ChapterPDF Available

İnsanın Dışında, Tasarımın Ötesinde: Sokak Kedileri, Geçici Birleştirmeler ve Tasarım Aktivizmi

Chapter

İnsanın Dışında, Tasarımın Ötesinde: Sokak Kedileri, Geçici Birleştirmeler ve Tasarım Aktivizmi

Abstract

Bu araştırma, İstanbul’daki sokak kedileri için yapılmış vatandaş güdümlü geçici birleştirmeler üzerinden yerelde sokak kedileri için ne tür bakım ağları inşa edildiğine bakar; bunun tasarım aktivizmiyle nasıl ilişkilenebileceği sorularını sorar. Geçici birleştirmeler, en az önceliklendirdiği sokak kedileri grubu kadar savunmasız: Şehrin akışı içerisinde farklı aktörlerin müdahalesine (ekleme, çıkarma, yok etme) açık olmaları onları birleştirme yapan temel sebep. Temellendirilmiş Kuram yaklaşımıyla yürüttüğüm araştırmadaki savım, olumlu toplumsal dönüşümü ihmal edilmiş bir hayvan nüfusunun iyi oluşu özelinde hedefleyen bir karşı anlatıyı nesneler ve mekanlar üzerinden yaratan ve vatandaşların şehre dair tahayyüllerini açığa çıkararak şehrin nasıl tasarlanabileceğine dair olasılıklara işaret eden geçici birleştirmeleri tasarım aktivizmi olarak okuyabileceğimiz.
Türkiye'de STS:
Bilim ve Teknoloji Çalışmalarına Giriş
Türkiye'de STS:
Bilim ve Teknoloji Çalışmalarına Giriş
ISBN: 978-975-561-515-8
EDİTÖRLER
AYDAN TURANLI
ARSEV UMUR AYDINOĞLU
MELİKE ŞAHİNOL
EDİTÖRLER
AYDAN TURANLI
ARSEV UMUR AYDINOĞLU
MELİKE ŞAHİNOL
Türkiye'de STS:
Bilim ve Teknoloji
Çalışmalarına Giriş
Türkiye’de STS:
Bilim ve Teknoloji Çalışmalarına Giriş
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
2020
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
Türkiye’de STS:
Bilim ve Teknoloji Çalışmalarına Giriş
EDİTÖRLER
AYDAN TURANLI
ARSEV UMUR AYDINOĞLU
MELİKE ŞAHİNOL
KAPAK TASARIM
İTÜ Kurumsal İletişim
GRAFİK ve BASKI
CENKLER MATBAACILIK
www.cenkler.com
E-ISBN
978-975-561-516-5
Temmuz 2020
© Tüm hakları saklıdır. Kitapta kullanılan kaynakların, görüşlerin, bulguların, sonuçların, tablo, şekil,
resim ve her türlü içeriğin ulusal ve/veya uluslararası telif haklarına konu olabilecek akademik, mali
ve hukuki sorumluluğu yazarına air. Yazarının ve/veya İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yazılı izni
olmaksızın mekanik, elektronik ve/veya dijital yollarla çoğallamaz, geniş hacimli ikbaslar yapılamaz
İÇİNDEKİLER
Katkıda Bulunanlar
Önsöz
Giriş
1. STS for Democracy-Understanding Technological Culture and Rethinking
Democracy through a Constructivist View on Science, Technology and Society
Wiebe E. Bijker Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Trondheim, Norveç
2. Science Communication from the Perspective of STS
(STS Perspektifinden Bilim İletişimi)
Kristian H. Nielsen Aarhus Üniversitesi, Danimarka
3. Uzmanlık ve Uzmanlığın Değişen Anlamı: Şüphecilik ve 3. Dalga Yaklaşımlar
Gökhan Orhan - Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi
Bölümü
4. Bilim iletişimi tarihi üzerine kısa bir inceleme
Arsev Umur Aydınoğlu -Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Politikası
Çalışmaları Bölümü
5. Gıda Bankalarına Erişim Engelleri ve Direniş Pratikleri
Candan Türkkan - Özyeğin Üniversitesi, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü
6. Bilim, Teknoloji ve Toplum Perspektifinden Küresel Siyaseti Yeniden Düşünmek
Aslı Çalkıvik - İstanbul Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü- Bi lim,
Teknoloji ve Toplum Yüksek Lisans Programı
7. Dijital Bölünmenin Üstesinden Gelinir mi? OECD Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme
Eser Çapık & Dilek Çetin - Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisat Bölümü
8. Türkiye’de Biyomedikalizasyon: Sağlığın Dijitalleşmesi ve Öz-Takip Pratikleri
Melike Şahinol & Gülşah Başkavak - Orient-Institut İstanbul
9. Teknoloji ve Toplumsal Değişim İlişkisinde Çevresel Felaket ve Risklerin
Belirleyiciliği: Fukuşima Nükleer Felaketi Örneği
Pınar Demircan - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
10. Stres Nedir? Bitki Fizyolojisi Araştırmaları Üzerinden Kavramsal Bir İnceleme
Özlem Yılmaz - İstanbul Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü, İstanbul
ve Konrad Lorenz Institute for Evolution and Cognition Research, Klosterneuburg
11. Nesnenin İç Yüzü: Tamir Pratiği ve Amatör Bilgisayar Tamircilerinin Deneyimi
Ayşegül Özçelik & Harun Kaygan - Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Endüstriyel Tasarım
Bölümü
12. Makine Etiği: Otonom Makinelerin Ahlaki Karar Verme
Mekanizmaları Üzerine İnceleme
Dilara Yeşilova - İstanbul Teknik Üniversitesi, “Bilim, Teknoloji ve Toplum” Programı
7
9
11
17
37
47
59
69
79
89
103
119
141
153
131
13. Bilimin Ticarileşmesi ve Ticarileşemeyen Bilimler
Umut Morkoç - Adıyaman Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü
14. Şifayı İnternette Aramak: İnternet ve Sağlık Bilgisi Üzerine
Sosyolojik Bir Değerlendirme
Deniz Bilge Ülker
15. Türkiye’deki Vatandaş Bilimine Dair bir İnceleme
Hilal Us - İstanbul Teknik Üniversitesi, “Bilim, Teknoloji ve Toplum” Programı
16. STS Alanına Metodoloji Sunan Felsefi Bir Yaklaşım: Postfenomenoloji
Tuba Nur Umut - Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı
17. Tıbbi Görüntülemenin Hekim-Hasta İlişkileri Üzerindeki Etkisi:
Ankara’da Çalışan Uzman Hekimlerin Deneyimleri
Gül Çorbacıoğlu - Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü
18. Teknolojinin Sosyal İnşası (SCOT) Kuramı Temelinde Osmanlı
Matbaa Teknolojisinin Gelişimi
Selin Kara - Aksaray Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü-Bilim Tarihi
ve Felsefesi Bölümü
19. İnsanın Dışında, Tasarımın Ötesinde: Sokak Kedileri,
Geçici Birleştirmeler ve Tasarım Aktivizmi
Burak Taşdizen - Orient-Institut Istanbul
20. İnsan Aklı ve Yapay Zeka: Daniel C. Dennett ve John Searle
Aydan Turanlı - İstanbul Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü, “Bilim,
Teknoloji ve Toplum Programı”
161
177
169
189
203
215
225
243
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
225
İnsanın Dışında, Tasarımın Ötesinde: Sokak Kedileri, Geçici
Birleştirmeler ve Tasarım Aktivizmi
Burak Taşdizen
Özet
Bu araştırma, İstanbul’daki sokak kedileri için yapılmış vatandaş güdümlü geçici
birleştirmeler üzerinden yerelde sokak kedileri için ne tür bakım ağları inşa edildiğine
bakar; bunun tasarım aktivizmiyle nasıl ilişkilenebileceği sorularını sorar. Geçici
birleştirmeler, en az önceliklendirdiği sokak kedileri grubu kadar savunmasız: Şehrin
akışı içerisinde farklı aktörlerin müdahalesine (ekleme, çıkarma, yok etme) açık olmaları
onları birleştirme yapan temel sebep. Temellendirilmiş Kuram yaklaşımıyla yürüttüğüm
araştırmadaki savım, olumlu toplumsal dönüşümü ihmal edilmiş bir hayvan nüfusunun
iyi oluşu özelinde hedefleyen bir karşı anlatıyı nesneler ve mekanlar üzerinden yaratan ve
vatandaşların şehre dair tahayyüllerini açığa çıkararak şehrin nasıl tasarlanabileceğine dair
olasılıklara işaret eden geçici birleştirmeleri tasarım aktivizmi olarak okuyabileceğimiz.
Anahtar kelimeler: Temellendirilmiş Kuram, tasarım aktivizmi, evcil hayvan, geçici
birleştirmeler
Other Than Human, Beyond Design: Street Cats, Temporary
Assemblages and Design Activism
Abstract
Following a Grounded Theory approach, this research focuses on citizen-led care networks;
temporary assemblages, built and maintained for the street cats of Istanbul and
scrutinizes the design activist potentials of these assemblages. Temporary assemblages
are as vulnerable as the street cat population they serve: The main reason behind their
temporality is their vulnerability towards the intervention of dierent actors (adding,
removing, disposing). Because these assemblages create a counter-narrative over things
and spaces aiming for positive societal change to ensure the well-being of a neglected
animal population and point to potentials as to how the city could be shaped, they could
be interpreted as design activist practices.
Keywords: Grounded Theory, design activism, domesticated animal, temporary
assemblages
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
226
1. Giriş
Apartmandan çıkarken, bir kedi sepeti etrafında kümelenmiş ve terk edilmiş
olduklarını düşündüğüm bir anne kedi ve üç yavrusuna denk geldim (Şekil
1). Kediler, özellikle anne kedi, oldukça arkadaş canlısıydı ve bana daha önce
bir evde bakılmış olabileceklerini düşündürdü. Önceden onları taşıyan kedi
sepeti, şimdi yuvaları olmuştu. Kedi sepetinin kenarına bırakılan kuru mama
ile şimdilik idare ediyor gibiydiler. Bir süre apartman merdivenine oturdum.
Giriş kattaki dairenin kedisi de pencereden olanları izliyordu. İkimiz de
durumu anlamaya çalışıyor gibiydik. Birkaç fotoğraf çektim ve bu terk edilen
ailenin bakımını üstlenmek isteyen olursa diye sosyal medyada paylaştım
(20190428-SahaNotları).
Şekil 1. Üç yavru kedi ve anneleriyle birlikte terk edildikleri kedi sepeti.
Fotoğraf: Burak Taşdizen, 2019.
Yukarıda bahsi geçen olay Türkiye’deki sokak hayvanları meselesinin bir resmini çiziyor.
Öncelikle, benim ilgili bir kurumu aramak yerine sosyal medyada yardım çağrısında bulunmam,
sokak hayvanlarıyla ilgili acil bir durumda izlenmesi gereken resmi yolun vatandaş nezdindeki
bilinmezliğini tarifliyor. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 5. maddesinin 6. fıkrası,
evcil hayvanlardan doğal yaşama uyum sağlayamayacak olanların sokağa terk edilmelerini
yasak koşsa da (Hayvanları Koruma Kanunu 2004) İstanbul’da sahibi tarafından terk
edilmiş hayvanlara ve genel olarak sokak hayvanına rastlamak ender bir durum değil. Öyle
ki İstanbul’da yaşayan sokak kedisi nüfusunun 125.000 civarında olduğu tahmin ediliyor
(İstanbul’daki sahipsiz kedi-köpek sayısı açıklandı 2017b). Sokakta yaşayan sahipsiz hayvan
nüfusu aynı zamanda kısırlaştırma politikalarının yetersiz kalmasının bir sonucu olarak
değerlendiriliyor (1. Sokak Hayvanları Refahı Kongresi Sonuç Bildirgesi 2016a).
Donna Haraway (2003), ‘yoldaş türler’ (companion species) kavramıyla insanlar ve
köpekler üzerinden türlerin kesişen tarihlerine ve ortak evrimlerine işaret eder (Haraway
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
227
2003). Taylor (2014), evcil hayvan ve bakım meselesini, vahşi hayvanları romantize edip evcil
hayvanların bakım ihtiyacını bir zayıflık belirtisi şeklinde kuran sağlamcı (ableist) kavrayışı
eleştirerek tartışır ve hayatta kalmak için bakıma muhtaç olan kırılgan ve bağımlı evcil hayvan
popülasyonunu yaşatmanın etik gerekliliğini savunur (Taylor 2014). Bu ortaklık ve karşılıklı
bağımlılık, mekân dediğimiz olgunun türler arası müşterekliğini ve bir etik sorumluluk olarak
evcil hayvanların bakımını konuşmamızı mümkün kılar.
Geçmişte İstanbul’da bakımı üstlenilen kedi ve köpek gibi hayvanların her biri toplumun
sürerliliği açısından işlevlere sahipti (Atauz 2002, Pinguet 2010, Zeybek 2014). Ancak
günümüzde bu durum yerini ne işçi ne de müşteri olan görece işlevsiz, atıl, sokak hayvanı
popülasyonuna bıraktı (Atauz 2002, 149, Zeybek 2014, 267). Dolayısıyla İstanbul, hem
geçmişte (Hayırsız Ada Vakası) hem de günümüzde sokak hayvanları nüfusunun kontrolü
amaçlı yapılan devlet güdümlü veya illegal pratiklere tanıklık etmiştir, etmektedir (Bardakçı
1998, Yıldırım 2019). Daha derindeyse, yukarıdan aşağı ve insan merkezli (kentsel) tasarım
pratikleri, şehrin evrimini, insana diğer hayvan türlerine nazaran daha yakın duran kedi ve
köpek gibi evcil kimi hayvan bedenlerini marjinalize edecek bir noktaya getirmiştir. Bu, “1
Kap Su 1 Kap Mama” ve “#kedievimadoreden” girişimleri gibi sokak hayvanları için başlatılan
çeşitli kampanyalar üzerinden kompanse edilmeye çalışılmaktadır (Kedi Evim Adore’den
2016b, Önderoğlu 2019).
Bu araştırma, İstanbul’daki sokak kedilerinin iyi oluşu1 için yapılmış vatandaş güdümlü
geçici birleştirmeler (temporary assemblages) üzerinden yerelde sokak kedileri için ne tür su,
gıda ve barınak ağları inşa edildiğine bakar; bunun tasarım aktivizmiyle nasıl ilişkilenebileceği
sorularını sorar. Tasarım aktivizmi “tasarım düşüncesi, tahayyülü ve pratiğinin bilinçli ya
da bilinçsiz şekilde olumlu toplumsal, kurumsal, çevresel ve/veya ekonomik dönüşümü
hedefleyen bir karşı anlatı oluşturmak amacıyla uygulanmasıdır” (Fuad-Luke 2013, 27).
Tasarım aktivizmi, tanımı itibariyle sadece profesyonel tasarımcılara ait görülmese de
alanyazındaki örnekler profesyonel tasarımcıların aktivist pratiklerini konuşmaktadır. Bu,
amatör tasarımcının emeğini görünmez kılarken, katı bir tasarım ve tasarımcı anlayışını
yeniden üretmektedir. Dolayısıyla, geçici birleştirmeler kavramı şehirde meydana gelen
müdahalelerin tasarım boyutunu tartışmaya açar, kentsel tasarımın ne olduğunu ve kimlerin
tasarımcı/kullanıcı olduğu sorularını sorar.
Vatandaşlar, İstanbul’daki sokak hayvanlarına su, gıda ve barınak sağlayacak
birleştirmeleri oluştururken birbirinden farklı ilk kullanımlara sahip malzemeleri geri/ileri
dönüştürüyor (recycling/upcycling), farklı maddi özelliklere sahip malzemeleri sağlarlıklarına
göre (aordance) bir araya getiriyor. Pet şişe, yoğurt kabı ve karton kutu gibi ambalaj atıkları,
kedi taşıma sepeti ve kedi kumu kabı gibi evlerde yaşayan kediler için tasarlanmış ürünler,
strafor, muşamba ve poşet gibi ısı ve su yalıtımı sağlayacak malzemeler, kullanılmayan
mobilyalar, ev tekstili ve çöp kutusu gibi evlerde elden çıkarılan ürünler, çamaşır ipleri, mutfak
gereçleri, suntalar, kaldırım döşeme taşları ve daha nicesi.
Geçici birleştirmeler, en az önceliklendirdiği sokak kedileri grubu kadar savunmasız: Şehrin
akışı içerisinde farklı aktörlerin müdahalesine (ekleme, çıkarma, yok etme) açık olmaları
onları birleştirme yapan temel sebep. Benim bu araştırmadaki savım, vatandaşlar tarafından
atığın yeniden dolaşıma sokulmasıyla açık ve esnek şekilde tasarlanan ve sürdürülen ve
1 Türkçe’de refah olarak da geçen iyi oluş kavramı üzerinden sokak kedisinin ölçülebilir sağlığından öte
bedensel ve zihinsel huzurunu bütüncül bir açıdan tarif ediyorum.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
228
ihmal edilmiş bir hayvan nüfusunun iyi oluşunu hedefleyen geçici birleştirmeleri, olumlu
toplumsal dönüşümü hedefleyen bir karşı anlatıyı nesneler ve mekanlar üzerinden yarattığı
ve vatandaşların şehre dair tahayyüllerini açığa çıkararak şehrin nasıl tasarlanabileceğine dair
olasılıklara işaret ettiği için tasarım aktivizmi olarak okuyabileceğimiz (Fuad-Luke 2013).
2. Metodoloji
Bu araştırma, Temellendirilmiş Kuram (Grounded Theory) yöntemini benimsemiştir.
Araştırma sahasından beliren örüntüler ışığında bir kuram üretme yaklaşımı olan
temellendirilmiş kuram, hem nitel hem nicel veriyi veri olarak alan bir nitel araştırma
yöntemidir. Her şeyin veri olabildiği bu yaklaşımda (Glaser ve Strauss 2017) veri toplama ve
veri analizi eş zamanlı ilerler ve araştırmacı daimi bir düşünümselliğin içinde, önceki saha
ziyaretlerinin sonrakileri bilgilendirmesine, onlara şekil vermesine kuramsal örneklem
(theoretical sampling) yoluyla özen gösterir (Strauss ve Corbin 1990). Her bir verinin tek tek
kodlandığı bu yaklaşımda tekil kodların kümelenmesi ve aralarındaki ilişkilerin haritalanması
ile ana kategori elde edilir ve bu ana kategorinin mikro, mezzo ve makro ölçeklerdeki
yansımaları bütüncül bir şekilde ele alınır (Strauss ve Corbin 1990). Nihai amaç mevcut
toplumsal olguyu açıklayabilecek bir kuram üretmektir.
Bu araştırmanın veri toplama ve veri analizi aşamalarını eş zamanlı ve birbirini besleyecek
şekilde gerçekleştirdim. İlk önce İstanbul’un farklı demografik yapılara ve farklı ritimlere
sahip çeşitli bölgelerinde Nisan 2019’dan Ocak 2020’ye dek altyapı yürüyüşleri (infrastructure
walk) yaptım (Tablo 1). İlk altyapı yürüyüşlerinde üstten bir yaklaşımla inşa edilen altyapılar
yerine, temelden yapılan, kentlinin kente dair tahayyüllerini açığa çıkaran bitmemiş, esnek
müdahalelere odaklandım. Veri toplama ile eş zamanlı ilerleyen veri analiz sürecinden
beliren erken içgörüler dolayısıyla sonraki altyapı yürüyüşlerinde kentlinin sokak hayvanları,
çoğunlukla sokak kedileri, için yaptığı müdahalelere eğildim.
Altyapı yürüyüşlerinin
gerçekleştirildiği
bölgeler
Yürüyüşlerin gerçekleştirildiği
bölgelerin bağlı bulunduğu
yerel belediyeler
Belediyelerin bağlı bulunduğu
büyükşehir belediyesi
Burgazada Adalar Belediyesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Cihangir Beyoğlu Belediyesi
Gümüşsuyu Beyoğlu Belediyesi
Karaköy Beyoğlu Belediyesi
Tarihi Yarımada Fatih Belediyesi
Moda Kadıköy Belediyesi
Yeldeğirmeni Kadıköy Belediyesi
Feriköy Şişli Belediyesi
Nişantaşı Şişli Belediyesi
Tablo 1. Altyapı yürüyüşlerinin gerçekleştirildiği sahalar ve bağlı bulundukları belediyeler
Veri toplamanın ilk aşaması olan altyapı yürüyüşlerini öncelikli olarak Google Sheets’te,
daha sonraları ATLAS.ti yazılımında açık kodlama (open coding) yaklaşımını kullanarak analiz
ettim. Topladığım verileri betimleyici bir biçimde, erken araştırmacı önyargılarını bertaraf
edecek şekilde kodladım. Açık kodlama (open coding) yaparak ilerlediğim analiz sürecinde
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
229
verilerin tümünün kodlanmasını takiben bir kod listesi oluşturdum. Daha sonra eksensel
kodlama (axial coding) yoluyla tüm bu kodları kümeledim ve aralarındaki ilişkilerin açığa
çıkmasını hedefledim. Eksensel kodlama üzerinden kategoriler oluşturdum ve ana kategorim
olan “geçici birleştirmeler”e ulaştım. Veri toplamanın ikinci aşamasında vatandaşlarla yarı
yapılandırılmış görüşmeler ve gözlemler yaptım. Araştırma boyunca, geçici birleştirmelerin
İstanbul’un belirli bir bölgesine özgü bir durum olmayışı gözlemiyle çok sahalı bir yaklaşım
benimsedim ve bir sonraki yürüyüş rotasına veya bir sonraki görüşmeciye karar verirken
kuramsal örneklem (theoretical sampling) yaptım (Charmaz ve Belgrave 2012).
Saha çalışması boyunca, veri toplamak amacıyla iPhone kullandım. Topladığım veri,
çektiğim fotoğraflardan, bu fotoğrafları arşivlediğim Instagram hikaye klasörlerinden,
yürüyüş ve görüşmelerin öncesinde ve sonrasında yazdığım memolardan, görüşmeler
esnasında aldığım ses kayıtlarından ve bu ses kayıtlarının birebir deşifresinden, etnografik
görüşmeler sonrasında aldığım saha notlarından oluşmakta.
Elde ettiğim kod, kategori ve ana kategoriyi toplumsal olgunun işleyiş dinamiklerine dair
içgörü sağlamak amacıyla Paradigma Modeli’ne uyarladım. Merkezde yer alan İstanbul’un
sokak kedileri olgusunun bir eylem/etkileşim stratejisi (action/interaction strategy) olarak
geçici birleştirmeleri doğurduğu, bu geçici birleştirmeleri etkileyen müdahale koşullarının
ise geçici birleştirmelerde kullanılan yerel malzemelerin sağlarlığı (material aordance) ve
vatandaşların ekonomik zorlukları olduğu ortaya çıktı. Daha genel bir deyişle, profesyonel
kentsel tasarım tahayyülünün dışında kalan sokak kedilerinin mağduriyeti tasarımcı olmayan
vatandaşları ekonomik şartlarının el verdiği kadar şehre müdahale etmeye, onu tasarlamaya
itiyor. Şehir ve sokak kedileri için yapılan bu tasarımlarda kullanılacak malzemenin
erişilebilirliği ve sağlarlığı belirleyici oluyor. Geçici birleştirmelerin maddi ve tasarımsal boyutu
ve vatandaşlar için belirleyici ekonomik koşullar (müdahale koşulları, intervention conditions)
görece mikro kalıyorken, sokak kedisi olgusunu doğuran hukuki açmazlar gibi bağlamsal
koşullar (contextual conditions), geçici birleştirmelerin hayvan bedenleri ve ekosistem
üzerinde doğurduğu sonuçlar olgunun makro boyutuna işaret ediyor.
3. Bakımın maddeselliği: Müdahale koşulları ve geçici birleştirme tipolojisine doğru
Vatandaşların sokak kedisi dostu bir alan yaratmak ve sokak kedilerini yaşatmak sürecinde
karşılaştıkları ekonomik zorluklar müdahale koşullarını belirliyor. Ekonomik zorluklar,
mülakatlarda sıkça öne çıkan noktalardan biri: “Bir de [mama] indirimlere giriyor, o
indirimlerde alıyoruz. Çünkü böyle düzenli mama vermek bir ailenin [bile] belini büker
aslında” (20190513-Vatandaş01-Kedi). Devam ediyor: “Ama paraya baksana yani. Nasıl bir
para. Verdiği de mama mesela. Orada yer işgal ediyor diye veteriner senden para kesiyor.
Kimi sokak hayvanlarına yardım ediyoruz diye indirim falan yapıyor ama yine de ne kadar
yardım, ne kadar cebinden para çıkabilir. Benim aylık gelirim 10 milyar, 20 milyar değil ki. Öyle
olsa…” (20190513-Vatandaş01-Kedi). Öte yandan, vatandaşlar sokak kedilerinin yaşamına
olumlu etki edebilmenin erişilebilirliğine işaret ediyor: “... hiçbir özel beceri gerektirdiğini
düşünmüyorum. Biraz gözlemleyebilecek herkes benim yaptığım şeyi yapar. Sanki çok zor
bir şeymiş gibi ya, belki de o yüzden insanlar buna bir adım atmıyor ama halbuki bir adım
atınca...” (20190513-Vatandaş01-Kedi). Benzer söylem bir birleştirmenin üzerindeki yazıda
tekrar ediyor: “Kedi Rasim’in evi. Lütfen evime dokunmayın! Evet, ev çok güzel. Yapımı 15
dakika sürüyor. Almayın lütfen!” (Şekil 2).
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
230
Şekil 2. Bir vatandaş, yaptığı geçici birleştirmede sokak kedilerinin yaşamına olumlu müdahale etmenin
erişilebilirliğine dikkat çekiyor: “Kedi Rasim’in evi. Lütfen evime dokunmayın! Evet, ev çok güzel. Yapımı
15 dakika sürüyor. Almayın lütfen!”
Fotoğraf: Burak Taşdizen, 2020.
İstanbul’da karşılaştığım her birleştirme, sokak kedisi için olsun veya olmasın, kendine
özgü. Bazıları anlık problemlere yanıt niteliğindeyken, diğerleri daha düşünülmüş çözümler
(Horsanalı, Altay, ve Öz 2018). Sokak kedileri için yapılan geçici birleştirmeler ikinci kategoride
yer alıyor ve kendi içlerinde, bazı benzerlikler ve bazı farklılıklar gösteriyorlar. Sokak kedisini
özellikle kış koşullarında sıcak tutmak, kuru tutmak, beslemek, yaşatmak ve yaşamın
karşısında duran aktör müdahalelerine karşı hazırlıklı olmak gibi ortak sorunlara dair
geliştirilen benzer tasarım kararları üzerinden bir geçici birleştirme tipolojisinden bahsetmek
mümkün. Birleştirmeler, straforlar, meyve ve sebze kasaları ve taşlarla ve bazen bir diğer
birleştirme üstüne yerleştirilerek zeminden yükseltiliyor (Şekil 3). Bazılarının cepheleri ve üst
yüzeyleri yalıtım amaçlı kaplanıyor (Şekil 4). Bazıları yerinden edilme tehlikesine karşı taşlar
yardımıdıyla çevreleniyor, altyapılara bağlanıyor, birden çok kediyi aynı anda barındırabilecek
şekilde örgütleniyor (bkz. Bölüm 4). Geçici birleştirmelerde, kullanılan malzemelerin
tasarlanmış kullanım bağlamından ziyade maddi olarak neleri sağladığı, sağlarlığı (örneğin su
geçirmez olması), nelere “izin verdiği” ve neleri “vaat ettiği” (Latour 2002, 250) öne çıkıyor,
ve Horsanalı ve diğerlerinin tabiriyle, ‘halletmek’ amaçlanıyor (Horsanalı, Altay, ve Öz 2018).
Şekil 3. Isı ve su yalıtımı amaçlı yerden yükseltilen geçici birleştirmeler.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
231
Şekil 4. Isı ve su yalıtımı amaçlı kaplanan geçici birleştirmeler.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
Daha az rastladığım bir diğer tasarım kararı birleştirmelerin içerisine yerleştirilen battaniye
gibi ev tekstilleri (Şekil 5). Bu tasarım müdahaleleri ısı ve su yalıtımı sağlayan müdahalelerde
olduğu gibi sokak kedisini sıcak tutmayı hedefliyorlar ve işlev odaklılar. Sokak kedilerinin
sıcak, kuru kalmasına dair kaygıları, birleştirmelerde tekrar eden yalıtıma dair tasarım
kararlarını, ulusal basında yer alan, sokak hayvanlarının soğuk hava şartlarında maruz kaldığı
bazen ölümle sonuçlanan donma tehlikelerini gündeme taşıyan haberlerle birlikte düşünmek
geçici birleştirmelerin yapım sürecine ve motivasyonlarına dair bir içgörü sağlayabilir (Onları
unutmayın: Kediler 6 saat aç kalınca donarak ölüyor 2017c, Kayacı 2018, Donmak üzereyken
bulduğu kediye sahip çıktı 2019a, Hakkâri’de sokak kedisi donarak öldü 2019b, Özmen 2019).
Şekil 5. Sıcaklık sağlaması amaçlı yerleştirilen ev tekstilleri.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019.
Sokak kedileri için özellikle kış koşulları için kuytu bir alan sunmayı amaçlayan bu
tasarımların sınırları, sokak kedilerinin su ve gıda ihtiyacını karşılamaya yönelik yerleştirilen
ve kap işlevi gören nesnelere doğru uzanıyor (Şekil 6).
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
232
Şekil 6. Geçici birleştirmeler sokak kedilerine su ve gıda sağlıyor.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
4. Geçici olmayan birleştirmelere doğru
“Kaplayıp koli bandıyla falan işte küçük bir kapı falan yaparak öyle beş altı tane ev yaptık.
Ondan sonra bir hafta içerisinde kapıcıya attırdılar hepsini” (20190513-Vatandaş01-
Kedi).
Birleştirmelerin atılmalarının sebeplerinden biri kent peyzajına uyum sağlamamaları ve
orta sınıf ahlakının önemli bileşenlerinden hijyen kaygısını tetiklemeleri. Birleştirmelerin
‘pislik’ ürettiği düşüncesi, mülakatlarda ortaya çıkan bir örüntü: “Bahçede olduğu halde,
çöp oluyor falan (...) kediler pislik yapıyor falan demişler ki oraya pislik yapsa bile (...)
sadece arka balkondan [kedilerin yaşam alanını] görüyorlar” (20190513-Vatandaş01-Kedi).
Benzer bir durum, Moda’da uzun süre sokak kedilerine güvenli bir alan yaratan kaldırımın
temizlenmesinde göze çarpıyor. Civardaki apartmanlardan birinde yaşayan bir vatandaşla
gerçekleştirdiğim görüşme, sokak kedilerine bırakılan gıdaya dair hoşnutsuzluğu açığa
çıkarıyor: “Yani, insanlar [ıslatılmış] ekmek falan koyuyorlar... Ekmek koymasalar... Bir de
yemek artığı, sonra tüm o martılar geliyor, camlara sıçratıyorlar...” (20190601-SahaNotları).
Geçici birleştirmeler, şehrin akışı karşısında barındırıp beslediği sokak kedisi popülasyonu
kadar savunmasızlar ve bu yüzden ömürleri şehirdeki diğer aktörlerin izin verdiği kadar
oluyor. Geçici birleştirmeleri geçici yapan etmenler arasında Cihangir’deki Harun Kolçak Kedi
Evi gibi belirli bir alan için tasarlanmamaları (Şekil 7) (Demir ve İleri 2017), belediye veteriner
işleri tarafından gözetilmemeleri, genel tabiriyle kurumsallaşmamış olmaları sayılabilir.
Geçici birleştirmelerin kolayca atılabilmelerine olanak sağlayan maddeselliği karşısında,
vatandaşların geliştirdiği birtakım mekansal, söylemsel ve görsel taktikler2 mevcut.
2 Burada Michel de Certeau’nin taktik kavramını ödünç alıyorum. Geçici birleştirmeler, kaldırım gibi kamusal
alanlarda ve apartman arka bahçesi gibi ortak alanlarda konuşlandıkları için şehrin akışına karşı savunmasızlar.
Bu akışı göz önünde tutan vatandaşların birleştirmeler üzerinde geliştirdikleri söylemsel ve görsel taktikler diğer
vatandaşlarla iletişim kurmalarını ve geçici birleştirmenin ve dolayısıyla sokak kedisinin varlığını ve kent hakkını
müzakere etmelerini sağlıyor. De Certeau’nün kavram üzerine daha kapsamlı tartışması için, bkz. (De Certeau
1984).
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
233
Şekil 7. Harun Kolçak Kedi Evi, Cihangir. Fotoğraf: Burak Taşdizen, 2019.
4.1 Mekansal taktikler
Sokak hayvanlarının iyi oluşu için yapılan vatandaş güdümlü geçici birleştirmeler bir kent
mobilyasında görmeye alışkın olduğumuz kent mobilyasını belli bir yerde sabitleyen
ankrajlama işleminden mahrum ve bu durum onları yerinden edilme tehdidi altında bırakıyor.
Bunun önüne geçmek amacıyla geliştirilen bazı taktikler mevcut: Birleştirmelerde kullanılan
ucuz, atık malzemenin hava koşulları karşısında zarar görecek maddeselliğini yalıtım
malzemeleriyle korumak (bkz. Bölüm 3), birden fazla hayvanı barındırabilecek birleştirmeler
yoluyla kedi dostu mekanlar oluşturmak, birleştirmelerin üzerine taşlar koyarak veya onları
ip, bant, zincir ve teller aracılığıyla parmaklık, havalandırma borusu gibi altyapılara bağlamak,
veya apartmanların cephesinde, bodrum ve/veya giriş katlarının pencere parmaklıklarının
ardında hayvanlar için müdahaleler yapmak. Tüm bu örnekler, birleştirmelerin hava koşulları
veya vatandaş müdahaleleri yoluyla yerinden edilme tehlikesi karşısında daimi olmayan
varlıklarını kalıcı kılmaya yönelik girişimler.
Bunlardan ilki, birden fazla sokak kedisini aynı anda barındırabilecek birleştirmeler
oluşturmak (Şekil 8). Bu birleştirmeler de en az tekil olanlar kadar müdahaleye açıklar, ve
müdahale her zaman durumdan rahatsız tek bir bireyden kaynaklanmayabiliyor:
“Orasının içi mesela kedi ormanıydı eskiden. Eskiden dediğim bir yıl önce yani. Bir
sürü kedi vardı ve sürekli oraya mama konuluyordu, kedi evleri vardı falan. Onlar
geldi, otopark yaptılar oraya. Önce kedi evlerini ön tarafa koydular, ondan sonra
köşeye koydular, şimdi bilmiyorum kedi evi var mı yok mu. Çok fazla kedi yaşıyordu”
(20190513-Vatandaş01-Kedi).
Şekil 8. Birden fazla sokak kedisini aynı anda barındıran geçici birleştirmeler.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
234
Atılmamaları durumunda, bu tür daha kapsamlı birleştirmeler, sokak kedilerinin varlığı
konusunda varılmış bir yerel uzlaşının maddi niteliği halini alıyor. Birleştirmeleri bulundukları
mekânda sabitlemek adına kaldırım taşı, moloz vb. gibi inşaat atıklarının ağırlığından
yararlanılıyor (Şekil 9). Bazı birleştirmeler, çamaşır ipi, koli bandı, zincir ve kablolarla
civardaki havalandırma borusu, parmaklık, ağaç gibi altyapılara bağlanıyor (Şekil 10). Belli bir
yerde sabitleme girişimleri, rüzgâr gibi hava koşulları karşısında birleştirmeyi daha sağlam
kılıyorsa da diğer vatandaşlar için fiziksel bir engelden ziyade (çamaşır ipi veya koli bandını
biri kolaylıkla koparabilir) sembolik bir hatırlatma niteliğindeler. Kedilerin bakımını üstlenen
vatandaşların mücadelelerindeki ısrarın altını çiziyorlar.
Şekil 9. Geçici birleştirmeleri sabitlemek için kullanılan taşlar.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
235
Şekil 10. Sabitleme amaçlı bağlanan geçici birleştirmeler.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
Geçici birleştirmelerin kalıcılığını sağlamak adına vatandaşların yaptığı mekansal
örgütlenmeler birleştirmeleri kamusal alandan, ortak/özel alanlara taşıyacak şekilde
şekillenebiliyor. Apartman cephelerine ve apartman arka bahçelerine yerleştirilen
birleştirmeler (Şekil 11), herhangi bir vatandaşın (komşu veya yaya) yerinden etme veya yok
etme tehditini, böylesi olası bir durumun yasal anlaşmazlıkla sonuçlanması ihtimalinden
dolayı, bir nebze bertaraf ediyor. Bu taktiğin, özel mülkü ve geçici birleştirmeyi yaklaştırdığı
için sokak kedisinin refahının vatandaş nezdinde daha iyi gözetilmesini sağladığı söylenebilir.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
236
Şekil 11. Apartman cephesi, giriş kat pencere pervazı gibi ortak/özel alanlara inşa edilen geçici
birleştirmeler. Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
4.2 Söylemsel ve görsel taktikler
Geçici birleştirmelerin varlığını tehdit eden sokak kedisinin şehirdeki varlığına dair farklı
fikirlerdeki diğer vatandaşlar ile birleştirmelerin mekânsal örgütlenmesi ve birleştirmelerde
kullanılan söylemsel ve görsel taktikler üzerinden devam eden daimi bir iletişim var. Bu
girişimlerin birleştirmelerin ve sokak kedisinin şehirdeki varlığını kalıcılaştırmaya dair olduğu
ve devam eden bir sokak kedisinin kent hakkı mücadelesinin maddi bir yansıması olduğu
söylenebilir.
Bir diğer yaygın tasarım kararı birleştirmeleri söylemsel ve görsel taktiklerle donatmak
ve ilkin geçici birleştirmelerin varlığının ve dolayısıyla sokak kedisinin yaşam hakkını diğer
paydaşlarla (komşu, yaya, karar vericiler) müzakere etmek (Taşdizen 2020). Bu müzakere
geçici birleştirmelerin ‘kedi evi’ ve ‘home sweet home’ benzeri antropomorfik isimlendirmeleri
ile başlıyor, geçici birleştirmelerin yaygın “pislik üretmesi” argümanını bertaraf etmek
üzere birleştirmeleri çeşitli kedi soyutlamaları ile sevimli ve kabul edilebilir kılıyor (Şekil 12)
(Taşdizen 2020).
Şekil 12. Geçici birleştirmeler ve kullanılan bazı söylemsel ve görsel taktikler.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
237
5. Sokak kedilerinin iyi oluşu üzerine
Bu makale, geçici birleştirmeleri ve dolayısıyla sokak kedisi kullanıcı grubunu merkezine
aldığı için, sokak kedilerinin iyi oluşunu konuşmak yerinde olacaktır. Görüşmecilerimden
birinin deneyimi öyle söylüyor ki düzenli bakımı yapılan bir kedi kaybolup sokakta yaşamaya
başladığında halitosis3 olabiliyor ve tüylerinin kalitesinde ciddi bir düşüş yaşayabiliyor
(20190613-SahaNotları). Evde yaşayan hayvanların sokak koşullarına uyum sağlaması
beklenmiyor (Hayvanları Koruma Kanunu 2004) ve bahsi geçen vakanın da gösterdiği gibi kedi
bedeni sokak koşullarına tepki gösteriyor. Bu durum, vatandaşların sokak kedilerine sunduğu
gıdayı konuşmayı elzem kılıyor.
Bakımı etkileyen ekonomik kısıtlar gibi müdahale koşulları, vatandaşları sokak kedisini
beslerken petshop’larda satılan ucuz kuru mamalara (Şekil 13), insan yemeği artıklarına
(Şekil 14) ve bazen de ıslatılmış ekmeğe (Şekil 15) itiyor. Ucuz kuru mama, ekmek, makarna
gibi gıdaların yüksek tahıllı içeriği kediler için uygun değil ve uzun vadede sağlıklarını kötü
etkileyebiliyor (2. Sahipsiz Hayvan Rehabilitasyonu Çalıştayı 2017a).
Şekil 13. Moda’da bir pet shop’ta sokak hayvanlarına özel pazarlanan 1 TL fiyatlı kuru mama ve sokak
kedilerine sunulan kuru mamalar. Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019.
Şekil 14. Sokağa sokak kedileri için bırakılan makarna, pilav vb. gibi insan yemeği artıkları. Fotoğraflar:
Burak Taşdizen, 2019.
3 Halitosis, kedilerde ağız kokusuna sebep olan durum. Bahsi geçen olayda, görüşmeci Vatandaş03 hem ağız
kokusunu hem de sertleşen tüyleri Vatandaş03-Kedi01’in sokakta yaşarkenki diyetine, dolayısıyla vatandaşların
sokak kedilerine verdiği gıdaya bağlıyor.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
238
Şekil 15. Islatılmış ekmek. Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019.
6. Sonuç yerine
Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği (2006) sokak hayvanlarının yaşam
alanlarını tanımlarken hayvanın tercihini önceliklendiriyor, sokak hayvanının tıbbi amaçlı
yerinden edilmesinde hayvanın yerine bırakılmasını şart koşuyor. Kaldırımın sokak
hayvanlarının yaşam alanı olduğu, ve sokak hayvanlarının yaşam hakkı, son zamanlarda
Kadıköy Belediyesi ve Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen ve şehrin çeşitli yerlerine asılan
ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nu hatırlatan pankartlarla gündemde tutuluyor:
“Kaldırım ve sokaklarda yaşayan hayvanlar 5199 sayılı hayvanları koruma kanununun
güvencesi ve koruması altındadır. Hayvanların yaşam hakkına zarar vermek yasal olarak
cezaya tabidir” (Şekil 16).
Şekil 16. Kadıköy Belediyesi ve Şişli Belediyesi tarafından hazırlanan ve sokak hayvanlarının 5199 Sayılı
Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında koruma altında olduğunu hatırlatan pankart.
Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019-2020.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
239
Ancak sokak hayvanlarının şehir içi dolaşımları kaldırımlarla, sokaklarla veya parklarla
sınırlı değil. 634 Kat Mülkiyet Kanunu’na göre ortak alanlar sayılan apartman cephesi ve
apartman bahçesi (Kat Mülkiyet Kanunu 1965) gibi güvenli, kuytu alanlar sokak hayvanlarının
tercih ettiği önemli yaşam alanları ve vatandaş açısından kolayca erişilebilir olması sebebiyle
vatandaş güdümlü geçici birleştirmelerin, su, gıda ve barınak ağlarının önemli durakları. Sokak
hayvanlarının yaşam alanı statüsünde görülen kaldırımlar (Şekil 14) kanunlar kapsamında
korunuyorken, apartman cephe ve bahçeleri 634 Kat Mülkiyet Kanunu üzerinden tartışılabilir
hale geliyor. Sokak kedileri için yapılan mevcut müdahalelerin aktivist yönünün beslendiği
noktalardan biri vatandaşın sokak kedilerini yaşatırken komşularıyla mikro ölçekte vermek
zorunda olduğu bu mücadele.
Ancak yerinden edilme tehlikesi bir yana, geçici birleştirmelerin sabit olmayan, esnek
doğaları konvansiyonel profesyonel tasarım işleriyle kıyaslandığında tasarımcıyı merkezden
alması, onu kentlinin müdahalesine açık şekilde tasarlaması ile onları “prototip” kılıyor
(Varga 2018) ve kent bağlamında aslında tam olarak da davranışlarını öngöremediğimiz
sokak kedileri kullanıcı grubu için ve bakım üstlenen vatandaşlar için olması gereken tasarımı
sunuyor olabilir. Zira Kadıköy Belediyesi tarafından Kadıköy’ün belirli yerlerine yerleştirilen, su
damacanasının ters şekilde oyuğa yerleştirilmesiyle kontrollü şekilde diğer kaba su aktaran
ankrajlı su kapları (Şekil 17) temizlenemediği için yosun tutuyor, kullanımın ihtiyaç duyduğu
sirkülasyona ankrajı nedeniyle engel oluyor. Dolayısıyla kentlinin bu müdahalelerini, tasarım
bakış açısıyla baktığımızda konvansiyonelin dışında kalan açık kaynak tasarıma (open design)
yakın bir yerde, politik olarak da toplu hayvan ölümleri ve İstanbul’da gerçekleşen sokak
köpeklerini illegal yerinden etme politikalarını (Yıldırım 2019) düşündüğümüzde ise aktivist
bir hareket olarak okumamız mümkün.
Şekil 17. Kadıköy Belediyesi tarafından yerleştirilen su damacanası ile birlikte çalışacak şekilde
tasarlanmış ankrajlı su kapları. Fotoğraflar: Burak Taşdizen, 2019.
Bu aktivist pratiği tasarım aktivizmi yapan, ihmal edilmiş bir sokak hayvanı
popülasyonunun kent hakkı tartışmasını kamusal alanda görünür hale getirmesi, bunu
söylemsel düzeyde bırakmayıp atığın geri dönüşümü sayesinde yeniden örgütlediği mekân
üzerinden aynı hayvan popülasyonunu beslemesi ve yaşatması, dolayısıyla pozitif toplumsal
dönüşümü sokak kedilerinin iyi oluşu özelinde gerçekleştirmesi (Fuad-Luke 2013, Bieling
2019, Thorpe). Ancak makro düzeyde, vatandaşların oluşturdukları bu geçici birleştirmelerin
tahayyül edilen kullanıcıları kedi gibi belirli bir tür olduğundan bu müdahaleler sadece mekansal
boyutta kalmayıp ekosisteme etki etme riski taşıyor. Bu, aktivist olarak okuyabileceğimiz bu
pratiklerin kendisini sorgulanabilir hale getiriyor.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
240
Evcil hayvanlarla kesişen tarihimiz, kent gibi insan olmayan canlıların da kullanıcısı olduğu
müştereklere müdahale etmenin önünü açan mekansal pratiklerde, hayvanların konumunu
düşünmeyi etik bir tasarım pratiğinden ve mekanda adaletten bahsedebilmenin ön
koşullarından biri haline getiriyor. İstanbul’un mega projelerle bezenen peyzajında katılımcı,
rıza alan, aşağıdan yukarı ve insandan öte (more than human) bir kentsel tasarım yaklaşımı
anaakım tasarım pratiğinde henüz yankı bulmuş değil. Bu noktada geçici birleştirmeler
üzerinden gerçekleşen kümülatif tasarım bilgisi üretimi Kadıköy Belediyesi’nin yerleştirdiği
ancak verimli şekilde kullanılmayan su kapları düşünüldüğünde sadece aktivizm için değil
aynı zamanda politika üretme ve uygulama aşamasındaki muhtarlıklar ve belediyeler için de
bir izlek sunuyor ve katılımcı, insandan öte kent coğrafyalarının kapısını aralıyor (Şekil 18).
Şekil 18. Beyoğlu Belediyesi tarafından yerleştirilen Cihangir’deki trafik işareti.
Fotoğraf: Burak Taşdizen, 2020.
Orient-Institut Istanbul, İnsan, Tıp ve Toplum
Teşekkürler
Bu araştırma, Mekanda Adalet Derneği tarafından organize edilen MAD Araştırma Desteği
2019 tarafından desteklenmiştir. Yazar, değerli desteği için Mekanda Adalet Derneği’ne ve
araştırma sürecindeki yorumları için Dr. Melike Şahinol’a ve Dr. Özlem Özkal’a teşekkür eder.
Kaynakça
Kat Mülkiyeti Kanunu. 23.06.1965.
Hayvanları Koruma Kanunu. 24.06.2004.
2006. Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği. edited by Çevre ve Orman
Bakanlığı.
2016a. “1. Sokak Hayvanları Refahı Kongresi Sonuç Bildirgesi.” 1. Sokak Hayvanları Refahı
Kongresi, Ataşehir, İstanbul.
2016b. “Kedi Evim Adore’den.” Erişim 22.01.2020. https://www.adore.com.tr/tr/kedi-evim-
adoreden.
2017a. 2. Sahipsiz Hayvan Rehabilitasyonu Çalıştayı. gida.ibb.istanbul: İstanbul Büyükşehir
Belediyesi.
2017b. “İstanbul’daki sahipsiz kedi-köpek sayısı açıklandı.” TRT Haber, Erişim 18.01.2020.
https://www.trthaber.com/haber/yasam/Istanbuldaki-sahipsiz-kedi-kopek-sayisi-
aciklandi-311559.html.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
241
2017c. “Onları unutmayın: Kediler 6 saat aç kalınca donarak ölüyor. T24, 17.02.2017. Erişim
29.01.2020. https://t24.com.tr/haber/onlari-unutmayin-kediler-6-saat-ac-kalinca-
donarak-oluyor,389456.
2019a. “Donmak üzereyken bulduğu kediye sahip çıktı.Posta, 12.12.2019. Erişim 29.01.2020.
https://www.posta.com.tr/donmak-uzereyken-buldugu-kediye-sahip-cikti-2225971.
2019b. “Hakkari’de sokak kedisi donarak öldü.CNN Türk, 12.02.2019. Erişim 29.01.2020.
https://www.cnnturk.com/turkiye/hakkaride-sokak-kedisi-donarak-oldu.
Atauz, Akın. 2002. “Kent ve Hayvan.Cogito (32):140-163.
Bardakçı, Murat. 1998. “Tarihimizin iki büyük köpek soykırımı.Hürriyet, 26.04.1998.
Erişim 30.01.2020. http://www.hurriyet.com.tr/tarihimizin-iki-buyuk-kopek-
soykirimi-39015990.
Bieling, Tom. 2019. “Designing activism - an introduction.” İçinde Design (&) activism:
Perspectives on design as activism and activism as design, haz. Tom Bieling. Mimesis
International.
Charmaz, Kathy, ve Linda Liska Belgrave. 2012. “Qualitative interviewing and grounded
theory analysis.” İçinde The SAGE handbook of interview research: The complexity of
the craft, 347-365. SAGE.
De Certeau, Michel. 1984. The Practice of Everyday Life: Living and cooking. Berkeley and Los
Angeles: University of Minnesota Press.
Demir, Adem, ve Emin İleri. 2017. “Harun Kolçak anısına kedi evi açıldı.” Anadolu Ajansı, Erişim
17.06.2019. https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/harun-kolcak-anisina-kedi-evi-
acildi/973037.
Fuad-Luke, Alastair. 2013. Design activism: Beautiful strangeness for a sustainable world:
Routledge.
Glaser, Barney G., ve Anselm L. Strauss. 2017. Discovery of grounded theory: Strategies for
qualitative research: Routledge.
Haraway, Donna. 2003. The companion species manifesto: Dogs, people, and significant
otherness. Vol. 1: Prickly Paradigm Press Chicago.
Horsanalı, Nur, Can Altay, ve Gizem Öz. 2018. “Halletmek: Gündelik hayattan bir tasarım-
üretim envanteri.” UTAK 2018 Üçüncü Ulusal Tasarım Araştırmaları Konferansı:
Tasarım ve Umut, Ankara, Turkey.
Kayacı, Mehmet Ali. 2018. “Sıradışı protesto! Kefenledi ve sonra belediye önüne bıraktı.
Sözcü, 26.12.2018. Erişim 29.01.2020. https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/
siradisi-protesto-kefenledi-ve-sonra-belediye-onune-birakti-2870046/.
Latour, Bruno. 2002. “Morality and technology: The end of the means.Theory, Culture &
Society 19 (5-6):247-260.
Önderoğlu, Kemal. 2019. «›Kapınıza bir kap su bir kap mama koyun›.» Erişim 22.01.2020.
http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/kemal-onderoglu/kapiniza-bir-kap-su-bir-kap-
mama-koyun-6007462.
Özmen, Şahin. 2019. «Yozgatta sokak kedilerine ısı yalıtımlı ahşap kulübe.» Anadolu Ajansı,
30.01.2019. Erişim 29.01.2020. https://www.aa.com.tr/tr/yasam/yozgatta-sokak-
kedilerine-isi-yalitimli-ahsap-kulube/1687501.
Pinguet, Catherine. 2010. “Istanbul’s Street Dogs at the End of the Ottoman Empire:
Protection or Extermination.” İçinde Animals and People in the Ottoman Empire, haz.
Suraiya Faroqhi, 353-371. İstanbul: Eren Publications.
TÜRKİYE’DE STS:
BİLİM VE TEKNOLOJİ
ÇALIŞMALARINA GİRİŞ
242
Strauss, Anselm, ve Juliet Corbin. 1990. Basics of qualitative research: Sage publications.
Taşdizen, Burak. 2020. Furry, Little Humans: Visual and Rhetorical Tactics of Citizens around
Temporary Assemblages for Street Cats of Istanbul.
Taylor, Sunaura. 2014. “Interdependent Animals: A Feminist Disability Ethic of Care.” İçinde
Ecofeminism: Feminist Intersections with Other Animals & the Earth, haz. Carol J.
Adams ve Lori Gruen. New York, London: Bloomsbury.
Thorpe, Ann. “Design as Activism: to resist or to generate?” [Makale]. Emily Carr University
of Art & Design, Erişim 16.06.2019. http://current.ecuad.ca/design-as-activism-to-
resist-or-to-generate.
Varga, Hannah M. 2018. “On Design and Making with STS.Diseña (12):30-51.
Yıldırım, Mine. 2019. Köpeksizleşen İstanbul: Tahribat Coğrafyalarında Değişen Mekan, Emek
ve Adalet İlişkileri.
Zeybek, Sezai Ozan. 2014. “İstanbul’un yuttukları ve kustukları: Köpekler ve nesneler
üzerinden İstanbul tahlili.” İçinde Yeni Istanbul Çalışmaları: Sınırlar, Mücadeleler,
Açılımlar, 263-282. İstanbul: Metis.
... (Ingold, 2010, p. 92). In that sense, instead of merely being designed or being made in a passive state, materials grow (Ingold, 2007), resist (Şahinol & Taşdizen, 2020) and become elements in assemblages in naturecultures, linking and unlinking (Taşdizen, 2020a(Taşdizen, , 2020b). ...
... It rejects knowledge hierarchies and the marginalization of novel making practices, and is attuned to grassroots imaginaries, queer uses, knowledge ecologies, skilled practices and alternative future-makings. Thus, they include grassroots citizen initiatives regarding the care for nonhuman animals (Figure 1) (Taşdizen, 2020a(Taşdizen, , 2020b, for they challenge and complexify the conventional definition of the user/ designer of the city by including citizen as the designer, and an animal as both the designer and the user. The citizen or the animal as the designer is a radical step moving away from notions of regulated participation towards more contested territories in which multivocality is abound as the animal in-question shapes design directions (Westerlaken, 2020). ...
Article
Full-text available
De-centering the human is vital in order to recognize that the human is never an isolated, individual entity, as imagined in mainstream design practice (Forlano, 2017), but a material body. A body as any material, embedded within the material currents of our lifeworld (Ingold, 2007, 2010), including socio-technical systems, or the natural environment. Moving into the realm of materials requires also a critical distance to the words of design and making both of which denote certain intentional undertones such as a mental plan on part of the practitioner (Keller, 2001) subscribing to hylomorphic model of creation (Ingold, 2010). Far from shaping matter that is inert, practitioners are “itinerants” (Guattari & Deleuze, 2000) and “wanderers, wayfarers, whose skill lies in their ability to find the grain of the world’s becoming and to follow its course while bending it to their evolving purpose.” (Ingold, 2010, p. 92). In that sense, instead of merely being designed or being made in a passive state, materials grow (Ingold, 2007), resist (Şahinol & Taşdizen, 2020) and become elements in assemblages in naturecultures, linking and unlinking (Taşdizen, 2020a, 2020b).
Article
Full-text available
Since the late twentieth century, “citizen science” has become an increasingly fashionable label for a growing number of participatory research activities. This paper situates the origins and rise of the term “citizen science” and contextualises “citizen science” within the broader history of public participation in science. It analyses critically the current promises — democratisation, education, discoveries — emerging within the “citizen science” discourse and offers a new framework to better understand the diversity of epistemic practices involved in these participatory projects. Finally, it maps a number of historical, political, and social questions for future research in the critical studies of “citizen science”.
Conference Paper
Full-text available
Tasarımcılar, bir probleme veya ihtiyaca çözüm bulmak için araştırma, analiz, kavram haritaları, eskizler ve maketleri kapsayabilen uzun süreçler izliyor. İstanbul bağlamında, özellikle sokakta bunun tam tersine problemlerin kullanıcılar tarafından, sezgisel yollarla ve eldeki kısıtlı kaynaklarla çözüldüğünü gözlemliyoruz. Nesneler, oluşan bir ihtiyaca çözüm bulmak üzere tamir ediliyor, adaptasyon ya da tadilattan geçiyor, eklemleniyor ve sorunlar hallediliyor. Özellikle ürün tasarımı alanının, gündelik hayatın içinden çözümlere daha dikkatli bakması gerektiği kanısından yola çıkarak, İstanbul’da kent mekânlarında yer alan çözümleri, halletmek olarak tabir ettiğimiz dönüştürücü icraatları, incelemeye karar verdik. Bu incelemeyi yürütürken tasarımın bilgi alanı içerisinden hareket etmeyi önemsedik. Bağlam, malzeme, üretim (modifikasyon) teknikleri ve ilgili belgeleme ve çizim setleri ile ele aldığımız 67 üründen oluşan örneklem üzerinden, gündelik olanın tasarıma olası katkısını belli bir ciddiyetle ve ön yargılardan olabildikçe ayrışmış biçimde inceledik. Toplanan veriler ve inceleme sürecinde tanık olduğumuz örüntüler üzerinden, bir yandan belli eğilimler ve ayrışmalar tespit edilirken, bir yandan da örneklemin kentte dağılımı haritalandı. Sonuç olarak, belgeleme ve alıntılar üzerinden hazırladığımız envanter ile ürün tasarımı alanının halletmek diye tabir ettiğimiz kendiliğinden doğan bir tasarım-üretim biçimini nasıl tartışmaya açabileceği ve görünür kılabileceğine dair bir öneride bulunuyoruz.
Article
Full-text available
Over the past four decades, the humanities have been subject to a progressive devaluation within the academic world, with early instances of this phenomenon tracing back to the USA and the UK. There are several clues as to how the university has generally been placing a lower importance on these fields, such as through the elimination of courses or even whole departments. It is worth mentioning that this discrimination against humanities degrees is indirect in nature, as it is in fact mostly the result of the systematic promotion of other fields, particularly, for instance, business management. Such a phenomenon has nonetheless resulted in a considerable reduction in the percentage of humanities graduates within a set of 30 OECD countries, when compared to other areas. In some countries, a decline can even be observed in relation to their absolute numbers, especially with regards to doctorate degrees. This article sheds some light on examples of international political guidelines, laid out by the OECD and the World Bank, which have contributed to this devaluation. It takes a look at the impacts of shrinking resources within academic departments of the humanities, both inside and outside of the university, while assessing the benefits and value of studying these fields. A case is made that a society that is assumed to be ideally based on knowledge should be more permeable and welcoming to the different and unique disciplines that produce it, placing fair and impartial value on its respective fields.
Article
Advances in technology are increasingly changing relationships between consumers and providers of products and services in every business. The democratization of recognized expertise that accompanies the use of information technology can be a positive force for improving access, cost, and equity, but also can challenge the role and status of traditional experts, including marginalizing them. Consumers no longer need a professional taxi driver to tell them the fastest way to the airport and can book flights without the help of a travel agent.
Article
With the advent of apps, other software and wearable devices designed to enable people to easily monitor and measure details about their bodies, much attention has been paid to the phenomenon of health self-tracking. In this article, findings from a study involving interviews with 40 Australian self-trackers are discussed and analysed from a feminist new materialist perspective, focusing on relational dimensions, affective forces and agential capacities. Analysis of their accounts identified several major agential capacities generated by self-tracking health and illness, including achieving knowledge, awareness and problem-solving; taking control; and feeling better. Affective forces were strongly evident in the ways the participants talked about their practices and rationales for health self-tracking, including the pleasure and satisfaction they experienced, as well as the demoralising or burdensome elements they described. Relational dimensions included interpersonal and biographical contexts as well as enactments of embodied and technological sensing and recording.