BookPDF Available

BURSA'DA HAVA KİRLİLİĞİ

Authors:

Abstract

Hava kirliliği ile ilgili genel bilgiler Hava kirliliğinin tanımı Hava kirliliğinin sağlık etkileri Hava kirleticileri Temel hava kirleticilerinin sağlık etkileri Hava kirliliğinin ölçülmesi Hava kirliliği ölçümlerinin özellikleri Hava kirliliği ile ilgili sınır değerler PM2.5 ile ilgili sınır değer önerisi Uyarı eşiği Bursa’da hava kirliliği ölçüm istasyonları İstasyonların yerleri İstasyonlarda ölçülen hava kirleticileri Bursa’da hava kirliliği ölçüm sonuçları Bursa’da PM10 kirliliği Bursa’da SO2 kirliliği Bursa’da O3 kirliliği Bursa’da NO2 kirliliği Bursa’da hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları Bursa’da hava kirliliğinin yol açtığı erken ölümler Bursa’da hava kirliliği ile ilgili yapılmış bazı araştırmaların sonuçları Sonuç ve öneriler Kaynaklar
Bursa’da Hava Kirliliği
1
BURSA’DA
HAVA KİRLİLİĞİ
Prof. Dr. Kayıhan PALA
Fotoğraflar: Aykut GÜNGÖR
Bursa Tabip Odası Yayınıdır
Mart 2019 / Bursa
ISBN: ‘978-605-9665-40-7’
2
Sunuş
Bursa Tabip Odası yayını olan bu kitap:
Dünyamızda;
• Her on kişiden dokuzunun kirli hava soluduğu,
• Her sekiz ölümden birinin nedeninin hava kirliliği olduğu,
• Her yıl 7 milyon insanın hava kirliliğine bağlı sebeplerden ötürü
yaşamını yitirdiği,
• Hava kirliğine maruz kalmanın inme, iskemik kalp hastalıkları gibi
kardiyovasküler hastalıkların riskini artırdığı,
• Hava kirliliği ve kanser arasında güçlü bir bağ olduğu,
Gebelik süresince fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliğine maruz kalan
annelerin çocuklarında zeka düzeylerinin daha düşük olduğuna dair
çalışma verilerinin bulunduğu,
Solunan havadaki kirletici maddelerin akciğerler yoluyla plasentaya girdiğinin
saptandığı,
Enerji üretimi için fosil yakıtların kullanılmasının en büyük kirletici olduğu,
Bursa’nın Türkiye’nin havası en kirli dördüncü ili olduğu,
gerçekliğinde yazılmıştır.
Kitabın yazarı olan
Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya
teşekkürlerimizle…
Bursa Tabip Odası
Bursa’da Hava Kirliliği
3
İçindekiler
Hava kirliliği ile ilgili genel bilgiler .................... 4
Hava kirliliğinin tanımı .................... 4
Hava kirliliğinin sağlık etkileri .................... 5
Hava kirleticileri .................... 7
Temel hava kirleticilerinin sağlık etkileri ...................10
Hava kirliliğinin ölçülmesi .................. 16
Hava kirliliği ölçümlerinin özellikleri .................. 17
Hava kirliliği ile ilgili sınır değerler .................. 19
PM2.5 ile ilgili sınır değer önerisi .................. 20
Uyarı eşiği .................. 26
Bursa’da hava kirliliği ölçüm istasyonları .................. 28
İstasyonların yerleri .................. 29
İstasyonlarda ölçülen hava kirleticileri .................. 29
Bursa’da hava kirliliği ölçüm sonuçları .................. 31
Bursa’da PM10 kirliliği .................. 31
Bursa’da SO2 kirliliği .................. 34
Bursa’da O3 kirliliği .................. 35
Bursa’da NO2 kirliliği .................. 35
Bursa’da hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları .................. 37
Bursa’da hava kirliliğinin açtığı erken ölümler .................. 40
Bursa’da hava kirliliği ile ilgili
yapılmış bazı araştırmaların sonuçları .................. 42
Sonuç ve öneriler .................. 45
Kaynaklar .................. 50
4
Hava Kirliliği ile İlgili Genel Bilgiler
Hava Kirliliğinin Tanımı
Hava kirliliği soluduğumuz havanın doğal özelliklerini değiştiren, çeşitli gazlar
ve katı maddeler ile kirlenmesidir. Hava kirliliği, doğal olarak havada bulunmayan
maddelerin havanın bileşiminde bulunması ya da normal koşullarda havada çok az
miktarda bulunan kimi maddelerin herhangi bir nedenle yoğun miktarlara erişmesi
sonucu kişinin sağlık ve mutluluğunu, hayvan ve bitki yaşamını tehlikeye sokan hava
durumudur. Hava kirlenmesi; iç ortam ve dış ortam hava kirlenmesi olarak ikiye ayrılır.
İç ortam hava kirliliği temel olarak yemek pişirmek ve ısınmak için ocak, soba,
ısıtıcı ve şöminede katı yakıtlar kullanılmasından (odun, hayvan pisliği, ürün atıkları ve
kömür) kaynaklanır. Ayrıca asbest, biyolojik kirleticiler, karbon monoksit, formaldehit
ve preslenmiş ağaç ürünleri, kurşun, azot dioksit, tarım ilaçları, radon, partikül madde,
tütün dumanı ve uçucu organik bileşikler de iç ortam hava kirliliğine yol açabilir (EPA,
2018).
Dış ortam hava kirliliği ise temel olarak endüstri ve kötü kentleşmeden kaynak-
lanır. Kötü kentleşme evsel ısınma için fosil yakıtların kullanılması, ulaşımın fosil yakıt-
larla çalışan motorlu taşıtlar ağırlıklı olarak yapılması ve yapılaşma sırasında yüzey
rüzgârlarının önünün kesilmesi gibi yanlış tutum ve uygulamalar nedeniyle hava
kirliliğine yol açar. Endüstri ise enerji kaynağı olarak fosil yakıtların kullanılması, atık
gazların süzülmeden havaya bırakılması ve yanlış yer seçimi gibi nedenler yüzünden
hava kirliliğine yol açar. Zehirli hava kirleticileri olarak da bilinen tehlikeli hava kirle-
ticileri kanser, üreme sağlığı sorunları, doğum kusurları gibi ciddi sağlık sorunlarına
ve/veya olumsuz çevresel etkilere yol açtığı bilinen ya da kuşku duyulan kirleticilerdir.
Çoğu hava kirleticileri ısı ve elektrik üretimi, verimsiz taşıma sistemleri, zayıf
kentsel gelişim, sanayi ve atık/orman yakma dahil olmak üzere insan faaliyetleri-
nin yan ürünleri olarak yayılır. Havadaki zehirli kirleticilerin çoğu sabit kaynaklardan
(fabrikalar, raneriler, elektrik santralleri ve benzeri), hareketli kaynaklardan (otomo-
biller, kamyonlar, otobüsler ve diğer araçlar) ve mekanlardan (Bazı inşaat malze-
meleri, temizlik için kullanılan çözücüler ve benzeri malzemeler) kaynaklanır. Bazı
hava kirleticileri volkanik patlamalar ve orman yangınları gibi olağandışı durumlarda
doğal kaynaklardan salınır. ABD Çevre Koruma Ajansı (United States Environmental
Protection Agency, EPA) tarafından 187 tehlikeli hava kirleticisi tanımlanmış durum-
dadır (Congress, 2004).
Hava kirliliği, kirleticilerin büyüklüğü insan gözünün tespit edebileceğinden daha
küçük olduğu için çoğu zaman çıplak gözle görülmez. Hava kirliliğini görememeniz,
havanın kirli olmadığı anlamına gelmez.
Bursa’da Hava Kirliliği
5
Hava Kirliliğinin Sağlık Etkileri
Hava kirliliği, küresel olarak ölümlere ve hastalıklara yol açan kaçınılabilir temel
nedenlerden birisidir. Dünyada ortam hava kirliliği nedeniyle bir yılda çoğunluğu
gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere yaklaşık olarak 4,3 milyon kişinin yaşamını
yitirdiği tahmin edilmektedir.Buna ek olarak yaklaşık 3,7 milyon kişi de dış ortam
hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitirmektedir (WHO, 2016).
Hava kirliliği ve özellikle de partikül maddeler Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı
bir kuruluş olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC - The International
Agency for Research on Cancer) tarafından akciğer kanseri nedeni olarak sınıan-
dırılmıştır (WHO, 2013). Dünya Sağlık Örgütü 2013 yılında hava kirliliğini kansere yol
açan etmenler listesine almış; hava kirliliğinin özellikle akciğer kanserinin nedeni
olduğunu ve mesane kanseri riskini artırdığını da açıklamıştır.
Çok sayıda insanın hava kirliliğine maruz kalması nedeniyle, görece düşük
düzeylerde maruz kalmanın bile bütün ülkelerde hastalıklarda ve ölümlerde artışa yol
açarak sağlıkla ilgili riski yükselttiği bilinmektedir. Hemen herkes hava kirliliğinden
etkilenmiş olmasına karşın, hava kirliliği ile ilgili hastalıkların dağılımı ve yükü eşit-
sizdir. Yoksul ve güçsüz bırakılmış, gecekondu sakinleri de dahil olmak üzere, yoğun
yollar veya sanayi sitelerinin yakınında yaşayanlar, genellikle birçok şehirde yüksek
düzeyde hava kirliliğine maruz kalmaktadır (WHO, 2016).
Hava kirliliği sağlık açısından başta çocuklar, yaşlılar ve yoksullar olmak üzere
herkesi etkileyen en önemli çevresel risklerden birini oluşturmaktadır. Ülkeler hava
kirlilik düzeylerinde azalma sağlayarak inme, kalp hastalıkları, akciğer kanseri ve
astım da içinde olmak üzere kronik ve akut solunum sistemi hastalıklarının yükünü
azaltabilirler.
Hava kirliliğine özellikle de partikül maddelere maruz kalmak bulaşıcı olmayan
hastalıklar açısından önde gelen risk etmenlerinden biridir. Hava kirliliği özellikle
doku beslenmesinin bozulması, kalp krizi, felç, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı ve
kanser açısından risk etmenidir. Dış ortam hava kirliliğine bağlı ölümlerin % 80’i kalp
hastalıkları ve felç, %20’si ise solunum hastalıkları ve kanserlere bağlanmaktadır.
Bilimsel çalışmalar küçük çocuklarda hava kirliliği ile solunum fonksiyonu gelişimi,
solunum yolu enfeksiyonları ve astım arasında anlamlı ilişki bulunduğunu göster-
mektedir. Ayrıca hava kirliliğine maruz kalmakla düşük doğum ağırlığı ve erken
doğum gibi doğuma ilişkin süreçler de olumsuz etkilenebilmektedir (World Health
Organization, 2013).
6
Hava kirliliğine hem kısa süreli hem de uzun süreli maruz kalmanın sağlık üze-
rindeki etkileri önemlidir. Ancak uzun dönem maruziyetten kaynaklanan sonuçlar,
yalnızca altta yatan hastalığın alevlenmesi nedeniyle değil, aynı zamanda hava
kirliliğine bağlı hastalığın kendisinin de ilerleme göstermesi nedeniyle daha önemlidir.
Çok sayıda büyük çaplı ve tütün, beslenme ve ziksel aktivite gibi etmenlerin etkisin-
den arındırılmış bir araştırmada, uzun dönem hava kirliliğinden kaynaklanan partikül
maddeye maruz kalmanın akciğer kanserinin yanı sıra kalp-damar hastalıklarının
ve kronik tıkayıcı solunum hastalıklarının da görülme sıklığını artırdığı gösterilmiştir
(World Health Organization, 2013).
Kişinin hava kirliliğinden etkilenme düzeyi yaşı, sosyoekonomik durumu, sağlık
durumu, mesleki maruziyeti ve tütün kullanma alışkanlığı gibi pek çok etmene bağlı
olarak değişiklik gösterebilir.
Çocuklar, özellikle beş yaşın altındakiler ve yaşlı insanlar hava kirliliğine karşı
savunmasızdır. Astım, solunum yolu hastalıkları, kalp/damar hastalıkları gibi süreğen
hastalıkları olan kişiler sağlık açısından daha büyük risk altındadır. Hava kirliliğinin
(Özellikle partikül maruziyetinin) gebelerde düşük ve erken doğum ağırlığı gibi sorun-
lara yol açtığı gösterilmiştir.
Evlerinde katı yakıtların yakıldığı haneler de içinde olmak üzere, önceden mevcut
bir hastalığı olan düşük sosyoekonomik sınıftaki kişilerin, yetersiz beslenme durumu
ve yetersiz barınma koşulları ile birlikte hava kirliliğinden daha fazla etkilendiği bilin-
mektedir.
İnşaat işçileri, trak polisleri, yol temizleyicileri ve kirli havada (Hem iç ortam
hem dış ortam) çalışanlar için, mesleki maruziyetle birlikte dış ortam hava kirliliği
önemli bir risk etmenidir. Tütün ürünlerini içenler ve kendileri içmedikleri halde tütün
dumanına maruz kalanlar hava kirliliğinden daha fazla etkilenebilirler.
Bursa’da Hava Kirliliği
7
Hava Kirleticileri
ABD Çevre Koruma Ajansına göre kentsel alanda, hava kirliliğinin yaklaşık
%90’ından sorumlu olan ve halk sağlığı için en büyük tehdidi oluşturan 30 tehlikeli
hava kirleticisi bulunmaktadır (EPA United States Environmental Protection, 2018b) :
Kentsel Alandaki 30 Tehlikeli Hava Kirleticisi
Asetaldehit Etilen diklorür (1,2-dikloroetan) 1,1,2,2-tetrakloroeten
Dioksin Poliklorlu bifeniller (PCB) Kadmiyum bileşikleri
Civa bileşikleri Benzen Hidrazin
Akrolen Etilen oksit Tetrakloroetilen
(perkloretilen)
Propilen diklorür Polisiklik organik maddeler (POM) Kloroform
Metilen klorür (diklorometan) Berilyum bileşikleri Kurşun bileşikleri
Akrilonitril Formaldehit Trikloretilen
1,3- dikloropropen Kinolin Krom bileşikleri
Nikel bileşikleri 1,3-bütadien Manganez bileşikleri
Arsenik bileşikleri Heksaklorbenzen Vinil klorür
ABD Çevre Koruma Ajansı bu kirleticilerin 68 kaynaktan havaya salındığını sap-
tamıştır. Söz konusu kirlilik kaynakları şunlardır (EPA United States Environmental
Protection, 2018a):
8
Kentsel Alandaki 68 Kirlilik Kaynağı
Akrilik Elyaflar / Modakrilik
Elyaf Üretimi
Boya ve Ürünleri İmalatı Halojenli Solvent
Temizleyiciler
Demir ve Çelik Dövme Döngüsel Ham Ve Ara Madde
Üretimi
Kamuya Ait Arıtma
Tesisleri
Zirai Kimyasallar ve
Pestisitler
İlaç Üretimi Sert Kromlu Galvanik
Demir Döküm İmalathaneleri Dekoratif Krom Galvanik
Üretimi
İkincil Bakır Eritme
Alüminyum Plastik Malzemeler ve
Reçineler İmalatı
Tehlikeli Atık Yakma
Kurşun Asitli Akü İmalatı Kuru Temizleme Tesisleri İkincil Kurşun Eritme
Asfalt İşleme ve Asfalt
Kaplama İmalatı
Plastik Parçalar ve Ürünler
(Yüzey Kaplama)
İkincil Demir Dışı
Metaller
Tıbbi Atık Yakma Tesisleri Elektrikli ve Elektronik Aletler
(Son İşlemler)
Elektrik Dışında Isıtma
Ekipmanları
Oto Boya Atölyeleri Kaplama ve Parlatma Hastane Sterilizatörleri
Civa, Klor-Alkali Tesisleri Fabrikasyon Metal Ürünleri Atık Su Çamur Yakma
Karbon Siyahı Üretimi Polivinil Klorür ve Kopolimer
Üretimi
Kömür, Odun, ve Yağ Üre-
tim Endüstriyel Kazanlar
Tehlikeli Hava Kirleticileri
için Emisyon Standartlarına
Uymayan Çeşitli Organik
maddeler
Fabrikasyon Levha İşi Paslanmaz ve Paslanmaz
Çelik Elektrik Ark Ocağı
Üretimi
Kimyasal Üretim; Krom
Bileşikleri
Çimento Üretimi Endüstriyel İnorganik
Kimyasal Üretimi
Belediye Çöp Depolama
Sahaları
Fabrikasyon Yapısal Metal
İmalatı
Endüstriyel Organik
Kimyasal Üretimi
Kimyasal Hazırlıklar Yem Hazırlama Sabit İçten Yanmalı
Motorlar
Belediye Atık Yakıcıları Ferroalyaj Üretimi:
Ferromangan ve Silikomangan
Endüstriyel Makine ve
Ekipmanlar (Son İşlemler)
Demirdışı Dökümhaneleri Presli ve Üemeli Cam ve
Züccaciye İmalatı
Çelik Dökümhaneler
Bursa’da Hava Kirliliği
9
Kentsel Alandaki 68 Kirlilik Kaynağı
Kromik Asit Anotlayıcıları Esnek Poliüretan Köpük İmalat
İşlemleri
Sentetik Kauçuk Üretimi
Kil Ürünleri İmalatı
(Kil Seramik İmalatı)
Birincil Bakır İnorganik Pigmentler
Üretimi
Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Esnek Poliüretan Köpük
Üretimi
Vana ve Boru Ek Parçaları
Üretimi
Ticari Sterilizasyon Tesisleri Birincil Metal Ürünleri Üretimi Kömür, Odun ve Petrol
Ürünleri Ykan Kurumsal/
Ticari Kazanlar
Boya Sökücüleri Gaz Dağıtım (Aşama 1) Ahşap Koruma
Bakır Dökümhaneler Birincil Demir Dışı Metaller
(Çinko, kadmiyum ve
berilyum)
Halk sağlığı açısından güçlü kanıtlara dayalı olarak ‘‘endişe verici kirletici’’ olarak
sınıandırılan ilk sıralardaki hava kirleticileri şunlardır: Partikül maddeler (PM2,5
ve PM10), karbon monoksit, ozon, azot oksitleri ve kükürt dioksit (WHO,2016). Bu
kirleticilere yol açtıkları sağlık sorunları nedeniyle, kara karbon (siyah karbon) ve
uçucu organik bileşikler de eklenerek; halk sağlığını en fazla tehdit eden temel hava
kirleticileri listesi oluşturulmaktadır.
10
Temel Hava Kirleticilerinin Sağlık Etkileri
1. Partikül Maddeler(PM2.5 ve PM10)
Partikül maddeler (PM), havada asılı katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan
bir hava kirleticisidir. Partikül maddeler doğrudan doğruya havaya yayılabilir (birincil
PM) veya çeşitli gazların öncüllerinden atmosferde oluşabilir ( bu gazlar temel olarak
kükürt dioksit, azot oksitleri, amonyak ve metan dışı uçucu organik bileşiklerdir).
Birincil PM ve öncül gazlar insanların etkinliklerinden ya da bunların dışında, doğadan
kaynaklanabilir. Partikül maddelerin en önemli kimyasal bileşenleri sülfatlar, nitratlar,
amonyum ve sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve klor gibi diğer inorganik
iyonlar, organik ve elementel karbon, kabuklu materyaller, partikül-bağlı su ve ağır
metallerdir (USEPA,2004)
Partikül maddeler (PM), hava içerisinde asılı olarak bulunan katı ve sıvı
parçacıkların karışımından oluşan, yaygın bir hava kirleticidir. Partiküller PM10 (aero-
dinamik çapları 10 μm den daha küçük olan partiküller) veya PM2.5 (aerodinamik
çapları 2,5 μm den daha küçük olan partiküller) gibi aerodinamik çapları uyarınca
tanımlanmaktadırlar.
Partikül maddeler aerodinamiklerine göre yaygın olarak kütle konsantrasyonu
(μg/m3) ile örneklenir ve tanımlanır. En yaygın kullanılan boyutları şunlardır (‘‘Health
risks of particulate matter from long- range transboundary air pollution,’’2006):
• Toplam asılı partiküller (TAP), havadaki tüm partikülleri içerir,
• PM10 çapı 10 mikrometrenin altında olan partikül maddeleri gösterir,
• PM2.5 çapı 2.5 mikrometrenin altında olan partikül maddeleri gösterir,
Kaba fraksiyon, 2.5 ile 10 μm arasında aerodinamik çapa sahip parçacıkları
içerir,
Ultra ince parçacıklar terimi aerodinamik çapı <0.1 μm olan parçacıklar için
kullanılır,
PM2.5 ve PM10un bir kısmı, 0.1 mikrometreden küçük ultra ince parçacıklar içerir
(0.1 ile 1 μm arasında olan partikül maddeler, günler veya haftalar boyunca
atmosferde kalabilir ve böylece uzun menziller boyunca, sınırları aşacak biçim-
de havayı kirletebilir).
Ultra ince parçacıkların (PM<0.1) temel olarak kaynağı yanma, atmosferik
dönüşüm, kükürt dioksit ve bazı organik bileşikler ile yüksek sıcaklık süreçleridir.
Ultra ince parçacıklar havada saatlerce kalabilir ve onlarca kilometre yol alabilir.
Bursa’da Hava Kirliliği
11
(0.1-1) mikrometre çapındaki partikül maddelerin temel kaynakları kömür, pet-
rol, benzin, dizel yakıtların ve odun yanması; azot oksitlerin, kükürt dioksitin ve terpen
gibi biyojenik organik türler de dahil organik karbonun atmosferik dönüşüm ürünleri,
yüksek sıcaklık süreçleri, kırıcılar ve demir-çelik fabrikalarıdır. Bu partikül maddeler
havada haftalarca kalabilir ve binlerce kilometre yol alabilir.
(2.5-10) mikrometre çapındaki partikül maddelerin temel kaynakları sanayi
tozları, topraktan kaynaklanan tozlar (çiftlik, madencilik, yollar vb.), inşaat ve yıkım,
kontrolsüz kömür ve petrol yanması, okyanus spreyi ve biyolojik kaynaklardır. PM2.5
ve PM10 havada günlerce kalabilir ve yüzlerce kilometre yol alabilir.
İnce partikül madde (PM2.5), hava kirliliği etkilerinin sağlık tahminlerini yaparken
kullanılan en önemli göstergedir.
Epidemiyolojik çalışmalar erken ölümler ve özellikle uzun süreli maruziyetin
sağlık etkileri açısından PM2.5’in ve PM10’a göre daha güçlü bir risk etmeni olduğunu
ortaya çıkarmıştır. PM2.5’e uzun süre maruz kalmanın, uzun erimde kalp ve karaciğer
hastalıklarından ölüm riskini artırdığı ve PM2.5 düzeyinde her 10 μg/m3 artışın kardi-
yopulmoner ölümlerde % 6-13 oranında bir artışla ilişkili bulunduğu gösterilmiştir
(World Health Organization,2006).
Avrupa’da ölçüm noktalarının çoğunda PM2.5 konsantrasyonu PM10 konsan-
trasyonlarının %50-70’ini oluşturmaktadır. Günlük PM10 konsantrasyonlarında her
10 μg/m3 artış ölümlerde %0.2- 0.6 artışa yol açmaktadır. Uzun dönem (yıllık) PM10
konsantrasyonlarında her 10 μg/m3 artış kalp/ akciğer hastalıklarından ölümlerde
% 6-13 artışa yol açmaktadır.
Kalp/ akciğer kaynaklı ölümlerin yaklaşık %3‘ünün ve karaciğer kanseri ölüm-
lerinin yaklaşık %5’inin tüm dünyada partikül maddelerden kaynaklanan kirliliğe at-
fedilebileceği tahmin edilmektedir (World Health Organization,2013).
PM2.5 maruziyeti solunum sistemi ve dolaşım sistemi başta olmak üzere ra-
hatsızlanmaya, hastalanmaya ve hastane başvurularına ve akciğer kanseri de içinde
olmak üzere solunum sistemi ve dolaşım sistemi hastalıkları yüzünden erken ölüm-
lere yol açmaktadır. Bu bakımdan PM2.5 düzeyinin izlenmesi ve sağlığı etkileyecek
düzeyde artış göstermemesi için önlem alınması halkın sağlığının korunması açısın-
dan bir zorunluluktur.
Partikül maddelere hem kısa dönem, hem de uzun dönemde maruziyet; solu-
num ve kalp damar hastalıklarında, astım ataklarında, solunumla ilgili rahatsızlıklar-
da ve hastaneye başvurularda artış ile kalp damar hastalıkları, solunum hastalıkları
ve akciğer kanserinden ölümlerde artışa yol açar (World Health Organization,2006).
12
Partikül maddelerin herhangi bir olumsuz sağlık etkisinin olmadığı güvenli bir
maruziyet düzeyine veya eşik değerine ilişkin kanıt yoktur. Dünya Sağlık Örgütü
PM2.5 için yıllık ortalama sınır değeri 10 μg/m3 ve 24 saatlik ortalama sınır değeri
de 25 μg/m3 olarak önermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün PM10 için önerdiği
sınır değerler sırasıyla yıllık ortalama için 20 μg/m3 ve 24 saatlik ortalama için
50 μm/m3 ‘tür (World Health Organization,2006). Ancak bu sınır değerler tartışmalıdır
ve daha düşük bir düzeye indirilmesi gerektiğine ilişkin bilimsel kanıtlar hızla art-
maktadır.
2. Karbon Monoksit
Karbon monoksit (CO) renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz olup, havadan biraz
daha haf olan bir gazdır. Gaz, insan ve hayvanlar için yüksek miktarda bulunduğun-
da yüksek oranda toksik olup, aynı zamanda normal hayvan metabolizmalarında
düşük oranlarda üretilmekte ve bunun normal bazı biyolojik fonksiyonlara sahip old-
uğu düşünülmektedir. Karbon monoksit karbon içeren yakıtlar yakıldığında ve düşük
miktarlarda oksijen bulunduğunda üretilmektedir. Gaz aynı zamanda, yakıtların çok
yüksek sıcaklarda yakılması sonucunda da üretilmektedir. Gaz hava veya oksijen
içerisinde mavi bir alev olarak yanmaktadır. Yeterli miktarda oksijen beslemenin bu-
lunduğu ortamlarda, yanma esnasında oluşan karbon monoksitin önemli bir kısmı
oksidize olarak derhal karbon dioksite (CO2) dönüşmektedir.
CO kalp ve beyin gibi organlara ve dokulara oksijen dağıtımını azaltarak zararlı
etkilere yol açabilen bir maddedir; yüksek düzeyde solunması halinde ölümle
sonuçlanabilir. CO maruziyeti insanlarda kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır; bu
durum kalbin yeterince kanlanamamasına, göğüs ağrısına ve yüksek düzeyde maruz
kalınması halinde ise ölüme yol açabilir (World Health Organization,2010).
3. Ozon
Ozon (O3), moleküler oksijenin (O2) bir tri-atomik formudur. Madde toksik, uçuk
mavi renkte, istikrarsız bir gaz olup, keskin bir kokuya sahiptir. Ozon özellikle stratos-
ferde olmak üzere dünya yüzeyinde 19 ile 30 km. yukarıda doğal olarak bir tabaka
şeklinde bulunmaktadır. Söz konusu yükseltilerde ozon, yer yüzeyine inmekte olan
ultraviolet (UV) radyasyonu ltre etmektedir.
Yeryüzü seviyesinde ozon, insan sağlığına önemli bir tehdit arz etmektedir. Ozon
güçlü bir oksitleyicidir. Troposferik Ozon’un atmosferdeki ömrü yaklaşık 22 gündür
(Markus Amann, Bertil Forsberg, Otto Hänninen, Michal Krzyanowski, Sally J. Liu,
Corinne Mandin, & Per Schwarze, 2008).
Bursa’da Hava Kirliliği
13
Ozonu oluşturan kirleticiler genellikle yanma kaynaklıdır ve başlıca termik san-
traller (kömür ve doğal gaz), sanayi tesisleri ve motorlu araçlardan kaynaklanır. Trakte
dizel araçlar azot oksitlerin, benzinli araçlar ise uçucu organik bileşiklerin ve karbon-
monoksitin daha fazla havaya salınmasına neden olur. Kentlerde motorlu taşıt traği
bu kirleticilerin, dolayısıyla ozonun en önemli kaynakları arasında yer almakla birlikte,
fabrikalar, petrol ranerileri ve elektrik santralleri de önemli kaynaklar arasındadır.
Uzun süreli yüksek düzeyde ozon maruziyeti solunum yolu rahatsızlıklarına yol
açmakta, kronik hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırmakta, kronik hastalıkların
görülme sıklığını artırmakta ve doğumda beklenen yaşam ümidini kısaltmaktadır.
Ozon solunum yollarında tahrişe neden olarak akciğerde ve soluk borusunda
enamasyon oluşturur, solunum fonksiyonlarını bozar ve astım ataklarını tetikler.
Bu etkiler KOAH, astım gibi kronik akciğer hastalıklarına yakalanmış kişilerde,
yaşlılarda ve çocuklarda daha çok görülür. Ozona uzun süre tekrarlayan bir şekil-
de maruz kalan çocuklarda akciğer gelişimi bozulabilir ve astım gelişimi tetiklene-
bilir. Ozon ayrıca damar fonksiyonlarını bozarak ve kan basıncını yükselterek kalp-
damar hastalıklarında artışa neden olabilmektedir. Ozon aynı zamanda merkezi sinir
sisteminin zyolojisini bozan, çeşitli nörotoksik etkilere neden olan bir kirleticidir.
4. Azot oksitleri
Havanın içerisinde ne zaman bir şey yansa, azot oksitleri oluşacaktır. Bunun
nedeni solumakta olduğumuz havanın temel olarak azot (%78) ve oksijenden (%21)
oluşması ve bunların da ortamda enerji (yanan maddelerden) bulunması durumunda
birleşmelerinin söz konusu olmasıdır.
En yaygın azot oksitler (genel olarak NOx olarak tanımlanmaktadırlar) azot oksit
(NO) ve azot dioksit (NO2)’dir. NO kokusuz, renksiz bir gaz olup, içerideki yakıtın
yüksek sıcaklıklarda yakılması sonucu elde edilir; örneğin otomobiller ve diğer kara-
yolu araçları, ısıtıcılar ve pişiriciler. Hava ile temasa geçtiklerinde, derhal oksijen ile
birleşmeye geçmekte ve sonucunda NO2 oluşturmaktadırlar. Atmosferdeki birçok
azot dioksit, her ne kadar bazıları kaynağından direkt olarak salınıyor olsa da azot
oksitin bu şekilde oksidasyonu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durum tütün dumanı
içerisinde de bulunmaktadır.
Azot oksitleri yüksek konsantrasyonlarda oldukça zehirlidir ve yüksek derişimi-
nin solunması halinde ciddi etkisi görülen akciğer hasarları ortaya çıkmaktadır. Azot
gazına maruz kalmanın diğer sağlık etkileri, nefessiz kalma ve göğüs ağrılarıdır. Azot
dioksit kuvvetli bir oksidasyon ajanı olup, hava ile su buharı vasıtası ile reaksiyona
girerek korozif nitrik asit oluşturdukları gibi, aynı zamanda toksik organik nitratlar da
oluşturmaktadırlar. Bu durum da ağaçların, balıkların ve hayvansal yaşamın ölümüne
14
neden olan asit yağmurlarının oluşmasına neden olmaktadır. NO2 aynı zamanda top-
rak seviyesi ozon ve dumanlı sis oluşmasını sağlayan atmosferik reaksiyonlarda da
temel rol oynamaktadır. Azot dioksit ağırlıklı olarak trakle ilgili bir kirletici olup, kon-
santrasyonları genel olarak kırsal kesimlere oranla kentsel kesimlerde daha yüksektir
(Schlesinger, 2008).
Azot oksitleri göz, deri ve solunum yollarında tahrişe neden olur. Azot oksitlerine
maruz kalmak pulmoner ödem, pnömoni, bronşit, bronşiolit, amzem ve methemog-
lobinemiye yol açabilir. Azot oksitlere yüksek düzeyde maruz kalmak ölüme neden
olabilir.
Maksimum bir saat içinde her 50 μg/m³ azot dioksit maruziyetinin günlük ölüm-
lerde %1,3 artışa yol açtığı tahmin edilmektedir.
Azot oksitleri yedi bileşikten oluşur. Bunlardan en yaygın görüleni NO2’dir. NO2
sadece kendisi önemli bir hava kirletici olduğu için değil, aynı zamanda ozon ve asit
yağmuru oluşturmak için atmosferde tepkimeye girmesi açısından da önemlidir.
5. Kükürt Dioksit
Kükürt dioksit (SO2) renksiz, alev-almaz ve keskin bir kokusu olan gazdır. Gaz,
fosil yakıtların (kömür ve fuel oil) yakılması sonucunda ve kükürt içeren mineral
cevherlerinin tasyesi sonucunda elde edilmektedir. SO2’nin daha ileri safhada oksi-
dasyonu ve genellikle NO2 benzeri bir katalistin bulundurulması sonucunda H2SO4 ve
sonucunda asit yağmuru oluşmaktadır. Kükürt dioksit emisyonları da aynı zamanda
atmosferdeki partiküller için öncü olmaktadırlar.
Kükürt dioksit başta solunum sistemi rahatsızlıkları olmak üzere çok önemli
sağlık etkileri olan zehirli bir maddedir. Akut sağlık etkileri akut bronşit, hırıltılı solu-
num ve nefes darlığı, bronkospazm ve havayolu aşırı duyarlılığı olarak sıralanabilir.
Uzun süreli veya kronik etkileri kronik bronşit, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı, astım
ve solunum fonksiyonlarında azalmadır. Uzun süreli kükürt dioksit maruziyeti, kardi-
yovasküler sorunların yanında üreme sağlığı ile ilgili sorunlara da yol açar ve ölümleri
artırır (Agency for Toxic Substances and Disease, 1998).
6. Siyah Karbon
Siyah karbon fosil yakıtların, odunun, biyokütlenin ve diğer yakıtların eksik yan-
ması sonucu oluşan, partikül maddenin güçlü bir iklim ısınma bileşenidir. Komple
yanma, yakıttaki tüm karbonu karbondioksite (CO2) dönüştürür, ancak yanma asla
tamamlanmaz ve süreçte CO2, karbon monoksit, uçucu organik bileşikler ve organik
karbon ve siyah karbon parçacıkları oluşur. Eksik yanmadan kaynaklanan partikül
maddenin karmaşık karışımı, genellikle kurum olarak adlandırılır. Siyah karbon, at-
mosfere yayılmasından sonra günler ile haftalar arasında bir ömre sahip bir iklim
Bursa’da Hava Kirliliği
15
kirleticisidir. Bu sürede siyah karbon iklim, buzul bölgeleri, tarım ve insan sağlığı
üzerinde önemli doğrudan ve dolaylı etkilere yol açabilir. Bazı çalışmalar, siyah kar-
bon emisyonlarını önlemeye yönelik önlemlerin, iklimde yakın dönemdeki ısınmayı
azaltabileceğini, ürün verimini artırabileceğini ve erken ölümleri önleyebileceğini
göstermiştir (Sims, Gorsevski, & Anenberg, 2015).
7. Uçucu Organik Bileşikler
Uçucu Organik Bileşikler (UOB), oda sıcaklığında kolaylıkla buharlaşabilen or-
ganik kimyasallardır. Bunlar, moleküler yapılarında karbon elementi içerdiklerinden
organik olarak tanımlanmaktadırlar. UOB hidrokarbonlar (örneğin, benzen ve tolüen),
halokarbonlar ve oksijenatlar gibi oldukça geniş bir aralıktaki bileşikleri içermek-
tedir. UOB hidrokarbonlar genellikle metan ve metan-dışı olarak gruplandırılmak-
tadırlar. Uçucu organik bileşikler sağlık açısından çok tehlikeli kirleticilerdir; bunlar
hem toksik, hem mutajen hem de kanserojendir (EPA United States Environmental
Protection, 2018c).
Doğal gazın anahtar bileşeni olan metan güçlü bir sera gazıdır ve karbondioksit-
ten 20 kat daha fazla bir miktarda küresel ısınmaya katkıda bulunma potansiyeline
sahiptir. Metan zemin seviyesindeki ozona katkıda bulunur; metan emisyonlarının
azaltılması astım ataklarıyla ilişkili sisi azaltır.
16
Hava Kirliliğinin Ölçülmesi
Soluduğumuz havada 187 adet tehlikeli hava kirleticisi tanımlanmış durumdadır
ve bunlardan 30 tanesi kentsel alanda hava kirliliğine yol açarak kentlerde yaşayan-
ların sağlığını tehdit etmektedir. Kentlerdeki 30 önemli kirleticinin %90’ı endüstri,
ısı ve elektrik üretimi, verimsiz taşıma sistemleri, zayıf kentsel gelişim ve atık/or-
man yakma gibi 68 alandan kaynaklanmaktadır (EPA United States Environmental
Protection, 2018a) .
Türkiye’de endişe verici hava kirleticilerden yalnızca ikisi, partikül madde (PM10)
ve kükürt dioksit (SO2) tüm illerde rutin olarak ölçülmektedir. Bazı illerde azot oksitler
(NO, NO2, NOx), ozon (O3) ve karbon monoksit (CO) ölçümleri de yapılmakla birlikte,
örneğin hidrokarbonlar (CH4 ve N-CH4) hiçbir yerleşim biriminde rutin olarak ölçülme-
mektedir. Bu büyük bir eksikliktir.
Ülke genelinde kurulu bulunan hava kalitesi izleme istasyon sayısı toplam olarak
300’e ulaşmıştır. Bu istasyonlardan 279’unda PM10, 117’sinde PM2.5, 256’sında SO2,
225’inde NOx, 146’sında O3 ve 142’sinde CO kirleticileri ölçülmektedir (T.C. Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı, 2018). Bu istasyonların hem sayıları, hem ölçtükleri kirleticiler,
hem de yer seçimleri nedeniyle ülke çapında hava kirliliğine yol açan kirlilik kaynak-
larının etkisini gösterme olanakları sınırlıdır. Örneğin Bursa’da kent merkezindeki üç
büyük ilçede (Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım) endüstriden kaynaklanan kirliliği ölçen
her hangi bir istasyon bulunmamaktadır.
Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa genelindeki 7.500’den fazla hava kalitesi izleme
istasyonundan veri toplamaktadır. Fransa’da yaklaşık 900, Almanya’da 500 ve İspan-
ya’da 1000 istasyon bulunmaktadır. Avrupa genelindeki izleme istasyonlarının sayısı,
özellikle belirli önemli kirleticileri izleyenler olmak üzere son on yılda büyük ölçüde
artmıştır. İzleme ağının büyümesi, Avrupa’nın hava kalitesine dair bilgi ve anlayışa
katkıda bulunmaktadır. İleri teknoloji ürünü aletleriyle yeni bir izleme istasyonunu
kurmak oldukça pahalı olduğu için, bilginin bir bölümü uydu ile görüntüleme, büyük
sanayi tesislerinin emisyon hesaplamaları, hava kalite modelleri ve belirli bölgeler,
sektörler veya kirleticilerde gerçekleştirilen derinlemesine incelemeler gibi başka
kaynaklardan gelmektedir. 32 Avrupa ülkesinde yaklaşık 28.000 sanayi tesisi, suya,
toprağa ve havaya saldıkları kirletici çeşitleriyle ilgili olarak Avrupa genelindeki kir-
letici kayıtlarına (The European Pollutant Release and Transfer Register, E-PRTR) bildi-
rimde bulunmaktadır. Bütün bu bilgilere kamu ve politika belirleyiciler dahil herkes
internet üzerinden ulaşabilir.
Hava kirliliği çok önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu sorunla baş edebilmek
için ilk atılması gereken adım, hava kirleticilerinin bilimsel yöntemlerle ve süreklilik
gösterecek biçimde ölçümlerinin yapılmasının sağlanması olmalıdır.
Bursa’da Hava Kirliliği
17
Hava Kirliliği Ölçümlerinin Özellikleri
Hava kalitesi ölçüm istasyonu kurulurken ölçüm sonuçlarının geçerli ve güve-
nilir olabilmesi için istasyonun kurulacağı yer ve geçerli verinin gerekli oranı gibi
bazı özelliklere dikkat edilmesi gerekmektedir. Yıllık ortalamalar hesaplanırken ölçüm
sonuçlarının değerlendirmeye alınabilmesi için yaz mevsiminin (Nisan ile Eylül arası)
ve kış mevsiminin (Ocak ile Mart, Ekim ile Aralık arası) ayrı ayrı 1 saatlik değerlerinin
en az %75’inin toplanmış olması gerekmektedir.
Ölçüm istasyonlarının yerlerini belirlerken gözetilmesi gereken temel özel-
likler; ölçülecek hava kirleticileri, ölçüm yöntemi, istasyonun kurulması için var olan
kaynaklar (Uygun yer, elektrik vb.), istasyona ziksel erişim ve istasyonun güven-
liğidir. Hava kalitesi izleme istasyonları kirlilik sorununun var olduğu veya beklendiği
endüstri bölgeleri, nüfusun yoğun olarak yaşadığı kentsel alanlar ya da trak kavşak-
ları vb. yerlerde kurulmalıdır. Hava kalitesi ölçüm istasyonu genel olarak şu özellikleri
taşımalıdır (Özellikler istasyonda ölçülecek hava kirleticilerine göre değişiklik gös-
terebilir) (BOARD, 2003);
Büyük kirlilik kaynaklarından (Baca vb.) en az 25 m uzak olmalıdır (Uzaklık kirlilik
kaynağının özelliklerine, yüksekliğine ve emisyonlarına bağlı olarak değişiklik
gösterebilir),
Uzun süre boyunca o bölgeyi temsil niteliği taşıyabilecek, yakın gelecekte hiçbir
arazi kullanım değişikliği, yeniden yapılanma vb. öngörülmeyecek bir
yere kurulmalıdır,
• Serbest hava akışı olan bir yere yerleştirilmeli, kapalı, köşe veya balkon gibi bir
yerde olmamalıdır,
18
Trak kirliliğinin izlenmesi için örnekleme alımı sokak seviyesinin 3 m üzerinde
olmalıdır (Partikül maddelerin sokağa tekrar yayılmasını önlemek ve örnekleme
alımını vandalizmden korumak için 3 m yükseklik önerilmektedir),
Asfaltsız yollardan ve sokaklardan 200 m uzaklıkta kurulmalıdır (Asfaltsız ve
sokakların yakınındaki örnekleme sırasında taşıtların hareketinden örnekle-
yicilere toz girmesi söz konusu olabilir),
• Merkezi kentsel alanlarda ana caddeye yakın bir yere değil özellikle günlük
ortalama 500 araçtan fazla araç geçişi olan sokaklardan en az 100 m uzağa
yerleştirilmelidir,
• Örnekleme cihazının yüksekliği yerden 3±0,5 m yukarıda olmalıdır,
• Örnekleme cihazı ağaçlardan en az 20 m uzakta olmalıdır,
• Herhangi bir hava akımı engeli söz konusu olmamalı, 270°’ lik bir alanda hava
akımına engel olmamalıdır,
• Çevresinde hiç bir duman, gaz ve parçacık/toz kaynağı olmamalı,
• Ölçüm yapılan zamanın en az dörtte üçünde sınırsız hava akışı olmalıdır.
Ülkemize göre belirlenmiş hava kalitesi ölçüm istasyonlarının taşıması gere-
ken özellikler Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinde yer almaktadır.
Ancak mevcut istasyonların Yönetmelikte sözü edilen özellikleri taşıyıp taşımadığı
konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Bu istasyonların teknik açıdan incelenerek
hem Yönetmelik’te sözü edilen ölçütlere hem de bilimsel ölçütlere uygun olup ol-
madığının kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir.
Bakanlık, ölçüm cihazlarının (yöntem, donanım, ağlar ve laboratuvarlar) onayın-
dan; cihazların ölçüm hassaslığının sürdürülebilirliğini Avrupa kalite güvence stan-
dartlarının gerekliliklerine göre yürütülen dahili kalite kontrolleriyle kontrol etmekten
ve ölçüm hassaslığını sağlamaktan; uluslararası kalite güvence programlarının böl-
gelerindeki koordinasyonundan; değerlendirme metotlarının analizinden sorumludur.
Büyükşehir belediyeleri/belediyeler ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlar, uyumlu-
luğu sağlamak için önlemlerde; eylem planları ve temiz hava planlarının hazırlan-
masında; bilgi ve raporların iletiminde; işbirliği ve katkı sağlamakla yükümlüdür.
Ölçüm sonuçlarına göre hava kirlenmesinin hızlı artış gösterdiği bölgelerde, vali-
likler bu durumlar oluşur oluşmaz insanların ve çevrenin zarar görmemesi için aşağı-
daki önlemleri almaya yetkilidir:
1) Hareketli tesislerin işletiminin kısıtlanması,
2) Belirli temiz teknikler kullanılmadığında, araçlar, diğer hareketli ve sabit kaynak-
ların geçici kısıtlanması,
3) Hava kirliliğini belirgin şekilde artıran tesislerde ve ısınma sistemlerinde yakıt kul-
lanımının kısıtlanması.
Bursa’da Hava Kirliliği
19
Hava
Kirleticisi
Ölçüm
periyodu
Türkiye Ulusal
sınır değeri
(μg/m3)
Avrupa
Birliği sınır
değeri
(μg/m3)
Avrupa Birliği
sınır değerine
uyum tarihi
Dünya
Sağlık
Örgütü sınır
değeri
(μg/m3)
SO21 saat 440 350 01.01.2019 --
24 saat 200 125 20
1 yıl 20 20 20
PM10 24 saat 60 50 01.01.2019 50
1 yıl 44 40 20
NO21 saat 260 200 01.01.2024 200
1 yıl 44 40 40
NOX1 yıl 30 30 -- 30
O38 saat 120 120 -- 100
CO 8 saat 10.000 10.000 -- 10.000
Benzen 1 yıl 8 5 01.01.2021 1,7
Kurşun 1 yıl 0,6 0,5 01.01.2019 0,5
Tablo 1. Hava kalitesi sınır değerleri (2018)
Hava Kirliliği İle İlgili Sınır Değerler
Ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar 06.06.2008 tarih ve
26898 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesi Değer-
lendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (HKDYY) ile belirlenmiş ve 13 hava kirleticisi kapsam
içerisine alınmış, 8 kirletici için ulusal sınır değerler açıklanmıştır. Ancak ülkemizde
kabul edilen ulusal sınır değerler, hem Avrupa Birliği sınır değerlerine hem de Dünya
Sağlık Örgütü (DSÖ) hava kalitesi rehberlerinde yer alan sınır değerlere göre çok yük-
sektir. Bu Yönetmelik’te ülkemizin 2019 yılına kadar kademeli olarak kirlilik yükünü
azaltması ve Avrupa Birliği limit değerlerine tamamen uyum sağlaması hedeenmiş
ve Avrupa Birliği direktierinde sözü edilen 13 farklı kirletici için sınır değerler ve
uygulama aşamalarında uyum tarihleri belirlenmiştir. Yönetmelik 2008 yılında yayın-
lanmasına karşın, bazı kirleticiler için uyum tarihi 2024 yılına kadar uzatılmıştır. Ülke-
mizde 2018’de geçerli olan hava kalitesi sınır değerleri Tablo 1’de sunulmaktadır.
20
Ülkemizde civa, arsenik, kadmiyum, nikel ve benzoapiren için belirlenmiş her
hangi bir sınır değer yoktur; arsenik, kadmiyum, nikel ve benzoapiren yıllık ortalama
sınır değerlerinin 01.01.2020 tarihinde AB sınır değerlerine uyumlu bir hale getirilme-
si planlanmıştır.
En önemli sağlık sonuçlarına yol açan hava kirleticilerinden biri olmasına karşın,
ülkemizde halen PM2.5 için belirlenmiş herhangi bir ulusal sınır değer yoktur. Partikül
maddelerden yalnızca PM10 için ulusal sınır değer belirlenmiştir. PM2.5 için belirlenmiş
Avrupa Birliği yıllık ortalama sınır değeri 25 μg/ m3, Dünya Sağlık Örgütü sınır değeri
ise 10 μg/ m3’tür.
PM2.5 İle İlgili Sınır Değer Önerisi
Ülkemizde PM2.5 için belirlenmiş her hangi bir ulusal sınır değer yoktur. Partikül
maddelerden yalnızca PM10 için ulusal sınır değer belirlenmiştir ve Hava Kalitesi
Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği’ne göre 1 Ocak 2019’tan itibaren PM10 için
ulusal sınır değer 40 μg/m3'tür.
Ülkemizde PM2.5 için her hangi bir sınır değer belirlenmemiş olması nedeniyle,
PM2.5 her ilde ölçülmemekte, PM2.5 maruziyeti için PM10 ölçümlerinden yola çıkılarak
PM2.5 düzeyi tahmin edilmektedir. Bu tahminlerin yasal sınır değer olmaması ve yay-
gın olarak ölçüm yapılmaması nedeniyle önemli ölçüde sınırlılıkları bulunmaktadır.
Bursa’da Nilüfer ilçesinde Mayıs 2007 ve Nisan 2008 tarihleri arasında bir yıl
ölçüm yapılarak yürütülen bir araştırmada yıllık ortalama PM2.5 ve PM10 konsantras-
yonları sırasıyla 53 ve 83 μg/m3 olarak; yıllık ortalama PM2.5/ PM10 oranı ise 0.64
olarak bulunmuştur (Kendall, Pala, Ucakli, & Gucer, 2011).
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Erzurum Taşhan istasyonunda 1 Ocak 2017
ile 31 Aralık 2107 tarihlerinde yapılan ölçüm sonuçlarına göre ise yıllık ortalama
PM2.5 ve PM10 konsantrasyonları sırasıyla 56,01 ve 83,56 μg/m3’tür ve yıllık ortalama
PM2.5/PM10 oranı 0.67 olarak hesaplanmıştır.
İstanbul’da 1 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2107 tarihlerinde yapılan ölçüm sonuçları-
na göre yıllık ortalama PM2.5 ve PM10 konsantrasyonları ve yıllık ortalama PM2.5/PM10
oranı büyük bir değişim göstermektedir. Örneğin yıllık ortalama PM2.5/PM10 oranı Üm-
raniye’de 0.45 iken Avcılar’da 0.57’dir. İstanbul’da bazı istasyonlarda yıllık ortalama
PM2.5 ve PM10 konsantrasyonları ve yıllık ortalama PM2.5/PM10 oranı Tablo 2’de sunul-
maktadır.
Bursa’da Hava Kirliliği
21
Tablo 2. İstanbul’da bazı istasyonlarda yıllık ortalama PM2.5 ve PM10 konsantrasyonları
ve yıllık ortalama PM2.5/PM10 oranı
İstasyon PM2.5 (μg/ m3)PM10 (μg/ m3)PM2.5/ PM10
Selimiye 18,284 39,823 0,46
Avcılar 18,707 32,964 0,57
Silivri 21,081 38,548 0,55
Ümraniye 21,865 48,786 0,45
Çatladıkapı 22,125 44,251 0,50
Esenler 25,741 47,245 0,54
Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı /Ulusal Hava Kalite İzleme Ağı
2018 yılında güncellenmiş haliyle Dünya Sağlık Örgütü Küresel dış ortam hava
kalitesi veritabanında (World Health Organization - WHO, 2018) Türkiye’den on beş
kent/bölgeye ilişkin ölçümle belirlenmiş yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları yer
almaktadır. Bu kent/bölgelerde ölçülen yıllık ortalama PM10 sonuçlarına göre, yıllık
ortalama PM2.5/PM10 oranı 0.28 (Ankara) ile 0.68 (Amasya) arasında değişmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü küresel dış ortam hava kalitesi veritabanında ölçümle belirlenen
yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları ve yıllık ortalama PM2.5/PM10 oranı Tablo 3’de
sunulmaktadır.
2018 yılında güncellenmiş haliyle Dünya Sağlık Örgütü Küresel dış ortam hava
kalitesi veritabanında Türkiye’den yetmiş yedi kent/bölgeye ilişkin PM10 ölçümlerin-
den dönüştürülmüş yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları yer almaktadır. Bu kent/
bölgelerde ölçülen yıllık ortalama PM10 sonuçlarına göre PM2.5/PM10 oranı hesap-
lanırken kullanılan dönüşüm katsayıları 0.60 (İçel) ile 0.70 (Bitlis) arasında değiş-
mektedir, ağırlıklı olarak kullanılan katsayı 0.67’dir. Dünya Sağlık Örgütü küresel dış
ortam hava kalitesi veritabanında dönüştürülerek hesaplanan yıllık ortalama PM2.5
konsantrasyonları ve yıllık ortalama PM2.5/PM10 oranları Tablo 4’de sunulmaktadır.
22
Tablo 3. Dünya Sağlık Örgütü küresel dış ortam hava kalitesi veritabanında
ölçümle belirlenen yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları ve yıllık ortalama
PM2.5/ PM10 oranı
Kent/ Bölge Yıl PM10 (μg/ m3)PM2.5 (μg/ m3)PM2.5/ PM10
Amasya 2016 57 39 0,68
Ankara 2016 68 19 0,28
Bursa 2016 66 24 0,36
Çerkezköy 2016 38 21 0,55
Çorum 2016 64 30 0,47
Edirne 2016 55 31 0,56
Giresun 2016 41 22 0,54
İstanbul 2016 38 15 0,39
Kocaeli 2016 46 15 0,33
Ordu 2016 41 15 0,37
Sakarya 2016 60 32 0,53
Samsun 2016 52 20 0,38
Sivas 2016 56 27 0,48
Tokat 2016 49 27 0,55
Yalova 2016 41 16 0,39
Kaynak: WHO Global Ambient Air Quality Database (update 2018)
Tablo 4. Dünya Sağlık Örgütü küresel dış ortam hava kalitesi veritabanında,
dönüştürülerek hesaplanan yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları ve yıllık or-
talama PM2.5/ PM10 oranları
Kent/ Bölge Yıl PM10 (μg/ m3)PM2.5 (μg/m3)PM2.5/PM10
Adana 2016 36 24 0,67
Adıyaman 2016 47 31 0,66
Afyon 2012 98 60 0,61
Afyonkarahisar 2016 77 51 0,66
Ağrı 2016 36 24 0,67
Aksaray 2016 58 39 0,67
Bursa’da Hava Kirliliği
23
Kent/ Bölge Yıl PM10 (μg/ m3)PM2.5 (μg/m3)PM2.5/PM10
Antalya 2016 53 35 0,66
Ardahan 2016 22 14 0,64
Artvin 2016 17 11 0,65
Aydın 2016 61 40 0,66
Balıkesir 2016 39 26 0,67
Bandırma 2016 42 28 0,67
Bartın 2016 55 37 0,67
Batman 2016 66 44 0,67
Bayburt 2016 42 28 0,67
Bilecik 2016 53 36 0,68
Bingöl 2016 21 14 0,67
Bitlis 2016 23 16 0,70
Bolu 2016 29 19 0,66
Burdur 2016 53 36 0,68
Çanakkale 2016 22 15 0,68
Çankırı 2016 46 31 0,67
Çiğli 2016 45 30 0,67
Denizli 2016 86 57 0,66
Diyarbakır 2016 52 34 0,65
Düzce 2016 91 61 0,67
Elazığ 2016 37 25 0,68
Elbistan 2016 70 47 0,67
Erzincan 2016 82 55 0,67
Erzurum 2016 49 33 0,67
Eskişehir 2016 24 16 0,67
Gaziantep 2016 68 45 0,66
Gümüşhane 2016 49 33 0,67
Hakkari 2016 60 40 0,67
24
Kent/ Bölge Yıl PM10 (μg/ m3)PM2.5 (μg/m3)PM2.5/PM10
Hatay 2016 55 36 0,65
İçel 2012 53 32 0,60
Iğdır 2016 100 67 0,67
Isparta 2016 56 37 0,66
İzmir 2012 49 30 0,61
Kahramanmaraş 2016 52 35 0,67
Karabük 2016 34 23 0,68
Karaman 2016 74 49 0,66
Kars 2016 43 29 0,67
Kastamonu 2016 48 32 0,67
Kayseri 2016 78 52 0,67
Kilis 2016 40 27 0,68
Kırıkkale 2016 26 17 0,65
Kırklareli 2016 70 47 0,67
Kırşehir 2016 24 16 0,67
Konya 2016 49 33 0,67
Kütahya 2016 73 49 0,67
Kırklareli Limanköy 2016 26 17 0,65
Malatya 2016 36 24 0,67
Manisa 2016 73 49 0,67
Mardin 2016 54 36 0,67
Mersin 2016 50 34 0,68
Muğla 2016 76 51 0,67
Muş 2016 100 66 0,66
Nevşehir 2016 45 30 0,67
Niğde 2016 69 46 0,67
Osmaniye 2016 65 43 0,66
Rize 2016 25 16 0,64
Şanlıurfa 2016 30 20 0,67
Bursa’da Hava Kirliliği
25
Kaynak: WHO Global Ambient Air Quality Database (update 2018)
Dünya Sağlık Örgütü, ölçümle belirlenmemiş PM2.5 konsantrasyonlarının ulusal
dönüşüm faktörleri (PM2.5 / PM10 oranı) kullanılarak hesaplandığını; ulusal dönüşüm
faktörleri mevcut değilse, ülkeye özgü dönüşüm faktörlerinin ortalamasına göre elde
edilen bölgesel veriler kullanıldığını açıklamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü aynı zaman-
da PM2.5 / PM10 dönüşüm faktörünün lokasyona göre değişebileceğine (genellikle 0,4
ve 0,8 arasında değişmektedir) ve bu nedenle PM10 konsantrasyonu temel alınarak
her bir şehir için hesaplanan PM2.5 değerinin gerçek değerden sapma gösterebi-
leceğine vurgu yapmakta ve dönüştürülen değerin yalnızca yaklaşık olarak kabul
edilmesi gerektiğini açıklamaktadır.
PM2.5 maruziyetinin özellikle uzun erimli sağlık etkilerini belirleyebilmek için
yerleşim alanlarına göre gerçek PM2.5 değerlerinin bilinmesi önem taşımaktadır. Bu
bağlamda ilk olarak PM2.5 için ulusal sınır değerin belirlenmesi ve yurt çapında PM2.5
ölçümlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Ülkemizde Dünya Sağlık Örgütü tarafından PM2.5 için önerilen yıllık ortalama sınır
değer (10 μg/m3) ile 24 saatlik ortalama sınır değerin (25 μg/m3) ulusal sınır değer
olarak benimsenmesi uygun olacaktır.
Kent/ Bölge Yıl PM10 (μg/ m3)PM2.5 (μg/m3)PM2.5/PM10
Siirt 2016 101 61 0,60
Siirt Bölgesi 2016 85 57 0,67
Sinop 2016 79 52 0,66
Şırnak 2016 1 1 1,00
Tekirdağ 2016 80 54 0,68
Trabzon 2016 53 36 0,68
Tunceli 2016 18 12 0,67
Urfa 2016 72 44 0,61
Uşak 2016 67 45 0,67
Van 2016 36 24 0,67
Yatağan 2016 67 45 0,67
Yozgat 2016 46 31 0,67
Zonguldak 2016 58 39 0,67
26
Uyarı Eşiği
Yönetmeliğe göre “Aşıldığında, nüfusun geneli için kısa süreli maruz kalmadan
dolayı insan sağlığına bir riskin söz konusu olduğu ve ilgili yetkili merci tarafından acil
önlemlerin alınacağı” kirlilik düzeyi “uyarı eşiği” olarak adlandırılmaktadır.
Bakanlık (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) ve il müdürlükleri, kükürt dioksit, azot
dioksit ve azot oksitleri, partikül madde, kurşun, karbon monoksit, benzen, ozon dış
ortam hava konsantrasyonları ve de arsenik, kadmiyum, cıva, nikel, benzo(a)piren
ve diğer polisiklik aromatik hidrokarbon konsantrasyonları ve birikim oranları ile il-
gili güncel bilgileri bilgisayar ağı, bilgi ekranları, basın yayın organları ve diğer kolay
ulaşılabilir medya aracılığıyla düzenli olarak kamuoyuna, çevre kuruluşları, tüketici
kuruluşları ve belirli hassas nüfus grupları ve diğer ilgili sağlık mercileri gibi ilgili ku-
ruluşlara sunmak zorundadır. Bakanlık ve il müdürlükleri, uyarı eşiğinin tahmini veya
ili aşımları ile ilgili bilginin kamuoyuna ve sağlık kuruluşlarına zamanında verilmesini
sağlamakla da yükümlüdür.
Hava kirlenmesinin uyarı eşikleri seviyelerine ulaştığı yerlerde bölgesel özel-
liklere bağlı olarak uygulanacak önlemler, valilik tarafından belirlenir. Örneğin Yönet-
melik’te PM10 için 24 saatlik ortalamaya göre “İlk seviye uyarı eşiği” 260 μg/m3 olarak
belirlenmiştir. Havada PM10 derişimi eşiği geçer geçmez Valiliğin önlem alması ve
aldığı önlemleri kamuoyuna duyurması gerekmektedir.
Bursa’da Hava Kirliliği
27
Uyarı eşikleri aşıldığında kamuoyuna sunulacak asgari bilgiler Yönetmelikte belir-
lenmiştir (Ek-V). Buna göre;
A) Kükürt dioksit ve azot dioksit için kamuoyuna sunulacak asgari bilgiler en az şun-
ları içerir:
- Ortaya çıkış tarihi, saati, yeri ve bilindiği yerlerde ortaya çıkış sebepleri;
- Aşağıdakiler ile ilgili tahminler;
- Konsantrasyonlardaki değişimler (iyileşme, dengelenme veya bozulma) ile bu
değişimlerin sebepleri,
* İlgili coğrak alan,
* Ortaya çıkış süresi,
- Oluşuma potansiyel hassas olan nüfus tipi;
- İlgili hassas nüfus tarafından alınacak önlemler.
B) Ozon için mümkün olan en kısa sürede büyük ölçekli, kamuoyuna sunulacak ye-
terli bilgiler şunlardır:
1. Gözlemlenen aşım(lar) hakkında bilgiler;
- Aşımın konumu veya alanı,
- Aşılan eşik tipi (bilgilendirme veya uyarı),
- Aşımın başlama zamanı ve süresi,
- En yüksek bir saatlik ve sekiz saatlik ortalama konsantrasyon,
2. Bir sonraki öğleden sonra/gün(ler) için tahminler;
- Bilgilendirme ve/veya uyarı eşiği aşımlarının beklendiği coğrak bölge,
- Kirlilikte beklenen değişim (iyileşme, dengelenme veya bozulma),
3. İlgili nüfus tipi, olası sağlık etkileri ve önerilen eylem hakkındaki bilgiler;
- Risk altındaki nüfus grupları hakkında bilgiler,
- Olası belirtilerin tanımı,
- İlgili nüfus tarafından alınacak olan önerilen önlemler,
- Daha fazla bilginin nereden bulunacağı,
4. Kirliliği ve/veya kirliliğe maruziyeti azaltma için önleyici eylem hakkındaki bilgiler;
- Ana kaynak sektörlerinin göstergeleri; emisyonların azaltım eylemleri için tavsi-
yeler.
28
Bursa’da Hava Kirliliği Ölçüm İstasyonları
Hava kirliliğinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini önlemek veya azalt-
mak, hava kalitesi ile ilgili bilgi toplamak ve uyarı eşikleri aracılığı ile halkın bil-
gilendirilmesini sağlamak amacıyla, Avrupa Birliği ile ülkemizin ortak nanse ettiği
“Marmara Bölgesinde Hava Kalitesi Alanında Kurumsal Yapılanma Projesi” kapsamın-
daki Marmara Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü, 10 Mayıs 2008 Tarih ve 26872 Sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla İstanbul’da kurulmuştur. 04.07.2011 tarih ve 27984 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 644 Sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında Müdürlük faaliyetlerine
devam etmektedir (Marmara Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü, 2018).
Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü, Marmara Bölgesi’ndeki 11 ilde
(İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Yalova, Bursa, Balıkesir
ve Çanakkale) toplam 54 adet hava kalitesi ölçüm istasyonu işletmektedir (Marmara
Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü, 2018).
Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü hava kalitesi ölçüm istasyonları;
kentsel, trak, endüstri ve kırsal olarak dört ayrı kategoride kurulmuştur. Kategori-
lere göre ölçülen parametrelerde farklılık söz konusudur; istasyonlarda Kükürtdioksit,
Partikül Madde (PM10 ve PM2.5), Azotoksitler, Ozon, Karbonmonoksit, VOC Örneklemesi,
Partikül Madde Örneklemeleri ve Meteorolojik Parametreler ölçülmektedir.
Bursa’da Hava Kirliliği
29
İstasyonlarda Ölçülen Hava Kirleticileri
Bursa’da bulunan yedi hava kalitesi ölçüm istasyonunda toplam olarak sekiz
kirleticinin ölçümü yapılmaktadır. Ancak ölçümü yapılan kirleticilerin bulundukları
istasyonların coğra dağılımı Bursa’nın tümü için bilgi vermekten uzaktır. Özellikle
organize sanayi bölgeleri gibi kirletici kaynakların kirliliğini izlemek üzere istasyonlar
kurulmamış olması önemli bir sorundur. Örneğin PM2.5 yalnızca Bursa-Uludağ Üniver-
sitesi istasyonu ile Nilüfer Belediyesi istasyonunda ölçülmektedir. Bu iki istasyonda
ölçülen veriler Nilüfer’de yaşanan PM2.5 kirliliği için bir ölçüde veri sunmakla birlikte;
kentin geri kalanında yaşanan kirlilik hakkında hiçbir veri sunmamaktadır.
Şekil 1. Marmara Bölge Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü Bursa İstasyonları
İstasyonların Yerleri
Bursa’da ısınmadan kaynaklanan hava kirliliğini izlemek üzere iki istasyon
(Kültürpark ve Uludağ Üniversitesi), sanayiden kaynaklanan kirliliği izlemek üzere iki
istasyon (Kestel ve İnegöl) ve trakten kaynaklanan kirliliği izlemek üzere bir istasyon
(Beyazıt Caddesi) olmak üzere beş istasyon kurulmuş, daha önceden kurulmuş olan
Bursa- Osmangazi1 istasyonu ile birlikte toplam altı istasyon Marmara Bölge Te-
miz Hava Merkezi Müdürlüğü tarafından işletilmektedir (Şekil 1). İstasyonlardan elde
edilen veriler (ham veri olarak ) www.havaizleme.gov.tr web sayfasında kamuoyunun
bilgisine sunulmaktadır.
Bursa’da ayrıca Nilüfer Belediyesi tarafından 2015 yılında Nilüfer Belediyesi’nin
İhsaniye Mahallesindeki Halkevi binasının çatısına kurulan bir hava kalitesi izleme
istasyonu daha bulunmaktadır. Ancak bu istasyonun verilerine internet üzerinden
erişilememektedir. Nilüfer Belediyesi belirli aralıklarla bu istasyonun verilerine ilişkin
hazırlanan raporları Belediyenin web sitesi aracılığıyla kamuoyuna duyurmaktadır.
1 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtlarında “Bursa” istasyonu adıyla geçmektedir.
30
Bursa’daki toplam yedi hava kalitesi ölçüm istasyonunda ölçülebilen hava kir-
leticileri Tablo 5’de sunulmaktadır.
Tablo 5. Bursa’daki hava kalitesi ölçüm istasyonunda ölçülen kirleticiler
İSTASYON PM10
2PM2.5
3NO2
4SO2
5O3
6CO7BTX8LoVol9Met10
Bursa-
Osmangazi × × × ×
Beyazıt Caddesi × × × × ×
Kültürpark × × × ×
Kestel × × × ×
İnegöl × × × × ×
Uludağ
Üniversitesi × × × × × ×
Nilüfer
Belediyesi × × × × × × × ×
2 PM10 : 10 mikrondan küçük Partikül Madde (TOZ) ölçüm cihazı.
3 PM2.5 : 2.5 mikrondan küçük Partikül Madde (TOZ) ölçüm cihazı
4 NO2 : Azotdioksit (Trak kaynaklı) ölçüm cihazı.
5 SO2 : Kükürtdioksit (Isınma kaynaklı) ölçüm cihazı.
6 O3 : Ozon (Özellikle yazın Güneş ışığının fazla olduğu zamanlarda) ölçüm cihazı.
7 CO : Karbonmonoksit (Trak kaynaklı) ölçüm cihazı.
8 BTX : Uçucu Organik Bileşikler (Benzen-Toluen-Xylene) ölçüm cihazı
9 LoVol : Ağır Metaller için Partikül Örnekleme Cihazı (As, Ni, Cd, Pb).
10 Met : Meteorolojik Parametreler (Rüzgar Yönü, Rüzgar Hızı, Basınç, Sıcaklık, Nem).
Bursa’da Hava Kirliliği
31
Bursa’da Hava Kirliliği Ölçüm Sonuçları
Bursa’da PM10 Kirliliği
Bursa, 2014 Yılı içerisinde Türkiye’de yıllık PM10 ortalamalarının en yüksek bu-
lunduğu ilk beş il içerisinde yer almış, Bursa (Osmangazi) ve Bursa (İnegöl) hava
kalitesi izleme istasyonları Siirt, Düzce ve Iğdır’ın ardından en kirli 4. ve 5. istasyon
olarak kayıtlara geçmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Nilüfer Belediyesi verilerine göre Bursa’daki hava
kirliliği sorunu Bursa-Osmangazi istasyonu başta olmak üzere Bursa-Beyazıt Caddesi,
Bursa-Kestel ve Nilüfer Belediyesi istasyonlarında son beş yıl içerisinde herhangi bir
azalma olmaksızın sürerken, İnegöl istasyonunda önemli bir azalma gerçekleşmiştir.
Bursa-Kestel istasyonunda 2017 ve 2018’de, Nilüfer Belediyesi istasyonunda ise
2018’de yetersiz veri (toplanan verilerin %75’in altında kalması) sorunu yaşanması
dikkat çekicidir. Bursa istasyonlarında PM10 düzeyi Tablo 6 ‘da verilmektedir.
Tablo 6. Bursa’da yıllık ortalama PM10 düzeyi (μg/ m3 , 2014-2018)
Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Nilüfer Belediyesi
*Yetersiz veri
Bursa’da son beş yılda yıllık ortalama PM10 düzeyi Bursa-Osmangazi istasyonun-
da ulusal sınır değerin iki, Dünya Sağlık Örgütü sınır değerinin beş katıdır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan Türkiye Çevre Durum Raporu
(2016) da Bursa’daki partikül madde kirliliğini ve 2011-2015 yılları arasındaki yüksek
kirlilik artışını gözler önüne sermektedir.
HAVA KALİTESİ İSTASYONU 2014 2015 2016 2017 2018
BURSA-OSMANGAZİ 97 105 93 99 99
BURSA-BEYAZIT CADDESİ 80 79 74 81 82
BURSA-İNEGÖL 93 80 71 65 43
BURSA-KESTEL 71 67 69 * *
NİLÜFER BELEDİYESİ -- -- 54 54 *
32
Türkiye’nin Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri içerisinde Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre, 2017 yılında Bursa nüfusa göre ağırlıklı
yıllık ortalama PM10 düzeyi de ulusal sınır değerinin yaklaşık bir buçuk, Dünya Sağlık
Örgütü sınır değerinin ise dört katıdır. Bursa (nüfüsa göre ağırlıklı) yıllık ortalama
PM10 düzeyleri Şekil 2’de sunulmaktadır. Bu kadar yüksek bir hava kirliliği düzeyi ra-
hatsızlıklar, hastalıklar ve erken ölümler açısından çok büyük bir risk oluşturmaktadır.
Şekil 2. Bursa (nüfusa göre ağırlıklı) yıllık ortalama PM10 düzeyleri (μg/ m3)
Bursa’da PM10 bakımından günlük ulusal sınır değer aşımlarında da büyük
bir artış söz konusudur. 2014 yılında 121 kez aşılan 24 saatlik PM10 limit değeri
(60 μg/m3) 2018 yılında 353 gün ölçüm yapılan Bursa-Osmangazi istasyonunda 296
kez aşılmıştır. 2018 yılında PM10 ölçümü yapılan istasyonlarda 24 saatlik limit aşım
sayıları Şekil 3’de verilmektedir.
62 65
37
76
85 81
75 78
0
10
20
30
40
50
60
70
80
90
2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017
Şekil 3. Bursa’da PM10 24 saatlik limit aşım sayıları (2018)
353 358 354
296
215
71
0
50
100
150
200
250
300
350
400
Bursa-Osmangazi
Bursa’da Hava Kirliliği
33
PM10 için 24 saatlik ortalamaya göre ‘İlk seviye uyarı eşiği (260 μg/m3) ise 2018
yılında Bursa-Osmangazi istasyonunda iki kez (8 Ocak ve 27 Mart) ve Bursa-Beyazıt
Caddesi istasyonunda iki kez (30 ve 31 Ocak) aşılmasına karşın kamuoyu bu konuda
uyarılmamış ve etkin önlemler alınmamıştır (Şekil 4).
Şekil 4. Bursa istasyonlarında günlük ortalama PM10 ölçüm sonuçları (2018)
Bursa’da 2018 yılında aylık ortalama PM10 düzeyi en yüksek Nisan ayında Bur-
sa-Osmangazi istasyonunda (137μg/m3) gözlenmiştir. Aylara göre ortalama PM10
konsantrasyonları Şekil 5’de sunulmaktadır.
Şekil 5. Aylara göre ortalama PM10 konsantrasyonları
95
79 79
59
137
105
54
118
110
56
0
20
40
60
80
100
120
140
160
BURSA-KESTEL
OCAK MART MAYIS
TEMMUZ KASIM ARALIK
34
Bursa’da SO2 Kirliliği
Bursa istasyonlarındaki ölçüm sonuçları yıllık ortalama SO2 düzeyi açısından
2014 yılı sonrasında genel olarak sınır değerlerin üzerinde bir kirlilik olmadığını
göstermektedir. Ancak 2014 yılında Keşan, Çan, Yatağan ve Tekirdağ’ın ardından
Türkiye’nin en kirli 5. istasyonu olan Bursa-Kestel’de 2017 ve 2018 yılında ölçüm
sonuçlarının bilinmemesi SO2 kirliliği açısından Kestel’i değerlendirme dışında bırak-
maktadır. Bursa istasyonlarında SO2 düzeyi Tablo 7’de verilmektedir.
Tablo 7. Bursa’da yıllık ortalama SO2 düzeyi (μg/ m3, 2014-2018)
İSTASYON 2014 2015 2016 2017 2018
BURSA-OSMANGAZİ 6 10 6 6 4
BURSA-BEYAZIT CADDESİ 17 14 10 11 10
BURSA-İNEGÖL 25 18 20 16 9
BURSA-KESTEL 34 * 20 * *
BURSA-KÜLTÜRPARK 10 9 7 8 7
BURSA-ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 6 5 5 5 4
NİLÜFER BELEDİYESİ -- -- 8 8 *
Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Nilüfer Belediyesi
*Yetersiz veri
2018 yılında günlük ortalama SO2 düzeylerine bakıldığında özellikle kış aylarında
ve Bursa-İnegöl ile Bursa-Beyazıt Caddesi istasyonlarındaki yüksek konsantrasyonlar
dikkat çekicidir (2018 yılı için daha önceki yıllarda Bursa’da en yüksek düzeyde SO2
kirliliği gözlenen Bursa-Kestel istasyonundan veri sağlanamamaktadır).
Şekil 6. Bursa istasyonlarında günlük ortalama SO2 ölçüm sonuçları (2018)
Bursa’da Hava Kirliliği
35
Bursa’da O3 Kirliliği
Bursa’da özellikle yaz aylarında hem Dünya Sağlık Örgütü hem de ulusal sınır
değeri aşan ozon kirliliği dikkat çekicidir. Bursa’da 8 saatlik ortalamalara göre 2018
yılındaki günlük ozon düzeyleri Şekil 7’de sunulmaktadır.
Şekil 7. Bursa’da 8 saatlik ortalamalara göre günlük ozon düzeyleri (2018)
Bursa’da NO2 Kirliliği
Bursa’da 2018 yılında yıllık ortalama NO2 düzeyi Bursa-Beyazıt Caddesi istas-
yonunda ulusal sınır değerin üzerinde (63 μg/m3) seyretmiştir. Bursa-Osmangazi is-
tasyonunda ölçülmediği için bu istasyon ve çevresi ile ilgili veri bulunmamaktadır.
Ölçülen istasyonlarda özellikle kış ve ilkbaharda gözlenen yüksek değerler dikkat çeki-
cidir. Bursa’da 2018 yılındaki günlük ortalama NO2 düzeyleri Şekil 8’de sunulmaktadır.
Şekil 8’de Bursa’da günlük ortalama NO2 düzeyleri (2018)
36
Sonuç olarak; Bursa’nın havası kirlidir ve son yıllarda kirlilik artış göstermektedir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da Bursa’yı ülkemizin havası en kirli illeri içerisinde
sınıflandırmaktadır (Şekil 9).
Şekil 9. Kış sezonu ortalama (2014 yılı Ekim-2015 Mart arası 6 aylık ortalama) PM10
ölçüm değerlerinin hava kalitesi endeks değerlerine göre sınıflandırması (Çevre ve Şe-
hircilik Bakanlığı)
Bursa’da Hava Kirliliği
37
Bursa’da Hava Kirliliğinin Yol Açtığı Sağlık Sorunları
Bursa’da hava kirliliğinin yol açtığı sorunlara ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından
açıklanmış her hangi bir veri ya da yürütülmüş/yayınlanmış bir araştırma söz konusu
değildir.
Bizim Sağlık Bakanlığı’ndan veri isteyerek, Bursa’da 2016 yılında kamu hizmetle-
rine başvuran hasta sayısı ile aylık ortalama PM10 düzeylerini karşılaştırdığımız
çalışmada, başta solunum sistemi hastalıkları olmak üzere bazı hastalıklar ile hava-
daki PM10 düzeyi ve SO2 düzeyleri arasında bir ilişki gözlenmektedir.
Bursa’da 2016 yılında aylara göre tanı konulan astım hastalığı sayısı ile aylık
ortalama PM10 düzeyi arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. PM10 düzeyi arttıkça
astım tanısı alan ya da astım tanısıyla hastanelere başvuran hasta sayısında artış
gözlenmektedir (Şekil 10).
Şekil 10. Bursa’da 2016 yılında aylara göre tanı konulan astım hasta sayısı ile aylık
ortalama PM10 düzeyi
0
20
40
60
80
100
120
140
160
0
1000
2000
3000
4000
5000
6000
7000
PM10 (Bursa-Osmangazi µg/m3)
38
PM10 düzeyi artışı ile benzer bir ilişki kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH) ve
akut bronşit için de söz konusudur. Bursa’da 2016 yılında aylara göre tanı konu-
lan KOAH ve akut bronşit hasta sayısı ile aylık ortalama PM10 düzeyi arasında yakın
bir ilişki bulunmaktadır. PM10 düzeyi arttıkça KOAH tanısı alan ya da KOAH tanısıyla
hastanelere başvuran hasta sayısında ve akut bronşit tanısı alan ya da akut bronşit
tanısıyla hastanelere başvuran hasta sayısında artış gözlenmektedir (Şekil 11 ve
Şekil 12).
Şekil 11. Bursa’da 2016 yılında aylara göre tanı konulan KOAH sayısı ile aylık ortalama
PM10 düzeyi
Şekil 12. Bursa’da 2016 yılında aylara göre tanı konulan akut bronşit hasta sayısı ile
aylık ortalama PM10 düzeyi
0
20
40
60
80
100
120
140
160
0
500
1000
1500
2000
2500
3000
3500
4000
4500
5000
PM10 (Bursa-Osmangazi µg/m3)
0
20
40
60
80
100
120
140
160
0
5000
10000
15000
20000
25000
30000
35000
Ocak Mart Nisan HaziranT emmuz Ekim
PM10 (Bursa-Osmangazi µg/m3)
Bursa’da Hava Kirliliği
39
Bursa’da 2016 yılında PM10 düzeyindeki artış ile astım olgularının kamu hasta-
nelerine başvuru sayısı arasındaki en belirgin ilişki Bursa-Osmangazi istasyonunda
gözlenmekle birlikte, tüm istasyonlarda bir ilişki gözlenmektedir (Şekil 13).
Bursa-Kestel istasyonunda 2016 yılında aylara göre ortalama SO2 düzeyi ile
astım olguları başvuru arasında bir ilişki gözlenmektedir (Şekil 14). Böyle bir ilişki
gözlenmesine karşın son yıllarda Bursa-Kestel istasyonunun etkin çalıştırılmaması
büyük bir sorun oluşturmaktadır.
Şekil 14. Bursa-Kestel istasyonunda aylara göre SO2 düzeyleri ve astım hasta başvuru
sayısı (2016)
Şekil 13. Bursa il merkezinde PM10 düzeyleri ve astım olguları başvuru sayıları (2016)
40
Bursa’da 2016 yılında SO2 düzeyindeki artış ile astım olgularının kamu hasta-
nelerine başvuru sayısı arasındaki en belirgin ilişki Bursa-Kestel istasyonunda göz-
lenmekle birlikte, tüm istasyonlarda bir ilişki gözlenmektedir (Şekil 15).
Hava kirliliğinin Bursa’da yaşayan yurttaşları rahatsızlandırdığı, hasta olmaları-
na neden olduğu ve erken ölümlere yol açtığı tartışma götürmeyen bir gerçektir. Bu
konuda kapsamlı epidemiyolojik araştırmaların yapılmasına gereksinim duyulmak-
tadır.
Bursa’da Hava Kirliliğinin Yol Açtığı Erken Ölümler
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesel Osi, hava kalitesi ve sağlık konusundaki
çalışmaları kapsamında AirQ+ adı verilen bir program geliştirmiştir. AirQ+, belirli bir
nüfus üzerinde hava kirliliğinin sağlık etkilerini hesaplamak için tasarlanmıştır.
AirQ+ herhangi bir şehir, ülke veya bölgede belirli bir sağlık sonucunun ne
kadarının seçilen hava kirleticilerine atfedilebilir olduğunu ve mevcut duruma
kıyasla, gelecekte hava kirliliği seviyeleri değişirse sağlık etkilerinde meydana gele-
bilecek değişikliklerin neler olabileceğini tahmin etmek için kullanılabilmektedir.
Şekil 15. Bursa il merkezinde SO2 düzeyleri ve astım olguları başvuru sayıları (2016)
Bursa’da Hava Kirliliği
41
AirQ+ tarafından yapılan tüm hesaplamalar epidemiyolojik çalışmalar tarafından
oluşturulan yöntemlere ve konsantrasyon/ yanıt işlevlerine dayanmaktadır. Yazılımda
kullanılan konsantrasyon/ yanıt işlevleri, 2013 yılına kadar mevcut tüm epidemiyo-
lojik çalışmaların sistematik olarak gözden geçirilmesine ve meta-analizine dayan-
maktadır.
AirQ+ kullanılarak Bursa için hava kirliliğinin yol açtığı erken ölümler tahmin
edilmiş ve 2017 yılında hava kirliliğinin Bursa’da 3098 kişinin (En az 2100, en fazla
3964 kişi) erken ölümüne yol açtığı hesaplanmıştır11.
Bursa’da 2017 yılında hava kirliğine atfedilen ölüm oranı %20,4 ve hava kirliğine
atfedilen ölüm sayısı yüz binde 165’tir.
Bu sonuç; Bursa’da PM2.5’e uzun süre maruz kalmanın neden olduğu 3098 erken
ölümün, PM2.5’in yıllık ortalama konsantrasyonunun Dünya Sağlık Örgütü sınır değer
önerisi olan 10 μg/ m3 ü geçmemesi durumunda ‘‘önlenebileceğini’’ göstermektedir.
11AirQ+ ile Bursa’da 2017 yılında hava kirliliğine bağlı erken ölümler hesaplanırken (30+ yaş) nüfus ve
(30+ yaş) ölüm sayısı için TÜİK verileri, Bursa’nın yüzölçümü için Harita Genel Müdürlüğü verisi kul-
lanılmıştır. Ortalama yıllık PM2.5 düzeyi 48 μg/ m3 olarak hesaplanmıştır. Hesaplanma sırasında Bur-
sa-Uludağ Üniversitesi istasyonu PM2.5 ölçüm sonucu ile diğer istasyonlardaki (Bursa-Osmangazi, Bur-
sa-Beyazıt Caddesi ve Bursa-İnegöl ) PM10 ölçüm sonuçları PM2.5 ‘e Dünya Sağlık Örgütü’nün AirQ+
programında kullandığı dönüşüm katsayısı (0,666127664924346) kullanılarak dönüştürüldükten sonra
tüm istasyonların ortalamaları alınmıştır.
42
Bursa’da Hava Kirliliği İle İlgili Yapılmış Bazı
Araştırmaların Sonuçları
PM2.5 ve PM10
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Mayıs 2007-Nisan 2008 tarihleri arasında yapılan bir
araştırmada yıllık ortalama PM2.5 ve PM10 konsantrasyonları sırasıyla 53 ve 83 μg/ m3
olarak bulunmuştur (Kendall, Pala, Ucakli, & Gucer, 2011). Bu çalışmada Bursa’da
yıllık ortalama PM2.5: PM10 oranı 0,64’tür.
Solunum işlevlerinde azalma
Bursa’da Orhaneli kömürlü termik santralinin çevresinde yaşayanların etkile-
nimlerini değerlendirmek amacıyla 2005 yılında yapılan ve çalışma grubunda 2350
kişi, kontrol grubunda da 469 kişi olmak üzere toplam olarak 2819 kişinin kapsandığı
bir araştırmada; termik santral çevresinde yaşayanların solunum işlevleri kontol
grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (Pala, Türkkan, Gerçek, Osman, &
Aytekin, 2012).
Benzen
Bursa merkezimde 2005-2007 yılları arasında yürütülen bir çalışmada endüstri
bölgeleri, yol kenarları, kent ve kırsal alanlarda toplam 67 noktada örnek toplan-
mış ve benzen konsantrasyonları hesaplanmıştır. Endüstri bölgelerinde bulunan on
noktada, trağin yoğun olduğu yol kenarlarında bulunan dört noktada, kent merkez-
lerinde bulunan iki ve kırsallarda bulunan iki ölçüm noktalarında ölçülen benzen kon-
santrasyonunun limit değer olan 5 μg/m3 sınırını aştığı görülmüştür. Kirliliğin olası
kaynağını tanımlayabilmek için kirlilik haritası hazırlanmış ve benzen kirliliğinin yük-
sek olduğu yerler endüstri bölgeleri olarak tespit edilmiştir (Mihriban YILMAZ CİVAN,
Öznur OĞUZ KUNTASAL, 2014).
Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, poliklorlu bifeniller ve organoklorlu pestisitler
Başka bir araştırmada dış ortam konsantrasyon örnekleri Bursa İli’ndeki dört
farklı örnekleme noktası olan TÜBİTAK Butal (TB-Trak), Yavuzselim (YS-kentsel), Mu-
danya (kıyı) ve Uludağ Üniversitesi Kampüsü (UÜK-yarı kırsal) bölgelerinden Haziran
2008 ile Haziran 2009 tarihleri arasında toplanmıştır. Örneklerde polisiklik aroma-
tik hidrokarbonlar (PAH’lar), poliklorlu bifeniller (PCB’ler) ve organoklorlu pestisitler
(OCP’ler) analiz edilmiştir.
Bursa’da Hava Kirliliği
43
Dış ortam PAH, PCB ve OCP örnekleri Bursa ilinde yer alan 4 farklı örnekleme
noktasından toplanmıştır. PAH bileşikleri için en yüksek konsantrasyon seviyeleri
gaz fazda tespit edilirken, toplanan örneklerde moleküler ağırlığı az olan PAH türleri
baskın karakterdedir. PAH konsantrasyon değerleri ısınma olan ve ısınma olmayan
sezonlara göre incelenmiştir. Isınma olan sezonda ısınma olmayan sezona göre kon-
santrasyon değerlerinin 5 ila 7 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
PCB’ler için en yüksek konsantrasyon değerleri gaz fazda tespit edilirken, 3 ve
4 klorlu bifenilleri içeren homolog grupları toplanan örneklerde baskın karakterdedir.
PCB konsantrasyonlarının zaman içerisinde azaldığı tespit edilmiştir. PCB konsan-
trasyon değerlerinin meteorolojik parametreler ile olan ilişkileri incelenmiş olup, UÜK
ve Mudanya örnekleme bölgelerinde istatistiksel açıdan önemli sonuçlar elde edil-
miştir. TB ve YS örnekleme bölgelerinde hiçbir meteorolojik parametre ile önemli bir
ilişki tespit edilememiştir. Atmosferdeki PCB’lerin bir kaynağını teşkil eden ve PCB’leri
içeren deniz ve toprak kütlelerinden meydana gelen buharlaşmanın atmosferik uzak
taşınımın yanında Mudanya ve UÜK örnekleme noktaları için önemli kaynaklar arasın-
da olduğu düşünülmektedir.
OCP’lerin aynı örnekleme bölgelerinde hem tür bazında hem de partikül ve gaz
fazlarda tespit edilen konsantrasyon değerleri, OCP satışı ve kullanımının yasaklan-
mış olmasına rağmen halen yasa dışı yollarla kullanımının olduğunu göstermiştir. Par-
tikül/ faz dağılımı, türlerin dağılımı, türlerin arasındaki oranlar dikkate alındığında zirai
faaliyetlerin ve ticarethanelerin olduğu alanlarda OCP’lerin insektisit (böcek öldürücü)
ve herbisit (bitki öldürücü) olarak kullanılmış olabileceği sonucuna varılmıştır (Aşkın
BİRGÜL, S. Sıddık CİNDORUK, Fatma Esen, 2013).
İç ve dış ortam PAH konsantrasyonlarının analizi amacıyla yaz sezonu
(18.07.2014-01.09.2014) ile sonbahar sezonunu (18.10.2014-01.12.2014) kapsa-
yan bir çalışmada; oturma odalarında yaz ve sonbahar mevsimleri arasında kayda
değer bir fark olmazken, dış ortamda sonbahar mevsiminde yaz mevsiminden iki
kat yüksek PAH konsantrasyonlarına rastlanmıştır. Bunun nedenleri sonbahar mevsi-
minde havaların soğumaya başlaması ile ısınma amaçlı yakıtların yakılmaya başla-
ması, okulların açılması ile trak yoğunluğunun artması ve havaların soğuması ile
fotokimyasal reaksiyonların azalması olarak açıklanmıştır (ESEN, Fatma; Kayıkçı,
2018).
44
Hava kalitesinin zaman içerisindeki değişimi
Bursa Kenti hava kalitesinin zaman içerisindeki değişimini incelemeyi amaçlayan
bir çalışmada öncelikle çalışma sahasında literatür taraması yapılarak Kentin hava
kalitesini irdeleyen çalışmalar incelenmiş ve Bursa Kenti hava kalitesi verileri 1990-
2007 yılları arasında TUİK resmi sitesi üzerinden, Sağlık Bakanlığı Hava Kalitesi
ölçümlerinden; 2007-2011 yılına kadar olan veriler ise yine TUİK üzerinden ‘‘Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi’’ ölçümlerinden temin edilmiştir. 2011-2016 yılları
arasındaki veriler ise ‘‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı’’
sistemi üzerinden sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda son yıllarda partikül madde
oranlarının öngörülen limit değerleri aştığı görülmektedir. 1990-2008 yılları arasında
yakıt kalitesindeki kontroller sayesinde zamanla düşüşe geçen partikül madde kon-
santrasyonlarının 2008-2016 yılları arasında arttığı gözlemlenmiştir. Kükürt dioksit
oranları ise 90’ların başında yüksek seyrederken, 2000’lerden itibaren öngörülen
limit değerleri aşmamaktadır (GARİPAĞAOĞLU & DUMAN, 2017).
Bursa’da Hava Kirliliği
45
Sonuç ve öneriler
Hava kirliliği Bursa’da yaşayanların sağlığını tehdit etmekte; rahatsızlanmalara,
hastalanmalara ve en önemlisi de Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen yöntemler
kullanılarak yapılan hesaplamalara göre her yıl üç binin üzerinde Bursa’da yaşayan
yurttaşın erken ölmesine yol açmaktadır.
Bursa’da partikül madde kirliliği özellikle son yıllarda çok ciddi bir sorun olarak
karşımızda durmaktadır. Yasal düzenlemelere göre 24 saatlik ortalama PM10 ulusal
sınır değeri yılda en çok 35 gün aşılabilir olmasına karşın, Bursa’da yüzlerce kez
aşılmaktadır. PM10 düzeyi Bursa’da 2018 yılında 296 kez aşılmış ancak ne Valilik, ne
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ne de ilçe belediyeleri hava kirliliğini önlemek
ve halkı uyarmak için etkili bir eylem planını uygulamıştır.
Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘‘Bursa İli
2017 Yılı Çevre Durum Raporu’’nda Bursa’da hava kirliliğine yol açan kaynaklar ve
hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan güçlükler önem sırasına göre sıralanmıştır
(Tablo 8).
Tablo 8. Bursa’da hava kirliliğine yol açan kaynaklar ve hava kirliliğinin giderilmesinde
karşılaşılan güçlükler
Kaynak: Bursa İli 2017 Yılı Çevre Durum Raporu
Ancak Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün raporunda iki önemli
konu dikkat çekmektedir: İlk olarak, Rapor’da kirlilik kaynaklarına ve kirliliğin gide-
rilmesinde karşılaşan güçlüklere ilişkin herhangi bir veriye dayalı bilimsel bir değer-
lendirme söz konusu değildir. İkincisi ise Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,
önem sırasına göre Bursa’da hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan güçlükleri
sıralarken yine önem sırasına göre sıraladığı kirlilik kaynaklarından birinci sırada
yer alan imalat sanayi işletmelerine ilişkin güçlükler ile Orhaneli Termik Santrali ve
maden işletmelerine ilişkin güçlükleri göz ardı etmiş görünmektedir. Oysa hem imalat
Bursa’ da hava kirliliğine yol açan
kaynaklar (Önem sırasına göre)
Bursa’da hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan
güçlükler (Önem sırasına göre)
1. İmalat sanayi işletmeleri,
2. Karayolu trak,
3. Evsel ısınma,
4. Termik santraller,
5. Maden işletmeleri,
1. Halkın alım gücünün düşük olmasından dolayı
kalitesiz yakıt kullanılması,
2. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirlilik,
3. Yeterli denetim yapılamaması,
4. Toplumda bilinç eksikliği,
5. Meteorolojik faktörler,
6. Topograk faktörler,
7. Kaliteli yakıt temininde zorluklar,
8. Kurumsal ve yasal eksiklikler,
9. Ateşçilerin eğitimsiz ve bilinçsiz olması,
46
Tablo 9. Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 2015-2018 yılları
arasında ‘‘ Bursa İli Temiz Hava Eylem Planı’’ kapsamında yürütülen çalışmalar
Eylem Gerçekleşim / Açıklama
1Doğalgaz kullanımının teşvik edilebilmesi
için ilk yatırım maliyetinin karşılanmasın-
da maddi desteğin sağlanması
Temiz Hava Eylem planında uzun vade (2013-
2023) uygulama tarihli olup, Bursa Büyükşehir
Belediyesi Sağlıklı Kentler Birliği çalışmaları
kapsamında hava kirliliğinin en yoğun olduğu
Osmangazi, Yıldırım, İnegöl ilçelerinde toplam
48 mahallede katı yakıt yakacağı kullanan 1794
ihtiyaç sahibi aileyi tespit edip, doğalgaz kul-
lanımına geçişin sağlanması yönünde doğalgaz
yardım projesi başlatılmıştır. Çalışmalar devam
etmektedir.
2 Katı yakıt kullanılan tüm binaların doğal-
gaza geçişinin sağlanması
Yasal bir müeyyide bulunmadığından yaptırım
yapılamamıştır.
3Araç park yerlerinin sayısının arttırılarak
yol kenarlarına araç parkının yasaklan-
ması
Temiz Hava Eylem Planında (2013-2023) uygu-
lama tarihli olup uzun vadedeki planlardandır.
Ulaşım Master Planı 2035 çalışmaları devam
etmektedir.
4Şehir içi katalitik konvertörsüz araçların
yasaklanması ve hibrit; elektrikli araçların
teşvik ve alt yapısının hazırlanması
--
5Heykel, İnönü Caddesi, Kent Meydanı
Stadyum Caddesi, Altıparmak Heykel
Rotasında haf raylı sistemi yaygın-
laştırarak bu bölgeyi özel araç trağine
yasaklamak
Haf Raylı sistem Projesi tamamlanmış olup ring
ve dairesi içinde kalan alanın özel araç trağine
yasaklanması konusunda süreç devam etmek-
tedir. Temiz Hava Eylem Planında “2013-2023”
uygulama tarihli olup uzun vadedeki planlardan-
dır. Ulaşım Master Planı 2035 çalışmaları devam
etmektedir.
sanayi ve maden işletmeleri hem de Orhaneli kömürlü termik santrali Bursa’nın ha-
vasını kirleten en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 2015-2018 yılları
arasında ‘‘Bursa İli Temiz Hava Eylem Planı’’ kapsamında yürütülen çalışmalar rapor-
lanmış, bu bağlamda on eylem tanımlanmış, bunlardan dokuzu ile ilgili bazı çalışma-
lar yürütüldüğü açıklanmıştır (Tablo 9).
Bursa’da Hava Kirliliği
47
Eylem Gerçekleşim / Açıklama
6Metal işleme sektöründe yüksek
PM konsantrasyonunun azaltıl-
masına yönelik ilave tedbirler
alınması
Asil Çelik Fabrikası ile yapılan görüşmede
prosesin farklı kısımlarında Slikon Tip Toz
toplama sistemi, Reküperatör sistemi (havanın
atık gazın ısısı ile ısıtılarak sisteme beslemesi),
Baca gazı yıkama ve elektrostatik ltre, iki
adet (eski ve yeni) torbalı toz toplama sistemi
(dust collecting system) sistemleri ile PM kon-
santrasyonunun azaltıldığı belirlenmiştir.
7Çimento sektöründe yüksek NOX
konsantrasyonunun azaltılması
ve Çimento Sektöründe Klinker
karıştırıcı ünitesinin kapalı
sisteme geçirilmesi
Bursa Çimento Fabrikası ile yapılan görüşmede
NOX emisyonunu azaltım için bütçede yatırım
planına alındığı hususu belirtilmiştir. Klinker
karıştırıcı ünitesi kapalı ortama alınmıştır.
8Enerji üretim sisteminde (Tablo
20 1-2-3-4-5 nolu) NOX ve PM
konsantrasyonlarının azaltılması
Kısa vadede yapılan çalışmaların sektördeki
diğer rmalarda da uygulanması sağlanacaktır.
9Tekstil sektöründe NOX ve PM
konsantrasyonlarının azaltılması
İMÇK tarafından kömür ile çalışan tesislere
yönelik olarak 2008 yılında alınan karar gereği
doğalgaz kullanımından kömür kullanımına
geçişe izin verilmemektedir. Yine 26.11.2014
tarihli İMÇK kararı gereği OSB sınırları dışında
Tekstil boyahanesi kurulmasına ve kurulu olan-
ların kapasite satışlarına izin verilmeyecektir.
18.08.2016 tarihli İMÇK kararı gereğince
de polyester kumaş işleyen ön kse/kse
yapan işletmelere 01.01.2018 tarihine kadar
elektrostatik ltre taktırılması zorunluluğu
getirilmiş olup söz konusu karar İl Mahalli
Çevre Kurulunun (İMÇK) 12.12.2018 tarih ve
87 nolu kararı 01.05.2019 tarihine uzatılmış
olup konunun takibi yapılmaktadır. Ayrıca; İl
Müdürlüğümüze müracaat ederek başvuru ya-
pan 62 işletmeden 26 adedinin ltre sistemini
kurduğu ve çalıştırdığı tespit edilmiştir.
10 İzin lisanslı tesislerde emisyon
salımının en aza indirilmesi
Çevre İzni Belgesini almış tüm işletmelere
yazı gönderilerek Kısa ve Uzun vadeli emisyon
azaltımı hususunda gerekli çalışma ve planla-
ma yapmaları istenmiş olup işletmelerden geri
bildirimler yapılmıştır.
48
Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 2015-2018 yılları
arasında ‘‘Bursa İli Temiz Hava Eylem Planı’’ kapsamında yürütülen çalışmaların Bur-
sa’da hava kirliliğini azaltamadığı, azaltmak bir yana hatta örneğin Bursa-Beyazıt
Caddesi istasyonu verilerine bakılacak olursa 2015’ten 2018’e gelindiğinde yıllık
ortalama PM10 düzeylerinde gerçekleşen artışı önlemekte de yetersiz kaldığı açık
olarak görülmektedir.
Bursa’da soluduğumuz havanın kirli olmasına yol açan etmenlere karşı bilimsel,
nedene yönelik ve kararlı bir mücadele yürütülmedikçe; hava kirliliği sorununun or-
tadan kaldırılması olanaklı değildir.
Bursa’da hava kirliliğine yol açan kaynakları/ etmenleri bilimsel bilgiye göre sıra-
layabilecek ve alınması gereken önlemleri ortaya koyabilecek bilimsel çalışmalara
gereksinim duyulmaktadır. Bu bağlamda Valilik ivedi olarak hava kirliliği ile ilgili bir
Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) yapılması için girişimde bulunmalı, ilgili taraarı
(Kent yöneticileri, bilim insanları, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve yurt-
taşlar) SED’e katkı koymaya çağırmalıdır.
Bursa’da hava kirliliğine karşı savaşım söz konusu olduğunda üniversitenin,
meslek örgütlerinin ve sivil toplumun katılımına açık bir örgütlenme deneyimi
olan ‘‘Çevre Kirliliği ile Mücadele Çalışma Birimi’’ deneyimi yol gösterici olmalıdır.
‘Çevre Kirliliği ile Mücadele Çalışma Birimi’’ Yerel Gündem 21 İklim Değişikliği ve
Çevre Çalışma Grubu’nun 1996 yılında Bursa’da hava kirliliğinin önlenmesine yönelik
hazırlamış olduğu önerilerini Valilik ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na sunması
üzerine İl Mahalli Çevre Kurulunun 13.09.1996 gün ve 9 nolu kararı ile kurulmuştu.
Birim; İl Çevre Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkan-
lığı (Çevre Koruma Daire Başkanlığı, Zabıta Müdürlüğü), Yerel Gündem 21 Uludağ
Üniversitesi (Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü), T.K.İ. Bölge
Müdürlüğü, TMMOB (Maden, Makine, Kimya, İnşaat, Çevre Mühendisleri Odaları),
Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Bursa Mahru-
katçılar Odası’nın temsilcilerinden oluşmaktaydı. Birim her hafta düzenli olarak
toplanır ve toplantı tutanak/ raporunu yazılı olarak Bursa Valiliği’ne sunmak üzere, İl
Çevre Müdürlüğü’ne iletirdi.
Birim beş yıl boyunca etkin olarak çalışmış 2001 yılından sonra etkinliğini
yitirmiştir. Birimin en önemli işlevlerinden birisi İl Mahalli Çevre Kurulunun hava
kirliliğini önlemeye yönelik kararlarının uygulanıp uygulanmadığını izlemek, yeni
kararlar alınması için önerilerde bulunmak ve İl Mahalli Çevre Kurulunun talebi
doğrultusunda denetimlere katılmaktı.
Bursa’da hava kirliliğine karşı etkili bir savaşım için yurttaşların, bilim insan-
larının, meslek örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin karar süreçlerine katılımı-
na açık bir örgütlenmeye gereksinim duyulmaktadır.
Bursa’da Hava Kirliliği
49
Bursa’da kenti yönetenlerin (Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyeleri)
ivedi olarak halkı uyarması ve hava kirliliğinin azaltılmasına yönelik önlemleri alması
gerekmektedir. Alınması gereken önlemler birçok kez dile getirilmiş olmasına karşın,
herhangi bir girişimde bulunulmaması; başta çocuklar olmak üzere Bursa’da yaşayan
yurttaşların hastalanmasına ve erken ölmesine seyirci kalınmasına yol açmaktadır.
Hava kirliliği çok önemli bir halk sağlığı sorunudur. Merkezi yönetim de hava
kirliliğini önlemek konusunda ivedi olarak adım atmalı ve hava kirleticileri için Dünya
Sağlık Örgütü tarafından önerilen sınır değerlerin kullanılmasını sağlamak amacıyla
yasal düzenleme yapılmalıdır.
50
Kaynaklar
Agency for Toxic Substances and Disease. (1998). Toxicological Prole for Sulfur Dioxide.
Retrieved from https://www.atsdr.cdc.gov/ toxproles/ tp.asp?id=253&tid=46
Aşkın BİRGÜL, S. Sıddık CİNDORUK, Fatma ESEN, Y. T. (2013).Temporal and Spatial Variation of
Semi-Volatile Organic Compound Concentration Levels in the Bursa Atmosphere.
Hava Kirliliği Araştırmaları Dergisi, 2, 123-132
BAKANLIĞI, Ç. V. Ş. (2014). HAVA KALİTESİ HABER BÜLTENİ.
BOARD, C. P. C. (2003). Guidelines for Ambient Air Quality Monitoring. (Dr. B. Sengupta, Ed.)
(NATIONAL A). National Institute of Science Communication (CSIR), New Delhi.
Congress. (2004). Clean Air Act- As Amended Through P.L. 108-201. US Government Printing Ofce.
EPA. (2018). Indoor Pollutants and Sources.
EPA United States Environmental Protection. (2018a). Area Sources Of Urban Air Toxics. Retrieved
January 21, 2018, from https://www.epa.gov/urban-air-toxics/area-sources-urban-air-toxics
EPA United States Environmental Protection. (2018b). Urban Air Toxic Pollutants. Retrieved January 21,
2018, from https://www.epa.gov/urban-air-toxics/urban-air-toxic-pollutans
EPA United States Environmental Protection. (2018c). Volatile Organic Compounds’ Impact on Indoor Air
Quality.Retrieved from https://www.epa.gov/indoor-air-quality-iaq-/volatile-organic-compounds-
impact-indoor-air-quality
Esen, Fatma; Kayıkçı, G. (2018). Determination of polyaromatic hydrocarbons (PAHs) in indoor and
outdoor air samples in Bursa, Journal of the Faculty of Engineering and Architecture of Gazi
University, 33(4), 1531-1541
GARİPAĞAOĞLU, N., & DUMAN, C. (2017). BURSA KENTİ HAVA KALİTESİNİN ZAMAN İÇERİSİNDEKİ DEĞİŞİMİ.
Marmara Geographical Review, 36, 57-70
Kendall, M., Pala, K., Ucakli, S., & Gucer, S. (2011). Airborne particulate matter (PM<inf>10</inf>)
and associated metals in urban Turkey. Air Quality, Atmosphere and Health, 4(3). https://doi.
org/10.1007/s11869-010-0129-9
Markus Amann, D. D., Bertil Forsberg, Otto Hänninen, F. H., Michal Krzyzanowski, F. de L., Sally J. Liu,
Corinne Mandin, J. S., & Per Schwarze, D. S. (2008) Health risks of ozone from long-range
transboundary air pollution. World Health Organization. Retrieved from http://www.euro.who
int/_data assets/pdf_le/0005/78647/E91843.pdf
Marmara Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü. (2018). Retrieved January 22, 2018, from
https://mthmm.csb.gov.tr/mudurlugumuz-genel-tanitim-i-85677
Bursa’da Hava Kirliliği
51
Mihriban YILMAZ CİVAN, Öznur OĞUZ KUNTASAL, G. T. (2014). Evaluation of Benzene Levels and
Health Risk Predictions in Bursa by Using Different Statistical Methods.
Hava Kirliliği Araştırmaları Dergisi, 3, 12-21
Pala, K., Türkkan, A., Gerçek, H., Osman, E., & Aytekin, H. (2012). Evaluation of respiratory functions of
residents around the Orhaneli thermal power plant in Turkey. Asia- Pacic Journal of Public Health,
24(1), 48-57. https://doi. org/10.1177/1010539510363622
Schlesinger, R. B. (2008). Nitrogen Oxides. https://doi.org/10.1002/9780470442890.ch22
Sims, R., Gorsevski, V., & Anenberg, S. (2015). Black Carbon Mitigation and the Role of the Global
Environment Facility: A STAP Advisory Document. Global Environment Facility, Washington, D.C.
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, (2018). Hava Kalitesi Bülteni, Kasım 2018. Retrieved form https://ced.
csb.gov.tr/hava-kalitesi-haber-bultenleri-i-82299
WHO, (2013). Air Pollution and Cancer - IARC Scientic Publication No. 161. International Agency for
Research on Cancer. https://doi.org/10.1111/j.1651-2227.2008.00836.x
WHO, (2016) Ambient Air Pollution: A global assessment of exposure and burden of disease.
World Health Organization. https://doi.org/9789241511353
World Health Organization, (2006). WHO Air quality guidelines for particulate matter, ozone,
nitrogen dioxide and sulfur dioxide: Global update 2005. Genebra.
https://doi.org/10.1016/0004-6981(88)90109-6
World Health Organization, (2010). WHO guidelines for indoor air quality: selected pollutants.
WHO Regional Ofce for Europe. https://doi.org/10.1186/2041-1480-2-S2-I1
World Health Organization, (2013). Review of evidence on health aspects of air pollution-
REVIHAAP Project: Technical Report. World Health Organization.
https://doi.org/10.1007/BF00379640
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
Article
Full-text available
Ozone is a highly oxidative compound formed in the lower atmosphere from gases (originating to a large extent from anthropogenic sources) by photochemistry driven by solar radiation. Owing to its highly reactive chemical properties, ozone is harmful to vegetation, materials and human health. In the troposphere, ozone is also an efficient greenhouse gas. This report summarizes the results of a multidisciplinary analysis aiming to assess the effects of ozone on health. The analysis indicates that ozone pollution affects the health of most of the populations of Europe, leading to a wide range of health problems. The effects include some 21 000 premature deaths annually in 25 European Union countries on and after days with high ozone levels. Current policies are insufficient to significantly reduce ozone levels in Europe and their impact in the next decade
Article
Full-text available
Airborne particulate matter (PM) and associated metals were measured in a district of an industrial city in Western Turkey. We compared PM concentrations in Bursa, Turkey (Nilufer district) with international air quality standards. Turkish legislature adopted the EC Air Quality Framework in 2008, and compliance is required in the medium term. State-of-the-art reference methods were used for all measurements. A Partisol sampler measured urban background PM2.5 and PM10 between May 2007 and April 2008, and PM2.5 samples were later analysed for selected metals using ICP-MS. Average PM2.5 and PM10 mass concentrations over the year were 53 and 83μg/m3, respectively. The annual mean PM2.5:PM10 ratio in Bursa was 0.64. PM2.5 and PM10 were highly correlated at the site (R = 0.91 overall), especially in winter. In the cold seasons, the coarse and fine fractions were strongly correlated R = 0.67 (p < 0.1), while in the warm seasons, they were not (R = 0.01). Sampler results correlated well with a nearby Government sampler. Current PM10 and PM2.5 levels in Bursa breach current and prospective EU air quality standards, with significant implications in public health. KeywordsAir pollution–Particulate matter (PM)–PM2.5 –PM10 –Particulate-associated metals–Turkey–Public health
Article
Full-text available
The aim of this cross-sectional study was to evaluate the health and respiratory function of residents around the Orhaneli thermal power plant in Turkey. The study was conducted using face-to-face interviews, and respiratory functions were measured with a spirometer. The respiratory functions of 2350 residents, 15 years and older, living in communities near the coal-fired Orhaneli thermal power plant in Turkey were measured. The control group consisted of 469 persons from similar communities without a nearby power plant. The FEV1 (forced expiratory volume after 1 s) and FVC (forced vital capacity) values of the study participants were significantly lower than those of the control group, and residents directly downwind of the plant's smokestack showed greater impairment of respiratory functions compared with residents upwind.
Temporal and Spatial Variation of Semi-Volatile Organic Compound Concentration Levels in the Bursa Atmosphere
  • Birgül Aşkın
  • S Sıddık
  • Cindoruk Fatma
Aşkın BİRGÜL, S. Sıddık CİNDORUK, Fatma ESEN, Y. T. (2013).Temporal and Spatial Variation of Semi-Volatile Organic Compound Concentration Levels in the Bursa Atmosphere. Hava Kirliliği Araştırmaları Dergisi, 2, 123-132
Guidelines for Ambient Air Quality Monitoring
  • C P C Board
BOARD, C. P. C. (2003). Guidelines for Ambient Air Quality Monitoring. (Dr. B. Sengupta, Ed.) (NATIONAL A). National Institute of Science Communication (CSIR), New Delhi.
Clean Air Act-As Amended Through P.L. 108-201. US Government Printing Office
  • Congress
Congress. (2004). Clean Air Act-As Amended Through P.L. 108-201. US Government Printing Office.
Evaluation of Benzene Levels and Health Risk Predictions in Bursa by Using Different Statistical Methods
  • Yilmaz Mihriban
  • Civan
  • Oğuz Öznur
  • G T Kuntasal
Mihriban YILMAZ CİVAN, Öznur OĞUZ KUNTASAL, G. T. (2014). Evaluation of Benzene Levels and Health Risk Predictions in Bursa by Using Different Statistical Methods. Hava Kirliliği Araştırmaları Dergisi, 3, 12-21
Black Carbon Mitigation and the Role of the Global Environment Facility: A STAP Advisory Document
  • R Sims
  • V Gorsevski
  • S Anenberg
Sims, R., Gorsevski, V., & Anenberg, S. (2015). Black Carbon Mitigation and the Role of the Global Environment Facility: A STAP Advisory Document. Global Environment Facility, Washington, D.C.
Hava Kalitesi Bülteni, Kasım
  • T C Çevre Ve Şehircilik
  • Bakanlığı
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, (2018). Hava Kalitesi Bülteni, Kasım 2018. Retrieved form https://ced. csb.gov.tr/hava-kalitesi-haber-bultenleri-i-82299