ArticlePDF Available

ŞANLIURFANIN KÜLTÜREL MİRASLARINDAN İNANÇ MERKEZLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Authors:
Social Sciences Indexed
International
SOCIAL MENTALITY AND
RESEARCHER THINKERS JOURNAL
Open Access Refereed E-Journal & Refereed & Indexed
SMARTjournal (ISSN:2630-631X)
Architecture, Culture, Economics and Administration, Educational Sciences, Engineering, Fine Arts, History, Language,
Literature, Pedagogy, Psychology, Religion, Sociology, Tourism and Tourism Management & Other Disciplines in Social
Sciences
2019
Vol:5, Issue:23
pp.1314-1323
www.smartofjournal.com
ŞANLIURFA'NIN KÜLTÜREL MİRASLARINDAN İNANÇ MERKEZLERİ ÜZERİNE
BİR ARAŞTIRMA
A RESEARCH ON FAITH CENTERS FROM ŞANLIURFA'S CULTURAL HERITAGE
Arş. Gör. Mahmut BARAKAZI
Harran Üniversitesi, TOİYO, Konaklama İşl. Bölü, Şanlıurfa/TÜRKİYE
Article Arrival Date : 09.07.2019
Article Published Date : 17.09.2019
Article Type : Research Article
Doi Number : http://dx.doi.org/10.31576/smryj.346
Reference : Barakazı, M. (2019). “Şanlıurfa'nın Kültürel Miraslarından İnanç Merkezleri
Üzerine Bir Araştırma”, International Social Mentality and Researcher Thinkers Journal, (Issn:2630-631X)
5(23): 1314-1323
ÖZET
Bilgi çağının insan hayatına girmesiyle birlikte farkındalık düzeyinde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Turizm
tercihlerinde de bu gelişim hissedilmekte ve insanlar klasik turizm hareketlerinin dışında yer alan kültürel seyahatlere
önem vermektedirler. Kültürel seyahatlerin oluşumunda rol oynayanların başında kültürel miras zenginlikleri
gelmektedir. Bu zenginlikler, turistik bölgenin çekicilik düzeyini arttırmakta ve talep oranlarında yükseliş
sağlamaktadır. Somut ve soyut olan kültürel miras değerlerinde dini inanç merkezleri önemli bir yer tutmaktadır.
Şanlıurfa, tarih boyunca önemli inanç merkezlerinden biri olmuştur. Bu kapsamda araştırmanın amacı, Kültürel miras
ve dini yapılarla ilgili literatüre yer vererek kültürel zenginlik olan ve Şanlıurfa ilinde yer alan dini ibadet yapılar ını
ortaya koymak ve kavramsal bir bakış açısı ile değerlendirmektir. Şanlıurfa’nın kültürel miras zenginlikleri içerisinde
yer alan dini ibadet alanları ile ilgili bilgi eksikliğinin belirli ölçülerde giderilmesi hedeflenmektedir. Elde edilecek
sonuçların ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca dini değerlerin kültürel miras bakımından önemli
bir potansiyel taşıdığına vurgu yapılarak Şanlıurfa’nın turizm gelişiminde rol oynayan paydaşlara öneriler yer
almaktadır.
Anahtar Kelimeler: Din, Kültürel Miras, Şanlıurfa
ABSTRACT
As information age enters into human life, positive developments are being experienced at the level of awareness. This
development is also felt in tourism preferences and people attach importance to cultural trips that are outside the
classical tourism movements. Cultural heritage is at the forefront of those who play a role in the formation of cultural
travels. These riches increase the attractiveness of the tourist zone and increase demand rates. Religious centers of faith
have an important place in the concrete and abstract values of cultural heritage. Sanliurfa has been one of the important
faith centers throughout history. The aim of the research is to reveal the religious worship structures in the province of
Sanliurfa, which has cultural richness by giving a literature about cultural heritage and religious structures and to
evaluate them with a conceptual point of view. It is aimed to eliminate the lack of information about religious worship
places in Şanlıurfa's cultural heritage riches with certain measures. It is thought that the results obtained will contribute
to the related literature. In addition, it emphasizes that religious values have important potential for cultural heritage and
suggests to stakeholders who play a role in Şanlıurfa's tourism development.
Key Words: Religion, Cultural Heritage, Şanlıurfa
1. GİRİŞ
Turistik destinasyonlar, turizm hareketleri için alt ve üst yapı arzlarına ciddi şekilde kaynak
sağlayarak rekabetçi bir durum elde etmek istemektedirler. Bu durum rakiplerine göre avantaj
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1315
sağlasa da sürdürülebilirlik açısından doğal ve özgün kaynaklar olan kültürel mirasa ihtiyaç
duyulmaktadır. Kültürel miras, bir destinasyonda yer alan somut ve soyut geleneklerle geçmişten
günümüze taşınarak özgünlüğünü koruyan değerler bütünü olarak ifade edilmektedir. Bu değerler,
mimari, gelenekler, inanç, sanat, müzik, oyunlar ve el sanatları gibi soyut ve somut varlıklardan
oluşmaktadır. Kültürel miraslar değerlerinden biri olan dini inançlar, toplumu etkileyen ve mimari
de izlerini taşıyan önemli bir turistik değerdir. Dini değerleri içerisinde barındıra kültürel
zenginlikler, turizm hareketlerinde bölgeye ciddi düzeyde avantaj sağlamaktadır. Türkiye’nin
Doğusunda yer alan Şanlıurfa, tarihi geçmişi insanlık kadar eski olmakla birlikte inanç merkezlerine
ev sahipliği yapmaktadır. M.Ö. 10000 yılında insanların henüz toplayıcı olduğu düşünülürken
Göbeklitepe’de keşfedilen antik tapınak, insanlığın ilk ibadet tapınağı olduğu anlaşılarak bilinen
gerçekleri değiştirmiştir. Şanlıurfa, kültürel miras bakımından ilk antik ibadet tapınağına sahip
olmasının yanı sıra 3 semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz. İbrahim Peygamber’in doğduğu yer
olmaktadır. İslam dini açısından önemli bir yeri olan Hz. Eyyup’un sabır makamı ve Hz. Şuayp
Peygamber’de bu bölgede yer almaktadır. Bunun yanı sıra Hıristiyanlık, İslamiyet ve Yahudilik
dinlerine ait ibadet yapıları yer almaktadır.
2.KAVRAMSAL ÇERÇEVE
2.1. Kültürel Miras
Bir toplumu ve milleti diğerlerinden ayıran fark özgün değerlerinin olduğu yaşam biçimidir.
Gelenek ve görenekleriyle o toplumda kabul görmüş davranışlar ve inanışlar bütünü olarak ifade
edilen kültür, uzun yıllarda şekillenmekte ve o toplumun karakteristiğini oluşturmaktadır. Kültürüne
uygun olmayan davranışlar dışlanmakta ve kabul edilmeyerek ahlaki açıdan sorgulanmaktadır.
Kültür, bir grup veya topluluğun sahip olduğu maddî ve manevî değerlerden meydana gelerek
davranış biçimlerini, geleneklerini, göreneklerini ve yaşam tarzlarını düzenleyen ve ahlaki kurallar
sisteminde bütünleştiren yargılar bütünüdür (Turhan, 1994). Kültürün toplum da önemli bir
etkisinin olmasının yanı sıra özgünlüklerini ve otantikliklerini koruması rolü de bulunmaktadır. Bu
durum milletlerin diğer milletlerle kültürel yönden farklılaşmasına ve kültürel çeşitlenmeye yol
açmaktadır. Özellikle küreselleşme ile birlikte tek düzey yaşam biçimi kültürlerin kayıplar
yaşamasına neden olmakta kültürel çeşitlilikler zamanla yok olma tehlikesi ile karşılaşmaktadır.
Ancak refah düzeyi yüksek ülkeler başta olmak üzere pek çok ülke kültürel değerlerini koruyarak
kültürel miraslarına sahip çıkmak istemektedirler. Kültürel miras zenginliklerinin korunması ile
birlikte kültür turizmi hareketlerinde bilinçlenme meydana gelmiş ve bu konuda merak giderek
artmıştır. Turizme katılan insanların seyahat motivasyonlarından birisi de kültür turları meraklarıdır.
Farklı kültürleri yerinde ziyaret ederek kültürel deneyimler yaşamakta ve farklı milletler hakkında
bilgi sahibi olmaktadırlar. Kültür turlarının gerçekleştiği kültür turizmi, bir topluluk, bölge, grup
veya milletin tarihsel, sanatsal, yaşam tarzı ve alışkanlıklarının sürdürerek ikamet edilen alanın
dışından gelen kişilerin kültürel ziyaretleri olarak ifade edilmektedir (Silberberg, 1995). Bilgi ve
merak deneyimlerini geliştirmek isteyerek kültür turizmine katılan turistlerin destinasyonda ki
kültürel miras varlıklarına ilgi gösterdikleri gözlemlenmektedir. Somut ve somut olmayan kültürel
miras varlıkları kültürel miras turizmi kapsamında değerlendirilmektedir (Cros, 2001). Kültürel
miras turizmi, bir destinasyonda yer alan tarih, sanat, gelenekler, görenekler ve mimarisi ile
destinasyonda özgünlük oluşturan kültürel değerlere yönelik yapılan ziyaretlerdir. Klasik
turizm(deniz, kum ve güneş) hareketlerinin yanı sıra merak ve heyecan duygularının artış
gösterdiği turistler, doğal ve kültürel ortamlar ile etkileşime girmeyi talep etmektedirler. Özellikle
özgün turistik destinasyonlar da bölgenin tarihini, inanışlarını, davranış şekilleri tecrübe etmeyi
istemektedirler. Destinasyonda ki kültür öğelerini yakından takip ederek ve iletişim kurarak kültürel
deneyimlerinin yanı sıra bilgi düzeylerini geliştirmektedirler. Bu nedenle kültürel miras turizmine
katılan turistlerin eğlence ve dinlenme gereksinimlerinin yanı sıra bilgi açısından da yüksek doyum
elde ettikleri düşünülmektedir. Kültürel miras bakımından merak ve çekicilik unsurları barındıran
turistik önemli turizm potansiyeli olan bölgeler olarak ön plana çıkmıştır (Tapur, 2009). Avrupa’nın
önemli tarihi şehirlerden bazıları olan Barselona, Floransa, Paris, Roma, Budapeşte ve Berlin gibi
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1316
destinasyonlar kültür turistlerinin yoğun ziyaret ettiği bölgelerdir. Ancak ekonomik refah ve ulaşım
teknolojisinin gelişimiyle birlikte Uzak Doğu’da yer alan Çin, Tayland, Hindistan ve Japonya gibi
Asya ülkeleri de özgün kültürleriyle kültürel miras turizminde hedef destinasyon olmaya
başlamışlardır. Bu durum tüm Dünya’da kültürel miras turizminin yaygınlaştığını ve kültür turizmi
potansiyeli bulunan ülkeler arasında rekabet durumunun ortaya çıktığını göstermektedir.
Turistik destinasyonlar da yer alan kültür öğelerinin kültürel miras değeri kazanabilmesi için
özgünlük, fark yaratıcı, büyüleyici ve dönemi şartlarında oldukça çekici olmalıdır. Birleşmiş
Milletler Dünya Eğitim, Sosyal ve İşbirliği Örgütü tarafından Dünya’da bu koşulları taşıyan
kültürel miras öğeleri kayıt altına alınarak korunmaları, yaşatılmaları ve fark edilmeleri
sağlanmaktadır. Şanlıurfa’da Göbeklitepe ören yeri Dünya Kültürel Miras listesine girmiştir. Bunun
yanı sıra soyut olan geleneksel oyunlar, görenekler, adetler ve alışkanlıklar gibi kültürel değerler,
turistik destinasyonlar için önemli zengin kaynaklar olarak görülmektedir.
2.2. Tapınaklar ve İbadethaneler
İlk çağlardan itibaren insan, inanç ihtiyaçlarını gidermeye yönelik tapınaklar inşa etmişlerdir. Bu
ihtiyaçlar kapsamında dönemin en modern mimari anlayışı bu yapılar için kullanılmıştır. Çünkü
inançsal ritüellerini hayatlarının merkezine koyarak kutsallarını övmeyi ve yükseltmeyi
amaçlamışlardır. Tapınaklar, o dine mensup insanlar için en kutsal mekânlar olarak kabul
edilmektedir. Tapınaklar, dini inanç merkezleri olmasının yanı sıra sosyal, kültürel, iktisadi ve
turizm hareketlerinin yaşandığı bir mekân görevi de görmektedir (Özmenli, 2014). Ayrıca
tapınaklar, bilgi, sanat, mimari ve kültürün birleştiği bir mekân olarak da kabul edilmektedir.
Tapınakların uygulamaları ve gelenekleri, halkının sosyal ve kültürel yaşamını büyük ölçüde
etkileyen ve geleneksel değerleri sürekli koruyan bir yapı görevi görmektedir (Vardia, 2008). Bu
nedenle pek çok fonksiyona sahip olan dini tapınaklar, insan yaşamında çok önemli bir rol
oynamaktadır. Geniş bir coğrafya içerisinde yerleşime geçen insan, çok çeşitli dinlere inanmaları
nedeniyle farklı tapınaklar inşa ederek bu tapınakları ‘Cami, Kilise ve Sinagog’ gibi isimlerle
adlandırmışlardır. Farklı isimler olsa da ‘tapınak’ ibadethaneleri kapsayan ortak bir terim olarak
ifade edilmektedir. Dünya’nın her bölgesinde farklı dinlere ait ibadet tapınakları bulunmaktadır.
"Tapınak" kelimesi, Latince templum kelimesinden türetilerek Türkçe de kutsal bir bölge anlamına
gelmektedir. Tapınak, dua ve fedakârlık veya benzeri ayinler gibi dini veya manevi faaliyetler için
ayrılmış bir mekânı ifade etmektedir. Geleneksel açıdan insanlar, tapınakları kutsal bir yapı olarak
kabul etmekte ve aynı zamanda tanrı veya tanrıların evi olarak korumaktadır (Özmenli, 2014).
3. DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE İNANÇ TURİZMİ
İnsan, duygu ve davranışlarını geleneklerine göre şekillendirmekte ve sözlü olmayan kurallarla ilk
çağlarda hayatını sürdürmekteydi. Düşünen ve keşfeden yapısıyla insan, inanç ve bağlılık
duygusunu dini öğretiler çerçevesinde geliştirerek ibadetler yapmaya başladı. Belirli kuralları ve
davranışları zorunlu kılan dini öğretiler, insanları önemli ölçüde etkilemektedir. Dini inanışların
yayılması, genişlemesi ve ibadet edilmesi için kutsal mekânlar inşa edildi. Bu kutsal mekânların en
merkezi noktalarına hac ibadeti ile o dine mensup insanlar tarih boyunca ziyaret gerçekleştirdiler
(Vijayanand, 2012). Turizm bilinci ve hizmet sektörünün gelişmesi ile birlikte hac ibadetleri ve
kutsal mekân ziyaretleri dikkat çekici ekonomik ve sosyal bir harekete dönüşerek inanç turizmi
kavramı ortaya çıkmıştır. İnanç turizmi, kutsal olarak kabul edilen mekânlara yönelik yapılan o dine
mensup kişilerin yapmış oldukları ziyaretler olarak tanımlanmaktadır(Sargın, 2006). İnanç
turizminde türbe, mezar, anıt mezar, cami, kilise, sinagog ve tapınak gibi mekânlar önemli bir
yapıya sahiptir. İnanç turizminin temel yapı taşlarını oluşturan bu mekânlar, semavi (Hıristiyanlık,
Müslümanlık ve Musevilik) ve felsefi inanç (Budizm, Taoizm, Şintoizm gibi) dinlerinde, manevi
açıdan bir doyuma erişme hazzını yaşadıkları alanları ifade etmektedir(Özgen, 2012).
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre 2018 yılında 1,4 milyar
uluslararası turist, farklı bir destinasyona ziyaretçi olarak gitti. 2017 yılına göre yüzde 6 artış
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1317
göstererek 2010 yılından sonraki en büyük ikinci büyüme olarak kayıtlara geçti. Bu turist sayısının
yaklaşık dörtte biri ‘inanç turisti’ olarak kabul edilmektedir (UNWTO, 2019). Dünya genelinde pek
çok dine mensup insan bulunmasına rağmen nüfus açısından en büyük iki din olarak Hıristiyanlık
ve Müslümanlık kabul edilmektedir. Özellikle Sanayi Devrimi sonrası gelişmiş olan Avrupa
kıtasında, son zamanlarda yayınlanan bir raporda, Hıristiyanlığa dayanan inanç turizminin en
güçlülerden biri olduğu açık bir şekilde ifade edilmekte ve Hıristiyanlığın inanç merkezleri her yıl
milyonlarca turist ağırlamaktadır (Simon, 2004). İslamiyet açısından kutsal kabul edilen Mekke,
Medine ve Kudüs gibi şehirlerde de benzer durumlar söz konusudur. Suudi Arabistan'a her yıl beş
milyondan fazla Müslüman umre için giderken, bu sayının 1,8 milyonu Hac için kutsal toprakları
ziyaret etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da bu sayının yüzde 5’lik kısmına sahiptir.
Türk vatandaşları 2014 yılında 61 bin kişi hac görevini yerine getirmek için kutsal topraklara gittiği
Umre ve hac için yaklaşık 2,3 milyar lira harcadığı görülmektedir(TÜRSAB, 2014). Bir diğer
yandan Türkiye, dış ülkelere hac turisti göndermesinin yanı sıra Göbeklitepe, Ayasofya, Konya
Mevlana, İzmir Meryem Ana Evi, Hatay St. Pierre Kilisesi ve Balıklı göl gibi önemli kutsal
mekânlara sahip olması nedeniyle potansiyel bir inanç turizm merkezi olma özelliği taşımaktadır.
4. ŞANLIURFA İNANÇ MERKEZLERİ
Şanlıurfa, insanlık tarihinin en eski inanç merkezi olan Göbeklitepe Antik tapınağına sahip
olmasının yanı sıra üç semavi dine ait inanç merkezlerine ev sahipliği yaparak geçmişten günümüze
pek çok etnik ve dinsel medeniyetin yaşadığı bir şehir olduğunu kanıtlamıştır. Bununla birlikte
coğrafi ve iklim şartlarına uygun olarak inanç merkezlerinde kullandığı taş mimariyle özgün
kültürünü yansıtmaktadır. İnanç merkezlerinin geneline bakıldığında dini turizm kapsamında
önemli bir potansiyele sahiptir. Aşağıda Şanlıurfa’nın kültürel miras turizminde ön plana çıkan
inanç merkezlerinden bazıları ele alınmıştır.
4.1. Göbeklitepe
Şanlıurfa inanç merkezlerinden ilki, bereketli hilal olarak ta kabul edilen Mezopotamya
bölgesindeki Göbeklitepe, M.Ö. 10000 yılında inşa edilmiştir. Arkeolojik olarak, tapınağın mimari
yapısı oldukça özenle bölünmüştür. En eski katman olan III. katman, genellikle ince oyulmuş birkaç
T şeklindeki monolitik sütunun içe geçtiği dairesel duvar bölgelerini içermektedir. Katman II,
anıtları daha küçük, neredeyse iki tane daha küçük olan dikdörtgen oda merkez direkleri
bulunmaktadır. Bu yapılar arkeolojik olarak erken ve ortaya tarihlenmektedir. Göbeklitepe, toprak,
taş ve moloz ile bu kutsal mekân titizlikle gömülerek terk edilmiştir. Göbeklitepe inşaat
faaliyetlerinin başlangıç noktası 10. bin yıllarına uzanmaktadır. Bununla birlikte yapı
kronolojilerinin kesin bir şekilde tarihlendirilmesinin sağlanması, birçok faktörden dolayı
zordur(Magli, 2016).
Göbeklitepe, dünyanın ilk tapınağı olarak dünya kültürel miras listesine 2018 yılında kalıcı olarak
girmiştir. İnsanlığın ilk ibadet tapınağı inşa ettiği bu destinasyon, turizm ve inanç ilişkisinin en cezp
edici noktası olarak görülen mekanların başında gelmektedir. Göbeklitepe’nin bugüne kadar bilinen
altı yapısı, A, B, C, D, E ve F Rodney Hale’in ölçülmemiş şematik kat planına göre sütunlar ve
ortostatların sayıları ile sağlanan diyagram bulunmaktadır(Dendrinos, 2016).
Resim 1: Göbeklitepe
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1318
4.2. Hz İbrahim Peygamber ve Doğduğu Mağara
Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğduğu iddia edilse de
Hz. İbrâhim’in doğduğu yerle ilgili farklı mekânlar zikredilmektedir. Babil şehrinde doğduğunu
ifade edenler olduğu gibi onun Harran’da doğduğu da ileri sürülmektedir. Hz. İbrahim’in Nemrut’la
mücadelesinin geçtiği mekân ve ateşe atıldığı şehrin Şanlıurfa yada Babil şehri mi olduğu
ihtilaflıdır. Ateşten kurtulma mucizesine rağmen başta Nemrut olmak üzere babası dâhil halkın
iman etmemekte direnmesi karşısında Şam ve Mısır’a geçmiştir. Daha sonra Filistin’e yerleşmiş ve
Hicaz’a yaptığı seyahatler dışında ömrünün sonuna kadar burada kalmıştır. Hz. İbrahim'in doğduğu
mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve birçok hastalığı iyileştirdiğine
inanılmaktadır(Sad, 1938; Taberi, 1215; Akt: Güneş, 2014).
Resim 2: Hz İbrahim’in Doğduğu Mağara
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.3. Hz. Eyyüp Peygamber ve Sabır Makamı
Sabır ve tahammülün sembolü Hz. Eyyüp (a.s.)'ın soyu ve yaşadığı zaman hakkında bilgi
farklılıkları bulunmaktadır. Hz Eyyüp peygamber, baba tarafından Hz. İshak’ın, anne tarafından Hz.
Lut’un soyundan geldiği iddia edildiği gibi Hz. Süleyman (a.s.) zamanında yaşayan Arap asıllı bir
peygamber olduğu da iddia edilmektedir. Hz. Eyyüp pek çok hastalıkla mücadele edip ve
hastalıklara karşı sabır ve takva göstermesi nedeniyle Kuran-ı Kerimde de övülmüştür. Hastalıktan
önce yetmiş yıl ve hastalıktan sonra da yetmiş yıl olmak üzere toplam yüz kırk yaşadığı
düşünülmektedir. Bazı eserlerde de Hz. Eyyüp peygamberin türbesinin Şanlıurfa Viranşehir ilçesine
20 km. uzaklıktaki Eyyüb Nebi köyünde olduğu da ifade edilmektedir (Kesir, 1936;Akt: Yıldız,
2016:130-131). Yaşadığı dönem ve kabri ihtilaflı olsa da sabır makamını en önemli örneklerinden
biri olan Hz Eyyüp peygamberin Şanlıurfa’da ki sabır makamının ruhsal doyumu deneyimlenmeli
ve mutlaka ziyaret edilmelidir.
Resim 3: Hz. Eyyüp Peygamber ve Sabır Makamı
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.4. Hz. Şuayp Peygamber ve Antik Şehri
Şanlıurfa’nın yaklaşık 85 km doğusunda yer alan Tektek dağlarının üzerinde bulunan antik
Soğmatar şehri yöre halkı tarafından “Şuayp Şehri” adıyla anılmakta ve Hz. Şuayp’ın burada
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1319
yaşadığı iddia edilmektedir. Antik şehrin içinde yer alan bir mağara Hz. Şuayp peygamberin
makamı olarak kabul edilmektedir. Şuayp Peygamber’in kabrinin Hıttin’de olduğu da ifade edilse
de en yaygın inanış, Tûr dağında Şuayp ve eşinin kabirleri olduğudur (Herevi, 2002: 81; Akt:
Güneş, 2014).
Resim 4: Şuayp Antik Şehri
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.5. Ulu Cami (Kızıl Kilise)
M.S. 435 yıllarda Piskopos Rabula tarafından sinagog olarak kullanılan bu yapı St. Stephon
Kilisesi'ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile "Kızıl
Kilise" olarak adlandırılmıştır. 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından yeniden inşa
edilmiştir. Anadolu'daki çok ayaklı camiler grubunda olup, payeler üzerinde kıble duvarına paralel
üç sıra çapraz tonozlarla örtülü, yatık dikdörtgen planlıdır. On dört sivri kemerli avluya açılan ve
payeler üzerine duran çapraz tonozlarla örtülü son cemaat yeri, Anadolu'da ilk kez Şanlıurfa Ulu
Cami'nde kullanılmıştır. Yapının sekizgen çan kulesi, minare olarak hizmet vermektedir (Şanlıurfa
Belediyesi, 2019).
Resim 5: Ulu Cami (Kızıl Kilise)
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.6. Deyr Yakub (Yakup Manastırı)
Deyr Yakup (Yakup Manastırı), Merkeze 10 km. uzaklıkta, güneyindeki dağların üzerinde yer alır.
“Nemrut’un Tahtı” ya da “Cin Değirmeni” ifadeleri de bu bölge için kullanılır. Manastırın
kuzeybatısında bir anıt mezar yer alır. Bu mezar anıtında, doğuya bakan pencerenin altında iki
satırlık kitabe mevcuttur. Bu kitabenin ilk satırı Grekçe (Eski Yunanca), ikincisi satırı Pamyra
Süryanicesi ile yazılmıştır. Her iki yazıtta da şu cümle yazılıdır; “ Şardu Bar Ma’nu’nun karısı
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1320
Amaşşemeş)” Bu yazıtlardan bu yapının adı geçen kişi için yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yazıt, 2.
yüzyılın sonuna veya 3. yüzyılın başlarına aittir. Bu nedenle Manastırın da bu tarihlerde yaptırıldığı
düşünülmektedir (TMO, 2012).
Resim 6: Deyr Yakub
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.7. Reji Kilisesi (Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi)
Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, 6. yüzyıla ait bir kilise kalıntısının üzerine, 1861 yılında inşa
edilmiştir. Kilise, Hz. İsa’nın iki havarisinin anısına inşa edildiğinden onların ismini taşımaktadır.
Yapı, 1924 yılına yani Urfalı Süryanilerin Halep'e(Suriye) göç edişlerine kadar, aktif olarak
kullanılmıştır. Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, 1924 yılında Tekel idaresi tarafından önce tütün
fabrikası sonra üzüm deposu olarak kullanılır. Kilise, halk tarafından Tekel kelimesinin Fransızca
karşılığı olan Regie (Reji)'den dolayı "Reji Kilisesi" olarak isimlendirilmiştir (Şanlıurfa Valiliği,
2019).
Resim 7: Reji Kilisesi
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.8. Balıklı Göl (Halil-ür Rahman, Ayn-ı Zeliha Gölü) ve Rızvaniye Cami
Balıklı göl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır.
İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı
gösterilir ve yenilmemektedir. Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra mucize gerçekleştiği mekan olarak
kabul edilmektedir. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına
ulaşmaktadır. Halil-ür Rahman Gölünün kuzey kenarında yer alan Rızvaniye cami, Bizans devrine
ait St. Thomas Kilisesi'nin yerine Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716
yılında yaptırılmıştır (Şanlıurfa Valiliği, 2019).
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1321
Resim 8: Halil-ür Rahman, Ayn-ı Zeliha Gölü
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4.9. Germuş Kilisesi
Germuş Ermeni Kilisesi, Germuş dağlarının, eteklerinde kurulan Germuş Köyü’nde yer almaktadır.
19.yy’de yapıldığı tahmin edilmektedir. Kilise alanı, bir akarsu, bir kilise (Aziz Yakup Kilisesi) ve
kilisenin toplantı meydanından oluşur. Kilise, taştan ve iki katlı olarak inşa edilmiştir. Kesme taştan
dikdörtgen Bazilikal planlı olarak yapılan kilisenin girişinde yapı boyunca yükselen üç sivri kemerli
bir cephe görünümü bulunmaktadır. Çapraz tonozların üzeri düz toprak dolgu damla örtülüdür
(Şanlıurfa Belediyesi, 2019).
Resim 9: Germuş Kilisesi
Kaynak: Şanlıurfa Belediyesi, 2019
4. SONUÇ
Şanlıurfa’nın tarihi kültürel miraslarından biri olan inanç merkezleri yapımı her dönemine uygun
şekilde inşa edilmiştir ve günümüze kadar ulaşanları mevcuttur. Farklı medeniyetlerin kurulduğu bu
tarihi şehirde her dinden inanç merkezi yer almaktadır. Ancak genel olarak tüm Dünya’da
gözlemlendiği gibi bu şehirde de fetihlerle el değiştirmiş ve şehri kontrol eden milletin dini yapısına
göre ibadethaneler el değiştirmiştir. İnsanlığın ilk tapınağı olan Göbeklitepe’den bu yana
manastırlar, kiliseler ve camiler bu şehrin sembollerinden olmuştur. Şanlıurfa’da geçmişten
günümüze kadar gelen inanç merkezlerinin oluşturmuş olduğu dini atmosfer, şehrin kültürel miras
turizminde önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır.
Her yıl varış yapan turist sayılarının artması ile birlikte turizm hareketlerinden daha fazla pay almak
isteyen ülkeler, alternatif turizm potansiyellerini ön plana çıkarmakta ve avantajlı olduğu alanlarda
rekabetçi bir yarışa girmektedir. Kültüre olan merak ve çekiciliğin turistler üzerinde farkındalık
yaratması sonucu kültürel miras öğeleri turistik destinasyonlar için önemli bir arz olarak
değerlendirilmektedir. Kültürlerin gelenekleri, alışkanlıkları, mimari bakış açıları ve dini inanışları
diğer toplumlar için sürekli bir merak konusu ve ilgi çekici olmuştur. Bu nedenle farklı kültürleri
deneyimlemek isteyen turist sayısı her geçen yıl artarak devam etmekte ve bu durum kültürel turları
cazip kılmaktadır. Bir dine mensup olan insanların inançları kesindir ve sorgulanamaz olarak kabul
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1322
edilmektedir. İnançları nedeniyle ibadet etmek ve dini kurallara uymak zorunda olan bu kişiler
ibadet mekânlarına da yüksek ihtişam ve en iyi mimari örneklerini sergileyerek saygılarını
göstermektedirler. Bu nedenle geçmiş tarihten günümüze gelen en iyi mimari örneklerinden birisi
de inanç merkezleridir. Bu inanç merkezlerinin kutsal olması ve ibadet için ruhsal doygunluğun
sembolü olması nedeniyle en ince detayların düşünüldüğü mekânlardır. Mekke, Vatikan, Kudüs ve
Varanasi ve Lhasa başta olmak üzere inanç turizminin ön plana çıktığı şehirlere her yıl milyonlarca
turist ziyareti gerçekleşmektedir. Şanlıurfa’da semavi dinlere mensup peygamberlerin doğduğu
veya uğrak yeri olduğu bir şehir olması nedeniyle insanlar için dini bir çekim merkezi haline
gelmektedir. Bu durum Şanlıurfa’nın kültürel miras zenginliklerinden birisi olarak kabul
edilmektedir.
İnanç turizm ile birlikte kültürel aktarımın yanı sıra farklı teolojilerinin temsilleri olumlu
şekillendirildiği göz önünde bulundurulduğunda farklı dinlere mensup insanların diğer inançlara
saygılı olma düzeylerinin geliştiği düşünülmektedir (Chen, 2002). Turistik destinasyonlarda inanç
turizmi üzerinin daha fazla geliştirilmesi halinde önyargıların ve nefret söylemlerinin azalacağı
düşünülmektedir. Sosyal ve ekonomik bir dinamiğe sahip olan turizm, farklı insanların iletişim
kurması ve deneyimlerini paylaşabilmesi açısından önemli bir misyona sahiptir. Bu nedenle inanç
turizmin geliştirilmesi, yayılması ve tanıtılması gerektiğine inanılmaktadır. Türkiye’nin önemli bir
kültür şehri olan Şanlıurfa’nın da inanç turizmi kapsamında zengin kültürel miraslara ev sahiğliğ
yapmaktadır. İslamiyet’e ait ibadethanelerin yanı sıra farklı dinlere ait inanç merkezlerini
bünyesinde barındırmakta ve çok yönlü bir inanç merkezi olduğu gözlemlenmektedir.
KAYNAKÇA
Chen, C. (2002). The religious varieties of ethnic presence: A comparison between a Taiwanese
immigrant Buddhist temple and an evangelical Christian church. Sociology of Religion, 63(2), 215-
238.
Collins, A. (2013). http://www.andrewcollins.com/page/articles/magicians.htmErişişm Tarihi: 02.06.2019
Cros, H. (2001). A new model to assist in planning for sustainable cultural heritage
tourism. International journal of tourism research, 3(2), 165-170.
Dendrinos, D. S. (2016). Gobekli Tepe: a 6 th millennium BC monument. University of Kansas,
Lawrence, Kansas, USA. In residence at Ormond Beach, Florida. Phd. Thesis.
Güneş, H. (2014). Cezîre bölgesinde yaşadığına inanılan peygamberler. Şırnak Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi Dergisi, 5(10), 27-50.
Harrıngton J. ve Ottenbacher C. (2010), CulinaryTourism- A Case Study of theGastronomicCapital,
Journal of CulinaryScience&Technology
Herevî, Ebü’l-Hasen Ali b. Ebî Bekr es-Sâih (611/1215), el-İşârât ila Ma’rifeti’z-Ziyârât, thk. Ali
Ömer, Mektebetü’s-Sekâfeti’d-Dîniyye, Kahire 2002.
Jang, S. S., & Wu, C. M. E. (2006). Seniors’ travel motivation and the influential factors: An
examination of Taiwanese seniors. Tourism management, 27(2), 306-316.
Karamustafa, K., Birdir, K., & Kiliçhan, R. (2016). Gastronomik Akimlar Çerçevesinde Gida
Tüketim Ölçegi1. Tüketici ve Tüketim Araştırmaları Dergisi= Journal of Consumer
andConsumptionResearch, 8(2), 29.
Kesîr, Kasasu‟l-Enbiyâ, I, tahkik: Abdulkadir Ahmed „Atâ, Dâru İhyâi‟t-Türâsi‟l- „Arabî,
Beyrut,tarihsiz, s. 367; Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dîni Ku‟ân Dili, Diyânet ĠĢleri Reisliği
Neşriyâtı, İstanbul, 1936, V, 4100.
Li, M.,&Cai, L. A. (2012). Theeffects of personalvalues on travelmotivationandbehavioralintention.
Journal of Travel Research, 51(4), 473-487.
Social, Mentality and Researcher Thinkers Journal 2019 (Vol:5 - Issue:23)
smartofjournal.com / editorsmartjournal@gmail.com / Open Access Refereed / E-Journal / Refereed / Indexed
1323
Lumsdon, L. (2000). Transport and tourism: cycle tourisma model for sustainable
development?. Journal of Sustainable Tourism, 8(5), 361-377.
Magli, G. (2016). Sirius and the project of the megalithic enclosures at Gobekli Tepe. Nexus
Network Journal, 18(2), 337-346.
Raj, R., & Griffin, K. A. (Eds.). (2015). Religious tourism and pilgrimage management: An
international perspective. Cabi.
Sargın, S. (2006). Yalvaç’ta İnanç Turizmi. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 16(2), 1-18.
Silberberg, T. (1995). Cultural tourism and business opportunities for museums and heritage
sites. Tourism management, 16(5), 361-365.
Simon C. W. (2004) Faith and tourism: planning tourism in relation to places of worship, Tourism
and Hospitality Planning & Development, 1:2, 173-186
Tapur, T. (2009). Konya İlinde Kültür ve İnanç Turizmi. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi ,
2 (9), 473‐492.
Taşpınar, O. (2018). A New ConceptGeneratedbyCommoditizing Animals: Egologicaltourism.
Advances in HospitalityandTourismResearch (AHTR), 6(1), 111-118.
Turhan, M. (1994). Kültür Değişmeleri (Sosyal Psikoloji Bakımından Bir Teknik), İstanbul:
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Özgen, N. (2012). Siirt’in İnanç Turizmi Mekânları: Ziyaret (Veysel Karani) ve Tillo (Aydınlar)
Örnekleri. Doğu Coğrafya Dergisi, 17(27), 251-272.
Özmenli, M., & İlişkisi, T. M. (2014). Turkish Studies-International Periodical For The Languages,
Literature and History of Turkish or Turkic. Volume, 9(10), 1281-1292.
Vardia, S. (2008). Building science of indian temple architecture. School of Planning and
Architecture, Bhopal. Phd Thesis. Portugal).
Vijayanand, S. (2012). Socio-economic impacts in pilgrimage tourism. International Journal of
Multidisciplinary Research, 2(1), 329-343.
Woodhead, L. (2011). Five concepts of religion. International review of Sociology, 21(1), 121-143.
Şanlıurfa Belediyesi, 2019 https://www.sanliurfa.bel.tr/icerik/68/6/inanc-turizmi Erişim Tarihi:
20.06.2019
Şanlıurfa Valiliği, 2019 http://www.sanliurfa.gov.tr/kiliseler Erişim Tarihi: 17.06.2019
TMO, http://www.tmo.gov.tr/Upload/Images/SubeHarita/Kultur/sanliurfa.pdf Erişim Tarihi: 10.06.2019
TÜRSAB, http://www.tursab.org.tr/dosya/12192/tursabinancturizmi_12192_5616832.pdf Erişim
Tarihi: 19.06.2019
UNWTO, http://marketintelligence.unwto.org/content/unwto-world-tourism-barometer Erişim
Tarihi: 04.06.2019
Yıldız, A. Hz. Eyyûb’ün (as) Hastalıklar Karşısındaki Sabrı ve Manevî Hastalıklarımız. Harran
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 36(36), 128-142.
Book
Full-text available
Urfa city, which is home to ancient civilizations with its history of 12.000 years have ecological conditions suitable for human settlement. Urfa city is also an important geography in terms of many religions. Our Prophet, the messenger of the last religion (true religion), prophet Muhammad (peace be upon him) said the following about prophet Abraham (peace be upon him) and Urfa city. “I’m his prayer”; for prophet Abraham (peace be upon him). It is a great honor to be born and live in this city where prophet Abraham (peace be upon him) was born and where the sacred lake where the fire turns into water and which is believed to was thrown into the fire by the cruel king Nimrod
Article
Full-text available
The paper documents the date for the initial construction phases of Layer III of structures D (middle 6th millennium BC) and structure C (end of 6th millennium BC - beginning of 5th millennium BC) at Gobekli Tepe. It is a sequel to the author's September 19, 2016 paper "Dating Gobekli Tepe". It uses comparative Architecture and Design analysis from Catalhoyuk and Nevali Cori as well as Jerf El Ahmar for the dating process. It also employs Alexander Thom's schema of classifying stone enclosures, by appropriately expanding it and applying it to Gobekli Tepe. The paper also traces linkages between Gobekli Tepe, Carnac, Malta, Stonhenge and Menorca.
Article
Full-text available
In the face of continuing debate about the adequacy and definition of the concept of ‘religion’, this paper argues that it is necessary for the social sciences to become more self-critical about their various – and changing – uses of the term. As this paper shows, three main uses are currently dominant: religion as belief/meaning, religion as identity, and religion as structured social relations. By contrast, some uses which were once important are currently recessive, including Marxist approaches to religion as ideology, and Parsonian conceptions of religion as norms and values. Some new uses are also emerging, including ‘material’ religion, religion as discourse, and religion as practice. Drawing these together, the paper proposes a taxonomy of five main major uses of the term. It reflects on their adequacy, and points out where there are still occlusions: above all with regard to ‘super-social’ or ‘meta-social’ relations with non-human or quasi-human beings, forces and powers.
Article
Full-text available
The megalithic enclosures of Gobekli Tepe (Urfa, Turkey) are the most ancient sacred structures of stone known so far, dating back to the 10 millennium BC. The possible presence of astronomical targets for these structures is analysed, and it turns out that they may have been oriented, or even originally constructed, to celebrate and successively follow the appearance of a new, extremely brilliant star in the southern skies: Sirius.
Article
Full-text available
Tourist activity at religious sites represents an important source of income for many faith institutions and organisations, generating funds for repairs and maintenance. Tourism can also act as a catalyst for economic development in the wider destination, creating jobs and supporting local businesses. However, not all religious sites are locations able to accommodate large numbers of visitors at one time, or are able to resolve some of the conflicts that arise from non-religious use of faith buildings. A review of planning and management solutions used at a number of sites associated with world religions to tackle the pressures of tourism activity reveals the importance of an holistic approach to urban planning on the one hand, and the importance of micro-level management responses that reflect local cultural traditions and market realities. Case studies include a number of UK cathedral towns, the Sacred City of Kandy, Sri Lanka and the Holy City of Makkah in Saudi Arabia.
Article
Pilgrimage, whether religious or secular, is experiencing resurgence around the world. This includes the motives for pilgrimage, activities during the pilgrimage, and the influence of tourism on it.The findings show that the visitor population ranged widely from very religious orthodox pilgrims, through "traditional" pilgrim-tourists to secular tourists. The features of present-day pilgrims can be represented on a scale that may be described as secular versus spiritual, and tourism versus pilgrimage. This typology also offers a model for the development of the pilgrimage sites. The findings highlight the increasing convergence of old-fashioned pilgrimage and current tourism, which have much in common. Additionally, this research emphasizes the expanding nexus of holy sites, society, politics, ideology, and culture.This article explains and supports the idea that the economic impacts of religious tourism should not be neglected or underestimated, although religious institutions have traditionally attempted to downplay this in the past. Additionally, the paper argues that religion and tourism have much in common. In the modern world it is hard to ignore the impression that in most places of pilgrimage the profane impacts of tourism are just as important if not more so than the religious. This paper lends theoretical support to this argument.
Article
This study deals with the seeming paradox of why an other-worldly Taiwanese immigrant Buddhist temple is more publicly engaged in American society than an inner-worldly Taiwanese immigrant Christian church. Based upon an ethnographic study of a Taiwanese immigrant Buddhist temple and an evangelical Christian church, this article shows how a combination of religious ideals, outreach strategies, and representations of racial and religious difference shape their respective types of public engagement. The temple's inner-worldly orientation of Buddhist practice leads it to public interaction through charity while the church's evangelical ideal of exclusive salvation leads it to engagement through personal evangelism. Because of the linguistic and cultural obstacles that immigrants face when evangelizing to those outside their own ethnic community, Buddhist outreach strategies of charity are more culturally transferable to the wider society than evangelical Christian strategies. Furthermore, Buddhists are construed as religious foreigners and face pressures to prove their American-ness and engage in acts of public relations that the immigrant Christians do not
Article
Whilst the relationship between transport and tourism has been a subject of discussion in the literature, research has focused primarily on an evaluation of transport as a means to an end rather than as a contextual component of the tourism offering, especially at the destination. This paper evaluates the concept of a planned sustainable transport network, the National Cycle Network in the UK, as a potential model for the integration of transport, tourism and recreation. The paper concludes by exploring a number of implications, which may be considered when developing similar tourism transport networks. A model of sustainable transport development is presented.
Article
The senior market draws attention in the tourism industry mainly because of its substantial size, increasing purchasing power and time flexibility after retirement. The primary objectives of this study were to delineate the travel motivations of Taiwanese seniors and to discover what variables are important in explaining the variances of the motivations. Using factor analyses, this study identified five push and three pull motivation factors. Among them, ‘knowledge-seeking’ and ‘cleanliness & safety’ appeared to be the most important push and pull motivations, respectively. Subsequent regression analyses indicated that health status and positive and negative affects significantly contribute to accounting for the travel motivations of Taiwanese seniors.