS I., 2009, s. 661)
2
“Tipi, kar fırtınası; bora” anlamında esir- fiilinin üzerine ‘fiilden nomen actions yapan’ -gın ekini almasıyla oluştuğu belirtilir (Tietze, 2002,
s. 741).
3
Korkmaz (2009, s. 81) ekin üzerine geldiği bazı tek heceli fiil köklerinin günümüzde yalın olarak kullanışta olmasa da ekle birlikte varlığını
sürdürebildiğinden söz ederek argın (<ar- “yorulmak”), çapkın, eşkin gibi örneklere yer verir. Benzer şekilde İlhan (2020) “Türkçede Kökü
Unutulan Kelimeler” adlı çalışmasında Türkiye Türkçesi temelinde kullanımdan düşen kelimeler üzerinde durur. Burada yer verdiği kırk
kadar kelime arasında yorgun argın ikilemesindeki argın kelimesini kökü unutulan kelimelerden kabul eder.
Türkmen, E. 502
7)
bur-
burkun burkun (TS I., 2009, s.
708)
8)
çal-
çalgın yürümek (TS II., 2009,
s. 807)
9)
çap-
çapgın at, (çapkın at) (TS II.,
2009, s. 824)
çapkun etmek (TS II., 2009, s.
826)
10)
çav-
çavğın (I), (çavkın) (TS II.,
2009, s. 842)
11)
diz-4
dizgin depretmek (TS II., 2009,
s. 1193)
dizgin eylemek (TS II., 2009, s.
1193)
dizgin uzatmak (TS II., 2009, s.
1193)
12)
dun-
dungun (TS II., 2009, s. 1257)
13)
dut-
dutgun (dutħun, dutkun,
tutgun) (TS II., 2009, s.
1279)
14)
düş-
yıldızı düşkün, (yılduzu
düşkün) (TS VI., 2009, s.
4580)
15)
düz-
düzgün (I) (TS II., 2009, s.
1369)
düzgün (II) (TS II., 2009, s.
1369)
düzgün düzmek (TS II., 2009,
s. 1370)
düzgün etmek (TS II., 2009, s.
1370)
düzgünlü etmek (TS II., 2009,
s. 1370)
16)
el-5
elgin, (elkin, ilgin) (TS III.,
2009, s. 1431)
4
Banguoğlu (2015, s. 243), kökün esas itibarıyla ad olup anlam ve şekilce değiştiği kanaatindedir.
5
Clauson (1972, s. 928), yelgin “koşan, atı çabuk süren” kelimesinden geliştiği kanaatindedir.
International Journal of Humanities and Education 503
17)
en-6
engin (TS III., 2009, s. 1472)
18)
-7
eşkin, (eşkün) (TS III., 2009, s.
1556-1557)
eşkinci, (eşküncü) (TS III.,
2009, s. 1557)
eşküne eşmek (TS III., 2009, s.
1557)
19)
et-
etgün (TS III., 2009, s. 1562)
20)
ez-
ezgin (TS III., 2009, s. 1600)
21)
geç-
geçkin, (geçgin, geçgün) (TS
III., 2009, s. 1618)
geçkin koca (TS III., 2009, s.
1618)
sözü geçkin (TS V., 2009, s.
3559)
22)
gir-
girgin olmak (TS III., 2009, s.
1704)8
23)
göç-
göçgün (TS III., 2009, s. 1719)
göçgüncü, (göçküncü) (TS III.,
2009, s. 1719)
göçkün (TS III., 2009, s. 1720)
24)
ıl-9
ılgın (TS III., 2009, s. 1941)
25)
ış- (?)
ışkın (TS III., 2009, s. 1992)
26)
ız-
ızgın (TS III., 2009, s. 1993)
27)
kaç-
kaçgun, (kaçguncu, kaçkın,
kaçkun, kaçkuncu) (TS IV.,
2009, s. 2156)
6
Kelime kökenbilgisi açısından iki farklı şekilde değerlendirilmektedir. Biri çukur anlamındaki én ~ in kelimesinden +gi-n şeklinde geliştiği
yönünde iken (Gülensoy, 2007, s. 334; Deny, 2012, s. 510); diğeri en- “aşağı inmiş (bir malın değeri ve fiyatı)” etken ‘fiilsıfatı’ (participium
activum) manasında sıfat -gin eki ile geliştiği yönündedir (Tietze, 2002, s. 725). Tarama Sözlüğü’ndeki “çukur, alçak yer” (TS III., 2009, s.
1472) anlamı göz önüne alındığında kökün en- fiili ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
7
- “hızlı yürümek, at üstünde gitmek” (Tietze, 2002, s. 745). Bununla birlikte bazı fiil tabanlarının (bıçkın, baygın, çapkın, argın, eşkin,
dargın) yazı dilinde anlam ve şekil bakımından değiştiği ya da kullanılmadığı konusunda araştırmacılar hemfikirdir (Banguoğlu, 2015, s.
243; Korkmaz, 2009, s. 81). Bu fiillerin arasında - fiilinin de olduğu görülmektedir.
8
Kelime An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish (EDT) adlı çalışmada kirgin şeklinde geçmektedir (Clauson, 1972,
s. 743).
9
Kelimenin kökü EDT’de “ılımak, ısınmak” anlamında yılı- şeklindedir (Clauson, 1972, s. 919). Öte yandan bazı araştırmacılarca kökün
esas itibarıyla ad olup anlamca ve şekilce değiştiği ifade edilir (Banguoğlu, 2015, s. 243).
Türkmen, E. 504
28)
kar-
(?)
karkın (TS IV., 2009, s. 2313)
29)
kay-
kaykıncak (TS IV., 2009, s.
2385)
30)
kes-
keskün (TS IV., 2009, s. 2449)
31)
kır-
kırgın (kırgun, kırkın) (TS IV.,
2009, s. 2506-2508)
kırgun kılmak (TS IV., 2009, s.
2508)
kırgınlık (TS IV., 2009, s.
2510)
32)
kız-
kızgınlık (TS IV., 2009, s.
2538)
kızgunca haber (TS IV., 2009,
s. 2538)
33)
koy-
(?)
koygun (TS IV., 2009, s. 2683)
34)
kus-10
kusgun urmak (TS IV., 2009,
s. 2750)
kuskun, (kusgun) (TS IV.,
2009, s. 2750)
kuskuna kuvvet (TS IV., 2009,
s. 2750)
35)
öt-
ötkün (TS V., 2009, s. 3133)
36)
sal-
salgın salmak (TS V., 2009, s.
3264)
salgun, (salgın, salkı (I) (TS V.,
2009, s. 3265)
37)
sep-
sepkün (TS V., 2009, s. 3389)
38)
sın-
sıngın, (sıngun, sınkın, sınkun)
(TS V., 2009, s. 3439-3440)
sıngınlık (TS V., 2009, s. 3440)
39)
sıp-11
sıpkın, (sıpgın, sıpkun) (TS V.,
2009, s. 3456)
10
Banguoğlu (2015, s. 243), kökün esas itibarıyla ad olup anlamca ve şekilce değiştiği kanaatindedir.
11
Banguoğlu (2015, s. 243), kökün esas itibarıyla ad olup anlamca ve şekilce değiştiği kanaatindedir.
International Journal of Humanities and Education 505
40)
sır-12
sırkın (TS V., 2009, s. 3461)
41)
sor-
sorkun, (sorgun, sorħun) (TS
V., 2009, s. 3513)
42)
soy-
soygun, (soykun) (TS V., 2009,
s. 3525)
soygun vermek (TS V., 2009, s.
3525)
43)
şiş-
şişkinlik (TS V., 2009, s. 3670)
44)
toy-
(?)
toygun, (toykun) (TS V., 2009,
s. 3836)
45)
tut-
tutkun (TS V., 2009, s. 3861)
tutkunluk (TS V., 2009, s.
3862)
46)
ur-
urgun (TS VI., 2009, s. 3966)
urguncu (TS VI., 2009, s. 3966)
urgun malı (TS VI., 2009, s.
3966)
47)
uy-
(?)
uykun (TS VI., 2009, s. 4041)
48)
ür-13
ürkün taşı (TS VI., 2009, s.
4080)
49)
vur-
vurgun (TS VI., 2009, s. 4174)
vurgunluk (TS VI., 2009, s.
4174)
50)
yan-
yankun, (yangun) (TS VI.,
2009, s. 4290)
51)
yet-
yetkin (TS VI., 2009, s. 4553)
52)
yıl-
(?)
yılgın (I), (yılgun) (TS VI.,
2009, s. 4582)
yılgın (II) (TS VI., 2009, s.
4582)
53)
yor-
yorkun (TS VI., 2009, s. 4671)
12
Gülensoy (2007, s. 772), sırk- şeklinde yer verdiği kelimenin /z/ = /r/ denkliği ile sız- köküne gittiğini, /k/’nin de türeme olduğunu belirtir.
13
ür- “1. Şişirmek; 2. Köpek havlamak” (Gülensoy, 2007, s. 992).
Türkmen, E. 506
Tarama Sözlüğü’nde -GIn/-GUn ekinin üzerine geldiği toplam kırk altı (46) farklı fiil, yapma
(geçişli) ve olma (geçişsiz) belirtmesi bakımından incelenmiştir. İncelenen kırk altı farklı
fiilden yirmi fiilin geçişsiz geriye kalan yirmi altı fiilin ise geçişli olduğu gözlenmiştir (bk.
Tablo: 2).
14
Tablo 2. Üzerine Geldiği Fiilin Yapma ya da Olma Belirtmesi Bakımından -GIn/-GUn Ekli
Kelimeler
Kelime ve anlamı
Geçişsiz
(Olma)
Kelime
1)
algun: Aklı alınmış,
meczup. (TS I., 2009, s.
100)
ar-
argın, (argun) 1. Yorgunluk, 2.
Yorgun.(TS I., 2009, s. 192)
arkun, (arħun, arkın) Aheste,
yavaş, ağır, sâkin. (TS I.,
2009, s. 218)
arkun arkun (argun argun,
arħun arħun) Yavaş yavaş,
ağır ağır, hafif hafif,
tedricen. (TS I., 2009, s. 219)
arkuncacık Yavaşcacık,
hafifçecik. (TS I., 2009, s.
220)
arkuncak, (arkıncak,
arħuncak) Yavaşça, hafifçe,
sessizce.(TS I., 2009, s. 220)
arkunluğile Yavaşça.(TS I.,
2009, s. 221)
2)
basgun, (basħun): Baskın.
(TS I., 2009, s. 406)
baskın: (Güreşte) herkese
yıkılan. (TS I., 2009, s.
409)
dün baskını, (dün
basgını, dün
baskunu): Gece
baskını. (TS II., 2009,
s. 1314)
az-
azgun, (azkun): Sapkın. (TS I.,
2009, s. 343)
azgunluk: Taşkınlık, azgınlık.
(TS I., 2009, s. 343)
14
Eklendikleri fiil tabanları geçişlilik ve geçişsizlik bakımından belirlenemeyen bazı -GIn/-GUn ekli kelimeler tabloya dahil edilmemiştir.
Bu kelimeler sırasıyla şöyledir: elgin, (elkin, ilgin) Garip, âciz, miskin, sefil. (TS III., 2009, s. 1431), esirgin “Bora, fırtına.” (TS III.,
2009, s.1540), esirgin etmek “Fırtına koparmak, şiddetle esmek.” (TS III., 2009, s. 1540), ışkın Filiz, sürgün. (TS III., 2009, s. 1992),
ızgın “Danelerinden beziryağı çıkarılan nebat, kenevir tohumu.” (TS III., 2009, s. 1993), karkın “Hayvanın sağrısından çıkan siyah ve işe
yaramaz deri. (TS IV., 2009, s. 2313), kusgun urmak “Kuskun geçirmek. (TS IV., 2009, s. 2750), kuskun, (kusgun) Eyer, semer ve
palanın arkasında bulunan ve kuyruk altından geçirilen kuşak.” (TS IV., 2009, s. 2750), kuskuna kuvvet Tabana kuvvet. (TS IV., 2009, s.
2750), toygun, (toykun) “Ak ve çakır doğan.” (TS V., 2009, s. 3836), yılgın (I), (yılgun) “Ilgın ağacı.” (TS VI., 2009, s. 4582), yılgın (II)
“Eğri.” (TS VI., 2009, s. 4582).
International Journal of Humanities and Education 507
3)
bozgun söylemek: Bir
şeyin iyi ve fena
taraflarını söylemek.
(TS I., 2009, s. 661)
bozkun: Bozuk. (TS I.,
2009, s. 661)
biz-
bizgin: Bezgin, bizar. (TS I.,
2009, s. 625)
4)
burkun burkun: Bükük
bükük, kıvır kıvır. (TS
I., 2009, s. 708)
çap-
çapgın at, (çapkın at): Hızlı
koşan at. (TS II., 2009, s.
824)
çapkun etmek: Akın etmek.
(TS II., 2009, s. 826)
5)
çalgın yürümek: Şuraya
buraya çarparak,
intizamsız, delice
yürümek. (TS II., 2009,
s. 807)
dun-
dungun: Durgun, hareketsiz, işe
yaramaz (adam). (TS II.,
2009, s. 1257)
6)
çavğın (I), (çavkın):
Şiddetli rüzgâr ve alev.
(TS II., 2009, s. 842)
düş-
yıldızı düşkün, (yılduzu
düşkün): Talihsiz, bedbaht.
(TS VI., 2009, s. 4580)
7)
dizgin depretmek: Atı
harekete geçirmek. (TS
II., 2009, s. 1193)
dizgin eylemek: Atın
dizginini kasıp dört
nala kaldırmak, at
kaldırmak, at
koparmak. (TS II.,
2009, s. 1193)
dizgin uzatmak: Atı
serbest bırakmak,
başını salıvermek. (TS
II., 2009, s. 1193)
en-
engin: Çukur, alçak yer. (TS III.,
2009, s. 1472)
8)
dutgun (dutħun, dutkun,
tutgun): Esir, tutsak,
mahbus. (TS II., 2009,
s. 1279)
-
eşkin, (eşkün): 1.Açık adımlarla
hızlı yürüyen (at). 2. Atın bu
çeşit yürüyüşü. (TS III.,
2009, s. 1556-1557)
eşkinci, (eşküncü): Atla sefere
katılan bir sınıf timar sahibi.
(TS III., 2009, s. 1557)
eşküne eşmek: Atla sefere
katılmak. (TS III., 2009, s.
1557)
Türkmen, E. 508
9)
düzgün (I): Kadınların
yüzlerine sürdükleri
boya allık. 2. Süs, zinet.
(TS II., 2009, s. 1369)
düzgün (II): Tertip,
tertibat, intizamlı hal.
(TS II., 2009, s. 1369)
düzgün düzmek: Tertibat
almak, hile tertip
etmek. (TS II., 2009, s.
1370)
düzgün etmek: Tedbir
almak, tertiplemek. (TS
II., 2009, s. 1370)
düzgünlü etmek:
Süslemek, bezemek.
(TS II., 2009, s. 1370)
gir-
girgin olmak: Erkek deve dişini
arzulamak. (TS III., 2009, s.
1704)
10)
etgün: Sert, haşin, güçlü.
(TS III., 2009, s. 1562)
göç-
göçgün: Göçebe. (TS III., 2009,
s. 1719)
göçgüncü, (göçküncü): Göçer,
göçebe. (TS III., 2009, s.
1719)
göçkün: Taşınır eşya. (TS III.,
2009, s. 1720)
11)
ezgin: Kederli, gamlı,
üzgün. (TS III., 2009, s.
1600)
ıl-
ılgın: Ilıca. (TS III., 2009, s.
1941)
12)
geçkin, (geçgin, geçgün):
1. Kendinden geçmiş,
aşırı sarhoş, aşırı
derecede. 2. Pek geçen,
çok işleyen, müessir.
(TS III., 2009, s. 1618)
geçkin koca: Çok ihtiyar
adam. (TS III., 2009, s.
1618)
kaç-
kaçgun, (kaçguncu, kaçkın,
kaçkun, kaçkuncu): Kaçak,
firarî. (TS IV., 2009, s. 2156)
13)
keskün: Keskin. (TS IV.,
2009, s. 2449)
kay-
kaykıncak: Kaygan (TS IV.,
2009, s. 2385)
14)
kırgın (kırgun, kırkın): 1.
Geniş ölçüde
öldürüşme veya
öldürme, kıtâl. 2.
kız-
kızgınlık: Sıcaklık. (TS IV.,
2009, s. 2538)
International Journal of Humanities and Education 509
Maktûl. (TS IV., 2009,
s. 2506-2508)
kırgun kılmak: Mukatele
etmek. (TS IV., 2009, s.
2508)
kırgınlık: Çok can kaybına
mal olan. (TS IV.,
2009, s. 2510)
kızgunca haber: İvedi, acele
haber. (TS IV., 2009, s.
2538)
15)
koygun: Ak doğan (TS
IV., 2009, s. 2683)
sın-
sıngın, (sıngun, sınkın,
sınkun): 1. Kırık. 2. Mağlup,
münhezim. 3. Hezimet (TS
V., 2009, s. 3439-3440)
sıngınlık: Bozgunluk,
mağlûbiyyet. (TS V., 2009,
s. 3440)
16)
ötkün: Tesirli, nafiz,
keskin, delip geçici.
(TS V., 2009, s. 3133)
sır-
sırkın: Hayvan ve kuş pisliği.
(TS V., 2009, s. 3461)
17)
salgın salmak: Gelişigüzel
vergi tarhetmek. (TS
V., 2009, s. 3264)
salgun, (salgın, salkı (I):
Salma yolıyle alınan
vergi, keyfî vergi. (TS
V., 2009, s. 3265)
şiş-
şişkinlik: Kibir, azamet, gurur.
(TS V., 2009, s. 3670)
18)
sepkün: Yeleksiz uzun ok.
(TS V., 2009, s. 3389)
uy-
uykun: Âlâmet, bayrak. (TS VI.,
2009, s. 4041)
19)
sıpkın, (sıpgın, sıpkun):
Zıpkın, küçük süngü,
harbe. (TS V., 2009, s.
3456)
yet-
yetkin: Olgun, kemale gelmiş,
ergin. (TS VI., 2009, s. 4553)
20)
sorkun, (sorgun, sorħun):
Sultanî söğüt. (TS V.,
2009, s. 3513)
yan-
yankun, (yangun): Yanmış,
yanık. (TS VI., 2009, s.
4290)
21)
soygun, (soykun): 1.
Soyulmuş, soyguna
uğramış. 2. Birisinin
üzerinden soyulan
(elbise.) (TS V., 2009,
s. 3525)
Türkmen, E. 510
soygun vermek: Soyulmak
(TS V., 2009, s. 3525)
22)
tutkun: Tutuk. (TS V.,
2009, s. 3861)
tutkunluk: Tutukluk (TS
V., 2009, s. 3862)
23)
urgun: 1. Vurulan,
vurulmuş. 2. Vurgun,
âşık. (TS VI., 2009, s.
3966)
urguncu: Yağmacı,
vurguncu. (TS VI.,
2009, s. 3966)
urgun malı: Vurgun malı,
ganimet. (TS VI., 2009,
s. 3966)
24)
ürkün taşı: Dam kenarına
sıralanan korkuluk taşı.
(TS VI., 2009, s. 4080)
25)
vurgun: Baskın, düşman
hücumu. (TS VI., 2009,
s. 4174)
vurgunluk: Çalınan eşya.
(TS VI., 2009, s. 4174)
26)
yorkun: Yorgun. (TS VI.,
2009, s. 4671)
Tarama Sözlüğü’nde -GIn/-GUn eki ile türetilmiş kelimelere, kelime türü bakımından da
bakılmıştır. Buna göre isim görevinde otuz üç (33), sıfat görevinde yirmi yedi (27) ve zarf
görevinde beş (5) -GIn/-GUn ekli kelime belirlenmiştir. İsim türünde belirlenen kelimelerden
yedisi anlamca felaket fikri taşımaktadır.
15
Sıfat türündeki kelimelerden dokuzu, edilgen çatıda
-mış anlamı taşıyan kelimelere karşılık gelmektedir.
16
İsim ve sıfat dışında zarf olarak
15
Felaket fikri taşıyan kelimeler; çavğın (I), (çavkın) “Şiddetli rüzgâr ve alev.” (TS II., 2009, s. 842), esirgin “Bora, fırtına.” (TS III., 2009,
s.1540), esirgin etmek “Fırtına koparmak, şiddetle esmek.” (TS III., 2009, s. 1540), kırgın (kırgun, kırkın) “1. Geniş ölçüde öldürüşme
veya öldürme, kıtâl. 2. Maktûl.” (TS IV., 2009, s. 2506-2508), kırgınlık “Çok can kaybına mal olan.” (TS IV., 2009, s. 2510), sıngın,
(sıngun, sınkın, sınkun) “1. Kırık. 2. Mağlup, münhezim. 3. Hezimet” (TS V., 2009, s. 3439-3440) ve sıngınlık Bozgunluk, mağlûbiyyet.”
(TS V., 2009, s. 3440).
16
Bu kelimeleri şöyle sıralamak mümkündür: algun “Aklı alınmış, meczup.” (TS I., 2009, s. 100), azgun, (azkun) “Sapkın.” (TS I., 2009, s.
343), baskın “(Güreşte) herkese yıkılan.” (TS I., 2009, s. 409), bizgin “Bezgin, bizar.” (TS I., 2009, s. 625), soygun, (soykun) “1.
Soyulmuş, soyguna uğramış. 2. Birisinin üzerinden soyulan (elbise.)” (TS V., 2009, s. 3525), urgun “1. Vurulan, vurulmuş. 2. Vurgun,
âşık.” (TS VI., 2009, s. 3966), yankun, (yangun) “Yanmış, yanık.” (TS VI., 2009, s. 4290), yetkin “Olgun, kemale gelmiş, ergin.” (TS VI.,
2009, s. 4553) ve yorkun Yorgun. (TS VI., 2009, s. 4671).
International Journal of Humanities and Education 511
kullanılan kelimelerin ise tekrarlar ile ya da -GIn/-GUn ekinin üzerine gelen bazı eklerle
oluştuğu görülmektedir (bk. Tablo: 3).
Tablo 3. Kelime Türü Bakımından -GIn/-GUn Ekli Kelimeler
17
İsim
Sıfat
Zarf
1)
argın, (argun): 1.
Yorgunluk, 2. Yorgun.
(TS I., 2009, s. 192)
algun: Aklı alınmış,
meczup. (TS I., 2009, s.
100)
arkun arkun (argun
argun, arħun
arħun): Yavaş
yavaş, ağır ağır, hafif
hafif, tedricen (TS I.,
2009, s. 219)
2)
azgunluk: Taşkınlık,
azgınlık. (TS I., 2009, s.
343)
arkun, (arħun, arkın):
Aheste, yavaş, ağır,
sâkin. (TS I., 2009, s.
218)
arkuncacık:
Yavaşcacık,
hafifçecik. (TS I.,
2009, s. 220)
3)
basgun, (basħun): Baskın.
(TS I., 2009, s. 406)
azgun, (azkun): Sapkın.
(TS I., 2009, s. 343)
arkuncak, (arkıncak,
arħuncak): Yavaşça,
hafifçe, sessizce. (TS
I., 2009, s. 220)
4)
çavğın (I), (çavkın):
Şiddetli rüzgâr ve alev.
(TS II., 2009, s. 842)
baskın: (Güreşte) herkese
yıkılan. (TS I., 2009, s.
409)
arkunluğile: Yavaşça.
(TS I., 2009, s. 221)
5)
dutgun (dutħun, dutkun,
tutgun): Esir, tutsak,
mahbus. (TS II., 2009,
s. 1279)
bizgin: Bezgin, bizar. (TS
I., 2009, s. 625)
burkun burkun: Bükük
bükük, kıvır kıvır.
(TS I., 2009, s. 708)
6)
düzgün (I): Kadınların
yüzlerine sürdükleri
boya allık. 2. Süs, zinet.
(TS II., 2009, s. 1369)
bozkun: Bozuk. (TS I.,
2009, s. 661)
7)
düzgün (II): Tertip,
tertibat, intizamlı hal.
(TS II., 2009, s. 1369)
dungun: Durgun,
hareketsiz, işe yaramaz
(adam). (TS II., 2009, s.
1257)
8)
esirgin: Bora, fırtına (TS
III., 2009, s.1540)
elgin, (elkin, ilgin): Garip,
âciz, miskin, sefil. (TS
III., 2009, s. 1431)
17
Kelime türü, sözlükte verilen ilk anlamdan hareketle belirlenmiştir. Dolayısıyla birinci anlamı sıfat, ikinci anlamı isim özelliği taşıyan
urgun “1.Vurulan, vurulmuş. 2. Vurgun, âşık” gibi kelimelerde ilk anlam esas alınmıştır.
Türkmen, E. 512
9)
eşkin, (eşkün): 1.Açık
adımlarla hızlı yürüyen
(at). 2. Atın bu çeşit
yürüyüşü. (TS III.,
2009, s. 1556-1557)
engin: Çukur, alçak yer.
(TS III., 2009, s. 1472)
10)
eşkinci, (eşküncü): Atla
sefere katılan bir sınıf
timar sahibi. (TS III.,
2009, s. 1557)
etgün: Sert, haşin, güçlü.
(TS III., 2009, s. 1562)
11)
göçkün: Taşınır eşya. (TS
III., 2009, s. 1720)
ezgin: Kederli, gamlı,
üzgün. (TS III., 2009, s.
1600)
12)
ılgın: Ilıca. (TS III., 2009,
s. 1941)
geçkin, (geçgin, geçgün):
1. Kendinden geçmiş,
aşırı sarhoş, aşırı
derecede. 2. Pek geçen,
çok işleyen, müessir.
(TS III., 2009, s. 1618)
13)
ışkın: Filiz, sürgün. (TS
III., 2009, s. 1992)
göçgün: Göçebe. (TS III.,
2009, s. 1719)
14)
ızgın: Danelerinden
beziryağı çıkarılan
nebat, kenevir tohumu.
(TS III., 2009, s. 1993)
göçgüncü, (göçküncü):
Göçer, göçebe. (TS III.,
2009, s. 1719)
15)
karkın: Hayvanın
sağrısından çıkan siyah
ve işe yaramaz deri. (TS
IV., 2009, s. 2313)
kaçgun, (kaçguncu,
kaçkın, kaçkun,
kaçkuncu): Kaçak,
firarî. (TS IV., 2009, s.
2156)
16)
kırgın (kırgun, kırkın): 1.
Geniş ölçüde öldürüşme
veya öldürme, kıtâl. 2.
Maktûl. (TS IV., 2009,
s. 2506-2508)
kaykıncak: Kaygan (TS
IV., 2009, s. 2385)
17)
kırgınlık: Çok can kaybına
mal olan. (TS IV.,
2009, s. 2510)
keskün: Keskin. (TS IV.,
2009, s. 2449)
18)
kızgınlık: Sıcaklık. (TS
IV., 2009, s. 2538)
ötkün: Tesirli, nafiz,
keskin, delip geçici. (TS
V., 2009, s. 3133)
International Journal of Humanities and Education 513
19)
koygun: Ak doğan (TS
IV., 2009, s. 2683)
sıngın, (sıngun, sınkın,
sınkun): 1. Kırık. 2.
Mağlup, münhezim. 3.
Hezimet (TS V., 2009, s.
3439-3440)
20)
kuskun, (kusgun): Eyer,
semer ve palanın
arkasında bulunan ve
kuyruk altından
geçirilen kuşak. (TS
IV., 2009, s. 2750)
soygun, (soykun): 1.
Soyulmuş, soyguna
uğramış. 2. Birisinin
üzerinden soyulan
(elbise.) (TS V., 2009, s.
3525)
21)
salgun, (salgın, salkı (I):
Salma yolıyle alınan
vergi, keyfî vergi. (TS
V., 2009, s. 3265)
tutkun: Tutuk. (TS V.,
2009, s. 3861)
22)
sepkün: Yeleksiz uzun ok.
(TS V., 2009, s. 3389)
urgun: 1. Vurulan,
vurulmuş. 2. Vurgun,
âşık. (TS VI., 2009, s.
3966)
23)
sıngınlık: Bozgunluk,
mağlûbiyyet. (TS V.,
2009, s. 3440)
urguncu: Yağmacı,
vurguncu. (TS VI.,
2009, s. 3966)
24)
sıpkın, (sıpgın, sıpkun):
Zıpkın, küçük süngü,
harbe. (TS V., 2009, s.
3456)
yankun, (yangun): Yanmış,
yanık. (TS VI., 2009, s.
4290)
25)
sırkın: Hayvan ve kuş
pisliği. (TS V., 2009, s.
3461
yetkin: Olgun, kemale
gelmiş, ergin. (TS VI.,
2009, s. 4553)
26)
sorkun, (sorgun, sorħun):
Sultanî söğüt. (TS V.,
2009, s. 3513)
yılgın (II): Eğri. (TS VI.,
2009, s. 4582)
27)
şişkinlik: Kibir, azamet,
gurur. (TS V., 2009, s.
3670)
yorkun: Yorgun. (TS VI.,
2009, s. 4671)
28)
toygun, (toykun): Ak ve
çakır doğan. (TS V.,
2009, s. 3836)
29)
tutkunluk: Tutukluk (TS
V., 2009, s. 3862)
Türkmen, E. 514
30)
uykun: Âlâmet, bayrak.
(TS VI., 2009, s. 4041)
31)
vurgun: Baskın, düşman
hücumu. (TS VI., 2009,
s. 4174)
32)
vurgunluk: Çalınan eşya.
(TS VI., 2009, s. 4174)
33)
yılgın (I), (yılgun): Ilgın
ağacı. (TS VI., 2009, s.
4582)
Tarama Sözlüğünde -GIn/-GUn ekli kelimeler; isim tamlaması, sıfat tamlaması, birlik fiil,
tekrar grubu, isnat grubu ve yönelme grubu gibi çeşitli kelime gruplarında da yer
alabilmektedir. Bunlar arasında on altı (16) örnekle birleşik fiil, -GIn/-GUn ekli kelimelerin en
çok bulunduğu kelime grubudur. Üçer örnekle isim tamlaması ve sıfat tamlaması birleşik fiili
izlemektedir (bk. Tablo: 4).
Tablo 4. -GIn/-GUn Ekli Kelimelerin Yer Aldığı Kelime Grupları
Kelime
Grubu
Kelime Grubundaki -GIn/-GUn Ekli Kelimeler
İsim
Tamlaması
dün baskını, (dün basgını, dün baskunu): Gece baskını. (TS II., 2009,
s. 1314)
urgun malı: Vurgun malı, ganimet. (TS VI., 2009, s. 3966)
ürkün taşı: Dam kenarına sıralanan korkuluk taşı. (TS VI., 2009, s. 4080)
Sıfat
Tamlaması
çapgın at, (çapkın at): Hızlı koşan at. (TS II., 2009, s. 824)
geçkin koca: Çok ihtiyar adam. (TS III., 2009, s. 1618)
kızgunca haber: İvedi, acele haber. (TS IV., 2009, s. 2538)
Birleşik Fiil
bozgun söylemek: Bir şeyin iyi ve fena taraflarını söylemek. (TS I., 2009,
s. 661)
çalgın yürümek: Şuraya buraya çarparak, intizamsız, delice yürümek.
(TS II., 2009, s. 807)
çapkun etmek: Akın etmek. (TS II., 2009, s. 826)
dizgin depretmek: Atı harekete geçirmek. (TS II., 2009, s. 1193)
dizgin eylemek: Atın dizginini kasıp dört nala kaldırmak, at kaldırmak,
at koparmak. (TS II., 2009, s. 1193)
dizgin uzatmak: Atı serbest bırakmak, başını salıvermek. (TS II., 2009,
s. 1193)
International Journal of Humanities and Education 515
düzgün düzmek: Tertibat almak, hile tertip etmek. (TS II., 2009, s. 1370)
düzgün etmek: Tedbir almak, tertiplemek. (TS II., 2009, s. 1370)
düzgünlü etmek: Süslemek, bezemek. (TS II., 2009, s. 1370)
esirgin etmek: Fırtına koparmak, şiddetle esmek. (TS III., 2009, s. 1540)
eşküne eşmek: Atla sefere katılmak. (TS III., 2009, s. 1557)
girgin olmak: Erkek deve dişini arzulamak. (TS III., 2009, s. 1704)
kırgun kılmak: Mukatele etmek. (TS IV., 2009, s. 2508)
kusgun urmak: Kuskun geçirmek. (TS IV., 2009, s. 2750)
salgın salmak: Gelişigüzel vergi tarhetmek. (TS V., 2009, s. 3264)
soygun vermek: Soyulmak (TS V., 2009, s. 3525)
Tekrar Grubu
arkun arkun (argun argun, arħun arħun): Yavaş yavaş, ağır ağır, hafif
hafif, tedricen (TS I., 2009, s. 219).
burkun burkun: Bükük bükük, kıvır kıvır. (TS I., 2009, s. 708)
İsnat Grubu
sözü geçkin: Sözü makbul, sözü geçen. (TS V., 2009, s. 3559)
yıldızı düşkün, (yılduzu düşkün): Talihsiz, bedbaht. (TS VI., 2009, s.
4580)
Yönelme
Grubu
kuskuna kuvvet: Tabana kuvvet. (TS IV., 2009, s. 2750)
İncelemelerde bazı yapım ekleri ile çekim eklerinin -GIn/-GUn eki ile türetilen kelimelerin
üzerine geldiği de gözlenmiştir. Üzerine gelen eklerden çekim eklerinin üç, yapım eklerinin on
üç örneği belirlenmiştir. Dolayısıyla -GIn/-GUn ekinin üzerine daha çok yapım eki alma
temayülü gösterdiği görülmüştür. Çekim eklerinden +A yönelme hâli eki ve +I 3. teklik şahıs
iyelik eki, yapım eklerinden +cak, +ci, +cU, +, +lIk, +luk ekleri -GIn/-GUn ekinin üzerine
gelen eklerdir. Bununla birlikte kimi -GIn/-GUn ekli kelimeler üzerine birden çok ek
alabilmektedir. İki örneği belirlenen bu kelimelerin birincisinde +ca ve +cık ekleri, ikincisinde
+luk ve +la eklerinin kalıplaşması söz konusu olmuş, her ikisinin de zarf niteliği taşıdığı
görülmüştür (bk. Tablo: 5).
Tablo 5. -GIn/-GUn Ekli Kelimelerin Üzerine Aldığı Ekler
Ek
Örneği
Birden Çok
Ek
Örneği
+A
eşküne eşmek (TS III., 2009, s.
1557)
+ca+cık
arkuncacık (TS I., 2009, s.
220)
Türkmen, E. 516
kuskuna kuvvet (TS IV., 2009,
s. 2750)
+luk+la
arkunluğile (TS I., 2009, s.
221)
+cak
arkuncak, (arkıncak,
arħuncak) (TS I., 2009, s.
220)
kaykıncak (TS IV., 2009, s.
2385)
+ci
eşkinci, (eşküncü) (TS III.,
2009, s. 1557)
+cU
göçgüncü, (göçküncü) (TS III.,
2009, s. 1719)
urguncu (TS VI., 2009, s.
3966)
dün baskını, (dün basgını,
dün baskunu) (TS II.,
2009, s. 1314)
+
düzgünlü etmek (TS II., 2009,
s. 1370)
+lIk
kırgınlık (TS IV., 2009, s.
2510)
kızgınlık (TS IV., 2009, s.
2538)
sıngınlık (TS V., 2009, s. 3440)
şişkinlik (TS V., 2009, s. 3670)
+luk
azgunluk (TS I., 2009, s. 343)
tutkunluk (TS V., 2009, s.
3862)
vurgunluk (TS VI., 2009, s.
4174)
Tarama Sözlüğü’nde -GIn/-GUn ekinin ünlüsüne düzlük ve yuvarlaklık bakımından da
bakılmıştır. Ekin otuz (30) kelimede düz, kırk sekiz (48) kelimede yuvarlak, on üç (13)
kelimede ise hem düz hem de yuvarlak şekilli olduğu belirlenmiştir (bk. Tablo: 6)
18
.
Tablo 6. Düzlük ve Yuvarlaklık Bakımından -GIn/-GUn Eki
18
Ekin düz ünlülü otuz örneğinde de düzlük-yuvarlaklık uyumu görülmektedir. Yuvarlak ünlülü kırk sekiz örneğinden on ikisi (algun, arkun,
azgun, basgun, çapkun, eşkün, etgün, keskün, kırgun, kızgun, sepkün, yankun) düzlük–yuvarlaklık uyumuna aykırıdır.
International Journal of Humanities and Education 517
Ünlü
-GIn/-GUn Ekli Kelime
Düz
baskın (TS I., 2009, s. 409)
bizgin (TS I., 2009, s. 625)
çalgın yürümek (TS II., 2009, s. 807)
çapgın at, (çapkın at) (TS II., 2009, s. 824)
çavğın (I), (çavkın) (TS II., 2009, s. 842)
dizgin depretmek (TS II., 2009, s. 1193)
dizgin eylemek (TS II., 2009, s. 1193)
dizgin uzatmak (TS II., 2009, s. 1193)
elgin, (elkin, ilgin) (TS III., 2009, s. 1431)
engin (TS III., 2009, s. 1472)
esirgin (TS III., 2009, s.1540)
esirgin etmek (TS III., 2009, s. 1540)
ezgin (TS III., 2009, s. 1600)
ezginek (TS III., 2009, s. 600)
geçkin koca (TS III., 2009, s. 1618)
girgin olmak (TS III., 2009, s. 1704)
ılgın (TS III., 2009, s. 1941)
ışkın (TS III., 2009, s. 1992)
ızgın (TS III., 2009, s. 1993)
karkın (TS IV., 2009, s. 2313)
kaykıncak (TS IV., 2009, s. 2385)
kırgınlık (TS IV., 2009, s. 2510)
kızgınlık (TS IV., 2009, s. 2538)
salgın salmak (TS V., 2009, s. 3264)
sıngınlık (TS V., 2009, s. 3440)
sırkın (TS V., 2009, s. 3461)
sözü geçkin (TS V., 2009, s. 3559)
şişkinlik (TS V., 2009, s. 3670)
yetkin (TS VI., 2009, s. 4553)
yılgın (II) (TS VI., 2009, s. 4582)
Türkmen, E. 518
Yuvarlak
algun (TS I., 2009, s. 100)
arkun arkun (argun argun, arħun arħun) (TS I.,
2009, s. 219)
arkuncacık (TS I., 2009, s. 220)
arkunluğile (TS I., 2009, s. 221)
azgun, (azkun) (TS I., 2009, s. 343)
azgunluk (TS I., 2009, s. 343)
basgun, (basħun) (TS I., 2009, s. 406)
bozgun söylemek (TS I., 2009, s. 661)
bozkun (TS I., 2009, s. 661)
burkun burkun (TS I., 2009, s. 708)
çapkun etmek (TS II., 2009, s. 826)
dungun (TS II., 2009, s. 1257)
dutgun (dutħun, dutkun, tutgun) (TS II., 2009, s.
1279)
düzgün (I) (TS II., 2009, s. 1369)
düzgün (II) (TS II., 2009, s. 1369)
düzgün düzmek (TS II., 2009, s. 1370)
düzgün etmek (TS II., 2009, s. 1370)
düzgünlü etmek (TS II., 2009, s. 1370)
eşküne eşmek (TS III., 2009, s. 1557)
etgün (TS III., 2009, s. 1562)
göçgün (TS III., 2009, s. 1719)
göçgüncü, (göçküncü) (TS III., 2009, s. 1719)
göçkün (TS III., 2009, s. 1720)
keskün (TS IV., 2009, s. 2449)
kırgun kılmak (TS IV., 2009, s. 2508)
kızgunca haber (TS IV., 2009, s. 2538)
koygun (TS IV., 2009, s. 2683)
kusgun urmak (TS IV., 2009, s. 2750)
kuskun, (kusgun) (TS IV., 2009, s. 2750)
kuskuna kuvvet (TS IV., 2009, s. 2750)
ötkün (TS V., 2009, s. 3133)
sepkün (TS V., 2009, s. 3389)
sorkun, (sorgun, sorħun) (TS V., 2009, s. 3513)
International Journal of Humanities and Education 519
soygun, (soykun) (TS V., 2009, s. 3525)
soygun vermek (TS V., 2009, s. 3525)
toygun, (toykun) (TS V., 2009, s. 3836)
tutkun (TS V., 2009, s. 3861)
tutkunluk (TS V., 2009, s. 3862)
urgun (TS VI., 2009, s. 3966)
urguncu (TS VI., 2009, s. 3966)
urgun malı (TS VI., 2009, s. 3966)
uykun (TS VI., 2009, s. 4041)
ürkün taşı (TS VI., 2009, s. 4080)
vurgun (TS VI., 2009, s. 4174)
vurgunluk (TS VI., 2009, s. 4174)
yankun, (yangun) (TS VI., 2009, s. 4290)
yıldızı düşkün, (yılduzu düşkün) (TS VI., 2009, s.
4580)
yorkun (TS VI., 2009, s. 4671)
Düz
ve
yuvarlak
argın, (argun) (TS I., 2009, s. 192)
arkun, (arħun, arkın) (TS I., 2009, s. 218)
arkuncak, (arkıncak, arħuncak) (TS I., 2009, s.
220)
dün baskını, (dün basgını, dün baskunu) (TS II.,
2009, s. 1314)
eşkin, (eşkün) (TS III., 2009, s. 1556-1557)
eşkinci, (eşküncü) (TS III., 2009, s. 1557)
geçkin, (geçgin, geçgün) (TS III., 2009, s. 1618)
kaçgun, (kaçguncu, kaçkın, kaçkun, kaçkuncu)
(TS IV., 2009, s. 2156)
kırgın (kırgun, kırkın) (TS IV., 2009, s. 2506-2508)
salgun, (salgın, salkı (I) (TS V., 2009, s. 3265)
sıngın, (sıngun, sınkın, sınkun) (TS V., 2009, s.
3439-3440)
sıpkın, (sıpgın, sıpkun) (TS V., 2009, s. 3456)
yılgın (I), (yılgun) (TS VI., 2009, s. 4582)
Türkmen, E. 520
Sonuç ve Tartışma
-GIn/-GUn eki Eski Türkçede nadir görülen, Eski Anadolu Türkçesi dönemi ile birlikte işlek
olarak kullanılan fiilden isim yapma ekidir. Ek ile ilgili Oğuz, Kıpçak ve Karluk grubu lehçeleri
gramerlerinde belirtilen tek heceli fiil köklerine gelmesi, aşırılık ve abartma kavramları taşıyan
kelimeleri karşılaması, Türkiye Türkçesi ile ortaklık gösteren özellliklerdendir.
Tarama Sözlüğü’nün altı cildinin tarandığı bu çalışmada -GIn/-GUn ekli doksan kelime
belirlenmiştir. Doksan kelimenin elli dördü, farklı fiil kök ya da gövdesinden meydana
gelmiştir.
-GIn/-GUn eki ile ilgili olarak gramerlerde daha çok tek heceli fiil köklerine geldiğine
değinilmesi, taramalar sonucunda elde edilen verilerle örtüşmektedir. -GIn/-GUn ekinin üzerine
geldiği elli dört farklı fiil kökününün elli üçü tek hecelidir.
Öte yandan Türkiye Türkçesi gramerlerinde ekin daha çok geçişsiz fiillere geldiği yönündeki
yaygın kanaat, Tarama Sözlüğü örneklemi ile farklılık göstermektedir. Elde edilen verilere göre
-GIn/-GUn ekinin üzerine geldiği toplam kırk altı (46) farklı fiilin yirmisi geçişsiz, geri kalan
yirmi altı fiilin ise geçişli olduğu gözlenmiştir.
Sözlük’te -GIn/-GUn ekli kelimelerin isim, sıfat ve zarf türünde kelimelerden oluştuğu, isim
türünün otuz üç (33), sıfat türünün yirmi yedi (27) ve son olarak zarf türünün beş (5) örnek ile
madde başı olarak yer aldığı belirlenmiştir.
Kelime türleri yanında kelime grupları açısından da -GIn/-GUn ekli kelimelerin örnekleri
Sözlük’te geniş yer tutar. Buna göre isim tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik fiil, tekrar grubu,
isnat grubu ve yönelme grubu gibi çeşitli kelime gruplarında olmak üzere -GIn/-GUn ekli
toplam yirmi yedi (27) madde başı bulunmaktadır. Bunlar arasında on altı (16) örnekle birleşik
fiil, örneği en çok görülen kelime grubudur. Üçer örnekle isim tamlaması ve sıfat tamlaması
birleşik fiili izleyen diğer kelime gruplarıdır.
Çalışmada -GIn/-GUn ekinin üzerine daha çok yapım eki alma temayülü gösterdiği sonucuna
varılmıştır. Çekim eklerinden yönelme hâli eki ve iyelik eki, yapım eklerinden +cak, +ci, +cu,
+cü, +, +lık, +lik, +luk gibi ekler, -GIn/-GUn ekinin üzerine gelen eklerdir. Bununla birlikte
kimi -GIn/-GUn ekli kelimelerin üzerine birden çok ek alabildiği, bunların +ca ve +cık ile +luk
ve +la eklerinin kalıplaşması ile gerçekleştiği görülmüştür.
International Journal of Humanities and Education 521
Belirlenen madde başlarında -GIn/-GUn ekinin ünlüsünün otuz (30) kelimede düz, kırk sekiz
(48) kelimede yuvarlak, on üç (13) kelimede ise düz ve yuvarlak şekillerinin bir arada olması
ek ile ilgili dikkat çeken bir başka özelliktir.
-GIn/-GUn eki özelinde ortaya konan veri ve değerlendirmelerin Türkçedeki yeni kelime
ihtiyacının karşılanma yollarından türetim ile ilgili çalışmalara katkıda bulunacağı
düşünülmektedir.
Kaynakça
Banguoğlu, T. (2015). Türkçenin grameri (10. Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Bozkurt, F. (2009). Türkçenin gizemi. İstanbul: Cem Yayınevi.
Clauson, S. G. (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford:
Clarendon Press.
Coşkun, M. V. (2014). Özbek Türkçesi grameri. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Deny, J. (2012). Türk dil bilgisi ev. A. U. Elöve; haz. A. Benzer). İstanbul: Kabalcı Yayınları.
Doğan, L., Efendiyev, A. & Durmuş, O. (2010). Azerbaycan Türkçesi. içinde L. Doğan (Ed.),
Çağdaş Türk lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss. 1-91). İstanbul: Kriter Yayınları.
Doğan, L., & Hünerli, B. (2010). Kırgız Türkçesi. içinde L. Doğan (Ed.), Çağdaş Türk
lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss. 265-373). İstanbul: Kriter Yayınları.
Doğan, O. & Koç, K. (2013). Kazak Türkçesi grameri (2. Baskı). İstanbul: IQ Kültür Sanat
Yayıncılık.
Emre, A. C. (1945). Türk dilbilgisi. İstanbul: Cumhuriyet Matbaası.
Erdal, M. (1991), Old Turkic word formation: A functional approach to the lexicon. Wiesbaden:
Otto Harrassowitz.
Ergene, H. (2018). Tarama Sözlüğü’nde yapım ekleri ve fiilimsiler (A D) (Yayımlanmamış
Yüksek Lisans Tezi). Dicle Üniversitesi, Diyarbakır.
Ergin, M. (2009). Türk dil bilgisi. İstanbul: Bayrak.
Gabain, A. Von (1988). Eski Türkçenin grameri (çev. M. Akalın). Ankara: Türk Dil Kurumu
Yayınları.
Gencan, T. N. (1979). Dilbilgisi (4.Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Gülensoy, T. (2007). Türkiye Türkçesindeki Türkçe sözcüklerin köken bilgisi sözlüğü. Ankara:
Türk Dil Kurumu Yayınları.
Gülsevin, G. (2011). Eski Anadolu Türkçesinde ekler (3.Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu
Yayınları.
Gülsevin, G., & Boz, E. (2019). Eski Anadolu Türkçesi (4.Baskı). Ankara: Gazi Kitabevi.
Hatiboğlu, V. (1981). Türkçenin ekleri (2.Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Hengirmen, M. (2007). Türkçe dilbilgisi (9.Baskı). Ankara: Engin Yayınevi.
Türkmen, E. 522
İlhan, N. (2020). Türkçede Kökü Unutulan Kelimeler, Habarşı, Filoloji Bilimleri Serisi, Kazak
Milli Pedagoji Üniversitesi, Almatı, 3(73), 221-236.
Karaağaç, G. (2013). Türkçenin dil bilgisi (2.Baskı). Ankara: Akçağ Yayınları.
Kartallıoğlu, Y., & Yıldırım, H. (2007). Azerbayacan Türkçesi. içinde A. B. Ercilasun (Ed.),
Türk Lehçeleri Grameri (ss. 171-230). Ankara: Akçağ Yayınları.
Kasapoğlu Çengel, H. (2007). Kırgız Türkçesi. içinde A. B. Ercilasun (Ed.), Türk Lehçeleri
Grameri (ss. 481-542). Ankara: Akçağ Yayınları.
Korkmaz, Z. (2009). Türkiye Türkçesi grameri şekil bilgisi (3.Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu
Yayınları.
Özavşar, R. (2013). Tarama Sözlüğü ve Türkçe Sözlük’e göre anlam değişmeleri
(Yayımlanmamış Doktora Tezi). Dicle Üniversitesi, Diyarbakır.
Tekin, T. (2003). Orhun Türkçesi grameri. İstanbul: Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi.
Tietze, A. (2002). Tarihi ve etimolojik Türkiye Türkçesi lugatı. İstanbul: Simurg Yayınları.
Tolkun, S. (2019). Türkçede nadir görülen bir kelime türetme yolu: Eklerin kelimeleşmesi.
içinde Ferruh Ağca & Adem Koç (Eds.), X. Uluslararası Dünya Dili Türkçe
Sempozyumu Bildiri Kitabı (ss. 1596-1610). Eskişehir: Osmangazi Üniversitesi
Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü I (A-B): XIII. yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle
yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (4. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy ve D. Dilçin).
Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü II (C-D): XIII. yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle
yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy ve D. Dilçin).
Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü III (E-İ): XIII. yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle
yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy ve D. Dilçin).
Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü IV (K-N): XIII. yüzyıldan beri Türkiye
Türkçesiyle yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy
ve D. Dilçin). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü V (O-T): XIII. yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle
yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy ve D. Dilçin).
Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü VI (U-Z): XIII. yüzyıldan beri Türkiye Türkçesiyle
yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy ve D. Dilçin).
Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk Dil Kurumu (2009). Tarama Sözlüğü VII (EKLER): XIII. yüzyıldan beri Türkiye
Türkçesiyle yazılmış kitaplardan toplanan tanıklarıyla (3. Baskı) (haz. Ö. A. Aksoy
ve D. Dilçin). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Uygur, C. V. (2010). Karakalpak Türkçesi grameri. İstanbul: Kriter Yayınları.
Yıldırım, H. (2012). Özbek Türkçesi (Dil Bilgisi alıştırmalar konuşma metinler) (2.
Baskı). Ankara: Gazi Kitabevi.
International Journal of Humanities and Education 523
Ekler
algun: Aklı alınmış, meczup. (TS I., 2009, s. 100)
argın, (argun): 1. Yorgunluk, 2. Yorgun. (TS I., 2009, s. 192)
arkun, (arħun, arkın): Aheste, yavaş, ağır, sâkin. (TS I., 2009, s. 218)
arkun arkun (argun argun, arħun arħun): Yavaş yavaş, ağır ağır, hafif hafif, tedricen (TS
I., 2009, s. 219)
arkuncacık: Yavaşcacık, hafifçecik. (TS I., 2009, s. 220)
arkuncak, (arkıncak, arħuncak): Yavaşça, hafifçe, sessizce. (TS I., 2009, s. 220)
arkunluğile: Yavaşça. (TS I., 2009, s. 221)
azgun, (azkun): Sapkın. (TS I., 2009, s. 343)
azgunluk: Taşkınlık, azgınlık. (TS I., 2009, s. 343)
basgun, (basħun): Baskın. (TS I., 2009, s. 406)
baskın: (Güreşte) herkese yıkılan. (TS I., 2009, s. 409)
bizgin: Bezgin, bizar. (TS I., 2009, s. 625)
bozgun söylemek: Bir şeyin iyi ve fena taraflarını söylemek. (TS I., 2009, s. 661)
bozkun: Bozuk. (TS I., 2009, s. 661)
burkun burkun: Bükük bükük, kıvır kıvır. (TS I., 2009, s. 708)
çalgın yürümek: Şuraya buraya çarparak, intizamsız, delice yürümek. (TS II., 2009, s. 807)
çapgın at, (çapkın at): Hızlı koşan at. (TS II., 2009, s. 824)
çapkun etmek: Akın etmek. (TS II., 2009, s. 826)
çavğın (I), (çavkın): Şiddetli rüzgâr ve alev. (TS II., 2009, s. 842)
dizgin depretmek: Atı harekete geçirmek. (TS II., 2009, s. 1193)
dizgin eylemek: Atın dizginini kasıp dört nala kaldırmak, at kaldırmak, at koparmak. (TS II.,
2009, s. 1193)
dizgin uzatmak: Atı serbest bırakmak, başını salıvermek. (TS II., 2009, s. 1193)
dungun: Durgun, hareketsiz, işe yaramaz (adam). (TS II., 2009, s. 1257)
dutgun (dutħun, dutkun, tutgun): Esir, tutsak, mahbus. (TS II., 2009, s. 1279)
Türkmen, E. 524
dün baskını, (dün basgını, dün baskunu): Gece baskını. (TS II., 2009, s. 1314)
düzgün (I): Kadınların yüzlerine sürdükleri boya allık. 2. Süs, zinet. (TS II., 2009, s. 1369)
düzgün (II): Tertip, tertibat, intizamlı hal. (TS II., 2009, s. 1369)
düzgün düzmek: Tertibat almak, hile tertip etmek. (TS II., 2009, s. 1370)
düzgün etmek: Tedbir almak, tertiplemek. (TS II., 2009, s. 1370)
düzgünlü etmek: Süslemek, bezemek. (TS II., 2009, s. 1370)
elgin, (elkin, ilgin): Garip, âciz, miskin, sefil. (TS III., 2009, s. 1431)
engin: Çukur, alçak yer. (TS III., 2009, s. 1472)
esirgin: Bora, fırtına (TS III., 2009, s.1540)
esirgin etmek: Fırtına koparmak, şiddetle esmek. (TS III., 2009, s. 1540)
eşkin, (eşkün): 1.Açık adımlarla hızlı yürüyen (at). 2. Atın bu çeşit yürüyüşü. (TS III., 2009, s.
1556-1557)
eşkinci, (eşküncü): Atla sefere katılan bir sınıf timar sahibi. (TS III., 2009, s. 1557)
eşküne eşmek: Atla sefere katılmak. (TS III., 2009, s. 1557)
etgün: Sert, haşin, güçlü. (TS III., 2009, s. 1562)
ezgin: Kederli, gamlı, üzgün. (TS III., 2009, s. 1600)
geçkin, (geçgin, geçgün): 1. Kendinden geçmiş, aşırı sarhoş, aşırı derecede. 2. Pek geçen, çok
işleyen, müessir. (TS III., 2009, s. 1618)
geçkin koca: Çok ihtiyar adam. (TS III., 2009, s. 1618)
girgin olmak: Erkek deve dişini arzulamak. (TS III., 2009, s. 1704)
göçgün: Göçebe. (TS III., 2009, s. 1719)
göçgüncü, (göçküncü): Göçer, göçebe. (TS III., 2009, s. 1719)
göçkün: Taşınır eşya. (TS III., 2009, s. 1720)
ılgın: Ilıca. (TS III., 2009, s. 1941)
ışkın: Filiz, sürgün. (TS III., 2009, s. 1992)
ızgın: Danelerinden beziryağı çıkarılan nebat, kenevir tohumu. (TS III., 2009, s. 1993)
kaçgun, (kaçguncu, kaçkın, kaçkun, kaçkuncu): Kaçak, firarî. (TS IV., 2009, s. 2156)
International Journal of Humanities and Education 525
karkın: Hayvanın sağrısından çıkan siyah ve işe yaramaz deri. (TS IV., 2009, s. 2313)
kaykıncak: Kaygan (TS IV., 2009, s. 2385)
keskün: Keskin. (TS IV., 2009, s. 2449)
kırgın (kırgun, kırkın): 1. Geniş ölçüde öldürüşme veya öldürme, kıtâl. 2. Maktûl. (TS IV.,
2009, s. 2506-2508)
kırgun kılmak: Mukatele etmek. (TS IV., 2009, s. 2508)
kırgınlık: Çok can kaybına mal olan. (TS IV., 2009, s. 2510)
kızgınlık: Sıcaklık. (TS IV., 2009, s. 2538)
kızgunca haber: İvedi, acele haber. (TS IV., 2009, s. 2538)
koygun: Ak doğan (TS IV., 2009, s. 2683)
kusgun urmak: Kuskun geçirmek. (TS IV., 2009, s. 2750)
kuskun, (kusgun): Eyer, semer ve palanın arkasında bulunan ve kuyruk altından geçirilen
kuşak. (TS IV., 2009, s. 2750)
kuskuna kuvvet: Tabana kuvvet. (TS IV., 2009, s. 2750)
ötkün: Tesirli, nafiz, keskin, delip geçici. (TS V., 2009, s. 3133)
salgın salmak: Gelişigüzel vergi tarhetmek. (TS V., 2009, s. 3264)
salgun, (salgın, salkı (I): Salma yolıyle alınan vergi, keyfî vergi. (TS V., 2009, s. 3265)
sepkün: Yeleksiz uzun ok. (TS V., 2009, s. 3389)
sıngın, (sıngun, sınkın, sınkun): 1. Kırık. 2. Mağlup, münhezim. 3. Hezimet (TS V., 2009, s.
3439-3440)
sıngınlık: Bozgunluk, mağlûbiyyet. (TS V., 2009, s. 3440)
sıpkın, (sıpgın, sıpkun): Zıpkın, küçük süngü, harbe. (TS V., 2009, s. 3456)
sırkın: Hayvan ve kuş pisliği. (TS V., 2009, s. 3461)
sorkun, (sorgun, sorħun): Sultanî söğüt. (TS V., 2009, s. 3513)
soygun, (soykun): 1. Soyulmuş, soyguna uğramış. 2. Birisinin üzerinden soyulan (elbise.) (TS
V., 2009, s. 3525)
soygun vermek: Soyulmak (TS V., 2009, s. 3525)
Türkmen, E. 526
sözü geçkin: Sözü makbul, sözü geçen. (TS V., 2009, s. 3559)
şişkinlik: Kibir, azamet, gurur. (TS V., 2009, s. 3670)
toygun, (toykun): Ak ve çakır doğan. (TS V., 2009, s. 3836)
tutkun: Tutuk. (TS V., 2009, s. 3861)
tutkunluk: Tutukluk (TS V., 2009, s. 3862)
urgun: 1. Vurulan, vurulmuş. 2. Vurgun, âşık. (TS VI., 2009, s. 3966)
urguncu: Yağmacı, vurguncu. (TS VI., 2009, s. 3966)
urgun malı: Vurgun malı, ganimet. (TS VI., 2009, s. 3966)
uykun: Âlâmet, bayrak. (TS VI., 2009, s. 4041)
ürkün taşı: Dam kenarına sıralanan korkuluk taşı. (TS VI., 2009, s. 4080)
vurgun: Baskın, düşman hücumu. (TS VI., 2009, s. 4174)
vurgunluk: Çalınan eşya. (TS VI., 2009, s. 4174)
yankun, (yangun): Yanmış, yanık. (TS VI., 2009, s. 4290)
yetkin: Olgun, kemale gelmiş, ergin. (TS VI., 2009, s. 4553)
yıldızı düşkün, (yılduzu düşkün): Talihsiz, bedbaht. (TS VI., 2009, s. 4580)
yılgın (I), (yılgun): Ilgın ağacı. (TS VI., 2009, s. 4582)
yılgın (II): Eğri. (TS VI., 2009, s. 4582)
yorkun: Yorgun. (TS VI., 2009, s. 4671)
International Journal of Humanities and Education 527
Extended Abstract
There are ways of new word formation such as derivation, compounding, semantic shift,
borrowing, etc. One of the ways of word formation is derivation. Owing to various and rich
derivational suffixes in Turkish, it is the most frequently used way to create new words. They
vary as deriving nouns from nouns, deriving verbs from nouns, deriving nouns from verbs and,
deriving verbs from verbs, express new words. The suffix -GIn/-GUn which of deriving nouns
from verbs creates nouns and adjectives that denote means of an action, the result of an action,
and frequent occurrence of an action.
In this paper, a sample of the words derived from the suffix -GIn/-GUn in Tarama Sözlüğü was
examined. It was published in six volumes between 1963 and 1972 and included 14.000 entries
which formed by scanning 227 literary works. Because of exhibit the historical process of the
Turkish language, Tarama Sözlüğü is widely accepted as an important dictionary for
researchers.
In respect to our examination, the following findings related to Tarama Sözlüğü can be
mentioned: Ninety (90) various examples which formed with the suffix -GIn/-GUn are
determined from Tarama Sözlüğü. Of the 90 words, 54 were derived from different verb stems.
One of them is a multiple syllable verb stem, and the remaining fifty-three are composed of
monosyllabic verb stems. So, it concluded that the words derived from the suffix -GIn/-GUn in
Tarama Sözlüğü predominantly derived from monosyllabic verb stems.
The following verbs are monosyllabic verb stems with the suffix -GIn/-GUn in Tarama
Sözlüğü: ar-, az-, bas-, biz-, boz-, bur-, çal-, çap-, çav-, diz-, dun-, dut-, düş-, düz-, el-, en-, eş-
, et-, ez-, geç-, gir-, göç-, ıl-, ış-, ız-, kaç-, kar-, kay-, kes-, kır-, kız-, koy-, kus-, öt-, sal-, sep-,
sın-, sıp-, sır-, sor-, soy-, şiş-, toy-, tut-, ur-, uy-, ür-, vur-, yan-, yet-, yıl-, and yor-.
A total of forty-six (46) verb stems are examined in terms of whether they are transitive or
intransitive verbs. Twenty of them are intransitive and the remaining twenty-six are transitive
verbs.
The following verbs which the suffix -GIn/-GUn added are transitive in Tarama Sözlüğü: al-,
bas-, boz-, bur-, çal-, çav-, diz-, dut-, düz-, et-, ez-, geç-, kes-, kır-, koy-, öt-, sal-, sep-, sıp-, sor-
, soy-, tut-, ur-, ür-, vur-, and yor-.
Türkmen, E. 528
The following verbs which the suffix -GIn/-GUn added are intransitive in Tarama Sözlüğü: ar-
, az-, biz-, çap-, dun-,düş-, en-, -, gir-, göç-, ıl-, kaç-, kay-, kız-, sın-, sır-, şiş-, uy-, yet-, and
yan-.
Also, the words derived from the suffix -GIn/-GUn in Taraa Sözlüğü were investigated
according to their word type. As a result, thirty-three nouns, twenty-seven adjectives, and five
adverbs were identified.
Twenty-seven examples of word groups in which the words derived from the suffix -GIn/-GUn
were determined. These examples are composed of six different word-groups which are
possessive construction, adjectival construction, compound verb group, repetition group,
imputation group, and dative group. Of these, the highest in terms of number is the compound
verb group. The total number of compound verb groups is sixteen. Both possessive construction
and adjectival construction have three examples. Repetition group and imputation group have
also two examples. The remaining one example of word groups is the dative group.
It has also been observed that some suffixes can come over the words with -GIn/-GUn suffixes.
These suffixes are derivational suffixes except locative and possessive suffixes. Therefore, the
words with -GIn/-GUn suffix in Tarama Sözlüğü tend to take derivational suffixes.
The words with the suffix -GIn/-GUn in Tarama Sözlüğü take the following derivational
suffixes: +cak, +ci, +cu, +, +, +lık, +lik, and +luk.
The words with the suffix -GIn/-GUn in Tarama Sözlüğü take following inflectional suffixes:
+a, +e, and .
Lastly, the vowel of the suffix -GIn/-GUn in Tarama Sözlüğü was examined. It was found to
be unrounded in thirty (30) words and rounded in forty-eight (48) words. In addition, thirteen
words in which both rounded and unrounded vowels all together were identified.
From the analysis that was carried out throughout this paper, the opinion that the suffix -GIn/-
GUn mostly comes to intransitive verbs in Turkish grammars differs from the sample of Tarama
Sözlüğü. On the other hand, the opinion that the suffix -GIn/-GUn mostly comes to
monosyllabic verb roots in Turkish grammars is the same as the data obtained as a result of
scans. Moreover, there are similarities between modern Oghuz, Kipchak, and Karluk group
Turkish dialects regarding the suffix -GIn/-GUn coming to monosyllable verb roots and
denoting frequently occurrence of an action. The data and evaluations put forward in the -GIn/-
GUn suffix can contribute to the studies on derivation in Turkish.
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
Türkçenin grameri (10. Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları
  • T Banguoğlu
Banguoğlu, T. (2015). Türkçenin grameri (10. Baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türkçenin gizemi. İstanbul: Cem Yayınevi
  • F Bozkurt
Bozkurt, F. (2009). Türkçenin gizemi. İstanbul: Cem Yayınevi.
An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish
  • S G Clauson
Clauson, S. G. (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford: Clarendon Press.
Özbek Türkçesi grameri. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları
  • M V Coşkun
Coşkun, M. V. (2014). Özbek Türkçesi grameri. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Türk dil bilgisi (çev. A. U. Elöve; haz. A. Benzer). İstanbul: Kabalcı Yayınları
  • J Deny
Deny, J. (2012). Türk dil bilgisi (çev. A. U. Elöve; haz. A. Benzer). İstanbul: Kabalcı Yayınları.
Çağdaş Türk lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss. 1-91)
  • L Doğan
  • A Efendiyev
  • O Durmuş
Doğan, L., Efendiyev, A. & Durmuş, O. (2010). Azerbaycan Türkçesi. içinde L. Doğan (Ed.), Çağdaş Türk lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss. 1-91). İstanbul: Kriter Yayınları.
Çağdaş Türk lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss
  • L Doğan
  • B Hünerli
Doğan, L., & Hünerli, B. (2010). Kırgız Türkçesi. içinde L. Doğan (Ed.), Çağdaş Türk lehçeleri el kitabı (2. Baskı) (ss. 265-373). İstanbul: Kriter Yayınları.
Kazak Türkçesi grameri (2. Baskı). İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık
  • O Doğan
  • K Koç
Doğan, O. & Koç, K. (2013). Kazak Türkçesi grameri (2. Baskı). İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık.
Old Turkic word formation: A functional approach to the lexicon
  • M Erdal
Erdal, M. (1991), Old Turkic word formation: A functional approach to the lexicon. Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
Tarama Sözlüğü'nde yapım ekleri ve fiilimsiler (A -D) (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Dicle Üniversitesi
  • H Ergene
Ergene, H. (2018). Tarama Sözlüğü'nde yapım ekleri ve fiilimsiler (A -D) (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Dicle Üniversitesi, Diyarbakır.