Conference PaperPDF Available

THE EFFECT OF THE CONSTITUTIONAL COURT ON THE LAW OF POLITICAL PARTIES AS A COURT SEEING A CASE (Davaya Bakmakta Olan Mahkeme Sıfatıyla Anayasa Mahkemesinin Siyasi Partiler Hukukuna Etkisi)

Authors:

Abstract

Constitutional Court decisions have different effects in each branch of law. This effect is higher in the branch of political parties law. All but one of the decisions, that the Constitutional Court appeals concrete constitutionality review, are related to the law of political parties. The effect of the Constitutional Court on political parties law can be examined under two headings. Firstly, the Constitutional Court (before 2001), cases filed with the allegation of violation of the secular Republic principle (Milli Nizam Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi), decided to annul the provisions that provided the relevant political parties with the opportunity to defend themselves and made them difficult to dissolve. Secondly, the Constitutional Court (after 2001); the provision stating the dissolution of political parties which twice in a row to don't attend the Grand National Assembly of Turkey's general elections , the provision stating that the closure decision will not affect the legal consequences of the dissolution case, regulation on deprivation of state asistance partially or completely for political parties which not apply the warning order, decided to cancel. In conclusion, it can be said that the Constitutional Court adopted an approach that facilitated the dissolution of political parties before 2001, and made it difficult to impose sanctions on political parties after 2001.
DAVAYA BAKMAKTA OLAN MAHKEME SIFATIYLA ANAYASA
MAHKEMESİNİN SİYASİ PARTİLER HUKUKUNA ETKİSİ
Dr. Fatih GÜLER
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi,Çan Meslek Yüksekokulu
fatih.guler@comu.edu.tr
ORCID ID: 0000-0002-5365-5700
ÖZET
Anayasa Mahkemesi kararları, her hukuk alanında farklı etkilere sahiptir. Bu etki
düzeyinin yüksek olduğu hukuk alanlarından birisi ise siyasi partiler hukukudur.
Anayasa Mahkemesinin, davaya bakmakta olan mahkeme sıfatıyla itiraz yoluna
başvurduğu kararların biri hariç tamamı siyasi partiler hukuku ile ilgilidir. Bu çerçevede
Anayasa Mahkemesinin siyasi partiler hukukuna etkisi iki başlık altında incelenmiştir.
Birinci olarak Anayasa Mahkemesi (2001 yılı öncesi), laik Cumhuriyet ilkesinin ihlali
iddiasıyla açılan davalarda (Milli Nizam Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi) ilgili
siyasi partilere savunma yapma imkânı sağlayan ve kapatılmalarını zorlaştıran
hükümlerin iptal edilmesi yönünde karar vermiştir.
İkinci olarak Anayasa Mahkemesi (2001 yılı sonrası), üst üste iki kez Türkiye Büyük
Millet Meclisi genel seçimlerine katılmayan siyasî partilerin kapatılmasını öngören
düzenlemenin, kapanma kararının kapatma davasını hukuki sonuçlarını
etkilemeyeceğine dair hükmün, ihtar kararına uymayan siyasi partilerin devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına ilişkin düzenlemenin iptal
edilmesi yönünde karar vermiştir.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi 2001 yılı öncesi siyasi partilerin kapatılmasını
kolaylaştıran, 2001 yılı sonrası ise siyasi partilere yaptırım uygulanmasını zorlaştıran bir
yaklaşım ortaya koyduğu söylenebilir.
Anahtar Kelimeler: Anayasa Mahkemesi, Siyasi Partiler Kanunu, Somut Norm
Denetimi, Kapatma Davası.
THE EFFECT OF THE CONSTITUTIONAL COURT ON THE LAW OF
POLITICAL PARTIES AS A COURT SEEING A CASE
ABSTRACT
Constitutional Court decisions have different effects in each branch of law. This effect
is higher in the branch of political parties law. All but one of the decisions, that the
Constitutional Court appeals concrete constitutionality review, are related to the law of
political parties. The effect of the Constitutional Court on political parties law can be
examined under two headings.
Firstly, the Constitutional Court (before 2001), cases filed with the allegation of
violation of the secular Republic principle (Milli Nizam Partisi, Refah Partisi, Fazilet
Partisi), decided to annul the provisions that provided the relevant political parties with
the opportunity to defend themselves and made them difficult to dissolve.
Secondly, the Constitutional Court (after 2001); the provision stating the dissolution of
political parties which twice in a row to don't attend the Grand National Assembly of
Turkey's general elections , the provision stating that the closure decision will not affect
the legal consequences of the dissolution case, regulation on deprivation of state
asistance partially or completely for political parties which not apply the warning order,
decided to cancel.
In conclusion, it can be said that the Constitutional Court adopted an approach that
facilitated the dissolution of political parties before 2001, and made it difficult to
impose sanctions on political parties after 2001.
Keywords: Constitutional Court, Political Parties Law, Concrete Constitutionality
Review, Dissolution Case.
1.GİRİŞ
Anayasa Mahkemesi’nin bir hukuk alanını etkilemesinin farklı yolları vardır. Bu
yollarından bir tanesi de anayasaya aykırı normların Anayasa Mahkemesi tarafından
iptal edilmesidir (Kaneti, 1990:200). Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve
özgürlükler, tüm hukuk alanlarını ilgilendirmekle beraber bazı alanlarda özel öneme
sahip bulunmaktadır (Doğan, 2019:117). Bu özel alanlardan birisi siyasi partiler
hukukudur. Siyasi partiler hukuku açısından böyle bir durumun iki sebebi olduğu
söylenebilir.
Birincisi; siyasi partilerin kapatma davalarını karara bağlamak, siyasi partilerin mali
denetimini yapmak, siyasi partilerin dağılma durumunu tespit etmek, siyasi partilere
ilişkin ihtar başvurularını karara bağlamak, siyasi isim, amblem ve rumuzlarının siyasi
parti sicilinden terkin başvurularını karara bağlamak, siyasi partilerin devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması taleplerini karara bağlamak
Anayasa Mahkemesinin görevidir. Anayasa Mahkemesi, bu konularla ilgili verdiği
kararlarla siyasi partiler hukukunu ciddi anlamda etkilemektedir.
İkinci olarak; davaya bakmakta olan mahkeme uygulanacak kanun hükmünü anayasaya
aykırı görürse ilgili kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluna
(somut norm denetimi) başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, siyasi parti kapatma
davalarında Anayasanın 152’nci maddesi çerçevesinde kendisini “bir davaya bakmakta
olan mahkeme” olduğunu kabul ederek, Siyasi Partiler Kanunu’nun siyasi partilerin
kapatılması ile ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğuna re’sen kanaat getirirse
veya taraflardan birinin (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, hakkında kapatma davası
açılan siyasi parti) anayasaya aykırılık iddiasını ciddi bulursa, bunu “bekletici sorun”
yaparak, Anayasa Mahkemesi sıfatıyla anayasaya uygunluk konusunu çözüme
bağlamaktadır (Gözler, 2019:1146). Bu çerçevede siyasi partiler hukuku ile ilgili
konularda Anayasa Mahkemesi hem itiraz yoluna başvuran mahkeme hem de karar
veren mahkeme konumunda olmaktadır.
Siyasi partiler hukukunu incelerken Anayasa Mahkemesi’nin mezkûr iptal kararlarını
göz önünde bulundurmak oldukça önemlidir (Çağlar, 1981:58). Çalışmada Anayasa
Mahkemesi’nin siyasi parti kapatma davalarında kendisini “bir davaya bakmakta olan
mahkeme” olduğunu kabul ederek Siyasi Partiler Kanunu ile ilgili verdiği iptal
kararlarının siyasi partiler hukukuna etkisi, dönemsel paradigmal değişimi ve sonuçları
açısından ele alınmıştır.
2. 2001 YILI ÖNCESİ DÖNEM
Anayasa Mahkemesi’nin 2001 yılı öncesi dönemde konuyla ilgili verdiği iptal kararları,
Milli Nizam Partisi, [CITATION Mil71 \l 1055 ] Refah Partisi [CITATION Ref98 \l 1055 ] ve
Fazilet Partisi [CITATION Faz00 \l 1055 ] aleyhinde laik Cumhuriyet ilkesinin ihlali
iddiasıyla açılan kapatma davalarında uygulanacak kanun hükümlerinin anayasaya
aykırılığı iddiasından kaynaklanmıştır.
Anayasa Mahkemesi, bu dönemde verdiği iptal kararları ile ilgili siyasi partilere
duruşmalı savunma yapma imkânı sağlayan ve siyasi partilerin kapatılmalarını
zorlaştıran hükümlerin iptal edilmesi yönünde hüküm kurmuştur. Anayasa
Mahkemesi’nin özellikle Milli Nizam Partisi kapatma davasında, siyasi parti kapatma
davalarının duruşmalı görülmesine yönelik hükmü iptal etmesi oldukça
düşündürücüdür.
Siyasi Partiler Kanunu’nun teknik hükümlerine aykırılık iddiasıyla açılan siyasi parti
kapatma davaları hariç olmak üzere anayasasının siyasi hükümlerine aykırılık iddiasıyla
açılan ve karara bağlanan siyasi parti kapatma davaları “laik Cumhuriyet ilkesini ihlal
iddiası” ve “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ilkesini ihlal iddiası”
başlıkları altında ikili olarak sınıflandırılmıştır [ CITATION Işı12 \l 1055 ] [ CITATION
19816 \l 1055 ]. “1982 Anayasası döneminde “laik Cumhuriyet ilkesini ihlal iddiasıyla ”
beş adet, “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ilkesini ihlal iddiasıyla” on
beş adet kapatma davası açılmasına rağmen siyasi partilerin kapatılmalarını zorlaştıran
hükümlerin iptal edilmesine yönelik kararların tamamının “laik Cumhuriyet ilkesini
ihlal iddiasıyla açılan kapatma davalarında olması Anayasa Mahkemesinin konuyla
ilgili yargısal perspektifinin ortaya konulması açısından önemlidir.
Son iki iptal kararı ile (Refah Partisi ve Fazilet Partisi kapatma davaları esnasında
açılan) Anayasa Mahkemesi siyasi partilerin kapatılması konusundaki yetkisine ilave
olarak zımnen kapatma koşulları üzerinde de söz sahibi olmuştur (Hakyemez, 2002:6).
Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi’nin bu kararlarla yasama organının siyasi partilerin
kapatılmasını güçleştiren şartlara bağlayarak daraltma serbestisinin olmadığına işaret
ettiği söylenebilir (Öden, 2003:70). Bu süreçte Anayasa Mahkemesi Başkanı 22 Ocak
2001 tarihinde Anayasa Mahkemesi adına bir basın açıklaması yaparak yukarıda
zikredilen iptal kararlarının ardından ilgili siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran bir
anayasa değişikliği yapılmasına yönelik çalışmaları demokrasi açısında tehlikeli
gördüğünü ifade etmiştir (Gönenç & Ergül, 2002:17-18). Bu yaklaşım o dönemde
Anayasa Mahkemesi’nin, kararlarının etkisizleştirilmesine yönelik olduğunu
değerlendirdiği yasama tasarrufları ile ilgili inisiyatif almayı tercih ettiğini
göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin “bir davaya bakmakta olan mahkeme” sıfatıyla itiraz yoluna
başvurduğu durumlarda verdiği iptal kararlarına 2001 yılı öncesi dönemde Türkiye
Büyük Millet Meclisi’nin iradesi açıkça ortaya koyduğu söylenebilir. 648 sayılı Siyasi
Partiler Kanunu’nun siyasi parti kapatma davalarının duruşmalı bir şekilde görülmesini
öngören hükmünün Anayasa Mahkemesinin tarafından iptal edilmesi üzerine[ CITATION
Mil71 \l 1055 ] Türkiye Büyük Millet Meclisi 15 Mart 1973 tarih ve 1699 sayılı anayasa
değişikliğine ilişkin kanunla siyasi partilerin kapatılması ile ilgili davaların duruşmalı
olacağını bir anayasal hüküm haline getirerek, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı
hükümsüz kılmıştır (Kuzu, 1987:175). Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi’nin iptal
ettiği [ CITATION Ref98 \l 1055 ] [ CITATION Faz00 \l 1055 ] siyasi partilerin kapatılması
açısından odak olma kriterlerini belirleyen Siyasi Partiler Kanunu hükümlerinin, 3
Kasım 2001 tarih ve 4709 sayılı anayasa değişikliğine ilişkin kanunla anayasal hüküm
haline getirilmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir tepkisi olduğu söylenebilir
(Öden, 2003:92).
3. 2001 YILI SONRASI DÖNEM
Anayasa Mahkemesi’nin 2001 yılı sonrası siyasi partiler hukukuna etkisi bir önceki
dönemin tamamen ters yönünde olduğu söylenebilir. Anayasa Mahkemesi 2001
yılından sonra verdiği kararlar ile üst üste iki kez Türkiye Büyük Millet Meclisi genel
seçimlerine katılmayan siyasî partilerin kapatılmasını öngören düzenlemenin,[CITATION
Tür04 \l 1055 ] kapanma kararının kapatma davasını hukuki sonuçlarını etkilemeyeceğini
dair hükmün, [ CITATION Dem10 \l 1055 ] ihtar kararına uymayan siyasi partilerin devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına ilişkin düzenlemenin
[CITATION Tür091 \l 1055 ] iptal edilmesi yönünde hüküm kurmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile[ CITATION Dem10 \l 1055 ] Türkiye’de siyasi
partilerin kapatılması fiilen imkansız hale geldiği, siyasi partiler paranoyasının sona
erdiği ve Anayasa Mahkemesi’nin otorite merkezli kararlarını terk ederek birey
merkezli karar verme sürecine girdiği ifade edilmiştir (Özcan & Yanık, 2011:137-138).
Bunun yanında bu kararların çoğulcu demokratik yaşamın gelişmesi açısından olumlu
katkılar yapabileceği değerlendirilmiştir (Gönenç & Kontacı, Yaşayan Anayasa 2003 ve
2004 yılı Anayasa Gelişmeleri, 2005:180).
Doktrinde Anayasa Mahkemesi’nin 2001 yılı sonrası döneme ilişkin iptal kararları
memnuniyetle karşılansa da bu iptal kararlarının siyasi partiler hukukunu tamamen
yaptırımsızlaştırdığı da göz ardı edilmemelidir. Anayasa Mahkemesi’nin siyasi
partilerle ilgili verdiği bir çok kararda referans aldığı Venedik Komisyonu tarafından
15-16 Ekim 2010 tarihinde kabul edilen Siyasi Partiler Mevzuatına ilişkin Kılavuzunda
dahi kanunları ihlal eden siyasi partilere yaptırım uygulanma gerekliliği açıkça ifade
edilmiştir[ CITATION OSC10 \l 1055 ]. Siyasi partiler, kendilerine yaptırım uygulanmasını
gerektirecek hukuk ihlâllerinde ısrar ediyorlarsa, yaptırımları etkisiz kılabilecek
girişimlerin daha güçlü biçimde önlenmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmalıdır
[ CITATION Dem10 \l 1055 ]. Doktrinde Anayasa Mahkemesi’nin gereğinden fazla siyasi
parti kapattığı ve ülkenin bir “siyasi partiler mezarlığı” haline geldiğinden yakınanlar
yüzünden Türkiye artık “hayalet partiler cenneti” haline geldiği eleştirileri de ifade
edilmektedir (Gözler, 2019:447).
2001 yılı öncesi dönemin aksine Anayasa Mahkemesi’nin “bir davaya bakmakta olan
mahkeme” sıfatıyla itiraz yoluna başvurduğu durumlarda verdiği iptal kararlarına 2001
yılı sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesi açıkça ortaya koyduğu
söylenemez. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları ile siyasi partilere uygulanacak
yaptırımların tamamını etkisizleşmesine ve Anayasa Mahkemesi’nin bazı iptal
kararlarında [ CITATION Tür04 \l 1055 ] Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gerekli
düzenlemeyi yapabilmesi için iptal kararının yürürlüğe girmesini iptal kararının Resmi
Gazete’de yayımlanmasını takip eden bir yıl ertelemesine rağmen Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin konuyla ilgili bir düzenleme yapmamış olması Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin Anayasa Mahkemesi ile aynı bakış açısına sahip olduğu söylenebilir.
4. SONUÇ
“Bir davaya bakmakta olan mahkemenin” davada uygulayacağı normu anayasaya aykırı
görmesi haline Anayasa Mahkemesi’ne başvurması hem anayasal bir yetki hem de
anayasal sorumluluktur. Fakat bir mahkemenin bir hukuki normun hem anayasaya
aykırılığını iddia etmesi hem de bunu iptal etmesi yetkisine sahip olması, ilgili
mahkemeye asimetrik bir yetki sağladığı gibi ilgili hukuk alanı üzerinde de
mahkemenin olması gerekenin üstünde bir inisiyatif sahibi olması sonucunu
doğurmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin siyasi parti kapatma davalarında kendisini “bir davaya
bakmakta olan mahkeme” olduğunu kabul ederek Siyasi Partiler Kanunu ile ilgili
verdiği iptal kararları dönemsel bazda değerlendirildiğinde, 2001 yılı öncesi süreçte
siyasi partilerin kapatılmasını kolaylaştıran, 2001 yılı sonrası süreçte ise siyasi partilere
yaptırım uygulanmasını zorlaştıran bir yaklaşım ortaya koyduğu söylenebilir.
2001 yılı öncesi dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesinin iptal
kararları üzerine iradesini açıkça ortaya koyarak anayasal veya yasal değişiklik yapma
yoluna gitmesine rağmen 2001 yılı sonrası dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları üzerine bir düzenleme yapmayarak mevcut
hukuki durumu zımnen kabul etmiştir.
Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu reformları ile ilgili çalışmalarda, Anayasa
Mahkemesi’nin bu yargısal perspektifi göz önünde bulundurularak Anayasa
Mahkemesi’nin siyasi parti kapatma davalarında itiraz yoluna başvurması yetkisinin
tekrar değerlendirilmesi, siyasi partilere uygulanacak yaptırımların uluslararası
normlarla ve ölçülülük ilkesi ile uyumlu olacak şekilde tekrar ele alınması
önerilmektedir.
KAYNAKÇA
Çağlar, B. (1981). "Anayasal Yargı" Yerlerinin Kamu Hukukuna Katkısı. Bir Örnek
Araştırması : Fransız Anayasa Konseyi. İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, 2(2),
45-61.
Demokratik Halk Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, Esas Sayısı : 2010/17
Karar Sayısı : 2010/112 (Anayasa Mahkemesi 2010).
Doğan, E. (2019). Bireysel Başvuru Çerçevesinde Anayasa Mahkemesi’Nin Verdiği
İcra Ve İflâs Hukukuna İlişkin Kararların Değerlendirilmesi. Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 68(1), 83-126.
Fazilet Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, Esas Sayısı : 2001/86 Karar Sayısı :
2001/50 (Anayasa Mahkemesi 2000).
Gönenç, L., & Ergül, O. (2002). Yaşayan Anayasa 2001 yılı Anayasa Gelişmeleri.
Türkiye Barolar Birliği Dergisi(2002/1), 13-84.
Gönenç, L., & Kontacı, E. (2005). Yaşayan Anayasa 2003 ve 2004 yılı Anayasa
Gelişmeleri. Türkiye Barolar Birliği Dergisi(61), 107-240.
Gözler, K. (2019). Türk Anayasa Hukuku (3. Baskı b.). Bursa: Ekin.
Hakyemez, Y. Ş. (2002). 2001 Yılında Yapılan Anayasa Değişikliklerinin Siyasal Parti
Özgürlüğü Üzerindeki Etkileri. Anayasa Yargısı, 18(1), 1-24.
Işık, H. M. (2012). Anayasa Mahkemesi Kararlarında Devletin Resmi İdeolojisi - Siyasi
Parti Kapatma Kararlarının İçerik Analizi. Ankara: Adalet Yayınevi.
Kaneti, S. (1990). Anayasa Mahkemesi Kararlarına Göre Anayasanın Özel Hukuk
Alanındaki Etkileri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 53(1-4),
199-211.
Kuzu, B. (1987). 1961 ve 1982 Anayasalarında ve Bunlara İlişkin Siyası Partiler
Kanunlarında Siyasî Parti Kavramı, Kuruluşu ve Kapatma Rejimi
(Karşılaştırmalı Bir İnceleme). İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası,
145-184.
Milli Nizam Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, Esas Sayısı:1971/27, Karar
Sayısı:1971/50 (Anayasa Mahkemesi 1971).
OSCE Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu, & Avrupa Hukuk Yoluyla
Demokrasi Komisyonu . (2010). Siyasi Partiler Mevzuatına ilişkin Kılavuz.
Öden, M. (2003). Türk Anayasa Hukukunda Siyasi Partilerin Anayasaya Aykırı
Eylemleri Nedeniyle Kapatılmaları. Yetkin: Ankara.
Özcan, H., & Yanık, M. (2011). Siyasi Partiler Hukuku. İstanbul: Der Yayınları.
Refah Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, Esas Sayısı: 1998/2 Karar Sayısı:
1998/1 (Anayasa Mahkemesi 1998).
Türkiye Komünist Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, E.2008/5, K.2009/81
(Anayasa Mahkemesi 2009).
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Kapatma Davası Öncesi İptal Kararı, E.2003/21,
K.2003/13 (Anayasa Mahkemesi 2004).
Yavuz, E., & Özgül, M. E. (2016). 1982 Sonrası Anayasa Mahkemesinin Verdiği Siyasi
Parti Kapatma Kararlarının Demokratikleşme Bağlamında İncelenmesi. Siyaset,
Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 4, 1-27.
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.