ArticlePDF Available

THE MIRACLE THAT HAS COME WITH MILK SPRINGS THAT HAVE BEEN CASCADING FOR CENTURIES: MARVELOUS FOOD, MOTHER'S MILK

Authors:

Abstract and Figures

Creation and human beings are filled with imaginative beauties. The verses of Creation invite the person with the most special design to a magnificent and authentic journey. The information that came with the supreme book 1440 years ago points to the greatest awareness in human life. With miracles, human beings are called to define themselves, the Creator and the universe. The 66 th verse of Surat an-Nahl says, "Actually, there are also proofs for you on the sheep, for we are giving you a milk of milk between what is in their wombs and blood, and the drinkers will pass it through their throats." Blood circulates in the body, transporting nutrients and oxygen needed by cells. Thousands of chemical reactions in the digestive system are carried out after physical procedures. In an incredibly short time, hard work, a great skill, a great product is revealed. After selecting the necessary nutrients in the gut, the relevant part is transferred to the blood. Following the first liquidation, blood from the mammary glands (the original raw material) is converted into a specially fabricated one. Approximately 115 items are separated from the bloodstream by the 'osmosis' process and included in the milk content. Milk is only produced in the body of the mother who eats the same food as the rest of the household. The aim of this article is to claim that the Creation verses are an attempt to open horizons in the minds of today's people through the interpretation of modern medicine. As we have mentioned in our book 'Mother's Milk', interpretation methods with instruments of medical texts in verses are preferred. As a result, 1440 years ago, the sacred expressions that discussed the role of blood in the process of transformation, attention is given to the Great Powers of the Creator, the brains who think of their wonderful arts. Özet Yaratılış vetiresi insan aklına durgunluk veren güzelliklerle dopdoludur. Yaratılış ayetleri en özel tasarım olan insanı muhteşem ve otantik bir seyahate davet ediyor. 1440 sene önceden yüce kitapla gelen bilgiler, insan hayatındaki en muazzam farkındalığa işaret ediyor. Mucizeler silsilesi ile insan, adeta kendini, Yaratıcı'yı, kainatı tanımaya çağrılmaktadır. Nahl suresi (16) 66. Ayette geçen "Doğrusu davarlarda da sizin için deliller vardır: Zira size, onların karınlarında olan ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından afiyetle geçer." ifadeleri çok öncelerden şaşırtıcı ve inanılmaz bilgilerden söz etmektedir. Allah'ın varlığına, birliğine emare ve deliller binlercedir. Onlardan biri de memeli hayvanların sütleridir. En güzel besin olarak yumurta ikinci sıradadır. Birinci sıra ise tartışmasız anne sütünündür. Yaratıcımız içtiğimiz halis ve tam gıda olan anne sütünü rahmet çeşmesi de diyeceğimiz memeler musluğundan kan ve fışkı (arasın)dan hasıl ve ikram etmektedir.
Content may be subject to copyright.
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
81
www.bilimveyaratilis.org
THE MIRACLE THAT HAS COME WITH MILK SPRINGS THAT HAVE BEEN CASCADING
FOR CENTURIES: MARVELOUS FOOD, MOTHER'S MILK
Asst. Prof. Dr. Halil İbrahim ERBIYIK1, Dr. Rabia Merve ERBIYIK2
1T.C. Üsküdar Üniversitesi, SMYO, Ameliyathane Hizmetleri, İstanbul, Türkiye
2SBÜ Ümraniye EAH Kadın Hast. Ve Doğum Kliniği
drhalilibrahim@gmail.com
Abstract
Creation and human beings are filled with imaginative beauties. The verses of Creation invite the person with
the most special design to a magnificent and authentic journey. The information that came with the supreme
book 1440 years ago points to the greatest awareness in human life. With miracles, human beings are called to
define themselves, the Creator and the universe.
The 66th verse of Surat an-Nahl says, "Actually, there are also proofs for you on the sheep, for we are giving
you a milk of milk between what is in their wombs and blood, and the drinkers will pass it through their
throats." Blood circulates in the body, transporting nutrients and oxygen needed by cells. Thousands of
chemical reactions in the digestive system are carried out after physical procedures. In an incredibly short time,
hard work, a great skill, a great product is revealed. After selecting the necessary nutrients in the gut, the
relevant part is transferred to the blood. Following the first liquidation, blood from the mammary glands (the
original raw material) is converted into a specially fabricated one. Approximately 115 items are separated from
the bloodstream by the 'osmosis' process and included in the milk content. Milk is only produced in the body
of the mother who eats the same food as the rest of the household.
The aim of this article is to claim that the Creation verses are an attempt to open horizons in the minds of
today's people through the interpretation of modern medicine. As we have mentioned in our book ‘Mother's
Milk’, interpretation methods with instruments of medical texts in verses are preferred.
As a result, 1440 years ago, the sacred expressions that discussed the role of blood in the process of
transformation, attention is given to the Great Powers of the Creator, the brains who think of their wonderful
arts.
Key Words: Human milk, Osmosis, Blood, Digestion
ASIRLARDIR ÇAĞLAYAN SÜT PINARLARIYLA GELEN MUCİZE: HARİKULADE BESİN,
ANNE SÜTÜ
Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim ERBIYIK, Dr. Rabia Merve ERBIYIK
Özet
Yaratılış vetiresi insan aklına durgunluk veren güzelliklerle dopdoludur. Yaratılış ayetleri en özel tasarım olan
insanı muhteşem ve otantik bir seyahate davet ediyor. 1440 sene önceden yüce kitapla gelen bilgiler, insan
hayatındaki en muazzam farkındalığa işaret ediyor. Mucizeler silsilesi ile insan, adeta kendini, Yaratıcı’yı,
kainatı tanımaya çağrılmaktadır.
Nahl suresi (16) 66. Ayette geçen “Doğrusu davarlarda da sizin için deliller vardır: Zira size, onların
karınlarında olan ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından afiyetle geçer.” ifadeleri çok
öncelerden şaşırtıcı ve inanılmaz bilgilerden söz etmektedir. Allah’ın varlığına, birliğine emare ve deliller
binlercedir. Onlardan biri de memeli hayvanların sütleridir. En güzel besin olarak yumurta ikinci sıradadır.
Birinci sıra ise tartışmasız anne sütünündür. Yaratıcımız içtiğimiz halis ve tam gıda olan anne sütünü rahmet
çeşmesi de diyeceğimiz memeler musluğundan kan ve fışkı (arasın)dan hasıl ve ikram etmektedir.
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
82
www.bilimveyaratilis.org
Canlının yediği gıda, midede ve barsaklarda sindirilir. Kan vücut içinde dolaşıp hücre, doku ve organların
ihtiyaç duyduğu gıda ve besin maddelerini, gerekli oksijeni taşımaktadır. Sindirim sisteminde onbinlerce
kimyasal reaksiyon, fiziksel, hormonal faaliyet ardı ardına gerçekleştirilir. İnanılmaz kısa sürede, çok zor işler,
çok büyük bir maharetle, çok muhteşem bir ürün ortaya çıkarılır. Barsaklardaki gerekli besin seçimi ardından
ilgili kısım kana aktarılır. İlk tasfiye ardından, meme bezlerine gelen kan (asıl hammadde) özel bir
fabrikasyonla süte dönüştürülür. Yaklaşık 115 madde ‘ozmoz’ tekniği ile kandan ayrılıp süt muhtevasına dahil
edilmektedir. Hayvan, insan bütün memeli annelerin yedikleri sindirimle önce fışkıdan, sonra da kandan
ayrıştırılmaktadır. Ev halkı ile aynı gıdaları yiyen loğusanın bedeninde sadece süt üretilmektedir.
Bu makalenin amacı: Yaratılış ayetlerinin modern tıbbın yorumuyla günümüz insanının zihninde ufuklar açma
çabasıdır. Anne Sütü kitabımızda da belirttiğimiz gibi ayetlerdeki ifadeleri tıp tekniği enstrümanları ile
yorumlama metodu tercih edilmiştir.
Sonuç olarak; 1440 sene önce kanın süte dönüştürülme sürecindeki rolünü konu edinen kutsal ifadelerle,
herşeyin Sahibi olan Ulu Kudretin, muhteşem sanatlarını düşünen beyinlere sunduğuna dikkat çekilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Anne sütü, Ozmoz, Kan, Sindirim
1.HAMİLELİKTE MEYDANA GELEN DEĞİŞMELER
Gebeliğin üçüncü ayından itibaren giderek artan bir hızla, yüksek düzeyde östrojen, progesteron,
prolaktin ve plasenta süt hormonu salgılanır. Böylece memeler büyüyerek fonksiyonel organ haline gelirler.
Meme başı çocuğun ağzına kolayca alabileceği bir hale getirilir. Meme başındaki koyu renkli areolanın
hassasiyeti, büyümesi artar. Üzerindeki ‘montgomeri tüberkülleri’ denilen kabarcıkları bazı anne adayları boş
yere anormal sayar, üzülürler. Unutmamak gerekir ki, hiçbir insanın bedeni yapısı başkasına benzemez,
organizmanın muhteşem tasarımında tesadüfe tesadüf edilemez. Montgomeri tüberküllerinin bir görevi;
memeyi koruyucu, yağlı ve kokulu bir madde salgılamalarıdır. Mikrop öldürücü etkisi de olan bu madde meme
başı ve areolayı kaygan hale getirdiği gibi, saldığı koku bebeğin areola ve meme başını kolayca bulmasını da
kolaylaştırır. Gebeliğin ikinci yarısından itibaren meme dokusunda hummalı faaliyet hızlanır. Alveollerden
kolostrum (ağız, ilk süt) sentezi başlar.(1)
2.SÜT YAPIMI (LAKTOGENEZ)
Süt yapımının başlaması plasentanın ayrılması ile zamanlıdır. Doğumu takip eden ilk 30 saatte
göğüsler kolostrum ile doludur. Ancak otuzuncu ila kırkıncı saatlerden sonra sentezlenen sütün içerisindeki
laktoz miktarı giderek artmaya başlar. Laktoz, anne sütündeki en ‘ozmotik’ maddedir. Laktozun artmasına
paralel olarak süt miktarı da çoğalarak halk arasında ‘süt inmesi’ olarak tarif edilen bu durum memenin
emzirme işlemine paralel olarak süt salınımına imkân verir. Emzirildikçe süt imal edilir. Böylece israfın önüne
geçilmiş olur. Bebeğin ihtiyacından fazla sütün yapılarak ziyan olması veya az süt yapılarak aç kalması
önlenmiş olur. Her iki meme aynı hormonal etkilere maruz kalmalarına rağmen, yaptıkları süt miktarları farklı
olabilir.(2)
2.1. ORİJİNAL SÜT OLUŞUMU
Sütün ham maddesi ‘kan’dır. Süt, alveol denen meme bezlerinin özel odacıklarında imal edilmektedir.
Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların
karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından,
içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt
içirmekteyiz. (Nahl , 66) (3)
Annenin meme dokusu yeni doğmuş bir bebeğin ihtiyacı olan anne sütünün üretilmesi ve salgılanması
görevlerini mükemmel olarak yerine getirecek bir yapıda yaratılmıştır. Meme dokusu gebelik döneminde artan
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
83
www.bilimveyaratilis.org
hormonların etkisiyle daha ilk haftalardan itibaren önemli değişikliklere uğratılır ve 20.haftadan itibaren
kolostrum adı verilen ilk süt, meme kanallarından salgılanmaya hazır hale gelir.
Meme bezleri ya da rahmet muslukları. 20 segment (lob, kısım)’ten müteşekkildir. Bu bölümlerin,
her biri, meme başında sonlanan bir ağacın dalları ve yapraklarını andıran fabrika üniteleridir. Dallar, süt
kanallarıdır. Yapraklar ise içlerinde sütün üretildiği alveollerdir. Alveoller çok mükemmel bir şekilde
geliştirilmiş fonksiyonel odacıklardır. Meme kısmen salgı dokusu, kısmen destek ve yağ dokusundan
oluşmuştur. Salgı dokusunda yapılan süt, önce küçük kanallar ve daha sonra ana toplayıcı kanallar boyunca
meme ucuna ilerler. Kanallar, meme ucuna ulaşmadan önce daha da genişleyerek laktiferöz sinüsler şeklini
alır. Bu sinüsler, sütün içinde toplanması nedeni ile önemlidir. Meme ucunda pek çok sinir ucu bulunmaktadır.
Meme ucunun çevresinde areola adı verilen koyu renkli hafif kabarık bir halka bulunur. Yağlı vasıfta olup,
meme ucu derisinin yumuşak ve iyi durumda bulunması sağlar. Süt yapımı hormon, enzim ve refleksler
sonucu meydana getirilmektedir. Gebelik süresince, salgı bezleri süt yapımına hazırlanırlar. Doğumdan
hemen sonra değişen hormonal değişiklikler ile süt yapımı başlar. Bebek beslenmeye başlayınca, iki refleks
sonucu süt tam zamanında gelmeye başlar. Meme bezlerine dolaşım vasıtasıyla ulaştıran kandan alınan
besinler, bir seri faaliyetten geçirilir. Kısmen veya tamamen parçalanırlar. Yeniden senteze uğrarlar, miktar ve
vasıfları ayarlanır. Paketlenir ve ihraç edilirler. 115 madde (Neville 1995 ve ark) yaşayan canlı bir sıvıda
buluşuyor.(9)
Ham madde yani kan alveollerden laktifer sinüslere, süt vasfını kazanıp, meme ucuna açılan büyük
boşluk olan ampulla’ya sevk edilir. Bebek, ihtiyacı olan sütü rahmet musluğunun ağzından, çok az bir gayretle
alıverir. (4)
Anne sütünün temel kısımları, protein, karbohidrat, yağ ve minerallerdir. Bunların her biri
alveollerde farklı imalat kalıplarından geçirilmektedir. Endoplazmik retikulum denilen orijinal cihazların
ribozom adlı bölümleri bu iş için maharet kazanmıştır. Anne sütüne has, miktar ve kalitede süt imali için tüm
hazırlıklar tamamdır. Golgide son bir rötüş yapılır. Anne sütüne mahsus özelleşmiş karbohidrat ve glikoprotein
de yine bu golgi cihazında üretilir. Hücre vakuolleri veya transfer vezikülleri gibi özelleşmiş odalarda
tutulduktan sonra, alveol hücrelerinin duvarlarındaki yine bu maksat için hususileştirilmiş yerlere getirilir.
Anne sütünün özel şekeri olan laktoz, laktoz sentetaz adlı enzimle golgi cihazında imal edildikten sonra
proteinlerde birleştirilmektedir. Laktoz sentetaz enzimi, A ve B (Alfa-laktoglobulin) diye iki ayrı proteinden
ibarettir. Laktoz sentezi esnasında her iki protein, golgi cihazı içerisinde etkileşmekte ve laktoz adlı ‘süt şekeri’
imalatı yapılır. Laktoz sentezi B proteinlerinin mevcudiyetine bağlıdır. Yağlar, damla şeklinde alveol
hücrelerinin duvarında yer aldıktan sonra, gittikçe hücre duvarı ile beraber, dışarıya doğru sürüklenirler.
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
84
www.bilimveyaratilis.org
Prolaktinin süt imalini başlatması ile alveol hücrelerinin enzim muhtevası da değişir. Kanda besinler (protein,
karbohidrat, yağ, vitamin ve mineral temel maddelerin alt yapısında kullanılan) yaklaşık 115 kadar plazma
maddesi halinde ozmoza uğratılıyor. (40)
Ozmoz kanın süte dönüşümünde en temel biyolojik işlemdir. Süt komponeentlerinin öncüleri kandan
ozmoz tekniği ile ayrılır. Kapiller damarlar ve epitel hücreleri arasındaki ekstraselüler sıvıya dâhil olur.
Öncüler, müteakiben ekstra selüler sıvıya veda edip süt üretim hücresi olan alveol epitel hücresinin bazolateral
membrın boyunca taşınırlar. Süt öncüleri ve süt muhtevasındakiler 5 yolla alveol lümenine dâhil olur. Amino
asitler, şeker, tuz, yağ öncüleri olup, Ig gibi protein öncüleri ile ekstraselüler nahiyede buluşurlar. Amino
asitler proteinlere, glukoz laktoza dönüşür. Lipid damlaları trigliseritlerden teşkil edilir.
Kan ve süt izoozmotiktir. Ancak aynı kimyasal dengede değildir. Sütte, şeker kanda olduğundan 90
kat, kalsiyum 13 kat, inorganik fosfor 10 kat, yağ 9 kat, potasyum 5 kat fazladır. Protein yarısı, sodyum 7’de
biri kadar bulunmaktadır. Majör katyonlar Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyumdur. Bunlar Klor ve
sitrat ile dengelenir. Sodyum, Potasyum ve Klor geçirgenliği kolay elementlerdir. Kalsiyum, Magnezyum ve
sitrat ise kısmen bulunmaktadır. Kazein moleküllerinde bolca Magnezyum ve Kalsiyum ile sitrat mevcuttur.
Kalsiyumun bir kısmı kemikte fosfata bağlanır. Sütün ozmotik basıncının çoğu süt şekeri laktoza kalanı bir
takım iyonlar, sitrat ve proteinlere aittir. Suyun akışı elektriksel bir potansiyel oluşturur. Sodyum ve potasyum
sitoplazmaya dâhil olur. Su kanallara geçmez. Alveol hücrelerdeki salgı iyon oluşumunu sağlar. Kalsiyum ve
fosfor esas süt mineralleridir. Çinko, magnezyum, demir, mangan ve molibden ile kobalt enzim ve
kofaktörlerin sentezi için şarttır (bebeğin kemik gelişimi doku gelişmesi için). 1 yıl dolmadan hem beyin, hem
de vücut gelişimi hız kazanmalıdır. Yürüyen, konuşan, hareket eden, gören duyan bir canlıya dönüşüm projesi
için anne sütü ve içindekiler son derece değerlidir.
(40)
2.2. ANNE SÜTÜNÜN TEMEL KORUYUCULARI
İmmünoglobulinler: En yüksek konsantrasyon kolostrumdadır. Spesifik virüslere ve bakterilere karşı
anne sütü seviyeleri artmaktadır.
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
85
www.bilimveyaratilis.org
Laktoferrin: İnsan sütüne hastır. Kolostrumda en yüksek konsantrasyonlarda bulunur, ancak tüm ilk
yıl boyunca devam eder. Staphylococci ve E. Coli gibi önemli bakteriler üzerinde doğrudan antibiyotik etkiye
sahiptir.
Lizozim: İnsan sütü, herhangi bir formülden otuz kat daha yüksek seviyelerde lizozim (güçlü bir
sindirim bileşeni) içerir. Bağırsak bakterilerinin düşmanıdır.
Büyüme Faktörleri: Hastalığa neden olan gram-negatif bakteri ve parazitleri ortadan kaldıran
laktobasillere yardım eder.
Alerji önleyici faktörler: Çoğu formülde kullanılan ineklerin süt proteini, yabancı bir proteindir.
Bebekler insan dışı sütü maruz bıraktıklarında, aslında yabancı proteine karşı antikorlar geliştirirler.
Karnitin: Karnitin, yağ asitlerini bir enerji kaynağı olarak kullanmak için gereklidir.
DHA & ARA: Beyin ve retina maddesinde önemli yapısal bileşenlerdir. (4)
Süt bebek için yegâne su kaynağıdır.
3. DOĞUMUN DÖRDÜNCÜ SAFHASI: EMZİRME
Emzirme, doğumun üç safhasına ilaveten ayrılmaz dördüncü kısmıdır. İlk ve devamlı bağışıklama ve
tabii bir aşılamadır. Olağanüstüdür. Eşi bulunmaz bir cevherdir. Muhteşem bir sanattır. Anneden bebeğe
mükemmel bir servis, harikulade bir lezzet kanalıdır. Emzirme ile anne ve bebek arasında sevgi akışı
gerçekleşir. Emzirme hakkı bütün kadınlar için bir insanlık hakkıdır. Yeni doğmuş bebeğimiz sizden farklı
bir canlı olduğunu anlaması iki yılını alır. Bu sebeple 2 yaşından önce bir bebek annesinden 24 saat ayrı
kalmayı kabul edemez. Yeni doğmuş bir bebek annesinin kucağında bütün ağrılarını, sancılarını unutur. Spazm
ve gerilimleri ortadan kalkar. Onun için annesinin göğsünden emmek, onun kokusunu almak bütün ağ
kesicilerden çok daha tesirlidir. Anne sütünün gizemi akılları durgunluk vermektedir. Anne sütünün
formülünü bugün bile halen anlayamıyoruz. İşin en enteresan tarafı standart bir süt tarzının olmasıdır. Anne
sütü tıbbın çözemediği bir mantıkla üretilmektedir. Hem özellik ve hem miktar olarak tam bebeğin
özelliklerine göre imal edilmektedir. Ekmekle beslenen bir deri bir kemik Afrikalı kadın bile, havyarla
beslenen İskandinav ülke kadını gibi aynı mükemmellikte süt imal edip, sütlerini bolca yavrularına
sunabilmektedir (batılı kadınların sütünün kalitesi, fakir ülke kadınıyla aynıdır). Gerekirse annesinin kemiğini
eriterek gerekli kalsiyumu temin etmektedir. Biyolojik mucize! Yavrunun midesinde süt bitince ve mide asidi
refleksif bir yolla artınca, anne sütü de benzer refleksif yolla aynı zamanda salgılanmaktadır. ‘ Biyolojik mucize
olarak ifade edilen bu harika hadise, anne organizmasının bütün özelliklerini ve aynı zamanda yavrunun
ihtiyaçlarını bilen ve onları bir sisteme bağlayan İlahi prosedürce gerçekleştirilmektedir. Anne yan odada ev
işiyle meşgulken bebek acıkıp, mide kasları kasılınca aynı zamanda öte odada bulunan annenin göğüs
dokusunda süt salgılaması başlamaktadır. Birbirlerini görmeseler bile.. Dünyadaki hiçbir besin anne sütünün
yerine tutamadığına göre zerresi ziyan edilmemelidir.
Anneler! Emmek istediği için ağlayan bebeğiniz, emziği değil, sizi istiyor. (5)
4. SİRKADİYEN RİTİM: İNSAN VÜCUDUNUN BİYOLOJİK SAATİ
Hormonlarla düzenlenen vücudun değişen ihtiyaçları, bir özel saate tabidir. Örneğin, kortizol
hormonu, vücudun stres düzeylerini, melatonin hormonu ise uyku ve uyanıklık ritmini düzenlemektedir.
Sindirim sisteminin hızlı olduğu saatler sabah saatleri, sindirim sisteminin yavaş olduğu saatler ise akşam ve
gece saatleridir.
Anne sütünün ise canlı ve dinamik yapısı, günün değişen ritmiyle eşsiz bir uyum içindedir. Bebeğin
biyolojik saati de sirkadiyen döngüyle birlikte ilerler. Ancak, hayata henüz adapte olmaya çalışan küçük
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
86
www.bilimveyaratilis.org
bedeninin ihtiyacı olan ve öğrenmesi gereken dengeler vardır. Emzirilen bir bebek, annesinin sütünden sadece
besin ve bağışıklık faktörleri değil, aynı zamanda hormon yapıları, stres ve enerji düzenleyicileri de alır. Bu
yolla, sağlıklı gelişir ve büyür. (9) Süt şekeri dediğimiz laktoz, sabah sütünün eşsiz yoğunluktaki bileşenidir.
Bebeğin gün boyu sürecek olan beyin gelişiminin ve beden enerjisinin yakıtıdır. Laktoz, kuvvetli bir besindir
ve sindirim sisteminin hızlı çalıştığı sabah saatlerinde sindirimi idealdir. Meme içinde su yoğunluğu arttığında
laktoz oranı da yükselir. Annelerin sabah saatlerinde memelerini daha şiş ve dolu hissetmesinin nedeni budur.
Sabah sütü, aynı zamanda ilk süt özelliğine sahip olup bebeğin susuzluğunu giderir. Emzirme sonunda son süt
adını almaktadır. İki süt arasındaki fark, sadece sütün yağ içeriğindedir. İlk sütün yoğunluğunu su, son sütün
yoğunluğunu yağ oluşturur. Memedeki süt, kanallarda depolanmaz. Her emzirme bitiminde süt, meme içinde
baştan üretilir. Buna göre, önce yağ üretimi gerçekleşir, daha sonra su oranı yavaşça artmaya başlar. Meme
içinde sütün kapasitesi son noktaya ulaştığında su miktarı, yağ miktarından her zaman fazladır. Böylelikle
bebek, uzun emzirme aralığında daha yoğun su, kısa emzirme arlığında ise yoğun yağ içeriğini alır. Benzer
biçimde, sabah saatlerinde su muhtevası yoğun sütü alan bebek, gece saatlerin de yağlı sütü alır.(10) Annenin
sütündeki su oranı, akşam saatlerinde yavaş yavaş düşmeye başlar. Bu nedenle de anneler, akşam ve gece
saatlerinde memelerinin dolu olmadığını, hatta boş olduğunu düşünür, ama bu doğru değildir. Çünkü akşam
sütünün su yoğunluğu düşük ama yağ oranı yüksektir. Gece sütünün yapısı incelendiğinde, benzersiz
özelliklerle karşılaşılmıştır: Gece sütünde laktoz oranı düşüktür. Çünkü gece sindirim sistemi yavaşlar ve gün
boyu çalışan beynin gelişimi ise, artık dinlenmeye ve sağlıklı REM düzeylerine bağlıdır. Gece sütünün yağ
oranının yüksek olmasının en önemli nedeni, bebeği sadece tok tutması değil, aynı zamanda kısa bir süre
emerek doymasını sağlamasıdır. Bu nedenle emzirilen bebekler, geceleri gündüze oranla daha kısa bir seansta
emme işini bitirirler. Anne uykusuna devam etme fırsatı yakalar.
Bazı loğusalar: “Arkadaşımın bebeği mama ile besleniyor ve sabaha kadar uyuyor; ben ise, bebeğimi
emziriyorum ama çok sık uyanıyor emmek için, yoksa karnı doymuyor mu? ”diye endişelenir. Emzirilen
bebeklerin karnı ideal ölçüde doyar. İhtiyaç doğrultusunda uyur, uyanırlar. Formül mama ile beslenen bebekler
ise, uzun uyuyabilir. Bunun genellikle iki önemli sonucu olur: İlki, fazladan mide doluluğu nedeniyle sindirim
sistemi, böbrek ve karaciğer yorulabilir ve sonucunda büyüme hormonları baskılanabilir. İkincisi ise, formül
mamalar, inek sütünden geliştirilen protein yapısına sahiptir ve bu protein türü, casomorphin içerir.
Casomorphin ise, gereğinden fazla ve uyuşarak uyumaya neden olur. Yeni doğan için ilk 6 ay en önemli şey
beslenme ve uyku değil, yeteri kadar beslenme, uyku ve uyanıklıktır.
Bebek gelişimi nicelikten çok niteliğe bağlıdır. Çünkü insan yavrusunun ihtiyaçları, inek yavrusunun
ihtiyaçlarından oldukça farklıdır.(11) Akşam saatlerinde annenin sütünde melatonin düzeyleri yükselmeye
başlar. Gecenin en karanlık ve annenin uykuya geçtiği saatte anne sütündeki melatonin düzeyleri yüksek
seviyelere ulaşır. Melatonin, bebek vücudunda uyuma, uyanma dengesini ayarlar, sindirim sistemi ve düz
kaslar üzerinde dinlenme etkisi yapar. Bu sayede, bebeğin büyüme faktörleri aktive olur. ‘Uyusun da büyüsün’
lafı boş bir söz değildir. Bebekler, dingin ve stressiz bir uyku uyurlar; daha iyi dinlenir, bu nedenle de daha
çabuk uyanırlar. Anne sütü alan bebekler, gece ve gündüz yeterli aralıklarda uyur ve beslenir, uyanık ve canlı
kalırlar. Uykuda daha dengeli REM düzeyi gösterirler. Anne sütü alan bebek acıktığı için daha kısa uyumaz,
aynı zamanda daha iyi dinlendikleri için de kısa uyurlar.(12)
5. SÜTÜN MUHTEVASI BEBEĞİN BÜYÜMESİ İLE ORANTILI OLARAK DEĞİŞİR
Bebeğin geçirdiği evreye göre hangi dönemde hangi besine ihtiyacı varsa süt muhtevası da bu döneme
göre farklıdır. İlk doğduğu günlerde süt kolostrumdur, yani protein ve antikor açısından zengindir. Bu süt,
bebeğin bağışıklığını kuvvetlendirir ve bebeğin sindirim sisteminin gelişimine yardımcı olur. İlk 3-4 günden
sonra süt daha ince, sulu ve tatlı bir forma dönüşür. Bu onun susuzluğu içindir. Şeker, protein ve mineraller de
ihtiyacına göredir. Bu süt, yağ açısından düşük ve karbohidrat açısından zengindir. İdeal sıcaklığı ile her an
hazır olan anne sütü, içinde bulunan şeker ve yağ ile beyin gelişiminde de önemli bir rol oynar. Ayrıca içindeki
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
87
www.bilimveyaratilis.org
kalsiyum gibi elementler, bebeğin kemik gelişiminde büyük bir pay sahibidir. Zamanla daha yoğun ve kremsi
bir hal alır (bebeğin açlığını gidermek için). Ay zamanda IgA seviyesi 10. günden en az 7,5 aya kadar
yüksektir. Bu sütün içerdiği antikorlar da bireysel yani her bebeğin ihtiyacına göre farklıdır. Yüce Kudret
bunun için özel bir sistem yaratmıştır. Anne bebeğe dokunup sarıldıkça, annenin vücudu bebeği kolonize eden
patojenlerle bağlantıya geçer ve annenin vücudu uygun antikorları ve bağışıklık hücrelerini üretir. Erken
doğum yapan annelerin sütünde ise mucizevi bir şekilde, bebeğin ihtiyacına yönelik olarak daha fazla yağ,
protein, sodyum, klorür ve demir bulunur. Nitekim kendi annelerinin sütüyle beslenen erken doğan (prematüre)
bebeklerde, göz işlevlerinin daha iyi gelişmesi, zekâ testlerinde daha başarılı olma gibi pek çok üstünlük tespit
edilmiştir. Anne sütü bebeğin geçirdiği evrelere göre değişmekte ve bebeğin hangi döneminde hangi besine
ihtiyacı varsa sütün içeriği de bu döneme göre farklılık göstermektedir. Bu mucizevi karışım süt olarak
adlandırılmasına rağmen, aslında anne sütünün %90’ı sudan oluşmaktadır. Bebeklerin besinden başka suya da
ihtiyaç duyarlar. Hariçten alınan su sağlıklı olmayabilir.
Anne sütünün besin değeri çocuğun cinsiyetine göre değişir. Yağ, protein, vitamin, şeker,
mineraller ve hormon seviyelerinin erkek ve kız bebekler için farklı olduğunu gösterilmiştir. Sadece büyümesi
üzerinde değil, davranışları üzerinde de doğrudan etkilidir. Erkek bebekler için üretilen sütün yağ ve protein
bakımından % 35 daha yoğun olduğunu göstermektedir. Kız bebek emziren annelerin sütü daha az yağlı,
kalsiyum bakımından oldukça zengindir. Bu durum kızların iskelet sisteminin daha hızlı gelişmesini
sağlar.(11) Bebek hastalıklarına özel tedavi ve ilaç içeren özel bir besin, annelerinin vücudunda
yaratılmaktadır. Bebek ile ilgilenen anne organizması istilacıları belirler. Bu durum tesadüflerle asla
açıklanamayacak kadar kusursuzdur.
Çok az miktarda demir bulunması demir bakımından fakirlik anlamına gelmez. Demir bakteriler ve
boğaz florası için bir işarettir. Bebeğin bağırsaklarında faydalı bakterilerin gelişmesi bu harika gıda ile hız
kazanmaktadır. Bağırsaklarda sağlıklı mikrobiyal yapının bulunması şarttır. Bebeklerin ise doğduklarında
bağırsaklarında bakteri bulunmaz, bu nedenle ilk üç yıl içinde bebeklerin beslenmesi önemli bir etki oluşturur.
Erken doğmuş bebeklerin ihtiy duyduğu maddelerle zamanında doğan bebeklerin ihtiyaçları birbirinden
farklıdır ve buna uygun olarak gebelik haftasına göre bebeğe verilen ilk sütün bileşimi önemli değişiklikler
gösterir. Yapılan çalışmalar sonucunda, hakkında yüzlerce makale yayınlanan anne sütünün son olarak da
bebekleri kanserden koruduğu ispatlanmış, fakat bunun mekanizması henüz tam olarak anlaşılamamıştır.
İsveç’te Lund Üniversitesi’nde doktor ve immünolog olarak çalışan Catharina Svanborg, anne sütündeki bu
mucizevi sırların kanserin her çeşidi için bir koruma sağlayabileceği üzerine keşfe devam ettiklerini
söylemektedir.(13) Anne sütünün bolca ihtiva ettiği Omega-3 yağ asitleri insan beyni ve retinasının önemli bir
bileşeni olduğundan, özellikle yeni doğan bebekler açısından çok değerlidir. Omega-3 hamilelik dönemi
boyunca ve bebeklik döneminin başlarında, beyin ve sinirlerin uygun şekilde gelişimine katkı sağlar. Anne
sütü de doğal ve mükemmel bir Omega-3 deposu olduğundan, bilim adamları anne sütünün bu içeriğine dikkat
çekerler. (13)
Anne sütü bebeğin psikolojik ihtiyaçlarını da karşılamaktadır. Annenin bebeğini emzirmesi
sadece fiziksel bir eylem değildir. Anne bebeğini büyük bir şevk ve aşkla kucağına alıp emzirmeye başlarsa,
böylece bebeğine sevgiyi ve sevmeyi de öğretmiş olur. Öte yandan bebeği emzirmek büyük miktarda kalori
tüketerek hamilelik sonrası kilolardan kurtulmaya yaramaktadır. (34) Bebeğe ek besin, su, biberon verildiği
andan itibaren süt salgısı azalmaya başlar. Aksine bebeğin açlık belirtileri ortaya çıktıkça anne onu
emzirdiğinde süt üretimi gerekli seviyeye ulaşır.(4). Anne sütündeki besin maddelerinin dengesi en ideal
ölçülerdedir ve bebeğin henüz olgunlaşmamış vücut sistemleri için en uygun formdadır. (13)
6. KOLOSTRUM (AĞIZ SÜTÜ) VE BİYO-YARARLILIK
Doğumdan hemen sonra ilk 3-5 günde salgılanan, bileşim özellikleri ile yeni doğan bebeğin ilk
günlerdeki ihtiyaçlarını karşılamak açısından büyük önem taşıyan süttür. Hastalıklardan korur, bağışıklık
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
88
www.bilimveyaratilis.org
sistemini güçlendirir. A, D, B12 vitaminleri acısından yeterli, bağırsağın olgunlaşmasını sağlayan epidermal
büyüme, alerji ve intolerans oluşmasını engelleyen büyüme etmenlerinden zengindir. Kolostrum 5-10 gün
arasında geçiş sütü şeklini alır. 3. haftadan sonra anne sütü olgun süt özelliğini taşır. Anne sütünün laktoz
içeriği ise %7 civarındadır. Enerji protein ve yağlardan gelir. Kolostrumda daha fazla olmak üzere çoklu
doymamış yağ asitlerinden zengin olması, sinir ve beyin hücrelerinin gelişimi, görme için önemli rol oynar.
Potasyum, sodyum, kalsiyum serbest iyonlar olarak, diğer mineraller de kompleks bileşikler halinde bulunur.
Demir az zannedilse de (100 ml de 0,2-0,8 mg), biyo-yararlılık açısından yeterlidir. Çinko emilimi yüksektir.
(4)
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bebeklerin özellikle gelişmiş ülkelerde biberonla ve formül sütlerle
beslenmesi çocuk sağlığı konusunda hekimleri derinden kaygılandırmaya başladı.
Bu çerçevede WHO (Dünya sağlık örgütü) ve UNICEF'in işbirliği ile Ağustos 1990 tarihinde İtalya'nın
Floransa kentinde anne sütü ile beslenmenin yaygınlaştırılması ve desteklenmesi bağlamında bir bildirge
yayınlandı ve içinde bebeklerin en az ilk altı ayda ana sütü ile beslenme zaruretine vurgu yapıldı. Bu yüzden
her yıl 1 Ağustos günü de dünyanın çeşitli ülkelerinde dünya anne sütü günü olarak kutlanıyor.(15)
Bristol Üniversitesi bilim adamlarının yaptıkları araştırmalarda, anne sütüyle beslenmenin uzun
vadedeki faydaları arasında, tansiyon üzerinde olumlu etkisinin bulunduğu ve bu sayede kalp krizi risklerinin
azaldığı ortaya konmuştur.
Circulation adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, anne sütü ile beslenen
bebeklerin kalp hastalıklarına yakalanma riski daha azdır. Anne sütünde damar sertliğini önleyen yağ
asitlerinin bulunması, anne sütü ile beslenen bebeklerin daha az sodyum tükettikleri ve aşırı kilo almadıkları
için, anne sütünün kalp sağlıkları üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu gerçeğini ortaya konmuştur.
ABD’deki Cincinnati Üniversitesi çocuk hastanesinde Lisa Martin ve arkadaşları, anne sütünde yüksek
miktarda kalp krizi ve obezite riskini azaltmada önemli “adiponektin” isimli protein hormonu buldu. Anne
sütündeki leptin hormonu yağ metabolizmasında önemli bir rol üstlenmektedir.
7. NİÇİN İKİ YIL?
Manuel of Pediatric Therapeuties dergisinde bebeğin anne sütü ile iki sene emzirilmesi icap ettiği ifade
ediliyor. (16) Anne sütünde "serbest taurine" (beyin gelişiminde önemli) inek sütünden kırk kat fazladır.
Çocuğun zeki olması uzun süreli emzirilmeyle ilgilidir. Kuvvetli bir mikrop öldürücü olarak sepsiste (yani
vücudun yaygın olarak mikropla istilasında) kan verilme tedavisi ne ise, aynen öyle yararlıdır. O durumda süt
ememeyen ve burundan fasılalarla beslenen yavru adeta antibiyotik almaktadır. Hatalı bir anlayış ile bazı
yörelerde ishalli çocuğa süt vermezler. Oysa ishalden ölüm ve hipernatreminin (kanda sodyum fazlalığı) ilacı
anne sütüdür.(16) . İngiltere ve Galler'deki seri çalışmalar bunu destekler mahiyettedir.(17) Ig A, lizozim,
laktoferrin mikropların üremesini engellediği gibi yeni doğan servislerinin korkutucu mikrobu olan
klebsiallanın önüne geçmek imkânını da sunmaktadır. Gaitada kan ile seyreden ağır bir hastalık olan
"nekrotizan enterokolit" süte mağlup olmaktadır.(18) Anne sütü virüs öldürücü faktörler ihtiva eder. Bilhassa
geri kalmış ülkelerde anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı azdır.(19) Anne sütü alanlar ileride,
yaşlıların rahatsızlığı damar sertliği ve şişmanlığa karşı korunurlar. Yüksek kolesterol muhtevası, kolesterol
katabolizması için lüzumlu enzim yapımına imkân tanır. (20). Lloyd ve Falkner'in yayınları da bu
yöndedir.(21)
Tiroit bezi yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan hipotroidi hastalığı, anne sütü alanlarda daha az
görülüyor. İnek sütü allerjisi ve süte tahammülsüzlük tabidir ki görülmemektedir. Stevenson, ikinci altı aylık
sürede solunum yolu enfeksiyonlarının anne sütü alanlarda daha az olduğunu belirtmektedir. Kabakulak, grip,
suçiçeği, Japon B ansefalit (beyin iltihabı) virüslerinin büyümesi insan sütündeki maddeler tarafından
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
89
www.bilimveyaratilis.org
engellendiği, sütteki antikorların sindirim sisteminin mukavemetini artırdığı, bilhassa E.coli denen mikrop
çeşitlerine direnç sağladığı belirtiliyor.(22)
Anne sütünü uzun süre vermek anneye meme kanseri açısından koruyucu mahiyettedir.(23) Bir başka
makalede de 25 yaşına kadar doğum yapanlarda meme kanserinin engellendiği belirtiliyor.(24) Anne sütü
yanında bebeğe ilâve gıda verilmesi için aceleye gerek yoktur. Altı aydan önce tamamen gereksizdir. Anne
sütünden alınan demir günlük ihtiyacı karşılayabilmektedir. Ek besinler demirin emilmesini azaltmaları ( %
80 nispetinde ) sebebi ile demir eksikliği açısından riskli bir duruma yol açabilmektedir.
Dokuz ay anne sütü dışında herhangi bir ek besin almayan bebeklerde kansızlık (anemi) olmadığı
görülmüştür. (25) Çocuğu sütten erken kesmek, çocuk ruhu üzerinde aksi tesir yap maktadır. Prof. Adasal (26)
,"Vakitsiz meme kesimi ileride daima serzeniş ve güç beğenme davranışını doğurur. Ani memeden kesmeyle
duygu bozukluğu olabilir. “demektedir. Prof. Köknel (27) ise “Yemek, içki düşkünlüğü, sigara, uyuşturucu
madde kullanma alışkanlığı, oral dönemle (çocuğun süt emme dönemleri) alakalı inkıta neticesi olur." der.
Çocuğun sütten erkenden kesilmesi, ruhunda menfi durumlar meydana getiriyor. Sosyolog Mead
araştırmasında, çocukluğunda az şefkat gören, gıda açısından cimri bir şekilde beslenenlerin ileride saldırgan,
kavgacı, güvensiz kimseler olarak yetiştiklerini tespit etmiştir. Çocuk iki yıl emzirildiğinde hem gıda problemi,
hem de şefkat problemi halloluyor. Çünkü emzirmek için kucağa almak, aynı zamanda bir şefkat gösterisidir.
(28)
Prof. Harlov, anne varlığının yalnız fizikî destek için değil, çocuğun zevklerinin doyurulması için de
önemini ispatlamıştır. Anne kucağında emzirilen insan yavrusu da hem beslenmekte, hem de güven ortamı
bulmaktadır.(28) Prof. Cebiroğlu' nun dediği gibi "Anne çocuğunun açlığını, ıslaklığını, soğukluğunu giderir.
Bunlarla birlikte çocuk her defasında annesinin sesini, kokusunu, temasını hisseder. Bebek de anne yüzüne
bakar, iki aydan sonra gülümser, ağlar, kucağa uygun gevşek durum alır. Erken emmekten kesilirse çocuğun
zevkini tatmin etmek için parmağını emdiği görülür" denmektedir. (29) Çocuğun annesi tarafından kucakta
emzirilerek beslenmesi çocukta, duyduğu huzursuzluğu (sıkıntı, korku ve güvensizlik) giderici, onda huzur
sağlayıcı (gevşemek ve güven duygusu) tesirdedir. Çocuk emzirilirken kucakta olması çocuğa güven veriyor.
Bowlby (30) anne bedenine değinenin güven duygusu yerleşmesine tesirinin önemli olduğunu bulmuştur.
Messerman, annenin çocuğa sarılmasının mühim bir hâdise olduğunu belirtir. Uzun süre çocuğu emzirmek
ileride kendine güvenen istikrarlı bir ruh haleti ortaya çıkarır. Prof. Yörükoğlu, süt çocukluğu döneminde bu
problemin, ileride oburluk, şişmanlık, içkiye ve uyuşturucuya düşkünlük, ruhi çöküntüye sebep olduğunu
söylüyor.(31)
1993 yılında yapılan “Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nda ilk altı ayda sadece anne sütü ile
beslenen bebeklerin oranı %1,3 olarak belirtilmiştir. (32) Yine aynı araştırmada, beş yaşın altındaki çocukların
%25’inde beslenme eksikliği tespit edilmiş ve her yıl 63.000 çocuğun önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını
kaybettiği belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre emziren kadın oranları yüksek olsaydı yılda 1,5 milyon
bebeğin yaşamı kurtulacaktı.(33) Bu ölümlerin sayısını azaltmak ve bebeklerin sağlıklı yaşamasını sağlamak
amacıyla, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF gibi organizasyonlar, Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde
anne sütünün kullanımı konusunda anneleri bilgilendiriyor ve onları teşvik ediyor.(15)
8. WHO VE UNICEF EMZİRMEYİ ÖNERİYOR!
1. Doğumdan sonra ilk 6 ayda anne sütü haricinde hiç bir ek gıdaya ihtiyaç yoktur.
2. Anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ meydana gelir (oksitosin hormonu).
3. Emzirme bebeğin duygusal ihtiyaçlarını karşılar.
4. Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin bu kadar mükemmel olamamaktadır.
5. Annede meme kanseri riskini azaltır.
6. Anne sütü her zaman hazırdır.
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
90
www.bilimveyaratilis.org
7. Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır.
8. Mama ile beslenme, kız bebeklerin ileride meme kanseri olma riski artmaktadır.
9. Anne sütü mekonyumun atılmasını kolaylaştırır.
10. Mama ile beslenme, daha düşük zeka düzeyi ile bağlantılıdır.
11. Crohn hastalığına karşı koruma sağlar.
12. Annenin doğum sonrası kilo vermesi kolaylaşır (günde 500 kalori).
13.Doğum sonrası kanamaları azaltır.
14. Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır, kanamayı azaltır.
15. Pre-term süt erken doğan bebekler için tasarlanmış olup, kolostrum adeta “ilk aşısı” dır.
16. Bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır.
17. Mama ile beslenen bebeklerde Tip I Diabet riski artar.
18. Endometriozis gelişimini azaltır.
19. Annede yumurtalık kanseri riskini azaltır.
20. Endometrium kanseri riski azalır.
21. Mama, bebekte allerji gelişme şansını arttırır.
22. Mam, "ani bebek ölümü sendromu" riskini arttırabilir.
23. Anne sütü, kulak enfeksiyonları sıklığını azaltır.
24. Astım ve diğer allerjik hastalıkların görülme riskini ve sıklığını azaltır.
25. İshale karşı korur.
26. Bakteriyel menenjite karşı korur.
27. Solunum sistemi enfeksiyonlarına" karşı korur.
28. Bazı "lenfoma" türlerine karşı korur.
29. “Juvenil eklem romatizma"sına karşı korur.
30. İnek sütü, barsaklar açısından irritandır (tahriş edici).
31. Anne sütü bedavadır.
32. Obeziteye karşı tedbirdir.
33. Görme kusurların karşı korur. (34). Aşıların etkinliğini arttırır.
35. Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir.
36. Bebekler daha az doktora gider.
37. Annede ileride kemik erimesi şansını azaltır.
38. Daha iyi sosyal gelişim sağlar. Psikomotor ve sosyal gelişim harikadır.
39. Her zaman uygun konsantrasyonda besin maddesi içerir.
40. Bebek için doğal bir sakinleştiricidir. Uykuda daima rahatlıktır. Sinirli bebek sakinleşir.
41. Mama hazırlamaya gerek yoktur.
42. Çevre ile barışıktır. Şişe, kutu, paket gibi atık madde olmadığından çevre dostudur.
43. Ağrı kesicidir. İçindeki “endorfinler” bebek için doğal ağrı kesici görevi görür.
44. Her zaman temizdir.
45. Dişler için yararlıdır. Biberona nazaran 60 kat fazla enerji harcar. Çene kasları güçlenir. (46) Bebeklerde
"reflü" daha az görülür.
47. Annenin kendine olan saygısını güçlendirir.
48. Her zaman uygun sıcaklıktadır.
49. Sentetik hormonlar içermez, tamamen doğaldır. (15)
9. DOLAŞIM VE SÜTÜN KANDAN TEŞKİLİ BİR KUR’AN MUCİZESİDİR
Vücudun beslenmesini sağlayan temel maddeler, sindirim sistemindeki kimyasal dönüşümler
sonucunda oluşur. Sindirilen maddeler bağırsak duvarından kan dolaşımına katılır. Bu sayede ilgili organlara
sevk edilir. Süt bezleri de diğer vücut dokuları gibi kandan beslenir. Süt birçok safhadan sonra süt bezlerinden
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
91
www.bilimveyaratilis.org
salgılanır. Besin değeri muazzam, harikulade bir gıdadır. İnsan, ne hayvanın karnındaki yarı sindirilmiş besini,
ne de hayvan kanını doğrudan tüketemez. Ciddi zehirlenme hatta ölüme yol açmamak için Yüce Kudret,
yarattığı son derece kompleks biyolojik sistemler ile temiz ve sağlıklı mükemmel bir gıdayı insanların
faydasına sunmaktadır. Böylece insanların doğrudan tüketemeyeceği kan ve yarı sindirilmiş besinden içilir
nitelikte, besleyici süt üretilmiş olur.(41)
Arap bilgin İbn-i Nefis, 1242 yılında insan vücudundaki kan dolaşımını ilk kez doğru olarak tarif eden
kişidir. İngiliz hekim William Harvey’in 1616 yılında kan dolaşımı modelini yorumlamıştır. Oysa Kuran 1440
sene önceden kan dolaşımına yönelik uzmanlık gerektiren böyle bir bilgiden bu kadar erken bir dönemde söz
etmektedir. Yüce Peygamber’ in, ‘Bebek için hiç bir süt, anne sütünden daha iyi olamaz’ diye buyurduğu
rivayet edilir. (35) Kur’an mucizesinden biri de anne sütüdür.
Nahl Suresi’nin 66. ayetinde, sütün biyolojik oluşumu ile ilgili tarif edilenler, fizyoloji, anatomi gibi
bilimlerin günümüzde ortaya koyduğu bilgilerle büyük bir uyum içindedir. Sağmal hayvan” denilen en‘âm
kelimesinin koyun, keçi, sığır ve deveyi kapsadığı belirtilmektedir. (6) Yüce Kudret, hikmetli yaratıcılığına
dikkat çekiyor: ‘Besin artığı’ anlamındaki fers kelimesi ile gıdaların sindirim sırasında besleyici unsurları
alınıp, artık canlı metabolizması için bir değeri kalmayan, bir süre sonra dışkı halinde dışarı atılacak olan
artıkları anlatılmaktadır. Sindirim işleminde barsak muhtevasından elementler kana taşınarak bambaşka bir
sistemin alt yapısını teşkil etmektedir. Ayette sütün, bu besin artığı ile kan arasında bir konumda olduğu
belirtilmektedir. Süt, vücuttaki besin artığının bulunduğu sistem ile kana taşınan besinlerin arasından gelmekte,
bunlara asla karışmamakta ve kimyasal yapı ve özellikleriyle onlardan farklı bir değer taşımaktadır.(7) Adeta
süt ile diğer iki madde (kan ve besin artığı) arasına Allah’ın kudretiyle bir perde çekilmekte, sütün bunlardan
birine veya ikisine karışarak renk, tat ve kokusu bakımından saflığının bozulması önlenmektedir. (8)
Emzirme ve türevleri Kur'an'ı Kerim'de 11 kez zikredilmiştir. (Nisa 23, Hac 2, Kasas 7, Kasas12,
Talak 6)(3)
"Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirsinler." (Bakara 233):Emzirmeyi tamamlamak
isteyen(babalar) için, anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin), yiyeceği ve giyeceği
'maruf'(örfe uygun) olarak, çocuğun babasına aittir. "Sütten kesilmesi de iki sene içindedir." (Lokman
14)
Çocuğun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. “Biz insana, anne ve babasına,
güzellikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu, güçlükle taşıdı ve onu, güçlükle doğurdu. Onun,
(hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır.” (Ahkaf suresi 15):
Bakara suresinde, ilgili ayetin bir bölümünde gerçi bebeğin iktisadi açıdan geçiminin sorumluluğu
babalara devredilmiştir, ama yine de bebeğin beden ve ruh beslenmesinin ana sütü ile kopmaz bir bağı söz
konusudur ve bu haklar da kesin olarak analara verilmiştir. Ananın duyguları da gözetilmelidir; çünkü
bir anne bebeğinin yetiştiği en hassas döneminde onu yalnız bırakamaz. Ayet ve rivayetlere bakıldığında
emzirme süresinin en az 21 ay ve en çok iki yıl kadar olması gerektiği anlaşılır. Anne emzirmekten maddî ve
manevî zevk ve haz duyduğundan emzirmeye devam edebilir. Bazen anneler bir takım sebeplerle emziremez,
sütanne ihtiyacı doğar. Hz. Ali: “Evlilik için çabalayıp kendinize uygun biri ile evlenmeye çalıştığınız kadar
bebeğinizi emzirme konusunda da sütanneyi seçerken bir o kadar özen gösterin, çünkü sütannenin sütü bebeğin
kaderini değiştirebilir. Kutlu Peygamberinin sütannesi özel (pak ve imanlı) bir kadın olan Halime oldu. Hz.
Musa ise Firavun sarayında hiç bir kadını emmedi, ta ki annesi geldi ve onu emzirdi. Bu örnekler, bebeklik
çağının özel kulların eğitim ve terbiyelerinde önemli bir mesele olduğunu gösteriyor. (36)
Nursi mahlûkatın yaratılışını izah ederken, Kadir-i Zülcelâl’in iki tarzda icadının varlığından bahseder:
“Biri ihtira’ ve ibda’ iledir,” der. Yani hiçten, yoktan icad ederek, vücut vermesi şeklindeki icraatı. Diğeri için
ise “inşa, terkip ve san ’at iledir,” der. İhtira’ ve ibda’ şeklindeki benzeri olmayan bir şeyi hiçten, yoktan
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
92
www.bilimveyaratilis.org
yaratmaya misallerden birisi de zerrelerin, atom altı parçacıkların yaratılmasıdır, diyebiliriz. Bu zerrelerin,
belirli bir hikmet ve san ‘at dairesinde bir araya getirilmesi ile kâinatta müşahede ettiğimiz veya edemediğimiz
mahlûkatın inşa, terkip ve san ‘at tarzındaki yaratılmasıdır. (38) Nursi, gerek ibda’ ve gerekse inşa’ tarzında
yaratılan tüm mahlûkatın icadlarının ancak ve ancak; her şeye hükmeden, her şeyi bilen sonsuz kudret ve
hikmet sahibi Kadir-i Zülcelal’e mahsus olduğunu hatırlatır. Anne sütünün yaratılmasında ibda’ ve inşa’
icadlarının beraberce tahakkuku mükemmeldir.(39) Rezzak-ı Hakiki, çocukların rızkını sütle vermek için anne
memesinde süt bezlerini, hormonlar ve teknik detayları devreye sokar. ‘’Her emrine tabi olan zerratları ve
maddeleri, Rezzakiyet kanunuyla onlara gönderir ve onlarda çalıştırır” hakikati bir mucizeye dikkat çeker.
Kadir-i Zülcelal’in ibda tarzındaki yaratılma şeklini bizlere hatırlatan, anne sütünün içeriğinin farklı farklı
olması hakikati başka bir mucizedir. Her bebeğe has, özel olarak her an değişik bileşenlerde yaratılan anne
sütünün, Rezzak-ı Hakiki’nin ibda’ tarzındaki yaratma nazirelerine çok güzel misal teşkil ediyor. Mu’cizevi
anne sütünde bu yaratılış hakikatlerini gören bir insan, elbette ki Rabbimizin kudret, san ‘at ve hikmeti
karşısında hayretle secdeye varacaktır. (37)
‘O erzak paketleri içinde yavrulara gönderilen süt konserveleri...’ "Her bahara, bir vagon gibi,
hazine-i gaybdan yüz bin nevi et’ime ve levazımat, kemâl-i intizamla yüklenip zihayata gönderiliyor. Ve
bilhassa o erzak paketleri içinde yavrulara gönderilen süt konserveleri ve validelerinin şefkatli sinelerinde
asılan şekerli süt tulumbacıklarını göndermek, o kadar şefkat ve merhamet ve hikmet içinde görünüyor ki,
bilbedahe bir Rahman-ı Rahimin gayet müşfikine ve mürebbiyane bir cilve-i rahmeti ve ihsanı olduğunu ispat
eder."(38) Yeni doğmuş masum ve çaresiz olan o yavruların daha bir kolay daha bir şefkatli şekilde
beslendikleri ve rızıklandırıldıkları ifade edilmek isteniyor. Yaratılan süt çocuğun yaşına, hastalığına,
cinsiyetine yani ihtiyacına göre farklı yaratılıyor. Bilim bunu "vücut otomatik algılıyor" diye ifade etse de
Rahmân, Rahîm, Lâtif ve Kerîm gibi isimlerinin tecellisiyle bu yaratılış ancak Allah'ın eseridir. Çocukları
dünyaya gönderdiği vakit, arkalarından rızıklarını gayet lâtif bir surette gönderip ve memeler musluğundan
ağızlarına akıtmaktadır.(37)
10. SONUÇ
Anne sütü, evrimle, tesadüfle, rastlantı ile asla açıklanamayacak sayısız ve çok orijinal özelliğiyle başlı
başına bir yaratılış mucizesidir. İnsanın, yokluktan canlı ve bilinçli bir varlık olmasına varan yolculuğundaki
en önemli dönemlerinden biri ana rahmindeki hayatı, bir diğeri doğumu takiben başlayan bebeklik dönemidir.
Henüz kendini koruyacak güce sahip olamayan bebek, bu hassas ve tehlikeli aşamada tek besinini, annesinin
sütünden alır. Anne sütü, bu çağında bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği muhtemel
enfeksiyonlara karşı korunmak üzere hazırlanmış, Yaratıcı’nın eşsiz bir tasarımıdır. Anne sütü öylesine
mucizevi bir karışımdır ki, günümüz teknolojisi bile benzerini üretememektedir. Anne sütü içen bir bebek
adeta, mucizeler okyanusuna dalmaktadır. Erken doğan bebek, emzirme süresince farklı ve mükemmel
birleşimlerle karşılaşmaktadır. Bebeğin gelişimine paralel anne sütünde meydana gelen değişimi kim
ayarlamaktadır? Doğumdan sonra son derece aciz ve güçsüz olan bu canlıyı koruyan, ona rızkını veren Rezzak
(bütün canlıları rızık veren) çevresi milyonlarca düşmanlara aman vermemektedir (çeşitli mikrop, bakteri ve
virüsler). Normal bir insan bedeni, sahip olduğu savunma sistemi sayesinde bu düşmanlarla 24 saat aralıksız
savaşır. İşte yeni doğan bebek için problem burada ortaya çıkar. Çünkü bebeğin vücudunda kendisini bu
düşmanlara karşı koruyacak bir savunma sistemi yoktur. Gerekli savunma sistemi (antikorlar ve savunma
hücreleri) anne sütünün içinde bebeğe verilir. Suda çözülebilen tek D vitamini türünün, anne sütünde
bulunduğu ortaya çıkmış ve bu maddenin anne sütündeki diğer maddelerle birleştiği zaman, bebeğin söz
konusu ihtiyacını mükemmel bir şekilde giderdiği tespit edilmiştir. Annenin vücuduna da, bebeğin vücuduna
da hâkim olan üstün bir en Üst Akıl anne bedeninden süt imalini yaratıp düzenlemektedir.
Anne sütünün "olmazsa olmaz" nitelikte birçok madde ve bu maddelerin arasında bir denge ihtiva
etmesi, sütün özellikleri sabit kalmaması, bebeğin değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde sürekli değişime
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
93
www.bilimveyaratilis.org
uğraması, bebeğin anne sütü sayesinde bir savunma sistemine sahip olması, vücudun mikrop ve bakterilere
karşı korunması, sütle beraber mideye ulaşan protein yapılı bu savunma askerlerinin, proteinlerin sindirildiği
midede sindirilmemeleri, mucizevi bir tolerans tanınması, henüz güçsüz olan sindirim sisteminin anne sütüyle
gelen enzimler sayesinde görevini yapacak hale gelmesi son derece enteresandır.
Üstad Nursi muhteşem metaforlar ile emzirmeyi yorumluyor: ‘Ve sair hayvanatın ve insanın
yavrularına memeler musluğundan Ab-ı Kevser gibi hoş, mugaddi, safi, halis, beyaz sütleri kırmızı kan ve
mülevves fışkı içinden bulaşmadan, bulandırmadan imdatlarına gönderir, validelerinin şefkatlerini yardımcı
verir.’(38)
Anne sütü yaradılış açısından insan aklına durgunluk veren, hayretlere düşüren, ihtişamıyla şaşırtan
harikulade bir yaşayan, canlı, enerjik sıvıdır. İlk insandan bu yana, yüzyıllardır, süt pınarları insanlığı
doyurmaya, beslemeye, Ezel ve Ebed Sahibi, Rezzak-ı Hakiki’ nin muhteşem tasarımlarından biri olarak anne
sinelerinden çağlamaya devam etmektedir.
KAYNAKLAR
1. Novak Gynecology
2. Danforth’s Gynecology and Obstetrics
3. Kuran-ı Kerim (Diyanet İşleri Başkanlığı)
4. Human Milk,
5. Sağlıklı beslenmede anne sütü Dr. İbrahim Erbıyık Nesil yayınları, 1996
6. Zemahşerî, II, 334
7. İbn Atıyye, III, 404; Şevkânî, III, 197
8. Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 415-416
9. Daly SE et al. (1993) Degree of breast emptying explains changes in the fat content, but not fatty acid
composition, of human milk
10. Hale TW et al. (2007) Textbook of Human Lactation
11. de Weerd AW et al. (2003) The development of sleep during the first months of life.
12. Ardura J et al. (2003) Emergence and evolution of the circadian rhythm of melatonin in children.
13. Catharina Svanborg, MD, PhD, Professor of Clinical Immunology at Lund University, Sweden and
Fellow of the Royal Swedish Academy of Science.
14. Nelson "Textbook of Pedratrics", 1976;
15. 7-11 Kasım 2016 UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Floransa İtalya
16. Manuel of Pediatric Therapeuties
17. The UK Association for Milk Banking
18. Acta Pedratarica, 1982;
19. Current Pedratrics, 1982;
20. Acta Scandinavica 299, 1982;
21. Lloyd 1980 ve Falkner. 1980;
22. Acta Pedratrica Scandinavica, 1982;
23. Macmalson "Cancer";
24. Vorherr "Human Breast Cancer";
25. The value of human milk,www.medela.com
26. Prof. Dr. Rasim Adasal, Psikiyatri
27. Kişilik. Prof. Dr. Özcan Köknel
28. Pediatr Clin North Am. 2001 Feb;48(1):53-67. Nutrient comp of human milk. Picciano MF
29. Ruh sağlığı ve hastalıkları; Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu
30. Bağlanma Teorisi. İngiliz psikanalist John Bowlby (1907-1990)
II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences
8th-9th November 2018, Erzurum, TURKEY
94
www.bilimveyaratilis.org
31. Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu. Gençlik Çağı / Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar
32. Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi, 2004
33. UNICEF
34. A Özer, F Taş, H. Ç Ekerbiçer - TAF Preventive Medicine 2010
35. Mesʽad Abdülhamid, (Beyrut: Dâru'l-Kütübi'l-İlmiyye, 1417/1996), 2: 190 …
36. Ali'den Çağlara Mesaj, Tercüme ve Açıklama, İstanbul 2006,112
37. R.Nur Külliyatı. Mektubat.B. S. Nursi
38. Şualar, B. S. Nursi
39. Lemalar, 23. Lema B.S.N
40. http/mamary.niv.gov/rewievs/lactation/Neville/001/contents
41. www.sorularla islamiyet
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
Article
Full-text available
To assess the age at which the circadian rhythm of melatonin begins. 55 children, divided into groups from the neonatal period to 24 months of life, were studied. Urine samples were taken from 28 newborn babies to measure 6-sulfatoxymelatonin (aMT6s). Salivary samples were collected from infants (27 cases), to measure melatonin (aMT). aMT was measured by RIA and aMT6s by ELISA using commercial kits. Changes in the levels of aMT6s and aMT were evaluated using the Friedman test and Wilcoxon matched pair test. The group aged 27-41 days showed statistically significant differences in daily aMT6s and aMT concentrations. The highest values were always found between 24.00 and 8.00 h. This day/night difference persisted from 2-3 to 13-24 months of age. The data indicate that the circadian melatonin rhythm appears at the end of the neonatal period and persists thereafter.
Article
We compared within and between breastfeed changes in milk fat to short-term rates of milk synthesis and degree of breast emptying (measured using the Computerized Breast Measurement system) over two 24 h periods for five lactating mothers. The fat content (f) of fore and hind milk samples increased more steeply as the breast was progressively emptied by the infant (degree of emptying, d, range 0-1; f = 21.59 + 9.38d + 70.99d2; P < 0.0001; r2 = 0.68; n = 154). For the nine individual breasts, between 41-95% of the variance of the fat content of milk was explained by degree of breast emptying. We argue that this relationship explains differences in the circadian rhythm of the fat content of milk and allows the accurate calculation of the average fat content of milk consumed by infants (37-66 g/l for the nine individual breasts). The fatty acid composition of the fore and hind milk samples was determined for four of the mothers. We observed within and between breastfeed variability in the relative proportions of the seven major fatty acids of milk fat and these changes are discussed with reference to the control of fat synthesis in the human mammary gland.
Article
The development of sleep during the first months of life is intriguing from a scientific point of view but is interesting to the clinician as well. This review aims at providing data on sleep in "low-risk" premature neonates, neonates born at term, and infants up to the age of 6 months. The various milestones in clinical and polygraphic features of sleep allow for week-to-week assessment of brain function in normal and sick children.
ani bebek ölümü sendromu" riskini arttırabilir
  • Mam
Mam, "ani bebek ölümü sendromu" riskini arttırabilir.
İçindeki "endorfinler" bebek için doğal ağrı kesici görevi görür
  • Ağrı Kesicidir
Ağrı kesicidir. İçindeki "endorfinler" bebek için doğal ağrı kesici görevi görür.
Biberona nazaran 60 kat fazla enerji harcar. Çene kasları güçlenir. (46) Bebeklerde "reflü" daha az görülür
  • Yararlıdır Dişler Için
Dişler için yararlıdır. Biberona nazaran 60 kat fazla enerji harcar. Çene kasları güçlenir. (46) Bebeklerde "reflü" daha az görülür.
Bu sayede ilgili organlara sevk edilir. Süt bezleri de diğer vücut dokuları gibi kandan beslenir. Süt birçok safhadan sonra süt bezlerinden II
  • Dolaşim Ve
  • Kandan
  • Bir Kur
DOLAŞIM VE SÜTÜN KANDAN TEŞKİLİ BİR KUR'AN MUCİZESİDİR Vücudun beslenmesini sağlayan temel maddeler, sindirim sistemindeki kimyasal dönüşümler sonucunda oluşur. Sindirilen maddeler bağırsak duvarından kan dolaşımına katılır. Bu sayede ilgili organlara sevk edilir. Süt bezleri de diğer vücut dokuları gibi kandan beslenir. Süt birçok safhadan sonra süt bezlerinden II. International Creation Congress on the Ligth of Sciences 8 th -9 th November 2018, Erzurum, TURKEY
Textbook of Human Lactation
  • T W Hale
Hale TW et al. (2007) Textbook of Human Lactation
Textbook of Pedratrics
  • Nelson
Nelson "Textbook of Pedratrics", 1976;
Nutrient comp of human milk. Picciano MF 29. Ruh sağlığı ve hastalıkları; Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu 30
The value of human milk,www.medela.com 26. Prof. Dr. Rasim Adasal, Psikiyatri 27. Kişilik. Prof. Dr. Özcan Köknel 28. Pediatr Clin North Am. 2001 Feb;48(1):53-67. Nutrient comp of human milk. Picciano MF 29. Ruh sağlığı ve hastalıkları; Prof. Dr. Rıdvan Cebiroğlu 30. Bağlanma Teorisi. İngiliz psikanalist John Bowlby (1907-1990)