Conference PaperPDF Available

Resimli Çocuk Kitaplarının Toplumsal Cinsiyet Kavramı Açısından İncelenmesi

Authors:
RESİMLİ ÇOCUK KİTAPLARININ TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI AÇISINDAN
İNCELENMESİ
Arş. Gör. Berrin Somer, Arş. Gör. Gizem Yağmur Değirmenci
ÖZET
Erken çocukluk dönemi eğitiminde çocuğa sunulan materyaller, çocuğun gelişimi için önemli bir yere
sahiptir. Gelişim ve öğrenmenin en hızlı olduğu bu dönemde çocukta; anne, baba, kardeş gibi modellerin
önemi kadar resimli kitaplar gibi yazınsal materyallerin de etkisi büyüktür. Erken çocukluk döneminde
birçok gelişim alanında olduğu gibi çocuğun cinsel gelişimi de devam etmektedir. Bu araştırmanın
amacı, erken çocukluk eğitimi veren okullardaki çocukların en sevdiği 50 kitabın belirlenerek toplumsal
cinsiyetçilik açısından incelenmesidir. Kitapların incelenmesinde içerik analizi ve söylem analizi
yöntemleri kullanılmıştır. Literatür taraması ve kitapların incelenmesi sonucunda, toplumsal cinsiyet
kategorileri ve alt kategorileri belirlenmiştir. Analiz edilen kitaplarda kadın karakterlerin %45’inin,
erkek karakterlerin ise % 26’sının sorun yaşadığı belirlenmiştir. Buna karşın soruna çözüm getiren
karakterler cinsiyetleri bakımından incelendiğinde; kadın karakterlerin %31’i, erkek karakterlerin ise
%55’i sorunu çözmektedir. Kitapların içeriğinde erkek karakterlerin meslek dağılımı bakımından kadın
karakterlerin meslek dağılımına göre daha fazla çeşitlilik gösterdiği belirlenmiştir. Kadın karakterlerin
bir çoğu hikayelerde meslek sahibi olma durumları belirtilmeksizin yer almaktadır. Kadın karakterlerin
sorun yaşama, kötü karakter olarak sunulma, soruna çözüm getiren kişi olma ve meslek sahibi olma gibi
boyutlarda incelenmesi sonucunda, erkek karakterlerden daha dezavantajlı durumlarda çocuklara
sunulduğu görülmektedir. Analiz edilen kitaplar kadın ve erkek cinsiyetine ait stereotipler bakımından
kadın ve erkek rollerini geleneksel olarak yansıtıcı ögelere yer vermektedir. Araştırma sonucunda
resimli çocuk kitaplarının toplumsal cinsiyet kavramı açısından ataerkil toplumunun geleneksel cinsiyet
yargılarını çocuklara aktardıkları belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, çocuk, kitap
Konu Alanı: Erken Çocukluk Eğitimi
GİRİŞ
Problem Durumu
Erken çocukluk döneminde çevresel uyarıcılar, aile, akranlar ve arkadaşlar çocuğun gelişimi üzerinde
etkilidir. Çocuğa sunulan materyallerin niteliği belirlenen hedefe ulaşmakta önemlidir. Her bir materyal
birçok açıdan incelenmeli ve çocuğa verdiği mesajlar bakımından irdelenmelidir.
Erken çocukluk eğitimi kurumlarında çocuklar sıklıkla basılı materyaller ile ilgilenme ve üzerinde
çalışma imkanı bulmaktadır. Seçilecek materyallerin niteliği hakkında eğitimcilerin dikkatli ve seçici
olması oldukça önemlidir. Toplumsallaşma erken çocukluk yıllarının önemli gelişimsel görevleri
arasındadır. Eğitim ortamları ve bu ortamlarda çocuğa sunulan toplumsal mesajlar önem kazanmaktadır.
Bu yönden erken çocukluk kurumlarında çocukların karşılaştığı resimli çocuk kitaplarında verilen
mesajlar ve işlenen temalar oldukça önemlidir.
Erken dönemde yaş, gelişim ve ilgisine uygun resimli kitaplar ile karşılaşan çocuğun dil, zihinsel ve
duygusal gelişiminin yanı sıra, sosyal gelişimi de olumlu yönde etkilenmektedir. Çocuk, resimli kitaplar
aracılığıyla edebiyat ile tanışmakta, yaratıcılığı desteklenmekte ve içinde yaşadığı kültüre ait değerleri
keşfetmektedir. Erken çocukluk döneminde birçok gelişim alanında olduğu gibi cinsel gelişim; fiziksel,
sosyal ve kültürel faktörlerin rol oynadığı bir bağlamda gelişmektedir. Çocukların cinsiyet kimliği ve
cinsiyete göre oluşmuş davranışlar sergilemesinde biyolojik, bilişsel ve sosyo-kültürel etkenler rol
oynamaktadır (Santrock, 2012). Cinsiyet stereotipleri kadınlar ve erkekler hakkındaki izlenimleri ve
inançları yansıtan geniş kategorilerdir. Cinsiyet stereotiplerinde olduğu gibi çocuğa sunulan edebi
ürünler de kültürden ayrı düşünülemez.
Cinsiyet nedir?
Cinsiyet kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikleri olarak
tanımlanmaktadır (Lindsey, 1990).
Cinsiyet kimliği erkek ve kadın olma bilgisi, anlayışı ve kabulü de dahil olmak üzere kişinin kendi
cinsiyetine dair bir duyguyu içermektedir (Egan & Perry, 2001). Cinsiyet kimliğinin önemli bir yönü de
bir çocuğun kendisinin kız mı yoksa erkek mi olduğunu bilmesidir. Çoğu çocuk bu soruyu yaklaşık 2,5
yaşında doğru cevaplayabilmektedir (Blakemore, Berenbaum, & Liben, 2009). Cinsiyet rolleri ise
kadınların veya erkeklerin nasıl düşünmesi, davranması, hissetmesi gerektiği gibi genel çerçeveleri
belirlenmiş beklentilerdir (Golombok, ve diğerleri, 2008).
Cinsiyet gelişimine etki eden faktörler biyolojik, bilişsel ve sosyal etkiler olmak üzere sınıflandırılır.
Biyolojik etmenler hormonlar ve kromozomlardır. Kromozomlar ve hormonlar cinsel gelişimde kritik
bir öneme sahiptirler. Hormonlar fiziksel cinsiyet gelişimini direkt olarak etkilemektedir (Auyeung,
Baron, Ashwin, Knikmeyer, & Taylor, 2009).
Bilişsel etkiler üzerine olan kuramlardan biri cinsiyet şeması kuramıdır. Kuram cinsiyet tiplemesinin
çocuklar tarafından yavaş yavaş ve içinde bulunduğu kültürde neyin cinsiyetine uygun bulunup
bulunmadığına ait şemalar geliştirdiklerini iddia eder. Kurama göre kişi dünyayı kadın ve erkek
açısından organize eder ve toplum tarafından cinsiyetine uygun bulunan davranışlar göstermede motive
olur (Blakemore, Berenbaum, & Liben, 2009).
Sosyal etkilere ilişkin kuramlar incelendiğinde ise üç kuramın öne çıktığı görülmektedir. Bunlar; sosyal
rol kuramı, psiko-analitik kuram ve sosyal bilişsel kuramdır. Sosyal rol kuramı cinsiyet farklılıklarının
erkek ve kadının zıt rollerinden kaynaklandığını iddia etmektedir (Eagly & Fisher, 2009). Psiko-analitik
kuramın kurucusu olan Freud’un görüşüne göre erken çocukluk döneminde çocuğun cinsel gelişimi,
karşı cinste olan ebeveyne cinsel bir çekim geliştirmesi üzerinedir. Her iki cinsiyette olan çocuklar için
bu dönemi birer kompleks dönemi olarak tanımlar ve kız çocuklar için “Elektra” erkek çocuklar için ise
Oedipus Kompleksi olarak adlandırır (Santrock, 2012). Sosyal bilişsel kurama göre ise, çocukların
cinsiyet gelişimleri, cinsiyetlerine uygun ya da uygun olmayan davranışlara karşı ödüllendirilmeleri ya
da cezalandırılmalarıyla ortaya çıkmaktadır (Bussey & Bandura, 1999).
Toplumsal Cinsiyet Nedir?
Toplumsal cinsiyet kavramı, kadının ve erkeğin sosyal olarak belirlenmiş kişilik özelliklerini, rol ve
sorumluluklarını ifade etmektedir. Bu nedenle toplumsal cinsiyet kavramının tanımında biyolojik
farklılıklar değil, kadın ve erkek olarak toplumun kişiyi nasıl gördüğü, nasıl algıladığı, nasıl düşündüğü
ve nasıl davranması beklediği ile ilgili değerler, yargılar ve roller bulunmaktadır (Dökmen, 2004).
Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkekliği sosyal olarak yapılandıran özellikler olarak tanımlanır. İnsanlar
kadın ya da erkek olarak doğarlar; ancak daha sonra kadın veya erkek olma ile sonuçlanacak olan kız
ya da erkek çocuk olmayı erken çocukluk döneminde öğrenirler. Bu yüzden toplumsal cinsiyet zaman
içinde gelişen ve değişen bir kavramdır (Türmen, 2003).
Cinsel davranış çeşitlilik göstermekte ve birçok etkenin karmaşık ilişkisiyle belirlenmektedir. Kişinin
başkalarıyla olan ilişkilerinden, yaşam koşullarından ve içinde yaşadığı kültürden etkilenmektedir.
Bireyin cinselliği ile tüm kişiliği birbiri içine girmiştir ve cinselliği tek başına ele almak mümkün
değildir (Bussey & Bandura, 1999). Sosyal bilişsel kuramcılar, insanların başkalarını gözlemleyerek
oldukça geniş bir yelpazede davranışlar, düşünceler ve duygular kazandıklarını ve bu gözlemlerinin
yaşam boyu gelişimin önemli bir kısmını oluşturduğunu vurgulamaktadır (Santrock, 2012).
Toplumsal cinsiyet, çok boyutlu bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramın içinde
barındırdığı kavramlardan birisi de toplumsal cinsiyet rolleridir. Toplumsal cinsiyet rolleri; geleneksel
olarak kadınlarla ve erkeklerle ilişkili olduğu kabul edilen rolleri ifade etmektedir. Toplumsal cinsiyet
rolü; kültürel olarak kadına ve erkeğe uygun görülen kişilik özellikleri ve davranışları içerir ve bunlar
toplum tarafından kalıp yargılara dönüştürülür (Dökmen, 2004).
Cinsiyet rollerine ilişkin toplumsallaşma, çocukluğun ilk dönemlerinde başlar ve yaşamın sonraki
dönemi olan yetişkinlikte ortaya konur (Eagly & Fisher, 2009). Cinsiyetlere ilişkin bilgilerin kazanıldığı
çocukluk döneminde ev, aile ve yaşamına ilişkin rollerin kazanımında çocuk kitapları birer rehber
niteliğindedir.
Erken çocukluk dönemi eğitiminde çocuğa sunulan program, materyaller, eğitimcinin özellikleri, anne
baba katılımı gibi birçok faktör çocuğun gelişimi için önemli bir yere sahiptir. Gelişim ve öğrenmenin
en hızlı olduğu bu dönemde çocukta; anne, baba, kardeş gibi modellerin önemi kadar resimli kitaplar
gibi yazınsal materyallerin de etkisi büyüktür. Bu araştırmanın amacı erken çocukluk eğitimi
kurumlarında çocukların tercih ettikleri resimli kitapların toplumsal cinsiyet kavramı açısından
incelenmesidir.
YÖNTEM
Araştırma Deseni
Bu araştırma nitel bir çalışmadır. Görüşmeler, gözlemler, dokümanlar ve görsel-işitsel materyaller,
temel nitel bilgi kaynaklarıdır (Creswell, 2013). Bu kaynaklar arasında, dokümanların incelenmesi;
araştırılması hedeflenen olgu veya olgular hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizini
kapsamaktadır (Merrıam, 2013). Bu araştırmada, resimli çocuk kitaplarındaki toplumsal cinsiyet
kavramı ele alındığından, doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır.
Çalışma Materyali
Araştırmanın çalışma materyali iki aşamada belirlenmiştir. İlk aşamasında Ankara, Bursa, İstanbul ve
Trabzon’da bulunan okulöncesi eğitim kurumlarında görev yapan 84 öğretmene ulaşılmıştır. Bu
öğretmenlerden sınıflarındaki çocukların en çok tercih ettiği 4-6 yaş resimli hikaye kitaplarından 5
tanesinin ismi öğrenilmiştir. Aşağıdaki tabloda bu dört ilden kitap ismi bildiren öğretmen sayılarına
ilişkin bilgiler verilmiştir.
Tablo 1. Öğretmenlerin İllere Göre Dağılımına İlişkin Bilgiler
İller
Ankara
Bursa
İstanbul
Trabzon
Öğretmen Sayısı
30
16
16
22
İkinci aşamada öğretmenlerden alınan 407 kitap ismi arasından elemeler yapılmıştır. Bu elemelerde
tekrar eden kitap isimleri, kitabın hikaye türünde olmaması ve basımının bulunmaması gibi kriterler göz
önüne alınmıştır. Yapılan elemeler sonucunda 200 kitap belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini bu 200
kitap oluşturmaktadır. Çalışma materyalinin belirlenmesinde evreni temsil eden bir örneklem seçilmesi
dolayısıyla genelleme yapılmasını mümkün kılan rastgele seçim yöntemi kullanılmıştır (Creswell,
2013). Kitaplara belirli bir kriter gözetilmeksizin kodlar verilmiş ve ardından rastgele örnekleme
yöntemiyle 50 kitap belirlenmiştir. Veri analiz sürecinin kolaylaştırılması nedeniyle seçilen 50 kitap
1’den 50’ye kadar yeniden kodlanmıştır.
Verilerin Analizi
Kitapların incelenmesinde içerik analizi ve söylem analizi yöntemleri kullanılmıştır. İçerik analizi
araştırmacının bir kaynaktaki içeriği açığa çıkarmasını sağlamaktadır. Bu amaçla metinler, kayıtlar,
dokümanlar vb. kaynaklar analiz edilmekte, içerik kodlar ve kategorilerle yansıtılmaktadır (Neuman,
2010; Merriam, 2013). Söylem analizi, metnin içinde ya da dışında yer alan tüm anlam ilişkilerinin dilsel
olarak incelenmesidir (Çelik & Ekşi, 2008).
Literatür taraması ile kitaplarda incelenecek toplumsal cinsiyet kategorileri karakter, sorun tipleri,
cinsiyetin görsel olarak belirtilmesi, iş bölümü ve meslekler olarak belirlenmiştir. Alt kategorilerin
belirlenmesi için çocuk kitapları arasından rastlantısal olarak seçilen 10 kitaptan, toplumsal cinsiyet
kategorilerini ifade eden sözcükler ve cümleler kaydedilmiştir. Araştırma boyunca incelenen diğer
kitaplardan da bu alt kategorilere eklemeler yapılmıştır. Kategoriler ve alt kategoriler; kadın ve erkek
cinsiyetine göre değerlendirilmiştir.
Literatür taraması ve kitapların incelenmesi sonucunda belirlenen toplumsal cinsiyet kategorileri ve alt
kategorileri tablo 2’de yer almaktadır.
Tablo 2. Kategoriler ve Alt Kategoriler
Kategoriler
Alt Kategoriler
Karakter
Çocuk
Yetişkin
Kötü
Sorun Yaşayan
Soruna Çözüm Getiren
Sorun Tipleri
Dağınıklık
Eşyalara Zarar Verme
Yetişkinden Habersiz Ayrılma
Akran Grubuna Katılamama
Okula Uyum Sorunu
Karanlıktan Korkma
Temizlik ve Banyo Alışkanlığındaki İsteksizlik
Kötü Söz Söyleme
Dağınıklık
Eşyalara Zarar Verme
Yetişkinden Habersiz Ayrılma
Akran Grubuna Katılamama
Cinsiyetin Görsel Olarak Belirtilmesi
Takılar-toka-kurdele
Elbise-etek
Saça takılan çiçek
Tulum
Papyon-kravat
Pantolon
Gömlek
Sakal-bıyık
Takım elbise
Pelerin
İş Bölümü
Mutfak işleri-Yemek yapma
Evin geçimini sağlama
Çocuk bakımı
Ev temizliği ve düzeni
Meslekler
Bahçıvan
Garson
Yönetici-Patron
Terzi
Doktor
Astronot
Bakıcı
Hamal
Hemşire
Manav
Muhtar
Öğretmen
Bakkal
Oduncu
Tahta Oymacısı
Dondurmacı
Kasiyer
Araştırmada Dikkate Alınan Etik İlkeler
Nitel araştırmalarda etik ilkeler açısından geçerlilik ve güvenirlik için farklı yaklaşımlar önerilmektedir
(Merriam, 2013). Creswell (2013)’e göre bu yaklaşımlardan bir tanesi de araştırmacı üçgenlemesidir.
Bu araştırmada örnekleme dahil edilen çocuk kitapları arasından rastlantısal olarak 10 kitap seçilerek
kısmi üçgenleme yapılmıştır. Kitaplar, iki araştırmacı tarafından, toplumsal cinsiyet içerikleri yönünden
değerlendirilmiş, görüş birlikleri ve ayrılıkları karşılaştırılmıştır. Değerlendirme sonucunda Miles ve
Huberman’ın (1994) güvenirlik formülü kullanılmış ve güvenirlik %85 olarak bulunmuştur [Güvenirlik
= Görüş Birliği / (Görüş Birliği+Görüş Ayrılığı)] : [18 / (18+3) = 18 / 21 = 0.85 = %85].
BULGULAR VE TARTIŞMA
Bu bölümde 4-6 yaş dönemine hitap eden resimli çocuk kitaplarının toplumsal cinsiyet kavramı
açısından incelenmesi sonucunda elde edilen bulgulara ve tartışmaya yer verilmiştir. Karakter, sorun
tipleri, cinsiyetin görsel olarak belirtilmesi, bölümü ve meslekler şeklindeki toplam 5 ana kategori, alt
kategoriler ve kitaplarda ele alınma şekilleri açıklanmıştır.
Karakter
Bu kategoride, çocuk kitapları çocuk ve yetişkinler, kötü karakterler, sorun yaşayan ve soruna çözüm
getiren karakterler, cinsiyet dağılımları bakımından incelenmiştir. Alt kategoriler açıklanırken kadın ve
erkek cinsiyetine ait bilgiler ayrı ayrı ele alınmış ve görselleştirilmiştir.
Kadın Cinsiyetine Ait Veriler
Analiz edilen kitaplarda konu edilen kadın karakterlere ait sayılar ve yüzdeleri aşağıdaki grafikte
verilmiştir.
Grafik 1. Kadın Cinsiyetinde Çocuk ve Yetişkin Karaktere Yer Verilme Sayıları ve Yüzdeleri
Analiz edilen çocuk kitaplarında yer alan kadın karakterlerin %57’sinin yetişkin; %43’ünün ise çocuk
karakter olduğu görülmektedir.
Grafik 2. Sorun Yaşayan, Soruna Çözüm Getiren ve Kötü Karakter Olarak Yer Verilen Kadın Karakter
Sayı ve Yüzdeleri
Kitaplarda yer alan kadın karakterlerin %45’i sorun yaşamakta, %31’i soruna çözüm getirmektedir ve
% 24’ü ise hikayedeki kötü karakterdir.
Erkek Cinsiyetine Ait Veriler
Analiz edilen kitaplarda konu edilen erkek karakterlere ait sayılar ve yüzdeleri aşağıdaki grafikte
verilmiştir.
29
43%
38
57%
Çocuk Karakter
Yetişkin
13
45%
9
31%
7
24%
Sorun Yaşayan Soruna Çözüm Getiren Kötü Karakter
Grafik 3. Erkek Cinsiyetinde Çocuk ve Yetişkin Karaktere Yer Verilme Sayıları ve Yüzdeleri
Analiz edilen çocuk kitaplarında yer alan erkek karakterlerin %56’sının yetişkin; %44’ünün ise çocuk
karakter olduğu görülmektedir. Kitaplarda yer verilen her iki cinsiyette olan çocuk ve yetişkin
karakterlerin dağılımının birbiriyle dengeli olduğu görülmektedir. Dolayısı ile çocuk ya da yetişkin,
erkek ya da kadın olma bakımından kitaplarda bir yanlılık söz konusu değildir. Çocukların kitaptaki
karakterler ile özdeşim kurmaları bakımından her iki cinsiyetin eşit şansa sahip olduğu düşünülebilir.
Grafik 4. Sorun Yaşayan, Soruna Çözüm Getiren ve Kötü Karakter Olarak Yer Verilen Erkek Karakter
Sayı ve Yüzdeleri
Kitaplarda yer alan erkek karakterlerin %55’i soruna çözüm getirmektedir; %26’sı sorun yaşamaktadır
ve % 19’u ise hikayedeki kötü karakterdir.
24
44%
31
56%
Çocuk Karakter Yetişkin
8
26%
17
55%
6
19%
Sorun Yaşayan Soruna Çözüm Getiren Kötü Karakter
Gümüşoğlu (2008), soruna çözüm getiren karakterlerin erkek ağırlıklı olması durumunu araştırmasında
şu şekilde eleştirmiştir …bu durumun, eğitimbilim ve çocuk psikolojisi açısından yaratacağı sorunlar,
üzerinde dikkatle durulması gereken sakıncalar içermektedir. Bu metni okuyarak “eğitim” gören ve
“kurtarıcı bir babaya” sahip olamayan çocukların neler hissedebileceğini düşünmenin vakti ne zaman
gelecektir?”
Soruna çözüm getiren karakter olarak kadınların erkeklere göre kitaplarda daha az yer almasının
çocuklara, kadın karakterlerin soruna çözüm getirmekte daha yetersiz bireyler olarak sunulması da
düşündürücüdür.
Kortenhaus ve Demarest (1993)’e göre çocuk kitaplarının birçoğunda içerikte ya da görsellerde,
toplumsal cinsiyet ayrımı bulunmaktadır. Kurtarılmayı bekleyen genç kız, metindeki iyilik ile güzelliği
her zaman eşitleyen ikili kodlama, kötü üvey annenin sunumu ve bir kızın prense bağlılığının göstergesi
olan sonlar kadın karakterin sorun yaşayan ya da kötü karakter olarak sunulduğu şeklinde yorumlanır.
Erkekler maceracı ve kurtarıcı rollerinde sunulma eğilimindeyken, kadınlar, tatlı, saf, tutucu ve bağım
olarak sunulmaktadır.
Yannicopoulou (1996)’nın araştırmasında dört-altı ve on-oniki yaş arasındaki çocuklardan oluşan iki
gruba bir hikâyenin sonunu yazmaları görevi verilmiştir. Okul öncesi dönemdeki çocukların %34’ü,
beşinci ve altıncı sınıftaki çocukların %30’u, hikayede ana karakter olan kızın tutsaklıktan kurtulmak
için kendi kendine çabalaması ve istenmeyen evlilikten kurtulmayı başarması ile hikayeyi
sonlandırmışlardır. Genç kadın güç bir savaşın galibi olmuştur. Bu gibi hikâyelerde, popüler bir klişe
olan erkek kurtarıcının, çocuklar tarafından tercih edilmediği görülmüştür.
Sorun Tipleri
İncelenen çocuk kitaplarında sorun yaşayan karakter çoğunlukla çocuktur. Yaşanan sorunlar; dağınıklık,
eşyalara zarar verme, yetişkinden habersiz ayrılma, akran gurubuna katılamama, okula uyum sorunu,
karanlıktan korkma, temizlik ve banyo alışkanlığındaki isteksizlik ve kötü söz söyleme gibi konuları
içermektedir.
Grafik 5. Cinsiyetlere Atfedilen Sorun Tipleri
Kadın karakterlere atfedilen sorun tipleri için yetişkinden habersiz ayrılma, kötü söz söyleme, banyo
alışkanlığındaki isteksizlik davranışlarının ele alındığı görülmektedir. Erkek karakterlere atfedilen sorun
tipleri yetişkinden habersiz ayrılma, eşyalara zarar verme, okula uyum ve dağınıklıktır.
6 kod numaralı kitapta bir kız çocuğunun banyo alışkanlığındaki isteksizliği “Anne ben yıkanmak
istemiyorum, zaten boşu boşuna yıkanıyoruz bence. Ayrıca yıkanırsam çekebilirim. Ali Emir’in kazağı
nasıl çekmişti hatırlasana!” şeklinde ifade edilmiştir.
10 kodlu kitapta, okulun ilk günü uyum sorunu yaşayan bir erkek karakterle ilgili şu örneğe rastlanmıştır;
“Biraz korkuyorum Cemile, dedi sessizce. Burası çok kalabalık.”
26 kodlu kitapta, akran grubuna katılamayan bir çocuğun üzüntüsü şu şekilde ifade edilmiştir; “Efe
futbolu çok sevdiği halde bir türlü oynayamazdı. Bu nedenle arkadaşları onu mahalle takımında
oynatmaz, ancak takımdan bir oyuncu eksik olursa o kişinin yerine zorunlu olarak alırlardı. Bundan
ötürü kenarda maçları seyrederken, ‘keşke biri yorulsa da yerine girsem’ diye beklerdi.”
Örneklerde görüldüğü gibi sorunları yaşayan kişilerin tamamı çocuk karakterlerdir. Bu durum kitap
yazarlarının, çocukluk dönemine ait yaşanması muhtemel olayları yansıtma ve çözüm yolu çeşitliliği
sunma isteklerini yansıtıyor olabilir. Çocuklar, kitaplardaki karakterlerle özdeşim kurabilir, ebeveynler
davranış yönetimi konusunda bu kaynakları tercih edebilirler. Ancak, sorun yaşayan kişilerin cinsiyetten
bağımsız ve çocuk olarak yansıtılması çocukluk dönemine atfedilen yetersizlik, yetişkin denetimine
muhtaçlık olarak algılanabilir.
1 11
00
1
0
11 1
0
1
0
1
2
Kadın Erkek
Yetişkinden habersiz ayrılma Kötü Söz Söyleme Eşyalara Zarar Verme
Dağınıklık Akran Grubuna Katılamama Okula Uyum Sorunu
Cinsiyetin Görsel Olarak Belirtilmesi
İncelenen kitaplarda kadın ve erkek karakter çizimlerinde, fiziksel özellikler temel ayırt edici unsurdur.
Giysi ve aksesuarlar ise diğer ayırt edici öğelerdir.
Grafik 6. Kadın Karakterlerin Görsel Olarak Belirtilmesi
Grafik 6’da görüldüğü gibi kitaplarda kadın karakterlerin %51 ‘i elbise ya da etek giymekte, % 40’ı takı,
toka, kurdele gibi aksesuarlar kullanmakta, %7’si başına bir çiçek takmakta, %2’si ise tulum
giymektedir.
Grafik 7. Erkek Karakterin Görsel Olarak Belirtilmesi
Grafik 7’de görüldüğü gibi erkek karakterlerin % 46’si pantolon giymekte, %21’inin sakal ya da bıyığı
bulunmakta, %9’u papyon ya da kravat takmakta, %9’u gömlek,% 6’sı pelerin ,%3’ü takım elbise ve
17
40%
22
51%
3
7%
1
2%
Takılar-Toka-Kurdele Elbise-Etek Başta Çiçek Tulum
Papyon-Kravat
3
9%
Pantolon
15
46%
Gömlek
3
9%
Sakal-Bıyık
7
21%
Takım Elbise
1
3%
Tulum
1
3%
Takı
1
3%
Pelerin
2
6%
%3’ü tulum giymektedir. Tulum incelenen kitap resimlerinde daha az rastlanan bir giysidir. Kız ve erkek
çocuk karakterlerde bulunmaktadır.
Soyer (2003)’e göre kitaplarda konu edinilen çocuk erkek ise çoğunlukla bereli, paltolu, çizmeli, torba
çantalı, şalvarlı, pembe yanaklı, yelek, pantolon ve t-shirt, giymektedir. Bazı hikâyelerde çocuk
kahramanların cinsiyeti hakkında temel bir veri bulunmadığı durumlarda kahramanın saçlarının kısa
olması, papyon takması ya da ev dışı alanda görüntülenmesi, hiçbir kıyafet giymemesi vb. bilgilerine
dayanarak çocuğun erkek olduğunun düşünüldüğünü bildirmektedir.
Giysilerde kadın ve erkeklerde bazı tipik kıyafetler dikkat çekici olmuştur. Kadınlar genellikle elbise ya
da etek giymekte, erkekler ise gömlek, pantolon ve takım elbise giymektedir. Bu kıyafetlere ek olarak
çocuk ya da yetişkin karakterler, saçlarına çiçek, kurdele ya da bant takmaktadır. Erkek karakterlerin
aksesuarları papyon ya da kravattır. Görsellerde sakal ve bıyık çizimi hakimdir. Pelerin, incelenen
kitaplarda kraliçe ve prenses olan kadınların çizimlerinde yer alırken, halka seslenen ya da bir grubu
işbirliğine davet eden erkek karakterlerde de bulunmaktadır.
12 kodlu kitapta ise farelerin istilasına uğrayan bir kasabayı kurtarmak için gelen bir erkek karakter,
kasaba meydanında toplanan halka seslenirken pelerin giymiş olarak resmedilmiştir. Pelerin giyme
durumu kişiler üzerinde bir etki oluşturmak isteyen kişileri yansıtmakta, dikkat çekici bir kıyafet olarak
kitaplarda yerini almaktadır.
Takı ve aksesuar kullanımının cinsiyetlere göre incelenmesi bakımından kadın karakterlerin büyük
çoğunluğu en az bir aksesuar ile resmedilirken erkek karakterler bakımından tek örneğin küpe takan
korkutucu bir dev olması farklı bir örnektir.
İş Bölümü
Analiz edilen kitaplarda kadın ve erkek karakterlerin aile yaşantısı içinde yerine getirdikleri işler ile
ilişkili sınıflandırmalara yer verilmiştir.
Grafik 8. Cinsiyete Dayalı İş Bölümü
Kitaplarda evin geçimini sağlama görevini üstlenen kişilerin erkek karakterler olduğu belirlenmiştir. 1
kod numaralı kitapta bu duruma ait bir örneğe rastlanmıştır; “Alaaddin’in babası yoksul bir terziymiş.
Babası ölünce Alaaddin öksüz kalmış. Annesiyle pazarda mendil satarak para kazanmaya çalışmışlar.”
Kitaplarda çocukların bakımı, beslenmesi, temizliği, çoğunlukla anne, abla olmak üzere kadın
karakterlerin sorumluluğundadır. 26 kodlu kitapta Efe karakterinin annesiyle arasında geçen konuşma
şu şekildedir; “Anne! Karnım çok aç. Bana bir tost yap. Onu yedikten sonra bahçede biraz antrenman
yapacağım, dedi.” 7 kodlu kitapta aşı olmak için doktora gitmesi gereken bir çocuk karakteri doktora
götüren kişi, anne karakteridir.
Ev temizliği ve düzeni konusunda kadın karakterin rol üstlendiği 29 kodlu kitaptaki bir anne, kızına
“Şimdi Özlem gelene kadar kalemlerini topla bakalım” demiş ve elindeki ev eşyalarını toplayıp başka
bir yere götürürken resmedilmiştir.
Tezcan (2003)’e göre kitaplarda iş bölümü cinsiyet ayrımının en belirgin şekilde sunulduğu durumdur.
Eğitim uygulamaları, açık ya da örtük biçimde toplumsal yapılanmanın temelindeki cinsiyetlere dayalı
bölümünü yeniden üretir. Bu araştırmada ise incelenen kitapların büyük çoğunluğunda mutfak işleri,
yemek yapma, evin geçimini sağlama, çocuk bakımı, ev temizliği ve düzenlemesi sorumluluklarına ait
örneklerde kadın karakterlere erkek karakterlere göre daha sık rastlanmaktadır. Ancak evin geçimini
sağlamada erkek karakterlere yer verilirken, kadın karakterler bu görevde sunulmamaktadır. Ataerki
kavramı; cinsiyet rollerinde kadınları erkeklere göre ikinci planda tutmaktadır. Kadınların doğası ve
değeri, ve anne olma gibi temel fikirlerin kabulünü içeren bu kavrama göre, bakım işleri kadının
görevidir ve kadın bu işi üstlenmelidir (Veur, Vrethem, Titley, & Toth, 2014). Analiz edilen kitaplarda
ataerki kavramını destekleyici bulgulara rastlanmıştır.
7
2
0
2
7
0
1
0
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Kadın Erkek
Mutfak işleri-Yemek yapma Evin geçimini sağlama Çocuk bakımı Ev temizliği ve düzeni
Meslekler
İncelenen kitaplarda kadın ve erkek karakterlerin mesleklerine ilişkin sınıflandırmalara yer verilmiştir.
Grafik 9. Kadın Karaktere Ait Meslekler
Analiz edilen kitaplarda kadın karakterlerden 4’ü öğretmen, 1’i bahçıvan, 1’i hemşire ve 1 karakter de
kasiyerdir. Kadın karakterlerin meslek dağılımı bakımından çeşitlilik göstermediği görülmektedir.
Grafik 10. Erkek Karakterlere Ait Meslekler
İncelenen kitaplarda erkekler doktor, terzi, bakkal, manav, garson, oduncu, astronot, bahçıvan, hamal,
tahta oymacısı ve dondurmacı olarak kitaplarda yer almıştır. Meslek çeşitliliği bakımından erkek
karakterler kadın karakterlerden daha avantajlıdır.
0
1
2
3
4
5
Kadın
0
1
2
3
4
5
6
7
Erkek
Farklı birçok meslek grubuna yer verilen kitaplarda özellikle öğretmenlik ve yöneticilik, tek bir cinsiyete
ait bir meslek grubu olarak yansıtılmıştır. Öğretmenlik yapan karakterlerin hepsi, kadın; patron, muhtar,
padişah, kral gibi yönetici pozisyondaki karakterlerin hepsi erkektir. Hemşirelik, bakıcılık, bahçıvanlık
ve kasiyerlik ise kadınların yaptığı mesleklerdir.
Çocuk kitaplarında toplumsal düzende kadın ve erkeğin yapacağı işler bakımından ayrıma
gidilmemelidir. Buna rağmen incelenen kitapların bazılarında çocuklara bilimle uğraşmanın erkeklere
özgü olduğu sunulmaktadır. Ancak çocukların erkeklere özgü olması dışında bilim ile uğraşan kişileri
daha eril olarak algıladıkları bilinmektedir (Keller, 2007). Analiz edilen kitaplarda konu edinilen
astronotların yalnızca erkek karakterler olması bu görüşü destekler niteliktedir. 3 kodlu kitapta Ay’a
gitmenin nasıl bir şey olduğunu merak eden bir kız çocuğunun Ay ve astronotlarla ilgili verdiği bilgiler
yer almaktadır. Kitabın başında kız çocuğu “Ay’a gitseydiniz siz de astronot olurdunuz” cümlesini
söylerken astronot başlığıyla resmedilmiştir. Hikayenin devamında uzay aracı ile Ay’a yolculuk yapan
ve Ay’da yürüyen kişilerin tamamı erkek karakterledir, fakat ayda olan astronotları hayal eden karakter
kız çocuğudur.
Analizi yapılan kitaplarda metinlerin ve görsellerin cinsiyetlere göre meslek seçiminin gereği olarak
kadınların ve erkeklerin rollerinin ve kimliklerinin cinsiyetçi bir güç dağılımını yansıttığı görülmektedir.
Kadınların aile ve ev yaşamında, erkeklerin ise ev dışında ve iş hayatında daha aktif oldukları
belirlenmiştir. Erkek karakterin mesleklere göre dağılımına bakıldığında daha çok yönetici ve karar
verici pozisyonda aktif olduğu kadının ise hizmet veren meslekler ile yansıtıldığı görülmüştür.
Sayılan (2012)’nin araştırmasında da kadın karakterlere ilişkin bulgular bu araştırmanın verilerini
destekler niteliktedir. Bir başka çalışmada 1920’lerden 1945’e dek ders kitaplarında kadınlar, çocuklara
ya da yeni kuşağa ülkeyi ve uygarlığı öğreten öğretmen olarak resmedilmiştir (Gümüşoğlu, 2008).
Günümüzde bu profilin değiştiği görülmektedir. Kadın bu misyonun dışına taşınmış ve kitaplarda
toplum içerisinde olmak yerine ev ve aile yaşamında sunulmuştur.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Araştırmada analizi yapılan kitapların cinsiyet rollerini daha çok kalıp yargılar çerçevesinde çocuklara
sunduğu görülmüştür. Kadının çalışma hakkına karşı duyarsız kalınmış, rollere ve kişilik özelliklerine
ilişkin dağılımlar cinsiyetçi olmuştur. Görsel öğeler açısından tek tip ve farklılıklara duyarsız
gösterimler söz konusudur.
Kadın karakterlerin birçoğu hikayelerde meslek sahibi olma durumları belirtilmeksizin yer almaktadır.
Kadın karakterlerin; sorun yaşama, kötü karakter olarak sunulma, soruna çözüm getiren kişi olma ve
meslek sahibi olma gibi boyutlarda incelendiğinde erkek karakterlerden daha dezavantajlı durumlarda
çocuklara sunulduğu görülmektedir. Analiz edilen kitaplar kadın ve erkek cinsiyetine ait stereotipler
bakımından kadın ve erkek rollerini geleneksel olarak yansıtıcı ögelere yer vermektedir. Araştırma
sonucunda resimli çocuk kitaplarının toplumsal cinsiyet kavramı açısından ataerkil toplumun geleneksel
cinsiyet yargılarını çocuklara aktardıkları belirlenmiştir. Erken çocukluk eğitimi kurumlarında resimli
çocuk kitaplarının seçiminde göz önünde bulundurulması gereken önemli bir kriter de toplumsal cinsiyet
kavramıdır. Okullarda gün içinde çocukların sıklıkla ilgilendiği resimli çocuk kitaplarının toplumsal
cinsiyetçilik açısından incelenmesi ve kitapların çocuklara verdiği mesajların, işlenen temaların dikkate
alınması oldukça önemlidir. Eğitimcilerin sınıflarında çocuklara sunacağı kitapları bu bakış açısı ile
incelemeleri önerilir.
KAYNAKÇA
Auyeung, B., Baron, S. C., Ashwin, E., Knikmeyer, R., & Taylor, K. (2009). Fetal testosterone predicts
sexually differentiated childhood behavior in girls and boys. Psychological Sience, 91- 98.
Blakemore, J. E., Berenbaum, S. A., & Liben, L. S. (2009). Gender Development. Clifton: NJ:
Psychology Press.
Bussey, K., & Bandura, A. (1999). Social Cognitive Theory of gender development and differentation.
Psychological Review, 676- 713.
Creswell, J. W. (2013). Nitel Araştırma Yöntemleri: Beş Yaklaşıma Göre Nitel Araştırma ve Araştırma
Deseni. (M. Bütün, & S. B. Demir, Çev.) Ankara: Siyasal Kitabevi.
Çelik, H., & Ekşi, H. (2008). Söylem Analizi. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim
Bİlimleri Dergisi(27), 99-117.
Dökmen, Y. Z. (2004). Toplumsal Cinsiyet Sosyal Psikolojik Acıklamalar. Ankara: Sistem Yayıncılık.
Eagly, A., & Fisher, A. (2009). Gender inequalites in power in organizations. B. v. Knippenberg, & D.
Tjosvold içinde, Power and İnterdependence in Organizations. New York: Cambirige
University Press.
Egan, S. K., & Perry, D. G. (2001). Gender İdenty : A multidimensional analysis whit implications for
psychocial adjustment . Developmental Psychology, 451- 463.
Golombok, S., Rust, J., Zervoulis, J., Croudace, T., Golding, J., & Hines, M. (2008). Developmental
Trajectories of sex- typed behavior in boys and girls: A Logitudinal general population study of
children aged 2.5- 8 years. Child Development, 1583-1593.
Gümüşoğlu, F. (2008). Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet. Toplum ve Demokrasi,, 39- 50.
Keller, E. F. (2007). Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Üzerine Düşünceler. (F. B. Aydar, Çev.) İstanbul:
Metis Yayınları.
Kortenhaus, C. M., & Demarest, J. (1993). Gender role steretyping in children’s literature: An update
Sex Roles: A . Journal of Research, 219- 232.
Lindsey, L. (1990). Gender Roles A Sociological Perspective. United States of America. Prentice Hall
International Limited.
Merrıam, S. B. (2013). Nitel Araştırma Desen ve Uygulama İçin Bir Rehber. (S. Turan, Çev.) Ankara:
Nobel.
Neuman, L. W. (2010). Toplumsal Araştırma Yöntemleri Nitel ve Nİcel Yaklaşımlar. (S. Özge, Çev.)
İstanbul: Yayın Odası.
Santrock, J. W. (2012). Yaşam Boyu Gelişim. (G. Yüksel, Çev.) Ankara: Nobel Yayıncılık.
Sayılan, F. (2012). Toplumsal Cinsiyet ve Yetişkin Okuma Yazma Eğitimi: Ders Kitaplarının Eleştirel
Analizi. F. Sayılan içinde, Toplumsal Cinsiyet ve Eğitim : Olanaklar ve Sınırlar (s. 77-102).
Ankara: Dipnot Yayınları.
Soyer, A. Ç. (2009). Okul Öncesi Dönem Çocuk Hikâye Kitapları: Stereotipler ve Kimlikler. Mehmet
Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 13- 27.
Tezcan, M. (2003). Gİzli Müfredat Eğitim Sosyolojisi Açısından Bir Kavram Çözümlemesi. Türk
Eğitim Bilimleri Dergisi.
Türmen, T. (2003). Toplumsal cinsiyet ve kadın sağlığı. A. Akın içinde, Toplumsal cinsiyet, sağlık ve
kadın. . (s. 4- 15). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları.
Veur, D. v., Vrethem, K., Titley, G., & Toth, G. (2014). Toplumsal Cinsiyet Konuşmaları. İstanbul :
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Yannicopoulou, A. A. (1996). Children’s knowledge and understanding of the main motives/themes of
fairy. E. Avdikos içinde, From Fairy Tale to Comics Tradition and Innovation (s. 311-337).
Athens: Odysseas.
Article
Full-text available
Öz: Bu araştırmanın amacı, 36-72 aylık çocukların kahraman özelliklerinin incelenmesidir. Araştırma karma model ile tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ili Pendik ilçesinde özel ve resmi eğitim kurumlarında öğrenim gören 36-72 aylık toplam 200 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, çocuklar ile bireysel olarak görüşülüp, öncelikle "kahraman" kavramı yaş seviyesine uygun olarak anlatılmıştır. Çocuklara görüşme esnasında 3 temel açık uçlu soru yöneltilmiştir. "Senin kahramanın kimdir?", "Kahramanının en sevdiğin özelliği nedir?" ve "Kahramanının özelliği sende olsa ne yapardın?" soruları çocuklara sorulmuştur ve çocukların verdikleri cevaplar ise görüşme formu üzerine yazılmıştır. Araştırma sonucunda, tüm çocuklardan alınan kahramanların %96'sının belirgin bir cinsiyeti olduğu ve %71,5'inin ise erkek cinsiyetine sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan çocukların kahramanlarını büyük oranda aile bireylerinden ve çizgi film kahramanlarından seçtiği, kahraman olarak kitaplardaki karakterden çok az oranda seçtiği görülmüştür. Çocukların cinsiyet değişkeni ile kahramanlarının cinsiyetleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Erkek çocuklar kadın kahramanları çok az oranda seçerken, kız çocuklar erkek kahramanları daha çok seçtiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi dönem, kahraman, çocuk. Article History Abstract: The aim of this research is to examine the characteristics of the heroes of 36-72 months old children. The study group of the research consists of a total of 200 children, 36-72 months old, who study at private and public educational institutions in Pendik district of Istanbul. In the research, individual interviews were made with the children. First of all, the concept of "hero" was explained to the children in accordance with the age level. During the interview, 3 basic open-ended questions were asked to the child. The questions are "Who is your hero?", "What is your favorite feature of your hero?" and "What would you do if you had the character of your hero?". The answers given by the children were written on the interview form. As a result of the research, 96% of the heroes chosen by children are heroes whose gender is certain. In addition, 71.5% of these heroes are men. It is observed that the children who participated in the research mostly chose their heroes from their family members and cartoon heroes, but as heroes they chose very little from the characters in the books. It was concluded that there was a significant relationship between the gender variable of the children and the sexes of their heroes. Finally, boys chose female heroes very little, while girls chose male heroes more.
Article
Full-text available
The impact of gender role stereotyping in children's literature has been examined in numerous studies over the past two decades. The purpose of this study was to determine whether the sex bias portrayed in picture books is still as prevalent as in the past. In particular, we were interested in whether the frequency of males and females in pictures and their characterizations had changed. One hundred and fifty children's picture books were analyzed for gender role content. It was found that while the frequency of males and females depicted in the stories had indeed become more evenly distributed over the past 50 years, the roles played by males and females have changed in a more subtle way. Girls are now being pictured in more instrumental activities, but are as passive dependent as 50 years ago. Boys are occasionally shown as passive dependent today, but are no less instrumental than 50 years ago. The findings suggest that increased effort is needed on the part of publishers and authors to provide children with literature that more closely parallels the roles of males and females in contemporary society.
Article
Full-text available
Human differentiation on the basis of gender is a fundamental phenomenon that affects virtually every aspect of people's daily lives. This article presents the social cognitive theory of gender role development and functioning. It specifies how gender conceptions are constructed from the complex mix of experiences and how they operate in concert with motivational and self-regulatory mechanisms to guide gender-linked conduct throughout the life course. The theory integrates psychological and sociostructural determinants within a unified conceptual structure. In this theoretical perspective, gender conceptions and roles are the product of a broad network of social influences operating interdependently in a variety of societal subsystems. Human evolution provides bodily structures and biological potentialities that permit a range of possibilities rather than dictate a fixed type of gender differentiation. People contribute to their self-development and bring about social changes that define and structure gender relationships through their agentic actions within the interrelated systems of influence.
Article
Full-text available
This study examined the relations between components of gender identity and psychosocial adjustment. The aspects of gender identity assessed were (a) feelings of psychological compatibility with one's gender (i.e.. feeling one is a typical member of one's sex and feeling content with one's biological sex), (b) feelings of pressure from parents, peers, and self for conformity to gender stereotypes. and (c) the sentiment that one's own sex is superior to the other (intergroup bias). Adjustment was assessed in terms of self-esteem and peer acceptance. Participants were 182 children in Grades 4 through 8. Felt gender compatibility (when operationalized as either self-perceived gender typicality or feelings of contentment with one's biological sex) was positively related to adjustment, whereas felt pressure and intergroup bias were negatively associated with adjustment. The results provide new insights into the role of gender identity in children's well-being, help identify sources of confusion in previous work, and suggest directions for future inquiry.
Article
The stability of sex-typed behavior from the preschool to the middle school years was examined. The Preschool Activities Inventory, a measure of within-sex variation in sex-typed behavior, was completed by the primary caregiver when the child was 2.5, 3.5, and 5 years, and a modified version, the Child Activities Inventory, was completed by the child at age 8. The investigation involved a general population sample of 2,726 boys and 2,775 girls. Sex-typed behavior increased through the preschool years, and those children who were the most sex typed at age 2.5 were still the most sex typed at age 5, with those children who showed the highest levels of sex-typed behavior during the preschool years continuing to do so at age 8.
Nitel Araştırma Desen ve Uygulama
  • S B Merrıam
Merrıam, S. B. (2013). Nitel Araştırma Desen ve Uygulama İçin Bir Rehber. (S. Turan, Çev.) Ankara: Nobel.
Okul Öncesi Dönem Çocuk Hikâye Kitapları: Stereotipler ve Kimlikler
  • A Ç Soyer
Soyer, A. Ç. (2009). Okul Öncesi Dönem Çocuk Hikâye Kitapları: Stereotipler ve Kimlikler. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 13-27.
Toplumsal cinsiyet ve kadın sağlığı. A. Akın içinde, Toplumsal cinsiyet, sağlık ve kadın. . (s. 4-15)
  • T Türmen
Türmen, T. (2003). Toplumsal cinsiyet ve kadın sağlığı. A. Akın içinde, Toplumsal cinsiyet, sağlık ve kadın.. (s. 4-15). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları.
  • D V Veur
  • K Vrethem
  • G Titley
  • G Toth
Veur, D. v., Vrethem, K., Titley, G., & Toth, G. (2014). Toplumsal Cinsiyet Konuşmaları. İstanbul : İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.