Conference PaperPDF Available

Gıda Arz Zincirindeki Kayıp ve İsrafın Azaltılmasında Ambalajın Önemi ve Gelişmeler

Authors:

Abstract

zet: Bu bildirinin amacı gıda arz zinciri boyunca ortaya çıkan gıda kayıp ve israfının azaltılmasında ambalajın rolü ve önemini incelemektir. Çalışmada, ambalajların gıda kayıp ve israfının azaltılmasında kullanılması amacıyla yapılan çalışmalara ve ambalajlama konusunda ortaya çıkan gelişmelere de yer verilmiştir. Gıda kayıp ve israfı meselesi son on yılda bilimsel ve toplumsal açıdan giderek daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, tüm ülkelerin gıda güvencesi açısından birinci önceliğidir. Son yıllarda, kısa mesafeli üretim ve teslimata dayalı alternatif gıda arz zincirlerinin, geleneksel perakendecilik sistemi tarafından uygulananlara göre daha çevre dostu olduğu öne sürülmektedir. Bununla birlikte, ister kısa mesafe ister uzun mesafe tedarik sistemi tercih edilsin, ambalajlama, kayıp ve israfın azaltılmasında önemli bir ekonomik araç olarak kullanılabilmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak, ambalaj sanayii gıda arz zincirindeki paydaşların talepleri doğrultusunda, ekonomik, sosyolojik ve çevresel katkıları olan ambalaj malzeme ve çeşitleri üretmeye başlamıştır. Ambalaj atıkları meselesi, ambalajların gıda israf ve kayıplarını azaltmasını sınırlayan önemli faktörlerden biridir. Bir diğer sınırlayıcı faktör ise, tüketicilerin ambalajın yararları konusundaki bilgi yetersizliğidir. Ambalaj sanayii, teknolojideki ilerlemelere odaklanmalı, ancak ambalajlamanın dolaylı etkilerinin önemi de ihmal edilmemelidir. Ambalaj tasarımındaki paydaşlar ise, ürünlerini gıda kayıplarını ve israfını azaltma konusunda optimize etmek için tüm arz zinciri boyunca ambalaj taleplerini anlamalıdır. Abstract: The purpose of this paper is to examine the role and importance of packaging in food loss and waste reduction in food supply chain. In this study, the efforts on the use packaging for reducing food loss and waste and the developments in packaging were also included. The issue of food loss and waste have received increasing scientific and societal attention during the last decade. Food loss and waste reduction is the top priority for all countries in terms of food security. In recent years, alternative food supply chains based on short distance production and delivery have been promoted as being more environmentally friendly than those applied by the traditional retailing system. However, whether a short-distance or long-distance food supply system is preferred, packaging is used as an important economic tool in reducing loss and waste. Due to these developments, the packaging industry has started to produce packaging materials and varieties with economic, sociological and environmental contributions in line with the demand of the food supply chain. Packaging waste issue is one of the important factors limiting the packaging to reduce food loss and waste. Another limiting factor is the lack of knowledge of consumers about the benefits of packaging. The packaging industry should focus on advances in technology, but the importance of the indirect effects of packaging should not be neglected. Stakeholders in packaging design should understand packaging demands throughout the entire supply chain to optimize their products for reducing food losses and waste. 1. GİRİŞ FAO'nun tahminlerine göre, 2050 yılına kadar yaklaşık 10 milyara ulaşacak küresel nüfus, % 33 oranında artacaktır (FAO, 2019). Artan nüfusa bağlı olarak gıda talebinin neredeyse iki katına çıkması beklenmektedir. Buna bağlı olarak, tarladan sofraya gıda arz zinciri boyunca ürünlerin kayıp ve israfının önlenmesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Gıda güvencesine ilişkin endişeler ve gıda talebi artışına ilişkin öngörüler ise gıda kayıp ve israfı konusunu gündemde tutmaya devam etmektedir. Dünyada tüketim amacıyla üretilen gıdaların üçte birine denk düşen 4 milyar tonluk bir miktarın kayıp ve israf edildiği belirtilmektedir (FAO, 2011, Bond vd, 2013; FAOSTAT, 2015). Gıda güvencesini sağlamak ve gıda sistemlerinin küresel düzeydeki çevresel ayak izini azaltmak için gıda kayıp ve israfının azaltılması zorunludur. Gıda kaybı, özellikle insan tüketimi için üretilen yenilebilir gıdaların arz zincirindeki miktar azalmalarını ve/veya kalite kayıplarını ifade etmektedir. Bu kayıplar, tarladan sofraya tüm arz zinciri boyunca oluşmaktadır. Gıda kayıplarının ortaya çıktığı aşamalar tarlada/bahçede/serada üretim aşaması, hasat sonrası harmanlama ve depolama, işleme
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
627
Gıda Arz Zincirindeki Kayıp ve İsrafın Azaltılmasında Ambalajın Önemi ve Gelişmeler
Prof. Dr. Nevin DEMİRBAŞ1
1Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü, 35100 Bornova/İzmir, nevin.demirbas@ege.edu.tr
Özet: Bu bildirinin amacı gıda arz zinciri boyunca ortaya çıkan gıda kayıp ve israfının azaltılmasında ambalajın rolü ve önemini
incelemektir. Çalışmada, ambalajların gıda kayıp ve israfının azaltılmasında kullanılması amacıyla yapılan çalışmalara ve
ambalajlama konusunda ortaya çıkan gelişmelere de yer verilmiştir.
Gıda kayıp ve israfı meselesi son on yılda bilimsel ve toplumsal açıdan giderek daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Gıda kayıp ve
israfının azaltılması, tüm ülkelerin gıda güvencesi açısından birinci önceliğidir. Son yıllarda, kısa mesafeli üretim ve teslimata dayalı
alternatif gıda arz zincirlerinin, geleneksel perakendecilik sistemi tarafından uygulananlara göre daha çevre dostu olduğu öne
sürülmektedir. Bununla birlikte, ister kısa mesafe ister uzun mesafe tedarik sistemi tercih edilsin, ambalajlama, kayıp ve israfın
azaltılmasında önemli bir ekonomik araç olarak kullanılabilmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak, ambalaj sanayii gıda arz
zincirindeki paydaşların talepleri doğrultusunda, ekonomik, sosyolojik ve çevresel katkıları olan ambalaj malzeme ve çeşitleri
üretmeye başlamıştır.
Ambalaj atıkları meselesi, ambalajların gıda israf ve kayıplarını azaltmasını sınırlayan önemli faktörlerden biridir. Bir diğer sınırlayıcı
faktör ise, tüketicilerin ambalajın yararları konusundaki bilgi yetersizliğidir. Ambalaj sanayii, teknolojideki ilerlemelere odaklanmalı,
ancak ambalajlamanın dolaylı etkilerinin önemi de ihmal edilmemelidir. Ambalaj tasarımındaki paydaşlar ise, ürünlerini gıda
kayıplarını ve israfını azaltma konusunda optimize etmek için tüm arz zinciri boyunca ambalaj taleplerini anlamalıdır.
Anahtar Kelimeler: da Kayıpları, Gıda İsrafı, Gıda Arz Zinciri, Ambalaj
Abstract: The purpose of this paper is to examine the role and importance of packaging in food loss and waste reduction in food
supply chain. In this study, the efforts on the use packaging for reducing food loss and waste and the developments in packaging
were also included.
The issue of food loss and waste have received increasing scientific and societal attention during the last decade. Food loss and
waste reduction is the top priority for all countries in terms of food security. In recent years, alternative food supply chains based
on short distance production and delivery have been promoted as being more environmentally friendly than those applied by the
traditional retailing system. However, whether a short-distance or long-distance food supply system is preferred, packaging is used
as an important economic tool in reducing loss and waste. Due to these developments, the packaging industry has started to
produce packaging materials and varieties with economic, sociological and environmental contributions in line with the demand of
the food supply chain.
Packaging waste issue is one of the important factors limiting the packaging to reduce food loss and waste. Another limiting factor
is the lack of knowledge of consumers about the benefits of packaging. The packaging industry should focus on advances in
technology, but the importance of the indirect effects of packaging should not be neglected. Stakeholders in packaging design
should understand packaging demands throughout the entire supply chain to optimize their products for reducing food losses and
waste.
Key Words: Food Losses, Food Waste, Food Supply Chain, Packaging
1. GİRİŞ
FAO'nun tahminlerine göre, 2050 yılına kadar yaklaşık 10 milyara ulaşacak küresel nüfus, % 33 oranında artacaktır
(FAO, 2019). Artan nüfusa bağlı olarak gıda talebinin neredeyse iki katına çıkması beklenmektedir. Buna bağlı olarak,
tarladan sofraya gıda arz zinciri boyunca ürünlerin kayıp ve israfının önlenmesi giderek daha önemli hale gelmektedir.
Gıda güvencesine ilişkin endişeler ve gıda talebi artışına ilişkin öngörüler ise gıda kayıp ve israfı konusunu gündemde
tutmaya devam etmektedir. Dünyada tüketim amacıyla üretilen gıdaların üçte birine denk düşen 4 milyar tonluk bir
miktarın kayıp ve israf edildiği belirtilmektedir (FAO, 2011, Bond vd, 2013; FAOSTAT, 2015). Gıda güvencesini sağlamak
ve gıda sistemlerinin küresel düzeydeki çevresel ayak izini azaltmak için gıda kayıp ve israfının azaltılması zorunludur.
Gıda kaybı, özellikle insan tüketimi için üretilen yenilebilir gıdaların arz zincirindeki miktar azalmalarını ve/veya kalite
kayıplarını ifade etmektedir. Bu kayıplar, tarladan sofraya tüm arz zinciri boyunca oluşmaktadır. Gıda kayıplarının
ortaya çıktığı aşamalar tarlada/bahçede/serada üretim aşaması, hasat sonrası harmanlama ve depolama, işleme
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
628
(sanayi tesislerinde veya evde), dağıtım (piyasa) ve tüketim aşamaları şeklinde sıralanabilmektedir (Parfitt vd., 2010;
Lipinski vd., 2013; Demirbaş vd., 2017).
Gıda kaybı daha çok gelişmekte olan ülkelerde önemli boyutta iken, gıda israfı gelişmiş ülkelerde daha yüksektir
(Dölekoğlu vd., 2014; Demirbaş, 2018). Gelişmekte olan ülkelerde gıda kayıpları daha çok üretim, saklama, işleme,
dağıtım ve pazarlama aşamalarındaki altyapı eksikliğinden, gelişmiş ülkelerde ise perakende ve tüketim aşamalarındaki
gıda israfından kaynaklanmaktadır (Prusky, 2011; Food Drink Europe, 2013; Keding vd., 2013; Dijksma, 2015). Küresel
ölçekte, gıda kayıp ve israfının %56’sının gelişmiş ülkelerde, geriye kalan %44’lük kısmı ise gelişmekte olan ülkelerde
ortaya çıkmaktadır (FAO, 2011; Lipinski vd., 2013). Bununla birlikte, tüm ülkeler değişen tüketici alışkanlıkları ve hızlı
kentleşme, süpermarket zincirlerinin yaygınlaşması ve diyet tercihleri gibi yaşam tarzlarındaki değişmelerden
etkilenmektedir. Gıda kayıp ve israfı konusunda Türkiye’deki mevcut durum da küresel gelişmelerden farklı değildir.
Gıda arz zinciri boyunca kayıp ve israfın azaltılmasında ambalaj ve ambalajlama, hasat sonrasında muhafaza, taşıma,
işleme, tüketim ve hatta hanelerde muhafaza ve kullanım açısından önemli bir değişken olarak rece dahil
olabilmektedir. Ambalaj, gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatmanın yanı sıra, giderek gelişen kentsel alanlar gibi büyük
ölçekli gıda tedarik alanlarının ihtiyaçlarını güvenli ve verimli bir ulaşım ile sağlayabilmektedir. Gıda işletmeleri için ise
taşımacılık verimliliğini artırması, daha az yük anlamına gelmekte ve ambalajlama taşımacılığın çevresel etkisini
azaltırken, tüketiciler için güvenli ve besleyici gıdalara erişimi kolaylaştırmaktadır. Bu süreçte, ambalaj sanayii
tedarikçilerinin gelişen taleplerine uyum sağlamak için üretim çeşitliliği ve malzeme kullanımı alanında inovatif
çalışmalarla sürece katkı koymaktadır. Ancak ambalaj atıkları meselesi tüketici cephesinde ambalaj ve ambalajlı ürün
tüketimine negatif bir yaklaşım oluşturabilmektedir.
Bu çalışmanın amacı gıda arz zincirinde ortaya çıkan ve büyük miktarlara ulaşan gıda kayıp ve israfını azaltmada
ambalajlamanın rolünü ve önemini incelemektir. Kayıp ve israfın azaltılması için yapılan ambalajlama çalışmaları ile
ambalaj atıkları sorununa da çalışmada yer verilmiştir. Çalışmanın kapsamında gıdayı içeren birincil ambalaj ve birincil
paketleri korumak ve saklamak için kullanılan ikincil / üçüncül ambalajlar birlikte değerlendirilmiştir. Konu ile ilgili
küresel düzeydeki gelişmelerle birlikte, yeri geldikçe Türkiye’deki gelişmelere de yer verilmiştir. Çalışma ulusal ve
uluslararası literatürden yararlanılarak hazırlanan bir literatür araştırmasıdır.
2. GIDA MUHAFAZASINDA AMBALAJIN ROLÜ VE ÖNEMİ
Ambalaj, tüketiciler için ürünleri fiziksel, kimyasal ve mikrobiyal hasarlardan koruyarak hijyenik ve güvenli gıda
temininde önemli bir rol oynamaktadır (Pal ve Hadush, 2019). Ambalaj, arz zincirinden tüketiciye ulaşma sürecinde,
gıdayı içinde barındırmak ve muhafaza etmek suretiyle hayati rolünü oynamaya devam etmektedir.
Ambalajın fonksiyonları:
• Kırılma, bozulma ve kontaminasyonu önleyen bir koruma;
• Ürün özelliklerini, bileşenlerini ve markalarını tanıtım;
• Ürünün hazırlanması ve kullanımını da kapsayan ürün bilgisi;
• Hazırlık ve porsiyonlamayı da sağlayan kolaylık;
• Ulaşım ve perakende satışı da içeren kullanım kolaylığı ve
• Raf ömrünün artmasını da içeren kayıp ve israfın azaltılmasıdır (Verghese vd., 2015).
Ambalaj, gıda güvenliğini sağlamanın en ekonomik araçlarından biridir. Farklı şekillerde de olsa yüzyıllardır
kullanılmakta olup; taşıdığı ürünü çevresindeki olumsuz koşullara karşı korumaktadır. Ambalajlamanın amacı tüketiciye
güvenli, kaliteli ve besin değeri yüksek ürün sağlamaktır. Gıdayı fiziksel, biyolojik ve kimyasal risklerden koruyan, ürünü
taşıyan; yükleme, boşaltma, stoklama ve tüketiciye sunduğu kullanım kolaylıklarının yanında, üretici ile tüketici
arasındaki haberleşmeyi sağlayan, etiket bilgileri ile besin değeri, son kullanma tarihi ve hazırlanışı gibi bilgileri sunan
ve sonunda keticinin tekrar satın alması için motivasyon sağlayan işlevleri de içermektir. Son yıllarda gıda
ambalajlama teknolojisindeki gelişmelerin özellikle gıda güvenliğinin sağlanmasına katkısı büyük olmuştur (Arıkan,
2011; Puligundla vd., 2012 ).
Günümüzde, aktif paketleme, aseptik paketleme, akıllı paketleme, nano paketleme ve biyoaktif paketleme gibi yeni
gıda paketleme teknolojileri giderek artmaktadır. Paketleme teknolojisindeki gelişmeler, su penetrasyonunu,
ultraviyole etkileşimlerini, oksijeni ve olgunluğu geciktirerek gıda bozulmalarını önlemektedir (Pal ve Hadush, 2019).
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
629
Ambalaj sanayiinde ortaya çıkan değişiklik ve gelişmeler ise gıda güvenliğini ve kalitesini artırmak ve ürün kayıplarını en
aza indirmek suretiyle ekonomiye katkıda bulunmaktadır (Vanderroost vd., 2014). Türkiye’de de uzun yıllardır
kullanılan, vakumlu paketleme raf ömrünü artırmakta bazen iki katına çıkarmaktadır (www.ambalaj.org.tr). Bu
nedenle, perakendecilerin gıda kaybı ve israfı ile ilgili sorunları çözmelerine yardımcı olmaktadır. Yine akıllı ambalaj
uygulamaları da Türkiye’de giderek yaygınlaşmaktadır. Değişen ve gelişen ambalaj uygulamalarının düzenlenmesi in
mevzuat çalışmaları da yapılmaktadır (Resmi Gazete, 2018). Ambalaj sanayii, sadece tarladan keticiye kadar olan arz
zinciri boyunca değil, hanelerde gıda muhafazasını da geliştirdiği örneğin, kilitli buzdolabı poşetleri gibi ürünlerle
sağlayarak, gıda kayıplarını azaltmaya katkı verebilmektedir. Yine daha küçük porsiyonlarda gıda ambalajlama hem
hanedeki kayıpları, hem de e-ticaret sisteminde gıdaları muhafaza etmektedir (Deily, 2017). Akıllı ambalajlar gibi daha
koplike ambalajlar ise ambalaj malzemesi üzerine yapıştırılmış, birleştirilmiş veya basılı etiketlerin kullanılmasıyla,
tedarik zinciri boyunca ayrıntılı bilgi sağlamakta ve risk oluşturan kritik noktaları bularak gıda kalitesini korumaktadır
(Dainelli vd., 2008). Çünkü, kutuların, konteynerlerin, paletlerin ve kasaların taşınmasında karşılaşılan en büyük sorun,
arz zincirindeki aktörleri etkileyen koşul ve durumlar hakkında bilgi ve kontrol eksikliği olabilmektedir (Majid vd.,
2016). Artan pazar talebiyle birlikte teknolojik gelişmelerin, gıda işletmeleri tarafından akıllı ambalajın
benimsenmesini, gıda israfını azaltarak ve gelecekte daha sürdürülebilir bir dünya sunmasını teşvik etmesi
beklenmektedir (Poyatos-Racionero vd., 2018).
3 GIDA KAYIP VE İSRAFININ AZALTILMASINDA AMBALAJIN OLASI KATKILARI
Gıda kayıp ve israfı arz zincirinin farklı aşamalarında ortaya çıkabilmektedir (Demirbaş vd, 2017; Trabold vd., 2018).
Gıda kayıp ve israfının nedenleri birincil ve ikincil olmak üzere iki kategoriye ayrılarak incelenebilmektedir. Birincil
nedenler arasında primer üretimle doğrudan ilgili olan zararlı böcek istilası, hasat edilen ürünlerde mekanik hasar ve
bozulmalar sayılabilmektedir. İkincil nedenler, birincil nedenlerin ortaya çıkması için koşulları oluşturan nedenler
olarak ifade edilebilir. Genelde, arz zincirini çevreleyen bağlamsal yetersizliklerden kaynaklanmakta, bu da daha fazla
zaman ve kaynak ayırmayı zorunlu kılabilmektedir. İkincil nedenler arasında mevzuat, uygun depolama/taşıma ve
soğuk zincir eksikliği sayılabilmektedir (FAO, 2014; Porter ve Reay, 2015). İkincil kayıp ve israf unsurlarının ambalaj
kullanımı ve geliştirilmesi ile doğrudan ilgisi açıktır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, ambalajlama uygulamalarının
gıda kayıp ve israfının azaltılmasına olası katkıları aşağıdaki gibi özetlenebilir:
1- Taze ürünler için çiftlikten işleyiciye, toptancıya veya perakendeciye geçerken daha iyi bir muhafaza ve uzun bir raf
ömrü sağlayan dağıtım ambalajı: Ürünlere göre özel çözümler geliştirilmesi.
2- Amaca uygun ikincil ambalaj tasarımlarının geliştirilmesi: Ambalajın arz zinciri boyunca akışı sırasında gıdayı yeterli
düzeyde koruyacak şekilde tasarlanması ve geliştirilmesi.
3- Gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatmak ve dağıtımda ve tüketim noktasında israfı azaltmak için (ev veya yemek
hizmetleri sağlayıcıları dahil) önceden paketlenmiş ve işlenmiş gıdaların daha fazla tercih edilmesi: Genel çevresel
etkileri en aza indirmek için ambalajın kendisinin de geri kazanılabilir olması.
4-Gıdaların raf ömrünü uzatmak için yeni ambalaj malzemeleri ve teknolojilerinin benimsenmesi.
5- Birincil ambalaj üzerindeki “son kullanım tarihi” ve “tavsiye edilen tüketim tarihleri”nin anlamı ve bunların en uygun
şekilde kullanılmasını için üreticilerin, perakendecilerin ve tüketicilerin eğitilmesi: Tarih uyarıları konusundaki karışıklık,
tüketimi hala güvenli olan gıdaların atılmalarına neden olabilmektedir.
6-Değişen tüketim alışkanlıklarına ve daha küçük hanelere uygun ürün ve ambalaj geliştirme: Tek ve küçük servis
ürünleri, tek ve iki kişilik hanelerin ihtiyaçlarını karşılayarak israfı azaltabilmektedir. Türkiye’de ekmek israfını önlemek
için gramajın azaltılması ve ürünlerin ambalajlı satılması uygulaması örnek olarak gösterilebilir (Resmi Gazete, 2012).
7- Aşırı veya birikmiş stokları azaltmak için akıllı ambalaj ve veri paylaşımı kullanan daha fazla senkronize bir arz zinciri.
8- Gıda arz zincirindeki kayıp ve israfın azaltılması anlayışını geliştirmek için üreticiler ve perakendeciler arasındaki
işbirliğinin geliştirilmesi. Kayıp ve israfın nerede ve niçin gerçekleştiğine daha fazla dikkat edilmesi, zaman içinde
izlenmesi, kayıp ve israfın maliyetlerini ve çevresel etkilerini azaltacaktır.
9- Gıdanın kullanım ömrü boyunca etkin ürün koruması ve geri kazanılabilirliği (yeniden kullanımı veya geri dönüşümü)
için tasarlanmasını sağlamanın yanı sıra, çifte kullanım ve hasarı azaltmak ve stok devir sayısını azaltmak için
perakende hazır ambalajın artan kullanımı (Williams ve Wikström, 2011; Verghese vd, 2013; Verghese vd, 2015).
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
630
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde üretilen gıdaların etkili bir şekilde paketlenmesini sağlamak, insanlara daha fazla
gıda ulaşmasını sağlayacaktır. Yeterli paketleme, lojistik ve depolama ekleyerek, en çok ihtiyacı olanlara daha fazla gıda
tedarik edilebilir (Olsmats ve Wallteg, 2009). Bununla birlikte, genellikle kamuoyu ve politikacılar ambalajlamayı
çevresel bir tehdit olarak görebilmektedir.
4 AMBALAJ ATIKLARI MESELESİ
Gıdaların korunması, ambalajlamanın birincil hedefi olmakla birlikte, bazen bu amaca ulaşmak, ambalaj ve atıkları
arasındaki dengenin sağlanmasını gerektirebilmektedir. Örneğin, paketleme için birkaç gram plastik kullanımı, üretim
ve lojistikteki tüm süreçler göz önüne alındığında, çoğu durumda çevreyi ambalaj malzemesinden çok daha fazla
etkilemesine rağmen, bir kilogram imha edilen domatesden daha olumsuz olarak kabul edilmektedir (Olsmats ve
Wallteg, 2009). WRAP’ın İngiltere’de yaptığı tüketici anketine göre, tüketicilerin % 13'ü gıdaları orijinal ambalajında
tutmanın gıdaları daha uzun süre taze tuttuğunu, % 61'i ise özellikle meyve ve sebzelerin ambalajlama ile çok daha hızlı
bozulduğunu düşünmektedir (HAVI, 2015).
Gıda işleme ve perakende sektörlerinde kullanılan çoğu ambalaj malzemesinin biyolojik olarak parçalanamayan veya
telafi edilemeyen doğası nedeniyle organik atık yönetiminde büyük bir zorluk oluşturabilmektedir. Biyolojik olarak
parçalanabilen ve gübre olarak değerlendirilebilen ambalajlar, belirli ortamlarda bu sorunun azaltılmasına yardımcı
olmuştur, ancak maliyetler, kalite ve kısaltılmış ürün raf ömrü konusundaki endişeler nedeniyle perakende marketler
arasında yaygın olarak benimsenmemiştir. Yaygın kirleticiler arasında, plastik, köpük veya tek kullanımlık gıda
ambalajları bulunmaktadır. Atık sorunu türev bir sorun olarak arıtma tesislerinde de devam etmektedir. Yüksek oranda
kontamine olmuş hammaddeler, rlılığa zarar verebilecek ön ve son işlemler için daha yüksek maliyet
gerektirebilmektedir (Trabold vd., 2018 ). Bununla birlikte, ambalaj sanayiinin çevre kaygılarını önceleyen ambalaj
tasarlama ve geliştirme çabaları giderek daha fazla firmanın araştırma konusu olmaya başlamıştır (Demirbaş ve Gölge,
2018). Bu süreci destekleyen mevzuat düzenlemeleri de yapılmaktadır. Türkiye’de de ambalaj üretim, kullanım ve
dönüşümlerini düzenleyen mevzuat günün ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmakta ve zaman içinde gerekli
değişiklikler yapılmaktadır. Geri dönüştürülmüş plastiklerin gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretiminde
kullanılamaması hususu konu ile ilgili diğer bir çok ayrıntı ile birlikte Türk gıda mevzuatında yer almaktadır (Resmi
Gazete, 2014).
Çevre kaygısı nedeniyle, daha az ambalaj kullanımı için sürekli çağrılar olsa da, israfın çözümünün daha fazla ambalaj
kullanmakla sağlanabileceği de iddialar arasındadır. Gıda sanayii için temel kısıt, her bir ürünü, hem ambalaj
malzemesinin hem de atıkların toplam çevresel etkisini en aza indiren ambalaj miktarını bulmak için değerlendirmektir.
Diğer bir zorluk ise keticilerin ambalajlamanın çevreye her zaman zararlı olmadığını anlamalarını sağlamaktır
(Mansner ve Wang, 2017). Bu ise, her bir paket için daha iyi teknoloji ve süreç geliştirme yoluyla devam eden çabaları
sürdürmekle mümkün olabilecektir. Ambalajlama, mevcut gıda güvencesizliğini tek başına tam olarak azaltamasa da,
teknoloji ve süreçlerin koordineli bileşimleri kullanılarak, uzun vadeli bir sürecin önemli bir parçası olmaya devam
edecektir (Olsmats ve Wallteg, 2009).
Son yıllarda, mısır sapı, pirinç çeltiği, saman ve pamuk sapları gibi çeşitli tarımsal atık ve yan ürünlerin selüloz hamuru
ve ambalaj malzemesi üretiminde kullanılmasına ilişkin araştırmalar ve yatırımlar artmaktadır. Türkiye’de de bu yönde
çalışmalar devam etmektedir. Kağıt/ karton ve cam ambalajların geri dönüşümü konusunda da önemli bir yol alınmış
ve başta yerel yönetimler olmak üzere, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde geri kazanım ve yeniden kullanım ile çevre
kaygılarını giderecek ekonomik sonuçlar da alınmıştır.
5 DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Gıda kayıp ve israfının azaltılması, küresel düzeyde arz zincirindeki tüm paydaşların temel kaygıları arasındadır. da
arz zincirinin her aşamasında ortaya çıkan kayıpları, uygun ambalajlama ile azaltmak mümkündür (Deily, 2017).
Ambalajlı gıdada kalite kaybı yavaşlamakta, raf ömrü uzamakta, dolayısıyla gıda kayıp israfı da azalmaktadır. Bu
nedenle, gıda ambalaj sanayiinde, gıda kayıplarını en aza indirmek ve tüketiciye güvenli gıda ürünleri sağlamak için
uygun ambalajlama malzemelerinin ve yöntemlerinin kullanılması her zaman ana ilgi alanı olmuştur. Ayrıca, gelişmiş
paketleme teknolojilerinin gıdaların tazeliğini sağlamada ve raf ömrünün uzatılmasında önemli bir rol oynadığı,
perakendecilerin tüketici taleplerini daha iyi karşılamalarını ve çiftlikten çatala gıda israfının en aza indirgemelerini
sağladığı da bilinmektedir.
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
631
Gelişmiş ambalaj çeşit ve uygulamaları (akıllı ambalaj gibi), gelecekteki zorlukları önleme ve gıda kayıp ve israfını
azaltarak daha sürdürülebilir bir topluma ulaşmada temel bir araç olabilir. Standart “son kullanma” tarihinden,
gıdaların asıl durumu hakkında bilgi verebilecek dinamik bir sisteme geçiş, gıda güvenliğini korurken gıda kayıplarını
azaltabilecektir. Dahası, akıllı ambalajlamanın benimsenmesi, dağıtım zinciri bilgisini artırabilir ve uyarlanmış sistemler
daha verimli ve sürdürülebilir tasarlanabilir. Bu uygulamalar basit, ucuz ve kolay olmamakla birlikte (Poyatos-
Racionero vd., 2018) akıllı telefonların yaygın kullanımı, bunları optik algılama cihazları ve veri işlemcisi olarak
kullanmak için uygun bir fırsat sunmaktadır. Artan pazar talebiyle birlikte teknolojik gelişmelerin, gıda israf ve
kayıplarını azaltması da beklenmektedir.
Ambalaj atıklarının bertaraf edilmesi meselesi, geri dönüşüm için uygun planlamaların biyolojik hammaddeye dayalı
olarak tasarlanması ile sürdürülebilir hale gelebilecektir. Bu yönde yapılan çalışmalar küresel ölçekte ve Türkiye’de
giderek yaygınlaşmaktadır. Kamuoyunun geri dönüşüm konusundaki farkındalık düzeyini yükseltecek çalışmaların
yoğunlaşması, gıda israf ve kayıpları meselesine doğrudan ve dolaylı katkıları da arttırabilecektir.
KAYNAKÇA
Arıkan, A., 2011. Ambalaj: Ürünü Korur, Maliyeti Düşürür, İsrafı Önler, Ambalaj Bülteni, Temmuz-Ağustos, 2011.
Bond, M., Meacham, T., Bhunnoo, R., Benton, T.G. 2013. Food Waste within Global Food Systems, Global Food Security
Programme. (www. foodsecurity.ac.uk). Erişim: 12/02/2019.
Dainellia, D., N.Gontard, D.Spyropoulos, E.Zondervan-vanden Beuken, P. Tobback, 2008. Active and Intelligent
Food Packaging: Legal Aspects and Safety Concerns, Trends in Food Science & Technology 19, p.103-112.
Deily K., 2017, Role of Packaging in Preventing Food Waste, https://www.foodqualityandsafety.com/article/role-packaging-
preventing-food-waste/. Erişim: 12/02/2019.
Demirbaş, N., Ö.C. Niyaz, Y. M. Apaydın, 2017. An Evaluation on Problems within Food Supply Chain in Turkey in terms of Food
Losses and Waste, IBANESS, Edirne, March 04-05, p.830-835.
Demirbaş, N., 2018, Dünyada ve Türkiye’de Gıda İsrafını Önleme Çalışmalarının Değerlendirilmesi, VIII. IBANESS, Plovdiv/Bulgaria,
April 21-22, 2018, p.521-526.
Demirbaş, N., E. Gölge, 2018. The Utalization of Food Waste in Feed and Fertilizer Production in Turkey: Needs and Challenges, 9th
International Agriculture Symposium AGROSYM 2018, Bosnia and Herzegovina, 5-8 October 2018. p. 1562-1566.
Dijksma, S. 2015. No More Food to Waste, Global Action to Stop Food Losses and Food Waste, Netherlands.
Dölekoğlu,C.Ö., Gün, S., Giray, F.H.,2014. Yoksulluk ve Gıda İsrafı Sarmalı. 11. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi, Cilt1, s. 172-181. 3-5
Eylül, Samsun.
FAO. 2011, Global Food Losses and Food Waste-Extent, Causes and Prevention. Rome.
FAO. 2014. (First Edition 2011). Appropriate food packaging solutions for developing countries. Rome. New Edition.
FAO, 2019. http://www.fao.org/livestock-environment/en/. Erişim: 12/02/2019.
FAOSTAT. 2015. Commodity Balances/Crops Primary Equivalent (2015-12-16), FAO, Rome.
Food Drink Europe. 2013. Every Crumbs Counts Joint Food Wastage Declaration,
http://everycrumbcounts.eu/uploads/static_pages_documents/Joint_Declaration. pdf.
HAVI, 2015. Global Solutions Confidential & Proprietary, Reducing Food Waste: How Packaging Can Help, 03/19/2015.
Keding, G.B., Schneider, K., Jordan, I. 2013. Production and Processing of Foods as Core Aspects of Nutrition-Sensitive Agriculture
and Sustainable Diets, Food Security, December 2013, Volume :5, Issue 6, pp.825-846.
Lipinski, B., Hanson, C., Lomax, J., Kitinoja, L., Waite R., Searchinger, T. 2013. Reducing Food Loss and Waste. Working Paper,
Installment 2 of Creating a Sustainable Food Future. Washington, DC: World Resources Institute.
http://www.worldresourcesreport.org.
Majid, I., G. A. Nayik, S. M. Dar, V. Nanda, 2016. Novel Food Packaging Technologies: Innovations and Future Prospective, Journal of
the Saudi Society of Agricultural Sciences (2018) 17, 454462.
Mansner, A., J. Wang. 2017. Food Supply Chain Actors’ View on Food Waste and Packaging: A Case Study on Iceberg Lettuce,
Department of Design Sciences Faculty of Engineering LTH, Lund University P.O. Box 118, SE-221 00 Lund, Sweden, pp.70.
Olsmats,C., B. Wallteg,2009. Packaging is the Answer to World Hunger, World Packaging Organization. Erişim: 22.02.2019.
Pal, M., A. Hadush, 2019. Hadush, Recent Developments in Food Packaging Technologies, Beverage & Food World, Vol. 46, No. 1,
p.21-25.
Parfitt, J., Barthel, M., Macnaughton, S. 2010. Food Waste Within Food Supply Chains: Quantification and Potential for Change To
2050, Phil. Trans. R. Soc., vol. 365, pp. 3065-3081.
Porter, S. D., D. S. Reay. 2015. Addressing Food Supply Chain and Consumption Inefficiencies: Potential for Climate Change
Mitigation, Regional Environmental Change, Post-print version. The final publication is available at Springer via:
http://dx:doi:org/10:1007/s10113-015-0783-4.
XI. IBANESS Congress Series Tekirdag / Turkey
XI. IBANESS Kongreler Serisi Tekirdağ / Türkiye
March 9-10, 2019
9-10 Mart 2019
632
Poyatos-Racionero, E., J. V. Ros-Lis, J.L. Vivancos, R.Martínez-Manez, 2018. Recent Advances on Intelligent Packaging as Tools to
Reduce Food Waste, Journal of Cleaner Production 172 (2018) 3398-3409.
Prusky, D. 2011. Reduction of the Incidence of Postharvest Quality Losses, and Future Prospects, Food Security, 2011, 3:463-474.
Puligundla P, J.Jung, S. Ko, 2012. Carbon Dioxide Sensors for Intelligent Food Packaging Applications. Food Control 25, p.328333.
Resmi Gazete, 2012, Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği (Tebliğ No: 2012/2)’nde Değişiklik Yapılmasina Dair Tebliğ,
Resmi Gazete Sayı: 28163.
Resmi Gazete, 2014, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapilmasina Dair
Yönetmelik, 16 Ağustos 2014, Resmi Gazete Sayı: 29090.
Resmi Gazete, 2018, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Aktif ve Akıllı Madde ve Malzemelere Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018/9).
Trabold, T. A., S. S. Win, S. Hegde, 2018. Waste Resources in the Food Supply Chain, Chapter2, p.11-28, Book: Sustainable Food
Waste-to-Energy Systems, Edited by: Thomas A. Trabold Callie W. Babbitt, ISBN 978-0-12-811157-4, p.294.
Vanderroost, M., Ragaerta, P., Devlieghere, F., De Meulenaer, B., 2014. Intelligent Food Packaging: The Next Generation. Trends in
Food Science & Technology. 39 (1). p.47-62.
Verghese, K., H.Lewis, S. Lockrey, H.Williams, 2013. The Role of Packaging in Minimising Food Waste in the Supply Chain of the
Future, CHEP Australia, June 2013. pp.49.
Verghese, K., H.Lewis, S. Lockrey, H.Williams, 2015. Packaging’s Role in Minimizing Food Loss and Waste Across the Supply Chain,
Packag. Technol. Sci., 28(7), p.603-620.
Williams H, Wikström F. 2011. Environmental Impact of Packaging and Food Losses in A Life Cycle Perspective: A Comparative
Analysis of Five Food Items. Journal of Cleaner Production. 19(1): 4348.
İNTERNET KAYNAKLARI
www.ambalaj.org.tr
... Tüketiciler ürünün tazelik durumunu ambalajdaki halkanın renginden anlamaktadır (Taoukis ve Labuza, 2003). Bu sayede tazeliğini yitirmek üzere olan gıda ürünleri belirlenerek israfın da önüne geçilebilmektedir (Demirbaş, 2019). Özellikle hızlıca bozulabilen beyaz/kırmızı et, süt ve süt ürünleri, dondurulmuş ürünlerde tercih edilmektedir (Giannakourou ve Taoukis 2002;Vainionpaa ve ark. ...
Conference Paper
Full-text available
Ambalajlar gıda ürünlerini korumada ve ürünün tüketiciye ulaşmasında önemli bir role sahiptir. Ekonomik gelişmeyle birlikte ambalajların tüketici tercihlerinde olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiş ve firmalar artan rekabet ortamında ambalajları daha da geliştirmiştir. Teknolojik gelişmeler, üretimin her aşamasında olduğu gibi ambalajlama aşamasında da uygulanmaktadır. Akıllı ambalajlarda kullanılan sensörler, indikatörler ve RFID etiketleri gibi uygulamalar ürünlerin hem içinde hem de dışında meydana gelen olumsuz gelişmeleri göstermekte ve üretici ile tüketiciyi bilgilendirmektedir. Bu araştırmada akıllı gıda ambalaj sistemleri ve geleneksel ambalajlara göre farkındalığının ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda daha önce yapılmış araştırmalar incelenmiştir. Yapılan literatür taraması sonucunda akıllı gıda ambalajlarının geleneksel ambalajlara göre daha uzun ömürlü, rahatlıkla kontrol edilebilir, ve kolay erişilebilir içerik bilgisi gibi avantajlara sahip olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda akıllı ambalajlar şeffaf ve izlenebilir bir üretim sürecine sahiptir. Akıllı ambalaj kullanımının avantajları olduğu gibi üretici ve tüketici açısından dezavantajları da bulunmaktadır. Ambalajlarda kullanılan sensörler, etiketler ve indikatörlerin tamamen güvenli olmadığı ve bu sistemlerde arızalar meydana gelebileceğini belirten çalışmalar da bulunmaktadır. Özellikle yoğun güneş ışığına maruz kalan sistemlerde olumsuz etkiler gözlenmektedir
... BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO), hazırladığı "Küresel Gıda Kayıpları ve Gıda İsrafı" adlı araştırmaya göre, gelişmekte olan ülkelerdeki gıda kayıplarının %95'i, arz zincirinin erken aşamalarında "istenmeden" oluşmaktadır. Bu kayıplar; üretim ve hasat teknikleri, taşıma, depolama ve soğutma, kamu altyapısı, nakliye araçları, ambalajlama ve dağıtım sistemlerindeki mali, idari ve teknik sınırlamalara atfedilmektedir (Permanandh, 2011;TMO, 2013;Demirbaş, 2019). Bu tür, ürün işlemenin yetersiz olduğu arz zincirlerinde, yüksek orandaki gıda kayıpları, gıda güvencesizliğine veya sağlıksız gıda üretim riskinin artmasına sebep olabilmektedir (Keding vd., 2013). ...
Conference Paper
Bilgi çağı, büyük bir hızla günlük hayatta yer edinmeye başlamıştır. Öyle ki öğrenebilen makineler, sürücü olmadan hareket edebilen araçlar, tüketici ile sohbet imkânı sunan yazılımlar, robotik cerrahi uygulamaları gibi örneklerini sıralayabileceğimiz dijitalleşen Dünyada kabul edilmelidir ki hala başrol insana aittir. Bilgiye değer katan ve onu anlamlandıran insan, her dönemin en değerli kaynağı olmayı sürdürürken her sene çok sayıda insan iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmekte veya çalışma gücünden olmaktadır. Devamlılığı amaçlayan işletmeler, insanların meslekleri nedeniyle maruz kaldıkları riskleri azaltmak, verimliliği engelleyen unsurları minimuma indirmek, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları artırmak için teknolojik yatırımlarını her geçen gün artırmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar ve eğitimler genel anlamda yalnızca teoriden ibarettir. Uygulamalı eğitimlerin bu anlamda riskli olduğu belirtilmektedir. Ancak, yaşanan teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi eğitim ve öğrenme alanlarında da etkisini göstermektedir. Yaşanan bu gelişmeler ile bireylerin öğrenme sürecinde aktif rol üstlendiği ortamlar geliştirilerek öğretimin kalitesi ve etkinliği artırılmaktadır. Son zamanlarda hızlı gelişim gösteren sanal gerçeklik teknolojisi de öğretim yöntemlerinde yeni bir deneyim imkânı sunmaktadır. Bu çalışma ile amaçlanan iş sağlığı ve güvenliği açısından çalışanların çok daha anlaşılır ve kalıcı bilgiler edinmelerini sağlamak amacıyla sanal gerçeklik uygulamalarının verilmesinin, verilen bu eğitim uygulamalarının tehlikelerden korunma açısından önemini incelemek ve sanal gerçeklik ile deneyimsel öğrenme tekniğini ortaya koymaktır.
Conference Paper
Full-text available
General Characteristics and Potential of Emergency Meeting Areas in Bağcılar District Abstract The importance of emergency meeting areas after the disaster was felt more especially after the1999 Marmara earthquake. In this direction, some planning and arrangements have been made within the city. Firstly, UMKE containers were placed in certain centers by AFAD. Then, the creation and planning of areas where people can gather in the event of disaster began. For this purpose, firstly open areas such as parks, green areas and gardens in manicipal registries were planned as emergency meeting centers. In the study, it is aim to the general situation and potentials of emergency meeting areas in Bağcılar district were stated and the capacity and suitability according to the population was determined. While making this analysis, factors such as the size of the places declared as meeting areas, suitability for transportation, location, infrastructure information and distribution were taken into consideration. The data of the meeting areas in the district were taken from the records of the municipality and the Directorate of Disaster and Emergency Management (AFAD). With this data, the district's population information on a neighborhood basis has been established. These two data were analyzed together, it was tried to reveal the green area per capita on the neighborhood scale. Keyword: Disaster, Emergency Assembly Area, Disaster Management, Bağcılar
Conference Paper
Full-text available
Large quantities of food waste (FW) are emerging as a result of the increased production in the food industry, which often processes agricultural products. Reduction and utilization of FW is important not only for food security but also for the sustainable use of resources. The slow progress of reducing FW and developing effective waste management strategies can be a problem for almost every country. FW contains complex carbohydrates, proteins, lipids and nutraceuticals, and can be a source of raw materials for commercially important metabolites. The wastes generated during the food supply chain can be used to produce nanoparticles between biofuels, enzymes, bioactive compounds, biodegradable plastics and many other molecules. The utilization of FW for agricultural applications such as animal feed and fertilizer is a common waste management practice. These two waste management practices focus on the reuse and recovery of valuable components in the FW. However, the FWs obtained from different sources involve rich nutrients is accompanied by the risk of unbalanced nutrient composition and the risk of toxic substance presence as well. Topics are up-to-date in Turkey as well as on a global scale. Alternative utilization methods can bring risks as well as opportunities. Many countries are prohibiting or limiting, in particular, some animal feed production, by their legislations on the reduction of FWs. Increasing opportunities for fertilizer production continue with value-added practices. In this study the current situation in Turkey regarding the use of FW as animal feed and fertilizer has been examined. Moreover, the needs and challenges were evaluated by considering the practice in other countries.
Conference Paper
Full-text available
Özet: Kaynakların dengesiz dağılımı ve iklim değişikliği gibi nedenlerle tüm dünya nüfusunun yeterli miktar ve kalitede gıdaya ulaşması mümkün olamamaktadır. Ayrıca, gıdalar üretimden tüketime ulaşıncaya kadar hem miktar hem de kalite kayıplarına uğramaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde gıda kayıpları daha çok üretim, saklama, işleme, dağıtım ve pazarlama aşamalarındaki altyapı eksikliğinden; gelişmiş ülkelerde ise perakende ve tüketim aşamalarındaki gıda israfından kaynaklanmaktadır. Nitekim gıda kayıp ve israfının %56'sı gelişmiş ülkelerde, geriye kalan %44'lük kısmı ise gelişmekte olan ülkelerde yaşanmaktadır. Gıda israfı gıda arz güvenliğini tehlikeye attığı gibi, aynı zamanda sera gazı emisyonunu artırmakta, gereksiz su, enerji, gübre ve tarımsal alan kullanımına da neden olmaktadır. Ekonomik sonuçları kadar kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından da son derece önemli boyutlara ulaşan gıda israfı Türkiye için de son derece önemli bir meseledir. Bu çalışmada, Dünyada ve Türkiye'de gıda israfını önleme çalışmaları değerlendirilmiştir. Küresel ölçekte başta BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve FAO ile işbirliği içindeki Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) gibi kuruluşlar ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa Birliği (EU)'nde yapılan eylem çalışmaları incelenmiştir. Türkiye için ise kamu kurum ve kuruluşları ile çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Abstract: It is not possible for the world's population to reach sufficient quantity and quality of food for reasons such as unbalanced distribution of resources and climate change. In addition, both quantities and quality losses appear for food from production to consumption. In developing countries, food losses are mainly due to the lack of infrastructure in the stages of production, storage, processing, distribution and marketing; whereas in developed countries, it is due to food waste at the retail and consumption stages. As a matter of fact, 56% of the food loss and waste is in the developed countries and the remaining 44% is in the developing countries. Wasted food threatens the food security, increases greenhouse gas emissions, and causes unnecessary water, energy, fertilizer and agricultural land use.
Article
Full-text available
Food waste is one of the main issues for international organisms. It is not only an ethical and economic issue but it also depletes the environment of limited natural resources. Among strategies suitable for fighting such challenge, intelligent packaging is an interesting tool to reduce waste derived from households and retailers. A revision of 45 recent advances in the area of optical systems for freshness monitoring is reported herein. The study covers fruits, vegetables, fish products and meat since they are the most representative fields of application. Furthermore, a discussion about the main research challenges and opportunities that will be faced by intelligent packaging in the coming years is included.
Article
Full-text available
Novel food packaging technologies arose as a result of consumer’s desire for convenient, ready to eat, tasty and mild processed food products with extended shelf life and maintained quality. Recent trend of lifestyle changes with less time for consumers to prepare foods posed a great challenge towards food packaging sector for the evolution of novel and innovative food packaging techniques. The novel food packaging techniques viz, active packaging, intelligent packaging and bio active packaging which involve intentional interaction with the food or it’s surroundings and influence on consumer’s health has been the major innovations in the field of packaging technology. These novel techniques act by prolonging the shelf life, enhancing or maintaining the quality, providing indication and to regulate freshness of food product. The advancement in novel food packaging technologies involves retardation in oxidation, hindered respiratory process, prevention of microbial attack, prevention of moisture infusion, use of CO2 scavengers/emitters, ethylene scavengers, aroma emitters, time-temperature sensors, ripeness indicators, biosensors and sustained release of antioxidants during storage. The novel food packaging technologies besides the basic function of containment increase the margin of food quality and safety. The novel food packaging techniques thus help in fulfilling the demands throughout the food supply chain by gearing up towards persons own life style. The main objectives of this review article are to provide basic knowledge of different new and innovative food packaging techniques about their way of preservative action, effectiveness and suitability in various types of foods.
Article
Full-text available
Globally, more than 30 % of all food that is produced is ultimately lost and/or wasted through inefficiencies in the food supply chain. In the developed world this wastage is centred on the last stage in the supply chain; the end-consumer throwing away food that is purchased but not eaten. In contrast, in the developing world the bulk of lost food occurs in the early stages of the supply chain (production, harvesting and distribution). Excess food consumption is a similarly inefficient use of global agricultural production; with almost 1 billion people now classed as obese, 842 million people are suffering from chronic hunger. Given the magnitude of greenhouse gas emissions from the agricultural sector, strategies that reduce food loss and wastage, or address excess caloric consumption, have great potential as effective tools in global climate change mitigation. Here, we examine the challenges of robust quantification of food wastage and consumption inefficiencies, and their associated greenhouse gas emissions, along the supply chain. We find that the quality and quantity of data are highly variable within and between geographical regions, with the greatest range tending to be associated with developing nations. Estimation of production-phase GHG emissions for food wastage and excess consumption is found to be similarly challenging on a global scale, with use of IPCC default (Tier 1) emission factors for food production being required in many regions. Where robust food waste data and production-phase emission factors do exist—such as for the UK—we find that avoiding consumer-phase food waste can deliver significant up-stream reductions in GHG emissions from the agricultural sector. Eliminating consumer milk waste in the UK alone could mitigate up to 200 Gg CO2e year−1; scaled up globally, we estimate mitigation potential of over 25,000 Gg CO2e year−1.
Article
Full-text available
Some forms of malnutrition are partly due to agriculture not having nutrient outputs as an explicit goal. A better understanding of what is required from agricultural production and food processing for healthy and sustainable diets is needed. Besides nutritional quality or nutrient output, important factors are: water, soil, health hazards, agrobiodiversity and seasonality. Therefore, possible interactions among constituents of the food chain – human health, the environment, knowledge and education – should be considered from a systemic perspective. Nutrition-sensitive agriculture needs to consider and understand the role of biodiversity in improving dietary quality and dietary diversity as well as seasonality in food supply. Apart from improving agricultural systems in order to close the nutrition gap, efficient storage and food processing technologies to prolong shelf-life are required. If processing is poor, high food losses can cause food insecurity or increase the risk of producing unsafe and unhealthy food. Food storage and processing technologies, particularly at household level, are challenging and often not applicable to traditional crops. In order to achieve the aims of nutritionsensitive agriculture, it is necessary to comprehend its complexity and the factors that influence it. This will require a trans-disciplinary approach, which will include the three sectors agriculture, nutrition and health at research, extension and political levels. Ensuring that farmers are knowledgeable about production systems, which sustainably provide adequate amounts of nutritious food while conserving the environment is an essential part of nutrition-sensitive agriculture. At the same time, for the benefits of nutrition-sensitive agriculture to be realized, educated consumers are required who understand what constitutes a healthy and sustainable diet.
Article
This paper presents the results of Australian research that explored the role of packaging in minimizing food waste in the supply chain. The economic, social and environmental costs of food waste have been well documented elsewhere. This research contributes to the debate by identifying opportunities to reduce or recover food loss and waste through improved packaging.In the fresh produce sector, e.g. waste can be reduced through the use of packaging that improves product protection, ventilation and temperature control. Other opportunities include improved design of distribution packaging to reduce damage in transport and handling; design of primary packaging to reduce waste in the home, e.g. through appropriate portion sizes and by reducing confusion over date labels; and the use of retail-ready packaging that minimizes handling and improves stock rotation in stores. An important conclusion of the study is that packaging can have a significant impact on reducing food waste in the food supply chain; and in some cases, a focus on reducing food waste will require more rather than less packaging. Packaging developers must therefore consider the product and its packaging as a complete system to optimize sustainability. Copyright © 2015 John Wiley & Sons, Ltd.
Article
Since the beginning of the current millennium, food packaging innovation activities have gradually expanded toward the development of intelligent packaging. This evolution reflects the emerging need for new and efficient ways to economize on business processes, solve safety and quality issues through the supply chain, and reduce product losses. The general purpose of this paper is to provide an overview of ongoing scientific research, recent technological breakthroughs, and emerging technologies that offer the perspective of developing a next generation of intelligent food packaging systems to sense, detect, or record changes in the product, the package or its environment.