ArticlePDF Available

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

Authors:
1
Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku
Yrd. Doç. Dr. Sinan Altunç*
Giriş
Hukukun hayatın her alanında var olduğu, Hukuk Fakültesi’ne adımını atan her
öğrenciye öğretilen bir bilgidir. Bu anlamda günlük hayatımızda meydana gelen
değişiklikler beraberinde kendine özgü kuralları da getirir. Bu husus teknoloji
bakımından da geçerlidir. Ancak hukukun teknolojik gelişmeleri takip edebilmesi her
zaman kolay olmamaktadır. Diğer bir deyişle hukuk, teknolojinin hızına ayak
uyduramayabilmektedir. Hatta teknolojideki gelişmeleri takip etmeye niyetlenen bir
hukukçunun, kendisini bir bilim kurgu romanının içindeymiş gibi hissetmesi de
mümkün olmaktadır. Çalışmamız okuyanda da bu hissiyatı yaratacak bir konuya
sahiptir.
Robot ve yapay zeka kavramları genellikle bilim kurgu eserlerinde karşımıza
çıkmaktadır. Bu anlamda aşina olduğumuz bu iki kavramın hukuk ile, özellikle de ceza
hukuku ile ilişkisi ise bir o kadar alışkın olmadığımız bir mevzudur. Günümüzde ceza
hukuku bakımından önemini çok da hissettirmeyen bu iki kavramın, önümüzdeki
yıllarda etkisinin büyük olacağı kanaatindeyiz.
Böylesine disiplinler arası bir konuda çalışma yapmanın hukuk eğitimi almış bir kişi
açısından en başta gelen zorluğu, meselenin hukuki olmayan tarafı hakkında da bilgi
sahibi olmaktır. Nitekim çalışmamızın başında, robot ve yapay zeka kavramları ile ilgili
birtakım bilgiler verilmiş ve bu kavramların ceza hukuku bakımından ne gibi etkilerinin
olabileceğinden söz edilmiştir.
Bir başka husus ise, değişik olasılıklar çerçevesinde konuyu ele almaktır. Bu bakımından,
robotların kullanılma şekillerine göre ceza hukukunun ne suretle devreye gireceğine
dair düşüncelere yer verilmiştir.
Çalışmamızda, yapay zeka sahibi robotların kendilerini programlayan ve/veya
kullananlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluklarının olup olmayacağı meselesi
tartışılmıştır. Bu bağlamda, karşılaştırmalı hukukta da örneklerini gördüğümüz üzere,
* Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
2
robotların durumunu tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler çerçevesinde
ele alan görüşlerden de yararlanılmıştır. Ancak bir adım daha ileri giderek, tüzel kişiler
modelinin de ötesinde birtakım görüşler paylaşılmıştır.
I. Robot ve Yapay Zeka Kavramları
Robot kelimesi genel itibariyle birtakım fiziksel görev ve eylemleri elektronik olarak
yapmaya programlanan makinelere verilen addır. Robot kelimesi ilk olarak Çek yazar
Karel Capek tarafından 1920 tarihli bilim kurgu oyunu Rosumuvi Univerzalni Roboti’de
(Rossum’un Evrensel Robotları) kullanılmıştır. Kelime böylelikle hem İngilizceye hem de
bilim kurguya dahil olmuştur.1
Öte yandan yapay zeka yeni bir kavram olarak görülse de, insan zekasının taklit edilmesi
ile ilgili düşünceler yeni değildir. Örneğin Thomas Hobbes Elementa Philosophiæ isimli
eserinde “düşünmekten kastettiğim hesaplamaktır” ifadesini kullanmıştır.2
Bu konu özellikle bilim kurgu eserlerinde irdelenmiştir. 1818 yılında Mary Shelley,
yazdığı Frankenstein; or, The Modern Prometheus isimli eserde, bir insan tarafından
yaratılan fakat yaratıldıktan sonra kontrolden çıkan bir yaratığı ele almıştır.3
Bir başka bilim kurgu eseri Arthur C. Clarke’ın 2001: A Space Odissey’de de HAL isimli bir
yapay zekâdan söz edilmektedir.4
Bunun dışında bilim kurgu edebiyatının önemli temsilcisi Isaac Asimov “I, Robot” isimli
eserinde robot yasalarından bahsetmektedir. Buna göre, robotların uyması gerekli 3
yasa vardır. Bunlar, (1) bir robot bir insana zarar veremez veya ihmali bir davranışla bir
insanın zarar görmesine göz yumamaz/izin veremez; (2) bir robot insanlar tarafından
kendisine verilen emirlere, birinci yasayla çelişenler dışından, itaat etmelidir; (3) bir
robot, birinci ve ikinci yasayla çelişmemek kaydıyla kendi varlığını korumalıdır.
Yapay zeka ile ilgili bir çalışma Alan Turing tarafından yaratılan Turing Testidir.5 Turing
önce “bir makine düşünebilir mi?” sorusunu sorup, arkasından bu soruyu sonraya
1 en.wikipedia.org/wiki/Rossum%27s_Universal_Robots (Erişim tarihi: 01.07.2014)
2 Solum Lawrence B., “Legal Personhood for Artificial Intelligences”, in: North Carolina Law Review, Vol.
70, 1992, s. 1234.
3 Wein Leon E., “The Responsability of Intelligent Artifacts: Toward an Automation Jurispudence”, in:
Harvard Journal of Law & Technology, Vol. 6, Fall Issue, 1992, s. 103.
4 Solum Lawrence B., “Artificial Meaning”, in: Washington Law Review, Vol. 89, 2014, s. 69.
3
bırakarak başka bir incelemeye girişmiştir. Buna göre, bir kişinin karşısına bir bilgisayar
bir de insan konulur. Bu kişi bilgisayar ile insana birtakım sorular sorarak, verilen
cevaplara göre kimin insan kimin bilgisayar olduğunu anlamaya çalışacaktır. Turing’in
amacı, bu testin sonunda kişinin cevaplardan hangisinin bilgisayar hangisinin insan
tarafından verildiğini tam olarak tespit edemeyebileceğini göstermektir. Böylelikle insan
zekası ile yapay zekanın karşılaştırılması söz konusu olmuş ve yapay zekanın insan
zekasını aldatabileceği ispat edilmek istenmiştir. Ancak Turing testini başaran bir
bilgisayar henüz yoktur.
Buna karşılık John Searle, Turing Testine karşılık olarak Çin Odası deneyini ortaya
koymuştur. Bu deneyde odaya kapatılan bir kişiye birtakım Çince yazılar
gösterilmektedir. Hiç Çince bilmeyen bu kişi bir zaman sonra yazıları, şekillerinden
tanıyıp buna göre cevap vermektedir. Amaç odanın dışında bulunanları, içerideki kişinin
Çince bildiğine inandırmaktır. Searle bu şekilde bir deney sonucunda, aslında Turing
Testinin “öğrenme” veya “düşünme” bakımından herhangi bir belirleyiciliğinin
bulunmadığı göstermeyi amaçlamıştır. Diğer bir ifadeyle, birtakım semboller
kullanılmak suretiyle, makinenin “düşündüğünü” ileri sürmek mümkün değildir.
Bilgisayarın yaptığı, sembollerin biçimleri ile ilgili olduğundan, sözdizimsel bir
faaliyettir. Halbuki insan zekası, sembollerin anlamı ile ilgilidir, bundan dolayı da
semantik bir faaliyet sergiler.6
Turing ile Searle arasındaki bu tartışma aslında bir makinenin insan gibi düşünüp,
öğrenip, davranışlarını buna göre yönlendirmesine yöneliktir. Bu tartışma, yapay
zekanın adeta bir insan gibi sorumluluğunun olup olmayacağı noktasında önem
taşımaktadır. Zira çalışmamızın konusunu teşkil eden robotlar, yapay zeka ve ceza
hukuku ilişkisinde, yapay zekaya sahip robotların sorumluluğu önemli bir yer
tutmaktadır.
Yapay zekânın tam olarak tanımlanmasına gelince, bu hususa ilişkin tek bir cevabın
varlığından söz etmek mümkün değildir. Bu şekilde ortaya çıkan tanım güçlüğünü aşmak
adına, zeka ile ilgili birtakım özellikler ele alınabilir. Diğer bir deyişle, meseleyi anlaşılır
kılmak bakımından, zekanın sahip olması gerektiğine inanılan bazı özelliklere göz
5 Turing Alan, “Computer Machinery and Intelligence”, in: Mind, Vol. 59, 1950, ss. 433-460.
6 Solum, Legal Personhood, s. 1236.
4
atılabilir. Bu anlamda zekanın sahip olması gereken özellikleri, iletişim, içsel bilgi, dışsal
bilgi, amaçlılık ve yaratıcılık olarak sayabiliriz.7
Bu özellikleri kısaca açıklamak gerekirse, öncelikle zekâ sahibi bir varlıkla iletişim
kurulabilmesi gerekmektedir. Örneğin eğer bir kimseyle iletişim kuramıyorsak, bu
kişinin zeki olmadığını düşünürüz. Bu özellik asli olmasa da ayırt edici bir özelliktir.8
İçsel bilgi özelliğinden ise, zeki varlıkların kendileri hakkında bilgi sahibi olmaları
anlaşılır. Zeki varlıklar bir ihtiyaçları olduğunda bunu bilirler. Bir şey hakkında
düşündükleri zaman bunun ne olduğu hakkında bilgi sahibidirler. Örneğin bir köpeğin
neyi bildiği hususunda bilgi sahibi olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Bu
bakımda bir varlığın neyi bildiği ancak soru sorarak ve gözlem yaparak anlaşılabilir.9
Dışsal bilgi sahibi olma ise, bir varlığın dış dünyanın farkında olması, bilgiyi bulup bunu
kullanması olarak tanımlanabilir. Buradaki anahtar kavramlar “birikim” veya
“tecrübe”dir. Eğer varlık bilgiyi her seferinde yeni olarak algılarsa, dış dünyayı
anlamlandırması ve dış dünyada hareket etmesi mümkün olmaz. Bu nedenle, zeki
varlığın eski tecrübeler ile yeni tecrübeleri kombine etmesi gerekir. Diğer bir deyişle
kümülatif düşünce becerisi öne çıkar. Aksi durumdaki varlıkların anlık zekasından
bahsedilebilse de, bunu global bir zeka olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu, adeta
beyni hasar görmüş kişilere benzer. Bu kişiler anlık olarak idare edebilseler de, kısa bir
süre sonra ise ne yaptıklarını unuturlar.10
Örneğin BBC’nin internet sitesinde yayımlanan bir haberde, mühendislerin bir bacağı
kırılan bir robotun iki dakikadan az bir süre içinde yeniden yürümeyi “öğrendiği” ifade
edilmiştir.11
Amaçlılık ise aslında belli bir hedefe yönelik hareket etme becerisidir. Bu, kişinin bir
plan yapmasına ve o plan dâhilinde hareket etmesine dayanır. Burada önemli olan bir
7 Schank Roger C., “What Is AI, Anyway?”, in: AI Magazine, Vol. 8, No: 4, 1987. s. 60.
8 Schank, s. 60.
9 Schank, s. 60.
10 Schank, s. 60.
11 “Robot ‘learns to keep going with broken leg’”, www.bbc.com/news/technology-28564349 (Erişim
tarihi: 31.07.2014).
5
diğer husus, ortada birden fazla plan olduğunda bunlar arasında irtibat kurabilmek ve
hangi planı hangi duruma uygulayacağını bilebilmektir.12
Son olarak her zeki varlığın belli ölçüde yaratıcılığa sahip olması gereklidir. Yaratıcılık,
örneğin, bir neticeye ulaşmak bakımından ortaya çıkan engeli aşmak için yeni bir çözüm
yolu bulmak olarak nitelendirilebilir.
Bir varlığın zeki olarak kabul edilebilmesi için bütün bu özelliklere sahip olması
gerekmeyebilir. Ancak bunların her biri zekânın mühim parçalarını oluştururlar.
Dolayısıyla yapay zekâ tanımlanırken bu hususları göz önünde tutmak gerekir. Diğer bir
deyişle, eğer bir robotun veya makinenin bu özelliklere sahip olduğunu iddia ediyorsak,
o robotu veya makineyi zeki olarak tanımlamak uygun olur. İşte yapay zekâdan
kastettiğimiz de budur. Bu bakımdan eğer bir makinenin zekâsı olduğu iddia ediliyorsa,
bu makinenin kendi başına hareket ettiği ve birtakım fiilleri de işlediğinin kabulü
gerekir. Bir sonraki aşamada ise, yapay zekânın işlediği ve bir insan tarafından
işlendiğinde suç teşkil fiillerden dolayı ne yapılacağını tespit etmektir.
II. Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Sorumluluğu
Robotların hukuka aykırı bir fiile sebebiyet vermesi söz konusu olabilir. Buna ilişkin bir
örnek 1981 yılında Japonya’da yaşanmıştır. Kawasaki fabrikasında çalışan 37 yaşındaki
Kenji Urada bir robot üzerinde bakım işlemlerini yapmaktadır. Ancak Urada bakım işleri
sırasında robotu kapatmayı unutur. Bu sırada faaliyetinin engellendiğini “düşünen”
robot, güçlü hidrolik kolu ile Urada’ya “vurur”. Urada aldığı bu darbe sonucunda hayatını
kaybeder. Bu olay birçok kişi tarafından bir insanın bir robot tarafından “öldürülmesi”
ile ilgili ilk örnek olarak değerlendirilmektedir.13
Bir başka örnek olarak defibrilatörler de gösterilebilir. Defibrilatör, kalbin durması
üzerine elektrik vererek kalbin yeniden çalışmasını sağlayan bir makinedir. Son
dönemde otomatik defibrilatör diye adlandırabileceğimiz (AED-automated external
defibrillator) makine, kalbin faaliyetini takip edip, gerektiğinde elektrik vererek kişiyi
12 Schank, s. 60.
13 Hallevy Gabriel, “The Criminal Liability of Artificial Intelligence Entities – From Science Fiction to Legal
Social Control”, in: Akron Intellectual Property Journal, 4:171 2010, s. 171-172; Yueh-Hsuan Weng / Chien-
Hsun Chen / Chuen-Tsai Sun, “Toward the Human–Robot Co-Existence Society: On Safety Intelligence for
Next Generation Robots”, in: International Journal of Social Robotics, 1(4), 2009, s. 273; Dennett Daniel C.,
When Hal Kills, Who's to Blame? Computer Ethics, in: HAL’s Legacy: 2001s Computer as Dream and
Reality, edited by D. Stork, 351-365. Cambridge, MA: MIT Press, 1997, s. 351.
6
tedavi etmeye programlanmıştır. Bu makinelerin buna rağmen hatalı olması söz konusu
olduğunda, kalbi duran kişinin ölümünden kim, nasıl sorumlu olacaktır?14
Bu gibi olaylar sonucunda akıllara gelen soru, özellikle robotların dahil olduğu bu
durumlarda, ceza sorumluluğu meselesinin nasıl çözümleneceğidir. İlk başta meselenin
basit olduğu, robotu üretenin veya kullananın sorumlu olacağı söylenebilir. Çoğu zaman
da bu doğru olacaktır. Ancak robot teknolojisindeki ilerleme ile birlikte bu sorumlular
arasına robotun kendisinin de katılıp katılamayacağının sorgulanması gerektiği
kanaatindeyiz.
Mesele esas itibariyle, robotların suç faili olarak kabul edilip edilemeyeceğidir. Genel
olarak kabul gören anlayış, suç faili olarak insanı kabul etmektedir. Bunun yanı sıra, ceza
sorumluluğunun sadece gerçek kişilere, yani insanlara ait olduğu, zira sadece insanların
kusurlu hareket edebilme yetenekleri olduğu da belirtilmektedir.15
Öte yandan ceza sorumluluğu olmayan, bu anlamda suç faili sayılamayacak insan
grupları vardır. Eski dönemlerde köleler veya kadınlar, günümüzde akıl hastaları,
çocuklar, cenin, vb. buna örnek gösterilebilir. Ancak bir de insan olmamakla birlikte
hukuken kişi olarak kabul gören varlıklar vardır. Tüzel kişiler bunların başında
gelmektedir. Tüzel kişiler, birtakım toplumsal gayeler16 veya toplum açısından ortaya
çıkan birtakım ihtiyaçlardan17 dolayı kişilik kazanmıştır. Diğer bir deyişle, tüzel kişiler
toplumsal ve ekonomik hayatın gerektirdiği varlıklardır.18
Robotların ceza sorumluluğu bakımından da benzer tartışmalar yapılabilir. Gelişen
teknolojinin gün geçtikçe robotları günlük hayatın içerisine dahil etmesinin ve önemli
birtakım faaliyetlerin robotlar tarafından görülmesi ihtiyacının sonucunda, robotlar ile
ilgili hukuki düzenlemelerin yapılması ihtiyacı kendisini göstermektedir. Nitekim, özel
14 Wein, s. 144.
15 Dönmezer Sulhi / Erman Sahir, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, Cilt II, 12. Bası, İstanbul, 1999, no: 1146,
s. 401; Demirbaş Timur, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 9. Bası, Ankara, 2013, s. 465; Koca Mahmut /
Üzülmez İlhan, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. Baskı, Ankara, 2012, s. 556; “Kişiye ceza hukuku
anlamında bir isnatta bulunulabilmesinin en temel koşulu, somut olayda bir insan davranışının
mevcudiyetidir.” (Heinrich Bernd, Ceza Hukuku, Genel Kısım – I, Ankara, 2014, s. 111).
16 Chopra Samir / White Laurence F., A Legal Theory for Autonomous Artificial Agents, s. 181.
17 Wein Leon E., “The Responsability of Intelligent Artifacts: Toward an Automation Jurispudence”, in:
Harvard Journal of Law & Technology, Vo. 6, Fall Issue, 1992, s. 108; Rinceanu Johanna, “Societas
delinquere potest: The Romanian perception of corporate criminal liability”, in: Sanktionen gegen
juristische Personen, Tüzel Kişiler Hakkında Uygulanan Yaptırımlar, İstanbul, 2013, s. 127.
18 Özen Muharrem, “Türk Ceza Kanunu Tasarısının Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğuna İlişkin
Hükümlerine Bir Bakış”, in: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 52, Sayı: 1, Yıl: 2003, s. 63.
7
hukuk bakımından robotlar ve yapay zeka ile ilgili birçok bilimsel görüş ileri sürülmüş
ve bu konuda doktrin oluşmaya başlamıştır. Ancak meselenin ceza hukuku yönü,
özellikle kusurluluk ve yaptırım bakımından ortaya çıkan bazı soru işaretleri sebebiyle,
çok fazla irdelenmemiştir.
Günümüzde robotların hukuki kişiliğinin olup olmayacağı sadece teorik bir sorudan
ibarettir.19 Hatta bir adım daha ötesi olan, robotların ceza sorumluluğu hususu fazlasıyla
bilim kurgu mahsulü olarak kabul edilebilir. Ancak böyle kabul edilse bile, ceza hukuku
bakımından birtakım önermeler yapmak suretiyle, kanaatimizce kısa bir zaman sonra,
günlük yaşantımızı doğrudan etkisi altına alacak gelişmiş yapay zekaya sahip robotlar ile
ilgili inceleme yapmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Nitekim bu hususla ilgili olarak
kimi yazarlar, gelecek yüzyılda yapay varlıklar bakımından anayasaların üstesinden
gelmesi gereken durumların ortaya çıkacağından bahsetmektedirler.20
A. Robotlar ve Ceza Sorumluluğunun Türleri
Robotlar ve ceza sorumluluğu türlerini birkaç olasılık halinde ele almanın faydası olduğu
kanaatindeyiz.
1. Araç Olarak Kullanma
İlk olasılık robotun araç olarak kullanılmasıdır. Bir robotu araç olarak kullandığımız
sürece, bir tamir aleti, araba veya telefondan farkı yoktur. Mesele kullanılan robotun
düşünen makine haline gelmesi ile, diğer bir deyişle yapay zeka olması ile başlar. Yapay
zeka bir makinenin zeki bir varlığı taklit etme kapasitesidir.21
Robotların araç olarak kullanılması bakımından ilk ihtimal, programcının sorumluğunun
olmasıdır. Bu en klasik çözümdür ve bu örnekte robotu programlayan insan,
programlamadaki bir hatadan dolayı söz konusu robotun suç işlemesine sebebiyet
19 Solum, Legal Personhood, s. 1231.
20 Boyle James, Endowed by Their Creator? The Future of Constitutional Personhood,
www.brookings.edu/~/media/Research/Files/Papers/2011/3/09%20personhood%20boyle/0309_pers
onhood_boyle.PDF, s. 6.
21 Hallevy Gabriel, “The Criminal Liability of Artificial Intelligence Entities From Science Fiction to Legal
Social Control”, in: Akron Intellectual Property Journal, Vol. 4, 2010, s. 172.
8
vermiştir. Elbette burada programcının sorumlu tutulabilmesi için kusurlu davranışının
olması gerekmektedir.22
Ancak eğer robot, programcısının belirlediği şekilde değil de başka bir şekilde hareket
ederse, yani bir anlamda “kendi zekasını” kullanarak kendine yeni bir yol çizerse,
programcının sorumluluğuna gitmek güçleşebilir.23
Robotların araç olarak kullanılmasında ikinci olasılık, kullanıcının sorumlu olmasıdır.
Kullanıcının sorumluluğu özellikle yapay zekanın bir silah olarak kullanılması
durumunda söz konusu olacaktır. TCK m. 6’da silahın tanımı yapılmıştır. Robotların bu
maddede yapılan silah tanımına girmesi elbette mümkündür. Bu husus ile ilgili olarak
“otonom silah sistemleri” dikkat çekicidir. Katil robotlar olarak da bilinen tam anlamıyla
otonom hareket eden bu silahlar, insan müdahalesi olmaksızın hedef belirleyip bunlara
saldırma özelliğine sahiptir.24 Bu silahların yaşam hakkı da dahil birçok temel hakkı ihlal
edeceği düşünülmektedir. Nitekim bu tür silahlara aynı zamanda “katil silah” da
denmektedir.25
Bir başka olasılık ise başkasının fiilinden doğan sorumluluktur. Bir önceki örnekte
belirtildiği gibi burada da robot ortaya çıkan hukuka aykırılıktan sorumlu
tutulmamaktadır. Ancak bu olasılıkta bir adım daha öteye gidilmektedir. Zira bu örnekte
robot artık basit bir alet veya araç olarak da görülmemektedir. Bu örnekte yapay zekayı
tam akıl hastası, çocuk gibi kusur yeteneği ortadan kalkmış insanlara benzetmek
mümkündür. Nasıl ki bu gibi insanlar kullanılarak suç işlendiğinde, bu kişilere suç
işleten fail olarak sorumlu tutuluyorsa, yapay zekaya suç işleten kişiler de bu kapsamda
sorumlu tutulacaklardır.26 Diğer bir deyişle, TCK’da da yer verilen dolaylı faillik
müessesesinin uygulanması gündeme gelecektir.
Bilindiği üzere dolaylı faillik TCK m. 37/2’de düzenlenmektedir. Maddede “Suçun
işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur
yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden
yarısına kadar arttırılır” denmektedir. Görüldüğü üzere buradaki durum bir öncekinden
22 Sparrow Robert, “Killer Robots”, in: Journal of Applied Philosophy, Vol. 24, No. 1, 2007, s. 62 vd.
23 Sparrow, s. 70.
24 www.hrw.org/topic/arms/killer-robots (Erişim tarihi: 04.07.2014).
25 Docherty Bonnie, “The Human Rights Implications of “Killer Robots””, in:
www.hrw.org/news/2014/06/10/human-rights-implications-killer-robots (Erişim tarihi: 05.07.2014).
26 Halevy, s. 179.
9
farklıdır. Zira bir önceki örnekte yapay zeka adeta basit bir alet edevat gibi kabul
edilmişken, bu örnekte araç olarak kullanılan bir insan gibidir. Failin kim olduğu
sorusuna verilecek cevap yine aynıdır: programcı veya kullanıcı. Ancak ilk örnekte
kullanıcı veya programcı doğrudan failken, burada dolaylı fail olarak kabul edilmektedir.
2. Taksir Sorumluluğu
Yukarıdaki iki olasılık, yapay zekanın kendi birikmiş tecrübesi veya bilgisine dayanarak
hukuka aykırı bir neticeye sebebiyet verdiği durumları açıklamakta yetersiz
kalmaktadır.27 Buna örnek olarak bir otomatik pilot düşünelim. Seyir halindeyken
devreye sokulan bir otomatik pilot, hava kötüleşmeye başladığında pilot tarafından
devreden çıkarılmaya çalışılsa ve bunu uçağın güvenliği bakımından bir tehdit olarak
algılayan otomatik pilot gerçek pilotu uçaktan fırlatsa pilotun ve varsa uçaktaki başka
insanların ölümünden kim sorumlu olacaktır? Buna benzer bir örnekten yukarıda da
bahsettik. Kawasaki fabrikasında işçinin hidrolik kolun çarpmasıyla hayatını kaybetmesi
olayı da bu kapsamda kabul edilebilir. Bu gibi durumlarda, makinanın belli bir duruma
karşı tepkisi söz konusudur. Diğer bir deyişle, otomatik pilot ve hidrolik kol, mevcut
bilgileri dahilinde, kendilerini veya yaptıkları işi korumak adına bir anlamda savunmaya
geçmişlerdir. Bu nedenle basit bir alet olarak kabul edilmeleri mümkün olmamaktadır.
Bu olasılıkta sorumluluğun yine de kullanıcıda veya programcıda olduğu belirtmek
gerekir. Ancak bu defa sorumluluğun şekli değişmektedir. Zira buradaki örnek
kullanıcının veya programcının robotu kasten bir suç işlemek için kullanması olarak
karşımıza çıkmamaktadır. Buradaki mesele, olası birtakım sorunlara karşı kullanıcının
veya programcının yeterli dikkat veya özeni göstermemiş olmalarıdır. Dolayısıyla
taksirli sorumluluk ortaya çıkmaktadır. Diğer bir deyişle, kullanıcının veya programcının
gerekli dikkat veya özeni göstermiş olsalardı, yapay zekanın böyle bir neticeye sebebiyet
verebileceğini öngörebilecekleri bir olasılık söz konusudur.
3. Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suçtan Dolayı Sorumluluk
Bir diğer olasılık netice sebebiyle ağırlaşmış suçtan dolayı meydana gelen
sorumluluktur.28 Burada, sorumluluk yine kullanıcı veya programcıdadır. Kullanıcı veya
27 Halevy, s. 180.
28 Hallevy, s. 184.
10
programcı, robot marifetiyle bir suç işlemek için harekete geçmişlerdir ve belli bir suçu
işlemek kastıyla davranmışlardır. Ancak robot kastettikleri neticenin dışında veya daha
ağır bir neticenin meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu durumda genel prensipler
çerçevesinde, programcı veya kullanıcının meydana gelen daha ağır veya başka
neticeden sorumlu tutulabilmeleri, bu netice ile kendi hareketleri arasında nedensellik
bağının kurulmasına ve yine bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş
olmalarına bağlıdır.
Robotun bir araç olarak kullanılması söz konusu olduğunda, kullanıcı veya programcının
hareketi ile netice arasında nedensellik bağının kurulması açısından bir sorun çıkmaz.
Öte yandan, robotun kendi inisiyatifi ile kastedilenden farklı bir neticenin ortaya
çıkmasına yol açtığı durumlarda, nedensellik bağı bakımından değişik olasılıklardan
bahsedilebilecektir. Diğer bir deyişle, böyle bir olasılıkta robotun mevcut nedensellik
bağını ortadan kaldırdığı ileri sürülebilir.
III. Robotların Doğrudan Sorumluluğu Meselesi
Bu olasılık robotların doğrudan sorumlu olması esasına dayanmaktadır. Nitekim
makalemizin ana tartışma konusunu da bu olasılık oluşturmaktadır. Robotların meydana
getirdikleri neticeden doladoğrudan sorumlu olabilmeleri için gerekli koşulları ortaya
koyması gerekir. Diğer bir deyişle, hukuka aykırı bir fiile sebebiyet vermekten başka,
kusur ehliyetine de sahip olmaları da gerekmektedir.
Robotların yaptıkları birtakım hareketlerle dış dünyada değişikliklere sebebiyet
verebildiği açıktır. Yapay zekaya sahip bir robot yaptığı bir hareketle bir kimseye zarar
verirse, bu ceza hukuku bakımından dikkate alınabilecektir. Böylelikle yapay zekaya
sahip olan robotun bir fiili işlediği ileri sürülebilecektir.
Öte yandan esas mesele, robotun işlediği bu fiilden ötürü kusurundan bahsedilip
bahsedilemeyeceğidir. Yukarıda “zeka” kavramından bahsetmiştik ve bir varlığın zeki
olarak nitelendirilebilmesi için birtakım özelliklere sahip olması gerektiğini ele almıştık.
Bu özellikleri iletişim, içsel bilgi, dışsal bilgi, amaçlılık ve yaratıcılık olarak açıklamıştık.
Bu kapsamda baktığımızda, yapay zekanın da esas itibariyle bu özelliklere sahip
olduğunu, veya en azından bu özelliklere sahip olması için yaratıldığını biliyoruz.
Dolayısıyla ileri düzeyde bir yapay zekanın ortaya koyduğu bir davranışı bilerek ve
11
isteyerek yaptığı söylenebilir. Özellikle karşılaştığı bir engel karşısında, mevcut
deneyimlerine dayanarak yeni bir çözüm yolu bulabilen bir yapay zekanın, bilerek ve
isteyerek hareket ettiği ileri sürülebilir.
Bu noktada geriye bir tek yapay zekanın yaptığı hareketlerden dolayı kendisine kusur
yüklenebilmesi kalmaktadır. Kusur yeteneğini, algılama ve irade yeteneği olarak
nitelemek mümkündür.29 Nitekim TCK’nın yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile ilgili 31 ve
32. maddelerine baktığımızda, “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan
veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş /
önemli ölçüde azalmış” kişilerin kusur yeteneklerinin olmadığı ifade edilmiştir. Bilhassa
algılama yeteneği incelediğimiz konu bakımından önemlidir. Zira bu kavram kişinin
kendi varlığının bilincinde olarak çevresinde olan biteni gözleyebilme, analiz etme
yeteneğini ortaya koymaktadır.30 Anlama ve isteme yeteneği olarak da ifade
edebileceğimiz bu kavram, kişinin kendi hareketinin toplumsal anlamını dikkate
alabilmesini ve bağımsız bir şekilde kendi kararını gerçekleştirme yeteneğine sahip
olma şeklinde de açıklanabilir.31
Bu noktada yapay zekaya sahip bir robotun kusur yeteneğine sahip olup olmadığı
sorusunun cevaplanması gerekmektedir. Yapay zeka teknolojisinin insana ait bilişsel
süreçleri örnek aldığı bilinmektedir. Bu amaçla gelişmiş algoritmalar kullanılmaktadır.
Öyle ki bu gelişmiş algoritmalar, insanın bilişsel yapısına gittikçe benzer hale
gelmektedir.32 Dolayısıyla insan beyninin bilişsel süreci olarak tanımladığımız, birtakım
duyu organlarımız aracılığıyla dış dünyayı algılamamız ve bunları analiz etme süreci,
yapay zekanın da yapmayı hedeflediği bir faaliyettir.
Günümüzde bu düzeyde bir yapay zekanın varlığı ileri sürülemese de, teknolojideki
gelişme, gelecekte yapay zekanın sahip olabileceği özellikler hakkında birtakım ipuçları
vermektedir. Örneğin The Guardian’da çıkan bir haber, 2029 yılında robotların
insanlardan daha akıllı olabileceği fikrini ileri sürmektedir. Google’ın yapay zeka uzmanı
Ray Kurzweil, günümüzden 15 yıl sonra yapay zekanın insanlardan daha akıllı olacağını,
29 Dönmezer / Erman, Cilt II, s. 146; Demirbaş, s. 332; Koca / Üzülmez, s. 272.
30 Koca / Üzülmez, s. 273.
31 Cadoppi Alberto / Veneziani Paolo, Manuale di diritto penale, Parte generale e Parte speciale, 3. ed.,
Padova, 2007, s. 360.
32 Hallevy, s. 188.
12
söyleyeceklerimizi anlayabileceğini, tecrübe ederek öğrenebileceğini, şaka
yapabileceğini, hikaye anlatabileceğini, hatta flört edebileceğini ileri sürmüştür.33
Nitekim yapay zekanın günü birinde insanoğlundan daha ileri bir seviyeye geleceği
düşüncesi singularity olarak da ifade edilmektedir.34 Aslında bu husus temel bir fikre
dayanmaktadır. Buna göre, yaratılan makineler bir süre sonra kendisin yaratan
makinelerden daha gelişmiş hale gelmektedir. Nitekim günümüzde, özellikle bilgi
depolanması, bunun işlenmesi ve analiz edilmesi süreçleri bilgisayarlar tarafından
insanın yapabileceğinden çok daha hızlı ve doğru bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Bu
kapsamda, ileride makinelerin üretime katılması ile makineler kendilerinden daha
gelişmiş makineleri yaratacaktır. Bu sayede her seferinde, bir öncekinden daha gelişmiş
makineler ortaya çıkacaktır.35 Buna ek olarak Moore Yasası olarak adlandırılan ve
bilgisayarların işlem kapasitelerinin her geçen yıl bir öncekine göre iki katına
çıkacağının öngörüldüğü görüş de dikkate alındığında, yapay zekanın önümüzdeki
yıllarda kaydedeceği gelişmenin boyutları daha iyi anlaşılabilecektir.36
Bu konudaki çarpıcı bir örnek, 2005 yılında ancak 128 MB kapasiteli SD kartlar
üretilirken, 2014 yılında 128 GB’lik SD kartların üretiliyor olmasıdır. Bu kapasite 10-15
yıl sonra belki de 128 TB’ye çıkacaktır.
Yapay zekanın ceza sorumluluğunu açıklamak için çeşitli modellemeler yapıldığını
görmek mümkün. Bu anlamda, kimi yazarlar yapay zekayı modern kölelere
benzetirken37, kimileri de tüzel kişilere atıf yapmaktadır.38
A. Robotların Ceza Hukuku Süjesi Olması
Robotların ceza hukuku süjesi olması demek sorumluluğun yanında hak sahibi olmak da
demektir. Bir robotun hak ve yükümlülükleri olması için onun hukuken tanınan bir süje
olması gerekir. Diğer bir deyişle, hukuken belirlenmiş bir kişilik sahibi olması gerekir.
33 www.theguardian.com/technology/2014/feb/22/robots-google-ray-kurzweil-terminator-singularity-
artificial-intelligence (Erişim tarihi: 15.07.2014).
34 Muehlhauser Luke / Salamon Anna, “Intelligence Explosion: Evidence and Import”,in:
intelligence.org/files/IE-EI.pdf, s. 1.
35 Chalmers David J., “The Singularity: A Philosophical Analysis”, in: Journal of Consciousness Studies, No:
9-10, 2010, s. 8.
36 Bu konu ile ilgili olarak ayrıntılı bilgi için bkz.: Kurzweil Ray, The Singularity Is Near: When Humans
Transcend Biology, New York, 2005, s. 59 vd.
37 Weil, s. 111.
38 Hallevy, s. 199; Weil, s. 111.
13
Bu anlamda robotların özellikle yapay zekaya sahip olması halinde artık kendi nam ve
hesaplarına hareket edebileceğinin kabul edilmesi lazımdır. Yapay zeka sahibi olan
robotlar söz konusu olduğunda respondeat superior doktrini yetersiz kalabilecektir.
Respondeat superior doktrini, çalışanın bağımsız fiilinden doğan zararın işveren
tarafından karşılanması üzerine kurulmuştur.39 Bu prensibi konumuza uyarladığımızda,
robotun yaptığı birtakım bağımsız fiillerden dolayı kullanıcı veya programcının sorumlu
tutulması söz konusu olacaktır. Gerçekten de yapay zekaya sahip robotların önemli bir
kısmı açısından bu doktrinin uygulanması mümkündür. Ancak bizim bu çalışmada
tartışmaya açmak istediğimiz husus, bunun da ötesinde, kendi başına hareket eden, yani
otonom olan robotların, bunun karşılığında yine bağımsız olarak sorumluluklarının
olması.
B. Tüzel Kişiler Örneği
Bu noktada tüzel kişiler ile ilgili hükümler bizim için yol gösterici olabilir. Tüzel kişilerin
robotların ceza sorumluluğu bakımından örnek teşkil edebilmesinin en başta gelen
sebebi, tüzel kişilerin insan olmadıkları halde kişi olarak kabul edilmesidir. Bunun
dışındaki bir başka benzerlik, tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili devam eden
tartışmalardır.
İlk önce bu tartışmalardan bahsetmek gerekirse, tarihsel bir geçmişi olan bu mesele,
öncelikle tüzel kişilerin ceza sorumluluğunun olamayacağı düşüncesiyle ortaya
çıkmıştır.40 Özellikle tüzel kişilerin (toplulukların, şirketlerin) bağımsız bir şekilde
hareket yeteneğine sahip bir vücutları ve ruhları olmadığı görüşü revaçtaydı. Ancak bu
dönemde ticari şirketlerin Avrupa’da gittikçe artan etkisi, bu alanda yeni hukuki
düzenlemeler yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.41 Bununla birlikte ticari
şirketlerin sebep olduğu suçların artması sonucunda Avrupa Konseyi, R(88)18 numaralı
Tavsiye Kararını çıkarmıştır. Bu Tavsiye Kararının çıkarılmasında, toplulukların
karmaşık yapısı içerisinde suçtan sorumlu gerçek kişilerin tespit edilmesinin zorluğu
önemli bir rol oynamıştır.
39 Weil, s. 110.
40 Zapatero Luis Arroyo, “İspanya’da Tüzel Kişilerin Cezai Sorumluluğu”, in: Tüzel Kişiler Hakkında
Uygulanan Yaptırımlar, Series of the Max-Planck-Institute for Foreign and International Criminal Law and
Bahçeşehir University Joint Research Group, Vol. T2, Editör: Ayşe Nuhoğlu, s. 49.
41 Pop Anca Iulia, “Criminal Liability of Corporations – Comparative Jurisprudence”, in: Digital Commons at
Michigan State University College of Law, digitalcommons.law.msu.edu/king/81, 2006, s. 11 (Erişim
tarihi: 17.07.2014).
14
Bu Tavsiye Kararının akabinde çeşitli Avrupa ülkeleri hukuklarında değişiklik
yaparak, tüzel kişilerin ceza sorumluluğunu düzenleme altına almışlardır. Bunların
başında Fransa gelmektedir. Fransa önceki ceza kanununda 1992 tarihinde değişiklik
yaparak, arkasından da 1994 tarihli yeni Fransız Ceza Kanunu ile tüzel kişilerin ceza
sorumluluğuna ilişkin hükümlere yer vermiştir. Fransa’nın arkasından Belçika da 4
Mayıs 1999 tarihli kanun ile tüzel kişilerin ceza sorumluluğuna Ceza Kanununda yer
vermiştir. Bunun gibi 2002 yılında Danimarka da ceza kanununda değişiklik yaparak,
tüzel kişilerin her suçtan dolayı ceza sorumluluklarının olacağını öngörmüştür.42
Öte yandan Almanya toplulukların ceza sorumluluğu olması gerektiği fikrine
direnmektedir. Almanya’da tüzel kişilerin ceza sorumluluğu meselesi hala societas
delinquere non potest kuralıyla karşılanmakta, tüzel kişilerin sebep olduğu birtakım
hukuka aykırılıklar ise oldukça gelişmiş düzene aykırılık hukuku olarak nitelendirilen
sistemine konu olmaktadır.43
Almanya gibi İtalya44 ve İspanya45 da tüzel kişilerin ceza sorumluluğu kabul
edilmemektedir.
Fransız Ceza Kanunu’nun 121-2. maddesi tüzel kişilerin ceza sorumluluğu bakımından
iki koşul aramaktadır. Bunlardan ilki, suçun tüzel kişinin bir organı veya temsilcisi
tarafından işlenmiş olması, ikincisi ise suçun tüzel kişi hesabına işlenmiş olmasıdır.46 İlk
koşul uyarınca, tüzel kişinin ceza sorumluluğunun olabilmesi için mutlaka bir gerçek
kişinin suç işlemesi gereklidir. Bunun anlamı, Fransız hukukunun tüzel kişiler
bakımından dolaylı sorumluluğu (par ricochet) kabul ettiğidir.47
Bu ilke özünde tüzel kişiliğe dahil olan bazı insanların (özellikle idareciler, tüzel kişiliği
temsile yetkili olanlar) tüzel kişiliğin iradesini temsil ettiği düşüncesine dayanır. Diğer
42 Pop, s. 12.
43 Pop, s. 13.
44 Nisco Attilo, “İtalyan Sistemi Örneğinde Tüzel Kişilerin Cezalandırılabilirliği”, in: Tüzel Kişiler Hakkında
Uygulanan Yaptırımlar, Series of the Max-Planck-Institute for Foreign and International Criminal Law and
Bahçeşehir University Joint Research Group, Vol. T2, s. 97 vd.
45 Zapatero, s. 49 vd.
46 Pradel Jean, Droit pénal général, Paris, 2006, s. 500 vd.
47 Pradel, Droit pénal général, s. 501.
15
bir deyişle özdeşleştirme (identification) söz konusudur. Bu kişinin iradesinin tüzel
kişinin iradesi olduğu belirtilmektedir.48
Ancak bazı hukuklarda tüzel kişilerin sorumluluğunun hukuki esası farklıdır.
Örgütlenme yükümlülüğüne aykırılık olarak niteleyebileceğimiz bu sistemde, tüzel
kişinin ceza sorumluluğunun varlığı için örgütlenmesindeki kusuru ortaya koymak
gereklidir.49 Nitekim İngiltere’de yürürlükte olan Corporate Manslaughter and Corporate
Homicide Act bu esası kabul etmektedir. Bu düzenlemeye göre, taksirle öldürme suçu
bakımından şirketlerin sorumlu tutulabilmesi için, şirketin yönetiminde veya
örgütlenmesindeki özen yükümlülüğüne aykırılık gerekmektedir.50 Böylece bir suç
işlendiği vakit, fail olan gerçek kişinin (alter ego) ortaya çıkarılmasındaki zorluğun
üstesinden gelmek istenmiştir.51
Bunun dışında, tüzel kişinin sorumlu tutulabilmesi için mutlaka bir gerçek kişinin
bulunmasının gerekmediği, doğrudan veya birincil sorumluluğun da mümkün olduğu
sistemler de vardır. Özellikle Belçika örneği bu yöndedir. Belçika Ceza Kanunu’nun 5.
maddesi uyarınca, gerçek kişilerin varlığından bağımsız olarak tüzel kişinin
cezalandırılabilmesi mümkündür.52
Robotların ceza hukuku süjesi olması bakımından tüzel kişiler ile ilgili düzenlemelerin
örnek alınması, yukarıda bahsettiğimiz durumların değerlendirilmesini
gerektirmektedir. Öyle ki bu husustaki genel düşünce, robotların sorumluluğunu
tartışırken, tüzel kişilerin ceza sorumluluğuna ilişkin kuralların uygulanması
yönündedir. Zira tüzel kişiler de aslında yapaydır. Doğal olarak kişilik sahibi olan
insanların aksine, tüzel kişiler birtakım toplumsal ve ekonomik sebeplerle insanlar
tarafından yaratılmakta ve idare edilmektedir.53
Tüzel kişinin ceza sorumluluğu yönünden gerekli olan husus bir insan hareketinin
varlığıdır. Bu anlamda tüzel kişilerin ceza sorumluluğu tespit edilebilsin ya da
edilemesin mutlaka bir gerçek kişinin varlığını gerektirmektedir. Aslında benzer bir
48 Pradel Jean, Droit pénal comparé, 2e édition, Paris, 2002, s. 358.
49 Slapper Gary, “Corporate Punishment”, in: Journal of Criminal Law, Vol. 74, 2010, s. 182.
50 Griffin Stephen, “Corporate Manslauhter: A Radical Reform?”, in: Journal of Criminal Law, Vol. 71, 2006,
s. 156.
51 Hsaio Mark W.H., “Abandonment of the Doctrine of Attribution in Favour of Gross Negligence Test in the
Corporate Manslaughter and Corporate Homicide Act 2007”, in: Company Lawyer, Vol. 30(4), 2009, s. 112.
52 Pradel, Droit pénal comparé, s. 359.
53 Griffin, s. 153.
16
husus robotlar bakımından da söylenebilir. Nasıl ki tüzel kişiler insan eseri ise, robot da
insan eseridir. Nasıl ki tüzel kişinin sorumluluğunun tartışıldığı bir durumda mutlaka
insan davranışı rol oynuyorsa, robotun sebep olduğu bir fiilde de programcı veya
kullanıcı olarak bir insanın payı olmaktadır.
Bizim bir adım daha ileri giderek tartışmak istediğimiz husus ise, hiç insan müdahalesi
olmaksızın bir robotun sorumluluk doğuracak bir fiile sebebiyet verip veremeyeceğidir.
Diğer bir deyişle, bir robotun “işlediği” bir fiil söz konusu olduğunda, perde arkasında
bir insan davranışının aranmayacağı bir olasılık mümkün müdür?
Buna günümüzde olumlu bir cevap vermenin mümkün olmadığını, özellikle robotik
bilimiyle ilgili çalışma yapan herkes söylemektedir. Ama gelecekte, robotlar diğer
robotlar tarafından yaratılmaya, programlanmaya ve kullanılmaya başladığında; yapay
zeka insan zekasına eşit, hatta insan zekasından daha üstün seviyeye geldiğinde,
deminki soruya vereceğimiz cevap değişebilecektir. Robotların “sebebiyet verdiği”,
“neden olduğu” fiiller yerine robotların “işlediği” fiiller nitelemesi kullanılacaktır.
Robotların otonomi kazanması, ortaya çıkan neticelerden dolayı insanların
sorumluluğuna gidilmesini gereksiz ve hatta haksız çıkaracaktır.
Robotların suçun aktif süjesi olması bakımından tüzel kişiler örneği önemlidir. Zira tüzel
kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili ortaya konan birtakım eleştiriler, robotlar
bakımından da ileri sürülebilir. Türk hukukunda tüzel kişilerin ceza sorumluluğu, AY m.
38’deki “ceza sorumluluğu şahsidir” kuralı gereğince kabul edilmek istenmemiştir.
Çünkü bu kuralın, iradi davranışı ve kusurluluğu gerektirdiği belirtilmektedir.54
Dolayısıyla, kendiliğinden, iradi bir hareketle, isteyerek dış dünyada değişiklik yaratan
ve iradi hareketinin kusurluluğunun tartışıldığı gerçek kişilerin suçun aktif süjesi
olabileceği söylenmiştir.55
C. Tüzel Kişiler Örneğinin Ötesi Mümkün mü?
Yukarıda tüzel kişiler ile robotlar arasında yapılan karşılaştırma, günümüz teknolojisi
bakımından önemlidir. Zira robotların ceza hukuku karşısındaki durumu, tüzel
54 Özen Muharrem, “Türk Ceza Kanunu Tasarısının Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğuna İlişkin
Hükümlerine Bir Bakış”, in: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 52, Sayı: 1, Yıl: 2003, s. 84.
55 Özek Çetin, “1997 Türk Ceza Yasası Tasarısı’na İlişkin Düşünceler”, in: Prof. Dr. Sahir Erman’a Armağan,
İstanbul, 1999, s. 653.
17
kişilerinkine birçok açıdan benzemektedir. En nihayetinde, tüzel kişilerin ceza
sorumluluğuna karşı çıkanların dayandığı en önemli argüman olan, irade ile hareket
edebilme yeteneği olan hareket yeteneğinin56 ve kusur yeteneğinin olmaması, robotlar
bakımından da ileri sürülebilir.
Ancak yapay zeka teknolojisinin ilerlemesi ile birlikte, insan zekası ile boy ölçüşebilecek
duruma gelen robotların ceza hukuku karşısındaki durumlarının tüzel kişi örneği ile
karşılaştırılmasının da ötesine geçilebileceği kanaatindeyiz. Diğer bir deyişle, bu
gelişmişlikteki robotlar bakımından, tüzel kişilerin ceza sorumluluğuna benzer bir
uygulama artık yetersiz kalacaktır.
Böyle bir durumda akıllara birkaç soru gelebilir. Bunlardan bizim için en önemlileri,
robotların insanlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluğuna nasıl sahip olabileceği,
robotlara bağımsız bir şekilde ve doğrudan ceza sorumluluğu yüklemenin ne anlamı
olduğu ve ceza sorumluluğu olduğu tespit edilen robotlara nasıl yaptırım uygulanacağı.
1. Robotların Doğrudan Ceza Sorumluluklarının Olması
Robotların insanlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluğuna nasıl sahip olabileceği
sorusunun cevabı aslında yukarıda mevcuttur. Özellikle gelişmiş yapay zekanın çok da
uzun olmayan bir zaman içerisinde insan zekasına eşit, hatta insan zekasından daha
üstün seviyede olacağı, bu konuda çalışan bilim adamları tarafından dile getirilmektedir.
Dolayısıyla, bir süre sonra kendisini programlayan veya kullanan insanlardan bağımsız
olarak ceza sorumluluğunun doğması mümkün olabilecektir.
İkinci soruya vereceğimiz cevap ise önemlidir. Zira robotların ceza sorumluluğunun
kabul edilmesinin bir anlamı veya bir yararı olmayacaksa, açıkçası böyle incelemenin
yapılmasının da pratik önemi kalmayacaktır. Ama kanaatimizce robotlara insanlardan
ayrı olarak ceza sorumluluğu yüklemenin, bilhassa insanlar bakımından etkisi olacaktır.
Zira bu şekilde, nedensellik bağının kurulmasından iştirak hükümlerinin uygulanmasına
kadar birçok aşamada robotların ceza sorumluluğu önem arz edecektir.
Robotların ceza sorumluluğunun olması, kendisini programlayan veya kullanan insanın
hareketiyle netice arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldırabilir. Böyle bir durumun
56 Demirbaş, s. 228.
18
söz konusu olabilmesi, neticenin kişiye isnat edilememesine bağlıdır. Eğer robotun
programlanması veya kullanılması sonrasında, bu kişilerin hükmedemeyecekleri ve
tamamıyla robotun hareketlerinin sebep olduğu bir netice ortaya çıkarsa, bu neticeden
insanların sorumlu tutulması söz konusu olmayacaktır.
Bunların yanı sıra, iştirak bakımından da robotların ceza sorumluluğunun olması etkili
olacaktır. Öyle ki Türk Ceza Kanunu’ndaki iştirak hükümleri çerçevesinde robotların fail
olarak kabul edileceği suçlar bakımından insanlar, bu suçların işlenişine katkı
yapmalarından dolayı sorumlu tutulabileceklerdir. Bu sorumluluk yukarıda ele aldığımız
dolaylı faillik şeklinde olabileceği gibi, birlikte faillik şeklinde de olabilecektir.
2. Robotlara Yaptırım Uygulanması
Nihayet robotların ceza sorumluluğu ile ilgili yapılan tartışmaların odak noktasını
yaptırım meselesi oluşturmaktadır. Yaptırım hukuku ile ilgili teorilere bakıldığında,
robotlara uygulanacak yaptırımın klasik yaptırımlar olmaması gerektiği ortaya
çıkmaktadır.
Bu konuda da tüzel kişilerin durumu ile ilgili karşılaştırma yapılması mümkündür. Bu
anlamda tüzel kişilerin ceza sorumluluğunun kabul edilmediği ülkelerde, tüzel kişilere
yönelik birtakım güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır. Öte yandan tüzel kişilerin ceza
sorumluluğunun kabul edildiği ülkelerde, tüzel kişilere özgü cezalar kabul edilmiştir.
Kanaatimizce, robotlar bakımından böyle bir ayrım yapılmasına gerek yoktur. Eğer
robotun ceza sorumluluğu yoksa, o zaman zaten basit araçtan ibaret olacaktır. Bu
şekilde bir robota güvenlik tedbiri uygulanmasının gereği yoktur. Esas mesele, gelişmiş
yapay zekaya sahip robotlar bakımından tartışılmalıdır.
Bilindiği üzere Türk Ceza Kanunu sisteminde yaptırımlar iki başlık altında toplanmıştır.
Cezalar ve güvenlik tedbirleri, Türk Ceza Kanunu’nun 45. maddesinden itibaren
düzenlenmektedir. Buna göre, cezalar hapis cezası ve adli para cezası olarak ikiye
ayrılırken; güvenlik tedbirleri başlıklı ikinci bölümün altında belli hakları kullanmaktan
yoksun bırakılma, eşya müsaderesi, kazanç müsaderesi, çocuklara özgü güvenlik
tedbirleri, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri, suçta tekerrür ve özel tehlikeli
suçlular, sınır dışı edilme ve tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri konuları
düzenlenmiştir.
19
İlk bakışta robotlar ile tüzel kişiler arasında yaptığımız karşılaştırmadan dolayı, burada
da robotlar hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği düşünülebilir. Ancak
unutulmamalıdır ki, çalışmamızın özünü robotların ceza sorumluluğu olabilir mi sorusu
oluşturmaktadır. Bundan ötürü, hukukumuzda TCK m. 20/2 uyarınca ceza sorumluluğu
bulunmadığı belirtilen tüzel kişilere ilişkin kuralların ötesinde bir inceleme yapılması
gerektiği düşüncesindeyiz.
Bu anlamda robotlara işledikleri fiillerden dolayı ceza verilebilir mi sorusunu gündeme
getirmek istiyoruz. Bu sorunun cevabını verebilmek için ise, önce ceza kavramı üzerinde
kısaca da olsa durmak gerekir.
Bilindiği üzere cezanın birtakım amaçları vardır. Bunların başında ödetme, kefaret gelir.
Ceza geçmişte yapılan bir yanlışın, bu yanlışı yapan kişiye ödetilmesidir. Bu amaç aynı
zamanda cezanın tenkilci, azap ve acı verici olmasını sağlar.57
Ancak bunun dışında cezanın genel ve özel önleme ile tasfiye etme amaç ve
fonksiyonlarının da olduğu belirtilmektedir. Genel önleme, cezanın uygulanmasının
yarattığı korkutuculuk ile, başka kişilerin işleyeceği muhtemel suçların önlenmesini
amaçlar. Özel önleme veya caydırma fonksiyonu ise, suçlunun ileride yeni bir suç
işlemesini engellemeyi amaçlar. Modern ceza hukukunda, suç işlemiş olan kişiyi topluma
yeniden kazandırmak, böylelikle ileride yeni suçlar işlemesinin önüne geçmek, başta
gelen amaçlardandır. Bu anlamda özel önleme fonksiyonu modern ceza hukukunun
başta gelen amaçlarından birisi olmuştur.58
Nihayet gittikçe eskiyen bir başka fonksiyon da tasfiyedir. Özellikle ölüm cezası veya
yaşam boyu süren hapis cezaları marifetiyle, suçluların toplumdan uzaklaştırılması
amaçlanmıştır. Ancak belirttiğimiz üzere, cezanın bu fonksiyonunun etkisi gittikçe
kaybolmaktadır.59
Bu açıdan baktığımızda, robotların işledikleri fiillerden dolayı cezalandırılmalarının,
yukarıda sayılan herhangi fonksiyonlardan herhangi birisini karşılamadığı ileri
sürülebilir. Diğer yandan, yukarıda açıklanan fonksiyonların insanlar düşünülerek
belirlendiği de bir gerçektir. Bunun anlamı, robotların ceza hukuku bakımından önem
57 Dönmezer / Erman, Cilt II, s. 560.
58 Dönmezer / Erman, Cilt II, s. 562; Demirbaş, s. 545.
59 Dönmezer / Erman, Cilt II, s. 564; Demirbaş, s. 545.
20
kazanması durumunda, cezaların yapısının da buna göre gelişeceğidir. Bu noktada yine
tüzel kişileri ele aldığımızda, tüzel kişilerin ceza sorumluluğu söz konusu olduğunda
nasıl tüzel kişilere özgü birtakım yeni cezalar öngörüldüyse, robotlar bakımından da
yine benzer bir yenilik söz konusu olabilecektir.
Bu anlamda tüzel kişilerin ceza sorumluluğunun kabul edildiği iki ülke olan Fransa ve
Belçika’ya baktığımızda, tüzel kişilere uygulanacak yaptırımların ne şekilde
belirlendiğini görebiliriz. Buna göre, Fransız Ceza Kanunu’nun 131-37. maddesinden
itibaren, Belçika Ceza Kanunu’nun da 7bis maddesinde tüzel kişiler hakkında öngörülen
cezaların düzenlendiği görülmektedir. Tüzel kişiler bakımından temel cezanın para
cezası olduğunu söyleyebilir. Bunun dışında Belçika Ceza Kanunu’nda müsadere, fesih,
faaliyetten yasaklanma, binaların kapatılması ve mahkumiyet kararının ilan
edilmesinden bahsedilmiştir. Fransız Ceza Kanunu’nda da yine para cezasının dışında,
fesih, belirli faaliyetlerin yasaklanması, en az 5 yıllık bir süre için adli gözetim altına
alınma, binaların sürekli veya geçici olarak kapatılması, kamu ihalelerinden geçici veya
sürekli olarak uzaklaştırılma, halka arzın yasaklanması, çek keşide etmekten
yasaklanma, müsadere, mahkumiyet kararının ilanı, suçta kullanılan hayvanın
müsaderesi, sürekli veya geçici olarak hayvan edinmekten yasaklanma, sürekli veya
geçici olarak devlet yardımı almaktan yasaklanma cezaları sayılmıştır (FrCK m. 131-39).
Bu cezalardan biri verileceği gibi, birden fazlası da verilebilir.
Bu ceza türlerine burada yer vermemizin sebebi, tüzel kişilere verilen cezaların
aynılarının robotlara verilmesi fikrini ileri sürmekten ziyade, tüzel kişilerin söz konusu
olduğu durumlarda, ceza türlerinin nasıl çeşitlendiğini göstermektir. Gerçekten de
özellikle 19. Yüzyılın sonlarından itibaren, klasik diyebileceğimiz cezaların yeterli
olmadığı fikri ortaya çıkmıştır. Özellikle kısa süreli hapis cezalarının masraflı olduğu ve
failleri ıslah etmekten uzak olduğu fikri iyice taraftar bulmaya başlamıştır.60
Öncelikle cezanın bildiğimiz ve yukarıda bahsettiğimiz fonksiyonlarının robotlar
üzerinde etkili olup olamayacağını düşünelim. Kanaatimizce cezanın ödetme veya
kefaret fonksiyonundan ziyade, önleme fonksiyonunu değerlendirmekte fayda vardır. Bu
anlamda amacına ulaşmasını engelleyen bir netice ile karşılaştığında, yapay zekaya
60 Pradel, Droit pénal comparé, s. 660 vd.
21
sahip robot da bu tutumundan vazgeçecektir.61 Diğer bir deyişle cezanın özel önleme
fonksiyonu etkisini gösterecektir. Bu noktada cezanın bir tehdit olarak kabul edilmesi
söz konusu olmaktadır.
Öte yandan robotun kendisine ait bir malvarlığı olması durumunda (elbette bu robotun
bir anlamda tüzel kişilik kazanması yoluyla mümkün olacaktır), kendisine karşı para
cezasının uygulanması da etkili olacaktır.62
Diğer taraftan, ölüm cezasına benzer şekilde olarak robotun hafızasının silinmesi veya
yapay zekanın imha edilmesi söz konusu olabilir. Bu aynı zamanda tüzel kişiler
bakımından karşımıza çıkan tüzel kişiliğin feshine de benzemektedir.
Hapis cezasına benzer bir şekilde bir robotu belli bir süre kullanım dışı bırakmak da söz
konusu olabilir. Bu noktada robotun hareket etme “özgürlüğü” elinden alınmış olur.
Fransız ceza hukukunda tüzel kişiler bakımından öngörülen cezaların çeşitliliğine
baktığımızda, aynı çeşitliliğin robotlar bakımından da geçerli olmasını ileri sürebiliriz.
Bu anlamda, Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinde de düzenlenen birtakım seçenek
yaptırımların robotlara uygulanması olasılığı üzerinde de durulabilir. Özellikle kısa
süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlardan biri olan kamu hizmeti görme, robotlar
bakımından uygun bir yaptırım olarak kabul edilebilir.63
Sonuç
Günümüzde robot dendiğinde birçok kişinin ilk aklına gelen, yapay zekaya sahip, insan
biçiminde olan makinelerdir. Bir makinenin ceza hukuku karşısında eşya olmaktan
öteye gitmesi birçoğumuza garip gelebilir.
Ancak hem dış görünüş hem de zeka itibariyle insana benzeyen (veya benzetilmeye
çalışılan) robotların sebep oldukları hukuka aykırı neticelerden söz etmeye
başladığımızda, durum değişiklik arz edebilir. Bu ise meseleye bir de robotik bilimi
alanında çalışan bilim insanları gözüyle bakmayı gerektirmektedir. Nitekim bu bilim
insanları çalışmalarını bu hızla sürdürürlerse, çalışmamızda da yer verdiğimiz üzere,
yapay zekanın insan zekasına eşit ve hatta ondan daha üstün bir seviyeye geleceği açıkça
61 Chopra / White, A Legal Theory for Autonomous Artificial Agents, s. 169.
62 Hallevy, s. 195.
63 Hallevy, s. 199
22
söylenmektedir. Bu durumda ise, bizlerden daha zeki, bilgiyi depolama ve verileri
algılama kapasiteleri bizlerden daha fazla olan robotların, suça “sebebiyet
verdiklerinden” değil, suçu “işlediklerinden” bahsetmemiz o kadar da garip
olmayacaktır.
... The system is taught to distinguish between generally valid and customer-specific features. These assessments should be included in further analysis studies according to their scope (Altunç, 2017). ...
Book
Full-text available
In this respect, the work of Dr. Hasan Alpago, with the title “Macroeconomic - Digital Transformation”, made an important contribution to closing the theoretical and practical gap in this area. As digital entrepreneurs, we therefore appreciate this work very much… Mustafa DURAN Co-founder of IQ Money Inc. Istanbul 2021
Article
Full-text available
ÖZET Teknolojinin gelişmesiyle beraber, yapay zekâya sahip ürünlerin kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu ürünlerin giderek artan otonomlukları, ortaya çıkabilecek bazı hukuki problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu varlıkların bilimkurgu eserlerde sıkça ele alınmaları, bir takım otonomluklar kazanmış olmaları ve zekice hareket etmeleri, kendilerine özel bir hukuki statü verilmesi gerektiğine dair doktrinde tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmalarla beraber, yapay zekaya yönelik farklı sorumluluk türleri önerilmektedir. Amaç: Yapay zekanın hukukla ilişkisini ele alan akademik çalışmaların sıklıkla popüler söylemler etkisinde kaldığının fark edilmesi üzerine bu çalışmada amaçlanan; bilimkurgu ile gerçekliğin ileride geç kalınmaması adına şimdiden ayrıştırılması, hukukçuların bilimkurgu senaryoları ve popüler söylemlerden etkilenmeden konuyu multidisipliner ve profesyonel bir şekilde ele almaları ve tavsiyelerini ferasetli bir şekilde yapmaları gerektiğini vurgulamaktır. Yöntem: Bu çalışmada, ulusal ve uluslararası literatürdeki görüşlere müracaat edilerek “zeka, makinelerin düşünebilmesi” gibi kavramlar sorgulanmış, yapay zekalardaki otonomluğun sorumluluğa etkisi ve “makinelerin cezalandırılabilirliği” meseleleri ele alınmıştır. Bu çalışmada özellikle ceza hukuku bakımından literatürde önerilen sorumluluk türleri ve yapay zekaya hukuki statü verilmesine dair meseleler tartışılmış ve nihayet konunun bütüncül bir değerlendirmesi yapılmıştır. Bulgular: Çalışma neticesinde, yapay zekayı insan zekasıyla karşılaştırmanın doğru olmadığı, bilimkurgu senaryolarında anlatılan birtakım tahminlerin gerçekle bağdaşmadığı, yapay zekaya hukuki statü verilmesine ihtiyaç bulunmadığı, hukuki statü verilmesi durumunda önerilen müeyyidelerin ceza hukukunun amacı ve doğası ile bağdaşmayacağı, yapay zekanın sebep olacağı suçlarda yapay zekanın arkasındaki üretici, yazılımcı, kullanıcı gibi kişilerin kast/taksir durumlarına göre cezalandırılması gerektiği, bu konuda multidisipliner çalışma yapmanın gerekliliği, kanunlarda yapılacak özel ve detaylı düzenlemelerle muhtemel sorunların önüne geçilebileceği sonucuna varılmıştır. Özgünlük: Çalışma, yapay zekaya hukuki statü verilmesine dair yapılan tartışmalara yeni bir perspektif getirmeye çalışması, konuyu bilimkurgu senaryolarının ötesinde, kanıta dayalı sağlam bir zeminde ve psikoloji bilimi ile felsefeden destek alarak tartışması, bilhassa popüler dili kullanmaktan kaçınmasıyla farklılık arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay Zekâ, Yapay Zekânın Hukuki Statüsü, Yapay Zekânın Cezai Sorumluluğu, Makine Düşünmesi, Bilimkurgu ve Gerçeklik ABSTRACT Along with the development of technology, AI products have become quite common. The increasing autonomy of these products brings along some probable legal problems. The frequent handling of AI products in science fiction works, their gaining autonomy, and their intelligent behavior led to discussions in the doctrine that whether they should be given a special legal status. Along with these discussions, different types of responsibility for artificial intelligence are proposed. Purpose: Upon realizing that academic studies dealing with the relationship of artificial intelligence with the law are often under the influence of popular discourses, this study emphasizes to make it separated science fiction and reality in advance, in order not to be late in the future, and also emphasizes that legists should consider the issue in a multidisciplinary and professional manner without being affected by science fiction scenarios and popular discourses, and legists' recommendations should be sagacious. Method: In this study, concepts such as "intelligence, machine thinking" were questioned by referring to the opinions in the national and international literature, and the effects of autonomy in artificial intelligence on responsibility, and the issues of "punishability of machines" were discussed. In this study, especially in terms of criminal law, the types of liability proposed in the literature and the issues regarding the legal status of artificial intelligence have been discussed and finally, a holistic evaluation of the subject has been made. Findings: As a result of the study, the following conclusions have been reached; the comparison of artificial intelligence with human intelligence is not meaningful, some predictions in sci-fi scenarios are not compatible with reality, there is no need to give a legal status to artificial intelligence, and if the legal status will be given, the proposed sanctions will have been unsuitable in accordance with the criminal law & its nature, and individuals such as manufacturers, software developers, users should have been punished according to their intent/negligence in crimes caused by AI. Multidisciplinary studies on this issue are required. Probable problems can be prevented by special and detailed regulations to will be made in the laws. Originality: The study differs from others with its style that tries to bring a new perspective to the debates on the legal status of artificial intelligence, tends to make a discussion of the subject on a solid evidence-based ground beyond science fiction scenarios, also takes support from psychology and philosophy, and especially avoids using popular language. Keywords: Artificial Intelligence, Legal Status of Artificial Intelligence, Criminal Liability of Artificial Intelligence, Machine Thinking, Science Fiction and Reality JEL Classification: K14, K15
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.