ArticlePDF Available
608
ERGENLERİN TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNE İLİŞKİN TUTUMLARININ
BELİRLENMESİ: ESKİŞEHİR ÖRNEĞİ
Deniz Türkmen
1
Gökhan Alptekin
2
Makale Bilgisi
Özet
DOI: 10.35452/caless.2020.32
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği en çok konuşulan konulardan biridir. Toplumsal cinsiyet
rollerinden kaynaklanan cinsiyet ayrımları, kadınların ve erkeklerin yaşamını şekillendirmekte ve
cinsiyetler arasında eşitsizlik yaratmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumların tespit
edilmesi ve bunun kişiler arası ilişkilere nasıl yansıdığının anlaşılması açısından ergenlik dönemi
önemlidir. Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumlarının
cinsiyet, yaş, okul türü, anne-babanın eğitim düzeyi ve annenin çalışma durumu değişkenlerine göre
farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi ve konuyla ilgili önerilerin sunulmasıdır. Araştırmanın
örneklemini, Eskişehir İli Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, il merkezinde Anadolu Lisesi, İmam Hatip
Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Fen Lisesi, Mesleki Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere rastgele seçilen
beş farklı okul türünde, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında eğitim gören, 145’i kız, 168’i erkek olmak
üzere toplam 313 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak için Gözütok vd. (2017)
tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin
analizinde “t-Testi” ve “Tek Yönlü Varyans Analizi” kullanılmıştır. Araştırma bulgularında, ergenlerin
cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarının, cinsiyet ve yaş değişkenleri açısından anlamlı farklılık
gösterdiği; anne-baba eğitim düzeyleri ve annenin çalışma durumu açısından anlamlı farklılık
göstermediği saptanmıştır. İmam Hatip Lisesi ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde okuyan
ergenlerin, diğer okul türüne mensup olan ergenler ile toplumsal cinsiyet eşitliğine yö nelik tutumları
arasındaki farkın anlamlı olduğu; Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Anadolu Lisesinde eğitim gören
ergenlerin tutumları arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular ergenlerin,
erkeği egemen kılan anlayışı ve kadını erkeğe bağımlı kılan anlayışı benimsemediğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler
Ergenlik
Tutum
Toplumsal Cinsiyet
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Eskişehir
Gönderim Tarihi: 29.10.2020
Kabul Tarihi: 01.12.2020
Yayın Tarihi: 18.12.2020
INVESTIGATION OF ADOLESCENTS’ ATTITUDES TOWARD GENDER
EQUALITY: ESKİŞEHİR SAMPLE
Article Info
Abstract
DOI: 10.35452/caless.2020.32
Gender equality is one of the main public issues today. Gender discrimination which is caused by gender
roles shapes the life in the society and results in inequality between males and females. Adolescence
period is important in order to determine the attitudes toward gender equality and to understand how
gender roles affect interpersonal relations. The aim of the present study was to investigate high school
students’ attitudes toward gender equality in terms of the variables of gender, age, type of school,
parents’ educational level and employment status of mother, and to present suggestions on the issue. The
sample group of the study consisted of 313 high school students (145 females and 168 males), studying in
five different types of state high schools in the center of Eskişehir city in 2019-2020 academic year.
“Personal Information Form” and “Gender Equality Scale” developed by Gözütok vd. (2017), were used
as data collection tools. In the analysis of data, “t-Test” and “One-Way ANOVA” were used. According to
the results obtained from the study, there is a significant level of difference between the high school
students’ attitude toward gender equality and gender and age. However, there is not a significant level of
difference in terms of parents’ educational level and the employment status of mother. In terms of type of
school, it has been revealed that there is a significant level of difference in gender equality attitudes of the
adolescents studying in Religious Vocational High School and Anatolian Vocational Technical High
School whereas there is not a significant difference in the attitudes of Science High School, Social Sciences
High School and Anatolian High School students. The findings have shown that adolescents do not adopt
“understanding that considers male as superior” and “understanding that subjects females to males”.
Keywords
Adolescence
Attitude
Gender
Gender Equality
Eskişehir
Received: 29.10.2020
Accepted: 01.12.2020
Published: 18.12.2020
APA’ya göre alıntılama: Türkmen, D. ve Alptekin, G. (2020). Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumlarının
belirlenmesi: Eskişehir örneği. Uluslararası Dil, Eğitim ve Sosyal Bilimlerde Güncel Yaklaşımlar Dergisi (CALESS),2(2), 608-629.
Cited as APA: Türkmen, D., & Alptekin, G. (2020). Investigation of adolescents’ attitudes toward gender equality: Eskişehir
sample. International Journal of CurrentApproaches in Language, Education and SocialSciences (CALESS),2(2), 608-629.
1
Milli Eğitim Bakanlığı, Eskişehir, Türkiye, e-posta; denizalptekin@gmail.com
2
Yüksek Lisans Mezunu, Eskişehir, Türkiye, e-posta; gkhn.alptekin@gmail.com
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
609
1. Giriş
Cinsiyet, bireyin kadın ya da erkek olarak taşıdığı genetik, fizyolojik ve biyolojik
özellikleridir (Zeyneloğlu, 2008). İnsan, kadın ve erkek cinsiyeti ile doğar fakat
yetiştirilirken içinde bulunduğu toplumun kültürel değerleri, aile, akranlar, kitle
iletişim araçları ve alınan eğitimin etkisiyle toplumun cinsiyetlerine özgü belirlediği
roller çerçevesinde büyür.
Toplumsal cinsiyet ise toplumsallaşma sürecinde kültür içinde edinilen kadın ve
erkek olma özelliklerini, kadının ve erkeğin sosyal olarak belirlenen rol ve
sorumluluklarını tanımlar (Altınova ve Duyan, 2013). Toplumsal cinsiyet, kadın ve
erkeklere ait roller, normlar ve kadın ve erkek grupları arasındaki ilişkiler gibi
niteliklerin sosyal yapılanması anlamına gelmektedir (WHO). Bolak-Boratav (2001)
ise toplumsal cinsiyet kavramını, “kültürün biyolojik cinsiyet hammaddesini nasıl
yoğurduğuyla ilişkili bir kavram olarak açıklamıştır. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet,
sosyal olarak belirlenir ve toplumdan topluma değişiklik gösterebilir. Toplumsal
cinsiyet kadın ve erkeklerin içinde bulundukları toplum tarafından nasıl
algılandığını, nasıl değerlendirildiğini ve onlardan beklenen davranışlara ilişkin
değerleri ve rolleri açıklamaya yönelik çok boyutlu bir kavram olarak açıklanabilir
(Kılıç vd., 2014). Kadın ve erkek olarak toplumun bizi nasıl gördüğü, nasıl
düşündüğü ve nasıl davranmamızı beklediği ile ilgili değerler, kalıplaşan yargılar ve
roller bulunmaktadır (Zeyneloğlu, 2008). Fakat Uçan ve Baydur’a (2016) göre
toplumsal cinsiyet, sadece kadın ve erkeğe atfedilen rollerden oluşmamaktadır; aynı
zamanda cinslerin karşılıklı ilişkilerinden ortaya çıkan, bu nedenle sürekli değişim
halinde olan bir süreçtir.
Toplumsal cinsiyet eşitliği ise, kadınların ve erkeklerin sosyal, ekonomik ve politik
kaynaklara erişebilmeleri ve bu kaynakların kontrolleri üzerinde eşit şansa ve
imkanlara sahip olmaları ve bu haklarının yasalar tarafından korunmasını ifade eder
(Demirel, 2007; Dökmen, 2014; WHO, 2011). Toplumsal cinsiyet eşitliği, iki cinsin
biyolojik olarak eşit olduğu anlamına gelmemektedir; söz konusu olan kadın ve
erkeğin insanlık onuru ve hakları açısından eşit olmasıdır. Birleşmiş Milletler,
toplumsal cinsiyet eşitliğini kadın ve erkeğin eşit hak, sorumluluk ve fırsatlara
ulaşabilmesi olarak tanımlamaktadır (UN, 2008). Flowers(2010) ise toplumsal cinsiyet
eşitliğini, “erkeklerle kadınların hem kamusal hem de özel alana eşit şekilde
katılmaları” olarak tanımlamıştır.
Toplumsal cinsiyet rolleri, toplumun tanımladığı, kadın ve erkeğin yerine
getirmesini beklediği cinsiyetle ilgili beklentilerdir (Dökmen, 2014). Toplumsal
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
610
cinsiyet açısından bakıldığında kadın ve erkek rolleri; geleneksel ve eşitlikçi roller ya
da tutumlar olarak görülebilir. Geleneksel bakış açısına göre kadınlara ev işlerini
yapma, çocuklarla ilgilenme, çalışma hayatında aktif olamama gibi sorumluluklar ve
roller yüklenirken; erkeklere eğitsel anlamda başarılı olma, aile geçiminden sorumlu
olma, evin reisi olma gibi rol ve sorumluluklar yüklenmektedir (Hoffman ve Kloska,
1995). Toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin geleneksel bakış açısı kadının bakım verme
kapasitesini öne çıkarırken, erkeğin liderlik kapasitesini ön plana almaktadır
(Perrone vd., 2009). Ayrıca geleneksel toplumsal cinsiyet algısı kadına edilgen ve
kabullenici bir davranış kalıbını uygun görürken, erkeğe daha atılgan ve agresif bir
tutum gösterme beklentisi yüklemektedir (Yılmaz vd., 2009). Eşitlikçi bakış açısında
ise; aile, mesleki, evlilik, sosyal ve eğitim yaşamlarında kadın ve erkeğin
sorumlulukları eşit olarak üstlenmeleri esas olup, kadın ve erkek arasındaki
farklılıklar en aza indirgenmektedir (Perrone vd., 2009).
Toplumda ebeveynlerin sahip oldukları düşünce yapısı da çocukların toplumsal
cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının gelişimini doğrudan etkilemektedir (Bulanda,
2004). Özellikle ataerkil toplumlarda, erkeklere verilen görev ve sorumlulukların
kamusal alan olarak kurgulanması sebebiyle toplum içinde daha değerli; kadınlara
özel alan olarak tanımlanan ev ve ev çevresinde yüklenen görev ve sorumlukların ise
daha önemsiz veya ikincil olarak kabul edildiği bir gerçektir (T.C.B.K.S.G.M, 2008).
Diekman vd. (2002), erkeklerin ataerkil toplum içinde hala kadınlara göre büyük bir
gücü ellerinde tuttuğunu vurgulamaktadır. Çünkü kadınlar bu sistem içinde yer
alabilmek için bu kuralları benimsemek ve bunlara göre davranmak zorunda
bırakılmaktadır (Demren, 2001).
Ruble ve Martin’e (1998) göre aslında çocuklar okul çağına gelmeden toplumsal
cinsiyet rollerini öğrenmeye ve pekiştirmeye başlarlar. Bireylerde cinsiyet temelli
yaklaşımların okul öncesi dönemde ailede öğrenilmeye başlandığı, okul ortamında
ise bu düşünce ve davranışların ayrıştırıcı ve sınırlayıcı bir yapıya dönüştüğü
belirtilmektedir (Çalışkan, 2016). Okul, toplumsal cinsiyet rollerine yönelik kalıp
yargıları açık ve örtük iletilerle öğrencilere taşırken, öğrencileri geleneksel cinsiyet
rollerine uygun davranışlara yöneltmektedir. Okullardaki dersliklerin, tuvaletlerin,
kız ve erkek öğrencilerin hareket alanlarının farklılığı, bireylerin cinsiyetlerine göre
mesleklere yönlendirilmesi gibi noktalar toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin
üretilmesine örnek gösterilebilir” (Engin Demir vd., 2016). Ancak ergenlik ile birlikte
toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin sosyalleşme süreci karmaşıklaşmaktadır. Huston-
Stein ve Welch de (1979) çocukların ergenliğe girdiklerinde toplumsal cinsiyet
rolleriyle ilişkili kavramların önemli bir kısmını öğrenmiş olduklarını; ancak bazı
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
611
karmaşık kavramların sadece ergenlik döneminde öğrenildiğini belirtmektedir.
Ergenlik döneminde cinsiyet özelliklerinin belirginleşmesiyle birlikte ergenler kendi
cinsiyetlerine uygun rolleri kendi kimlikleriyle örtüştürme gereği hissederler
(Cenkseven, 2002). Toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumların gelişimi de bu
süreçte önemli yer tutmaktadır. Ergenler toplum için onaylanan toplumsal cinsiyet
rollerine uyum sağlama konusunda bir baskı hissederler fakat aynı zamanda bu
rollerin, yakın ilişkiler kurmalarına ve sosyal olarak farklı ve mesleki açıdan
ayrışmış, yetişkin erkek ve kadın rollerine uyum sağlamalarına yardımcı olacağına
inanmaları, onların geleneksel rolleri içselleştirmelerini kolaylaştırmaktadır (Hill ve
Lynch, 1983).
Ergenlik dönemi ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine yapılan çalışmalarda
büyümenin başlamasıyla birlikte, fizyolojik ve sosyal değişimlerin etkisiyle
ergenlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının daha geleneksel olmaya
başladığı görülmektedir (Bartini, 2006; Oswold ve Lindstedt, 2006). Geleneksel
toplumsal cinsiyet rollerine uyum sağlama gerekliliğinden doğan bu durum,
ergenlerin geleneksel rolleri içselleştirmesini kolaylaştırmaktadır (Lindberg vd., 2008:
235). Katz ve Ksansnak (1994) da yaptıkları çalışmada, geç ergenlik dönemindeki
ergenlerin, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine daha esnek yaklaştıklarını
bulmuşlardır. Galambos vd. (1990) ise yaptıkları çalışmada, kız öğrencilerdeki
geleneksel bakış açısının orta ergenlik döneminde, ön ergenlik dönemine göre daha
az olduğunu tespit etmiştir.
Ülkemizde ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları konusundaki
çalışmalar incelendiğinde çalışmaların bir çoğunun üniversite öğrencileriyle
yapıldığı görülmektedir (Baykal, 1991; Çeber vd., 2009; Kavuran,2011; Pınar vd.,2008;
Çelik vd., 2013; Vefikuluçay vd., 2007; Vefikuluçay vd., 2009). Alanyazın
taramasında, lise öğrencileriyle gerçekleştirilen sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmıştır.
Aslan (2007), lise son sınıf kız öğrencilerinin cinsiyet rollerine ilişkin düşüncelerini
incelemiş ve sosyodemografik değişkenlere göre benzer sosyoekonomik özelliklere
sahip kız öğrencilerin, sahip oldukları toplumsal cinsiyet rolleri algısının da birbirine
benzer yönde olduğunu ortaya koymuştur.
Bir diğer çalışmada (Esen vd., 2018) Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği lise
öğrencilerine uygulanmış ve lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet algılarının
cinsiyet, okul türü, ailenin aylık ortalama geliri, annenin çalışma durumu ve
ebeveynlerin eğitim durumu değişkenlerine göre farklılık gösterdiği saptanmıştır.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
612
“Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’’ kapsamında Avrupa Birliği ve Milli
Eğitim Bakanlığınca desteklenen proje sonucunda yayımlanan araştırma raporuna
göre, “öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerini başta aile, okul, kitaplar, internetten
öğrendikleri” belirtilmiştir. Ayrıca bu raporda, “kız ve erkek öğrencilerin toplumsal
cinsiyet rolleri konusunda daha çok geleneksel görüş ve tutumlara sahip olduğu”
ortaya konmuştur (Engin Demir vd.,2016). Aynı raporda, öğrencilerin toplumsal
cinsiyet eşitliğine ilişkin görüş ve tutumlarının anne ve baba eğitim düzeyine göre
değişip değişmediğini incelemek için yapılan analizlerden elde edilen bulgular,
“annesi üniversite ve üstü eğitim düzeyine sahip olan öğrencilerin, annesi ilkokul,
ortaokul ve lise düzeyinde eğitime sahip öğrencilere göre daha eşitlikçi görüş ve
tutumlara sahip olduğunu” göstermiştir. Yine geleneksel görüş için anne eğitim
düzeyleri arasındaki farka bakıldığında; “annesi üniversite ve üzeri eğitim düzeyine
sahip öğrencilerin, geleneksel görüş ve tutumları daha az düzeyde destekledikleri
görülmüştür. Benzer şekilde “babası üniversite ve üstü eğitim düzeyine sahip
öğrencilerin babası ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde eğitime sahip öğrencilere göre
daha fazla eşitlikçi ve daha az geleneksel görüşü destekledikleri” görülmüştür.
Sonuç olarak ebeveynlerin eğitim seviyesi yükseldikçe öğrencilerin toplumsal
cinsiyet eşitliği ile ilgili olarak daha eşitlikçi bir görüşe sahip olduğu görülmektedir.
Öğrencilerin evdeki kitap sayısı ile toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin görüş ve
tutumlarının farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için yapılan analiz sonuçları,
“evlerinde ders kitapları dışında yaklaşık olarak 46 ve daha fazla kitap bulunan
öğrencilerin, evlerinde daha az sayıda kitap bulunan öğrencilere göre daha eşitlikçi
görüş ve tutumlara sahip olduğunu” göstermiştir (Engin Demir vd.,2016).
Kalaycı ve Hayırsever (2014) yaptıkları çalışmada toplumsal cinsiyet eşitliği
bağlamında 8. sınıflarda okutulan “Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi” ders kitabına
yönelik bir inceleme yapmış ve konuya ilişkin öğrenci algılarını belirlemeyi
amaçlamıştır. Araştırma sonucunda kitap içinde eşitlik konusu için seçilen etkinliğin,
toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi için yeterli olmadığı saptanmıştır.
Toplumsal cinsiyet rollerinin günümüzde hangi noktada olduğunun ve ne seviyede
benimsendiğinin bilinmesi ve bu rollerin kişiler arası ilişkilere yansımalarının
anlaşılması ısından önem arz etmektedir. Toplumun refah seviyesinin ve
sürdürülebilir kalkınmanın artırılabilmesi için kadınların da erkekler ile eşit bir
biçimde toplumsal yaşama katılımının sağlanması gerekmektedir. Ayrıca cinsiyet
eşitliğinin teşvik edilmesi, gençlerin daha eşitlikçi ve şiddete karşı bir aile modeli
kazanmalarını ve gelecekte daha iyi bir anne/baba rolü edinmelerini sağlayabilir.
Öğrencilerin bu konudaki tutumlarının belirlenmesi, olası toplumsal cinsiyetçi
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
613
algıların yerleşmesinin ve davranışa dönüşmesinin önüne geçilmesi ve daha eşitlikçi
bir tutumun oluşmasını sağlaması ısından önemlidir. Yetişkinliğe geçiş sürecinde
bulunan lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili görüşlerinin
değerlendirilmesi; bu konudaki tutumlarının tespit edilmesi, bu konuda yaşanan
sorunların sebeplerinin ortaya konulması, gelecekte yaşanabilecek sorunlar için
önleyici çalışmalar yapılmasına temel oluşturması açısından önem arz etmektedir.
Bu noktadan hareketle bu araştırmanın temel amacı, lise öğrencilerinin toplumsal
cinsiyet eşitliği konusundaki tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi,
tartışılması ve konuyla ilgili önerilerin sunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda
çalışmada aşağıdaki alt sorulara cevap aranmıştır:
1) Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları cinsiyete göre anlamlı
farklılık göstermekte midir?
2) Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları yaşa göre anlamlı farklılık
göstermekte midir?
3) Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları okudukları okul türüne
göre anlamlı farklılık göstermekte midir?
4) Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları anne ve babanın eğitim
düzeyine göre anlamlı farklılık göstermekte midir?
5) Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumları annenin çalışma
durumuna göre anlamlı farklılık göstermekte midir?
2. Yöntem
2.1. Araştırma Deseni
Bu araştırma, lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarını
çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılan, tarama modelli ve betimsel
bir çalışmadır. Yapılan araştırmanın amacı, ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine
yönelik tutumlarını “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu”
aracılığıyla “var olduğu şekliyle betimlemek ve ortaya koymaktır.” Bu nedenle
tarama modelli bir çalışmadır (Büyüköztürk vd. , 2009: 15).
2.2. Çalışma Grubu
Araştırmanın örneklem grubunu, Eskişehir İli Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, il
merkezinde; Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, İmam Hatip Lisesi ve
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi türlerinde olmak üzere, valilik izniyle müsait
görülen okullarda, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında eğitim gören 313 lise öğrencisi
oluşturmaktadır.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
614
Tablo 1. Katılımcıların Demografik Özellikleri
Değişkenler
Frekans (f)
Cinsiyet
Kadın
145
Erkek
168
Toplam
313
100,0
Yaş
15
160
51,1
17
153
48,9
Toplam
313
100,0
Okul Türü
Fen Lisesi
53
16,9
Sosyal Bilimler Lisesi
71
39,6
Anadolu Lisesi
50
16,0
İmam Hatip Lisesi
79
25,2
Mesleki, Teknik Anadolu Lisesi
60
19,2
Toplam
313
100,0
Anne Eğitim Düzeyi
İlkokul
Ortaokul
Lise
Yükseköğretim
93
63
88
69
29,7
20,1
28,1
22,0
Toplam
313
100,0
Baba Eğitim Düzeyi
İlkokul
Ortaokul
Lise
Yükseköğretim
36
47
115
115
11,5
15,0
36,7
36,7
Toplam
313
100,0
Anne Çalışma Durumu
Evet
Hayır
110
203
35,1
64,9
Toplam
313
100,0
Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilerin demografik özelliklerine yönelik Tablo
1’de verilen bilgilere göre, öğrencilerin (%46,3) 145’i kadın ve (%53,7) 168’i erkektir.
Öğrencilerin %51,1’i (160) 15 yaş grubundayken, %48,9’u (153) 17 yaş grubundadır.
Ankete katılan öğrencilerin okul türüne göre dağılımları ise; Fen Lisesi 53 (%16,9),
Sosyal Bilimler Lisesi 71 (%39,6), Anadolu Lisesi 50 (%16,0), İmam Hatip Lisesi 79
(%25,2), Mesleki Teknik Anadolu Lisesi 60 (%19,2) şeklindedir. Katılımcıların anne
eğitim düzeyleri: İlkokul 93 (%29,7), Ortaokul 63 (%20,1), Lise 88 (%28,1),
Yükseköğretim 69 (%22,0) iken, baba eğitim düzeyleri ise: İlkokul 36 (%11,5),
Ortaokul 47 (%15,0), Lise 115 (%36,7), Yükseköğretim 115 (%36,7) şeklindedir. Ankete
katılmayı kabul eden 313 öğrencinin %35,1’i (110) aile bütçesine katkı sunması
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
615
açısından çalışan bir anneye sahipken, %64,9’u (203) ise çalışmayan bir anneye
sahiptir.
2.3. Veri Toplama Araçları
Araştırmada verileri toplamak için Kişisel Bilgi Formu ve Gözütok vd. (2017)
tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama
araçları, beş farklı okul türünde rastgele seçilen okullarda, 2020 yılı Ocak ayında
Eskişehir Valiliğinden gerekli araştırma izni alınarak uygulanmıştır. Gönüllülük
ilkesi göz önünde bulundurulmuş ve çalışmanın güvenirliğini sağlamak amacıyla
öğrencilerden veri toplama araçlarının üzerine adlarını yazmamaları istenmiştir.
Araştırma kapsamında dağıtımı yapılan ölçme araçları geri toplanıldığında, toplam
330 öğrencinin ölçekleri doldurduğu belirlenmiş; ancak bunların 17 tanesi eksik veya
hatalı doldurulduğundan çalışmada kullanılmamıştır. Bu nedenle geri kalan 313
öğrenciden elde edilen veriler ile mevcut araştırma gerçekleştirilmiştir. Toplumsal
cinsiyet eşitliği ölçeğinde belirtilen ifadelere onaylayıcı yönde bir katılım sergileme
durumu “erkeği üstün gören anlayışın” ve “kadını erkeğe bağımlı kılan anlayışın”
göstergesidir.
Kişisel Bilgi Formu
Katılımcıların demografik bilgilerini toplamak için oluşturulmuş bir formdur.
Öğrencilerin; cinsiyeti, yaşı, okudukları okul türü, anne-babanın eğitim düzeyi ve
annenin çalışma durumu gibi kişisel bilgileri yer almaktadır.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği
Söz konusu ölçek, Gözütok vd., (2017: 8-13) tarafından lise öğrencilerinin toplumsal
cinsiyet eşitliği konusunda görüşlerini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. 13
maddeden oluşan ölçek, 5’li derecelemeli likert tipindedir. Ölçekteki 1, 6, 7, 9,10, 11,
12 ve13 numaralı maddeler “Erkeği Üstün Gören Anlayış” olarak adlandırılırken, 2,
3,4, 5 ve 8 numaralı maddeler “Kadını Erkeğe Bağımlı Kılan Anlayış” olarak
adlandırılmıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik düzeyi 0,889 olarak
belirlenmiştir.
2.4. Verilerin Analizi
Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS1 paket programına aktarılarak
çözümlenmiştir. Araştırma verileri katılımcıların cinsiyet, yaş, okul türü, anne-baba
1 SPSS License Code:
QA3AW8U62Z4ZWTSPV44VXI65P59OLE547WHIQVZYWLARL9JEYQEGDUBLH8Z3ZCJAL3FLXMS98
V95TSDYI7FOEXUPRR / Z125-3301-14
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
616
eğitim düzeyi ve annenin çalışma durumuna göre kodlanarak SPPS programına
kaydedilmiştir. Elde edilen verilerin değişkenlere göre anlamlılık katsayılarını
belirlemek amacıyla t-Testi ve varyans analizi kullanılmıştır.
3. Bulgular
Bu bölümde çalışmada yapılan istatistiksel analizler ve bu analizler sonucunda elde
edilen bulgular yer almaktadır.
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarının cinsiyet değişkenine
göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla t-Testi yapılmış
ve analiz sonuçları Tablo 2’de verilmiştir.
Tablo 2. Ergenlerin Cinsiyete Göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Tutumlarına
İlişkin t-Testi Sonuçları
Cinsiyet N X SS t
p
Kız
145
21,09
8,928
11,892
0,000
Erkek
168
34,39
10,855
Tablo 2. incelendiğinde, cinsiyete göre kız (x=21,09) ve erkek (x=34,39) ergenler
arasındaki ölçek maddelerine karşı tavır farkının istatistiksel olarak anlamlı
(t=11,892, p<0,001) olduğu görülmektedir. Bu sonuç kız öğrencilerin, erkek
öğrencilere göre toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin görüşlerinde daha eşitlikçi bir
tutum sergilediklerini, erkek öğrencilerin ise kızlara oranla toplumsal cinsiyet
eşitliğine ilişkin görüşlerinde daha az eşitlikçi bir tutum içerisinde olduklarını
göstermektedir (Alptekin, 2014; Esen vd., 2018; Kağıtçıbaşı ve Kansu, 1991; Kalaycı
vd., 2012; Öngen ve Aytaç, 2013; Savaş, 2018; Vefikuluçay vd., 2007; Yılmaz vd.,
2009). Kızlara oranla erkeklerin toplumsal cinsiyet rollerinde geleneksel görüşleri
daha fazla savunmasının temel nedenlerinden birisi olarak toplum nezdinde
kalıplaşan cinsiyet yargılarının erkeklerin yaşamını daha olumlu yönde etkilemesi
olduğu düşünülmektedir (Rowley vd., 2007: 151-152).
Tablo 3. Ergenlerin Yaşa Göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Tutumlarına İlişkin t-
Testi Sonuçları
Yaş N X SS t
p
15
160
26,64
11,16
2,420
0,016
17
153
29,90
12,63
Ergenlerin yaşa göre toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarına ilişkin t-Testi
sonuçları Tablo 3’te verilmiştir. Tablo 3. incelendiğinde, 15 yaş (x=26,64) ve 17 yaş
grubuna mensup (x=29,90) ergenler arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı (t =
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
617
2,420, p<.001) olduğu ve 17 yaş grubunda bulunan ergenlerin toplumsal cinsiyet
eşitliğine yönelik eğilimlerinin 15 yaş grubunda bulunan ergenlere göre daha az
olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ergenlerin yaşı ilerledikçe eşitlikçi toplumsal
cinsiyet rollerinin giderek düşmeye başlamasının sebebinin, ataerkil toplumsal
anlayışın daha belirgin bir şekilde hâkim olduğu yetişkin yaş grubundan insanlarla
ilişkilerinin artması ve giderek bu grubun içerisinde daha fazla yer almaya
başlamalarından kaynaklandığı söylenilebilir.
Tablo 4. Ergenlerin Okul Türlerine Göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik
Tutumlarına İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları
Değişken
Düzey
N
X
SS
SD
F
p
Okul Türü
Fen lisesi
53
24,53
11,76
5,308
21,931
0,000
Sosyal bilimler lisesi
71
22,35
10,16
Anadolu lisesi
50
23,54
10,58
İmam hatip lisesi
79
32,72
10,85
Mesleki ve Teknik Anadolu
lisesi
60
36,48
10,00
Toplam
313
28,24
12,00
Ergenlerin puan ortalamalarının, okul türüne bağlı olarak anlamlı bir farklılık
gösterip göstermediğini incelemek için tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA)
yapılmıştır. Tablo 4’teki puan ortalamaları karşılaştırıldığında okul türüne göre
grupların toplumsal cinsiyet eşitliği ölçeği ile arasındaki farkın (F=21,931, p<0,000)
anlamlı olduğu görülmüştür. Belirlenen farkın hangi gruplar arasında olduğunu
anlamak amacıyla Scheffe testi yapılmış sonuç olarak; imam hatip lisesi ve mesleki
teknik anadolu lisesi’nde okuyan ergenlerin diğer okul türüne mensup olan ergenler
ile toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları arasındaki farkın (p<0,05)
düzeyinde anlamlı olduğu; fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve anadolu lisesinde
eğitim gören ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarının arasında
ise anlamlı bir farklılığın olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular
imam hatip lisesi ve mesleki teknik anadolu lisesinde eğitim gören ergenlerin erkeği
üstün görme ve kadını erkeğe bağımlı kılma anlayışı yönündeki ilimlerinin diğer
okul türlerinde eğitim gören ergenlere göre daha fazla olduğunu göstermektedir.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
618
Tablo 5. Ergenlerin Anne Eğitim Düzeyine Göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik
Tutumlarına İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları
Değişken
Düzey
N
X
SS
SD
F
p
Anne
Eğitim
Düzeyi
İlkokul veya altı mezuniyet
93
29,69
12,08
3,309
0,964
0,410
Ortaokul mezunu
63
28,65
10,79
Lise mezunu
88
27,68
12,71
Yükseköğretim
69
26,61
12,01
Toplam
313
28,24
12,00
Ergenlerin puan ortalamalarının, anne eğitim düzeyine bağlı olarak anlamlı bir
farklılık gösterip göstermediğini belirtmek için tek yönlü varyans analizi yapılmıştır.
Tablo 5’teki analiz sonuçları incelendiğinde, ergenlerin annelerinin itim
durumlarına göre toplumsal cinsiyet eşitliği tutumlarına yönelik puan ortalamaları
arasında anlamlı (F=0,964, P>0,05) bir fark görülmemektedir. Bu sonuç anne eğitim
düzeyinin ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları üzerinde etkili
olmadığını göstermektedir.
Tablo 6. Ergenlerin Baba Eğitim Düzeyine Göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik
Tutumlarına İlişkin Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları
Değişken
Düzey
N
X
SS
SD
F
p
Baba
Eğitim
Düzeyi
İlkokul veya altı mezuniyet
36
32,14
12,81
3,309
1,531
0,206
Ortaokul mezunu
47
28,09
10,21
Lise mezunu
115
28,03
11,73
Yükseköğretim
115
27,29
12,58
Toplam
313
28,24
12,00
Ergenlerin puan ortalamalarının, baba eğitim düzeyine bağlı olarak anlamlı bir
farklılık gösterip göstermediğini belirtmek için tek yönlü varyans analizi yapılmıştır.
Tablo 6’daki analiz sonuçları incelendiğinde ise ergenlerin babalarının eğitim
durumlarına göre toplumsal cinsiyet eşitliği tutumlarına yönelik puan ortalamaları
arasında anlamlı (F=1,531, p>0,05) bir farklılık görülmemektedir. Bulgular, bize baba
eğitim düzeyinin ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları üzerinde
bir etkiye sahip olmadığını söylemektedir. Elde edilen bu sonuç alanyazında yapılan
bazı çalışmalarla da benzerlik göstermiştir (Atış, 2010).
Tablo 7.Ergenlerin Anne Çalışma Durumlarına İlişkin t-Testi Sonuçları
Cinsiyet N X SS t
p
Evet
110
27,41
11,76
0,888
0,375
Hayır
203
28,67
12,13
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
619
Ergenlerin puan ortalamalarının, annenin çalışma durumuna bağlı olarak anlamlı bir
farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi yapılmıştır. Tablo 7’deki
analiz sonuçları incelendiğinde; ergenlerin anne çalışma durumlarına göre toplumsal
cinsiyet eşitliği tutumlarına yönelik puan ortalamaları arasında (t=0,888, p >0,001)
anlam bir fark görülmemiştir. Elde edilen bu sonuç, anne çalışma durumunun
öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları üzerinde bir etkisinin
olmadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra anne çalışma durumunun, öğrencilerin
tutum ve davranışları üzerinde anlamlı derecede farklılaştığını tespit eden pek çok
çalışmanın da olduğu görülmektedir (Ataman, 2009; Baykal, 1988; Esen vd., 2018;
Hoffman ve Kloska, 1995; Öngen ve Aytaç, 2013). Araştırmada elde edilen sonuç,
annesi çalışan öğrenci sayısının (110), annesi çalışmayan öğrenci sayısından (203)
daha az olmasından kaynaklanmış olabilir.
Tablo 8. Örneklem Grubunun Belirtilen İfadelere Katılma Durumları (Yüzdeleri)
1=Kesinlikle katılmıyorum
2=Katılmıyorum
3=Kısmen katılıyorum
4=Katılıyorum
5=Kesinlikle katılıyorum
1
2
3
4
5
1. Erkek kadına göre olaylara daha mantıklı yaklaşır.
32,6
27,2
20,4
9,6
10,2
2. Kadının erkekten çok para kazanması kadın erkek
arasındaki ilişkiyi bozar.
45,0
25,2
15,0
7,3
7,3
3. Kadın görüşeceği kişiler için kocasının onayını
almalıdır.
24,6
16,9
26,8
14,4
17,3
4. Ailenin parasal harcamaları erkeğin kontrolünde
olmalıdır.
32,9
24,6
20,4
12,5
9,6
5. Evle ilgili dışarıda yapılması gereken işler (fatura
yatırma gibi) erkeğin sorumluluğudur.
25,9
26,5
20,1
15,7
11,8
6. Erkek zeki olduğu için kadından daha başarılı olur.
57,8
21,1
10,5
3,8
6,7
7. İş yaşamında erkeğe öncelik verilmelidir.
51,4
20,1
15,5
7,7
8,3
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
620
Tablo 8. Örneklem Grubunun Belirtilen İfadelere Katılma Durumları (Yüzdeleri) (Devamı)
1=Kesinlikle katılmıyorum
2=Katılmıyorum
3=Kısmen katılıyorum
4=Katılıyorum
5=Kesinlikle katılıyorum
1
2
3
4
5
8. Ev işleri (ütü, bulaşık, evin toplanması, temizliği,
çocuk bakımı gibi) kadının sorumluluğudur.
31,9
23,6
22,4
12,8
9,3
9. Siyaset “erkeksi” bir alandır.
46,6
25,2
12,1
8,6
7,3
10. Kadının özgürlüğü her zaman erkeğin denetiminde
olmalıdır.
56,9
19,5
13,1
4,5
6,1
11. İş yaşamında üst düzey görevler erkeğe göredir.
49,5
18,2
14,4
10,2
7,7
12. Erkek kadından her zaman bir adım öndedir.
60,1
19,8
8,3
5,8
6,1
13. Erkek matematik ve fen alanındaki mesleklerde
kadından daha başarılıdır.
51,4
23,3
12,1
5,8
7,3
Araştırmaya katılan örneklem grubunun, cinsiyete yönelik tutumlarını belirlemek
amacıyla Tablo 8’deki belirtilen ifadelere katılım düzeyleri sorulmuştur. Ölçekteki 1,
6, 7, 9,10, 11, 12 ve 13 numaralı maddeler “Erkeği Üstün Gören Anlayış” olarak
adlandırılırken; 2, 3,4, 5 ve 8 numaralı maddeler “Kadını Erkeğe Bağımlı Kılan
Anlayış” olarak adlandırılmıştır (Gözütok, vd. 2017: 8-13). Araştırmada elde edilen
bulgulara göre örneklem grubunu oluşturan lise öğrencilerinin 1, 6, 7, 9, 10, 11, 12 ve
13 numaralı maddelere büyük oranda katılmadıkları belirlenmiştir. Bu anlamda
çalışma grubunun, erkeği üstün gören bir anlayışa sahip olmadığı saptanmıştır.
Benzer şekilde elde edilen bulgular örneklem grubunu oluşturan lise öğrencilerinin
2, 3,4, 5 ve 8 numaralı maddelere de katılmadığını ve kadı erkeğe bağımlı kılan
anlayışı benimsemediklerini göstermiştir.
4. Sonuç, Tartışma ve Öneriler
Bu araştırmada, lise öğrencilerinin cinsiyet eşitliği tutumlarının çeşitli değişkenler
açısından anlamlı farklılıklar gösterip göstermediği ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Ergenlerin cinsiyet eşitliği tutumları; cinsiyet, yaş, okul türü, anne-babanın eğitim
düzeyi ve annenin çalışma durumu değişkenleri açısından incelenmiştir. Çalışmada
elde edilen bulgular, alanyazındaki geçmiş çalışmalarla karşılaştırılarak tartışılmıştır.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
621
Araştırmaya katılan öğrencilerin ölçeğe katılım durumları incelendiğinde; erkek
öğrencilerin kız öğrencilere nazaran toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha
geleneksel görüşlere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Tablo 2). Bu sonuç ülkemizde
çeşitli eğitim kademelerinde öğrenim gören öğrenciler üzerine yapılan diğer
akademik çalışmaların sonuçlarıyla örtüşmektedir (Alptekin, 2014; Esen vd., 2018;
Kağıtçıbaşı ve Kansu, 1991; Kalaycı vd., 2012; Öngen ve Aytaç, 2013; Savaş, 2018;
Yılmaz vd., 2009; Vefikuluçay vd.; 2007). Elde edilen sonuçlardan hareketle,
toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığın attırılması hususunda öncelikli
hedef kitlenin erkekler olarak belirlenmesi ve bu hedef kitleye yönelik bazı sosyal
içerikli politikaların geliştirilmesi ilerleyen süreçte bireylerin toplumsal cinsiyet
eşitliği algısını da olumlu bir yönde değiştirebilecektir (Savaş, 2018: 116). Böylelikle
küçük yaştan itibaren başlayan toplumsallaşma süreci daha eşitlikçi bir yapıya
kavuşarak bireylerin gelecek yaşantılarında sergileyecekleri tutum ve davranışlarına
toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından pozitif yönlü bir katkı sağlayabilecektir.
Çalışmada 15 ve 17 yaş grubunda olan öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliğine
yönelik tutumları arasında farklılık tespit edilmiştir (Tablo 3). Elde edilen sonuçlara
göre; 17 yaş grubunda olan ergenlerin, 15 yaş grubunda yer alan ergenlere göre
eşitlikçi toplumsal cinsiyet rolünü daha az benimsedikleri saptanmıştır. Türkiye’de
bireylerin toplumsal cinsiyet algılarının ne şekilde meydana geldiğini saptamak
amacıyla 7 farklı coğrafi bölgeden, 18 yaş ve üzeri katılımcıların oluşturduğu
toplamda 2630 kişilik bir örneklem grubuyla çalışma gerçekleştiren Savaş’a göre
(2018) ülkemizde bireylerin temel toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin süregelen
basmakalıp yargıları ciddi bir şekilde devam etmektedir. Ayrıca kadınların rol ve
temel sorumluluk alanlarının evlilik ve aile olduğu, eve bakma yükümlülüğünün ise
daha çok erkek tarafından yapılması gereken bir olarak görüldüğü tespit
edilmiştir. Buradan hareketle, ergenlerin yaş ilerledikçe eşitlikçi toplumsal cinsiyet
rollerinin azalmaya başlamasının sebebinin, ataerkil toplumsal anlayışın daha
belirgin olarak göründüğü yetişkin yaş grubu içerisinde yer almaya başlamaları ve
toplumun geneli tarafından erkeğe ve kadına yüklenen cinsiyet rollerinin giderek
hayatlarında daha baskın bir hale gelmeye başlamasından kaynaklandığı
düşünülmektedir.
Araştırmada öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliği puanları, okul türüne göre
istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermektedir (Tablo 4). Sonuçlara göre imam
hatip lisesi ve mesleki teknik anadolu lisesinde okuyan ergenlerin diğer okul türüne
mensup olan ergenler ile toplumsal cinsiyet eşitliği tutumları anlamlı farklılık
göstermiştir. Fen Lisesi, sosyal bilimler lisesi ve anadolu lisesinde eğitim gören
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
622
ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarının arasında ise anlamlı bir
farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç Esen vd.’nin (2018) çalışmasında çıkan
sonuçlar ile örtüşmektedir. Çelik vd. (2013) ve Zeyneloğlu’nun (2008) çalışmalarında
Anadolu lisesinden mezun olan öğrencilerin diğer liselerden mezun olanlara göre
daha eşitlikçi toplumsal cinsiyet rolünü benimsedikleri ortaya konmuştur. Bu
durumun ergenlik döneminde daha açık bir şekilde ortaya konan sosyal ve bilişsel
beceriler ile ilişkili olabileceğine inanılmaktadır.
İmam hatip lisesi ve mesleki teknik anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin
diğer okul türlerine mensup öğrencilerden daha geleneksel ve daha az eşitlikçi bir
görüşe sahip olması araştırmanın dikkat çeken bulgularındadır. İmam hatip
liselerinde eğitim gören öğrencilerin, geleneksel cinsiyetçi rolleri diğer okul türlerine
göre daha çok benimsemesinin nedeninin, genel akademik eğitim ile dini eğitimi
zamanlı bir şekilde almalarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Nitekim Tunç
(2013) tarafından yapılan akademik çalışmada kendilerini dindar olarak tanımlayan
lise öğrencilerinin geleneksel değerlere daha fazla bağlı olduğu ve bu bağlılık
sonucunda toplumsal cinsiyet rollerini daha fazla benimsemedikleri tespit edilmiştir.
Benzer şekilde kendilerini dindar olarak tanımlayan birey ve birey gruplarının daha
az eşitlikçi tutumlara sahip olduklarını söyleyen akademik çalışmalarda mevcuttur
(Fenyes, 2014; Frize vd., 2003; Kuzgun ve Sevim, 2004; Read, 2002; Sevim, 2006).
Bunun yanı sıra mesleki teknik anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilerin de
diğer okul türlerine oranla eşitlikçi tutum ve davranış puanlarının düşük olduğu
görülmüştür (Öztürk, 2012). Mesleki teknik anadolu liselerinin, imam hatip
liselerinde olduğu gibi cinsiyetçi bölümüne uygun şekilde tasarlanmış olması ve
ortaöğretimdeki diğer türdeki okullara kıyasla öğrenim gören öğrenci sayısının
cinsiyete re farklı dağılımlar göstermesi bu okullarda okuyan öğrencilerin
toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin bakış açılarını olumsuz yönde etkileyen bir
durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu okullarda cinsler arası
soyutlaşmayı önleyecek türden çeşitli düzenlemeler yapılmasının toplumsal cinsiyet
eşitliğinin sağlanması noktasında yarar sağlayabileceği söylenebilir.
Araştırmada lise öğrencilerinin ebeveynlerinin eğitim düzeyleri ve toplumsal
cinsiyet eşitliği puanları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu sonuç, Esen vd.
(2018), Engin Demir vd., (2016) ve Düşmez’in (2016) yapmış oldukları akademik
çalışmaların sonuçlarıyla örtüşmemektedir. Alanyazında yer alan bu çalışmalarda
ebeveynlerin eğitim düzeyleri ile toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik algıları
arasında anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Buradan hareketle ve Tablo 8’de
gösterilen veriler ışığında, elde edilen bulguların diğer akademik çalışmaların
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
623
sonuçlarına göre farklılık göstermesinin sebebi olarak; örneklem grubunu oluşturan
lise öğrencilerinin ebeveynlerinin eğitim düzeyleri fark etmeksizin ataerkil toplum
yapısı içerisinde kadının maruz kalabileceği cinsiyet temelli ayrımcılık, tutum ve
davranışlara karşın eşitlikçi bir yaşam konusunda belli bir bilince sahip oldukları
düşünülmektedir. Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin pozitif
yöndeki bu bakışları kendi çocuklarının tutum ve davranışlarına da yansımış
olabilir.
Araştırma sonucunda ergenlerin anne çalışma durumları ile cinsiyet eşitliği
tutumları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir (Tablo 7). Bu sonuç, alanda yapılan
diğer akademik çalışmalar ve onların sonuçları ile örtüşmemektedir. Esen vd. (2018)
yaptıkları çalışmada anneleri tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışan öğrencilerin
eşitlikçi boyut puanlarının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Baykal (1988) ise
üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rolleri belirlemek amacıyla yapmış
olduğu çalışmasında ev bütçesine katkı sağlayan bir anneye sahip olan öğrencilerin,
çalışmayan bir anneye sahip olan öğrencilerden daha eşitlikçi bakış açısına sahip
olduğunu tespit etmiştir. Konu ile ilgili başka bir çalışma gerçekleştiren Ataman
(2009) ise toplumsal cinsiyet rollerinin oluşumunun, kişinin içinde yaşadığı
toplumda aileden başlayarak modellerin gözlenmesi yoluyla edinilmekte olduğunu
ve bu kavramların sosyalleşme süreci içinde öğrenildiğini ifade etmektedir. Bunun
yanı sıra alanyazında; çalışan annelerin itlikçi bir cinsiyet rolü benimsemelerine
rağmen ev ortamında daha iyi bir anne ve olmaları gerektiğini düşünmelerinden
ötürü geleneksel cinsiyetçi tutum ve değerleri benimsemeyi tercih edebileceğine
ilişkin çalışmalar da bulunmaktadır (Couter vd., 2001; Panayotova ve Brayfield,
1997). Buradan hareketle çalışmaya katılan öğrencilerin annelerinin, eşitlikçi bir
tutum benimsemelerine rağmen iyi bir anne olma ve çocuklarıyla daha sık vakit
geçirme düşüncesiyle herhangi bir işte çalışmamayı tercih etmiş olabilecekleri
düşünülmektedir. Bununla beraber anneleri bir işte çalışan ergenlerin sayısının (110),
çalışmayan bir anneye sahip olan ergenlerin sayısından (203) daha az olmasının da
elde edilen sonuca etki etmiş olabileceği gözardı edilmemelidir.
Çalışmamızda ölçeğe verilen cevaplar dikkate alındığında ergenlerin “erkeği üstün
gören anlayış”a ait maddelere çoğunlukla katılmadığı ve ayrıca “kadını erkeğe
bağımlı kılan anlayış”a ait maddelerde de yine çoğunun “katılmıyorum” ve
“kesinlikle katılmıyorum” şeklindeki ifadeleri tercih ettikleri görülmüştür (Tablo 8).
Bu sonuçlara bakılarak yetişmekte olan yeni neslin toplumsal cinsiyet eşitliği
kavramına karşı daha olumlu bakış açılarına sahip olduğu düşünülmektedir. Bu
durum özellikle kadın ve erkeğin doğuştan gelen biyolojik farklılıklarına atıf yaparak
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
624
cinsiyetçi rol ve kimlikler üzerinden tutum ve davranışlar üreten ataerkil toplum
anlayışının değiştirilip yerine daha eşitlikçi bir toplumsal anlayışın meydana
getirilmesi bakımından önem arz etmektedir.
Araştırma sonuçları değerlendirilirken araştırmanın sınırlılıkları da dikkate
alınmalıdır. Araştırmamızın sınırlılıklarından biri araştırma grubunun sadece
Eskişehir İlinin merkezinde öğrenim gören lise öğrencilerinden oluşmasıdır.
Bulguların genellenebilirliği açısından araştırmanın, lise türlerindeki öğrenciler ve
farklı bölgelerdeki lise öğrencileri ile yinelenmesi önemlidir.
Araştırmada varılan sonuç ve konu ile ilgili alanyazın dikkate alınarak aşağıda bazı
öneriler sunulmuştur:
1-) İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim ders programlarına toplumsal cinsiyet
eşitliği ile ilgili dersler konulmalıdır. Ayrıca, okul içerisinde demokratik yapı ve
süreçleri yaratmak için öğrencilere demokratik deneyimler kazandıracak yeni eğitim
programları geliştirilmelidir.
2-) Eğitimin hangi kademesinde olursa olsun öğrencilerin sahip olduğu cinsiyetçi
görüşlerin farkına varmaları sağlanmalıdır. Bu konuda öğretmenlere önemli görevler
düşmektedir. Bu sebeple üniversitelerin öğretmen yetiştirme programlarında
toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin derslerin yaygınlaştırılması gerekmektedir.
3-) Vatandaşlara hizmet sağlayan halk eğitim merkezlerinde toplumsal cinsiyet
eşitliğiyle ilgili farkındalık arttırıcı çalışma ve etkinlikler yapılmalıdır.
4-) Çocukların tutum ve davranışları üzerinde büyük bir etkiye sahip olan ailelerin
günlük konuşma dili içerisinde sıkça kullanılan ve özünde hatalı olan cinsiyetçi
tabirler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Kaynakça
Alptekin, D. (2014). Çelişik duygularda toplumsal cinsiyet ayrımcılığı sorgusu:
Üniversite gençliğinin cinsiyet algısına dair bir araştırma. Selçuk Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi,32, 203-211.
Altınova, H.H. & Duyan, V. (2013). Toplumsal cinsiyet algısı ölçeğinin geçerlik
güvenirlik çalışması. Journal of Socrety & Social Work, 24(2),9-22.
Aslan, A.(2007). Lise son sınıf kız öğrencileri cinsiyet rollerine ilişkin
düşünceleri(Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi, Ankara.
Ataman, H. (2009). LGBTT hakları insan haklarıdır. İnsan Hakları Gündemi Derneği
Yayını.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
625
Atış, F. E. (2010). Ebelik/hemşirelik 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine
ilişkin tutumlarının belirlenmesi(Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Çukurova
Üniversitesi, Adana.
Bartini, M. (2006). Gender role flexibility in early adolescence: Developmental change
in attitudes, self-perceptions, and behaviors. Sex Roles (55), 233245.
Baykal, S. (1988). Üniversite öğrencilerinin cinsiyet rolleri ile ilgili kalıp yargılarının Bazı
değişkenler açısından incelenmesi (Yayımlanmamış doktora tezi). Hacettepe
Üniversitesi, Ankara.
Baykal, S.(1991). Üniversite öğrencilerinin cinsiyet rolleri ile ilgili kalıp yargılarının
bazı değişkenler açısından incelenmesi. Psikolojik Danışman ve Rehberlik Dergisi, 1(2),
66-75.
Bolak-Boratav, H. (2001). Feminist psikoloji: Nedir, nasıl gelişti, psikolojiye getirdiği
yeni açılımlar. Türk Psikoloji Yazıları, 4 (7),1-19.
Bulanda, R. E. (2004). Paternal involvement with children: The influence of gender
ideologies. Journal of Marriage and Family, (66) 40-45.
Büyüköztürk, Ş., Kılıç, E., Akgün, Ö.E., Karadeniz, Ş.D. & Demirel, E.(2009). Bilimsel
Araştırma Yöntemleri. Pegem Yayıncılık.
Cenkseven, F. (2002). Ergenlerin cinsiyet ve cinsiyet rollerinin benlik imajına etkisi.
Eğitim ve Bilim, 27(125), 28-35.
Couter, C. A., Head, R. M., Bumpus, F. & Mchale, S. M. (2001). Household chores:
under what conditions do mothers lean on daughters?. New Directions İn Child
Development, (94), 23-41.
Çeber, E., Nazlı, A., Mermer, G., Yücel, U., Demirelöz, M., Eksioğlu, A. & Aslan,
G.(2009).Ergenlerde cinsiyet eşitliği ölçeğinin türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve
güvenirlik çalışması, Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Dergisi, (2) 5-15.
Çelik A. S., Pasınlıoğlu, T., Tan, G. & Koyuncu, H. (2013). Üniversite öğrencilerinin
cinsiyet eşitliği tutumlarının belirlenmesi, Florence Nightingale Hemşirelik Dergisi,
21(3), 181-186.
Demirel, Ö.(2007). Kuramdan uygulamaya eğitimde program geliştirme. Pegem
Yayıncılık.
Demren, Ç. (2001). Ataerkillik ve erkeklik biçimlerinin karşılıklı ilişkileri ve etkileşimleri
(Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
626
Diekman, A. B., Eagly, A. H. &Kulesa, P. (2002). Accuracy and bias in stereotypes
about the social and political attitudes of women and men. Journal of Experimental
Social Psychology, 38(3), 268282.
Dökmen, Z.(2014). Toplumsal Cinsiyet, Sosyal Psikolojik Açıklamalar. Remzi Kitabevi.
Düşmez, İ.(2016). Çocuk gelişim bölümü öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rolü
tutumlarının incelenmesi. The Journal of Academic Social Science Studies.47, 489-509.
Esen, E., Öztürk, B. & Siyez, D.M. (2018). Toplumsal cinsiyet algısı ölçeği’nin ergen
formu’nun gerlik ve güvenirlik çalışması. Nesne Psikoloji Dergisi, 6(12), 144-173.
Fenyes, H. (2014). Gender role attitudes among higher education students in a
borderland central-eastern european region called ‘Partium’. CEPS Journal, 4(2),49-70.
Flowers, N. (2010). Pusulacık. Çocuklar için insan hakları eğitimi kılavuzu. İstanbul Bilgi
Üniversitesi Yayınları.
Frieze, I. H., Kogovsek, T., Rener, T., Horvat, J. & Sarlija, N. (2003). Gender-role
attitudes in university students in the United States, Slovenia, Croatia. Psychology of
Women Quarterly, 27(3),256-261.
Galambos, N. L., Almeida, D. M. & Petersen, A. C. (1990). Masculinity, femininity
and sex role attitudes in early adolescence: Exploring gender intensification. Child
Development, 61(6), 1905-1914.
Gözütok, F. D., Toraman, Ç. & Acar-Erdol, T. (2017). Toplumsal cinsiyet eşitliği
ölçeğinin geliştirilmesi. İlköğretim Online, 16(3), 1036-1048.
Hill, J. P. & Lynch, M. E. (1983). The intensification of gender related role
expectations during early adolescence. In J. Brooks Gunn & A. C. Petersen (Eds.),
Girls at puberty (pp. 201- 228). Plenum.
Huston-Stein, A. & Welch, R. L. (1979). Sex role development and the adolescent. In J.
Adams (Ed.) Understanding adolescence (4th ed.). Allyn & Bacon.
Kağıtçıbaşı, Ç. & Kansu, A. (1991). Cinsiyet rollerinin sosyalleşmesi ve aile dinamiği:
Kuşaklararası bir karşılaştırma. T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Aile Yazıları,
5(3), 79-93.
Kalaycı, N., Hayırsever, F. & Özcan, F.Z. (2012). İlköğretim okulu öğrencilerinin
toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin algıları. 2. Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim
Kongresi, Turkish Studies, 9(2), 811-831.
Kalaycı, N. &Hayırsever, F.(2014). Toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamından
vatandaşlık ve demokrasi eğitimi ders kitabına yönelik bir İnceleme ve bu konuya
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
627
ilişkin öğrenci algılarının belirlenmesi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 14(3), 1-
26.
Katz, P. A. & Ksansnak, K. R. (1994). Develeopmental aspects of gender role
flexibility and traditionality in middle childhood and adolescence. Developmental
Psychology, (30), 272-282.
Kavuran, E.(2011). Atatürk üniversitesi sağlık bilimleri fakültesi hemşirelik öğrencilerinin
toplumsal cinsiyet eşitliğine bakışlarının belirlenmesi(Yayımlanmamış yüksek lisans tezi).
Atatürk Üniversitesi, Erzurum.
Kılıç, A. Z, Beyazova, A, Akbaş, H. M., Zara, A. & Serhatlı, İ. (2014). Okul çağı
çocuklarının toplumsal cinsiyet algıları. Gündelik yaşam örnekleriyle cinsiyetçiliğin
benimsenme durumuna ve esneyebilme olasılığına dair bir araştırma. Sosyoloji
Araştırmaları Dergisi,17(2), 122-151.
Kuzgun, S. & Sevim, S. A. (2004). Kadınların çalışmasına karşı tutum ve dini
yönelimler arasındaki ilişki. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi,
37(1),14-27.
Lindberg, S. M., Hyde, J. S. & Hirsch, L. M. (2008). Gender and mother-child
interactions during mathematics homework: The importance of individual
differences. Merril-Palmer Quarterly, 54 (2), 232-255.
Oswald, L. D. & Lindstedt, K. (2006). The content and function of gender self-
stereotypes: An exploratory investigation. Sex Roles (54), 447458.
Öngen, B. & Aytaç, S. (2013). Üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine
ilişkin tutumları ve yaşam değerleri ilişkisi. Sosyoloji Konferansları, 48,1-18.
Öztürk, S. (2012). “Kadın/erkek olma süreçleri” ile ilgili yaklaşımlar: İstanbul anadolu
yakasında bulunan ve farklı özelliklere sahip liselerde yapılan niteliksel çalışma
(Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, İstanbul.
Panayotova, E. & Brayfield, A. (1997). National context and gender idelogy:
Atttitudes toward womens employment in Hungary and the United States, Gender
Society, 11(5),627-655.
Perrone, K. M., Wright, S. L. & Jackson, Z. V. (2009). Traditional and nontraditional
gender roles and work-family interface for men and women. Journal of Career
Development, 36(1), 8-24.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
D. Türkmen & G. Alptekin CALESS 2020, 2 (2), 608-629
628
Pınar, G., Taşkın, L. & Eroğlu, K.(2008). Başkent üniversitesi yurdunda kalan
gençlerin toplumsal cinsiyet rol kalıplarına ilişkin tutumları. Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Dergisi, 15(1), 47-57.
Read, J. G. (2002). Challenging myths of muslim women: The influence of Islam on
Arab-American women’s labor force activity. The Muslim World,92(1-2), 19-37.
Rowley, S. J., Kurtz-Costes, B., Mistry, R. & Feagans, L. (2007). Social status as a
predictor of race and gender stereotypes in late childhood and early adolescence.
Social Development, 16(1), 150168.
Ruble, D.N. & Martin, C.L.(1998). Gender development. In W. Damon, N, Eisenbery (Eds),
Handbook of child psychology; Vol: 3 Social, emotional and personality development, (5.
ed., pp. 933-1016), Wiley.
Savaş, G. (2018). Türkiye’de yaşayan bireylerin toplumsal cinsiyet eşitliği algısı.
Akdeniz Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi,1(2),101-121.
Sevim, S. A. (2006). Religious tendecy and gender roles: Predictors of the attitudes
toward women’s work roles?. Social Behavior and Personality: An International Journal,
34(1), 77-86.
Tunç, H. (2013). Toplumsal değişim sürecinde din ve toplumsal cinsiyet: Lise gençliği
üzerine sosyolojik bir araştırma(Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Sütçü İmam
Üniversitesi, Kahramanmaraş.
Uçan, G. & Baydur, H. (2016). Türk erkeklerinde cinsiyet eşitiliği ölçeği’nin geçerlilik
ve güvenilirlik çalışması. International Journal of Social Science,(47), 289-308.
Vefikuluçay, D., Zeyneloğlu, S., Eroğlu, K. & Taşkın, L. (2007). Kafkas üniversitesi
son sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin bakış açıları. Hacettepe
Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi,14(2), 26-38.
Yılmaz, D. V., Zeyneloğlu, S., Kocaöz, S., Kısa, S., Taşkın, L. & Eroğlu, K. (2009).
Üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin görüşleri. Uluslararası
İnsan Bilimleri Dergisi, 6(1): 775-792.
Zeyneloğlu, S. (2008) Ankara’da hemşirelik öğrenimi gören üniversite öğrencilerinin
toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları(Yayımlanmamış doktora tezi). Hacettepe
Üniversitesi, Ankara.
International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences
Ergenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin CALESS 2020,2 (2), 608-629
tutumlarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
629
İnternet Kaynakları
Çalışkan, B. (2016). Okulların toplumsal cinsiyete duyarlılık açısından
değerlendirilmesi-başlangıç durum değerlendirmesi ve ihtiyaç analiz raporu. 05
Eylül 2020 tarihinde Erişildi: http://www.researchgate.net/publication/301621171
Engin Demir, C., Kılıç, A. Z., Çalışkan, B., Hanbay Çakır, E., Karaman, N. G. &
Özbek, Ü. Ş. (2016). Okulların toplumsal cinsiyete duyarlılık açısından
değerlendirilmesi: Başlangıç durum değerlerndirmesi ve ihtiyaç analizi raporu. 03
Eylül 2020 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı internet adresinden
erişildi:http://etcep.meb.gov.tr/application/assets/admin/uploads/userfiles/files/araştirma_rap
oru.pdf
T.C. Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü. (2008). Toplumsal cinsiyet eşitliği ulusal eylem
planı 2008-2013, 07.09.2020 tarihinde internet adresinden
erişilmiştir:http://www.huksam.hacettepe.edu.tr/Turkce/SayfaDosya/TCEUlusaleylemplani.p
df.
UN (2008). The role of men and boys in achieving gender equality. E.T. 01.12.2020
www.un.org/womenwatch/daw/public/w2000/W2000%20Men%20and%20Boys%20E%20w
eb.pdf.
WHO. (2011). Gender mainstreaming for health managers: A pratical approach.
[Online]http://apps.who.int/iris/bitstream/10665/44516/1/9789241501071.eng.pdf.Erişim
Tarihi. 06.09.2020.
Book
Full-text available
Sosyal bilimler alanında lisans ve lisans üstü düzeylerde “bilimsel araştırma yöntemleri” ile ilgili pek çok ders okutulmaktadır. Anayasa'da, eğitimle ilgili yasalarda, öğretim programlarında ve yönetmeliklerde okullar ile öğretmenlerin öğretim dışında bir başka temel görevinin araştırma olduğunun vurgulanmasına rağmen, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırıldığı 1997 yılından itibaren öğretmen yetiştiren lisans programlarının tamamına yakınında bu tür dersler programlardan çıkartılmıştır. Daha sonra yapılan pek çok yerel, ulusal ve uluslararası araştırmaların sonuçları ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin en başarısız oldukları alanlar içinde bilimsel süreç becerilerinin ve problem çözme becerilerinin olduğunu göstermiştir. Bilimsel araştırma sonuçlarını referans alan Millî Eğitim Bakanlığı ilköğretimden başlamak üzere tüm ders programlarını yapılandırmacı anlayışa dayalı olarak yeniden hazırlamaya başlamış ve ilköğretim 1-5 yeni ders programlarını 2004/2005 yılında uygulamaya koymuştur. Yeni ders programlarının dikkat çeken yanlarından biri, öğrencilere araştırma kültürünün kazandırılmasına vurgu yapmış olması ve okulları adeta birer proje, araştırma yuvaları olarak görmesidir. Tüm bu gelişmelere paralel olarak YÖK eğitim fakültelerinin programlarının geliştirilmesine karar vermiş ve bu konuda eğitim fakültelerinin de katılımını sağlayarak öğretmen yetiştiren lisans programlarını yeniden düzenlenmiştir. Yeni ders programlarında bilimsel araştırma yöntemleriyle ilgili derslere yer verilmiştir. Bu kitap, eğitimin yanı sıra sosyal bilimlerin diğer alanlarında lisans düzeyinde okutulan araştırma yöntemleriyle ilgili dersler için ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Kitabın aynı zamanda sosyal bilimler alanında çalışma yapan tüm araştırmacılar için kaynak bir kitap olabileceği düşünülmüştür. Kitabın Birinci Bölümü'nü temel kavramları da içeren “Bilimsel Araştırmanın Temelleri” oluşturmaktadır. “Problemi Tanımlama” olarak isimlendirilen ikinci bölümde problemin seçimi ve tanımlanmasına ilişkin süreçlere yer verilmiştir. Üçüncü bölümü “Örnekleme Yöntemleri”, dördüncü bölümü “Veri Toplama Araçları”, beşinci bölümü “Nicel Araştırmalar” ve altıncı bölümü “Nitel Araştırmalar” oluşturmaktadır. Kitabın son bölümü, “Raporlaştırma” konusuna ayrılmıştır. Kitabın yararlı olması dileğiyle, kitabın hazırlanması sürecinde emeği geçen herkese şükranlarımızı sunarız.
Article
Full-text available
The main purpose of this study was to investigate the reliability and the validity of the Gender Perception Scale (GPS) for adolescents. Another purpose was to investigate whether the gender perception of high school students differs in terms of certain sociodemographic variables (sex, school type, monthly family income, the employment status of the mother and parents’ education levels) The scale was administered to a total of 823 adolescents (451 girls, 372 boys) and the test-retest reliability analysis was carried out among 118 of the 823 adolescents. Confirmatory Factor Analysis (CFA) verified a two-factor model which is different from the original scale. Resulting factors were traditional gender perception and equalitarian gender perception. The Goodness of fit indices of the two-factor hypothetic model was found to be as follows: χ2=500.15, df=168, χ2 /df=2.97, GFI=.92, AGFI=.90, CFI=.91, RMSEA=0.06, SRMR= .05. Also, we found that the differences between the average scores of the groups within the upper and lower 27% of the scale were statistically significant. The internal consistency coefficients were sufficient for each subscale (ranging from .80 to .86) and the total scale (α= .89). In addition, the test-retest reliability coefficients for equalitarian gender perception subscale (.73), and traditional gender perception subscale (.80) were determined to be within the acceptable limits. As a result, the GPS was found to be valid and reliable and its psychometric characteristics were acceptable. In addition, both equalitarian and traditional gender perception subscale scores were significantly different in terms of sex, school type, monthly family income, the employment status of the mother and parents’ education levels
Article
Full-text available
ÖZ. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda görüşlerini belirleyebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. 45 madde olarak hazırlanan deneme formunun uygulaması sonucunda geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak iki faktörlü 13 maddeli Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği (TCEÖ) son halini almıştır. Faktörlerden biri “erkeği üstün gören anlayışa (EÜGA)” ilişkin bilgi verirken; diğer faktör “kadını erkeğe bağımlı kılan anlayışla (KEBKA)” ilgili bilgi sağlamaktadır. Cronbach Alpha iç tutarlılık güvenirlik düzeyi 0,889 olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda TCEÖ’nün alanda yapılacak çalışmalarda veri toplamak amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğu belirlenmiştir.
Article
Full-text available
In order to provide an egalitarian approach to men’s gender attitude which have negative impacts both on women’s and on their own lives, various international programs are carried out. In order to assess the efficacy of these programs and to demonstrate changes brought about by these programs, various measurement tools have been developed. The present study aims to adapt the Gender Equitable Men Scale (GEMS) into Turkish and to determine its psychometric properties. The study designed as a crosssectional one is a methodological study. In the study, a survey study was carried out to adapt the GEMS into Turkish language and to determine its psychometric properties. The GEMS administered in the study measures attitudes towards differences in the social life or male-female relationships resulting from gender inequality. It consists of 4 subscales and 24 items. The subscales are the Violence Domain Items (6 items), Sexual Relationships (7 items), Reproductive Health and Disease Prevention (5 items), Domestic Chores and Daily Life (5 items). Each item is scored on a 3-point scale (1 = I agree, 2 = I partially agree, and 3 = I do not agree). High scores refer to high support for gender equality. In the study, first, the items of the scale were adapted into Turkish through standard methods (forward and back translation, cognitive debriefing and pilot testing). The sample size of the study was calculated as to be at least 5-10 times the number of the items. The questionnaire was administered to 505 men aged ≥18 years and living in the province of Manisa through face-to-face interviews. For the analysis of the data obtained, the confirmatory approach was used. The defining characteristics of the items of the scale were analyzed. For the reliability analysis, Cronbach's alpha coefficients and itemtotal correlations were calculated. For the validity analysis, confirmatory factor, correlations and the student t-test were conducted. For the analysis of the scale, SPSS 21.0, Lisrel 9.1 and MAP statistical software packages were used. The mean age of the participants was 41.9 ± 14.0. Of them, 30.6% were primary school graduates, 70.4% were married, 88.5% had the social security and 61.6% had regular jobs. The Cronbach's alpha coefficient of the scale is 0.856. The Root Mean Square Error of Approximation (RMSEA) and Comparative Fit Index (CFI) values of the subscales of the GEMS ranged from 0.018 to 0.076 and from 0.969 to 0.996 respectively. There is a moderate or good level of correlation between the GEMS and other scales assessing gender (p <0.05). In addition, there is significant relationship between the GEMS and variables such as education, employment status and quality of life (p <0.05).
Technical Report
Full-text available
Bu durum değerlendirmesi ve ihtiyaç analizi raporunun amacı “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi” kapsamındaki 10 proje ilinden seçilmiş bulunan 40 pilot okuldaki toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyete duyarlı okul ortamı konusunda halihazırda var olan durumu öğrenci, öğretmen, okul yöneticisi, müfettiş, veli, MEB İl Teşkilatı yöneticileri, sendikalar ve MEB Merkez Teşkilatı temsilcilerinin bakış açısı ile ortaya koymaktır.
Article
Full-text available
In this paper, we examine the attitudes towards gender roles among higher education students in a borderland Central-Eastern European region. We used the database of ‘The Impact of Tertiary Education on Regional Development’ project (N=602, 2010). We intend to determine what kind of attitudes towards gender roles the students identify themselves with, what affects these attitudes (gender, faculty type, social background of students, locality type, religiosity), and finally what kind of educational policy implications could be relevant concerning our findings. We have used cluster analysis and a logistic regression model, and formulated several hypotheses that were controlled by these methods. Our results show that there are a large number of students who belong to the more traditional attitude cluster in this region, but women more frequently identify themselves with modern gender roles than men do. The faculty-type effect has only been partly detected. We have found that with ‘male-dominated’ majors, both women and men identify themselves with more traditional attitudes and that with ‘female-dominated’ majors all students have more modern attitudes. The effect of social background is contradictory. Those whose parents had larger numbers of books had increased modern attitudes, but the factor ‘regular financial problems in the family’ also increased it. Our next result is that students who live in villages are not more traditional than others, because they live in cities during their studies. Our final result is that churchly religious students think more traditionally regarding gender roles than others do, but those who are religious in their own way do not.
Article
Kadinlarin calismasina iliskin yapilmis arastirmalarin cogu, calisan kadinlarin ev ve isyerinde yasadiklari zorluklari saptamaya yoneliktir. Bu arastirmada ise kadinin calismasina karsi tutumlarla dini yonelim arasindaki iliski incelenmistir. Arastirmaya katilan bireylere Kuzgun tarafindan gelistirilmis Kadinin Calismasina Karsi Tutum Olcegi (KCKTO) ile Onay (1997) tarafindan gelistirilmis Dini Yonelim Envanteri(DYE) uygulanmistir. Verilerin analizinde Pearson korelasyon katsayisi ile iki faktorlu varyans analizi yontemi kullanilmistir. Arastirmaya katilan bireylerin KCKTO ve DYE puanlari arasindaki korelasyon katsayisi -0.35 olarak bulunmustur. Yani, dini yonelim duzeyi ile kadinin calismasina karsi olumlu tutum arasinda ters yonde ve zayif bir iliski soz konusudur. Ote yandan, arastirmanin sonuclarina dayanarak, egitim duzeyi yukseldikce kadinin calismasina karsi olumlu tutumlarin arttigini ve dini yonelim duzeyinin azaldigini soylemek mumkundur.