DataPDF Available

AMERİKAN SİYASAL KÜLTÜRÜNDE TARİHSEL ZEMİN KAYMASI, Efe Can Gurcan, 8 Ocak 2020, Gazete Demeci

Authors:

Abstract

AMERİKAN SİYASAL KÜLTÜRÜNDE TARİHSEL ZEMİN KAYMASI, Efe Can Gurcan, 8 Ocak 2020, Gazete Demeci
AMERİKAN SİYASAL KÜLTÜRÜNDE TARİHSEL ZEMİN KAYMASI, Efe Can Gurcan, 8 Ocak 20201
İstinye
Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm
Başkanı
Dr.
Öğr.
Üyesi Efe Can Gürcan, Amerika
Birleşik
Devleti'nin tarihinin en uzun seçim sürecini
yaşamakta
olduğunu
belirtti. Oy verme
işleminin
yaklaşık
iki ay
önce sona
ermiş
olmasına
karşın
hala devam etmekte olan bir seçim kaosunun Amerikan siyasetine hakim
olduğunu
ifade eden Gürcan, "2021
yılının
ilk
haftasında
Trump
taraftarlarının
Kongre'yi
basmasıyla
bu
siyasal mücadelenin güçlü bir ivme
kazanıp
iyiden iyiye
kitleselleştiğini
gözlemliyoruz. Bir zamanlar
özgürlüklerin ve liberal demokrasinin kalesi olarak gösterilen ABD'de seçim usulsüzlüklerinin ve
şiddet
içeren
çatışmaların
ön plana
çıkması,
Amerikan siyasal kültüründe tarihsel bir zemin
kaymasının
yaşandığını
gösteriyor" dedi.
'ABD
SİYASETİNİN
CİHATÇILAŞMASI'
Gürcan
açıklamalarını
şöyle
sürdürdü: "Liberal demokratik
normların
erimeye yüz
tuttuğu
bir ortamda,
ABD'nin
kuruluş
öncesi tarihinden miras kalan "milis çeteleri" kültürünün ana
akım
siyaseti ele geçirmeye
başladığı
gözlerden
kaçmıyor.
Siyasal sosyolojide ";kolektif eylem
repertuvarı"
diye
adlandırdığımız
bir
etken
vardır.
Bu etken, siyasal aktörlerin
benimsemiş
oldugu eylem biçimlerinden, stratejilerinden ve
araçlarından
oluşan
bir
"cephaneliği"
ifade eder. Bu cephanelik, tarihsel ve kültürel bir birikim olarak
kuşaktan
kuşağa
veya eylemden eyleme
aktarılır.
Kolektif bir
alışkanlık
olarak yer edip
yaygınlaşır
ve
toplumsal mücadeleleri
şekillendirir.
Milis
çeteciliği
üzerinden örgütlenme
alışkanlığı,
bugünün ABD'sine
gerçek anlamda
damgasını
vurmaya
başlamıştır.
Hatta
çeteciliğin
de ötesinde, bir zamanlar El Kaide ve
IŞİD
gibi
İslam'ı
istismar eden sözde
cihatçı
terör örgütleri ile
ilişkilendiren
kalabalığa
araba sürme ve
silahsız
sivillere
bıçaklı
saldırılar
tarzındaki
eylemler, ana
akıma
taşınan
ABD
aşırı
sağının
eylem
repertuvarına
tarihsel olarak
kazınmış
durumdadır.
Bu anlamda, liberal demokrasi aleyhine ve çete
kültürünün de ötesinde "ABD siyasetinin
cihatçılaşması"
olgusundan bahsedilebilir.
Zamanında
Amerikan
hegemonyası
altında
küreselleşen
çetecilik usulü müdahaleler ve
İslamı
istismar eden terörizmin dönüp
dolaşıp
ABD'yi
topuklarından
vurmuş
olduğu
pekala söylenebilir."
Kaynak: https://aydinlik.com.tr/uzmanlar-aydinlik-a-degerlendirdi-kriz-ve-catisma-devam-edecek-228470#4
'NEOLİBERALİZM
KENDİSİNİ
VURDU'
ABD'nin neoliberal siyasetlerinin dönüp
dolaşıp
kendisine zarar
verdiğini
belirten Gürcan
şöyle
devam etti: "Bu
gelişmelerin
altında
ise uzun döneme
yayılmış
olan derinlikli bir süreç
yatmaktadır.
Amerikan siyaset bilimi literatüründe bu süreç
"kültür
savaşları"
olarak
adlandırılıyor.
Kültür
savaşlarının
izleri ABD'nin
kuruluşunun
öncesinde
yaşanan
döneme
kadar sürülebilir, ancak
1990'1ı
yıllarda
bu olgu kamuoyunda
yaygın
bir
şekilde
tartışılmaya
başlanmış
ve günümüzde
iyiden iyiye
keskinleşmiştir.
Yine ABD'nin,
Şili'den
başlayarak
Türkiye dahil
gelişmekte
olan
dünyanın
bütününe
dış
destekli darbeler üzerinden
dayattığı
neoliberalizm siyasetlerinin dönüp
dolaşıp
kendisine zarar
vermiş
olduğunu
görüyoruz. Neoliberal siyasetlerin
getirdiği
"Yeni Orta
Çağ"
döneminde
derinleşen
eşitsizlikler,
en nihayetinde örgütlü
din olgusunun
yaygınlaşması,
aşırı
uçlann
keskinleşmesi
ve toplumsal
kutuplaşmanın
artması
ile
sonuçlanmıştır.
Burada kültür
savaşları
ile
anlatılmak
istenen,
kutuplaşmakta
olan siyasetin din/sekülerlik, çok kültürlülük, silah
kullanma
hakları,
kürtaj, LGBT, pornografi gibi
yaşam
biçimlerine yönelik
tartışma
başlıkları
etrafında
şekillenmesidir.
Tabii, Kovid-19 pandemisinin ertesinde kapitalizmin
buhranının
derinleşmesi
ile bütün bu süreçlerin daha da
şiddetlenmesi
olasılıklar
dahilindedir. Biden'in ise böyle bir ortamda ABD ekonomisini
dönüştürmek
ve
hegemonyasını
yenilemek için
geniş
kitleler
tarafından
benimsenecek
kapsamlı
reformlan hayata geçirme yetisinden mahrum
kalması
mümkündür."
'SAVAŞ
ABD'NİN
SINIRLARINA DAYANDI'
Protestocuların
Kongre'yi
basması
ile
sembolleşen
kültür
savaşları
olgusunun
uluslararası
siyasete
olası
etkilerini de
değerlendiren
Gürcan,
şu
yorumlarda bulundu: "ABD iç siyasetinin felce
uğratıldığı
koşullarda,
kriz içerisinde
boğuşan
Batı
merkezli küresel kapitalizmde
kapsamlı
bir paradigma yenilenmesi
gerçekleştirmek
kolay
olmayacaktır.
İstikrarsız
bir iç siyasete sahip ABD'nin bir müttefik olarak
güvenirliği
ve
inanılırlığı
zedelenmiştir.
Aynı
zamanda,
sırtını
ABD'ye
yaslayarak hesap yapan siyasal aktörlerin
işi
iyiden iyiye
zorlaşacaktır.
Küresel
yönetişim
ve
uluslararası
işbirliği
alanlarında
Çin gibi revizyonist güçlerin ABD aleyhine daha da öne
çıkabileceği
bir dönem
başlamıştır.
Türkiye
ekonomisi ve siyasetinin bu durumdan
faydalanması,
ittifaklarını
yenilemesi ve bölgesel gücünü
pekiştirebilmesi
olasıdır.
ABD ise
dış
müdahaleler üzerinden
başka
ülkelere "demokrasi ve özgürlük" götürme bahanesinden mahrum
kalmıştır.
Hatta
savaş,
bir zamanlar dünyaya
savaş
ilan eden ABD'nin
sınırlarına
dayanmıştır."

File (1)

Content uploaded by Efe Can Gürcan
Author content
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.