Conference PaperPDF Available

Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz

Authors:

Abstract

The concept of world-class university has taken its place in country’s agenda as a result of globalization, univer-sity rankings and internationalization with respect to shaping higher education policies. This concept has been-launched with the Research University Initiative by the Higher Education Council in Turkey in 2016. The initia-tive aimed to classify Turkish universities starting from the Research category. Considering the quantitative increase in Turkish higher education within the last 20 years, the number of higher education institutions dou-bled in comparison to 1990s; for quality research, education and community service, there needs to be more work to be done. Can the Research University Initiative lead the way for more quality in higher education? This paper aims to present comparative analysis on world-class university initiatives or projects in different coun-tries and to evaluate the initiative in Turkey by considering the recent higher education policies. Both the com-parative analysis and Salmi’s (2009) world class university framework showed that the higher education policies developed after the initiative was not supportive of creating world class university on these topics: having tal-ented faculty members, selecting talented students to those Research universities, abundant resources for rich learning and research environment, academic freedom, autonomy and regulations.
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
i
10-12 Mayıs / May 2018
Sivas, TÜRKİYE / TURKEY
e-isbn: 978-605-4561-66-7
13. ULUSLARARASI
EĞİTİM YÖNETİMİ KONGRESİ
THE 13 TH INTERNATIONAL CONGRESS ON
EDUCATIONAL ADMINISTRATION
EĞİTİM YÖNETİMİ ARAŞTIRMALARI
RESEARCH IN EDUCATIONAL
ADMINISTRATION
e-kitap
e-ISBN: 978-605-4561-66-7
EĞİTİM YÖNETİMİ ARAŞTIRMALARI
RESEARCH IN EDUCATIONAL ADMINISTRATION
Editörler:
Celal Teyyar Uğurlu
Kadir Beycioğlu
Serkan Koşar
Hilal Kahraman
Fatma Köybaşı Şemin
Editörler:
Celal Teyyar Uğurlu
Kadir Beycioğlu
Serkan Koşar
Hilal Kahraman
Fatma Köybaşı Şemin
Eğitim Yönetimi Araştırmaları (e-kitap)
e-ISBN 978-605-4561-66-7
Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
© 2018, Cumhuriyet Üniversitesi Yayıncılık
Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Cumhuriyet Üniversitesi Yayıncılığa aittir. Anılan kuruluşun
izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri, kapak tasarımı; mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik,
kayıt ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz. Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı
bandrolü ile satılmaktadır. Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında yayınevimize bilgi
vermesini ve bandrolsüz yayınları satın almamasını diliyoruz.
1. Baskı: Aralık 2018, Sivas
Yayın-Proje: Celal Teyyar Uğurlu
Dizgi-Grafik Tasarım: Hilal Kahraman
Kapak Tasarımı: Fatma Köybaşı Şemin
İletişim
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi /SİVAS
Yayınevi: 0 346 219 10 10
İnternet: cumhuriyet.edu.tr
İçindekiler
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz ................................ 1
Serap Emil, Şahabettin Akşab
Öğretmenlerin Algılarına Göre Eğitim Fakültelerinin İmajı ve Bu İmajı Etkileyen Etmenler .................................... 12
Yılmaz Tonbul, Ahmet Selman Bayram
Okul Müdürlerinin Öğretimsel Denetim Yeterliklerine İlişkin, İçsel (Intrınsıc) Bir Örnek Olay Çalışması ................. 25
M. Semih Summak, Engin İş
Öğretmen Adaylarının Bilişsel Duygu Düzenleme Tarzlarının İletişim Becerileri Üzerindeki Etkisi .......................... 46
Neslin İhtiyaroğlu
Roman Çocukların Eğitime Erişim Engelleri ve Çözüm Önerileri .............................................................................. 56
Fatma Kesik , İdris Şahin, Y. Remzi Zoraloğlu
Öğretmen Adaylarının Çocukları Sevme Düzeylerine İlişkin Algıları ........................................................................ 66
Necdet Konan, Salih Yılmaz
Eğitim-Öğretim Sürecinde Öğretim Elemanlarinin Etik Davranişlarina İlişkin Öğrenci Görüşleri ............................. 74
Gül Kurum, Tuğba Güner Demir,Özge Erdemli
Temel Eğitim Okullarının Yönetsel Sorunları .......................................................................................................... 88
Aygül Oktay, Serdar Koçak, Ayhan Kandemir
Örgütsel Çeviklik ve Bazı Eğitim Kurumlarındaki Yansımala ............................................................................... 100
Onur Doğan, Nuri Baloğlu
Unvan Almış ama Unvanına Uygun Kadroya Atanamamış Akademisyenlerin Sorunları ....................................... 110
Servet Özdemir, Mehmet Özdoğru
Okul Yöneticilerinin ve Öğretmenlerinin Okulların Denetim İhtiyacına İlişkin Görüşleri: Bir Durum Çalışması ..... 120
Fatma Köybaşı Şemin, Celal Teyyar Uğurlu, Çağrı Gezer
Sağlıklı Öğrenme Çevresi İhtiyacının Keşfi: Okul Yönetimi ve Öğretmenlerin Görüşleri ........................................ 130
Celal Teyyar Uğurl , Büşra Koç, Fatma Köybaşı Şemin
Sınıf Tekrarı Yapan ve Yapmayan Öğrencilerde Okul Aidiyeti ............................................................................... 156
Emine Önder, Öznur Tulunay Ateş
Öğretmenlerin Örgütsel Yaratıcılığa İlişkin Algılarının Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi .............................. 167
Bünyamin Ağalday, Abidin Dağlı
Kurumsal Bir İletişim Aracı Olarak Okullarda Sosyal Medya Kullanımı ................................................................. 182
Nezahat Güçlü, Mehmet Özdoğru
Dış Kaynaklı Dekan Atamalarına İlişkin Öğretim Elemanlarının Görüşleri ............................................................. 195
Gizem Günçavdı, Soner Polat
Türk Eğitim Tarihinin Ana Hatlarıyla Yapısal Özellikleri ........................................................................................ 205
Hayati Dokdemir, Mehmet Özbaş
Öğretmen Adaylarının Bireysel Yenilikçilik Düzeyleri ve Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri .................................... 213
Şenay Sezgin Nartgün, Mahmut Remzi Soysal
Oyun Teorisi Bağlamında Eğitim Örgütlerinde Karar Verme ................................................................................. 238
Ünal Deniz, Sait Akbaşlı
Kampüs Okul Uygulamasına Yönelik Okul Yöneticilerinin Görüşleri ..................................................................... 246
İmam Bakır Arabacı, Efraim Öztürk
Okul Yöneticilerinin Yönetim Gözeneği Modeline Göre Sergiledikleri Liderlik Davranışları .................................. 258
Mukadder Boydak Özan, Zülküf Nanto, Efraim Öztürk
Öğretimin Değerlendirilmesine Yönelik Sınıf Değerlendirme Teknikleri: Sınıf Öğretmenliği Uygulaması .............. 270
Saadet Kuru Çetin, Pelin Taşkın, Funda Nayır
Eğitimcilerin Görüşlerine Göre Adil ve Tarafsız Denetim ...................................................................................... 290
Sadegül Akbaba Altun, Metin Etçi
Polatlı Okul Yöneticilerinin Öğretimsel Liderliğe Dair Görüşleri ............................................................................ 303
Sadegül Akbaba Altun, Gamze Nur
Okul Müdürlerinin Okul Yönetimine İlişkin Özerklik Algısı ................................................................................... 312
İdris Şahin, Süleyman Akkaş, Mahmut Yeşil, İsmail Dağlı, Utku Ertan
Eğitim Sisteminin Gelecekteki Görünürlüğü ......................................................................................................... 326
Gönül Şener, Seda Gündüzalp
Öğretmen Adaylarının Üniversiteye Giriş Sınav Puanları ile KPSS Puanlarının İncelenmesi: Türk Üniversitelerinin
Profili ................................................................................................................................................................... 337
Burcu Bilir, Barış Uslu, Halime Öztürk, Melike Şefika Çağatay
Okul Yöneticilerinin Otantik ve Holistik Liderlik Tarzlarının Pozitif Örgütsel Davranış Üzerindeki Etkisinin Tahmin
Edilmesi ............................................................................................................................................................... 348
Zübeyde Yaraş, Mukadder Boydak Özan
Öğretmenlerin Örgüt Temelli Öz Saygı Düzeylerinin İncelenmesi ......................................................................... 367
Berna Yüner
Yeni İlkokul 1.Sınıf Matematik Dersi Öğretim Programının Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi ......... 377
Halil Taş, Tuncay Zorba
Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Sürecine Yönelik Etkinliklerin Planlanmasına İlişkin Görüşleri ............................ 390
Adil Çoruk, Havva Kulbak
Okul Yöneticilerinin Yönetim Kavramına Yönelik İleri Sürdükleri Metaforların İncelenmesi ................................. 404
Aykar Tekin Bozkurt, Mustafa Dursunoğlu, Esma Nur Deniz, Sait Kaymaz
Öğretmenlerin Öğretmenlik Mesleğinin Saygınlığına İlişkin Algı ve Görüşlerinin İncelenmesi .............................. 415
Soner Doğan, Fatih Boyraz
Öğretmen Adaylarının Görüşlerine Göre Türk Milli Eğitim İlkelerinin Karşılanma Düzeyi ..................................... 429
Şenol Sezer
Sınıfın Fiziksel Çevresine İlişkin Algının İncelenmesi ............................................................................................. 442
Kamil Yıldırım
İngilizce Öğretmenlerinin Mesleki Özerkliklerine İlişkin Görüşleri ........................................................................ 452
Sibel Korkmazgil, Hatice Yıldız
Okullarda Takas Kuraminin Uygulanma Durumunun Yönetici-Öğretmen Etkileşimine Etkisi ................................ 464
Türkan Argon, Ramazan Ertürk
Lise Koridorlarındaki Yazılı ve Görsel Materyallerin Çok Kültürlülük Açısından İncelenmesi ................................. 476
Soner Polat, Sadık Sedat Tezcan
Öğretmen Adaylarının Meslek Öncesi Öğretmen Kimlik Algılarının İncelenmesi .................................................. 491
Hatice Yıldız
Örgütsel Muhalefet Davranışlarına İlişkin Öğretmen Algılarının Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi ............... 505
Bünyamin Ağalday, Abidin Dağlı
1
TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMİNDE ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ
KAVRAMINI ANLAMAK: KARŞILAŞTIRMALI ANALİZ
Serap Emil1, Şahabettin Akşab2
1 Dr. Öğretim Üyesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, semil@metu.edu.tr
2 Araştırma Görevlisi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, aksab@metu.edu.tr
Öz
Dünya ölçeğinde üniversite kavramı, küreselleşme, üniversite sıralamaları, ve uluslararasılaşma ile beraber
ülkelerin gündeminde yükseköğretim politikalarına yön verirken yerini almıştır. Bu kavram, YÖK tarafından
yürütülen Araştırma Üniversitesi Girişimi ile 2016 yılı itibarıyla Türkiye yükseköğretiminde de kendine zemin
bulmuş ve üniversite sınıflandırması kapsamında araştırma üniversitelerini belirlemeyi hedeflemiştir. Türkiye
yükseköğretimi son 20 yılda yaşadığı gelişmelerle 90’lı yıllara kıyasla nicel olarak iki katı yümüş, ancak araş-
tırma, eğitim ve topluma hizmet için niteliksel gelişmeye ihtiyaç duyan bir sistemdir. Bu girişim, yükseköğretim
kurumlarında ihtiyaç duyulan niceliksel gelişmeye öncülük edebilir mi? Bu çalışmanın amacı, çeşitli ülkelerin
dünya sınıfı üniversite uygulamalarının karşılaştırmalı bir analizini yaparak, Türkiye’deki araştırma üniversitesi
girişimini yükseköğretim politikalarını göz önünde bulundurarak değerlendirmektir. Hem dünyadaki örnekler
hem de Salmi’nin (2009) dünya ölçeğinde üniversite çerçevesi kullanılarak yapılan değerlendirmede, Araştırma
Üniversitesi Girişiminden sonra gerçekleşen eğitim politikalarının öğretim üyelerinin kalitesini artırmak, yete-
nekli öğrencileri belirlenen araştırma üniversitelerine yerleştirilmesi, zengin bir öğrenme ve araştırma orta
için ayrılan kaynaklar, akademik özgürlük ve özerklik, ve yasal düzenlemeler konularında dünya ölçeğinde üni-
versite yaratmayı destekleyici olmadıkları görülmüştür.
Anahtar Kelimeler:Yükseköğretim Politikaları, Dünya Ölçeğinde Üniversite, Araştırma Üniversitesi Girişimi,
Türkiye Yükseköğretim Kurumları, Kaliteli Eğitim ve Araştırma
Abstract
The concept of world-class university has taken its place in country’s agenda as a result of globalization, univer-
sity rankings and internationalization with respect to shaping higher education policies. This concept has been-
launched with the Research University Initiative by the Higher Education Council in Turkey in 2016. The initia-
tive aimed to classify Turkish universities starting from the Research category. Considering the quantitative
increase in Turkish higher education within the last 20 years, the number of higher education institutions dou-
bled in comparison to 1990s; for quality research, education and community service, there needs to be more
work to be done. Can the Research University Initiative lead the way for more quality in higher education? This
paper aims to present comparative analysis on world-class university initiatives or projects in different coun-
tries and to evaluate the initiative in Turkey by considering the recent higher education policies. Both the com-
parative analysis and Salmi’s (2009) world class university framework showed that the higher education policies
1. BÖLÜM
Eğitim Yönetimi Araştırmaları
2
developed after the initiative was not supportive of creating world class university on these topics: having tal-
ented faculty members, selecting talented students to those Research universities, abundant resources for rich
learning and research environment, academic freedom, autonomy and regulations
Keywords: Higher Education Policies, World-Class University, Research University Initiative, Turkish Higher
Education Institutions, Quality in Research and Education
Giriş
Türkiye yükseköğretimi son 20 yılda yaşadığı gelişmelerle 90’lı yıllara kıyasla nicel olarak iki katı büyümüştür,
ancak kaliteli araştırma, eğitim ve topluma hizmet için niteliksel gelişmeye ihtiyaç duyan bir sistemdir. Bu se-
beple, yükseköğretim alanında gerçekleştirilen eğitim politikaları, yükseköğretim kurumlarının geleceğine yön
gösterecek nitelikte olmalıdır. Global düzeyde, bilginin ekonomik, politik ve sosyal bir güç olarak ülkeleri ko-
numlandırdığı (Hazelkorn, 2015) tartışması kabul edilirse, yükseköğretim kurumlarının sadece gelişimi değil,
dünya ölçeğinde üniversite olmayı hedeflemeleri gerekir. Ülkelerin bu düzeyde üniversite yaratmak için uygula-
dıkları yükseköğretim politikalarına baktığımızda niceliksel büyümenin ötesinde alınyazında sunulan çerçevede
niteliksel gelişmelere ağırlık verildiğini görürüz. Bu teorik çalışma, Türkiye yükseköğretiminde dünya ölçeğinde
üniversitesi girişimlerini, yükseköğretim politikalarını değerlendirerek ve karşılaştırmalı 2016 yılında gerçekle-
şen Araştırma Üniversitesi Girişimini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Dünya ölçeğinde üniversite nedir? Üniversite sıralamalarında ilk 100 üniversiteden biri olmak anlamına
geliyor yoksa bu kavram ile araştırma ve eğitim yoluyla dünya çapında insanlığa katkıda bulunan üniversiteleri
mi kastediliyor? (Shin, 2013). Bu kavramı tanımlamaya yönelik bazı öncü çalışmalar bulunmaktadır. Altbach
(2009) dünya çapında üniversiteyi, alanında uzman kişilerle yapılmış geçerli araştırmalar, akademik özgürlük,
esnek yönetişim, akademik çalışmalar için gerekli imkanlar ve yeterli fonlama konularında mükemmelliği temel
özellikler olarak sıralamış. Mohrman, Ma ve Baker (2008) dünya çapında bir üniversiteyi sekiz temel unsurla
tanımlamaya çalışmışlardır. Yükselen Küresel Modeli'nde, bu temel unsurlar küresel misyon, araştırma yoğun-
luğu, profesörler için yeni roller, çeşitlendirilmiş fonlar, nya çapında işe alım, artan karmaşıklık, hükümet ve
endüstri ile yeni ilişkiler ve küresel işbirliği olarak açıklanmıştır. Times Higher Education (THE) World Class Ran-
kings adlı derginin editörü Baty (1990) de dünya çapında bir üniversiteye dönüşebilmek için benzer gereksinim-
leri vurgulamaktadır: uygun şartların sağlanması ve alanda ileri gelen bilim insanlarını etkileyebilmek için gerekli
olan ciddi bir para kaynağı, öğrencilerin yüksek kaliteli eğitime katılabilmeleri için samimi ve yoğun öğrenme
ortamı ve farklı ortamlardaki yetenekli öğrenciler için mıknatıs görevi yapan uluslararası bir ortam. Salmi (2009)
dünya sınıfı bir üniversitenin üç temel unsurunu yüksek kalitede öğretim üyesi ve öğrenciler, eğitim ve araştır-
ma için yeterli mali destek ve uygun ve esnek bir yönetim yapısı olarak belirtmiştir. Salmi (2009) aranan mezun-
lara sahip, öncü araştırma ve dinamik bilgi ve teknoloji transferi yaratabilen dünya sınıfı üniversite olabilmeyi şu
şekilde özetler:
(a) Yüksek derecede yetenek yoğunlaşması (fakülte üyeleri ve öğrenciler)
(b) Zengin bir öğrenme ortamı ve ileri araştırmaların yürütülmesi için artan kaynaklar
(c) Stratejik vizyonu, yeniliği ve esnekliği teşvik eden ve kurumların bürokrasi tarafından engellenme-
den karar vermesine ve kaynakları yönetmesine imkan veren uygun yönetişim uygulamaları (aka-
demik özgürlük ve özerklik)
Salmi’ye (2009) göre üst düzey dünya sınıfı üniversitelerini bu üç temel özellik grubu arasındaki dinamik et-
kileşimler sağlar. Bir başka deyişle, en iyi öğretim üyesi ve öğrenciye sahip olmak ya da artan finansal kaynaklar
tek başına yükseköğretim kurumlarının gelişimini sağlamaya yeterli olmayacaktır. Salmi bir anlamda yükseköğ-
retim kurumlarının işlevselleştiği sistemin bütüncül bir anlayışla iyileştirilmesi ve bu ekosistemin sürdürebilir
olması gerektiğini söyler. Broucker (2018) da benzer bir şekilde yükseköğretim reformlarının bireysel düzeyde
değil politikalar zinciri olarak bir bütün şeklinde analiz edilmesi gerektiğini söyler.
Dünya ölçeğinde üniversiteye sahip olmayan ülkeler, bu potansiyele sahip üniversiteleri seçerek işe giriş-
mektedirler. Bu amaçla, hükümetler, misyon farklılıkları ve odakları açısından üniversiteleri birbirinden ayırma-
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
3
ya başlamıştır (Altbach & Balan, 2007). Politika yapıcılar, yükseköğretim kurumları arasındaki misyon sınıflan-
dırmasına odaklanmışlardır ancak politika yapıcıların temel kaygısı, neo-liberal politikalar altında artan üniversi-
teler havuzundan potansiyel dünya sınıfı bir üniversitenin nasıl seçileceğidir (Shin, 2013). Günümüzde, dünya
ölçeğinde bir üniversitenin, uygun bir politika ortamı ve doğrudan kamu girişimi ve desteği olmaksızın, yalnızca
gelişmiş araştırma tesisleri ve kapasitelerinin oluşturulması için yapılan yüksek harcamalarla oluşturulabilmesi
olası değildir. Bu çerçevede De Boer ve diğerleri (2017) yükseköğretimde gerçekleşen yapısal reformları “hükü-
met inisiyatifi ya da hükümet destekli reformlar” olarak tanımlar ve kurumları önemli biçimde etkilediklerini
söylerler.
Yeni dünya çapındaki üniversitelerin nasıl kurulduğunun incelenmesinde dışsal ve içsel olarak adlandırılabi-
lecek iki tamamlayıcı perspektifin dikkate alınması gerekmektedir. Dışsal boyutu, devletin ulusal, bölgeler veya
il düzeyindeki rolünü ve kurumların gelişimini arttırmak için kullanılabilecek kaynakları içermektedir. İçsel boyut
ise bireysel kurumların kendileriyle ve kendilerini dünya standartlarında kurumlara dönüştürmek için almaları
gereken gerekli evrim ve adımlarla ilgilidir. Son uluslararası deneyimler, dünya çapında üniversiteleri kurmak
için üç temel stratejinin izlenebileceğini göstermektedir (Salmi & Liu, 2011):
1. Hükümetler, potansiyeli olan az sayıdaki mevcut üniversiteyi yükseltmeyi düşünebilir (Kazananları
seçmek).
2. Hükümetler, dünya çapında bir kuruma karşılık gelen sinerji türüne ulaşacak yeni bir üniversiteye sahip
olmak için mevcut kurumların bir kısmını birleşmeye teşvik edebilir (Karma formül).
3. Hükümetler sıfırdan yeni dünya çapındaki üniversiteler yaratabilirler (Temiz bir başlangıç).
Yukarıda verilen stratejilerden hangisi seçilirse seçilsin, bu stratejileri tamamlayan temel faktörler Salmi
(2009) tarafından üç başlık altında belirlenmiştir: Başarılı öğretim elemanı ve öğrenci, zengin bir öğrenme orta-
mı ve ileri düzey araştırma yapmayı destekleyen kaynaklar ve iyi bir yönetişim sistemi. Bu temel faktörler, dün-
ya ölçeğinde üniversite yaratma veya devam ettirme potansiyelinin değerlendirilmesinde yol göstericidir. Bir
sonraki bölümde, YÖK Araştırma Üniversitesi Girişiminin de model aldığı Çin, Güney Kore, Almanya, Japonya,
Tayvan ve Rusya gibi ülkelerin dünya ölçeğinde üniversite uygulamaları kısaca özetlendikten sonra, Türkiye
Araştırma Üniversitesi Girişimi ele alınacaktır.
Karşılaştırmalı Dünya Ölçeği Üniversite Uygulamaları ve Türkiye’de Araştırma Üniversitesi Girişimi
Hükümetin güçlü ve yükseköğretimin nispeten daha az gelişmiş olduğu Çin’de 211 Projesi ve hemen onun
ardından gelen 985 Projesi ile, dünya sınıfı üniversiteler ve üst düzey araştırma üniversiteleri yaratılması amaç-
lanmıştır. Mevcut olan üniversiteler arasından seçim yaparak bu çalışmaları yürüten Çin hükümeti, 211 proje-
sinde 100 üniversite ve 985 projesinde 38 üniversite belirlenmiştir (Ma, 2007). Bu proje kapsamında yer alan
yükseköğretim kurumların uluslararası rekabet gücü ve uluslararasılaşma düzeyi önemli ölçüde artmıştır. Aynı
zamanda, teknolojik yenilik kapasitelerinde gelişmeler gözlemlenmiştir. Bununla birlikte bu proje kapsamında
yer alan üniversiteler ile dünya sınıfı üniversiteleri arasında önde gelen araştırmalar ve üst düzey araştırmacılar
açısından büyük boşluklar bulunmaktadır. Örneğin, katılımcı üniversitelerde araştırma modelleri ve araştırma
kültürü açısından temelden değişim görülmemiştir. Seçilen üniversiteler çok çeşitli somut ve maddi olmayan
kazançlar elde ederken, seçilmeyen üniversiteler rekabet etmek için adil bir fırsatı kaçırmışlardır. Bunlara rağ-
men proje kapsamında yer alan yükseköğretim kurumlarının dünya sınıfı üniversitesi olma adına önemli geliş-
meler olduğu söylenebilir (Ying, 2011). Ancak, bu yaklaşımın, dünya çapında üniversitelerin ortaya çıkışını tarih-
sel olarak engelleyen yönetim yapısının ve düzenlemelerin büyük ölçüde gözden geçirilmediği ülkelerde başarılı
olması muhtemel değildir (Salmi, 2009).
Benzer şekilde, Güney Kore de Brain Korea 21 adlı programı, gelecekteki büyüme motorlarının teknolojisini
geliştiren, farklı disiplinlerin yakınlaşmasını araştıran ve yabancı akademisyenleri işe alarak yetenekli insan gü-
cünü yetiştirmeye yardımcı olan dünya çapında araştırma odaklı üniversiteleri yetiştirmek için tasarlamıştır.
Güney Kore hükümeti tarafından belirlenen üniversiteler ile yürütülen bu programda 3 farklı yaklaşım mevcut-
tur: işe alınmış yabancı akademisyenlerle bölümler kurmak, mevcut bölümlere bireysel yabancı akademisyenler
almak ve dünyaca ünlü akademisyenleri çekmek. Programın bir takım olumlu etkileri ortaya çıkmıştır. Örneğin,
Eğitim Yönetimi Araştırmaları
4
yabancı öğrencilerin, araştırmacıların ve ağlara erişimin artması ile ilgili üniversitelerin uluslararasılaşması sağ-
lanmıştır (NRF, 2012). Hem Güney Kore hem de Almanya, araştırma üniversiteleri olarak sınırlı sayıda üniversi-
teyi seçmeye çalışmış olmalarından dolayı diğer üniversitelerden gelen siyasi itirazlarla karşı karşıya kaldıkların-
dan dolayı planlarını revize etmiş ve belirlenen sayıyı arttırmışlardır (Shin, 2013).
Almanya’da yürütülen Excellence Initiatives adlı projede sağlanan finansmanın, üniversitelerin yaklaşık yarı-
sına yoğunlaştığını görülmektedir. Bu çalışmanın üç ayağı bulunmaktadır: üniversite merkezlerinin uluslararası
görünürlüğünü sağlamak, rekabetçi araştırma ve eğitim tesisleri kurmak, katılımcı kurumlar arasında bilimsel ağ
ve işbirliğini geliştirecek olan mükemmelliyet kümeleri, uluslararası düzeyde rekabetçi merkezlerin geliştirilme-
sinin yanı sıra tanınma ve prestijin artırılmasında önemli rolleri bulunan lisansüstü kurumları ve Almanya'da en
üst düzey üniversite araştırmaları geliştirmeyi ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü artırmayı hedefleyen
kurumsal stratejiler. Finansman alan üniversiteler grubunda, en iyi performans gösterenler olarak tasarlanan
birkaç üniversite, Excellence Initiatives çalışmasının her üç parçasında önemli sayıda proje elde etmeyi başar-
mışlardır. Yüksekokulların ve mükemmeliyet kümelerinin alan/konuya göre dağılımı, projede en büyük payı
matematik/doğa bilimlerinin aldığını ortaya çıkarmıştır (Frietsch, Schubert &Rothengatter, 2017).
Japonya Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (MEXT) 2014 yılında “Top Global University” proje-
sine seçilen 37 Japon üniversitesini sıralamıştır. Bu üniversitelere, küresel rekabet güçlerini geliştirmek ve Japon
üniversitelerinin üniversite reformu yoluyla uluslararasılaşmasını sağlamak için 10 yıla kadar devlet finansmanı
sağlanmıştır (yönetişim, yönetim, yapı, öğretim programları, işe alım gibi konularda). Hükümetin Japon üniversi-
telerine olan desteği çok önemli görülmesine rağmen, mevcut proje ile ilgili bazı kaygılar da bulunmaktadır.
Hükümetin üniversite reformu üzerine mikro-yönetimi, uluslararasılaşma yaklaşımının izomorfik standardizas-
yonu ve üniversiteler arasındaki genişleme açığı bunların arasında sayılabilir (Shimmi & Yonezawa, 2015).
Dünya sınıfı bir üniversitenin tanımları konusundaki tartışmalara rağmen, Tayvan hükümeti konuya pragma-
tik yaklaşmıştır. Hükümet belli kaynaklar üzerindeki finansmanı yoğunlaştırarak bazı üniversiteleri küresel üni-
versite sıralamasında daha yükseğe tırmanmaya teşvik edebileceğine inanmıştır (Chen & Lo, 2007). Planın ilk 5
yıllık dönemi 2011 yılında tamamlanmıştır. İkinci beş yıllık plan dönemi, Nisan 2011'den itibaren en iyi araştırma
merkezlerinin belirlediği standartlar doğrultusunda onaylanmıştır. En iyi araştırma merkezleri ve Eğitim Bakanlı-
ğı tarafından onaylanan değişiklikler ile planının 5 yıllık II. aşamasında seçilen üniversite sayısı 10'dan 20'ye
çıkarılmıştır (Chang, 2013).
Benzer şekilde Rus hükümeti de dünya çapında akademik merkezler ve üniversitelere sahip olmak için ulusal
üniversitelerin rekabetçi büyümesini desteklemek amacıyla Project 5-100’ü hayata geçirmiştir. Rusya bu proje
ile her alanda faaliyetlerini uluslararasılaştırmayı ve en üst düzey akademik yetenekleri (araştırmacılar, yönetici-
ler, öğrenciler ve öğretmenler) çekmek için altyapı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu proje, aynı zamanda, Rus
dünyasındaki eğitim kurumlarını kilit küresel pazarlarda desteklemek ve akademik sıralamalar da dahil olmak
üzere uluslararası akademik topluluklar içinde ayakta durmalarını ve itibarlarını geliştirmek için tasarlanmıştır.
Bunun sonucunda 15 yükseköğretim kurumu projeye dahil edilmve devlet finansmanı almışlardır. Rusya Fe-
derasyonu, üniversitelerin gelecek yıllarda sıralanma pozisyonlarında nasıl ilerlemeyi bekledikleri konusunda
taahhütlerini içeren kalkınma planları ve yol haritaları temelinde seçildiğini belirtmiştir. Belirlenen bu üniversi-
teler heterojen bir grup oluşturmaktadır. Bunların üçü bölgesel eğitim yapılarını optimize etmek ve yükseköğre-
tim kurumları arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmek için bazı büyük bölgesel üniversitelerin birleşmesi
sonucu oluşturulan federal üniversitelerdir. Belirlenen 15 üniversitenin 11’i daha önceki akademik mükemmel-
lik programlarına katılmış ve ulusal araştırma üniversitesi statüsü verilmiş yükseköğretim kurumlarıdır. Projede
yer alan bir üniversite ise daha önceden hiçbir programa dayalı federal fon almamıştır. Bu üniversitelerin başarı-
ları, hem uluslararası uzmanlar hem de Rusya Eğitim ve Bilim Bakanlığı yetkililerinden oluşan uluslararası bir
konsey tarafından her yıl değerlendirilmektedir (Taradina & Yudkevich, 2017).
Türkiye üniversitelerinin dünya ölçeğinde üniversitelere dönüşümü, araştırma performansına ve odağına
dayalı olarak kamu üniversiteleri arasından seçim yapılarak yürütülen Araştırma Üniversitesi Girişimi ile plan-
lanmıştır. Bu girişime dair kısıtlı bilgi ve belge bulunmasına rağmen 2016 yılında başlayan sürecin şu özetlenme-
si mümkündür. Türkiye’de üniversitelerin araştırma üretkenliğini ve araştırma kalitesini arttırmak amacıyla
Salmi & Liu (2011) tarafından önerilen üç temel stratejiden biri olan mevcut üniversitelerden seçilerek destek-
lenmesini tercih edilmiştir. YÖK tarafından ölçülebilir nitelikte performans göstergeleri belirlenmiş ve aktif ola-
rak faaliyet gösteren üniversiteler arasından seçme yoluna gidilmiştir. Türkiye bu yolla rekabet avantajına sahip
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
5
üniversiteleri belirleyerek uluslararası zeydeki sıralamalarda üstlerde yer alan üniversitelere sahip olmayı
amaçlamaktadır. Türkiye'yi uluslararası alanda en üst düzeyde temsil edecek araştırma üniversitelerinin tespit
edilerek bunların finansal, yönetimsel ve akademik olarak özel olarak destekleneceği, bununla birlikte uluslara-
rası alanda çok daha farklı bir konuma gelinmesi gerektiğinin kaydedilmesi var olan üniversitelerin güçlendiril-
mesi yoluyla dünya sınıfında üniversite yaratma stratejisinin benimsendiğini göstermektedir. YÖK, öncelikle
araştırma üniversitesi olmak için niyet beyanında bulunan üniversitelerden 25’ini seçmiş ve bu aday araştırma
üniversitelerinden öz değerlendirme raporu hazırlamalarını beklemiştir. Değerlendirme kriterleri şu şekilde
belirlenmiştir:
Araştırma performansı (SCI, SSCI ve A&HCI dergi makaleleri, etki faktörü, atıflar)
Araştırma Ödenekleri ve Bütçeler (Ulusal ve uluslararası araştırma projeleri ve bütçeleri)
Uluslararasılaşma (Uluslararası fakülte ve öğrenci sayısı, projeler)
Öğretim ve Lisansüstü Eğitim (Öğretim kadrosu kalitesi, uluslararası öğrenci ve fakülte sayısı, yüksek li-
sans ve doktora mezuniyet sayıları)
Üniversite-Sanayi İşbirliği (Teknokent şirket sayıları, patent sayıları)
Öz-değerlendirme raporlarına dayandırılarak yapılan incelemeler sonucunda, YÖK tarafından Türkiye'nin
araştırma üniversiteleri belirlenmiş ve 2017 yılının Eylül ayında seçilen 10 araştırma üniversitesini açıklamıştır.
YÖK tarafından seçilen araştırma üniversiteleri şunlardır: Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Erciyes
Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul
Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, ulusal bir gazeteye verdiği röportajda araştırma üniversitesi girişimini şu şekilde
açıklamıştır (Hürriyet Gazetesi, 2017):
Üniversite, stratejik yol haritasını üniversite misyonu ile birlikte tanımlamakta ve planı bir disiplin sevi-
yesinde yönetebilmektedir. Bu arada, üniversite sadece araştırmada mükemmel olmayı amaçlamakla
kalmayıp, aynı zamanda en iyi eğitim, bilgi üretimi, aktarım ve paylaşımı da hedeflemektedir.
Üniversite fakülteleri, öğretime ek olarak, araştırma çalışmalarına öğrencilerin ilgisini çekerek, eğitimi-
nin genişlemesini ve katkısını artırır. Öğrenciler, araştırma kültürünü uygulamalı deneyimlerle öğrenir
ve akademik araştırma süreçleri açısından anlayış elde ederler.
Üniversite, araştırma faaliyetleri sayesinde araştırma bütçesini geliştirerek ve etkin araştırmalar yapa-
rak toplumsal gelişmede önemli bir rol oynamaktadır.
İdeal araştırma üniversitesi, güçlü araştırmacı nesiller yetiştirir ve ülkesine ve dünyaya bilimin gelişme-
sine katkıda bulunan doktora programları sunar.
Üniversite, ülkenin evrensel değerlerini, geçmişini ve geleceğini dikkate alır ve bu farkındalığa katkıda
bulunur.
Araştırma Üniversitesi Girişimi Sonrası Yükseköğretim Politikaları
Yukarıda belirtildiği üzere, Araştırma Üniversitesi Girişimini tek başına bir reform olarak ele almaktansa, bu
reform sırası ve sonrasında yükseköğretim sisteminde gerçekleşen yapısal reformlar göz önünde bulundurula-
rak dünya ölçeğinde üniversite politikaları değerlendirilecektir. Yükseköğretimde gerçekleşen politika değişiklik-
leri şu şekilde özetlenebilir:
Doçentlik Kriterleri: Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurul’un (ÜAK) görüşü üzerine Yükseköğre-
tim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen bilim veya sanat alanlarında, sözlü sınav kaldırılarak adayın sadece aka-
demik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılacaktır. Doçentlik başvurusu için gerekli şartlar şu
şekilde belirlenmiştir:
Eğitim Yönetimi Araştırmaları
6
Türkiye’de doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını ve-
ya ÜAK’ın önerisi üzerine YÖK tarafından tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış
olmak veya yurt dışında yapılmış ise denkliğinin kabul edilmiş olması,
YÖK tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az 55 puan veya uluslararası geçerliliği
YÖK tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak, doçentlik bilim
alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek,
ÜAK’ın görüşü üzerine YÖK tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak
belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak şarttır.
En az 90 puanının doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilen çalışmalardan elde edilmiş olması
kaydıyla, asgari 100 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmuş olması gerekmektedir. Doçentlik değerlendirme-
sinde puanlama göstergeleri şunlardır: uluslararası ve ulusal makaleler, lisansüstü tezlerden üretilmiş yayınlar,
kitaplar, atıflar, lisansüstü tez danışmanlıkları, bilimsel araştırma projeleri, bilimsel toplantı faaliyetleri, eğitim-
öğretim faaliyetleri, ulusal ve uluslararası patentler.
Rektör Ataması: Rektör atamalarında aranan profesörlük şartında son iki ayda 3 kez değişikliğe gidilmiştir. Önce
9 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararname ile rektör atamalarında aranan profesör olma
şartı kaldırılmıştır. Tepkilerin ardından, kaldırılan profesörlük şartı 6 gün sonra 15 Temmuz’da, 3 yıl profesörlük
yapmış olmak olarak geri getirilmiştir. Son olarak ise 13 Eylül 2018 tarihinde rektör atamalarında aranan 3 yıl
profesörlük yapma şartı, sadece profesör olmaya dönüştürülmüştür. Kısacası, önce tamamen kaldırılan profesör
olma şartı gelen tepkilerin üzerine 3 yıl profesörlük yapmış olmaya, daha sonrasında ise sadece profesörlük
unvanı taşımaya çevrilmiştir. Bu değişiklikler arasında çeşitli üniversitelere rektör atamaları yapılmıştır. Son
yapılan değişiklikle birlikte üniversite öğretim üyelerinden rektör adayı olmak isteyen akademisyenlerde ne
kadar süre profesörlük yaptığına bakılmaksızın profesör olma şartı aranacak ve özgeçmişleri YÖK tarafından
incelenecektir. YÖK uygun gördüğü 3 adayı, cumhurbaşkanına iletecek ve cumhurbaşkanı adaylar arasından
birini üniversiteye rektör olarak atayacaktır. Cumhurbaşkanı, YÖK’ten gönderilen listeye göre 1 ay içinde atama
yapmazsa, YÖK 15 gün içinde aday listesini güncelleyip tekrar cumhurbaşkanına sunacaktır. Cumhurbaşkanı, bu
listeden birini ya da listenin dışında istediği üniversiteden bir profesörü, atama bekleyen üniversiteye rektör
olarak atayabilecektir.
Üniversitelerin Bazı Fakültelerinin Ayrılmasıyla Yeni Üniversitelerin Kurulması: Verilen kanun tasarısıyla İstan-
bul, Gazi, Karadeniz Teknik, İnönü, Selçuk, Erciyes, Dumlupınar, Sakarya, Mersin ve Kahramanmaraş Sütçü
İmam üniversitelerinin bazı bölümleri, yeni kurulacak üniversitelere bağlanması amaçlanmaktadır. Bunlardan
İstanbul, Gazi ve Erciyes üniversitelerinin, daha önceden ilan edilen 10 araştırma üniversitesi arasında olmaları
dikkat çekicidir. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı diş hekimliği, hemşirelik, eğitim, iletişim, işletme, orman, sağlık
bilimleri, spor bilimleri, veteriner ve Cerrahpaşa tıp fakülteleri ile bazı yüksekokullarının yeni kurulacak İstanbul
İbn-i Sina Üniversitesi’ne; Gazi Üniversitesi’ne bağlı hukuk, iktisadi ve idari bilimler, iletişim, mimarlık, mühen-
dislik fakülteleri ile bazı yüksekokullarının yeni kurulacak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne; Erciyes Üni-
versitesi’ne bağlı ziraat ve veteriner fakülteleri ile bazı yüksekokullarının yeni kurulacak Kayseri Üniversitesi’ne
bağlanması planlanmaktadır.
15 Yeni Üniversitenin Kurulması: TBMM’ye verilen kanun tasarısıyla, var olan üniversitelerin bazı fakültelerinin
kendilerine bağlanması yoluyla Gaziantep Bilim ve Teknoloji, Konya, Kütahya Sağlık, Malatya Turgut
Özal, İstanbul İbn-i Sina, Ankara Hacı Bayram Veli, Sakarya Uygulamalı Bilimler, Samsun, Sivas Bilim ve Teknolo-
ji, Tarsus, Trabzon, Kayseri ve Kahramanmaraş İstiklal adlarıyla 13 yeni devlet üniversitesi; Türk Balkan Eğitim
Kültür ve Sağlık Vakfı tarafından İstanbul Tuna Üniversitesi ve Ses Sağlık Eğitim ve Spor Vakfı tarafından İzmir
Tınaztepe Üniversitesi adıyla da iki vakıf üniversitesi kurulmaktadır.
Akademik Teşvik Değişiklikleri: Özellikle akademik anlamda kaliteyi düşürdüğü iddiasıyla kimileri tarafından
eleştirilen ve kaldırılması konusunda talepler mevcut olan Akademik Teşvik Ödeneği ile ilgili yönetmelikle çeşitli
düzenlemeler yapılmıştır. 2018 yılında yapılan bu değişikliklerle akademik teşvik şu şekilde özetlenebilir:
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
7
Kısa süreli etkisiz projelerin önüne geçmek için toplam proje süresinin 9 aydan az olmaması şartı geti-
rildi.
Bildirilerin sunulduğu organizasyonun uluslararası olarak nitelendirilebilmesi için en az beş farklı ülke-
den konuşmacının katılım sağlaması şartı getirildi.
Yükseköğretim kurumlarının kendileri tarafından desteklenen bilimsel araştırma projelerinin akademik
teşvik kapsamında değerlendirmeye alınmamasına karar verildi.
Profesör ve doçent kadrosunda bulunanlar için 1; doktor öğretim üyesi kadrosunda bulunanlar için 1,5;
araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrosunda bulunanlar için 2 katsayısı kullanılarak hesaplanan
akademik teşvik puanındaki katsayılar tümüyle kaldırıldı.
Hakemlikler akademik teşvik puanı olmaktan çıkarıldı.
Dergilerin uluslararası hakemli bir dergi sayılabilmesi için aranan üç yıldır yayın yapma şartı, beş yıldır
olarak değiştirildi.
Yükseköğretim Kalite Kurulu: Yükseköğretim Kalite Kurulu; Kurumsal Dış Değerlendirme Komisyonu, Kalite
Güvence Ajansları Tescil Komisyonu ve Kalite Güvence Kültürünü Yaygınlaştırma Komisyonu’ndan oluşmaktadır.
Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği; yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim ve araştırma faaliyet-
leri ile idarî hizmetlerinin ve dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme ku-
rumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini ve bu kapsamda tanımlanan görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin esasla-
düzenlemek için oluşturulmuştur. Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yürütülen Kurumsal Dış Değerlen-
dirme Programı kapsamında 2017 yılında 50 yükseköğretim kurumunun dış değerlendirme süreci tamamlan-
mıştır.
Üniversiteye Giriş Sınavı: Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), yapılan son dakika değişiklikleri ile aynı hafta-
nın cumartesi ve pazar günlerinde olmak üzere Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi (AYT) olarak
adlandırılan iki oturum şeklinde gerçekleştirilecektir. Yeni sistem ile ilk oturumda Türkçe ve matematik kaza-
nımları ağırlıklı olmak üzere sosyal ve fen kazanımları ile ilgili de sorular sorulacağı açıklanmıştır. Bir diğer önem-
li değişiklik ise ilk oturumdan alınan puanın 2 yıllık geçerliliğinin olmasıdır. Lisans yerleştirmelerinde kullanılacak
bütün puan türlerinde ilk oturumun ağırlığının yüzde 40, ikinci oturumun yüzde 60 etkili olacağı açıklanmıştır.
YÖK Yurtdışı Doktora Araştırma Bursu (YU-DAB): YÖK-YUDAB Programı ile YÖK tarafından belirlenen öncelikli
alanlarda, devlet üniversitelerinin araştırma görevlisi kadrolarına atanan ve doktora eğitiminin tez aşamasındaki
öğrencilerin, en az altı ay en fazla bir yıl süreyle tezleri ile ilgili araştırmalar yapmak üzere yurtdışına gönderil-
mesine destek sağlayan burs programıdır. Times Higher Education, Academic Ranking of World Universities
(Shanghai) ve QS tarafından yapılan dünya üniversite veya alan sıralamalarında son 3 yıl içerisinde ilk 500 içeri-
sine giren üniversitelerden birinden kabul alan doktora tez aşamasında bulunan araştırma görevlileri bu bursa
başvurabilmektedir.
100/2000 Doktora Bursu: YÖK tarafından öncelikli olarak belirlenen 100 tematik alanın doktora programlarında
tam zamanlı öğrenim gören öğrencileri desteklemek, Türkiye’nin doktoralı insan kaynağı ihtiyacı süreçlerine
katkı sağlamak için doktora öğrencilerine verilen aylık burs programıdır. 100/2000 Programı’nın bu amaca yöne-
lik olarak Türkiye’nin ihtiyaçları ve gelişim alanları dikkate alınarak uzun ve katılımcı bir yaklaşımla tasarlanan ve
geleceğe yönelik etkin bir proje olduğu belirtilmiştir. Bu program kapsamında YÖK’ün belirlediği öncelikli alanla-
ra yönelik 100 alanda 2000 doktoralı insan kaynağı yetiştirilmesi planlanmaktadır. YÖK bu burs kapsamında her
yükseköğretim kurumunun ilan edilen öncelikli alanlardan, en fazla 10 alt alan için başvuru yapabileceklerini
belirtmiştir.
Tartışma, Sonuç ve Öneriler
Hükümetler ve üniversiteler, dünya çapında bir üniversite ya da araştırma üniversitesi olma hedeflerini gerçek-
leştirmek için stratejik planlar oluşturmak üzere dünya sıralamalarında en üst düzeyde olanları karşılaştırmalı
olarak değerlendirmektedirler. Bu çabalar, gelişmekte olan ülkelerdeki birçok üniversiteyi küresel sıralamada en
üst sıradaki üniversiteler arasında olmaya yöneltmektedir. Sonuç olarak, gelişmekte olan ülkelerdeki üniversite-
ler, özellikle ABD üniversiteleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin üniversite modellerini kopyalamaktadır. Bu izo-
morfizm, 1999 yılında Bologna Süreci'nin ve 2000'deki Lizbon stratejisinin ortaya çıkmasıyla Avrupa ülkelerinde
Eğitim Yönetimi Araştırmaları
8
bile gerçekleşmiştir (Shin, 2013). Bu durum, başka bir paradoksa da yol açmıştır. Yani küresel sıralamalar birey-
sel yükseköğretim kurumlarını ele alırken aynı zamanda coğrafi anlamlar çıkarılmaya çalışılmaktadır. Örneğin,
Alman üniversiteleri - İngiliz üniversiteleri karşılaştırması veya Amerikan yükseköğrenimi - Avrupa yükseköğre-
nimi karşılaştırması gibi. Bunun kurumsal çeşitlilik çağrılarına rağmen ulusal politika yapımında ve kurumsal
liderlikte izomorfizme açıkça katkıda bulunduğu söylenebilir (Kehm, 2014). Bu izomorfizm kurum düzeyinde
olduğu kadar temel akademik birim ve bireysel fakülte düzeyinde de gerçekleşmektedir (Shin, 2013).
YÖK 2016 yılında Araştırma Üniversitesi Girişimi’ni duyurmuş ve yukarıda verilen ülkelerdeki uygulamaları
da örnek göstererek 25 aday üniversiteden 10 asil, 5 yedek Araştırma Üniversitesini ilan etmiştir. Maalesef
bahsedilen ülke örneklerin de olduğu gibi seçilen üniversitelere herhangi bir finansman sağlanmadığı gibi tasar-
ruf tedbirleri sebebiyle kesintiler gerçekleşmiştir. Salmi’nin dünya üniversitesi yaratmak için gerekli üç temel
özellik düşünüldüğünde de şu sonuçlara varılabilir:
- Yükseköğretime genel olarak ve özelde de araştırma üniversitelerine ayrılan kaynaklarda herhangi
bir iyileştirme olmaması zengin bir öğrenme ve araştırma ortamını yaratmayı mümkün kılmamak-
tadır.
- Doçentlik kriterlerindeki değişim öğretim üyesi kalitesini artırmak yerine düşürecek niteliktedir.
- Araştırma Üniversitelerinden Gazi, İstanbul ve Erciyes Üniversitelerinin bölünüp, yeni üniversiteler
yaratılması kurumların köklü üniversite kültürüne ve bütünlüğüne yapılan bir müdahaledir ve araş-
tırma üniversitesi performanslarını olumsuz etkileyecektir.
- Rektörlük atamasında yapılan değişiklikler üniversite özerkliğini engelleyici niteliktedir.
- Üniversiteye Giriş Sınavı ile ilgili eğitim politikaları yapım sürecini uygulanmadan yapılan son daki-
ka değişiklikleri öğrenci seçme ve yerleştirme açısında sorunsaldır.
- Akademik Teşvik, Yükseköğretim Kalite Kurulu yapılan değişiklikler kaliteyi artırmaya yönelik iyileş-
tirmeler getirebilir.
- Yurtdışı ve öncelikli alan bursları öğretim üyelerinin kalitesini ve Türkiye’den çıkan araştırmaların
global düzeyde önemli konuları ele alması yaratacağı etkiyi artırabilir.
Daha detaylı olarak baktığımızda öncelikle Salmi’nin (2009) de altını çizdiği üniversitelere ayrılan mali kay-
nakların arttırılması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye’de Araştırma Üniversitesi Girişimi tanıtılır-
ken araştırma üniversitesi seçilen üniversitelerin ekonomik açıdan özel olarak destekleneceği belirtilmiş olması-
na rağmen bu konuyla ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığı gibi konuyla ilgili bir yönetmelik de yayınlan-
mamıştır. Bu üniversitelerden talepler hem artış göstermiş hem de çeşitlenmiştir. Ancak, rekabetçi akademik
ortamda etkili araştırmaların yapılabilmesi ve ihtiyaçlara yüksek oranda cevap verilebilmesi için bu üniversitele-
rin finansal olarak desteklenmesi gerekmektedir. Türkiye’de belirlenen araştırma üniversitelerine henüz kaynak
aktarımı yapılmaması somut adımlar atmalarına engel teşkil ediyor olabilir. Aynı zamanda Türkiye’de yeni üni-
versitelerin açılması ve var olan üniversitelerdeki bazı bölümlerin kendisine bağlanmasıyla yeni üniversitelerin
kurulması yükseköğretim için ayrılan bütçenin daha çok parçalanmasına sebebiyet vermektedir. Bu durum he-
sap verebilirlik ve değerlendirme süreçlerinin üst seviyelere çıkarıldığı araştırma üniversiteleri için ayrılması
gereken bütçenin sınırlı hale gelmesine yol açabilir.
Araştırma üretkenliği açısından yüksek performans içerinde olması beklenen Türkiye’deki araştırma üniver-
siteleri için dünya ölçeğinde üniversiteler arasında yer alabilmeleri için desteklenmeleri son derece önemlidir.
Walton, Tornatzky & Eveland (1986) tarafından ABD’de en üst sıralarda bulunan 100 araştırma üniversitesinin
araştırmalarını etkileyen teşvikler incelenmiş ve parasal kaynak dağılımı açısından daha fazla pay alan bölümle-
rin üretkenliğinin diğer bölümlere nazaran daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Atkinson ve Blanpied (2008)
tarafından ABD’deki araştırma üniversitelerinin sorunları incelenmiş ve özellikle genç akademisyenlerin araş-
tırma önerisi hazırlamak için harcadıkları sürenin uzun olduğu anlaşılmıştır. Bu sorunun temeline inildiğinde
kısıtlı mali kaynaklardan ve rekabet ortamından dolayı riskli projelerden ziyade daha emniyetli araştırma projesi
içinde yer almaya çalıştıkları ortaya çıkmıştır. Bu tür problemlerle karşılaşılmaması için seçilen araştırma üniver-
sitelerine ekstra bütçe sunulması ve kendileri için ekstra mali kaynaklar yaratabilmeleri adına bazı imtiyazlar
verilmesi gerekmektedir.
Türkiye’de yeni doçentlik kriterleri incelendiğinde asgari dil şartının düşürülmesi dikkat çekmektedir. İstenen
dil puanının aşağı çekilmesi sonucunda yabancı dili etkili kullanamayan araştırmacıların çoğalacağı ve uluslara-
rasılaşma çabalarına yeterince katkı sağlayamayacakları düşünülmektedir. Yabancı dilin bilimsel gelişmelerin
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
9
resel ölçekte takip edilmesinin aracı olduğu gerçeği kabul edilirse barajın düşürülmesinin akademisyenlerin
ve yükseköğretimin kalitesinin düşmesine neden olacağı haklı bir eleştiridir. Ayrıca, doçentlik kriterlerinin düşü-
rülmesinin de üniversitelerin bilimsel üretiminin ve akademik personel kalitesinin son derece azalmasına sebe-
biyet vereceği düşünülmektedir. Çünkü, sözlü sınav kaldırılmış ve doçentlik belgesini alabilmek için sadece belir-
li sayıda yayın yapmak tek ölçüt haline getirilmiştir. Zira hiçbir çalışmaya katılmadan kişisel ilişkilerini kullanarak
pek çok yayına kendi adlarını yazdıran ve/veya para karşılığı yayın yaptıran çok sayıda akademisyen olduğu iddia
edilmektedir (Arkan, 2018). Bu durumun Türkiye’deki üniversitelerin çağdaşlarından geri kalmasına neden
olabileceği ve unvan stergelerinin ötesine götürmeyeceği söylenebilir. Bilimsel çalışma ve araştırmacılara
verilen önemin sıklıkla vurgulandığı Türkiye’deki yükseköğretim girişimlerinde akademik atama ve yükseltme-
lerde kaliteyi ve ölçütleri düşürmenin akademiye zarar vermesi muhtemeldir.
Akademik Teşvik kapsamında uzun süreli projelerin dikkate alınması, organizasyonların uluslararası sayıla-
bilmesi için yabancı katılımcı sayısının arttırılması ve uluslararası dergi sayılabilmek için aktif yayın süresinin 3
yıldan 5 yıla çıkarılması koşulu akademik anlamda sadece teşvik puanı almak veya artırmak için yapılan niteliksiz
proje, araştırma, kongre vb. faaliyetlerin önüne geçebilecek önemli düzenlemelerdir. Ancak, akademik teşvik
puan hesabında unvana göre farklılık gösteren kat sayıların (proseför ve doçent için 1; doktor öğretim üyesi için
1,5; öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi için 2) tümüyle kaldırılması özellikle akademik hayata yeni giriş
yapan araştırma görevlileri için olumsuz bir durum şeklinde yorumlanabilir. Kısacası, yönetmelikte yapılan deği-
şiklikler genel olarak değerlendirildiğinde, üniversitelerce farklı uygulamalara sebebiyet veren düzenlemelerin
açıklığa kavuşturulduğu ve bilimsel etkinliklerin kalitesinin artmasına katkı sağlayacağı söylenebilir. Farklı ülke-
lerden yabancı konuşmacı sayısının arttırılması yoluyla uluslararasılaşmanın sağlanmaya çalışılması ve kısa süreli
etkisiz projeler yerine uzun soluklu projelerin desteklenmesi araştırma üniversitelerini destekleyici nitelikte
olabilir.
Salmi (2009) uluslararası düzeyde yüksek becerili yeteneklerin ve araştırmacıların çekilmesinin bilgi ve tek-
noloji transferi açısından dünya ölçeği üniversite olmada önemli yeri olduğunu savunmaktadır. Türkiye’nin yol
haritasında uluslararası üst düzey araştırmacıların ülkeye çekilmesine yönelik bir çalışmanın olmaması dikkat
çekmektedir. Özellikle küresel rekabet edebilirliğin sağlanmasında uluslararası araştırmacı sayısının gösterge
haline gelmesi de durumu önemli hale getirmektedir. Bu yüzden, yetenekli araştırmacıların Türkiye’ye çekilmesi
için çeşitli teşvik politikaları geliştirilebilir. Çin hükümeti ABD’deki üst düzey Çinli ve yabancı araştırmacıları ülke-
sine çekerek dünya sınıfında üniversitelere sahip olmak adına büyük adımlar atmıştır. Türkiye de bu doğrultuda
YU-DAB bursu aracılığıyla dünyanın üst seviye üniversitelerinde araştırma fırsatı sunarak dünyaya ayak uydur-
maya çalışmaktadır ama yabancı araştırmacıların ülkeye çekilmesi için bazı değişikliklere de ihtiyaç bulunmak-
tadır. Örneğin, Türkiye’deki akademisyen maaşları ve mali imkânların yük ölçüde merkezi yolla belirlenmesi
ve akademik çalışma özgürlüğünün belirli alanlarda kısıtlanması yetenekli yabancı araştırmacıların Türkiye’ye
gelmesinde engeller arasındadır. Oysa üniversitelere mali özerklik verilmesi veya en azından ek mali kaynak
kullanımının kategorilere ayrılarak üniversite performanslarıyla ilişkilendirilmesi faydalı olacaktır.
Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında araştırma sürecinde stratejik yönetimin önemi görülmektedir.
Çin, Güney Kore ve Almanya’daki dünya ölçeğinde araştırma üniversite girişimlerinde kaynak tahsisinin tema
odaklı olarak yapıldığı görülmektedir. Kaynakların sınırlı olması üniversitelerin temel alanlara yatırım yapmasını
zorunlu kılmaktadır. YÖK tarafından 100 temel öncelikli alanın belirlenerek bu alanlarda doktora eğitimi alacak
öğrencilere burs imkanı sunulması değişim ve rekabete ayak uydurulmaya çalışıldığını göstermektedir. Başka bir
açıdan bakıldığında ise dünyada yapılan araştırmalar incelendiğinde disiplinler arası çalışmaların hız kazandığı ve
fen bilimleri ve sosyal bilimler arasındaki temel farklılıkların yeni bir çerçevede birleştiği görülmektedir. Çünkü
günümüzün çeşitli alanlardaki meselelerinin sadece tek bir disiplin altında çözümlenmesi mümkün görünme-
mektedir (Avrupa Birliği, 2010). Bu noktada ise YÖK tarafından verilen 100/2000 doktora bursunun özellikle
mühendislik, teknoloji ve tıp gibi fen bilimleri alanındaki öğrenciler odaklı olmasının disiplinler arası çalışmalara
yeterince katkı sağlamadığı düşünülebilir. İnsanlığı tehdit eden karmaşık ve küresel problemlerin çözülmesi,
yeni bilgi arayışının canlanması ve değişim-yenilik süreçlerinin sağlıklı yönetilmesi açısından sosyal bilimler ala-
nının da buna benzer burs programlarıyla desteklenmesi araştırma üniversitesi olmak açısından önemli olabilir.
Dünya ölçeğinde üniversite yaratmak için projeler geliştiren Çin ve Güney Kore’de yetenekli öğrencilerin se-
çiminin üniversitelerce yapılması için mekanizmalar geliştirilmiştir. Türkiye’de üniversiteye giriş sınavında yapı-
lan değişikliklerin sadece soru dağılımı üzerinde kalması ve merkezi sınavla öğrenci seçiminin devam ettirilmesi
sebebiyle Salmi’nin (2009) üst seviye araştırma üniversitesini yaratmada altını çizdiği yetenekli öğrencilerin tam
Eğitim Yönetimi Araştırmaları
10
olarak belirlenemediği söylenebilir. Araştırma üniversitelerinin akademik personel işe alım, öğrenci kabul politi-
kaları ve terfi standartlarında daha fazla otonomiye sahip olmaları gerekmektedir (Altbach, 2011). Türkiye’de
araştırma üniversitelerinin misyon ve vizyonları göz önüne alındığında bunlara yönelik olarak özellikle lisans
düzeyindeki öğrencilerin seçiminde söz sahibi olmaları son derece önemlidir. Araştırma üniversitelerinin başarılı
olmaları için bu bir zorunluluktur çünkü araştırma üniversiteleri yeteneğin önceliğini kabul ederler ve her zaman
mükemmellik anlayışı içinde olurlar (Altbach, 2011). Özellikle Türkiye’de kaynakların sınırlı olması ve küresel
değişim ve rekabetin hızlı olmasından dolayı bu dönemde yetenekli araştırmacıların seçilerek geliştirme ortam-
ları yaratılması şarttır.
Rusya’daki araştırma üniversitesi oluşturma projesinde seçilen üniversitelerin faaliyetlerinin uluslararası
uzmanlar ve ilgili bakanlık yetkililerinden oluşan uluslararası bir konsey tarafından her yıl değerlendirilmesi
Türkiye’de YÖK tarafından oluşturulan Yükseköğretim Kalite Kurulu ile benzerlik göstermektedir. Mevcut ve
gelecekte olması planlanan faaliyetlerin, akademik programların, mali etkinliklerin kalite ve nitelik bakımından
alanında uzman kişiler tarafından gözden geçirilmesi sürece destek olacaktır. Buradaki önemli nokta bu kurulun
denetleyiciden daha çok yol gösterici bir pozisyonda olması gerekliliğidir. Çünkü araştırma üniversitelerinin
kendilerinden beklenenleri gerçekleştirebilmeleri in otonomiye sahip olmaları gerekmektedir. Kıta Avrupası
sisteminde araştırma üniversitesi girişimleri merkezi planlama ve devlet kontrolü altında gerçekleşmektedir.
Ancak, küresel sıralamalarda üst sıralamalarda yer alan ABD üniversitelerinde ise coğrafi konum, büyüklük ve
misyon farklılıklarını dikkate alan merkeziyetçi yapının dışında olan hibrit bir model kullanılmaktadır. Bu model-
de entellektüel özgürlük, inisiyatif alma, mükemmellik ve bilimsel çalışmalarda ayrım gözetmeksizin herkese
açıklık temel ilkeler olarak görülmektedir (National Research Council, 2012). Türkiye’de bunları destekleyici bir
mevzuat geliştirilmesi, akademik özgürlük ve özerkliği barındıran ortamın sağlanması YÖK’ün Araştırma Üniver-
sitesi Girişimi’ni destekleyecektir (Emil, 2018).
Bu çalışmada yapılan değerlendirmenin, Eylül 2018’de açıklanan Times Higher Education (THE) Dünya Üni-
versite Sıralamalarında Türkiye üniversitelerinin yeri ile de desteklenmektedir. İlk 500’de Sabancı ve Koç gibi
vakıf üniversiteleri yer alırken Araştırma Üniversitesi olarak belirlenen devlet üniversitelerinin 500-1000 ban-
dında yer alması düşündürücüdür. Yukarıda verilen karşılaştırmalı ülke analizi rekabetin arttığını ve sıralamalara
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avrupa gibi merkez ülkelerin üniversitelerinin yanında, Çin, Şanghay, Gü-
ney Kore vb. ülkelerin de girdiğini göstermektedir. Elbette ki Araştırma Üniversitesi Girişimi ile Türkiye üniversi-
telerinin kısa vadede yükselme eğilimi göstermesini beklemek, sıralama metodolojisi düşünüldüğünde mümkün
değildir. Ancak son 5 yılda Türkiye üniversitelerinin düşüş eğilimi, yükseköğretim politikaları incelendiğinde THE
Editörü Phil Baty’nin (2018) şu sözleri ile sade bir netlikle özetlenebilir: “Özgürlük olmadan üniversiteler yük-
selmez!”
Kaynakça
Altbach, P. G. & Balan, J. (2007). World class worldwide: Transforming research universities in Asia and Latin
America. Baltimore: Johns Hopkins University Press.
Altbach, P. G. (2009). Peripheries and centers: Research universities in developing countries. Asia Pacific Educa-
tion Review, 10(1), 1527.
Altbach, P. G. (2011). The past, present and future of the research university. Philip G. Altbach, Jamil Salmi
(Eds.), in Academic Excellence The Making of World-Class Reserach Universities (s.11-29). USA: The
World Bank.
Arkan, A. (2018). Akademik hiyerarşi: Doçentlik unvanının alınması ve atanma süreci. Erişim
https://www.setav.org/akademik-hiyerarsi-docentlik-unvaninin-alinmasi-ve-atanma-sureci, Eylül 27,
2018.
Atkinson, R. C. & Blanpied, W. A. (2008). Research universities: Core of the US science and technology system.
Technology in Society, 30, 30-48.
Avrupa Birliği (2010). Assessing Europe’s university-based research expert group on assessment of university-
based research. Belgium: European Commission Directorate-General for Research.
Türkiye Yükseköğretiminde Araştırma Üniversitesi Kavramını Anlamak: Karşılaştırmalı Analiz
11
Baty, P. (2018). Times Higher Education: “özgürlük olmadan üniversiteler yükselmez”. Retrieved from
http://ozgurdenizli.com/times-higher-education-ozgurluk-olmadan-universiteler-yukselmez/ 30 Eylül
2018.
Baty, P. (1990). The formula for a world-class university revealed. Retrived from
https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/news/the-formula-for-a-world-class-
university-revealed. 25 Mart 2018.
Broucker, B. (2018). Shared governance in higher education: Demands, transitions, transformations. Higher
Education Quarterly, 72(29), 178-180.
Chang D. (2013) The Challenges for Establishing World-Class Universities in Taiwan. In J. Shin, B. Kehm (Eds.),
Institutionalization of World-Class University in Global Competition. The Changing Academy The Chan-
ging Academic Profession in International Comparative Perspective, 6, Dordrecht: Springer.
Chen, I. R. & Lo, Y. W. (2007). Critical reflections of the approaches to quality in Taiwan’s higher education. The
Journal of Comparative Asian Development, 6(1), 165185.
de Boer, H. F., File, J. M., Huisman, J., Seeber, M., Vukasovic, M., & Westerheijden, D. F. (2017). Structural Re-
forms in European Higher Education: Concluding Reflections. In H. Boer, J. File, J. Huisman, M. Seeber,
M. Vukasovic, & D. F. Westerheijden (Eds.), Policy Analysis of Structural Reforms in Higher Education:
Processes and Outcomes (pp. 269-287). (Palgrave studies in global higher education). Springer. DOI:
10.1007/978-3-319-42237-4_13
Emil, S. (2018). Can world-class universities really exist in Turkey?: A question of autonomy and academic free-
dom. In Pursuit of World Class Universities: A Global Experience, Marcelo Rabbosi and K.M. Saaed Joshi.
India: Studera Press.
Frietsch, R., Schubert, T. & Rothengatter, O. (2017). An analysis of the excellence initiative and its effects on the
funded universities. Studien zum deutschen Innovationssystem, 11, 1-41.
Hazelkorn, E. (2015). Rankings and the reshaping of higher education: The battle for world-class excellence. UK:
Palgrave Macmillan
Hürriyet Gazetesi (2017). Araştırma üniversitesi ne demek, üniversiteler için kriterler nasıl belirlendi?. Erişim
http://www.hurriyet.com.tr/egitim/arastirma-universitesi-ne-demek-universiteler-icin-kriterler-nasil-
belirlendi-40591036, Mart 27, 2018.
Kehm, B. M. (2014). Global university rankings Impacts and unintended side effects. European Journal of
Education, 49(1), 102-112.
Ma,W. (2007). The “flagship” university and China’s economic reform. In P. G. Altbach & J. Balan (Eds.), World
class worldwide: Transforming research universities in Asia and Latin America (pp. 3153). Baltimore:
Johns Hopkins University Press.
Mohrman, K., Ma, W. & Baker, D. (2008). The research university in transition: The emerging global model.
Higher Education Policy, 21(1), 2948.
National Research Council (2012). Research universities and the future of America: Ten breakthrough actions
vital to our natio’s prosperity and security. Washington: The National Academic Press.
NRF (2012). Comprehensive performance analysis of the BK21 project (Korean).
Salmi, J. (2009). The challenge of establishing world-class universities. Washington, DC: The World Bank.
Salmi, J. & Liu, N. C. (2011). Paths to a world-class university. In N. C. Liu, O. Wang & Y. Cheng (Eds.), Paths to a
world-class university. Rotterdam: Sense Publishers.
Shimmi, Y. & Yonezawa, A. (2015). Japan’s “Top Global University” project. International Higher Education, 81,
27-28
Shin, J. C. (2013). The world-class university: Concept and policy initiatives. In J. C. Shin & B. M. Kehm
(Eds.), Institutionalization of world-class university in global competition. Dordrecht: Springer.
Taradina, L. & Yudkevich, M. (2017). Russia: Ranking fever Do you know the remedy?. In E. Hazelkorn (Eds.),
Global rankings and the geopolitics of higher education (pp. 144-156). New York: Routledge.
Walton A. L., Tornatzky, L. G. & Eveland, J. D. (1986). Research management at the university department.
Science & Technology Studies, 4(3/4), 35-38.
Ying, C. (2011). A Reflection on the Effects of the 985 Project. Chinese Education & Society, 44(5), 19-30.
... (2020), Türkiye'de bir kamu üniversitesinin eğitim fakültesi, akademik personelinin (araştırma görevlisi ve öğretim üyesi) araştırma ortamına yönelik görüşlerini incelemiştir. Emil & Akşab (2018), çeşitli ülkelerin dünya sınıfı üniversite uygulamalarının mukayeseli bir analizini yaptıktan sonra, Türkiye'deki araştırma üniversitesi teşebbüsünü yükseköğretim politikaları bağlamında değerlendirmiştir. Erol (2019) çalışmasında Türkiye' deki araştırma üniversitesi kütüphanelerinin ekitap koleksiyonlarını incelemiştir. ...
Article
Full-text available
The purpose of this research is to examine the strategic plans of universities in the context of the Performance Monitoring Index of Research Universities. The population consists of the research and candidate research universities in Turkey that are determined by the council of higher education of Turkey. The authors applied the qualitative research method to the population, which consists of the strategic plans of the research and candidate research universities. As reaching the population is neither hard nor costly, the authors preferred to use total population sampling rather than sampling. The authors analyzed strategic plans of research and candidate research universities with the descriptive analysis technique. According to the research results, it has been determined that the strategic plans of research and candidate research universities do not largely overlap with the indicators in the Performance Monitoring Index of Research Universities. It has been determined that the most frequently used indicators in the strategic plans of research and candidate research universities are "Number of Scientific Publications", "Number of Lecturers/Students in Circulation" and "Number of Active Firms Partners or Owned by Faculty Members in Technopark, Incubation Center, TEKMER". The indicators that are least included in the strategic plans of research and candidate research universities are "International Patent Document Number", "University-University Collaborative Publication Rate", "University-Industry Collaborative Publication Rate", "International Collaborative Publication Rate" and "scientific and technological research council of turkey 2244 It has been determined that the number of students in the Industry Doctoral Program is “Number of Students in the Industry Doctorate Program” and the indicators that are not included are “Publication Rate in the Top 10% of Incites Journal Impact Value” and “Fund Amount Received within the Scope of the Technology Platform Project Supported within the Scope of scientific and technological research council of turkey 1004 Program”. While "Research Capacity", which has a 25% impact on the Performance Monitoring Index of Research Universities, is the most frequently mentioned theme in strategic plans; The paper determines that the theme of “Research Quality”, which has 40% impact, is given secondary importance. The theme of “Interaction and Cooperation” with a weight ratio of 35% was determined as the least included theme in strategic plans.
Chapter
Full-text available
The changing nature of higher education systems and academic work all around the world generally and in Turkey specifically highlight the need for academics to use, analyze, and process so much information simultaneously, and deliver results at a specific period of time, which cause them mental workload. Thus, this chapter addresses the problem of understanding and exploring the dynamics of mental workload in Turkish academic setting. The main data for the analysis comes from a wide field research, including 505 questionnaires and 45 in-depth interviews with academics in various universities of Turkey. The mixed methods research revealed that growing publication pressures, administrative work, teaching and supervision hours, the unpredictability of academic positions, the curse of flexibility, and the bureaucratic nature of universities are some of the factors, leading to mental workload in Turkish academia. The other dynamics, such as academic incentive system, demanding nomination/promotion criteria, lack of family-work life balance, were also explored.
Book
Full-text available
University rankings have gained popularity worldwide because they appear to fulfil demands by students, parents, policymakers, employers, and other stakeholders for information and transparency. They are often equated with quality, and are now a significant factor shaping institutional reputation. Today, there are eleven global rankings, experiencing varying degrees of popularity, reliability and trustworthiness, and national rankings in over 40 countries. Despite their popularity, how much do we really know and understand about the influence and impact of rankings? This book is the first comprehensive study of rankings from a global perspective. Based on original international surveys and interviews with universities and stakeholders, Ellen Hazelkorn draws together a wealth of international experience to chronicle how rankings are helping reshape higher education in the age of globalization. Written in an easy but authoritative style, the book makes an important contribution to our understanding of the rankings phenomenon. It is essential reading for policy makers, institutional leaders, managers, advisors, and scholars.
Chapter
In this chapter, we will first provide a cross-case analysis, followed by the identification of critical elements of higher education reform, presented by policy stage. In doing so, we highlight the importance of the context in which these reforms unfold. We will conclude the chapter by offering a more general reflection on important aspects of (higher education) policy analysis.
Chapter
Research universities are complex institutions with multiple academic and societal roles. They are both national institutions that contribute to culture, technology and society, and international institutions that link to global intellectual and scientific trends. There is widespread recognition of the importance of research universities but many countries do not recognise their complexity and the resources needed for building and sustaining them. Research universities face a number of challenges, mainly the pressures towards privatisation and that of maintaining their autonomy and controlling essential academic decision-making. Central to the success of a research university is adequate and stable funding.
Article
Higher education in China has undergone unprecedented changes since the late 1970s. Economic change along with social transition, the need for knowledge and technological innovation, the growing demand for internationalization of higher education, and economic globalization are considered factors underlying the shifting missions and roles of universities in China. With respect to scientific discovery and technological innovation, universities' traditional values for developing human resources and transmitting cultural heritage have given way to more pragmatic and instrumental functions. The paradigm shift in higher education poses both challenges and opportunities to leading universities in China. © 2007 by The Johns Hopkins University Press. All rights reserved.
Article
China's 985 Project, which came after the 211 Project, is a key program of the Chinese government to create world-class universities and high-level research universities. The central government invested a total of RMB32.9 billion in special funds for phase I (1999-2001) and phase II (2004-2007) of the project, assisting thirty-nine universities. After the establishment of the 985 Project, the international competitiveness and internationalization level of its participating institutions were significantly increased; there were improvements in their technological innovation capacity; and their leading position in China's higher education system was further consolidated. There are still large gaps, however, between the 985 Project schools and world-class universities in terms of leading research and top-notch researchers. The implementation of the 985 Project has not fundamentally changed the research models or research culture at the participating universities. At the same time, the selection procedures for 985 schools are not open to the public. The universities selected gain a variety of immense tangible and intangible benefits, whereas schools not selected have in many ways lost a fair opportunity to compete.
Article
In this article, global and other university rankings are critically assessed with regard to their unintended side effects and their impacts on the European and national landscape of universities, as well as on individual institutions. An emphasis is put on the effects of ranking logics rather than on criticising their methodology. Nevertheless, it is briefly outlined what rankings measure and whom they serve. The second part takes a look at impacts of rankings on the European, national and institutional level. A third part casts rankings as a particular form of transnational policy coordination which enabled the European Commission to design its own policy script with regard to rankings. In the conclusions it is argued that ranking results have, in turn, become indicators or proxies for the economic competitiveness of nations, thus making the actual reality of universities and what they are about disappear. Thus, rankings constitute a de-contextualised symbolic value which is truly postmodern and create a new material reality which is no longer related to its original.
Article
In a knowledge intensive society, the research university is a key institution for social and economic development. Focused on the discovery of new knowledge and the development of the next generation of scholars, research universities are also becoming more international in focus. This article presents the Emerging Global Model (EGM) of the research university in the 21st century, a description of the top stratum of research universities worldwide. EGM has eight characteristics: global mission, research intensity, new roles for professors, diversified funding, worldwide recruitment, increasing complexity, new relationships with government and industry, and global collaboration with similar institutions. The worldwide reach of the EGM means that nation-states have less influence over their universities than in the past; the article ends with a discussion of the implications for both government and campus leaders.Higher Education Policy (2008) 21, 5–27. doi:10.1057/palgrave.hep.8300175