ChapterPDF Available

Temlikname İle Kurulan Vakıflara Örnek: Şeyh Mustafa Devati Efendi Cami Vakfı

Authors:

Abstract

Osmanlı Devleti Vakıf Sistemi Temlikname
SOSYAL, BEŞERİ VE
İDARİ BİLİMLER
ALANINDA AKADEMİK ÇALIŞMALAR- II
gi
Edtör :
DR. ÖĞR. ÜYESİ
HASAN SELİM KIROĞLU
CİLT 5
İmtyaz Sahb / Publsher • Yaar Hız
Genel Yayın Yönetmeni / Edtor n Chef • Eda Altunel
Editör / Edıtor • Dr. Öğr. Üyesi Hasan Selim Kıroğlu
Kapak & İç Tasarım / Cover & Interor Desgn • Karaf Ajans
Birinci Basım / Frst Edton • © Haziran 2020
ISBN • 978-625-7884-73-0
© copyright
Bu kitabın yayın hakkı Gece Kitaplığı’na aittir.
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, izin
almadan hiçbir yolla çoğaltılamaz.
e rght to publsh ths book belongs to Gece Kitaplığı.
Ctaton can not be shown wthout the source, reproduced n any way
wthout permsson.
Gece Kitaplığı / Gece Publishing
Türkiye Adres / Turkey Address: Kızılay Mah. Fevzi Çakmak 1. Sokak
Ümit Apt. No: 22/A Çankaya / Ankara / TR
Telefon / Phone: +90 312 384 80 40
web: www.gecekitapligi.com
e-mail: gecekitapligi@gmail.com
Baskı & Cilt / Printing & Volume
Sertika / Certicate No: 47083
Sosyal, Beer ve İdar
Blmler Alanında
Akademk Çalımalar -II
Clt 5
Edtör
Dr. Öğr. Üyes Hasan Selm Kıroğlu
İÇİNDEKİLER
Bölüm 98
TEMLİKNAME İLE KURULAN VAKIFLARA ÖRNEK: ŞEYH MUSTAFA
DEVATİ EFENDİ CAMİ VAKFI
Kadir ARSLANBOĞA...................................................................................... 1
Bölüm 99
KENTİN DÖNÜŞÜMÜYLE TARİHİN VE ÖZEL HAYATIN DÖNÜŞÜMÜ:
PİYALEPAŞA ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME
Kadir ŞAHİN .................................................................................................... 13
Bölüm 100
İÇ GİRİŞİMCİLİK ÜZERİNE KAVRAMSAL BİR İNCELEME
Leyla İÇERLİ .................................................................................................... 39
Bölüm 101
ULUSLARARASI PAZARLAMADA TUTUNDURMA KARARLARI
Mehmet Ragıp GÖRGÜN, Hasan BARDAKÇI ............................................... 63
Bölüm 102
SOSYAL KİMLİK KURAMI
Mehmet ULUT............................................................................................ 97
Bölüm 103
TÜRKİYE’DE KATILIM BANKALARI TARAFINDAN UYGULANAN
FİNANSAL KİRALAMA YÖNTEMİNİN FAİZSİZ FİNANS MUHASEBE
STANDARTLARI (FFMS 8) İCÂRE VE İCÂRE MÜNTEHİYE BİTEMLİK
ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ
Neşegül PARLAK ............................................................................................ 111
Bölüm 104
DEZAVANTAJLI GRUPLARIN FİLM TEMSİLLERİNDEKİ DEĞİŞİMİ:
ABD’NİN EN ÇOK GİŞE YAPAN YENİDEN ÇEKİLMİŞ FİLMLERİNDEN
CHARLIE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASI (2005) İLE WILLY WONKA VE
ÇİKOLATA FABRİKASI’NIN (1971) KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
Nurdan AKINER, Aylin GENÇTÜRK ............................................................ 129
Bölüm 105
EURO-TL KURUNA DAYALI FUTURES KONTRATLARIN
ÖZELLİKLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ
Önder BÜBERKÖKÜ ....................................................................................... 149
Bölüm 106
BASEL IV KAPSAMINDA ALTERNATİF MODELLERLE BEKLENEN
KAYIP TUTARLARININ HESAPLANMASI
Önder BÜBERKÖKÜ ....................................................................................... 169
Bölüm 107
ÖRGÜTSEL GÜVEN VE ALGILANAN ÖRGÜTSEL POLİTİKA
ARASINDAKİ İLİŞKİ: SİYASAL BECERİNİN DÜZENLEYİCİ ROLÜ
Özgür GÜLDÜ .................................................................................................. 185
Bölüm 108
DESTİNASYON TANITIMINDA HİZMET YENİLİĞİ OLARAK EV
RESTORANCILIĞI
Sedat ŞAHİN, Seda İDİKUT ŞAHİN .............................................................. 203
Bölüm 109
SERİNHİSAR EL SANATLARI ÜRÜNLERİNİN KÜLTÜREL TURİZME
KATKISI VE HEDİYELİK EŞYA TASARIMLARINDA YENİDEN
CANLANDIRILMASI
Seher CEYLAN, Fatoş Neslihan ARĞUN, Meruyert KAYGUSUZ ................ 215
Bölüm 110
ENDÜSTRİ.4 SÜRECİNDE İSTİHDAM
Semih Serkant AKTUĞ .................................................................................... 231
Bölüm 111
DİJİTAL EŞİTSİZLİK ARAŞTIRMALARINDA ÖNE ÇIKAN TEMEL
EKSENLER VE ÇOKLU FORMLARIN BELİRLENMESİ
Serdar NERSE ..................................................................................................245
Bölüm 112
MOBBİNG DAVRANIŞININ ÜÇ FARKLI PERFORMANS (GÖREV
PERFORMANSI, BAĞLAMSAL-İÇERİKSEL PERFORMANS VE İŞE
GELMEME) ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ ARAŞTIRMAYA YÖNELİK BİR
LİTERATÜR ÇALIŞMASI
Taha ÇİFTÇİ, Şaban ESEN ............................................................................. 263
Bölüm 113
ARİSTOTELES’TE ENDOKSA KAVRAMI
Tanzer YAKAR ................................................................................................277
Bölüm 114
ÇALIŞAN DAYANIKLILIĞI ÖLÇEĞİ GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK
ÇALIŞMASI
Tülay DEMİRALAY ......................................................................................... 289
Bölüm 115
KARAYILAN MASALININ ANALİTİK PSİKOLOJİYE GÖRE
İNCELENMESİ
Yasemin UZUN ................................................................................................. 313
Bölüm 116
PSİKOTERAPİSTLERİN KURAMSAL YÖNELİM TERCİHLERİNİ
ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Yıldız BİLGE, Ezgi ÜNAL ..............................................................................327
Bölüm 117
TUNCELİ’NİN FİZİKİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ
Zeynel ÇILĞIN .................................................................................................343
Bölüm 118
ALT YAPI SPORCULARININ ÜST BİLİŞSEL FARKINDALIK
ÖZELLİKLERİ İLE BİLİŞSEL ESNEKLİK ÖZELLİKLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Esra BAYRAK AYAŞ, Fatih MURATHAN, Gamze MURATHAN ................ 371
Bölüm 119
ROMANYA’NIN HAM PETROL TALEBİNİN ELASTİKİYET ANALİZİ
Fuat LEBE ........................................................................................................385
Bölüm 120
DESTİNASYON PAZARLAMASINDA FESTİVAL TURİZMİNİN ROLÜ:
BEYŞEHİR ULUSLARARASI GÖL FESTİVALİ ÜZERİNDEN BİR
DEĞERLENDİRME
Yaşar Onur TATLICIOĞLU ..............................................................................401
Bölüm 121
EURO-TL KURUNA DAYALI FUTURES KONTRATLARIN
ÖZELLİKLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ
Önder BÜBERKÖKÜ ....................................................................................... 421
Bölüm 122
PANDEMİLER VE IMF EMTİA ENDEKSİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ
Emre KAPLANOĞLU ...................................................................................... 443
Bölüm 123
PETROL TÜKETİMİ VE ULUSLARASI TİCARET İLİŞKİLERİ
YAPISAL KIRILMA DURUMUNDA ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI
TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Özgür ÖZAYDIN, Halime BÖLÜKBAŞI ........................................................ 457
Bölüm 124
UZAY EKONOMİSİ VE UZAY SEKTÖRÜNÜN
EKONOMİK VE STRATEJİK ANALİZLERİ
Levent AKSU .................................................................................................... 477
Bölüm 125
SOĞDİANA, KADİM SOĞD MEKTUPLARI ÇALIŞMALARI VE
MAHİYETLERİ
Yunus ARİFOĞLU............................................................................................ 525
Bölüm 126
HİSSE SENEDİ PİYASALARINDA NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: KIRILGAN
BEŞLİ ÜLKELERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR ANALİZ
Turan KOCABIYIK, Muhammed KASIM ......................................................535
Bölüm 127
SURİYE’ DEN GÖÇÜN TÜRK TOPLUMU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE
MÜLTECİLERE YÖNELİK TOPLUMSAL TUTUM
Yulia KRYVENKO, Merve DEMİRHAN ...................................................... 557
Bölüm 128
İSPANYOL GRİBİ İLE COVİD-19 PANDEMİLERİNİN SOSYO-EKONOMİK
ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI VE SALGIN KAVRAMINDA 100
YILDA NELER DEĞİŞTİ
İbrahim Bora ORAN ........................................................................................ 577
Bölüm 129
TÜRKİYE’DE KORE DALGASI TV DİZİLERİ VE İZLEYİCİLERİ:
ORİJİNAL VE UYARLAMA BİR KORE TV DRAMASI İZLEYİCİLERİNİN
KÜLTÜREL ALIMLAMASI VE TÜKETİCİLİK
Engin SARI, Eunhyung JUNG ......................................................................... 595
Bölüm 98
TEMLİKNAME İLE KURULAN VAKIFLARA
ÖRNEK: ŞEYH MUSTAFA DEVATİ EFENDİ
CAMİ VAKFI
Kadir ARSLANBOĞA1
1 Doçent, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü, kars-
lanboga@comu.edu.tr
3
Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Akademik Çalışmalar-2 3
Giriş
Devlete ait olan arazi ve binaların, sultanın izni ile devlete yarar sağla-
yan/ sağlayacak özel şahsa mülk olarak verilmesini ifade eden işleme tem-
lik; bu işlemin konu edildiği resmi belgeye temlikname yahut mülkname
denilmektedir(İbşirli, 2011: 430).
İslam dünyasında Hz. Peygamber (sav) devrinden itibaren imamın
(emire’l-müminun) uygun gördüğü şahıslara arazi temlik edilmiştir. Os-
manlı Devletiʼnde de padişahlar devletin kuruluşunda ve sonraki dönem-
lerde arazi temliklerini gerçekleştirmişlerdir. Bu işlemde arzu ettiklerine,
arzu ettikleri köyleri tüm hukuk ve vergileriyle herhangi bir bedel karşılı-
ğı olmadan sonsuza kadar ve serbestiyet üzere temlik etmişlerdir(Barkan:
1980, 261).
Temlik olarak verilen arazi ve mülkler daha çok devlete yarar sağla-
yan yada sağlayacak kişilere verildiği gibi; tam aksine doğrudan doğru-
ya yarar gözetilmeden de şahıslara sultan tarafından verilmiştir(Barkan:
1980, 261).
Miri araziden temlik olarak ayrılarak padişahın izni ile verilen araziler
şahıslar tarafından vakfa dönüştürülmekteydi. Arazinin rakabesi devlete
ait olduğundan bu vakıara gayrisahih vakıar denilmiştir. Ancak burada
padişahın izni ve kamu yararı söz konusu olması hasebiyle mevcut hüküm-
ler ve uygulamalar geçerli olmuştur. Bu vakıarda vakfa konu olan şey
genel olarak devletin bu arazilerden elde etmiş olduğu öşür ve ziraate ait
vergiler idi(Pakalın, 1973: 71).
Çalışmamızın konusunu da Kastamonu vilayetinde Kırkçeşme Mahal-
lesiʼnde Şeyh Mustafa Devati Efendiʼnin inşa ettiği caminin giderlerini
karşılamak amacıyla padişahın izni ile kendisine tahsis edilen Elyakut kö-
yünün gelirlerini tahsis ettiği vakıf oluşturmaktadır. Şeyh Mustafa Devati
Efendi vakfını Kastanomuʼdan İstanbulʼa döndükten sonra ve Valide Sul-
tan Darülhadisiʼnde müderrisliğe başladığında kurmuştur.
Şeyh Mustafa Devati Efendi
Aziz Mahmud Hüdayi tarafından Bayramiyye ve Naksibendiyyeʼnin
özelliklerini içinde barındıran ve Celvetiyye olarak tesmiye edilen bir ta-
savvufi akım/tarikat kurulmuştur(Yılmaz, 2007: 358). Tarikatın Üsküdarʼ-
da inşa etmiş olduğu dergahında çok sayıda kişinin tasavvua tanışmasına
ve kemalata erişmesine vesile olunmuştur. Kemalata erenler icazet almala-
rı sonrasında da toplumun irşadına çaba sarfetmişlerdir. Bu kişilerden biri
de Şeyh Mustafa Devati Efendiʼdir.
Şeyh Mustafa Devati Efendiʼnin nerede ve hangi tarihte doğduğuna
dair bir bilgi bulunmamaktadır. Buna rağmen kendisinin Üsküdarʼda doğ-
Kadir ARSLANBOĞA
4
duğu ve babasının adının Resul olduğu belgelerde geçmektedir(Gördebil,
2014: 252). Bununla birlikte ölüm tarihine bakıldığına 17. yüzyılda yaşa-
mış ve gençliğinde divitçilik ile uğraştığından kendisine Devâtî veya Di-
vitçi lakapları verilmiştir(Tosun, 2014: 7).
Mustafa Devati Efendi, gördüğü bir rüya üzerine Aziz Mahmud Hü-
dayi Efendiʼnin halifesi Şeyh Mukʻad Ahmed Efendiʼye mürid olmuştur(-
Tosun, 2014: 44). Tasavvuf yolunda ilerleyen Mustafa Efendi, kendi anla-
tımıyla manen Hz. Peygamberʼin (sav) zahiren ise Şeyhi Mukʻad Ahmed
Efendiʼnin görevlendirmesiyle Kastamonuʼya gitmiştir(Süreyya, 1996:
1163; Tosun, 2014: 8).
Kastamonuʼda iken şeyhini ziyarete geldiğinde şeyhlik vazifesiyle va-
zifelenen Şeyh Mustafa Devati Efendiʼnin geri dönerek Kırkçeşme Mahal-
lesiʼnde Celveti bir dergah ihya etmiştir. Buna göre kendisinin Kastomunu
da iken şeyhlik vazifesiyle irşad faaliyetinde bulunduğu kuvvetle muhte-
meldir(Gördebil, 2014: 251).
1639 yılından önce Kastamonuʼdan Üsküdarʼa dönen Şeyh Mustafa
Devati Efendi, ilk olarak irşad faaliyetlerinde bulunmamıştır. Bunun yeri-
ne ilme yönelmiş ve bir alimin yanında mülazımlık (asistanlık) yapmıştır.
Yedi sene sonrasında mülazımlık sınavını başarıyla veren Şeyh Efendi,
1651 yılında Molla Kestel Medresesiʼnde müderris olarak göreve başlamış
ve bir yıl kadar burada görevde bulunmuştur. 1652-1657 yılları arasında
ise Vani Ali Efendiʼnin yerine Valide Sultan Darülhadisiʼnde müderrislik
görevini ifa etmiştir(Tosun, 2014: 8; Gördebil, 2014: 252).
1657 yılında müderrislik ve ilim hayatını tamamıyla bırakan Şeyh
Mustafa Devati Efendi, Üsküdarʼda Şeyh Cami Tekkesiʼnde irşad faaliyet-
lerinde bulunmaya başlamıştır. 1651 yılında Arslan Ağazade Mustafa Bey
tarafından yaptırılan cami, ibadethane ile birlikte tekkenin tevhidhanesi
olarak da faaliyete geçmiştir(Tosun, 2014: 11). Zaman içerisinde tekkeye
başta derviş hücreleri, selamlık, harem, mutfak vb yapılarda eklenmiştir(-
Tanman, 1993: 42)
Şeyh Camii Tekkesiʼnde üç yıl irşad faaliyetlerinde bulunduktan sonra
Şeyh Mustafa Devati Efendi H. 1060 (1659-1660) yılında vefat etmiş ve
tekkenin bahçesinde bulunan türbeye defnedilmiştir(Tosun, 2014: 11).1
Şeyh Mustafa Devati Efendi, Fidancı Mehmed Efendi ve Abdülbâ-
ki Dede gibi halifeleri yetiştirmiştir(Yılmaz, 2007: 364). Şeyh Mustafa
Devati Efendiʼnin Divitçizade Mehmed Talib Efendi isminde bir oğlu bu-
lunmaktadır. Kendisi oğlunun ilk şeyhi olmasına rağmen, Mehmed Talib
1 Şeyh Mustafa Devati Efendiʼnin ölüm tarihiyle alakalı olarak bir başka iddia da
vefatı sonrasında şeyhin oğlu Mehmed Efendi tarafından yazılan kitabedeki tarihtir.
Kitabenin tarihi 1657 yılı Temmuz ayını işaret etmektedir. Bu sebeple Şeyh efendinin
ölüm tarihi olarak bu tarihte bahsedilmektedir. (Haskan: 2001, 635)
5
Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Akademik Çalışmalar-2 5
Efendi sülukunu Fidancı Mehmed Efendiʼde tamamlamıştır. Babasının
vefatından sonra tekkenin şeyhliğini üstlenen Şeyh Mehmed Talib Efendi
1679 tarihinde vefat etmiştir (Tosun, 2014: 28).
Şeyh Mustafa Devati Efendi Cami Vakfı
Şeyh Mustafa Devati Efendiʼnin Cami Vakfıʼna ait olan vakfiye Va-
kıar Genel Müdürlüğü Arşiviʼnde 578 numaralı Vakfiye Defteriʼnde 76
numarada kayıtlıdır. Cami Vakfıʼnın vakfiyesinin tarihi hicri 4 Recep 1062
/ miladi 11 Haziran 1652 yılına aittir. Ancak üzerinde çalıştığımız ve ekte
verilen vakfiye, asıl vakfiyenin kaza sonucu kaybolması neticesinde Tek-
keʼnin Postnişinʼi Mehmed Arif Efendiʼnin arzuhali üzerine yeniden kale-
me alınmış örnek halidir. Mehmed Arif Efendiʼnin arzuhalinin tarihi hicri
18 Şevval 1293 / miladi 6 Kasım 1876ʼdır. Arzuhal sonucu vakfiye Evkaf-ı
Hümayun Müdürü Mehmed Ali tarafından 18 Zilkade 1293/5 Aralık 1876
tarihinde mühürlenerek/imzalanarak Evkaf-ı Hümayunʼun kayıtlarına ge-
çirilmiştir.
Vakıf, Mahmud Efendi bin Mehmedʼin meclis-i şerʼinde (mahkeme-
sinde) Abdulbaki Efendi ve Ahmed Efendi bin Mustafaʼnın şehadetleriyle
vakfın mütevellisi Şeyh Mehmed Efendi bin İbrahimʼin dilekçesiyle tescil
edilmiştir. Mütevellinin ismi vakfiyenin sonraki sayfalarında Şeyh Ahmed
ibn İbrahim diye geçmektedir.
Şeyh Mustafa Devati Efendi, Kastamonuʼda Tekkesiʼnden sonra bir
Cami inşa ettirmiştir. Vakfiyede geçen ifadelere göre öncelikle camide
beş vakit namazın eda edilebileceği, Sultanʼın izni çıktından sonra Cuma
namazının da kılınacağını belirtilmiştir. Sonrasında caminin faaliyetleri-
ne devam edebilmesi ve sair masraarı için padişahtan temlik ile Elyakut
Köyü arazisinin ziraai gelirleri Cami Vakfıʼna tahsis edilmiştir.
Temlik alınması sonrasında Cami Vakfıʼna tahsis edilen köy arazisi-
nin teftişi için Kastomonu Kadısı Mevlana İbrahim Efendi bin Abdülgaar
tarafından kalabalık bir halkında eşliğinde arazi keşfedilerek hüccet/resmi
belge verilmiştir.
Şeyh Mustafa Devati Efendi, temlikname ile kendisine tahsis edilen
köyün aşar gelirlerini vakfetmiştir. Gelirler ile aşağıda tabloda yazılan gö-
revliler istihdam edilerek, Camiʼnin faaliyetlerinin devamı sağlanmıştır.
Kadir ARSLANBOĞA
6
Tablo 1: Şeyh Devati Mustafa Efendi Cami Personeli
Görevliler Personel Sayısı Günlük Ücret
Mütevelli 1 3
İmam 12
Hatip 12
Müezzin 2 2
Devirhan 32?
Naʻathan (Devirhan) 1 1
Vaiz (Tekkenin Şeyhi) 12
Cabi 1 1
Katip 12
Ferraş ve Çerağdar 12
Toplam 13 19
Tabloya bakıldığında toplamda 13 personel istihdam edilmiştir. Bu
personel içerisinden katip ve mütevelli haricindekilerin caminin faaliyetle-
rinde doğrudan görev aldığı görülmektedir. Personelden mütevelliye gün-
lük 3 akçe; camide namaz kıldırmak üzere bir imamın istihdam edilerek
günlük 2 akçe; iki müezzinin istihdam edilerek her birine 2 akçe ve Cuma
ve bayram günlerinde halka hitabet edilmesi amacıyla istihdam edilen bir
hatibe de günlüğü 2 akçe üzerinden ücret verilmesi vakfiyede belirtilmiştir.
Camide kuran ve surelerden bazılarını okuması için 4 devirhan istih-
dam edilmiştir. Vakfiye kaydında devirhanlara verilecek olan ücret oku-
namadığından 2 akçe olarak tabloda belirtilmiştir. Devirhanlardan birinin
Hz. Muhammed (sav) ve dört halifeyi öven edebi eserleri okumak üzere
naathan olması ve günlük 1 akçe ücret verilmesi kaydedilmiştir. Hadis şe-
riere ve dinin emirlerine aşina ve nakline mahir olan bir kişinin ki bu da
vakfiyede Tekkeʼnin Postnişinʼinde oturan Şeyhʼin hitabet yeteneğinin uy-
gun olması durumunda onun vaiz olarak görevlendirilmesi ve vaize yevmi
2 akçe verilmesi şart koşulmuştur.
Mütevellinin iradesiyle bir kişinin vakfa ait gelirleri toplamak ama-
cıyla cabi olarak görevlendirilmesi ve kendisine günlük 1 akçe; vakfın
muhasebe işlerini yerine getirmek amacıyla bir katibin istihdam edilerek
günlük 2 akçe; işini iyi yapan ve sabit bir kişinin temizlik ve aydınlatma
işlerini yerine getiren ferraş ve çerağdar olarak istihdam edilip günlük 2
akçe ücret verilmesi vakfiyede kayıt altına alınmıştır.
Vakfın nezaretini Şeyh Mustafa Efendi kendi üzerine alıp, kensidin-
den sonra ise evlatlarına ve torunlarına bırakmıştır. Vakfın gelirlerinden
masraar çıktıktan sonra fazla kalan meblağın hayatta iken kendisine, ve-
fatından sonra ise çocuklarının ve onların evlatlarının tasarrufunda olma-
sını da belirtmiştir. Bu şartın aksi bir durumuyla karşılaşılması halinde ise
fazla kalanın fukaraya bırakılmasını şart koşmuştur.
7
Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Akademik Çalışmalar-2 7
Vakfiyede vakfın mütevellisi olarak damadı Şeyh Ahmed Efendiʼnin
ismi geçmektedir. Kendisinin hayatta olduğu sürece mütevelli olarak atadı-
ğını belirtmesine rağmen, vefatı sonrasında mütevellinin kimin olacağına
dair bir şarta vakfiyede rastlanılmamıştır.
Değerlendirme ve Sonuç
İslam Dünyasında tasavvufi akımlar kişilerin iki cihan saadetini amaç-
lamaktadırlar. Öğretilerini tekkelerde devam ettiren tarikatlar irşad faali-
yetlerini de buralarda yürütmekteydiler. İrşad vazifesiyle görevlendirilen
şeyhin görevini ifa edebilmesi için bir tekke kurması ve buranın faaliyetle-
rinin devamını sağlaması gerekmekteydi. Bu noktada kamu kalkınma po-
litikaları çerçevesinde tekkelere ve dergahlara kamu gelirlerinden bir kıs-
mının tahsis edilerek, tekke ve dergahın faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi
ve devamı sağlanıyordu.
Böylelikle şeyhler öğretilerini uygulama imkanı bularak toplumun ir-
şadına yönelik hizmetlerine devam ederlerken; kamu da toplumsal ahlakın
yükselmesine yönelik üstüne düşeni yerine getiriyordu.
Mustafa Devati Efendi, şeyhlik makamını aldıktan belli bir zaman son-
rasında müderrisliği döneminde kamu yöneticileri ile olan hem şahsi iliş-
kisi hem de Celvetiyye tarikatının idareciler arasındaki revaçlığı sebebiyle
Kastamonuʼdaki inşa ettirmiş olduğu cami için bir köyün arazi vergilerini
kendisine tahsis ettirmiştir. Bu gelirler ile İslam toplumunun merkezinde
yer alan caminin faaliyetlerinin devamı sağlanmıştır. Faaliyetlerini yürüte-
bilmesi amacıyla 13 kişiye istihdam alanı oluşmuş; bu kişiler vasıtasıyla da
de caminin bulunduğu bölgedeki sakinlere hizmet verilmiştir.
Kaynakça:
Vakıar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA)
578 Numaralı Vakfiye Defteri
Barkan, Ö. L. (1980). “Türk İslâm Toprak Hukuku Tatbikatının Osmanlı
İmparatorluğu’nda Aldığı Şekiller: İmparatorluk Devrinde Toprak
Mülk ve Vakıarının Hususiyeti”. Türkiye’de Toprak Meselesi.
İstanbul: Gözlem Yayınları. 249-285.
Göderbil, O. (2014). Aziz Mahmûd-ı Hüdâî Hulefasından Devati Mustafa
Efendi ve Kastamonuʼda Kurduğu Celvetî Tekkesi. II. Uluslararası
Şeyh Şaʻbân-ı Veli Sempozyumu –Kastamonuʼnun Manevi Mimarları-.
247-257.
Haskan, M. N. (2001). Yüzyıllar Boyunca Üsküdar Cilt 2. İstanbul: Üsküdar
Belediye Başkanlığı.
İpşirli, M. (2011). “Temlîk-nâme”. Türkiye Diyanet Vakfı İslam
Kadir ARSLANBOĞA
8
Ansiklopedisi, Cilt 40. 430-431.
Pakalın, M. Z. (1973). Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. 3.
Baskı. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
Süreyya, M. (1996). Sicill-i Osmanî / 4. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.
Tanman, M. B. (1993). “Devâti Mustafa Efendi Tekkesi”, Dünden Bugüne
İstanbul Ansiklopedisi. İstanbul: Türkiye Ekonomik ve Toplumsal
Tarih Vakfı.
Tosun, N. (2014). Tuhfetüʼs-Sûfiyyîn. İstanbul: Hâcegân Yayınları.
Yılmaz, N. (2007). Osmanlı Toplumunda Tasavvuf Sufiler, Devlet ve
Ulema. İstanbul: Osmanlı Araştırmaları Vakfı.
EK-1: Şeyh Devati Mustafa Efendi Vakfı Vakfiyesi
No:76
Sûret-i vakfiyye-i mâmûlün bihâ dâde ve i‘tâ şode Mehmed Arif Efen-
di post-nişîni dergâh-ı şerîfi Develi eş-Şeyh Mustafa Efendi der-mahalle-i
Kırk Çeşme der-Kastamonu ilhâk şod be-nezâret-i evkâf-ı Hümâyûn ezân
sebebki müceddeden sûret-i vakfiyye dâde ve i‘tâ şod fermûde ba-arzuhâli
post-nişîni dergâh-ı şerîfi M. Ve bâ-fermân-ı şerîf el-vâki‘ fî 18 Şevvâl
sene 1293
Hamdü sipâs-ı bedî‘ü′l-esâs ve şükrü sitâyişi bî-haddü bi kıyâsı âm-
me-i sükkânı câmi‘-i âlem-i imkân ve kâe-i kutânı tekke-i irfân ve irfân
ve nâzilli menâzil daniş ve îkândan vâkıf-ı esrâr-ı cihân ve nâzır-ı ahvâl-i
zemîn ü zemân olan her lebîb-i nüktedân nev‘i insân ve edîb-i sâhib-i iz‘ân
ve ins ü cân ahsen-i mesârif-i ecnâsı nukûd-ı serî‘-i nukûd a‘mâdır ol vâ-
hib-i bî-minnet ve feyz-i mutlâkı bî illet cellet ni‘amâuhû ve allet cenâb-ı
alâ ve niyâzgâh-ı kibriyâsına olsun ki kâmet balâ insânı hilât dibâyı zibâyı
kavl-i şerîf (lekât halakne′l-insâne fî-ahsen-i takvîm birle teşrîf ve terkîm
kıldıkdan sonra zümre-i mü’minîn-i sâlihin ve fırka-i muvahhidin ve âle-
mini vâkıfanı esrâr-ı ahadiyet idüp vemakıfı rızâsında musûl ve vukûfasa‘i
ve mesâcid-i şükür alâ-yı valâsında ukûfe muvaak ve mühtedî kılıp fet-
vâ-yı hidâyet nümâ-yı (lentenâlü′l-birre hatta tünfikû mimmâ tuhibbune)
tahtında inderaca râgıb ve âyet-i sa‘âdet makrûnunda duhûle tâlib kılmağa
kimin tarîk-i hâcc ve cihânda pûyân ve lebbeyk-i gûyân ve kimin sülûk-i
mesâliki birrü ihsân ve azîmet-i vücûh-i hayrât-ı hisânda dâmeni dermeyân
idüp ba‘zı nihâd pâk itikâd-ı ihyâ-i cevâmi‘ ve mesâcid ve inşâ-i mekârim
ve mehâmide irşâd ve vakıf ve tesbîli emvâle mu‘tâd eyleyüp her hasene-i
cemîleye ber-fatvâ-yı sa‘âdet ihtivâ-yı (men ca‘e bî-haseneti felehû aşrü
emsâliha az‘afı öşr ile mücâzât ve mükâfâtı va‘di muhakkakı′l-incâz bu-
yurdukdan sonra sunûf-ı meberrât ve hasenât ve vücûh-ı hayrât-ı hisân ve
kurûbât içre esnâf-ı hüceste evsâf-ı mümtâz itdi ve ülûf-ı nukûd-ı midhât
ve senâ-i da‘imi′l-vürûd ve sunûf-i cevâhir-i tahiyyet ve dürûd ve salât-ı
9
Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Akademik Çalışmalar-2 9
salavât-ı nâ-ma‘dûd ol vâkıf-ı esrârı sübhâne′llezi esrâ ve nâzırı gülzârı
mazağal basaru vemâ tağa şehbâzı pür ihtirâz-ı ecri ene seyyidü veledi âde-
me ve simürgi hümâ pervâz-ı fazâ-i allemeke rabbüke mâlem ta‘lem edîbi
nüktegüzâr-ı ene ennehû ve habîb-i şekerhâyı ene efsahû sultân-ı âlîşân
kesveri lî-ma‘a′llâh sa‘âded destigâh risâlet penâh mesnet-nişîn i serîr-i
ıstıfâ hazret-i Muhammedini′l-Mustafa sallâ′llâhû aleyhi alâ âlihi′l-asfiyâ
ve ashâbihi′l-etkıyâ nisâr-ı merkad-i pâk ve îsârı ravzâ-i ıtırnâklarına ol-
sun ki nokta-i vücûd-i pir vucûdları bâ‘is-i icâd-ı levhû kalem ve mûcib-i
tekvîn-i sahâyif-i âlemdir ve bir Seyyid-i celîli′l-kâdir ve senedi âli mikdâr
ülü′l-azîmdirki kâe-i ümeme zât-ı sa‘âdet simât-ı bâ‘is-i rahmet ve âm-
me-i eshâb-ı ümeme ittihâb-ı şerî‘at-ı mûcib-i fevzü sa‘âdet-i dünyâ ve
âhiretdir vemâ erselnâke illâ rahmeten li′l-âlemîn bu fatvâ-yı nassı mü-
beyyindir izhâr-ı şerâyi-i dîn ve iş‘âr-ı şarîr-i şer‘i mübînde tebâyi-i ehl-i
bağyü üdvânı üd u ilâ sebili rabbike bi′l-hikmeti ve′l-mevideti′l-hasene
fetvâsınca kelimât-ı hikmet simât-ı müessire ve ahadîs ve ahvâl-i hidâyet
iştimâl-i müstehsene ta‘ziyânesiyle bir mertebe devam idüp da‘vet âmmi
sa‘âdet fercân ile cumhûr-ı enâmı dâru′s-selâm-ı islâma getürdükden sonra
bir tabaka tertîb ve tahsîb etmişlerdiki ümmet-i üli′l-himmetlerinin him-
met-i kurûbât-ı bedeniyye ve maliyenin her birini hâiz ve mesûbât-ı celî-
leye fâiz olmak olup ilâ kıyâmı′s-sa‘a ve sa‘ati′l-kıyâm ekser enâm ahabbi
mâl etyeb-i menâllerinden tertîb-i evkâf-ı cemîleti′l-evsâf ellezine yün-
fikûne bi′l-leyli ve′n-nihâri sırren ve alâ niyeten felehûm ecrehûm inde
rabbihim fahvâ-yı münîf-i muktezâsınca ecr-i cezîli müebbed ve savâb-ı
celîl-i muhallede nâil ve vâsıl olmak üzeredir ve dahi âl-i kirâm ve as-
hâb-ı zevil ihtirâmları meşâhid-i mübârekelerine olsunki nücûm-ı hüdâ ve
mesâbîhi dücâ eshâb-ı ke′n-nücûmi bî-eyyihim iktedeyhüm ihtedeytüm
hadîs-i şerîfine mahzar olmuşlardır ve eimme-i dîn ve ulemâ-i müctehidîn
aleyhim ecma‘în merâkıd-ı aliyyelerine olsunki her biri ilâ-yı kelimeti′llâ-
hi′l-ulyâve ihyâ-i dîn-i seyyidi′l-enbiyâda sa‘yi bisyâr ve duşeş-i bî-şumâr
eyleyüp ta‘yîn-i menâhic-i hidâyet ve irşâd ve tebyîn-i mesâlik-i salâh ve
reşâd ve tevsî‘-i mesâlik-i mesâil ve ictihâdda yed-i beyzâ izhâr etmişler-
dir. Rıdvânu′llâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘în.
Emmâ Ba‘dü;bu kitâb-ı müşkîn nikâb ve kitâb-ı anberin elfâbın tasdîr
ve imlâsına dâ‘i ve tasdîr ve inşâsına bâ‘is ve bâdî budur ki; kutbi′l-ârifin
zuhrü′l-vâsılın garik-i rahmet-i rabbi ve merhûm Üsküdarî Şeyh Mahmud
Efendi kuddise sirrehü′l-azîzin hulefâsından Mahruse-i Üsküdar′da sâkin
mahrem-i harem-i hakîkat hemzâr esrâr-ı tarîkatı kâmûsu muhit ilm-i hik-
met-i hayz keşf ü kerâmet kıdvetü eshâb-ı ta‘lîm ve irşâd umdetü erbâb-ı
rüşd ve sedâd serü çimen zâr-ı ma‘rifet gül-i gülzâr-ı hakîkat sâhib-i en-
vâ-i hayrât münşî‘-i esnâf-ı hasenât eş-Şeyh Mustafa Efendi ibni′l-mer-
hûm Resul tarafından vakf-ı âti′l-beyân ikrâra ve ba‘dehû da‘vâya rücû‘
ve istirdâda vekîl olup Abdülbaki Efendi ve Ahmed Efendi ibn Mustafa
şahâdetleriyle şer‘ân vekâleti sâbit olan fahrü′l-eimme Mahmud Efendi
Kadir ARSLANBOĞA
10
ibn Mehmed meclis-i şer‘-i şerîfi şâmihü′l-erkân ve mahfel-i dîn-i mübîn-i
râsihü′l-bünyâda vakf-ı âti′l-beyânali-ecli′t-tescîl mütevellî nasb olunan eş-
Şeyh Mehmed Efendi ibn İbrahim mahzarında bi′l-vekâle ikrâr ve takrîr-i
kelâm idüp müvekkilim mûmâ-ileyh hazretlerinin dîl-i danalarına kemâl-i
havf ve hâşiyet hüdâ nihâyet-i talebi rızâ-i Mevlâ merkûz olup kalb-i pûr
intibâhları tevhîd-i bârî zikru′llâh ile meşgûl niyet-i sâfiye ve azîmet-i va-
fiyeleri sa‘âdet-i dünyâ ve ahrete husûl-i vusûl olmağın izâ mâtebnü âde-
me inkata‘a amelühû illâ an-selâsin ilmün yüntefe‘u bîhi ve veledin sâlihin
yed‘ulehû ve sadakâtin câriyetin muktezâsınca defter-i hasenâtlarına vakf-ı
celîl-i sevâbı cezil yazılmak ilhâmı kuds ve feyz-i kuds ile sahâ-i bâli safyet
iştimallerine vârid ve nâzil olacak esnâf-ı evkâf içre dahi ber-fahvâyı hadîs-i
şerîf menbenâ mesciden bena′llâhû lehû beyten fi′l-cenne bir câmi‘-i şerîf ve
mabed-i latîf binâ idüp ba‘de′l- vakıf câmi‘-i şerîfde edâ-yı salât-ı mefrûza
içün izn-i âmm verüp müslimîn-i muvahhidîn cemâ‘atla salât-ı hams edâ
ve izn-i sultânî sâdırolduktan sonra cum‘a dahi kılımıp ve nefsinin sıhhat
ve lüzûmuna alâ kavli men yerâhû mine′l-eimmeti′l-fuhûli′l-kürûm hükmü
şer‘î lâhik olup câmi‘-i şerîfi merkûm vakf-ı lâzım ve müseccel olduktan
sonra mesârifiyçün tertîb-i evkâf murâd idecek kasaba-i mezbûreye tâbi‘ El-
yakut nâm karyeki mukaddema Kastamonu Kâdîsı olan Mevlânâ İbrahim
Efendi ibn Abdülgaar karye-i mezbûrenin sınurın teftiş içün emr-i şerîf-i
vâcibi′l-ittibâ vârid oldukta ol dahi cem‘-i gafîr ile karye-i mezbûrenin üze-
rine varup ahâlisinden teftîş vekâtlarında ke′ş-şemsi fî-vasâti′n-nehâr zâhir
ve âşikâr olunan sınurıki Kastamonu′ya giden tarîk-i âmm vâki‘ Karaçam
dimekle meşhûr çamın kurbında vâki‘ olup Akdoğan Vakfı′na muttasıl olan
çukur tarladan Göre yolunda vâki‘ Manastırlı tarladan Orta yoldan Koca-
lı Karyesi′nden Çiçeli Karyesi′sinden Hoca Müslihiddin harkından Ter oğlı
köprüsünün cânib-i garbisinden yukarı oluk nâm mevzîden Kara Mahmud-
lu Karyesi′nden Yörük deresinden Kuyucak sırtından Ali çamından yine
mârru′z-zikr Kabaçama vâsıl olur arâzî-yi keşf ve hüccet idüp merkûm -
nır dâhilinde olan arâzînin cümlesi temlîk-i sultânî ile mülkü müstahkemül
esâs olup karye-i mezbûrenin arâzî ve avâidinde hiç ahâlin bî-vechin mi-
ne′l-vücûh mülk ve hakkı ve medhâli olmayup yedine verilen mülknâme-i
sultânî vemenşûr-i hakânîde beyân ve a‘yân olduğu üzere ma‘ruzü′l-kalem
maktû‘ü′-kadem âmme-i tevâbi‘ ve levâhik ve kâe-i menâfî‘ ve tarâik avâ-
yidi ile şeyhi müşârün-ileyh mülkü mahz-ı ve hakk-ı bahtı olmağın arâzî-i
mezbûre-yi kâe-i menâfî‘ ve mefârıkı ve avâidi ile târîh-i kitâbdan beş ay
mukaddem hasbeten li′llâhi′s-samed vakf-ı sahîh-i muhalled ile vakf ve habs
idüp şöyle şart eyledim ki;
Câmi‘-i şerîfde zühûd ve salâh ile ma‘rûf ve rüşûd ve felâh ile mev-
sûf ehl-i ilim ve mücevvid ve ehl-i Kur’ân-ı hasenü′s-savt ve tayyibi′l-il-
hân bir kimesne hatîb ta‘yîn olunup eyyâm-ı cum‘ada ve âyadda alâ veç-
hi′l-mesnûni′l-mu′tâd hitâbet idüp yevmî iki akçe vazîfeye mutasarrıf ola
11
Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Akademik Çalışmalar-2 11
ve bir Sâlih vedeyyin ve mütteki ve mütedeyyin salâtın erkân ve vâcibât
ve sünnet ve müstehibâtı ilminde kâmil kimesne îmân ve muktedâ-yı enâm
olup salât-ı hamsi mektûbe ve cemâ‘atla edâ olunan sâir salât-ı mergûbe-
de cemâ‘at-ı müslimîne imâmet idüp yevmî iki akçe vazîfeye mutasarrıf
ola ve andelibigülistan gibi hasenü′s-savt ve hoşelhân şerâit-i te’zîne vâkıf
ve duhûl-i evkât-ı salât-ı ârif iki nefer kimesne müezzin olup câmi‘-i pür
enverde ezân okuyup duhûl-i evkâtı ibâdu′llâha îzân ve eyyâm-ı cum‘a
ve bayramda alâ veçhi′l-me‘lûf beyne′l-enâm salâ ve nidâ eyleyüp kemâ
yenbaği hizmet-i mu‘tâd-ı lâzimesini müeddi kıldıkdan sonra yevmî ikişer
akçe vazîfeye mutasarıf olalar ve hemele-i Kur’ân-ı Kerîm ve mehere-i
Furkân-ı azîmden dört nefer kimesne devirhân olup kable′s-salâti′l-cum‘a
mahfel-i refî‘-i câmi‘-i mezbûrda cem‘ olup her biri bir aşr-ı şerîf okuyup
sevâbını vâkıf-ı müşârün-ileyh rûhuna ihdâ idüp her biri yevmi(?) akçe
vazîfeye mutasarrıf olalar devirhânlardan biri naʻâthân olup resm-i ma‘hûd
üzre na‘t-ı şerîf kırâʻat idüp yevmî bir akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve tesâ-
rif-i şerîfe ehadîs-i şerîfe ehadîs-i münîfe nakline kâdir ve ulûm-ı akliye ve
nakliye mâhir bir kimesne va‘iz olup cum‘a günlerinde vesâir evkât-ı mü-
bârekede cemâ‘at-ı müslimîne va‘z ve umûr-ı diniyyeyi ta‘lîm ve tefhîm
idüp yevmî iki akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve vâkıf-ı müşârün-ileyhin
kasaba-i mezbûrede binâ buyurdukları tekyede kasaba-i mezbûrede şeyh
olan kimesne va‘az ve imâmet ve hitâbete kâdir olursa kendüye meşrûta
ola salah ve emânetle mevsûf ve kiyâset ve ferâset ile ma‘rûf zeyl-i ismeti
gerü töhmet ve levs-i hiyânetden pâk ve kalb-i âli himmet-i nûr-ı salâh ve
emânet ile tabnâk ihyâ-yı vakfa mecdû‘ sâ‘i bir müstakim kimesne müte-
vellî olup yevmî üç akçe vazîfeye mutasarrıf ola ve vâkıfı mûmâ-ileyhin
damadı eş-eyh Ahmed Efendi ibn İbrahim hayâtda oldukça vakf-ı mezbûre
mütevellî ola ve ahden-i sıfatla mutasarrıf bir kimesne re’y-i mütevellîile
câbî olup hizmet-i cibâyet-i edâ idüp yevmî bir akçe vazîfeye mutasarrıf
ola ve uslûb-ı defter ve tahrîr-i muhâsebeye mâlik cadde-i ve şâri‘-i sa-
dakâta sâlik istikâmetinde kalem gibi ilim kimesne kâtib olup dahl ve harc
ve îrâda masrafı vakf-ı deftere derc ve tahrîr idüp yevmî iki akçe vazîfeye
mutasarrıf ola bir Sâlih ve müstakim ve hizmetinde mûcid ve mûkim ki-
mesne ferrâş ve çerâğdâr olup kâma yenbaği edâ-yı hizmet eylediğinden
sonra yevmî iki akçe vazîfeye mutasarrıf ola vâkıf-ı mûmâ-ileyh mâdemki
sahâ-i sıhhatda câlis ve nefs-i nefis-i cân-ı azîzine enis ola vakf-ı mezbû-
run nezâreti kendilere ba‘dehû avlâdına ve evlâd-ı evlâdına ve evlâd-ı ev-
lâd-ı evlâdına batnen ba‘de batnin meşrûtâolup arâzî-i merkûmenin a‘şâr
şer‘iyye ve karye-i merkûmenin avâyid-i mer‘iyyesinden hâsıl ve galât ve
nemâdan mesârıf-ı merkûmeye ve câmi‘-i merkûmun kanâdîl-i mesârifine
ve imâret ve meremmetine kifâyet mikdârı harc olundukdan sonra ziyâde
her ne kalursa vâkıfı müşârün-ileyh libâs-ı hayât-ı lâbis oldukça kendile-
re meşrûta olup ba‘dehû evlâdına ve evlâd-ı evlâdına ve evlâd-ı evlâdı-
na batnen ba‘de batnin zükûr ve inâs âle′l-iştirâki′s-seviyy mutasarrıar
Kadir ARSLANBOĞA
12
olmak üzere meşrûta ola ve mürûr-ı eyyâm ve kürûr-ı şuhûr-ı a‘vâm ile
şerâit-i mezkûreye riâyet müte‘azzire olursa mutlak fukarâ-i ehl-i îmâna
vakf ola deyü ta‘yîn-i vakf ve tebyîn-i harc ve sarf idüp târîh-i mezbûrda
mütevellî-i mezbûre teslîm ol dahi tesellüm vesâir evkâf mütevellîlerinin
evkâfda tasarruarı gibi tasarruf eyledi didikde gıbbe′t-tasdîk vekîli müşâ-
rün-ileyh inân-ı kelâmını semt-i âhere atf olup vakf-ı akâr İmâm-ı Azam
muhtâr-ı Ebu Hanîfeti′l-kûfî cuziye hayre′l-cezâ ve kûfî katında eğerci
kavl-i eshah üzere sahîh ve câizdir lâkin menzile-i âriyetde olmağla lâ-
zım olmayup râci‘ haddi şer‘iden mütecâvizdir ve îmâm-ı Muhammed′den
el-Hâseni′ş-şeybânî katında vakıf vakfından nefsine nef′-i şart edicek batıl-
dır pes nâ-nahnü fihte vâkıf-ı müşârün-ileyh zevâyid-i vakfı kendüye şart
itmekle hisâbe-i sıhhat ve kabulden âtîldir ana binâen vakf-ı mezbûrdan
bi′l-vekâle rücû‘ eyledim müvekkil-i müşârün-ileyhin silk-i milkine idhâl
ve ke′l-evvel tasarrufuna redd olunmak matlûbumdur didükde mütevellî-i
mûmâ-ileyh cevâb-ı sevâba âzim olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzere
olduğu câ-yı kıylü kal değildir lâkin İmâm-ı Rabbânî fâzıl-ı semâdânî Haz-
ret-i Ebi Yusuf el-İmâmi′s-Sânî katında şart-ı mezkûr ile dahi olursa vakıf
sahîh olup ve sıhhat lüzûmdan mukarin olmayup vâkıf mücerred vekaftü
dimekle vakıf sahîh ve lâzım olur deyü redd ve teslîmden imtinâ‘ ve vec-
hi meşrûh üzere husûmed ve nizâ‘ idüp sadr-ı kitâb-ı müstetabı reşehât-ı
ahkâm-ı şerîeri ile müreşşah olan hâkim-i hâsim-i fazlı hâvî kemâlât evâ-
hir ve evâil câmi‘-i eşnât ulûm ve fazâil-i tahrîr-i şer‘î ma‘adil hazretle-
rinin huzûru ma‘delet zuhûrlarında müterâfi‘ân ve her biri mübteğâsınca
fasl u hükme râğibân olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh ecra′llâhü yenâ
bi′l-ahkâm beyne yedeyh edile-i cânibeyne nazar ve mubtil-i hayr olmak-
dan hâzer idüp îmâmı müşârün-ileyh Ebu Yusuf hazretleri re’y-i Münîrleri
üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna sâir ebkâf-ı lâzime gibi vakf-ı
sahîh-i lâzım ve mütehattim olup min-ba‘d naks u nakîza mecâl muhâl
ve feshü ibtâli mümteni‘ü′l-ihtimâl olduğu “Fe-men beddelehû ba‘demâ
semi‘ahû fe’innemâ ismuhû ale′llezîne yubeddilûnehû inne′llâhe semî‘un
alîm” ma‘nâsı üzere zümre-i asimin ve fırkâ-i mücrimînden ma‘dûd olup
dareynde şerimsâr mülâmı magbuzu hassu âmm olalar fe‘aleyhi lânetu′l-
lâhî ve′l-melâiketihî ve′n-nass ecma‘în ve ecrü′l-vâkıfı âle′l-hayyi′l-cevâ-
di′l-kerîm cerâ zâlike ve hurrire fi′l-yevmî′r-râbi‘ min şehri Recebü′l-ferd-
li-sene isneyn ve sitine ve elf. Min hicreti men lehü′l-izzü ve′ş-şeref.
Dergâh-ı mezkûr vakfının bir kıt‘a vakfiyesi kazâen zâyî‘ olduğundan
zâyi‘den ve müceddeden sûretinin i‘tâsı husûsı post-nişînde Mehmed Arif
Efendi tarafından verilen arzuhâl üzerine sûret-i vakfiyye i‘tâ oluna deyu
sâdır olan fermân-ı cenâbı nezâret penâhileri mûcebince iş bu sûret-i vak-
fiyye i‘tâ olundu. Fİ 18 Zil′ka‘de 1293 Mehmed Ali Müdiri cihât-ı evkâf-ı
Hümâyûn
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.