ArticlePDF Available

Sağlık Ocaklarını Kapatmak Ne Anlama Geliyor?

Authors:
• 2008 • cilt 17 • sayý 5 • VII
Sağlık Ocaklarını Kapatmak Ne Anlama Geliyor?
Dr. Kayıhan Pala*
Sağlık, Dünya Sağlık Örgütü tarafından
“Yalnızca hastalık ya da sakatlığın
bulunmaması değil, aynı zamanda bedensel,
ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali”
olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan yola
çıkılarak, sağlığı korumak, geliştirmek,
hastalananları tedavi etmek ve sakatlananları
esenlendirmek amacı ile sunulan hizmetlerin
tümü “sağlık hizmeti” olarak
adlandırılmaktadır. Sağlık hizmetleri, koruyucu
sağlık hizmetleri, tedavi edici sağlık hizmetleri
ve esenlendirici hizmetler olmak üzere üçe
ayrılır. Ne yazık ki, sağlık hizmetleri
denildiğinde akla ilk gelen “tedavi edici
hizmetler” olmakta; asıl üzerinde durulması
gereken koruyucu hizmetler arka plana
itilmektedir.
Sağlık en temel insan hakkıdır. Sağlığın ırk,
din, dil, politik inanç, ekonomik ve sosyal
durum ayırımı gözetilmeksizin doğuşta
kazanılan temel bir hak olduğu uluslararası bir
belgede ilk kez 1947 yılında Dünya Sağlık
Örgütü’nün Anatüzüğü’nde yer almıştır.
Sağlığın bir hak olması ve yaş, cinsiyet,
ekonomik durum gibi herhangi bir etmene
bağlı olmaksızın kişiye sağlanması zorunluluğu
hükümetlere önemli bir sorumluluk yüklemiş,
ve bu sorumluluk 1948 yılında İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi’nde “tıbbi bakım alma
hakkı” olarak tanımlanmıştır. Hükümetler,
kendi halklarının sağlığından sorumludur.
İkinci dünya savaşının hemen ardından,
sağlığın bir hak olarak kabul edilmesi, hatta
daha da ileri gidilerek, sağlık hizmeti almanın
bir hak olarak kabul edilmesi aslında
rastlantısal değildir. Bir yandan savaşın
yaşattığı acıları azaltmak zorunluluğu, diğer
yandan iki kutuplu dünyada, sosyalist ülkelerin
sağlık hizmetlerindeki başarısı, merkez
kapitalist ülkeleri sağlık hizmetleri ile ilgili
kapsamlı önlemler almaya yöneltmiştir.
Bunlardan birisi, geleneksel hekimlik
anlayışının yerini çağdaş hekimlik anlayışının
alması olmuştur.
Hekimlik uygulamaları Hipokrat’tan
yirminci yüzyılın ortasına kadar geleneksel
biçimiyle, hasta olan kişilere tedavi edici sağlık
hizmeti sunulması biçiminde sürmüştür.
Ancak;
- Sağlık hizmetlerinden yararlanmanın
temel bir insan hakkı olarak kabul edilmesi,
- Buna bağlı olarak sağlığı korumanın
öncelik kazanması,
- Toplum içinde hekime başvurmayan hasta
sayısının başvuranlardan çok oluşu ve
- Kişilerin sağlık davranışlarını değiştirmeyi
amaçlayan sağlık eğitiminin hekimlikte çok
önemli bir girişim olduğunun anlaşılması
geleneksel hekimlik uygulamalarının yerine
“Çağdaş hekimlik” kavramının geçmesine yol
açmıştır.
Çağdaş hekimlik, sağlığın korunması ve
geliştirilmesini temel alan bir yaklaşımdır.
Sağlığın en temel insan hakkı olmasından yola
çıkarak, çağdaş bir sağlık sistemi, “Herkese,
her zaman ve her yerde” sağlık hizmeti
sunulmasını sağlamalıdır.
Çağdaş hekimlik uygulamaları hem
insanların yaşam kalitesini yükseltmesi, hem
de sağlık hizmetlerinin maliyetini düşürmesi
bakımından bireyler ve hükümetler için çok
uygun bir yaklaşım olmakla birlikte, sağlıktan
büyük paralar kazanan çokuluslu sermaye
açısından uygun bir yaklaşım değildir.
Şirketlerin karını azaltır. Bu nedenle özel
sektörün baskısı, dünyanın pek çok ülkesinde
çağdaş hekimlik uygulamalarının sözde
kalmasına; sağlık hizmetlerinin ağırlıklı olarak
tedavi edici sağlık hizmeti sunulması biçimine
dönüşmesine yol açmıştır. Özellikle ilaç, tıbbi
malzeme ve yüksek tıp teknolojisinin
neredeyse tümüyle çokuluslu şirketlerin
tekelinde bulunması, sağlığın korunması ve
geliştirilmesine yönelik uygulamaların önünde
büyük bir engel oluşturmaktadır.
Neden sağlık ocağı?
Türkiye’de “Sağlık ocakları”, 224 sayılı
Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi
Hakkında Kanun ile kurulmuş olan, koruyucu
ve birinci basamak iyileştirici hizmetlerin
entegre bir biçimde bir arada sunulduğu
hizmet birimleridir. Entegre sağlık hizmeti
*Doç.; Uludağ Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, Bursa
• 2008 • cilt 17 • sayý 5 • VIII
bütün sağlık hizmet ve programlarının birlikte
ve bir arada yürütülmesidir. Sağlık ocaklarında,
koruyucu ve iyileştirici sağlık hizmetleri bir
arada yürütülür. Ayrıca, sıtma, frengi, lepra,
trahom ve verem gibi farklı hastalıklarla
mücadele ya da ana sağlığı, çocuk sağlığı gibi
farklı nüfus gruplarına götürülmekte olan her
türlü sağlık hizmeti sağlık ocaklarında verilir
(dar bölgede çok yönlü hizmet-yatay
örgütlenme). Böylece, hizmeti alacak olan
kişiler, alacakları hizmete göre farklı
kuruluşlara değil, hangi nedenle olursa olsun,
her türlü sağlık hizmeti için önce sağlık
ocaklarına başvururlar. Sağlık ocağı, belirli bir
nüfusun yaşadığı coğrafi bölgedeki sağlık
hizmetlerinin, halk sağlığı bilim ve sanatının
ışığı altında yürütüldüğü tıbbi ve sosyal bir
kurumdur. Sağlık ocaklarında çok yönlü sağlık
hizmeti verilir. Sağlık ocaklarında hizmetin
gereği gibi yürütülebilmesi için personelin ekip
olarak çalışması şarttır.
Tanımında da açıkça görüldüğü gibi, sağlık
ocağı kavramını betimleyen asıl kavram,
çağdaş sağlık hizmetleri tanımına uygun olarak
koruyucu ve iyileştirici hizmetlerin bir arada
verildiği tıbbi ve aynı zamanda sosyal bir
kurum olmasıdır. Sağlık ocağı, sağlık hizmetine
“bütüncül” bakan bir anlayışın hizmet birimi
olması açısından önemlidir.
Sağlık ocağı tek başına bir muayenehane
değildir; yalnızca ayağına kadar gelerek
kendisine başvuran kişilere hizmet sunmayı
reddeden, kendisi başvurmasa da kişilerin
ayağına kadar hizmeti götürmeyi benimseyen
bir sağlık hizmeti sunumu modelinin simge
mekanıdır aynı zamanda. Sağlığın
ticarileştirilmesine karşı duruşun simgesidir;
hizmetin ücretsiz sunulduğu, hasta
olmayanlara da bir gün hasta olmasınlar diye
hizmetin götürüldüğü; dolayısıyla kar
maksimizasyonunun olanaksızlaştırıldığı bir
sistemin mekanıdır aslında sağlık ocakları.
Bugün “Sağlıkta Dönüşüm” yaklaşımıyla,
sağlık ocakları kapatılarak; yerine aile hekimi
muayenehaneleri ve toplum sağlığı merkezleri
açılmak istenmektedir. Sağlık ocakları
tarafından yürütülen hizmetlerin, aile
hekimlerinin muayenehanelerinden ve toplum
sağlığı merkezlerinden ne kadar
sağlanabileceğine ilişkin öngörü Tablo 1’de
verilmektedir.
Sağlık ocaklarını kapatmak toplum sağlığı,
iyi hekimlik ve sağlık hakkı açısından ne gibi
sonuçlar doğurabilir?
Sağlık ocaklarının, 224 sayılı yasa ve
hizmetin yürütülmesine ilişkin yönergede
tanımlanan çok sayıda görevi bulunmaktadır.
Bu görevlerle ilişkili olarak, sağlık ocaklarının
kapatılmasının pek çok önemli sonuçları
olacağını şimdiden öngörmek olanaklıdır.
Burada temel sorun; sağlık ocaklarının
kapatılmasının ardından yerine konacak sağlık
hizmeti birimlerinin (Aile hekimi
muayenehaneleri ve toplum sağlığı
merkezleri), ocakların karşıladığı gereksinimleri
ne ölçüde karşılayabileceği üzerinden
tartışılmalıdır. İlk beklenilebilecek sonuçlar
şunlar olabilir:
Özellik Sağlık Aile hekimi Toplum sağlığı
ocağı muayenesi merkezi
Her türlü sağlık hizmeti için ilk başvuru yeri Evet Hayır Hayır
Hizmete erişim engeli Yok Var (sigortalı olmak zorunlu) ?
Hizmetin kişilerin ayağına kadar götürülmesi Evet ? ?
Coğrafi alana dayalı hizmet sunumu Evet Hayır ?
Bütüncül yaklaşım Evet ? ?
Bütünleşik (entegre) hizmet yaklaşımı Evet Hayır Hayır
Dar bölgede çok yönlü hizmet-yatay örgütlenme Evet Hayır Hayır
Nüfusa dayalı örgütlenme Evet Hayır (Sunu/istem) ?
Halk sağlığı bilim ve sanatının ışığı altında hizmet Evet Hayır ?
TSH ekibi ile hizmet yaklaşımı Evet Hayır Hayır
Tıbbi ve sosyal bir kurum Evet Hayır Hayır
Ücretsiz hizmet Evet ? (Katkı payı) ?
Kar maksimizasyonu Olanaksız Olanaklı ?
Tablo 1. Ana ölüm hızı, anne ölümleri ve yaşam boyu risk, 2000 (9).
• 2008 • cilt 17 • sayý 5 • IX
Memnun Orta Memnun
değil
Sağlık ocağı 57,1 17,4 25,5
Kurum doktoru 56,0 17,7 26,3
Üniversite hastanesi 53,8 18,7 27,5
Devlet hastanesi 51,5 18,7 29,8
Özel muayenehane 44,6 21,6 33,8
Özel poliklinik/tıp merkezi 44,4 11,4 44,3
Özel hastane 44,3 14,7 41,0
Tablo 2. Sağlık kuruluşlarının hizmetlerinden memnuniyet, 2006
- Çağdaş hekimlik anlayışı reddedilmekte,
geleneksel hekimlik anlayışına geri
dönülmektedir.
- Sağlık hizmeti sunumu birinci basamakta
tedavi edici hizmete indirgenmektedir.
- Koruyucu hizmetler arka plana
itilmektedir.
- Entegre hizmet sunumu terk edilmektedir.
- Dar alanda çok yönlü hizmet yaklaşımı
terk edilmektedir.
- Coğrafi alana dayalı hizmet sunumundan
vazgeçilmektedir. Bu durum özellikle salgınlarla
savaşım açısından sorun oluşturabilir.
- Toplumun bir araya gelerek sorunlarının
paylaşılabileceği ve çözüm yollarının
tartışılabileceği bir “sosyal birim” yok
edilmektedir.
- Hizmetin “ücretsiz” sunulduğu birinci
basamak mekanları kapatılmakta; yerine ancak
“sigortalı” olarak başvurma hakkına sahip
olanların erişebileceği mekanlar getirilmeye
çalışılmaktadır. Bu durum sağlık hizmetine
erişimi kısıtlayabilir.
- “Nüfusa dayalı” olarak kurulması
planlanan sağlık ocakları yerine, “Sunu/İstem”
dengesine göre kurulabilecek ve kapanabilecek
Ýletiþim: Dr. Kayıhan Pala
E-posta: kpala@uludag.edu.tr
birimler getirilmeye çalışılmaktadır. Bu durum
özellikle dezavantajlı coğrafi bölgelerde
yaşayanlar ile yoksul ve dar gelirlilerin birinci
basamak sağlık hizmetine erişimini kısıtlayabilir.
- Birinci basamakta hizmetin maliyeti
artırılmaktadır.
- Sağlık çalışanları rekabetin başat olduğu
bir sistem içinde hizmet sunmaya
zorlanmaktadır.
- Devlet, sağlık hizmeti sunumundan el
çektirilmektedir.
Sağlık ocağıma dokunma!
Toplumun sağlık hizmeti almaktan en fazla
memnun olduğu sağlık kuruluşu olmasına
karşın (Tablo 2); sağlık ocaklarının kapatılması
girişimi, son yirmi beş yıldır uygulanmaya
çalışılan sağlıkta neoliberal saldırının birinci
basamak açısından son adımıdır. Başarılı bir
hamleyle, hem sağlık hizmetlerinin örgüt yapısı
hem de finansman yapısı değiştirilmekte ve
devlet sağlık hizmeti sunumundan el
çektirilerek hizmet sunumu “piyasa”ya terk
edilmektedir. Küresel kapitalizmin birinci
basamakta başarılı olmasını önlemenin yolu,
toplumun güçlü bir biçimde “sağlık ocağıma
dokunma” diyebilmesinden geçmektedir.
Kaynaklar
1- Öztek, Z., “Halk Sağlığı Sözlüğü”, T.C.Sağlık
Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü,
Ankara, 1998.
2- Pala, K., “Türkiye İçin Nasıl Bir Sağlık Reformu?”,
Milliyet Gazetesi Örsan Öymen Anısına 2006 Yılı
Yılın İnceleme Ödülü.
3- Sağlık Bakanlığı,” Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi
Hakkında Yönerge“, www.saglik.gov.tr.
Şubat 2008 sayýmýzdaki Ödüllü Bulmaca’dan kredi puaný kazananlar
TTB- STE Kredi Puaný ve Kitap Kazananlar
Yýldýz (*) konulmuþ olanlar, TTB-STE Kredi Puanı yanı sıra Kocaeli Tabip Odası’nın
hazırladığı
”Sağlık Olsun”
adlý karikatür kitabýnı kazandýlar.
1- Yüksel Tur (Ankara), 2- Şermin Uzun Altınel*, 3- Mualla Onrat (Eskişehir), 4- Kemal
Demirkıran* (İstanbul), 5- İbrahim Yakutbay* (Kütahya), 6- Fatma Yücel Beyaztaş* (Sivas),
7- Mustafa Atasoy* (Tekirdağ).
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.