ArticlePDF Available

Türkiye'de Vergi Algısının Ayıp, Günah ve Suç Bağlamında Değerlendirilmesi

Authors:
  • Nigde Omer Halisdemir University

Abstract

Vergi algısı, toplumların vergiye olan bakış açılarını yansıtmakla birlikte, genel olarak kamusal ilişkiler hakkında da ipuçları vermektedir. Bu bağlamda çalışma, Türkiye’de mevcut vergi algısını, ayıp, günah ve suç kapsamında incelemektedir. Çalışmada kullanılan veri seti, KONDA tarafından 2017 yılında gerçekleştirilen “Ayıp, Günah ve Suç Algısı” araştırmasından elde edilmiştir. Betimleyici yöntemin kullanıldığı çalışma sonucunda, Türkiye’de toplumsal ilişkilere yönelik kamusal algının, yüksek hassasiyete sahip olduğu, özellikle vergi usulsüzlüklerinin toplumda hoş karşılanmadığı ve bu tür davranışların ayıp ya da günah olarak nitelendirildiği belirlenmiştir.
136
ÖZ
Vergi algısı, toplumların vergiye olan bakış
açılarını yansıtmakla birlikte, genel olarak ka-
musal ilişkiler hakkında da ipuçları vermektedir.
Bu bağlamda çalışma, Türkiye’de mevcut vergi
algısını, ayıp, günah ve suç kapsamında incele-
mektedir. Çalışmada kullanılan veri seti, KONDA
tarafından 2017 yılında gerçekleştirilen “Ayıp,
Günah ve Suç Algısı” araştırmasından elde edil-
miştir. Betimleyici yöntemin kullanıldığı çalışma
sonucunda, Türkiye’de toplumsal ilişkilere yöne-
lik kamusal algının, yüksek hassasiyete sahip ol-
duğu, özellikle vergi usulsüzlüklerinin toplumda
hoş karşılanmadığı ve bu tür davranışların ayıp ya
da günah olarak nitelendirildiği belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Vergi Algısı, Ayıp, Gü-
nah, Suç
Jel Sınıandırması Kodları: H20, H26
ABSTRACT
Tax perception reects society’s perspective
on tax, but also gives clues about public relations
in general. Within this context, the current tax
perception is examining in terms of shame,
sin, and crime in Turkey in the study. The data
set used in the study was obtained from the
research named as “Perception of Shame, Sin
and Crime”, conducted by KONDA in 2017.
Descriptive method is used within the study and
it is concluded that the public perception towards
social relations is highly sensitive in Turkey; in
particular tax misdemeanours are not welcomed
in society and such behaviours are described as
a shame or sin.
Keywords: Tax perception, shame, sin, crime
Jel Classication Codes: H20, H26
TÜRKİYE’DE VERGİ ALGISININ AYIP, GÜNAH
ve SUÇ BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF THE TAX PERCEPTION IN THE CONTEXT
OF SHAME, SIN AND CRIME IN TURKEY
* Arş. Gör., Niğde Ömer Halisdemir Üni., İİBF, Maliye Bölümü, aligokhangolcek@gmail.com, ORC-ID: 0000-0002-7948-7688.
** Dr. Öğr. Üyesi, Kırşehir Ahi Evran Üni., İİBF, Maliye Bölümü, denizabukan@hotmail.com, ORC-ID: 0000-0001-9387-1873.
*** Doç. Dr., Necmettin Erbakan Üni., Siyasal Bilgiler Fakültesi, Maliye Bölümü, altugmkoktas@gmail.com, ORC-ID: 0000-0002-
0911-2143.
GÖLÇEK, A. G., ABUKAN, D., KÖKTAŞ, A. M. (Eylül 2020). Türkiye’de Vergi Algısının Ayıp, Günah ve Suç Bağlamında Değerlen-
dirilmesi, Vergi Raporu, 252, (136-149).
Makale Türü: Araştırma
M.G.T.: 10.06.2020 / M.K.T.: 24.08.2020
Ali Gökhan GÖLÇEK*Deniz ABUKAN** Altuğ Murat KÖKT***
HAKEMLİ MAKALEHAKEMLİ MAKALE
137
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
GİRİŞ
İyi bir vergi sistemi, güçlü bir idare ve yalın
bir mevzuatın yanı sıra toplumda oluşan olumlu
bir vergi algısına da ihtiyaç duyar. Bu olumlu algı,
öncelikle, vergilemede adaletin sağlandığına ve
toplanan vergilerle kamu hizmetlerinin yerine
getirildiğine dair toplum nezdinde bir inanç oluş-
turulmasıyla gerçekleşebilir. Vergi yükünün az ya
da çok olmasından bağımsız olarak, ilk elde bu
nitelikleri taşımayan bir sistemde, vergi kaçırma
ve vergiden kaçınma davranışları yaygın olarak
görülecektir. Bu bağlamda düşündüğümüzde,
bir vergi sisteminde vergi uyumunun sağlanma-
yalnızca yasal yaptırımlarla mümkün olamaz.
Vergi sistemi, devlet ve toplum arasındaki çok
faktörlü karmaşık ilişkinin görünür hale geldiği
en önemli mali alandır ve bu ilişkiyi belirleyen ik-
tisadi, siyasal, kültürel, demografik, sosyolojik,
psikolojik ve tarihsel birçok faktör daha mevcut-
tur. Dolayısıyla vergi uyumunun sağlanmasında
idarenin karşısında en önemli belirleyicilerden
olan toplumun vergi algısı ancak tüm bu faktör-
lerle ilişkisi ortaya konularak doğru bir biçimde
analiz edilebilir.
Bu tip bir analizi disiplinler arası yaklaşımıy-
la mümkün kılan mali sosyolojinin öncüleri olan
Goldscheid1 ve Schumpeter’in2 vurguladığı gibi
mali konular, özellikle de vergiler, toplumların
tarihsel gelişimleri içinde önemli roller üstlen-
mişlerdir. Olgusal tarihin birçok kırılma nokta-
sında vergi sorunları temel belirleyicilerden ol-
muştur. Zira devlet müdahalesinin önemli araç-
ları olan vergi sistemleri aynı zamanda toplumsal
güç ilişkilerinin yansımalarıdır3. Çalışmada vergi-
ler bu disiplinler arası bağlamda ele alınmış ve
Türkiye’de mükelleerin vergi algısı belirttiğimiz
toplumsal parametrelerin çoğunu kesecek olan
ayıp, günah ve suç kavramları üzerinden değer-
lendirilmiştir. Tabi ki analizin sınırını yararlandığı-
mız veri tabanı oluşturmuştur. Bu doğrultuda ilk
olarak vergi algısına yönelik çeşitli ülke örnek-
lerini kapsayan literatürden bahsedilecek, daha
sonra bahsedilen veri tabanı Türkiye’deki vergi
algısını tespit etmek üzere incelenecektir. Sonuç
bölümünde ise kısa bir değerlendirme yapılacak-
tır. Öte yandan çalışmada kullanılan veri setinin
büyüklüğünün yanı sıra tüm ülkeyi temsil edecek
biçimde kurgulanması, çalışmayı literatürde yer
alan diğer araştırmalardan farklılaştırmaktadır.
1- TEORİK ÇERÇEVE ve İLGİLİ
LİTERATÜR
Schmölders’e göre toplumda görülen vergi-
ye karşı direnç, temel olarak sosyo-psikolojik
temelde genel vatandaş zihniyeti ile ilişkilendi-
rilebilir. Buna göre bir ülkede geçerli olan vergi
zihniyeti, vergi özelinde kullanılan isimlerden
kolaylıkla anlaşılabilir. İtalyanlar, İspanyollar,
Fransızlar, İsviçreliler ve Belçikalılar; vergi ida-
relerine duydukları güvensizlik nedeniyle vergi
için, rahatsız edici bir yük anlamına gelen “im-
pot”, imposto”, ya da “impuesto” gibi kelimeleri
kullanırken, devlet bilinci ve vergi disiplinine sa-
hip İngiliz ve İskandinavlar ise genel olarak harç,
görev veya devlet hazinesine yardım anlamlarına
gelen İngilizce tax” ve duty”, Almanca abgabe
ve “steuer” ya da İskandinavca “skat” kelimelerini
kullanmaktadır. Dolayısıyla bu düşünce, devlet
varlığının gerekliliğine inanan bir zihniyetin te-
zahürü olarak nitelendirilebilir4. Finlandiya Vergi
1 Rudolf GOLDSCHEİD. “A Sociological Approach to Problems of Public Finance”, içinde R. Musgrave ve A. T. Peacock (Ed.),
Classics in the Theory of Public Finance. Palgrave Macmillan, Londra. 1958. s. 202-213.
2 Joseph A. SCHUMPETER. “The Crisis of the Tax State”, içinde R. Swedberg (der.), Joseph A. Schumpeter: The Economics and
Sociology of Capitalism. Princeton University Press. New Jersey. 1991. s. 99-140.
3 James O’CONNOR. The Fiscal Crisis of The State. Transaction Publishers. New Jersey. 2009. s. 203.
4 Günter SCHMÖLDERS. Genel Vergi Teorisi (Çev. Salih Turan). İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Matbaası. İstanbul. 1976. s. 113.
138
İdaresi (Veroskatt) tarafından Eylül-Ekim 2019’da
gerçekleştirilen vergiye karşı tutum anketi, yu-
karıdaki düşünceyi destekler niteliktedir. Buna
göre nüfusun yaklaşık olarak %96’sı, vergi öde-
menin önemli bir vatandaşlık görevi olduğunu
düşünmekte, %95’i de vergileri zamanında öde-
diğini belirtmektedir. Bununla birlikte toplumun
neredeyse tamamına yakını (%98) ise ülkenin
sahip olduğu mevcut refah seviyesinin koruna-
bilmesi için vergi ödemelerinin önemli olduğunu
belirtmiştir5. Benzer biçimde İsveç Vergi İdaresi
(Skatteverket), 2019 yılında da kamu kurumları
arasında popülerliğini sürdürmüştür. Bu durum,
İsveçlilerin vergi ödemeyi bir olumsuzluk olarak
görmemesi hatta yüksek vergi yüküne rağmen
bunu olağan karşılamaları ile açıklanmaktadır.
Toplumun büyük bir bölümünün vergi ile iyi bir
kamu hizmeti arasındaki ilişkiyi kavraması nede-
niyle, vergiye karşı direnç oluşmamaktadır. Nite-
kim İsveçliler, vergi (skatt) kelimesinin hazine
gibi olumlu karşılığa sahip nadir dillerden birine
sahiptir6. Özetle bireyler, vergiden kaçırma fırsat-
ları olsa dahi bunun yanlış olduğunu bildiklerin-
den, vergi kaçırmaya yanaşmazlar. Bunun nedeni
ise kendi ödedikleri vergilerle finanse edilen ka-
mu mallarına verdikleri değerde gizlidir7.
Batrancea ve arkadaşları8 tarafından beş kıta-
da toplam 44 farklı ülke kapsamında gerçekleşti-
rilen araştırma, yukarıda zikredilen ülke örnekle-
rini destekler niteliktedir. Çalışmaya göre kamu
kurumlarına olan güven ile birlikte söz konusu
kurumların gücü, vergiye uyumu artırarak vergi
kaçakçılığı eğilimini azaltmaktadır. Ülkelerin sa-
hip olduğu ekonomik, sosyo-demografik, politik
ve kültürel farklılıklara rağmen idareye duyulan
güven, vergiye gönüllü uyumu artırmakta, güç
ise vergiye uyumu zorlamaktadır. Dolayısıyla ça-
lışmada, ülkeler arasındaki farklılıklara rağmen
güven ve gücün, tüm ülkelerde vergiye uyumun
önemli belirleyicileri arasında olduğu vurgulan-
mıştır. Aktaş-Güzel ve diğerleri tarafından9 Türki-
ye özelinde 392 bağımsız muhasebe profesyoneli
ile yapılan araştırma sonuçları da benzer özellik-
tedir. Çalışmada vergi adaleti kapsamında hükü-
mete duyulan güvenin, vergiye uyum üzerinde is-
tatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu
belirlenmiştir. Torgler10 ise benzer biçimde, yasal
sistem ile birlikte kamu otoritelerine duyulan
güvenin, vergi ahlakı üzerinde pozitif etkiye sahip
olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda literatürde
kamu kurumlarına güven ve güç ilişkisine dayalı,
vergiye uyum ve vergi kaçakçılığı üzerine yoğun
bir külliyat bulunmaktadır.
Enachescu ve diğerleri tarafından11 Avustur-
ya’da hem nitel hem de nicel yöntemler kullanı-
larak yapılan analizde, vergi kararları üzerinde
etkili olan farklı duygular araştırılmıştır. Buna
göre vergi idaresi ile olumlu deneyimler yaşayan
5 VERO SKATT. Finnish Tax Administration- Attitude Survey 2019”. (https://www.vero.fi/
contentassets/744f4f6f036f43678b4ade18d5cd2ce1/finnish-tax-administrations-attitude-survey-2019-individual-taxpayers.
pdf). Erişim tarihi: 15 Nisan 2020.
6 David WILES. “Why Swedens are Okay with Paying Taxes”. (https://sweden.se/society/why-swedes-are-okay-with-paying-
taxes/). Erişim tarihi: 15 Nisan 2020.
7 James ALM ve diğerleri. “Why do People Pay Tax?”, Journal of Public Economics. Cilt 48. Sayı 1. 1992. s. 21-38.
8 Larissa BATRANCEA ve diğerleri. Trust and power as determinants of tax compliance across 44 nations”, Journal of Economic
Psychology. Sayı 74. 2019. s. 1-15.
9 Sonnur AKTAŞ-GÜZEL ve diğerleri. The Eect of The Variables of Tax Justice Perception and Trust in Government on Tax
Compliance: The Case of Turkey”, Journal of Behavioral and Experimental Economics. Sayı 78. 2019. s. 80-86.
10 Benno TORGLER. “Tax Morale and Institutions”. Crema Working Papers No 2003-9. (https://ssrn.com/abstract=663686).
Erişim tarihi: 15 Nisan 2020.
11 Janina ENACHESCU ve diğerleri. “The Role of Emotions in Tax Compliance Behavior: A Mixed-Methods Approach”, Journal of
Economic Psychology. Sayı 74. 2019. s. 1-16.
139
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
Nitekim Nikulin17 tarafından Polonya’da 454 fir-
ma üzerinde yapılan araştırmaya göre vergi yü-
künün, vergi kaçırma güdüsü üzerinde anlamlı
bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Şirket
yöneticilerinin düşük vergi ahlakı, vergi idaresine
olan güvensizlik ve ticari düzenlemelerin sıklığı,
vergi kaçırma olasılığını etkileyen en önemli un-
surlar olarak sıralanmıştır.
Vergi kaçırma ile inanç ve kültür arasındaki
ilişki de yine literatürde yaygın olarak inceleme
konusu yapılmaktadır. Strielkowski ve Čábelko-
18 Çek Cumhuriyeti’nde kültürel değerler ile
vergileme arasındaki ilişkiyi incelemiş ve ülkenin
vatandaşı olma gururu ile kiliseye gitmenin, ver-
gi ahlakı üzerindeki anlamlı etkisinin olduğunu
belirlemişlerdir. Yazarlara göre ulaşılan bu so-
nuçlar, Avrupa’nın en fazla ateist barındıran ül-
kelerinden biri olan Çek Cumhuriyeti için dikkat
çekici olarak değerlendirilmiştir. Kanniainen ve
Pääkkönen19 tarafından gerçekleştirilen ekono-
metrik bir analizde ise Avrupa’da, Katolik güney
ile Protestan kuzey arasında vergi ahlakı yönün-
den anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Benk
ve arkadaşları20 tarafından dini inanç yapılarının
vergi kaçakçılığı üzerindeki etkileri üzerine yapı-
lan karşılaştırmalı analizde ise 57 ülkede, 6 farklı
inanışın, vergi kaçakçılığı ile olan ilişkisi ampirik
olarak test edilmiş ve sonuç olarak vergi özelin-
mükelleerin daha yüksek uyum eğiliminde ol-
duğu belirlenmiştir. Dolayısıyla duygusal dene-
yimlerin vergi uyumunda etkili olması nedeniyle,
vergi uyumunu teşvik etmek için geliştirilecek
politikalarda, mükelleerin öznel algılarının dik-
kate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu
bağlamda vergiden kaçırma yalnızca ekonomik
güdülerden değil psikolojik faktörlerden de etki-
lenen karmaşık bir olgudur12. Örneğin Kanada’da
hükümete güvenin yanı sıra gurur ve dindarlığın
da vergi ahlakı üzerinde etkili olduğu belirlen-
miştir13. Richardson14 tarafından 45 ülke üzerinde
yapılan ampirik analize göre, ekonomik olmayan
faktörlerin, vergi kaçırma eğiliminde daha etkili
olduğu tespit edilmiştir. Özellikle vergi sistemi-
nin karmaşık yapısı, vergi kaçırma üzerindeki en
önemli faktör olarak değerlendirilirken eğitim,
gelir kaynakları, adalet ve vergi ahlakının da etki-
li olduğu tespit edilmiştir. Vergi ahlakını etkileyen
faktörlerin AB ülkeleri üzerinde araştırıldığı bir
diğer çalışmada ise, vergi ahlakının sosyo-de-
mografik özellikler, kişisel finansal deneyimler
ve siyasi tutumların yanı sıra GSYİH ve vergi dü-
zenlemeleri ile yakın ilişkili olduğu, ülkeler arası
farklıların ise yoğun olarak etnik fraksiyonlardan
kaynaklandığı belirlenmiştir15. Dolayısıyla, çok
düşük vergi cezalarında dahi mükelleerin doğru
beyanda bulunmalarının nedeni, vergi ahlakıdır16.
12 Erich KIRCHLER. The Economic Psychology of Tax Behavior. Cambridge University Press. Cambridge. 2007.
13 Benno TORGLER. a.g.e.
14 Grant RICHARDSON. “Determinants of Tax Evasion: A Cross-Country Investigation”. Journal of International Accounting,
Auditing and Taxation. Cilt 15. Sayı 2. 2006. s.150-169.
15 Ingacio LAGO-PENAS ve Santiago LAGO-PENAS. “The Determinants of Tax Morale in Comparative Perspective: Evidence from
European Countries”. European Journal of Political Economy. Cilt 26. Sayı 4. 2010. s. 441-453.
16 Lars P. FELD ve Jean-Robert TYRAN. “Tax Evasion and Voting: An Experimental Analysis”, Kyklos. Sayı 55. 2002. s. 197-221.
17 Dagmara NIKULIN. “Tax Evasion, Tax Morale, and Trade Regulations: Company-Level Evidence from Poland”, Entrepreneurial
Business and Economics Review. Cilt 8. Sayı 1. 2020. s. 111-125.
18 Wadim STRIELKOWSKI ve Inna ČÁBELKOVÁ. “Religion, Culture, and Tax Evasion: Evidence from the Czech Republic”.
Religions. Sayı 6. 2015. s. 657-669.
19 Vesa KANNIAINEN ve Jenni PÄÄKKÖNEN. “Do The Catholic and Protestant Countries Dier by Their Tax Morale?”. Empirica.
Sayı 37. 2010. s. 271-290.
20 Serkan BENK ve diğerleri. “How Religions Aect Attitudes Toward Ethic of Tax Evasion? A Comparative and Demographic
Analysis”. Journal for the Study of Religions and Ideologies. Cilt 14. Sayı 41. 2015. s. 202-223.
140
lışmasında, kişilerin vergiye bakışını ve algısını
etkileyen faktörler incelenmiştir. Sağbaş24 tara-
fından 80 kişiye anket düzenlenerek yapılan ve
yerel vergilerin (çevre temizlik ve emlak vergi-
si) mükelleerin vergi algılarını nasıl etkilediği
araştırılan çalışmaya göre; ödenen vergilerin
mükelleerce düşük ve etkisiz olarak algılandığı
ve yerel vergilerin yerel yönetimlerin finansmanı
için yeterli bir kaynak olmadığı sonuçlarına ula-
şılmıştır. Sağbaş ve Başoğlu25 tarafından yapılan
çalışmada ise, ilköğretim düzeyindeki öğrenci-
lerin vergi algıları anket yoluyla ölçülerek, vergi
algısını etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur.
180 öğrenci üzerine yapılan çalışmada, öğrenci-
lerin yaklaşık %50’si verginin ne olduğunu, kim-
ler tarafından ödendiğini ve kimin aldığını kısmen
de olsa tanımlayabilmiş, %36’sı ise vergiyi tanım-
layamamıştır. Yine ilköğretim çağındaki öğrenci-
lerin vergi algılarının araştırıldığı ve Zonguldak
ilinde toplam 766 öğrenciye uygulanan anket
çalışmasında Çelik ve Eroğlu26, öğrencilerin vergi
algılarının genellikle aileleri tarafından şekillen-
diği tespit edilmiş ve ankete katılanların nere-
deyse yarısının vergiyi olumsuz bir unsur olarak
algıladıkları görülmüştür.
Kırklareli’nde yaşayan toplam 396 kişiye ya-
pılan bir diğer çalışmada ise, Akıncı ve Başol27
vergi dilimlerine göre mükelleerin vergi algıla-
rının değiştiğini, vergi bilincinin istenilen / arzu
de yapılan usulsüzlüklerin, inanışa göre farklılaş-
tığı tespit edilmiştir. Buna göre aynı inanışa sahip
olunsa bile farklı mezhepler veya farklı coğraf-
yada yer alan bireylerin, farklı sonuçlara neden
olduğu belirlenmiştir. Örneğin, Batı’da yer alan
Budistlerle Asya’dakiler veya Sünni Müslümanlar
ile Şiiler arasında farklılıklar görülmektedir. Öte
yandan Baptistler ve Mormonların, Katoliklere
göre vergi kaçakçılığında daha tutucu olduğu,
bazı Katoliklerin de diğer Katoliklere göre vergi
kaçakçılığına karşı daha duyarlı olduğu belirtil-
mektedir. Benzer biçimde batı Avrupa, Kuzey
Amerika ve Avustralya’daki Müslümanların, Orta
Doğu’dakilere göre anlamlı biçimde farklılaştığı
vurgulanmaktadır. Bilgin21 tarafından İspanya ve
Türkiye özelinde vergi ahlakını etkileyen faktörler
ampirik olarak incelenmiş ve Türkiye’de sosyal
ve demografik faktörlerin vergi ahlakı üzerinde
önemli etkilerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre politikacılara duyulan güven ile birlik-
te, inanç ve vatandaşlıktan dolayı hissedilen gu-
rur, vergi ahlakını olumlu yönde etkilemektedir.
Türkiye’de vergi algısı üzerine ilk ampirik ça-
lışma, Muter, Sakınç ve Çelebi22 tarafından Mani-
sa’da 505 kişiyle yapılan ve bireylerin vergileme-
ye ilişkin tutum ve davranışlarının anket yoluyla
tespitine ilişkindir. Daha sonra Bursa’da Gerçek
ve Yüce23 tarafından Ticaret ve Sanayi Odası’na
kayıtlı 235 vergi mükellefi ile yapılan anket ça-
21 Cevat BILGIN. Determinants of Tax Morale in Spain and Turkey: An Empirical Analysis”. European Journal of Government and
Economics. Cilt 3. Sayı 1. 2014. 60-74.
22 Naci MUTER ve diğerleri. Mükelleerin Vergi Karşısındaki Tutum ve Davranışları Araştırması, Manisa İli Vergi Mükelleeri
Üzerine Bir Anket Çalışması. Celal Bayar Üniversitesi. Manisa. 1993.
23 Adnan GERÇEK ve Mehmet YÜCE. Mükelleerin Vergiye Yaklaşımı Açısından Türk Vergi Sisteminin Değerlendirilmesi. Bursa
Ticaret ve Sanayi Odası. Bursa. 1998.
24 İsa SAĞBAŞ. “Kamu Tercihi Teorisi ve Türkiye’de Yerel Vergilerin Algılanması”, Amme İdaresi Dergisi. Cilt 36. Sayı 1. 2003. s.
169-178.
25 İsa SAĞBAŞ ve Adem BAŞOĞLU. “İlköğretim Çağındaki Öğrencilerin Vergileri Algılaması: Afyonkarahisar İli Örneği”. Afyon
Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. Cilt 7. Sayı 2. 2005. s. 123-144.
26 Kadir ÇELİK ve Onur EROĞLU. “İlköğretim Çağında Vergi Algısının İncelenmesi: Zonguldak İli Örneği”. Çankırı Karatekin
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. Cilt 4. Sayı 2. 2014. s. 301-326.
27 Adil AKINCI ve Oğuz BAŞOL. “Vergi Algısı Üzerine Bir Alan Araştırma: Kırklareli İlinde Yaşayan İnsanların Vergi Algısı”,
Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. Sayı 43. 2015. s. 170-179.
141
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
vergi ahlakına yönelik soruların yüksek oranda
olumlu sonuçlar verdiği ancak diğer taraan ver-
gi ile sunulan kamu hizmeti ilişkisinin tam ola-
rak kurulamadığı, vergi oranlarının mükelleerin
vergi algılarını doğrudan etkilediği gibi sonuçlara
ulaşılmıştır.
Ertekin32 İzmir’de yaşayan 400 kamu çalışa-
nına uygulamış olduğu anket çalışmasında, ka-
tılımcıların %52’sine göre ülkedeki vergi sistemi-
nin adaletsiz bir yapıda olduğu, %51’ine göre ise
kamu çalışanlarının en çok vergiyi veren kesim
olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada yaşın,
medeni durumun ve çeşitli demografik özellikle-
rin mükelleerin vergi algılarını etkilediği de or-
taya konulmuştur.
Antalya’da Vergi Dairesi Başkanlığı’nda ça-
lışan 157 vergi memuruna uygulanan anket ça-
lışmasında Alp ve Töngür33, vergi dairelerinde
çalışanların vergi algılarını incelemişlerdir. Bu ça-
lışmada ankete katılanların yaklaşık %76’sı Türk
Vergi Sistemi’nin adaletsiz olduğunu vurgulamış,
%85’i ise vergi mükelleerinin yükümlülüklerini
zamanında ve tam olarak yerine getirmediğini
belirtmiştir.
2- VERİ ve YÖNTEM
Çalışmanın veri kaynağı, KONDA tarafından
09-10 Eylül 2017 tarihinde yirmi sekiz ilin mer-
kezleri dâhil yüz bir ilçesine bağlı yüz elli üç ma-
halle ve köyünde toplamda 2.646 kişiyle yapılan,
edilen düzeyde oluşmadığını dile getirmişlerdir.
Aynı şekilde Korlu ve arkadaşları28 tarafından
Bursa’da 664 kişiyle yapılan ve yerel vergi algı-
sının ölçülmesini amaçlayan çalışmada, katılım-
cıların %72’sinin yerel vergi algılarının orta düzey
olduğu tespit edilmiştir. Geniş kapsamlı yapılan
çalışmalardan biri olan ve Eskişehir’de 1750 katı-
lımcı ile yapılan çalışmada Çelikkaya ve Gürbüz29,
eğitim seviyesi ve yaş arttıkça vergi algısının yük-
seldiğini ve denetimlerin vergi algılarını olumlu
etkilediğini belirlemişlerdir. Diğer bir geniş katı-
lımlı çalışma ise Çiçek ve arkadaşları30 tarafından
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde toplam 1361
kişiyle yapılan ve uygulamada olan vergilerin
mükelleerce nasıl algılandığının tespitine ilişkin
çalışmadır. Bu çalışmada ankete katılan ve böl-
gede yaşayan mükelleerin yaklaşık %80’i öde-
miş oldukları vergilerin yüksek olduğunu ve ağır
sonuçlar doğurduğunu ifade etmiştir. Bununla
birlikte çalışmada, vergilerin sunulan kamu hiz-
meti ile bağlantısını kuramayanlar ise ankete
katılanların %51’ini oluşturmuştur. Yapılan bu
çalışmada anket uygulanan Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’ndeki mükelleerin vergi algılarının oluş-
madığı görülmüştür.
Tuay ve Güvenç31 tarafından 18 ilde toplam
6546 kişiyle yapılan anket çalışmasında, mükel-
lef eğilimlerinin tespitine yönelik sorular katılım-
cılara yöneltilmiştir. İlgili çalışmada eğitim sevi-
yesi arttıkça vergi sisteminin daha iyi anlaşıldığı,
28 Kutlu R. KORLU ve diğerleri. “Mükelleerin Yerel Vergi Algıları Üzerine Bir Analiz: Bursa Örneği”. Yönetim ve Ekonomi. Cilt 23.
Sayı 3. 2016. s. 711-732.
29 Ali ÇELİKKAYA ve Hüseyin GÜRBÜZ. “Mükelleerin Vergiye Karşı Tutum ve Davranışlarını Etkileyen Çeşitli Değişkenler
Arasındaki İlişkinin Analizi”. Sosyoekonomi. Sayı 8. 2008. s. 23-53.
30 Halit ÇİÇEK ve diğerleri. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Vergi Yükümlülerinin Vergiyi Algılama ve Tutum Analizi: Bir Alan
Araştırması. T.C. Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Yayınları. Ankara. 2008.
31 Elif TUAY ve İnci GÜVENÇ. Türkiye’de Mükelleerin Vergiye Bakışı. Gelir İdaresi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı
Yayınları. Ankara. 2007.
32 Şaban ERTEKİN. “Türkiye’de Kamu Görevlilerinin Vergi Algıları Üzerine Bir İnceleme”. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi
ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. Cilt 23. Sayı 2. 2018. s. 655-668.
33 Burak ALP ve Ünal TÖNGÜR. “Vergi Dairesi Başkanlığı Çalışanlarının Vergi Algıları: Antalya Örneği”. Akdeniz İİBF Dergisi. Cilt
18. Sayı 38. 2018. s. 151-172.
142
%49,4’ünün erkek olduğu; eğitim düzeyinde %20
,1’inin ilkokul, %23,7’sinin ilköğretim/ortaöğre-
tim, %30’unun lise ve %16,7’sinin ise üniversi-
te mezunu olduğu; medeni durum bakımından
%66,4’ünün evli, %25,5’inin bekâr olduğu gö-
rülmektedir. “Hiç boşandınız mı?sorusuna evet
cevabı verenlerin oranı %6,5 iken, hayır cevabı
verenlerin oranı ise %93,5’tir. 18-32 yaş aralığın-
da olanların oranı %35,4, 33-48 aralığında olan-
ların oranı %34,49 ve üzeri olanların oranı ise
%30,7’dir.
Bireylerin nerede büyüdüğüne ilişkin verile-
re bakıldığında ilk sırada %34,3 ile şehirler gel-
mektedir. İkinci sırada %26,9 ile köyler, üçüncü
sırada %24,8 ile kasaba ve ilçeler yer almaktadır.
Büyükşehir ve metropolde büyüyenlerin oranı
ise %13,9 ile son sıradadır. Bununla birlikte ha-
nelerin %65,5’i, 3-5 kişiden oluşurken, %19,4’ü,
1-2 kişiden oluşmaktadır. 6-8 kişiden oluşan ha-
nelerin oranı %12,5 iken 9 ve daha fazla kişiden
oluşan hanelerin oranı ise %2,5’tir. Diğer yandan
bireylerin %52,4’ü apartmanda, %32,4’ü müsta-
kil ya da geleneksel evde, %8,6’sı ise site içinde
ikamet etmektedir.
Anket kapsamında incelenen bireylerin çalış-
ma durumlarında ilk sırada %29,9 ile ev hanımla-
rı yer almaktadır. İkinci sırada %12,2 ile emekli-
lerin, üçüncü sırada %10,5 ile işçilerin bulunduğu
görülmektedir. Öğrencilerin oranı %8,9, esnaa-
rın oranı %8 ve özel sektör çalışanlarının oranı da
%8’dir. Anket kapsamında işsiz olarak tanımla-
nanların oranı ise %5,2 olarak gösterilmektedir.
Bireylerin ekonomik sınıara göre dağılımında
ise alt orta sınıa yer alanların oranı %33, yeni
orta sınıa yer alanların oranı %27’dir. Alt ve üst
gelir dilimlerinde yer alanların oranı ise %20’dir.
Hanesinde arabası olanların oranı %50,4, olma-
yanların oranı da %49,6’dır. Bununla birlikte ha-
nelerin gelir dilimlerine göre aylık gelirleri, aşa-
ğıdaki tabloda gösterilmektedir.
Ayıp, Günah ve Suç Algısıbaşlıklı yüz yüze araş-
tırma anketine dayanmaktadır. Daha önce ilk kez
Mayıs 2012 tarihinde gerçekleştirilen çalışma,
2017 yılında tekrarlanmış ve aradan geçen beş
yıllık süre zarfında, toplum algısında meydana
gelen değişiklikler araştırılmıştır. Bu bağlamda
Türkiye’de 18 yaş üzeri nüfusun, araştırma dö-
nemindeki siyasal eğilimleri, tercihleri ve profil-
lerinin yansıtılmaya çalışıldığı araştırma, yetişkin
nüfusu temsil edecek denekleri belirleyebilmek
amacıyla kurgulanmıştır.
Örneklemin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sis-
temi (ADNKS) verilerine dayalı mahalle ve köy-
lerin nüfus büyüklükleri ve eğitim düzeyleri ile 1
Kasım 2015 Genel Seçimlerinin mahalle ve köy
sonuçları, katmanlandırılarak hazırlanmış, yerle-
şim yerleri ise öncelikle kır/kent/metropol biçi-
minde sınıandırılarak, NUTS1 bölge düzeyi esas
alınarak 12 bölge kapsamında çalışılmıştır34.
Gerçekleştirilen araştırma ile toplumun ayıp,
günah ve suç algıları ele alınarak, bahse konu
unsurların toplumun farklı kesimlerinde hangi
biçimlerde algılandığı incelenmiştir. Bu bağlam-
da çalışma, ilgili veri setinden yararlanarak Tür-
kiye’de toplumun mevcut vergi algısına odaklan-
maktadır. Toplumun farklı kesimlerinin vergiye
karşı tutumları; ahlaki bir kavram olan ayıp, dini
bir kavram olan günah ve hukuki bir kavram olan
suç terimleri çerçevesinde incelenmekte ve bu
yönüyle çalışmanın özgün yanını oluşturmakta-
dır. Betimleyici yöntemin kullanıldığı çalışmada,
inceleme konusu kesimlerin vergi algıları özelin-
de demografik özelliklerinin yanı sıra sosyoeko-
nomik yönleri de ele alınmaktadır. Dolayısıyla ça-
lışmanın bu yönüyle, literatüre katkı sağlayacağı
düşünülmektedir.
3- TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER
Veri setinde yer alan deneklerin demogra-
fik özelliklerine bakıldığında %50,6’sının kadın,
34 KONDA. “Ayıp, Günah ve Suç Algısı”. (https://konda.com.tr/tr/rapor/ayip-gunah-ve-suc-algisi/). Erişim tarihi: 20 Nisan 2020.
143
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
yabilmek adına, veri setinde yer alan ve kamu-
oyunun genelini ilgilendirdiği düşünülen çeşitli
anket sorularına yer vermenin çalışmayı geniş bir
perspektife taşımak adına faydalı olacağı söyle-
nebilir. Bu bağlamda bireylere “başarıya giden her
yol mubahtır” biçiminde sunulan önermeye veri-
len cevaplar aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Tablo 2: Başarıya Giden Her Yol Mubahtır (%)
Kesinlikle Yanlış 22.26
Yanlış 32.12
Ne Doğru Ne Yanlış 11.72
Doğru 26.46
Kesinlikle Doğru 6.31
Cevap Yok 1.13
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Tablo, bireylere yöneltilen başarıya giden
her yol mubahtır” önermesine verilen cevapla-
rı göstermektedir. Buna göre bireylerin %22’si
böyle bir düşüncenin “kesinlikle yanlışolduğu-
nu belirtirken, %32’si de benzer biçimde “yanlış
olduğunu düşünmektedir. Dolayısıyla bireylerin
yaklaşık olarak %55’i, başarıya giden her yolun
mubah olduğu ve bu bağlamda başarı için legal
ya da illegal her fiilin mubah olduğu düşüncesine
katılmamaktadır. Bahse konu önermenin doğ-
ru ya da yanlış” olmadığını düşünenlerin oranı
%11,7 iken, “doğru” olduğunu savunanların oranı
%26,4, kesinlikle doğruolduğunu belirtenlerin
oranı ise %6,3’tür. Bu bağlamda başarı için her
şeyin yapılabileceğini düşünenlerin oranı yakla-
şık olarak %33’tür.
Önermeye olumlu yaklaşanlar üzerinde yapı-
lan incelemede söz konusu bireylerin %8,2’sinin
okur-yazar olmadığı, %52,5’inin ise ilköğretim/
ortaöğretim altında eğitim düzeyine sahip olduğu
belirlenmiştir. Lise mezunu olanların oranı %27,
üniversite mezunu olanların oranı %10,5 ve niha-
yet yüksek lisans ya da doktora düzeyinde eğitim
Tablo 1: Gelir Dilimlerine Göre Aylık Hane
Geliri, 2017
Aylık Hane Geliri %
700 TL ve altı 2.4
701-1.200 TL 7.4
1.201-2.000 TL 38
2.001-3.000 TL 24.4
3.001-5.000 TL 20.9
5.001 TL ve üzeri 6.9
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Tabloda görüleceği üzere 2017 yılında ha-
nelerin %2,4’ü, aylık 700 TL ve altında bir gelir
düzeyine sahiptir. 7001-1.200 TL aralığında gelir
elde eden hanelerin oranı %7,4 iken hanelerin
%38’inin 1.201-2.000 TL düzeyinde gelire sahip
olduğu görülmektedir. 2017 yılına ilişkin asgari
ücret tutarının 1.777,50 TL olduğu dikkate alındı-
ğında, bahse konu dilimde yer alan hanelerin faz-
lalığı daha iyi anlaşılmaktadır. 2.001-3.000 TL dü-
zeyinde hane gelirine sahip olanların oranı %24,4,
3.001-5.000 TL düzeyinde gelir elde edenlerin
oranı yaklaşık olarak %21’dir. 5.001 TL ve üze-
ri geliri olan hanelerin oranı ise yaklaşık olarak
%7’dir. Bu bağlamda inceleme konusu hanelerin
büyük bir çoğunluğunun asgari ücret ve üzerinde
bir gelir seviyesine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan bireylerin sosyal medya kulla-
nımlarında %55,8 ile Whatsapp uygulamasının
ilk sırada yer aldığı tespit edilmiştir. İkinci sırada
%53,2 ile Facebook ve üçüncü sırada ise %36 ile
Instagram uygulamaları bulunmaktadır. İnterne-
te hiç girmediğini belirtenlerin oranı ise %26,1’dir.
Bu bağlamda bireylerin yaklaşık olarak %75’inin,
aktif olarak internet hizmeti kullandığı ve büyük
bir çoğunluğunun çeşitli sosyal medya olanakla-
rından yararlandığı söylenebilir.
4- BULGULAR
Toplumun, ahlak ile ilgili genel kanısını anla-
144
%2’dir. Bu bağlamda bireylerin kamusal alanda
toplumsal kurallara uyulması yönünde güçlü bir
iradeye sahip olduğu görülmektedir. “Trafikte, yol
sıkışıkken emniyet şeridinde öne geçmek” fiilinin
günah olup olmadığına yönelik bir diğer soruda
ise bireylerin %65’i böyle bir davranışın günah
olduğunu, %12,3’ü ise günah olmadığını” beyan
etmiştir. “Günah ile ilgisi yok” diyenlerin oranı ise
%22,5’tir. Bununla birlikte “trafikte sıranın önüne
geçmefiilinin para cezası ile cezalandırılmasını
savunanların oranı %66, hapis ile cezalandırılma-
sını savunanların oranı %9’dur. Söz konusu fiilin
suç olmaması gerektiğini beyan edenlerin oranı
%12,5 iken en ağır ceza ile cezalandırılmasını sa-
vunanların oranı ise %4,2’dir.
Gündelik hayatta karşılaşılan durumlara
ilişkin sorulan bir diğer soruda, ticari faaliyette
bulunanların, işlerini kurallara uygun yapıp yap-
madığına yönelik toplumsal algı araştırılmıştır.
Buna göre aşağıdaki tablo, inşaatlarda maliyeti
düşürmek için çimento ya da demirden çalmak
gibi uygun olmayan davranışlara yönelik verilen
cevapları göstermektedir.
Tablo 4: İnşaatlarda Maliyeti Düşürmek İçin
Çimentodan, Demirden Çalmak (%)
Çok Ayıp 64.93
Ayıp 31
Ne Ayıp Ne Değil 1.13
Ayıp Değil 0.38
Ayıp Konusu Değil 1.02
Cevap Yok 1.55
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Tablodan da anlaşılacağı üzere toplumun çok
büyük bir kesimi, maliyeti düşürmek amacıyla
girişilen usulsüz davranışların ayıp” ya da çok
ayıpolduğunu düşünmektedir. Benzer biçimde
“sahte bal üretip hakiki bal diye piyasaya sürmek”
bireylerin %95’i tarafından günah olarak tanım-
seviyesine sahip olanların oranı ise %0,81’dir.
Bireylerin çalışma durumlarına odaklanıldığında
ilk sırayı %32 ile ev hanımlarının aldığı, ikinci sı-
rada %11 ile işçilerin, üçüncü sırada ise %10,7 ile
emeklilerin bulunduğu görülmektedir.
Tablo 3: Devletin Malı Deniz, Yemeyen Keriz (%)
Kesinlikle Yanlış 39.64
Yanlış 37.26
Ne Doğru Ne Yanlış 6.24
Doğru 11.68
Kesinlikle Doğru 4.12
Cevap Yok 1.06
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Araştırmada yukarıda verilen önermeye ben-
zer biçimde kurgulanan bir diğer soru ise kamu-
sal mallara ilişkin bireysel algı düzeyidir. Buna
göre halk arasında da yaygın bir biçimde bilinen
“Devletin malı deniz, yemeyen keriz” biçiminde
sunulan önermeye ilişkin verilen cevaplar yuka-
rıdaki tabloda gösterilmektedir. Devlet malına
karşı gösterilen olumsuz bir tutum, bireylerin
%77’si tarafından yanlış olarak tanımlanmakta;
ne doğru ne yanlış olduğunu düşünenlerin oranı
ise yukarıdaki örneğe göre azalış göstermiş ve
%6,24 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bunun doğru
olduğunu savunanların oranı ise %16 seviyesin-
dedir. Dolayısıyla toplum, kamusal malların kul-
lanımı konusunda hassas tutum içindedir deni-
lebilir.
Diğer yandan toplumsal hayatın gereklerine
uyulması bakımından, kurgulanan bir diğer soru
ise trafik kuralları ile ilgilidir. “Acil olmasa da tra-
fikte zaman kaybetmemek için emniyet şeridini
kullanmaları” ile ilgili soruya bireylerin yaklaşık
%85’i bunun çok ayıp ya da ayıp olduğunu, %4,2’si
ise ayıp olmadığını belirtmiştir. Ne ayıp ne değil
diyenlerin oranı %8 iken, böyle bir fiilin ayıp konu-
su olmadığını beyan edenlerin oranı ise yalnızca
145
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
oranı %33,7 ve para cezası ile cezalandırılması
gerektiğini savunanların oranı ise %24,4’tür. Di-
ğer yandan çeşitli durumlarda, bireylerin kanun
dışına çıkıp çıkmayacağı ile ilgili sorulara verdik-
leri cevaplar aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
lanmaktadır. “Maliyeti düşürmek için süte su, ka-
şar peynire patates, ete at eti karıştırmak” fiille-
rinin suç olduğunu ve en ağır ceza ile cezalandı-
rılması gerektiğini savunanların oranı %38,5, ha-
pis ile cezalandırılması gerektiğini savunanların
Tablo 5: Kanun Dışına Çıkılabilir Mi? (%)
Kesinlikle Yapmam Kesinlikle Yaparım
Akrabam/Arkadaşım İçin Yalancı Şahitlik 81.6 1.97
Ruhsatsız İnşaat veya Kaçak Elektrik, Su Kullanımı 88 1.21
İşlerin Hızlanması/Çözülmesi İçin Rüşvet Alıp Vermek 83.7 1.97
Namus Meseleleri 49.3 24.4
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA 2017.
Toplumun suç algısına yönelik olarak incelenen
bir diğer konu ise, bazı durumlarda bireylerin yasa/
kanun dışına çıkıp çıkmamalarıdır. Buna göre bi-
reylerin %81,6’sı akraba/arkadaşları için kesinlik-
le yalancı şahitlik yapmayacağını, %88’i kesinlikle
ruhsatsız inşaat veya kaçak elektrik, su kullanma-
yacağını ve nihayet %83,7’si ise işlerinin hızlanma-
sı/çözülmesi için kesinlikle rüşvet alıp vermeyece-
ğini beyan etmiştir. Diğer yandan namus mesele-
lerinde söz konusu oranlarda düşüş gözlenmekte
ve kesinlikle yapmam diyenlerin oranı yaklaşık
olarak %50 düzeyinde gerçekleşmektedir. Namus
meselelerine ilişkin olarak kesinlikle kanun dışına
çıkarım diyenlerin oranı ise yaklaşık olarak %25’tir.
Dolayısıyla bireylerin toplumsal hayatı ilgilendiren
konularda kanunlara daha saygılı olduğu görü-
lürken, namus gibi bireysel ya da bir diğer deyişle
sübjektif konularda ise daha fazla kişinin kanun
dışına çıkabileceği görülmektedir.
Araştırma kapsamında bireylerin vergi ile il-
gili tutumlarının tespit edilebilmesi için de çeşitli
sorulara yer verilmektedir. Bunlardan birincisi,
daha az vergi ödemek için gerçekleşen tutum ve
eylemlere yöneliktir. Bu bağlamda “az vergi ver-
mek için kazancını eksik göstermek” olarak ifade
edilen eylemlerin ayıp olup olmadığına ilişkin ve-
riler, aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Tablo 6: Az Vergi Vermek İçin Kazancını Ek-
sik Göstermek (%)
Çok Ayıp 45.16
Ayıp 44.52
Ne Ayıp Ne Değil 3.44
Ayıp Değil 3.70
Ayıp Konusu Değil 2.12
Cevap Yok 1.06
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Tabloda görüleceği üzere, mükelleerin da-
ha az vergi vermek için kazancını eksik göster-
meleri, kamuoyunun geniş bir kesimi tarafından
çok ayıp ve “ayıp” olarak nitelendirilmektedir.
Diğer yandan ne ayıp ne değil” diyenlerin oranı
%3,4 iken ayıp değil diyenlerin oranı %3,7’dir.
Araştırmaya katılan bireylerin %2’si ise daha az
vergi ödemek için kazancı eksik gösterme fiilinin
ayıp kapsamında olmadığını ve bu yönüyle ayıp
konusu olarak değerlendirilemeyeceğini düşün-
mektedir. Dolayısıyla bireylerin yaklaşık olarak
%90’ı, vergi vermeye yönelik güçlü bir tutum ser-
gilemektedir. Söz konusu bireylerin demografik
özelliklerine bakıldığında ise %52’sinin lise ve al-
tı, %30’unun lise %18’inin ise üniversite mezunu,
146
Tablo 7: Vergi Kaçırmak (%)
Suç Olmamalı 3.74
Toplum Dışında Tedavi 1.70
Para Cezası 51.36
Hapis Cezası 25.25
En Ağır Ceza 16.14
Cevap Yok 1.81
Kaynak: Ayıp, Günah ve Suç Veri Seti, KONDA
2017.
Bu veriler ışığında, araştırma kapsamında
ankete katılanların büyük bir bölümünün, daha
az vergi ödemek amacıyla yapılan çeşitli uygula-
maların ayıp ve günah olduğunu kabul ettiklerini
söyleyebiliriz. Dolayısıyla kamuoyunda olumsuz
bir algıya sahip olan vergi kaçırma” fiilinin ay-
nı zamanda cezalandırılması da gerekmektedir.
Bahse konu cezanın nasıl olması gerektiği ile ilgili
yöneltilen seçeneklere verilen cevaplar yukarıda-
ki tabloda gösterilmektedir. Tablodan görüleceği
üzere bireylerin %51’i vergi kaçırma fiilinin, ka-
nunda yer alan hapis cezasının aksine para cezası
ile cezalandırılmasını savunmaktadır. Kanunda
yer alan cezayı savunanların oranı ise %25’tir.
En ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğini be-
lirtenlerin oranı %16 iken, araştırmada böyle bir
cezanın ne olması gerektiğine yönelik bir bilgi bu-
lunmamaktadır. Bireylerin yaklaşık olarak %4’ü
ise vergi kaçırmanın suç olmaması gerektiğini
savunmaktadır. Sonuç olarak, ankete katılanların
yarısı, vergi kaçırma fiilinin para cezası ile ceza-
landırılması gerektiğini düşünmektedir.
Öte yandan çalışmadan elde edilen bulgula-
rın, literatürde yer alan diğer çalışmalarla genel
itibariyle uyumlu olmadığı görülmektedir. Bu
durum önceki çalışmaların esas olarak; vergi
mükelleeri, vergi dairesi ve kamu çalışanları ile
öğrenciler gibi spesifik gruplar özelinde gerçek-
leştirilmesi ile açıklanabilir. Nitekim söz konusu
çalışmaların örneklem düzeyi de oldukça sınır-
lıdır. Dolayısıyla vergi mükellefi ve vergi dairesi
%50.4’ünün kadın ve %49.6’sının erkek olduğu
görülmektedir. Bununla birlikte az vergi vermek
için kazancın eksik gösterilmesini çok ayıp ve
ayıp olarak nitelendirenlerin yarısının metropol
şehirlerde, %15’inin ise kırda ikamet ettiği belir-
lenmiştir. Bireylerin bölgesel dağılımına odakla-
nıldığında %12 ile Ege Bölgesinin ilk sırada geldi-
ği tespit edilmiştir. Ege Bölgesini %11.6 ve %11
ile sırasıyla Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Böl-
geleri takip etmektedir. En düşük oran ise %4.5
ile Batı Marmara Bölgesine aittir.
Bununla birlikte “vergi beyanını eksik ver-
mek ve gerektiğinden az vergi ödemekbireylerin
%84,6’sı tarafından “günah” olarak tanımlanır-
ken, %3,2’si tarafından günah” olarak görül-
memektedir. Eksik beyanname vererek daha az
vergi ödemenin günahla ilgisi olmadığını belir-
tenlerin oranı ise %10,5’tir. Günahla ilgili olmadı-
ğını belirtenlerin eğitim düzeylerine bakıldığında
% 25.6’sının lise altı, %36’sının lise ve %37’sinin
de üniversite mezunu olduğu; %52’sinin kadın ve
%48’inin ise erkek olduğu tespit edilmiştir. Bu
bağlamda, vergiyi az ödemek için kazancın eksik
gösterilmesinde olduğu gibi, eksik beyanname
verilmesi de toplumun büyük bir kesimi tarafın-
dan hoş karşılanmamakta ve dini bakımdan suç
sayılan veya davranışları temsil eden günah
kavramıyla özdeşleştirilmektedir. Bunun nedeni
ise toplumun ahlakın kaynağını nasıl tanımladığı
ile ilişkilidir. Buna göre bireylerin %50’si, ahla-
kın kaynağını vicdan ile açıklarken, %29’u din ile
açıklamaktadır. Sonuç olarak, toplumun genelini
ilgilendiren vergi gibi bir olgunun, dini bir kav-
ramla tanımlanması, ahlakın kaynaklarından biri
olması bağlamında tutarlıdır. Vergi kaçırmanın,
nasıl cezalandırılması gerektiği ile ilgili veriler,
aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
147
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
mektedir. Benzer biçimde toplumsal hayatta ku-
rallara uyulması ve başkalarının haklarının ihlal
edilmemesi adına trafikte acil olmasa da emniyet
şeridini kullanmak ya da yol sıkışıkken emniyet
şeridinde öne geçmek gibi fiillerin, büyük oranda
ayıp olarak nitelendirildiği tespit edilmiştir. Bah-
se konu davranışları günah olarak tanımlayanla-
rın oranı da oldukça fazladır. Sonuç olarak, Türki-
ye’de 2017 yılında yapılan günah ve suç kapsamlı
araştırmadan elde edilen verilere göre, toplumun
başta vergi olmak üzere kamusal nitelikli konu-
lara karşı duyarlı olduğu ve toplumsal hayatın
gereğine aykırı olan davranışları da günah ve
ayıp gibi kavramlarla tanımladığı görülmektedir.
Bu bağlamda çalışmanın, vergi ahlakına ilişkin
olarak yapılacak araştırmalara fikir vereceği ile-
ri sürülebilir. Özellikle toplumun geniş bir kesi-
mi tarafından vergi kaçağının ayıp ve günah gibi
kavramlarla açıklanmasına rağmen, vergi kayıp
kaçağının muhtemel nedenleri ile vergiye gönül-
lü uyumun inanç ve ahlak ekseninde tartışılması,
literatüre katkı sağlayacaktır.
KAYNAKÇA
AKINCI, A. ve BAŞOL, O. (2015). Vergi Algısı
Üzerine Bir Alan Araştırma: Kırklareli İlinde Ya-
şayan İnsanların Vergi Algısı. Dumlupınar Üni-
versitesi Sosyal Bilimler Dergisi. (43), 170-179.
AKTAŞ-GÜZEL, S., ÖZER, G., ÖZCAN, M.
(2019). The Eect of the Variables of Tax Justi-
ce Perception and Trust in Government on Tax
Compliance: The Case of Turkey. Journal of Be-
havioral and Experimental Economics. (78), 80-
86.
ALM, J., McCLELLAND, G. H., SCHULZE, W.
D. (1992). Why do People Pay Tax?. Journal of
Public Economics. 48(1), 21-38.
ALP, B. ve TÖNGÜR, Ü. (2018). Vergi Dairesi
Başkanlığı Çalışanlarının Vergi Algıları: Antalya
Örneği. Akdeniz İİBF Dergisi. 18(38), 151-172.
BATRANCEA, L., NICHITA, A., OLSEN, J.
ve diğerleri (2019). Trust and Power as Deter-
çalışanlarının mevcut vergi algısı, toplumun ge-
nelinden şüphesiz farklılaşmaktadır.
SONUÇ
Çalışma, Türkiye özelinde toplumun vergi al-
gısı ile bunu şekillendiren iktisadi, siyasal, kültü-
rel, ahlaki ve sosyolojik koşulları konu edinmek-
tedir. Buna göre çalışmanın ulaştığı en önemli
sonuç, bireylerin daha az vergi ödemek için gi-
rişeceği usulsüz davranışların, toplum nezdinde
kabul görmemesidir. Buna göre kazancını az
göstermek suretiyle daha az vergi ödemek, top-
lumun büyük bir kesimi tarafından ayıplanmak-
tadır. Bu bağlamda vergi beyanını eksik vererek,
gerektiğinden az vergi ödemek, toplumun çok
büyük bir kesimi tarafından günah olarak kabul
edilmektedir. Dolayısıyla bireylerin yaklaşık ola-
rak %90’ı, vergiye karşı güçlü bir tutum göster-
mektedir.
Ulaşılan bir diğer önemli sonuç ise vergi ka-
çırmanın toplumun yine geniş bir kesimi tarafın-
dan suç olduğunun kabulüdür. Öte yandan söz
konusu suçun parasal bir ceza ile cezalandırıl-
masını savunanların oranı %51, hapis cezası ile
cezalandırılması gerektiğini savunanların oranı
%25’tir. En ağır cezanın verilmesini savunanların
oranı ise %16 olarak belirlenmiştir.
Çalışmadan elde edilen sonuçlar, toplumun
kamusal hassasiyetleri hakkında ipuçları da ba-
rındırmaktadır. Nitekim vergi gibi kamu finans-
manının en önemli unsuru olan bir olguya duyu-
lan saygı, yine kamusal öğeler barındıran ticari
faaliyetlerde de kendisini göstermektedir. Buna
göre “devletin malı deniz, yemeyen keriz”, inşa-
atlarda maliyeti düşürmek için çimentodan, de-
mirden çalmak”, “sahte bal üretip hakiki bal diye
piyasaya sürmek”, “maliyeti düşürmek için süte
su, kaşar peynire patates, ete at eti karıştırmak
ya da çeşitli durumlarda kanun dışına çıkılabilir
mi?” gibi sorulara verilen yanıtlarda, toplumun
büyük oranda usulsüz davranışlara karşı çıktığı
ve bunları ayıp ve yanlış olarak tanımladığı görül-
148
Musgrave ve A. T. Peacock (Ed.), Classics in the
Theory of Public Finance. Palgrave Macmillan,
Londra.
KANNIAINEN, V. ve PÄÄKKÖNEN, J. (2010).
Do the Catholic and Protestant Countries Dier by
their Tax Morale?. Empirica. 37, 271-290.
KIRCHLER, E. (2007). The Economic Psy-
chology of Tax Behavior. Cambridge University
Press. Cambridge.
KONDA. Ayıp, Günah ve Suç Algısı. (https://
konda.com.tr/tr/rapor/ayip-gunah-ve-suc-algi-
si/). Erişim tarihi: 20 Nisan 2020.
KORLU, K. R., GERÇEK, A., ÇETİNKAYA, Ö.
(2016). Mükelleerin Yerel Vergi Algıları Üzerine
Bir Analiz: Bursa Örneği. Yönetim ve Ekonomi.
23(3), 711-732.
LAGO-PENAS, I. ve LAGO-PENAS, S. (2010).
The Determinants of Tax Morale in Comparative
Perspective: Evidence from European Countries.
European Journal of Political Economy. 26(4),
441-453.
MUTER, N., SAKINÇ, S., ÇELEBİ, K. (1993).
Mükelleerin Vergi Karşısındaki Tutum ve Davra-
nışları Araştırması, Manisa İli Vergi Mükelleeri
Üzerine Bir Anket Çalışması. Celal Bayar Üniver-
sitesi. Manisa.
NIKULIN, D. (2020). Tax Evasion, Tax Morale,
and Trade Regulations: Company-Level Evidence
from Poland. Entrepreneurial Business and Eco-
nomics Review. 8(1), 111-125.
O’CONNOR, J. (2009). The Fiscal Crisis of the
State. Transaction Publishers. New Brunswick,
New Jersey.
RICHARDSON, G. (2006). Determinants of Tax
Evasion: A Cross-Country Investigation. Journal
of International Accounting, Auditing and Taxati-
on. 15(2), 150-169.
SAĞBAŞ, İ. (2003). Kamu Tercihi Teorisi ve
Türkiye’de Yerel Vergilerin Algılanması. Amme
İdaresi Dergisi. 36(1), 169-178.
SAĞBAŞ, İ. ve BAŞOĞLU, A. (2005). İlköğre-
tim Çağındaki Öğrencilerin Vergileri Algılaması:
minants of Tax Compliance Across 44 Nations.
Journal of Economic Psychology. (74), 102191.
BENK, S., McGEE, R. W., YUZBASI, B. (2015).
How Religions Aect Attitudes toward Ethic of
Tax Evasion? A Comparative and Demographic
Analysis. Journal for the Study of Religions and
Ideologies. 14(41), 202-223.
BILGIN, C. (2014). Determinants of Tax Mo-
rale in Spain and Turkey: An Empirical Analysis.
European Journal of Government and Economi-
cs. 3(1), 60-74.
ÇELİK, K. ve EROĞLU, O. (2014). İlköğretim
Çağında Vergi Algısının İncelenmesi: Zonguldak
İli Örneği. Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi
ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 4(2), 301-326.
ÇELİKKAYA, A. ve GÜRBÜZ, H. (2008). -
kelleerin Vergiye Karşı Tutum ve Davranışlarını
Etkileyen Çeşitli Değişkenler Arasındaki İlişkinin
Analizi. Sosyoekonomi. 8, 23-54.
ÇİÇEK, H., KARAKAŞ, M., YILDIZ, A. (2008).
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Vergi Yükümlü-
lerinin Vergiyi Algılama ve Tutum Analizi: Bir Alan
Araştırması. T.C. Maliye Bakanlığı Strateji Geliş-
tirme Başkanlığı Yayınları. Ankara.
ENACHESCU, J., OLSEN, J., KOGLER, C., ZE-
ELENBERG, M., BREUGELMANS, S., KIRCHLER,
E. (2019). The Role of Emotions in Tax Complian-
ce Behavior: A Mixed-Methods Approach. Jour-
nal of Economic Psychology. 74, 102194.
ERTEKİN, Ş. (2018). Türkiye’de Kamu Görevli-
lerinin Vergi Algıları Üzerine Bir İnceleme. Süley-
man Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilim-
ler Fakültesi Dergisi. 23(2), 655-668.
FELD, L. P. ve TYRAN, J. R. (2002). Tax Evasi-
on and Voting: An Experimental Analysis. Kyklos.
55, 197-221.
GERÇEK, A. ve YÜCE, M. (1998). Mükelleerin
Vergiye Yaklaşımı Açısından Türk Vergi Sistemi-
nin Değerlendirilmesi. Bursa Ticaret ve Sanayi
Odası. Bursa.
GOLDSCHEİD, R. (1958). A Sociological Ap-
proach to Problems of Public Finance, içinde R.
149
MAKALELER
sayı: 252 • eylül 2020
ssrn.com/abstract=663686). Erişim tarihi: 15 Ni-
san 2020.
TUAY, E. ve GÜVENÇ, İ. (2007). Türkiyede Mü-
kelleerin Vergiye Bakışı. Gelir İdaresi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı Yayınları.
Ankara.
VERO SKATT. Finnish Tax Administrati-
on- Attitude Survey 2019. (https://www.vero.fi/
contentassets/744f4f6f036f43678b4ade18d5cd-
2ce1/finnish-tax-administrations-attitude-sur-
vey-2019-individual-taxpayers.pdf). Erişim tari-
hi: 15 Nisan 2020.
WILES, D. Why Swedens are Okay with Paying
Taxes. (https://sweden.se/society/why-swedes-
are-okay-with-paying-taxes/). Erişim tarihi: 15
Nisan 2020.
Afyonkarahisar İli Örneği. Afyon Kocatepe Üni-
versitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Der-
gisi. 7(2), 123-144.
SCHMÖLDERS, G. (1976). Genel Vergi Teorisi
(Çev. Salih Turan). İstanbul Üniversitesi İktisat
Fakültesi Matbaası, İstanbul.
SCHUMPETER, J.A. (1991). The Crisis of the
Tax State, içinde R. Swedberg (der.), Joseph A.
Schumpeter: The Economics and Sociology of
Capitalism. Princeton University Press. New Jer-
sey.
STRIELKOWSKI, W. ve ČÁBELKOVÁ, I. (2015).
Religion, Culture, and Tax Evasion: Evidence from
the Czech Republic. Religions. 6, 657-669.
TORGLER, B. (2003). Tax Morale and Instituti-
ons. Crema Working Papers No: 2003-9. (https://
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
Article
Full-text available
Our paper analyzes the impact of culture and religion on tax evasions in the Czech Republic, which represents one of the most atheistic countries in Europe, and a very interesting example of attitudes to the church and religion, as well as the influence of religion on the social and economic aspects of everyday life. Our results suggest that, in the Czech Republic, religion plays the role of tax compliance, but only through a positive effect of visiting the church. National pride supports tax morality while trust in government institutions and attitudes towards government are not associated with tax compliance. These results suggest that the Czech Republic is no different from other countries regarding the relationship between religion and tax compliance. Moreover, the role of government as the authority for improving tax compliance is different from what is observed in other countries.
Article
Applying a multilevel model, we argue that tax morale is a function of individual-and contextual-level variables. Evidence presented in this article, based on the 2004–2005 European Social Survey and information on institutional settings, shows that tax morale in European countries varies systematically with socio-demographic characteristics, personal financial experiences, political attitudes, on the one hand, and regional GDP and tax arrangements on the other hand. Moreover, cross-national differences in tax morale are also related to ethnic and linguistic fractionalizations.
The purpose of this study is to expand on the work of Riahi-Belkaoiu [Riahi-Belkaoiu, A. (2004). Relationship between tax compliance internationally and selected determinants of tax morale. Journal of International Accounting, Auditing and Taxation, 13, 135–143] and systematically investigate, on a cross-country basis, many of the key determinants of tax evasion identified by Jackson and Milliron [Jackson, B. R., & Milliron, V. C. (1986). Tax compliance research: findings, problems and prospects. Journal of Accounting Literature, 5, 125–165]. Based on data for 45 countries, the results of the OLS regression analysis show that non-economic determinants have the strongest impact on tax evasion. Specifically, complexity is the most important determinant of tax evasion. Other important determinants of tax evasion are education, income source, fairness and tax morale. Overall, the regression results indicate that the lower the level of complexity and the higher the level of general education, services income source, fairness and tax morale, the lower is the level of tax evasion across countries. These findings remain robust to a broad range of cross-country control variables, an alternative tax evasion measure and various interactions.
Article
Does the tax morale differ between various countries? The paper introduces a model of tax evasion. The equilibrium shadow production is determined by consumers’ and entrepreneurs’ tax morale, affected by the inherited culture or religion. The model suggests that in the conditions of the prisoners’ dilemma, shadow economies tend to be large once a moral code is violated. The implications of the model are tested in the OECD data on groups of countries with different religious denominations in two regimes, 1979–1992 and 1992–2003. We find evidence on a link between tax morale and shadow market activities, but none to support the view that tax morale differs between the catholic south and protestant north in Europe.
Article
The puzzle of tax compliance is why people pay taxes instead of evading them: given the low expected fines, rational taxpayers should decide to underreport taxable income. However, most taxpayers truthfully declare their income to the tax authorities, a behaviour that is usually explained by tax morale. In this paper, we study in an experimental setting which factors shape tax morale. The main result is that the higher legitimacy of an endogenous fine as compared to an exogenously determined fine leads to higher tax compliance. This result is robust to competing explanations like commitment, and reciprocity as two motivations accompanying group decision making. Copyright 2002 by WWZ and Helbing & Lichtenhahn Verlag AG
The Economic Psychology of Tax Behavior
  • Kirchler Erich
Erich KIRCHLER. The Economic Psychology of Tax Behavior. Cambridge University Press. Cambridge. 2007.
How Religions Affect Attitudes Toward Ethic of Tax Evasion? A Comparative and Demographic Analysis
  • Benk Serkan
  • Diğerleri
Serkan BENK ve diğerleri. "How Religions Affect Attitudes Toward Ethic of Tax Evasion? A Comparative and Demographic Analysis". Journal for the Study of Religions and Ideologies. Cilt 14. Sayı 41. 2015. s. 202-223.
The Economic Psychology of Tax Behavior
  • E Kirchler
  • K R Korlu
  • A Gerçek
  • Ö Çetinkaya
Do the Catholic and Protestant Countries Differ by their Tax Morale?. Empirica. 37, 271-290. KIRCHLER, E. (2007). The Economic Psychology of Tax Behavior. Cambridge University Press. Cambridge. KONDA. Ayıp, Günah ve Suç Algısı. (https:// konda.com.tr/tr/rapor/ayip-gunah-ve-suc-algisi/). Erişim tarihi: 20 Nisan 2020. KORLU, K. R., GERÇEK, A., ÇETİNKAYA, Ö.
The Determinants of Tax Morale in Comparative Perspective: Evidence from European Countries
  • N Muter
  • S Sakinç
  • K Çelebi
The Determinants of Tax Morale in Comparative Perspective: Evidence from European Countries. European Journal of Political Economy. 26(4), 441-453. MUTER, N., SAKINÇ, S., ÇELEBİ, K. (1993).
Determinants of Tax Morale in Spain and Turkey: An Empirical Analysis
  • C Bilgin
  • K Çelik
  • O Eroğlu
  • H Çiçek
  • M Karakaş
  • A Yildiz
How Religions Affect Attitudes toward Ethic of Tax Evasion? A Comparative and Demographic Analysis. Journal for the Study of Religions and Ideologies. 14(41), 202-223. BILGIN, C. (2014). Determinants of Tax Morale in Spain and Turkey: An Empirical Analysis. European Journal of Government and Economics. 3(1), 60-74. ÇELİK, K. ve EROĞLU, O. (2014). İlköğretim Çağında Vergi Algısının İncelenmesi: Zonguldak İli Örneği. Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 4(2), 301-326. ÇELİKKAYA, A. ve GÜRBÜZ, H. (2008). Mükelleflerin Vergiye Karşı Tutum ve Davranışlarını Etkileyen Çeşitli Değişkenler Arasındaki İlişkinin Analizi. Sosyoekonomi. 8, 23-54. ÇİÇEK, H., KARAKAŞ, M., YILDIZ, A. (2008).