Conference PaperPDF Available

Geleneksel Bir Sporun Coğrafyası: Türkiye’de Yağlı Güreşler (Kırkpınar-Edirne ve Çardak-Çanakkale Güreşleri)

Authors:

Abstract

The sport of wrestling has a significant place in the history of the Turkish culture. The Turks introduced some new forms into the sport of wrestling and traditionalized these forms of wrestling in the historical process. There is no doubt that oil wrestles are the most common one among the traditional types of wrestling in Turkey today. The largest numbers of spectators and wrestlers among the traditional types of wrestling organized in Turkey are in oil wrestles. Likewise, we have established through research that every year about 120 oil wrestling organizations are held in 31 provinces of Turkey and that the number of spectators in a season is about 800 thousand people. Besides being a type of wrestling identified with Turkey today, oil wrestles are also striking with their historical background, which dates back to centuries earlier. In the historical process, oil wrestles have succeeded in surviving up to the present time by forming a rich cultural asset with various elements of theirs. In this respect, both the maintaining of the tradition of oil wrestling means protecting a cultural heritage asset and the socio-economic and cultural dimensions of such organizations are also quite important. Likewise, ‘Kırkpınar Oil Wrestles’, which most strongly represent this cultural heritage asset of Turkey, were inscribed in UNESCO’s List of Intangible Cultural Heritage in 2010 and acknowledged as a world heritage asset. With the research, it was aimed to determine the current geographical distributional characteristics of the sport of oil wrestling and its relevant basic components. Determination of the geographical origins of oil wrestlers and of the spectators of this sport, their socio-economic profile characteristics, and the factors of their motivation for this event is also among the other aims of the study. In addition, the presence and boundaries of ‘the Cultural Zone of Oil Wrestles’ in Turkey have also been outlined by evaluating the spatial distributional characteristics of various elements that make up this cultural asset.
PROCEEDINGS
BİLDİRİ KİTABI
Editors/Editörler
Necla Türkoğlu, Rüya Bayar, Kerime Karabacak, Ceyda Kurtar Anlı,
Hatice Kılar, Ergin Gökkaya
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi
TÜCAUM
Ankara University
Research Center of Turkish Geography
INTERNATIONAL GEOGRAPHY SYMPOSIUM ON THE
30th ANNIVERSARY OF TUCAUM
3-6 OCTOBER 2018
TÜCAUM 30. YIL ULUSLARARASI COĞRAFYA SEMPOZYUMU
3-6 EKİM 2018
PROCEEDINGS
BİLDİRİLER KİTABI
EDİTÖRLER
Necla Türkoğlu
Rüya Bayar
Kerime Karabacak
Ceyda Kurtar Anlı
Hatice Kılar
Ergin Gökkaya
Ankara-2018
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi
TÜCAUM
Ankara University
Research Center of Turkish Geography
INTERNATIONAL GEOGRAPHY SYMPOSIUM ON THE
30th ANNIVERSARY OF TUCAUM
3-6 OCTOBER 2018
TÜCAUM 30. YIL ULUSLARARASI COĞRAFYA SEMPOZYUMU
3-6 EKİM 2018
EDİTÖRLER
Necla Türkoğlu
Rüya Bayar
Kerime Karabacak
Ceyda Kurtar Anlı
Hatice Kılar
Ergin Gökkaya
ISBN: 978-605-136-416-2
© Her hakkı saklıdır. Bu kitabın tamamı ya da bir kısmı, yazarlarının izni olmaksızın,
elektronik, mekanik, fotokopi ya da her hangi bir kayıt sistemi
ile çoğaltılamaz, yayınlanamaz, depolanamaz.
Bu kitaptaki bilgilerin her türlü sorumluluğu yazarlarına aittir.
Ankara-2018
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
501
Geleneksel Bir Sporun Coğrafyası: Türkiye’de Yağlı Güreşler
(Kırkpınar-Edirne ve Çardak-Çanakkale Güreşleri)
Geography of a traditional sport: oil wrestles in Turkey (wrestles in Kırkpınar,
Edirne and Çardak, Çanakkale)
Günay Özdemir*1, Vedat Çalışkan1
1Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü, Terzioğlu Kampüsü, Çanakkale
Öz: Güreş sporu, Türk kültür tarihinde önemli bir yere sahiptir. Türkler, tarihsel süreçte güreş sporuna bazı yeni
formlar kazandırmış ve bu güreş formlarını geleneksel hale getirmiştir. Günümüzde Türkiye’de geleneksel güreş türleri
arasında en yaygın olanı kuşkusuz yağlı güreşlerdir. Türkiye’de düzenlenen geleneksel güreş türleri içinde en fazla
izleyici ve pehlivan yağlı güreşlerdedir. Nitekim her yıl Türkiye’nin 31 ilinde 120 kadar yağlı güreş organizasyonu
düzenlendiğini ve bir sezondaki izleyici sayısının da yaklaşık 800 bin kişi olduğunu araştırma ile belirlemiş
bulunuyoruz.
Yağlı güreşler, günümüzde Türkiye ile özdeşleşmiş bir güreş türü olmasının yanı sıra yüzyıllar öncesine uzanan tarihsel
geçmişiyle de dikkat çekicidir. Tarihsel süreç içinde yağlı güreşler, çeşitli ögeleri ile birlikte zengin bir kültürel değer
oluşturarak günümüze ulaşma başarısı göstermiştir. Bu bakımdan yağlı güreş geleneğinin yaşatılması, kültürel bir
mirasa sahip çıkılması anlamı taşıdığı gibi, bu tür organizasyonların sosyo-ekonomik ve kültürel boyutları da oldukça
önemlidir. Nitekim Türkiye’nin bu kültürel miras değerini en güçlü şekilde temsil eden ‘Kırkpınar Yağlı Güreşleri’,
2010 yılında UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydedilerek, bir dünya mirası olarak kabul
edilmiştir.
Araştırma ile yağlı güreş sporu ve onunla ilişkili temel bileşenlerin güncel coğrafi dağılış özelliklerinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Yağlı güreş pehlivanlarının ve bu sporun izleyicilerinin coğrafi kaynakları, sosyoekonomik profil
özellikleri ile bu etkinlik için motivasyon faktörlerinin belirlenmesi de çalışmanın diğer amaçları arasındadır. Ayrıca
bu kültürel değeri meydana getiren çeşitli unsurların mekânsal dağılış özelliklerinin değerlendirilmesiyle Türkiye’de
‘Yağlı Güreşler Kültür Bölgesi’nin varlığı ve sınırları da ana hatlarıyla ortaya konulmuş olmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Yağlı Güreş, Kültürel Miras, Spor Coğrafyası, Festival ve Şenlikler.
Abstract: The sport of wrestling has a significant place in the history of the Turkish culture. The Turks introduced some
new forms into the sport of wrestling and traditionalized these forms of wrestling in the historical process. There is no
doubt that oil wrestles are the most common one among the traditional types of wrestling in Turkey today. The largest
numbers of spectators and wrestlers among the traditional types of wrestling organized in Turkey are in oil wrestles.
Likewise, we have established through research that every year about 120 oil wrestling organizations are held in 31
provinces of Turkey and that the number of spectators in a season is about 800 thousand people.
Besides being a type of wrestling identified with Turkey today, oil wrestles are also striking with their historical
background, which dates back to centuries earlier. In the historical process, oil wrestles have succeeded in surviving up
to the present time by forming a rich cultural asset with various elements of theirs. In this respect, both the maintaining
of the tradition of oil wrestling means protecting a cultural heritage asset and the socio-economic and cultural
dimensions of such organizations are also quite important. Likewise, ‘Kırkpınar Oil Wrestles’, which most strongly
* İletişim yazarı: Günay Özdemir, e-posta: gunayozdemir016@gmail.com
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
502
represent this cultural heritage asset of Turkey, were inscribed in UNESCO’s List of Intangible Cultural Heritage in
2010 and acknowledged as a world heritage asset.
With the research, it was aimed to determine the current geographical distributional characteristics of the sport of oil
wrestling and its relevant basic components. Determination of the geographical origins of oil wrestlers and of the
spectators of this sport, their socio-economic profile characteristics, and the factors of their motivation for this event is
also among the other aims of the study. In addition, the presence and boundaries of ‘the Cultural Zone of Oil Wrestles’
in Turkey have also been outlined by evaluating the spatial distributional characteristics of various elements that make
up this cultural asset.
Keywords: Oil Wrestling, Cultural Heritage, Sports Geography, Festivals and Festivities.
1. Giriş
Tarihsel kökeni çok eskiye dayanan güreşler, çeşitli uygarlıkların kültür ve spor tarihinin bir parçası
olmayı başarmıştır. Tarih boyunca güreşler çeşitli medeniyetlerde bir spor olarak benimsenmiş ve gelişme
göstermiştir. Mısır, Mezopotamya ve Antik Yunan’da M.Ö. 3000’lerde, Anadolu’da ve Orta Asya’da M.Ö.
2500’de, Hindistan’da M.Ö 2000’de ve Japonya’da M.Ö 22’de toplumlar kendi kültürlerini güreşlere
yansıtarak faklı güreş çeşitlerinin doğmasını sağlamıştır (Decker 1992’den ve Rollinger 1994’den aktaran
Tekin ve Tekin 2014:124, 125; Dervişoğlu 2012:22-25; Eren 1990:1678; Güven 1999:62). Günümüzde
dünyanın çeşitli ülkelerinde, tarihsel ve geleneksel yönleri bulunan çeşitli güreş türleri halen büyük ilgi
görmektedir. Örneğin Japonya ile özdeşleşen Sumo güreşi, Rusya ile özdeşleşen Sambo ve Çabaoba
güreşleri, İsviçre ile özdeşleşen Pantolon güreşi ve Türkiye ile özdeşleşen Yağlı güreşler, bunlar arasında en
çok tanınan güreş türleridir (Meydan Larousse 1992; Eren 1990:1678-1679).
Türk kültür ve spor tarihi içinde derin kökleri bulunan güreşler bu nedenle ata sporu olarak
nitelenmektedir. Türklerle ilgili en eski bilgilere rastlanan Çin Han Çağı kaynakları (M.Ö. II. yy) da
Türklerde güreşlerin “toslama” işareti ile gösterildiğini ortaya koymaktadır (Eberhard, 1940:240). Türk
kültür tarihinin şekillendiği Orta Asya’da güreşlerin geleneksel törenler içinde her zaman önemli bir yeri
olmuştur. Türk kültür tarihinin ünlü destanlarda da güreş ve güreşçilerin tasvirine, hikayelerine yer verilmesi
dikkati çeker. Oğuzlar’ın Dede Korkut destanında Bay Büre’nin oğlu Bamsı Bayrek’in Ba Çiçek ile güreşi
ayrıntılı bir şekilde tasvir edilirken (Tezcan ve Boeschoten, 2001:72-74); Manas Destanı’nda da pehlivanlık
kavramı oldukça açık bir şekilde ifade edilir: “.. Pehlivanlar pehlivanı “Koşay-Han” Manas’ın deri kıspetini
giyerek ihtiyar hali ile Yoloy-Han’la güreşir?.” (Ögel, 1989:525). Orta Asya’dan göç eden Türk boyları,
yaşantılarının bölünmez bir parçası haline gelen güreş sporunu gittikleri yerlere de götürmüşlerdir
(Atabeyoğlu 2000:12). Selçuklular Orta Asya Türk Kültürü’nü, Fars Kültürü ve İslâmi kurallarla
birleştirerek Anadolu’da yeni bir kültür yaratmışlardır. Güreş de bu kültür değişiminden etkilenmiştir. Güreş
yapılırken uygulanan eski Şamanizm kurallarından vazgeçilerek Farslıların kuralları uygulanmaya başlanmış
ve güreşçi yetiştiren güreş tekkeleri açılmaya başlanmıştır (Kahraman 1995:107). Nitekim pehlivan kelimesi
de Farsça’dan Türkçe’ye geçen bir kelimedir. Esasen ‘pehlivan’, geçmişte “ok atmakta maharet sahibi olan,
tanınmış kemankeşler (okçular) hakkında kullanılan bir tabirdi. Aslı Farsça olan bu tabirin doğrusu
‘pehlevan’dır. Pehlivan iri gövdeli, bünyesi kuvvetli, yiğit, kahraman ve güreşçi kişi”olarak
tanımlanmaktadır ( Pakalın, 1993:766; Şemseddin Sami, 1995:364). Bu adlandırma, geçmişte güreş
sporundan sportif ve eğlence amaçlı yararlanıldığı gibi askeri amaçla değerlendirildiğini de göstermektedir.
Nitekim Türkler Anadolu’ya hakim olduktan sonra pehlivan yetiştiren tekkeler de yaygınlaşmıştır.
Selçuklular döneminde pehlivan yetiştiren bu tekkeler Ahi Pehlivan Zaviyesi (Niksar/Tokat), Keçeci Baba
Zaviyesi (Erbaa/Tokat), Pehlivan Gazi Zaviyesi (Kayseri) ve Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde bulunan
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
503
Dede Baba Zaviyeleridir (Kahraman 1989). Osmanlı döneminde gelişme gösteren güreş tekkelerinin temeli
bu şekilde atılmıştır.
Kaynağını Orta Asya’dan alan güreş tekkeleri, Anadolu’da Alevi-Bektaşi şeyhler tarafından
geleneğe göre yönetilip eğitim verilmiş ve tüm Osmanlı coğrafyasına yayılmıştı. İstanbul’da öne çıkan Şüca
ve Demir tekkelerinin yanı sıra Bursa, Edirne, Amasya ve Manisa sancaklarında da güreş tekkeleri
bulunuyordu. Geniş Osmanlı topraklarında Balkanlar ve Rumeli’den Arabistan’a değin uzanan alanda çok
sayıda güreş tekkesi kurulmuştu. Belgrad, Usturumca, İpsala, Gelibolu, Yenice, Bergama, Balıkesir, Tire,
Ankara, Akhisar, Maraş, Tokat, Konya, Diyarbakır, Urfa, Halep, Lâzkîye, Şam, Bağdat, Mekke, Cidde,
İskenderiye ve Mısır’da yüzlerce güreş tekkesi kurulup yaygınlaşmıştı. Konuyla ilgili araştırmacılar
tarafından Osmanlı’da 32 adet güreş tekkesi bulunduğu belirlenmiştir (Kahraman 1989; Türkmen, 2014).
Şekil 1. Osmanlı ve Selçuklu döneminde kurulan güreş tekkelerinin günümüz Türkiye sınırları içerisinde bulunduğu şehirler
Kaynak: Kahraman 1989, Türkmen 2014
17. yüzyılın ünlü seyyahı Evliya Çelebi de Seyahatname adlı eserinde İstanbul ve Edirne’deki güreş
tekkelerine dair ayrıntılı bilgiler vermiştir:
“…Tekkeleri (İstanbul’da) iki yerdedir. Biri Küçükpazar yakınında Unkapanı yolu üzere Servi fırını
karşısında Pehlivan Şüca Tekkesi; biri de Zeyrek yokuşu ayağında Pehlivan Demir Tekkesi’dir”. Çelebi’ye
göre 300 pehlivan bulunan bu tekkede 100, 150 çift pehlivan kıspet giyip, yağlanarak, adam ejderhası gibi
yürüyerek ve birbirlerine sarılarak, alt üste ve üst alta pehlivanlık ederek; kesme, terskepçe, Cezayir sarmaş,
yanbaşı, serkelle vb oyunları icra ederek Alayköşkü dibinden geçip padişahtan ihsanlar ile şereflenip geçerler
(EÇS, 1. cilt, 2. kitap: 587). Yine Çelebi’nin anlatımına göre, “Süleymaniye ile Eski Saray duvarı arasındaki
alan ser-çeşme-i küşte-giran (güreşçiler tekkesi) Pehlivan Demir Meydanı’dır. Hala ikindiden sonra tekke
pehlivanları o güzel yerde güreşirler” diyen Çelebi bir de ekleme yapar ve “Türkçesinin doğrusu güraşdır”
diye yazar (EÇS, 1 cilt 1. kitap:117). Çelebi, Edirne seyahatinde de, buradaki güreşçiler tekkesi hakkında
önemli bilgiler verir:
“Bu güreşçiler dergahı Ali Paşa Çarşısı yakınında Balıkpazarı kapısının içyüzünde kurulmuş
Güleşçiler Tekkesi’dir…Pek çok odaları, mutfağı ve biraz bahçesi vardır. Meydanında geçmiş zaman
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
504
pehlivanlarının yayları, okları ve gürzleri kırkar ellişer kilo gelir camuz derilerinden yağlı kisbetleri ve
nice pehlivan aletleri muhabbet meydanları üzerinde asılıdır… Bu Edirne Tekkesi’nde yaz kış yüz çift
pehlivan dervişler hazır olup, Piryar-ı Veli töresi üzere idman ederler… Fetihten sonra Gazi Hüdavendigar
İslam askerleri canlansın ve renklensin için bu tekkeyi gürbüz, genç, güçlü kuvvetli, yiğit ve korkusuz erler
için yapmıştır”… Hala burada olan Rumeli yiğitleri toplanıp haftada bir kere Cuma günü de bir araya gelip
70-80 çift yağa bulanmış … cesur ve güçlü genç pehlivanlar birbirleriyle el sıkışıp el öptükten sonra koç gibi
baş tokuşup gülbâng-i Muhammedî çekip güreş tuttuklarında insan hayran kalıp susup boynunu büker”
(EÇS, 3. cilt, 2. kitap: 583-585). Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiler ile o dönemdeki güreş tekkelerindeki
pehlivan sayıları, pehlivanların yetiştirilmesi, ritüelleri, taktiksel oyunları, yağlanmaları ve deriden kispet
giymeleri açıklandığı gibi ‘pehlivan’ adlandırmasının da okçu kemankeşler için yapıldığı anlaşılmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu’nda büyük ilgi gören ve yaygınlaşmış bir spor branşı olarak dikkat çeken
güreşin çeşitli türleri bulunuyordu. Bunlar arasında yağlı güreş ve karakucak güreşleri öne çıkarken,
güreşlerin düzenlendiği yerler ve organizasyonlar da farklılıklar göstermekteydi. Osmanlılarda güreş genel
olarak, Osmanlı saraylarında güreş ve saray dışında yapılan güreşler olarak ikiye ayrılabilir. Osmanlı
saraylarındaki güreş ‘huzur güreşleri’dir. Saray dışında yapılan güreşler ise kendi arasında panayır güreşleri,
düğün güreşleri, Ramazan güreşleri ve hayır kurumları yararına yapılan güreşler olarak belirlenebilir
(Kahraman, 2014: 647). Osmanlı sarayı ve devlet adamlarının güreşlere olan ilgisi ve desteği de Osmanlı
ülkesinde bu sporun gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Osmanlı padişahlarının güreşe olan ilgileri oldukça iyi bilinen bir konudur. Örneğin, Yıldırım
Bayezid’in oğlu Çelebi Sultan Mehmed güreştiği için “Güreşçi Çelebi” olarak anılmaktaydı. II. Bayezid
1481 yılında padişah olmak için Amasya’dan İstanbul’a gelirken sporcuları da beraberinde getirmiştir. Sultan
II. Bayezid döneminde Birun’da güreşçilerin ayrı bir bölük halinde toplandığı görülmektedir. IV. Murat ise
padişahlığı döneminde bile kispet giyinip güreşirdi. Güreşçiler Birun’daki bölükten Enderun’a IV. Murat
döneminde alınmıştır (Kahraman, 2014:646). II. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması
sırasında “Pehlivanlar Tekkesi” kapatılmış, güreşçiler de Enderun’dan çıkarılmıştır. Osmanlı Devleti’nin
teşrifat kurallarına uygun olarak yapılan son huzur güreşleri böylece II. Mahmut döneminde son bulmuştur.
Güreşe aşırı merakı olan Abdülaziz’in padişah olmasıyla birlikte Anadolu’dan pek çok pehlivan İstanbul’a
gelmiş ve bazıları saraya alınarak çeşitli görevler yer almışlardır. II. Abdülhamid döneminde ise sadece
sarayda değil İstanbul’da da güreşçi barındırılmamıştır. Fakat padişah Avrupa’ya giden pehlivanlarla
yakından ilgilenmiş, başarılı olanları Yıldız Sarayı’na çağırarak, huzurunda güreştirip birtakım ödüller ve
nişanlar vermiştir (Zorba 2014:723; Kahraman, 2014:647).
Anadolu’nun geçmişteki toplumsal kültürel yaşamına ışık tutan çeşitli sanatsal tasvir örnekleri
bulunur. Örneğin Osmanlı minyatür sanatının bazı örnekleri, geçmişteki kültürel görünümlere ilişkin önemli
detaylar sunar. Bu tür eserler arasında özellikle, 1583 yılında III. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmet’in 52 gün
süren sünnet şenliğini minyatürler eşliğinde anlatan Surname-i Humayun (düğün şenliği kitabı) önemli bir
yere sahiptir (Lewis, 2005: 145). Şenlikteki çeşitli etkinliklerin minyatürlere yansıtılmasının yanı sıra,
Osmanlı toplumunda revaçta olan seyirlik oyunların, spor ve eğlence biçimlerinin de minyatürlerde
ayrıntılarıyla canlandırıldığı görülmektedir. Sünnet düğününde alayla geçen esnaf sayısı 200’dür ve bunlar
arasında ‘pehlivanlar’ da yer almaktadır (Arslan, 2002: 1711). Düğünün 8. ve 9. gününde güreş gösterileri
yapılmıştır (İmamoğlu, 2012).
Cumhuriyet dönemi içinde güreşler modern güreş ve geleneksel reşler olarak ikiye ayrılabilir.
Modern güreş, Grekoromen ve Serbest Güreş stillerini kapsar. Geleneksel güreş biçimleri ise yağlı güreş, aba
güreşi, karakucak güreşi, kuşak reşi ve şalvar güreşidir. Türk kültürünün farklı coğrafi çevrelerde kendini
gösteren zenginliği, geleneksel güreş türlerindeki çeşitlilik ile de dikkati çeker. Yağlı güreşler, Cumhuriyet
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
505
döneminde de korunması gereken bir gelenek olarak görülmüş ve desteklenmiştir. Yağlı güreşin belli bir
kurallar altında yapılabilmesi için uygun yönetmelik çalışmaları 1931 yılında Suyolcu Mehmet ve Cemal
pehlivanlar tarafından ‘umumi bir alaturka nizamnamesi’ hazırlanması ile başlamıştır. 1996 yılına kadar
Güreş Federasyonu bünyesinde yer alan yağlı güreşlerin, Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’na
bağlanması kararlaştırıldı. 1999 yılından itibaren yağlı güreşler Güreş Federasyonu’nun yağlı güreşler
komitesi tarafından düzenlenmektedir (Yıldıran, 2000).
Kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaşan değerler, bir ülkenin kültürel zenginliği bakımından
önem taşırlar. Geçmişten günümüze ulaşan bu değerlere gelecek kuşaklar için sahip çıkılması gerektiğine
inanıldığından bu değerler bütününe “kültürel miras” denilmektedir. (Can, 2009:1). İnsanların yüzlerce yıldır
biriktirdiği ve taşıdığı bu tür değerlerin ortaya konulması, geçmişteki insan yaşantısından günümüze ulaşan
bilgilerin değerlendirilmesi kültürel zenginliğe büyük bir katkı alanını oluşturmaktadır (Çalışkan 2013:793).
Türk kültür tarihi içinde köklü bir geçmişe sahip olan geleneksel yağlı güreşler de kkusuz Dünyanın ve
Türkiye’nin önem taşıyan bir kültürel miras değeridir. Nitekim Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali
UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine giren, Dünya’daki tek güreş organizasyonudur.
Kuşkusuz Türkiye’de Kırkpınar dışında da çeşitli ölçeklerde yağlı güreş organizasyonları vardır. Yağlı
güreşler Türkiye’de oldukça geniş bir alanda dağılış gösterir ve kültürel olarak tutundukları bu çevrelerde
toplumsal, kültürel, sportif yaşamın gelişimine, geleneklerin yaşatılması önemli katkılarda bulunur. Ancak
Türkiye’de yağlı güreşleri ulusal ölçekte destekleyen bir politika ve program ya da himaye söz konusu
değildir. Diğer yandan bu önemli kültürel miras değerin Türkiye’deki coğrafi dağılışı ve envanteri de ulusal
ölçekte henüz ortaya konulamamıştır. Ulusal literatürde yer alan çalışmalar daha çok yağlı güreşin tarihini,
yağlı güreşin kurallarını ve önemli başpehlivanların güreşlerini konu alan çalışmalardır (Bic 1944; Şefik
1953-54; Temizoğlu 1970; Kaynar 1971; Ayağ 1983; Kahraman 1989; Atabeyoğlu 2000; Kar 2003). Ayrıca
Çardak ve Kırkpınar yağlı güreşlerinin tarihini konu alan çeşitli çalışmalar bulunmaktadır (Köse 1990;
Gümüş 1990; Yılmaz 1995; Acar 2015).
İnsanın mekanla etkileşiminin bir sonucu olarak ortaya konan kültürel değerler değişen, dönüşen,
gün geçtikçe küçülen ve küreselleşen dünyada yeni görevler üstlenmiş ve hem maddi hem manevi yeni
değerler kazanmıştır. Tüm bunlar kültürel değerlerin bozulmadan ve yozlaşmadan gelecek kuşaklara
aktarımlarının sağlanmasını ve hem ulusal hem de uluslararası boyutta korunması, kültürel mirasın
kaybolmaması ve değişmemesi için önemli bir husustur (Tanrıkulu 2014:283). Nitekim yağlı güreşlerin
içerisinde barındırdığı kültürel ögelerin, söze ve davranışa dayalı ritüellerin günümüze değin ulaşması bu
kültürün gelecek kuşaklara aktarılması için bazı önlemler alınarak desteklenmesi önem taşıyan bir konudur.
Güreş organizasyonlarının ve pehlivanların yağlı güreş düzenlenen yerleşmelere göre dağılışı, kültürel
açıdan farklılaşan bir çevrenin varlığını ortaya koymaktadır. Bu çevre Türkiye’de pehlivan yetiştiren,
pehlivanların ve yağlı güreşlerin ilgi gördüğü, geleneksel ürünlerin ve malzemelerin üretildiği bir alandır.
Yağlı güreş pehlivanlarının yetiştiği yerler ile yağlı güreşlerin dağılış gösterdiği çevreler tamamen örtüşür.
Bununla birlikte yağlı güreşler, Türkiye’nin her yöresinden insanların ilgisini çekerek geleneksel-sportif ve
kültürel bir etkinlik etrafında toplumsal etkileşime ve kültürel beraberliğe büyük katkıda bulunmaktadır.
2. Amaç ve Yöntem
Günümüzde Türkiye’de yağlı güreşleri konu alan bu araştırmanın amacı bu geleneğin mekânsal
dağılış özelliklerini belirleyerek, bu kültürün sınırlarını göstermeyi denemektir. Araştırmada yağlı güreşlerin
temel bileşenlerini oluşturan pehlivanlar, izleyiciler, hakemler vb unsurların coğrafi kaynak alanlarının
belirlenmesi de amaçlanmıştır. Böylece toplumsal, kültürel ve sportif fonksiyonlarıyla çok önemli yararlar
sağlayan bu geleneksel etkinliğin Türkiye ölçeğinde coğrafi bağlamının açıklanması hedeflenmiştir. Yağlı
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
506
güreşlerin iki temel unsuru olan pehlivanların ve izleyicilerin bu geleneksel sporla ilgili olarak tutum ve
motivasyon kaynaklarının değerlendirilmesi de araştırmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır.
Araştırmanın amaçları doğrultusunda, Türkiye ölçeğinde veriler sağlayacak iki büyük yağlı güreş
organizasyonu örneklem olarak seçilmiştir. Örneklem organizasyonlarda gerçekleştirilen anket ve mülakat
uygulamaları gerekli verilerin elde edilmesini sağlamıştır. Bunun yanı sıra Aybastı (Perşembe/Ordu), Çan ve
Kepez (Çanakkale) gibi büyük yağlı güreş organizasyonlarında da gözlem ve görüşmeler yapılmıştır. İlk
olarak anketin geçerliliğini test etmek amacıyla 19 Mayıs 2015 tarihinde Çanakkale ilinin Kepez ilçesinde 15
izleyiciye ve 5 pehlivana anket uygulanmıştır. Gerekli düzeltme ve düzenlemelerden sonra geliştirilen anket
formu 26 Ağustos 2015 tarihinde Çanakkale ilinin Çardak Beldesinde düzenlenen yağlı güreşte ve 24-26
Temmuz 2015 tarihinde Edirne ilinde Sarayiçi mevkiinde düzenlenen Kırkpınar yağlı güreşlerinde toplam
240 izleyici ve 60 pehlivana yüzyüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Sağlanan veriler ile grafikler ve
haritalar üretilmiştir. Böylece yağlı güreşin mekânsal dağılışı hakkında bilgiler elde edilmiştir. Haritaların
üretilmesinde ArcGIS 10.3.1 (CBS) programı ve grafik düzenleme programı olan CorelDRAW X8 sürümü
kullanılmıştır.
Çizelge 1. Saha çalışmaları ve anket uygulaması gerçekleştirilen organizasyonlarda anket uygulanan kişi sayıları.
Organizasyon Adı
İzleyici
Pehlivan
Çardak (Lapseki/Çanakkale)
120
30
--
Kırkpınar (Edirne)
120
30
20
Kepez (Merkez/Çanakkale)
--
--
--
Çan (Çanakkale)
--
--
--
Aybastı (Perşembe/Ordu)
--
--
--
Toplam (Örneklem)
240
60
20
Kırkpınar’da anket uygulanan izleyicilerin 86’sı erkek, 34’ü kadındır. Çardak güreşlerinde anket
uygulanan izleyicilerin ise 85’i erkek, 35’i kadındır. Kırkpınar’da anket uygulanan yabancı ziyaretçilerin de
14’ü erkek ve 6’sı kadındır.
3. Araştırma Alanı
Araştırma alanı, Marmara Bölgesinde bulunan Çanakkale ilinin Çardak beldesinde düzenlenen
Çardak yağlı güreş organizasyonu ve Edirne il merkezinde düzenlenen Kırkpınar yağlı güreş
organizasyonunu kapsamaktadır.
Çardak Beldesi, Güney Marmara Bölümünde, Çanakkale iline bağlı Lâpseki ilçesi sınırları içinde yer
almaktadır. Burası, Çanakkale Boğazı’nın orta kesimindeki konumuyla, feribot ulaşımıyla Asya ile
Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli bir kavşak noktasıdır. Beldenin, güneybatısında Lâpseki ilçe merkezi,
doğusunda Biga ve kuzeybatısında Gelibolu ilçesi bulunmaktadır. Ayrıca Çanakkale Bursa karayolu
üzerinde bulunan beldenin Lâpseki’ye uzaklığı 5 km, Çanakkale’ye uzaklığı 39 km, Bursa’ya uzaklığı 232
km’dir. 1930 yılında belediye olan Çardak Beldesi Belediyesi 1930 yılında kurulmuştur. Marmara
Bölgesinin Ergene bölümünde yer alan Edirne, Bulgaristan ve Yunanistan’a komşu olan sınır ilidir.
Güneyinde Çanakkale, güneydoğusunda Tekirdağ ve doğusunda Kırklareli illeriyle komşudur. D100 ve
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
507
D535 karayolları ile Bulgaristan’a, E84 karayolu ile Yunanistan’a geçiş yapılan Edirne, Türkiye’nin
Avrupa’ya açılan kapısı konumundadır.
4. Türkiye’de Yağlı Güreş Sporunun Coğrafi Dağılış Özellikleri
Türkiye’de geleneksel yönü bulunan güreş türleri içinde aba güreşi, karakucak güreşi, kuşak güreşi,
şalvar güreşi ve yağlı güreş yer almaktadır. Bu güreşler her ne kadar benzerlikler gösterse de ayırt edici
unsurları güreş içinde ön plandadır. Yağlı güreşler 33 ilde (Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir,
Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Düzce, Edirne, Isparta, İstanbul, İzmir,
Kastamonu, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Tekirdağ, Tokat,
Uşak, Yalova, Zonguldak) dağılış göstermektedir. Bu illerin dışında bazen 6 ilde de (Bartın, Erzurum, Hatay,
Konya, Mersin, Sivas) yağlı güreş organizasyonu düzenlendiği belirlenmiştir. Böylece yağlı gür
düzenlenen illerin sayısı 39’dur. Aba güreşi Gaziantep ve Hatay illerinde düzenlenirken; Karakucak güreşleri
de 15 ilde (Adana, Amasya, Artvin, Bartın, Bilecik, Bursa, Çorum, Erzincan, Erzurum, Kahramanmaraş,
Karabük, Samsun, Sivas, Tokat, Yozgat) dağılış gösterir. Kuşak güreşi genellikle Eskişehir, Antalya
yörelerinde yapılırken; Şalvar güreşi de Kahramanmaraş ili genelindeki ilçe ve köylerde düzenlenmektedir
(İmamoğlu 1997; Güven 1999: 44; Doğan 2010:1).
Yağlı güreşler, başta Marmara bölgesi olmak üzere en fazla Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu
bölgelerinde dağılış göstermektedir. Ege Bölgesi’nde yağlı güreşler geniş bir dağılış özelliğine sahiptir.
Karadeniz Bölgesi’nde, daha çok Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz Bölümlerinde dağılış gösteren yağ
güreşler; İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara ve Çankırı illerinde görülmektedir. Akdeniz Bölgesi’nde ise
Antalya, Burdur, Isparta illeri yağlı güreş organizasyonlarının görüldüğü iller olarak dikkati çeker (TGF,
2015). Yağlı güreş organizasyonları her ne kadar beş coğrafi bölgenin sınırları içinde dağılış gösteriyorsa da,
bu bölgeler içindeki dağılışlar bazı bölüm ve yöreler ile sınırlıdır. Buna göre yağlı güreşler Marmara
bölgesinin tüm bölümlerinde düzenlenmektedir. Karadeniz Bölgesi’nde ise Batı ve Orta Karadeniz
bölümlerinde düzenlenirken, Doğu Karadeniz bölümü ile Batı Karadeniz bölümünün iki ilinde (Bartın ve
Karabük) yağlı güreş organizasyonları görülmez. Ege Bölgesi’nde Afyon ili hariç diğer tüm illerinde yağlı
güreşler düzenlenir. İç Anadolu Bölgesi’nde yalnızca Ankara ve Çankırı illerinde yağlı güreş
düzenlenmektedir.
2015 sezonunda çeşitli ölçeklerde gerçekleştirilen yağlı güreş organizasyonlarının sayısı 120’yi
bulmuştur. Güreş sezonu, nisan ayı ile ekim ayı arasındaki dönemi kapsar. Bu zamansal sınırlılığın en önemli
nedeni kuşkusuz hava sıcaklıkları ile ilişkilidir. Anadolu’da nisan ayı başından itibaren hava sıcaklıklarının
artması ile yağlı güreş sezonu başlar; ekim ayında hava sıcaklıklarının azalmasıyla birlikte yağlı güreş
sezonu da son bulur.
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
508
Şekil 2. 2015 Sezonunda Yağlı Güreş Düzenlenen Yerleşmelerin Bulunduğu İller.
Yağlı güreşlerinin düzenlendiği alanlar genel hatları ile Akdeniz, Marmara -geçiş iklimi- ve
Karadeniz iklimlerinin etkisi altındadır. Yağlı güreşlerin yapıldığın illerde ilkbaharın gelişiyle birlikte
yükselişe geçen sıcaklık durumu çayır ve çim oluşumunu olumlu etkilemektedir. Böylece güreş alanları,
pehlivanların güreşebilmesi için elverişli hale gelmektedir. Yaz aylarında ise etkinlik takvimi daha çok
Toroslar, Batı ve Orta Karadeniz bölümlerindeki yaylara doğru yönelir. Türkiye’de yayla ve yaylacılık
geleneği sadece hayvancılık ve buna bağlı olarak da tarımsal etkinlikleri de içerisine alarak hayvancılıktan
elde edilen ürünlere dayalı üretim tarzına bağlı geçici bir yerleşim yeri olmayıp, boş zamanların
değerlendirilmesinden insan sağlına, panayırlar, şenlikler, gelenek, görenek, adet, inanma ve törelere dayalı
birçok uygulama pratikleri içeren çok yönlü ve çok amaçlı işlevleri olan bir mekândır (Kızılırmak 2006:7,
Bay 2014:36). Nitekim, Karadeniz bölgesinde Ordu Perşembe yaylasında düzenlenen Aybastı yağlı güreşi,
Samsun Vezirköprü Kunduz yaylasında düzenlenen Kunduz yağlı güreşi ve Ordu Akkuş Dibekdüzü
yaylasında düzenlenen Akkuş Belediye Başkanlığı yağlı güreşi; Akdeniz bölgesinde ise Antalya Gökbel
yaylasında düzenlenen Alanya yağlı güreşi, Feslikan yaylasında düzenlenen Konyaaltı yağlı güreşi ve Muğla
Seki yaylasında düzenlenen Seydikemer (Seki) yağlı güreşi, yaylalarda düzenlenen yağlı güreş
organizasyonlarına örnek olarak gösterilebilir. Denilebilir ki, yaylalardaki yağlı güreşler genellikle temmuz
ve ağustos aylarında düzenlendiği gibi, yaz aylarında düzenlenen yağlı güreşler için yüksek düzlükler ve
yaylalar tercih edilmektedir.
Yağlı güreş organizasyonları genellikle yüksekliği 1500 metreyi aşmayan çevrelerde
düzenlenmektedir. Pehlivan performansları için hava sıcaklığının 20 ºC’nin altında olmaması gerektiği gibi;
1500 metrenin üzerindeki yükseltiler, basınç ve oksijen azalmasına bağlı olarak pehlivanların sağlığını ve
güreş performanslarını olumsuz etkileyebilmektedir.
Yağlı güreş sezonunun limitleri ve mevsimsel ilişkileri, güreş organizasyonlarının aylara göre
dağılımını da etkilemiştir. 2015 yılı sezonunda en çok yağlı reş organizasyonu ağustos ayında
düzenlenmiştir. 32 (%26) organizasyon görülen ağustos ayını, 24 (%20) etkinlik ile mayıs ayı izlemektedir.
Sezonun başlangıç ayı olan nisan ayı 9 (%7,5) organizasyon ile en az yağlı güreş düzenlenen ay olarak
dikkati çeker. Eylül ayında 22 (%18,3), ekim ayında 12 (%10), temmuz ayında 11 (%9,1), haziran ayında ise
10 (%8,3) yağlı güreş müsabakası düzenlenmiştir. Ancak burada belirtmek gerekir ki, 2015 yılında Ramazan
ayı 17 Haziran ile 16 temmuz arasındaydı. Bu nedenle 2015 sezonunda haziran ve temmuz aylarındaki yağlı
güreş organizasyonları diğer yıllara göre görece düşüktür. Ramazan ayına karşılık gelen dönemde güreş
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
509
takviminde ayarlamalar yapılarak; güreş organizasyonları bu ayın önündeki ya da arkasındaki tarihlere
alınmaktadır.
Güreşlerde kullanılan en önemli tüketim maddesi zeytinyağıdır. 2015 yılında Kırkpınar yağlı
güreşlerinde yaklaşık 1 ton zeytinyağı kullanılırken, Çardak yağlı güreşlerinde yaklaşık 250 litre zeytinyağı
kullanılmıştır. Türkiye’de en fazla zeytinyağı üretilen iller de yağlı güreş düzenlenen iller arasında bulunur.
Türkiye zeytinyağı üretiminin büyük kısmı Ege Bölgesi’nden gelmektedir. 2015 yılı Türkiye zeytinyağı
üretiminin % 89’u Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden sağlanmıştır. Fakat günümüzde zeytinyağı
fiyatlarının artması, ekonomik olarak yağlı güreş müsabakalarının düzenlenmesini zorlaştırmaktadır. Buna
bağlı olarak yağlı güreş organizasyonu üzerindeki ekonomik yükü hafifletmek için bazı müsabakalarda
zeytinyağına göre daha ucuz yağ çeşidi olan ayçiçeği yağına geçiş başlamıştır. Bu durum kuşkusuz
yüzyıllardır süren bir geleneğin önemli bir unsurunu kaybetmesi anlamına gelmektedir. Gerçekten de
organizasyonların maliyetini en fazla etkileyen faktörler yağ fiyatları ve organizasyonun ölçeğidir.
Uluslararası ölçekte bir organizasyon olan Kırkpınar yağlı güreşlerinin maliyeti 2015 yılı rakamlarıyla 2,5
milyon TL iken, bölgesel ölçekte bir organizasyon olan Çardak yağlı güreşlerinin organizasyon maliyeti 350
bin TL olarak kaydedilmiştir.
Türkiye’de yağlı güreş organizasyonları arasında, her yıl düzenli olarak gerçekleştirilenler azdır.
Nitekim 2015 sezonundaki yağlı güreşlerin düzenlenme tarihleri incelendiğinde, organizasyonların bir
çoğunun düzenli olarak yapılmadığı belirlenmiştir. Çizelge 2.’de görülen 40 yerleşme dışında kalan diğer
tüm yerleşmelerde bugüne kadar düzenlenen organizasyon sayısı 10’un altındadır. Bazı yerleşmelerde ise
2015 yılında ilk kez yağlı güreş organizasyonu düzenlendiği saptanmıştır (Çanakkale-Lâpseki/Umurbey,
Tekirdağ-Ergene, Tekirdağ-Kapaklı, Uşak-Eşme). Bunun yanında bazı yağlı güreş organizasyonlarının
tarihleri çok eskiye dayanmaktadır.
Çizelge 2. 2015 yılında yağlı güreş düzenlendiği belirlenen yerleşmelerde düzenlenen ve tekrarlanma sayısı 10’un üzerinde olan
yağlı güreş organizasyonları
Yerleşme Adı
Kaçıncı Organizasyon Olduğu
Yerleşme Adı
Kaçıncı Organizasyon Olduğu
Uşak/Eşme
12
İstanbul/Silivri
12
Amasya/Merzifon
16
İstanbul/Kağıthane
21
Ankara/Altındağ
24
İstanbul/Sancaktepe
22
Antalya/Kumluca
16
Kırklareli/Babaeski
90
Antalya/Kemer
12
Kocaeli/Kartepe
12
Antalya/Alanya
11
Kocaeli/Kandıra
30
Antalya/Elmalı
663
Kocaeli/Derince
11
Antalya/Döşemealtı
10
Kütahya/Domaniç
656
Balıkesir/İvrindi
12
Muğla/Köyceğiz
23
Balıkesir/Karesi
35
Muğla/
Seydikemer
24
Balıkesir/Dursunbey
76
Ordu/Aybastı
909
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
510
Balıkesir/Kepsut
35
Sakarya/Hendek
17
Balıkesir/Sındırgı
17
Sakarya/Akyazı
53
Burdur/Altınyayla
27
Sakarya/Söğütlü
31
Bursa/Nilüfer
53
Samsun/Terme
19
Çanakkale/Kepez
47
Samsun/Merkez
19
Çanakkale/Çardak
282
Samsun/Vezirköprü
11
Çankırı/Yapraklı
42
Sinop/Dikmen
50
Edirne/İpsala
14
Tokat/Erbaa
26
Edirne/Merkez
654
Yalova/Altınova
109
Anket uygulanan pehlivanlara ‘Sizce en iyi yağlı güreş organizasyonu neresidir?’ sorusu yöneltilmiş
ve alınan yanıtlarda ilk sırayı Kırkpınar organizasyonu almıştır. Pehlivanların ikinci sıradaki tercihi ise
Antalya-Elmalı yağlı güreşleri olmuştur (Çizelge 3). “Coğrafi bölgelere göre en iyi organizasyon
hangisidir?” sorusuna verilen yanıtlarda ise sıralama şu şekildedir: Ege Bölgesinde Seki yağlı güreşleri
(Muğla), Marmara Bölgesinde Kırkpınar yağlı güreşleri (Edirne), Akdeniz Bölgesinde Elmalı yağlı güreşleri
(Antalya), Karadeniz Bölgesinde Ünye yağlı güreşleri (Ordu) ve İç Anadolu Bölgesinde Altındağ yağlı
güreşleri (Ankara).
Çizelge 3. Anket uygulanan pehlivanların ‘Sizce en iyi yağlı güreş organizasyonu neresidir?’ sorusuna yanıtları.
Pehlivanlara Göre
En İyi Yağlı Güreş Organizasyonları
f (frekans)
1. Kırkpınar-Edirne 59
2. Elmalı-Antalya 48
3. Kumluca-Antalya 30
4. Kurtdere-Balıkesir 26
5. Sekapark-Kocaeli 22
5. Yağlı Güreş Kültürünün Temel Unsurları
Yağlı güreş; güreşçilerin beli ve paçası iple bağlı deri pantolonlar (kıspet) giydiği ve zeytinyağı ile
yağlanarak oyuna katıldığı güreş tarzıdır. Eski Yunanlarda ana spor dalları arasında olan güreş, vücudun
yağlanarak ve kum ile ovulmasıyla yapılırdı. Yumrukla ve ayakla vurmak yasaktı. Güreşin pankration ve
yumruk dövüşünden farklı olan yanı da buydu. Yunanlar güreşe ayakta başlar; kollardan, bileklerden,
vücudun herhangi bir yerinden tutarak ya da çelme takarak rakibi yere düşürmeye çalışırlardı. Bundan sonra
yerde devam eden güreşin amacı rakibin sırtını yere getirmekti (Meydan Larousse 1992:258). Eski
Yunanların yaptığı güreş ile günümüzde yapılan yağlı güreşin benzerlikleri vardır. Fakat Türkler Yunanların
ve Bizanslıların yağlanarak yaptığı güreşe karakucak güreşine uygulayarak ve yeni ritüeller ekleyerek
tamamen Türklere özgü yeni bir güreş şekli olan yağlı güreşi ortaya çıkardılar (Orkun 1943, Kahraman
1989:70). Türkler güreşe kıspet giyinmek dışında; dua okumak, Hazreti Muhammed’in ve Hazreti Ali’nin
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
511
adını anmak gibi İslamiyet’in etkisini yansıtan ilaveler getirmişlerdir. Yağlı güreş geleneği çeşitli unsurların
birlikte görev yapmasıyla yaşatılan bir kültür ve spordur. Bu kültürün başlıca bileşenleri er meydanı,
pehlivanlar, izleyiciler, yağlanma, cazgır, peşrev ve ritüeller, müzik (davul ve zurna), hakemler, güreş ağası
ve ödüllerdir. Kıspet ve zembil ise yağlı güreşlerin maddi kültür ögeleridir.
5.1. Er Meydanları ve Özellikleri
Günümüzde yağlı güreşlerin yapıldığı sahalara “Er meydanı” denir. Bu geleneğin köklü geçmişine
rağmen Türkiye’de özel tasarıma sahip Er Meydanı bulunmaz. Bazı yerleşmelerde güreşin yapılabilmesi
açısından elverişli bir alan üzerine kurulan kalıcı er meydanla bulunmaktadır. Bunlar genellikle
stadyumlardır (Edirne Kırkpınar Er Meydanı, Balıkesir Kurtdere Er Meydanı ve Antalya Muratpaşa Er
Meydanı, Ordu Aybastı Er Meydanı gibi). Bazı yerlmelerde ise yağlı güreşin yapılabilmesi için elverişli
bir düzlük üzerinde, güreş sonrası alandan kaldırılabilen geçici er meydanları kurulmaktadır (Çanakkale
Çardak Er Meydanı, Samsun Alaçam Er Meydanı, Kepez Er Meydanı gibi). Yağlı güreşin yapılacağı yerin
tercihinde pehlivanların güreşebileceği, ziyaretçilerin de güreşleri kolaylıkla izleyebileceği özellikteki
mekânlar tercih edilir. Pehlivanların güreşeceği alanın nasıl olacağı Türkiye Güreş Federasyonu Yağlı Güreş
Müsabaka Talimatı’nda belirtilmiştir. Buna göre güreş meydanı, seyir yeri hariç en az 30 m. x 30 m.
ölçüsünde, çayır veya çim zeminli olmalı; etrafı ip ya da dikensiz telle çevrilmelidir (Genel 2014:13).
5.2. Pehlivanlar
Kuşaklardır yağlı güreşle uğraşanlar ve yağlı güreşe merak duyan sporcular bu geleneğin en önemli
parçasıdır. Pehlivan kişilerin bu uğraşısının temelinde genellikle yağlı güreşin aile geleneği olması bulunur.
Nitekim, araştırma kapsamında anket uygulanan pehlivanların büyük bir bölümü (% 69), ‘yağlı güreşin bir
aile geleneği’ olduğunu belirtmiştir. Pehlivan olmanın nedenleri arasında ikinci sırada, ‘bu uğraşının bir hobi
olması’ (% 25) yer almaktadır. Büyük bölümü yükseköğretim mezunu (% 48) olan pehlivanların esas işleri
genellikle işçiliktir (% 23,3). Bu meslek grubunu esnaf/tüccar olanlar ve memur/ kamu çalışanları
izlemektedir (%5). Görüşme yapılan 60 pehlivanın büyük bölümü (% 61) 18-24 yaş grubunda yer
almaktadır. 25-29 yaş aralığında olan pehlivanların oranı ise % 22'dir. Pehlivanların % 55'i ilçe
merkezlerinde, % 45’i il merkezlerinde ikamet etmektedir Pehlivanlar ilk kez güreş organizasyonlarına
genellikle 10-13 yaş aralığında (% 70) iken katılmıştır. Kırkpınar yağlı güreşlerine katılan pehlivanların
arasında yağlı güreş organizasyonu düzenlenmeyen illerde (Adana, Afyon, Nevşehir) ikamet eden
pehlivanların bulunduğu da belirlenmiştir. Buna karşın Çardak yağlı güreşlerine katılan pehlivanların tümü
yağlı güreş düzenlenen illerde ikamet ettiği görülmektedir. Organizasyonlara katılan pehlivanların sayısı,
yağlı güreş organizasyonunun şöhretine ve ödüllerin miktarına göre değişmektedir. Pehlivanlar organizasyon
durumuna göre bulundukları yöredeki yağlı güreşlerin yanında uzak mesafedeki yağlı güreş
organizasyonlarına da katılırlar. Ulaşım koşullarının gelişmesi ile pehlivanların daha uzak mesafelerdeki
yağlı güreş organizasyonlarına katılımı da artmıştır. Pehlivanların bir yılda katıldıkları organizasyon sayısı
genellikle 31-50 arasında değişir (%46,7). 2015 yılında düzenlenen yağlı güreşlere Antalya’dan katılan
İsmail Balaban 24 organizasyona, Ankara’dan Recep Kara 31 organizasyona katılmıştır.
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
512
Şekil 3. Kırkpınar ve Çardak yağlı güreşlerine katılan pehlivanların ikamet ettikleri illerin dağılımı.
Pehlivanların yağlı güreşe başladıkları iller ile doğum yerleri ve ikamet ettikleri iller çoğunlukla
aynıdır. Bu sonuca göre pehlivanların yağlı güreş sporuna başladıkları iller arasında Antalya, Çanakkale,
Kocaeli, Samsun, Çorum ve Ordu illeri öne çıkmaktadır. Bu iller günümüzde pehlivanlık kültürünü besleyen
kaynak alanlar durumundadır. Cumhuriyet dönemi yağlı güreş organizasyonları, Türkiye’nin çeşitli
yörelerinden şampiyon pehlivanlar çıkarmıştır. Güreşlerde pehlivanlara doğum yerlerini temsil eden
sporcular olarak bakıldığından, güreşçilerin doğum yerleriyle birlikte anılmaları da gelenekselleşmiştir.
Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet, Gostivarlı Mülayim, Manisalı Rıfat, Tekirdağlı Hüseyin Alkaya, Samsunlu
İbrahim Karacak, Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı, Adapazarlı Sezai Kanmaz, Karamürselli Aydın Demir,
Denizlili Hüseyin Çokal, Karamürselli Ahmet Taşçı, Antalyalı Cengiz Elbeye ve Ordulu Recep Kara Türkiye
yağlı güreşlerinin Cumhuriyet tarihi içinde önde gelen isimleri olmuşlardır.
Anket uygulanan pehlivanlara ‘yağlı güreşler ile ilgili geleneksel ürünler olan kıspet, pırpıt, paçabent
ve zembili nereden temin ettikleri’ sorulmuştur. Elde edilen yanıtlara göre günümüzde yağlı güreşlerle ilgili
malzeme imal eden sadece dört usta belirlenebilmiştir. Bu ustalar, diğer ustaların da ustası olan Çanakkaleli
İrfan Şahin, Samsunlu Uğur Kesen, Samsunlu Öztürk Korkmaz ve Edirne’de kıspet dikimine yeni başlayan
Adem Kayın’dır.
Pehlivan olan kişileri güreşçi olmaya yönlendiren motivasyon kaynaklarının belirlenmesi de
araştırmanın amaçlarından biriydi. Bu amaçla pehlivanlara ‘yağlı güreşe başlamanızdaki en önemli etken
nedir?’ sorusu yöneltilmiş ve 41 pehlivan motivasyon faktörü olarak ilk sırada ‘güreşin aile geleneği
olması’nı belirtmiştir. İkinci sırayı 37 pehlivanın verdiği yanıtla ‘ünvan-şan’ isteği almıştır. Bu etkenleri
sırasıyla, ‘hobi’, ‘ekonomik etkenler’ ve ‘arkadaş desteği’ izlemektedir. Alınan yanıtlar yağlı güreşlerin
geleneklerle bağlantısını göstermesi bakımından önemlidir.
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
513
Çizelge 4. Pehlivanların yağlı güreş ile ilgili yargılara verdikleri cevaplar (f:frekans, %: yüzde)
Kesinlikle
Katılmıyorum
Katılmıyorum
Fikrim Yok
Katılıyorum
Tamamen
Katılıyorum
Yağlı güreş organizasyonlarında zaman
içinde meydana gelen gelişmeler olumlu
yöndedir.
Frekans
f
5
4
1
18
32
Yüzde
(%)
9
7
2
30
52
Yağlı güreş organizasyonları güreşçilerin
ekonomik yaşamı için büyük öneme sahiptir.
Frekans
f
3
7
--
19
31
Yüzde
(%)
5
11
--
32
52
Güreşmek beni mutlu ediyor.
Frekans
f
1
--
--
11
48
Yüzde
(%)
2
--
--
18
80
Yağlı güreş organizasyonlarında
geleneklerin sürdürülmesine dikkat
edilmektedir.
Frekans
f
1
2
--
11
46
Yüzde
(%)
2
3
--
18
77
Yağlı güreşlere katılan ve yetişen pehlivan
sayısı her yıl artmaktadır.
Frekans
f
2
4
1
9
44
Yüzde
(%)
3
7
2
15
73
Yağlı güreşlerin iyi bir geleceği olacaktır.
Frekans
f
3
3
2
10
42
Yüzde
(%)
5
5
3
17
70
Yağlı güreşlere izleyici ilgisi her geçen gün
artmaktadır.
Frekans
f
3
1
3
12
41
Yüzde
(%)
5
2
5
2
68
Yağlı güreş organizasyonları ekonomik
olarak desteklenmezse ortadan kalkabilir.
Frekans
f
2
9
1
5
43
Yüzde
(%)
3
15
2
8
72
Yağlı güreşçi olduğum için kendimle gurur
duyuyorum.
Frekans
f
1
--
1
4
54
Yüzde-(%)
2
--
2
6
90
Pehlivanların yağlı güreşlerle ilgili çeşitli konulardaki tutumlarını değerlendirmek amacıyla onlara
çeşitli yargı ifadeleri sunulmuş; bu yargıları onaylama düzeylerinin belirlenmesine çalışılmıştır.
Pehlivanların neredeyse tamamı ‘yağlı güreş organizasyonlarında geleneklerin sürdürülmesine dikkat
edilmektedir.’ ifadesine katılmaktadır (% 95). ‘Yağlı güreş organizasyonları, güreşçilerin ekonomik yaşamı
için büyük öneme sahiptir’ ifadesini onaylayan pehlivanların oranı da oldukça yüksektir (% 84). Bunun yanı
sıra ‘yağlı güreş organizasyonları ekonomik olarak desteklenmezse ortadan kalkabilir’ ifadesine katılanların
da yüksek oranda olduğu görülmektedir (% 43). Bu oranlar güreşçilerin ekonomik olarak organizasyonlarla
güçlü bağları bulunduğunu göstermekte; endişelerini yansıtmaktadır. Yine de pehlivanların % 87’si ‘yağlı
güreşlerin iyi bir geleceği olacağını’ değerlendirerek geleceğe umutla bakmaktar izelge 4). Güreşçilerin
en yüksek düzeyde onayladığı ilk üç yargı şunlardır: ‘Güreşmek beni mutlu ediyor (% 98), ‘yağ güreşçi
olduğum için gurur duyuyorum (% 96), ‘yağlı güreş organizasyonlarında geleneklerin sürdürülmesine dikkat
edilmektedir’ (% 95).
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
514
5.3. İzleyiciler
Yağlı güreşlere ilgi duyan izleyiciler de bu ilginin kaynağını genellikle ‘aile geleneği’ olarak
belirtmektedir. Nitekim güreşleri izlemeye gelen aileler, ailenin her yaştan tüm fertleri ile birlikte gelirler. Bu
aile geleneği kuşkusuz yerel toplumun kültürel değerlerini yaşatmasında önemli bir rol oynamaktadır. Kırsal
alanlarda düzenlenen organizasyonlarda güreş sahası çevresi genellikle birbirine komşu köylerden gelen
izleyicilere görüşmek için iyi bir fırsat sunmaktadır. Yağlı güreşler aynı zamanda çocuk ya da yaşlı, kadın ya
da erkek izleyicileri bir araya getiren bir etkinlik olarak, diğer birçok etkinlikten ve eğlenceden oldukça
farklılık gösterir.
Yağlı güreşlerin izleyici sayıları konusunda kesin veriler yoktur. Buna karşın genel bir hesaplama ile
yıllık izleyici sayısını belirlemeye çalıştık. En fazla izleyici çeken yağlı güreş organizasyonları Kırkpınar,
Elmalı (Antalya), Kumluca (Antalya), Kocaeli, Samsun, Kurtdere (Balıkesir)’dir. Kırkpınar, her yıl yaklaşık
30 bin izleyiciyi kendine çekmeyi başarırken, diğerleri de 15 binin üzerinde izleyici ile öne çıkar. İstisnaları
olmakla birlikte genellikle Genel olarak 7 il merkezinde (Antalya, Balıkesir, Edirne, Kocaeli, Samsun,
Sakarya, İstanbul) düzenlenen yağlı güreşlere 20 bin, ilçe merkezlerindeki organizasyonlara (65) 7 bin 500,
beldelerde düzenlenenlere (26) 4 bin, köy ve mahallelerde düzenlenen yağlı güreşlere (22) ise 2 bin 500
izleyici katılır. Bu verilere göre, bir sezon boyunca Türkiye'de yağlı güreş organizasyonlarına katılan izleyici
sayısının 800 bin kişi civarında (785 bin) olduğunu tahmin ediyoruz.
Yağlı güreşlerin izleyicilerini ikamet yerine göre değerlendirecek olursak, Kırkpınar güreşlerine
gelenler 22 farklı ilde bulunan 61 ilçeden gelmektedir. Çardak güreşlerine gelenler ise 12 farklı ildeki 43
farklı ilçeden gelmektedir. Bu veriler, Kırkpınar ve Çardak güreşlerinin ulusal ölçekte ilgi gören iki büyük
yağlı güreş organizasyonu olduğunu göstermektedir.
Şekil 4. Kırkpınar ve Çardak yağlı güreşlerine katılan izleyicilerin ikamet illerinin dağılımı.
Anket bulgularımıza re yağlı güreşe katılan izleyicilerin güreşe ilgi duymalarındaki önemli
etmenlerden birisi ailelerinde pehlivan olmasıdır. Çünkü yağlı reşe gelmelerindeki neden hem
müsabakaları izlemek hem de ailedeki pehlivanı desteklemektir. Gerçekten de izleyiciler arasında ailesinde
pehlivan olanların oranı % 30’dur (72 kişi). İzleyicilerin ‘güreşe hangi amaçla geldiniz?’ sorusuna verdikleri
cevaplar da şu şekilde dağılış göstermektedir: % 32’si (77 kişi) ‘merak ettiği için’, % 27’si ‘hobi amaçlı’, %
14’ü ‘gelenek ve kültürü yaşatmak için’, %12’si ‘tanıdık ya da akraba olan pehlivanı desteklemek için’, %
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
515
8’i ‘arkadaşlarıyla vakit geçirmek için’ ve % 5’i de ‘ailesiyle vakit geçirmek için’ geldiğini belirtmiştir.
‘Fotoğraf çekmek’, ‘ticaret amacıyla’, ‘yeni arkadaşlar edinmek için’ gelenlerin her biri de %1’lik oran
dilimine sahiptir.
İzleyicilere ‘bir kelime ile tanımlayacak olsanız sizce yağlı güreşler nedir?’ şeklinde yöneltilen açık
uçlu soruya verdikleri cevaplar içinde ‘ata sporu’ (% 65) (156 kişi) yanıtı özellikle öne çıkmaktadır. Bu
cevabı izleyen diğer ifadeler ‘tarihsel oluşu’ (% 16) ve ‘Kırkpınar’ (% 10) ve ‘gelenek’ (% 9) şeklinde
sıralanmaktadır. İzleyicilerin yanıtları da, pehlivanların yanıtlarında olduğu gibi yağlı güreşlerin geleneksel
imalara sahiptir.
İzleyicilerin bir gün süren Çardak yağlı güreşlerine genellikle günübirlik katıldığı görülmektedir.
Fakat Kırkpınar yağlı güreşleri için durum farklıdır. Kırkpınar yağlı güreşlerinin üç gün sürmesi ve bir
haftalık festival süresince izleyicilerin bulunmak istemesi konaklama yapılmasına neden olmaktadır. Nitekim
bu durum Kırkpınar yağlı güreşi izleyicilerinin ‘konaklama yapacak mısınız?’ sorusuna verdikleri
cevaplardan da anlaşılmaktadır. Kırkpınar ziyaretçilerinin büyük bölümü 3-4 gece konaklama yaptıklarını
belirtmişlerdir. Konaklama tercihlerini 1-2 gün olarak belirten izleyiciler ise ikinci sırada yer alır.
İzleyicilerin büyük bölümü konaklamak için otelleri (%33) ve misafirhaneleri (%26) tercih etmektedir. Aynı
şekilde izleyicilerin (%12)’si üniversite kampüsünde ve (%14)’ü tanıdık yanında konaklamayı tercih
etmektedir.
Anket uygulanan izleyicilerin yağlı güreşlerle ilgili tutumlarını değerlendirmek amacıyla çeşitli yargı
ifadeleri sunularak, bu yargılara katılıp katılmadıkları sorulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre izleyicilerin
büyük bir çoğunluğu (% 74) (178 kişi), ‘yağlı güreş organizasyonunda yıllar içerisinde meydana gelen
gelişmeler olumlu yöndedir’ yargısına katılmamaktadır. Ancak ‘her yıl düzenlenen yağlı güreş
organizasyonunu merakla bekliyorum’ ifadesi izleyiciler tarafından yüksek düzeyde (% 88)
onaylanmaktadır. ‘Yağlı güreş organizasyonu yörenin eğlence ihtiyacını karşılamaktadır’ ifadesine de
izleyicilerin büyük bölümü (%77) katılmamıştır. Katılımcıların (% 95)’i yağlı güreş organizasyonunun
geleneklerin ve kültürel değerlerin devam etmesine katkı sağlamadığını belirtmektedir. Aynı zamanda yağlı
güreşe katılan pehlivan sayısının (% 68) ve izleyici sayısının (% 67) ve her yıl giderek azaldığı kanaatini
yaygın olarak paylaşmaktadırlar.
Çizelge 5. Anket uygulanan izleyicilerin yağlı güreşlerle ilgili yargılara verdikleri cevaplar. (f:frekans, %: yüzde)
Tamamen
Katılıyorum
Katılıyorum
Fikrim Yok
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Yağlı güreş organizasyonunda yıllar içerisinde
meydana gelen gelişmeler olumlu yöndedir.
Frekans
f
15
23
23
42
137
Yüzde (%)
6
10
10
17
57
Her yıl düzenlenen yağlı güreş
organizasyonunu merakla bekliyorum.
Frekans
f
176
34
16
9
4
Yüzde
(%)
73
15
6
4
2
Yağlı güreş organizasyonu yörenin eğlence
ihtiyacını karşılamaktadır.
Frekans
f
6
7
17
59
148
Yüzde
(%)
3
3
7
25
62
Yağlı güreş organizasyonu geleneklerin ve
kültürel değerlerin devam etmesine katkı
Frekans
f
1
4
5
25
205
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
516
sağlamaktadır.
Yüzde
(%)
1
2
2
10
85
Yağlı güreşe katılan pehlivan sayısı her yıl
azalmaktadır.
Frekans
f
151
13
49
10
13
Yüzde
(%)
63
5
20
4
5
Yağlı güreşe katılan izleyici sayısı her yıl
azalmaktadır.
Frekans
f
142
19
43
22
12
Yüzde
(%)
59
8
18
9
5
Yağlı güreş organizasyonu esnasında güreş
izleme yerleri ve bilgilendirme anonsları
yeterli düzeydedir.
Frekans
f
32
21
24
55
106
Yüzde
(%)
13
9
10
23
44
Yağlı güreş organizasyonu esnasında çevre
temizliği ve tuvalet imkânları yeterli
düzeydedir.
Frekans
f
42
41
22
57
78
Yüzde
(%)
18
17
9
24
33
Anket uygulanan izleyici grubunun yabancı ziyaretçileri büyük oranda ‘yağlı güreşlerin turistik
açıdan dünya çapında değer taşıdığını’ düşünmektedir (%95). Bunun yanı sıra ‘yağlı güreşler sıra dışı ve
benzersiz bir etkinliktir’ yargısı da yabancı ziyaretçiler tarafından yüksek düzeyde (%90) onaylanmıştır.
Çizelge 6. Yabancı ziyaretçilerin yağlı güreşlerle ilgili yargılara verdikleri cevaplar (f:frekans, %: yüzde)
Tamamen
Katılıyorum
Katılıyorum
Fikrim Yok
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Yağlı Güreşler turistik açıdan dünya
çapında değer taşıyan bir etkinliktir.
Frekans
f
8
11
1
-
-
Yüzde (%)
40,0
55,0
5,0
-
-
Yağlı güreşler sıra dışı ve benzersiz
bir
etkinliktir.
Frekans
f
14
4
2
-
-
Yüzde
(%)
70,0
20,0
10,0
-
-
Ortam kültürel açıdan büyük bir
zenginlik taşımaktadır.
Frekans
f
15
3
2
-
-
Yüzde
(%)
75,0
15,0
10,0
-
-
Atmosfer genel
olarak başarılıdır.
Frekans
f
9
10
1
-
-
Yüzde
45,0
50,0
5,0
-
-
Atmosfer eğlencelidir.
Frekans
f
6
11
2
1
-
Yüzde
(%)
30,0
55,0
10,0
5,0
-
Atmosfer sıkıcıdır/rahatsız edicidir.
Frekans
f
-
-
1
1
18
Yüzde
(%)
-
-
5
5
90
Yabancı izleyicilerin (%90)’ı yağlı güreş organizasyonu ortamının kültürel açıdan büyük değer
taşıdığını belirtmektedir. Etkinlik atmosferi genel olarak başarılı (%95) ve eğlenceli (%85) bulunmuştur.
Sonuçlara bakıldığında yabancı ziyaretçiler için yağlı güreşlerin ‘kültürel zenginliği’ ile ‘sıra dışı ve
benzersiz bir etkinlik oluşu’ turistik çekiciliğin esasını oluşturmaktadır (Çizelge 6).
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
517
5.4. Güreş Hakemleri
Geçmişteki yağlı güreşlerde eski pehlivanlar, köy ağaları veya güreşten anlayan birkaç kişi kurallara
aykırı iş yapılmasın diye reş meydanının bir köşesine oturarak güreşleri kontrol ederlerdi. Günümüzde
kuralları uygulayan kule hakem heyeti ve meydan hakemleri vardır. Güreş Federasyonu’nun yağlı güreş
hakem talimatlarıyla müsabakalardaki kurallar açıkça ortaya konmuştur (Erdem 2013:55). Günümüzde yağlı
güreşlerde görev alan 196 hakem bulunmaktadır. Bu hakemler 26 ilde ikamet etmektedir. (Ankara-22,
Antalya-25, Aydın-1, Balıkesir-7, Burdur-4, Bursa-8, Çanakkale-4, Çankırı-2, Çorum-6, Denizli-4, Isparta-3,
İstanbul-13, İzmir-8, Kastamonu-1, Kırklareli-8, Kocaeli-10, Konya-1, Manisa-6, Muğla-8, Ordu-6, Sakarya-
8, Samsun-21, Tekirdağ-1, Tokat-11, Yalova-3, Zonguldak-5) Bu hakemler Türkiye Güreş Federasyonunun
hazırlamış olduğu sınavı kazanarak hakem olmaya hak kazanmış kişilerdir. Yağlı güreş hakemlerinin daha
çok Antalya, Ankara, Samsun illerinde ikamet eden kişiler olduğu görülmektedir. Hakemlerin aynı zamanda
yağlı güreş düzenlenen illerde ikamet ediyor olmaları dikkat çekicidir. (Şekil 5). Nitekim hakemler genellikle
eski pehlivanlar ya da yağlı güreşlere ilgi ve merak duyan kişilerdir.
Şekil 5. Türkiye’deki yağlı güreş hakemlerin ikamet ettikleri illerin dağılımı (hakem sayısı).
5.5. Yağlı Güreşlerin Maddi Kültür Unsurları: Kıspet ve Zembil
Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesi kıspettir. Manda veya dana derisinden yapılan
kıspetin ustaları günümüzde oldukça azalmıştır. Bu mesleğe 60 yılını veren ustalardan biri olan İrfan Şahin
2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi olarak kaydedilmiştir.
Yetiştirdiği çıraklardan ustalığa geçen iki öğrencisi Uğur Kesen Samsun’da ve Adem Kayın Edirne’de kıspet
yapmayı sürdürmektedir (Genel 2014:13-33). Zembil ise kıspetin taşındığı, sazdan yapılan bir çanta türüdür.
Bir zembilin en büyük özelliği pehlivanın kıspetine bulaşan yağı dışarıya vermemesidir. Usta pehlivanlar
gelecekte başarılı olacaklarına inandıkları çıraklarına zembillerini taşıtırlar. Ayrıca güreşi bırakan pehlivanın
zembilini duvara asma geleneği vardır (Erdem 2013:53).
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
518
Şekil 6. Yağlı güreş geleneğinin gerekli giyimi kıspet ve yağlı kıspetin içine konularak taşındığı zembil.
6. Sonuç ve Öneriler
Türkiye’de sürdürülen geleneksel güreş türleri, Türk kültürünün bir miras değeri olarak yüzyıllar
öncesinin izlerini, renklerini günümüze taşıyarak büyük bir başarı elde etmiş görünmektedir. Türkiye’de
geleneksel aba güreşi, karakucak güreşi, kuşak güreşi, şalvar güreşi gibi güreş türleri arasında en yaygın
olanı yağlı güreşlerdir. Yağlı güreşler günümüzde hemen hemen Ordu ve Tokat illerinin doğusundan Antalya
ilinin doğusuna doru çizilecek hattın batısında yer alan sahada dağılış göstermektedir. 33 ilin sınırları
içindeki yerleşmelerde bir sezonda 100’den fazla yağlı güreş organizasyonu düzenlenir. Bu organizasyonlar
arasında yüzlerce yıldır düzenlenen köklü örnekler de yer alır. Bunlardan biri de UNESCO insanlığın Somut
Olmayan Kültürel Mirası’nın Temsili Listesi’ne 2010 yılında kaydedilen ‘Kırkpınar Yağlı Güreş
Festivali’dir. Yağlı güreşlerin dünyanın benzersiz bir kültürel miras değeri olarak kabul görmesi ve
insanlığın ortak mirası olarak paylaşılması bu kültürün geleceğe taşınmasına ve tanıtılmasına büyük katkı
sağlayacaktır. Fakat Türkiye’de yağlı güreş geleneğinin bir örnek ile temsil edilmesi yerine Türkiye
ölçeğinde, diğer yerleri de kapsayacak şekilde genişletilmesini değerlendirmek gerekir. Kırkpınar’ı var eden
bu kültürün Türkiye ölçeğinde dağılış gösteren unsurlarıdır.
Yağlı güreşler için gereksinim duyulan, kıspet, zembil gibi bazı malzemeleri imal eden ustaların
sayısı son yıllarda büyük ölçüde azalmıştır. Son temsilcileri de yaşlanan bu meslekler, yakın bir gelecekte
ortadan kalkabilir. Yerel yönetimler bu tür ustaları istihdam edebilir ve kurslar açabilir; el sanatları geliştirme
merkezleri kurabilir. Böylece bu tür geleneksel üretimler gelecek kuşaklara miras bırakılabilir hatta
geleneksel üretim yapan ustaların imalatları ve atölyeleri turistik tur programlarına alınabilir. Bu tür
uygulamalar, yabancı ziyaretçilerin otantik deneyim yaşamaları için de elverişli fırsatlar sunmaktadır. İmalat
yapan zanaatkarların ürünlerine yeni işlevler (dekoratif amaçlı vb) kazandırmak için maddi desteğin yanı sıra
eğitim desteklerinin sağlanması da önemli katkılar sağlayacaktır. Geleneksel üretim yapan zanaatkarların
kazancı arttıkça bu mesleklere ilgi de artacaktır.
Kırkpınar’daki yabancı izleyicilerin eğitim düzeyi yüksek, kültüre özel ilgi duyan; kendi başına ya
da arkadaş grubu ile bu turistik deneyime katılarak, organize kitle turisti tipinden farklılık gösteren bir
karakterde olduğunu göstermektedir. Yağlı güreşlere ilgi duyan yabancı turistlerin daha çok kültürel
deneyimi önemseyen özellikleri öne çıkmaktadır. Bu nedenle yabancı ziyaretçilerin kültürel özellikler
konusunda bilgilendirilmesi önem taşımaktadır. Nitekim bu durum dünya ölçeğinde kültürel bağlantıları
bulunan birçok sportif gösteri ve performansta da izlenen bir durumdur. Yağlı güreşler esnasında yabancı bir
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
519
dilde yapılacak tanıtıcı ve açıklayıcı anonslarla yabancı izleyicilerin organizasyon ile etkileşimi artacaktır.
Yabancı ziyaretçilere yönelik broşürler ve afişler hazırlanması da turistlerin yağlı güreş hakkında doğru
bilgilenmesine yardımcı olacaktır.
İzleyici ve pehlivanlara uygulanan anketlerin ve mülakatların sonuçları bu geleneğin yaşatılması
sürecinde karşı karşıya bazı sorunları iyi bir şekilde belirlemeye yardımcı olmuştur. Esasen ilgili
bakanlıklara geleneksel sporlarla ilgili olarak yapacakları periyodik sorun tarama çalışmaları oldukça yararlı
olacaktır. İzleyicilere göre yağlı güreş organizasyonlarında sorun algıları organizasyonlara göre farklılık
göstermektedir. Örneğin, Kırkpınar organizasyonunda öne çıkan sorun ‘biletlerin pahalı oluşu’dur. Çardak
yağlı güreşlerinde ise ilk sırada yer alan sorun ‘yeme içme alanlarının yetersiz oluşu’dur. İzleyiciler
Kırkpınar organizasyonu için güreş sahası olarak daha büyük er meydanı önerisini sunmaktadır. Yağlı
güreşlere ‘devlet desteğinin artırılması, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi’ de izleyicilerin diğer
önerileri arasında yer almaktadır.
Pehlivanlar için ise organizasyonlarda ilk sırada yer alan sorun, ‘yağlı güreşler için ayrı bir
federasyonun olmamasıdır”. Konunun yeni pehlivanlar yetiştirilmesi bakımından önemsenmesi
gerekmektedir. ‘Soyunma odalarının ve duş olanaklarının yetersiz olması ya da hiç olmaması’ ikinci sırada
belirtilen bir sorun iken; üçüncü sırayı ‘güreşe ve güreşçilere verilen desteklerin yetersiz oluşu’ almaktadır.
Gerçekten de yeni pehlivanların yetişmesi için kulüp altyapılarının oluşturulması, genç sporcuların
yağlı güreşlere yönelmesi için teşviklerin sağlanması oldukça önemli bir konu olarak dikkati çekmektedir.
İzleyicilerin ilgisini sürekli kılmanın en iyi yolu ise, miras Türk kültür değerlerinin topluma tanıtılması ve
toplumun bu değerler ile tanışmasının sağlanmasıdır. Güreşlere katılan pehlivan ve izleyicilere daha rahat ve
konforlu ortam sunulması da oldukça önemlidir. Birçok güreş organizasyonunda pehlivanların
müsabakalardan sonra temizlenmeleri için herhangi bir ünitenin olmaması, günümüzde yağlı güreşlere
verilen önemi yansıtan bir göstergedir.
Birçok yerleşmede yağlı güreşler güçlükle finanse edilmektedir. Yerel düzenleme komiteleri,
organizasyonları sürdürebilme konusunda mali sorunları aşmakta oldukça zorlanmaktadır. Bu sorun yağlı
güreşlerin geleceğini tehdit eden kritik bir sorundur. Diğer yandan yağlı güreşlerin geleceğe taşınması,
Türkiye ölçeğinde yeni pehlivanların yetiştirilmesine ve güreş izleyicilerinin varlığına bağlıdır. Bu nedenle
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın geleneksel güreş organizasyonlarını birlikte
ele alarak strateji ve politika geliştirmeleri uygun olacaktır. Güreş organizasyonlarına maddi desteğin
sağlanması, tanıtma ve planlama çalışmalarının ulusal ölçekte koordinasyonu büyük yararlar sağlayacaktır.
Yağlı güreş organizasyonları birçok yerde uygun olmayan mekânlarda, pehlivanların ve izleyicilerin
temel ihtiyaçlarını karşılayamayan bir şekilde, karmaşa görüntüiçinde gerçekleştirilmektedir. Çardak ve
Kırkpınar’da güreş sahasının yer aldığı statların üstü açıktır. Yağlı güreşlerin sıcak mevsimlerde
düzenlenmesi nedeniyle izleyicilerin güreşleri izlediği yerler güneş etkisi altında kalmakta, izleyici
konforunu azaltmaktadır. Bu nedenle uluslararası turizmin ilgisini çekmiş yerleşmelerden başlayarak,
izleyicilerin konforunu arttıracak saha düzenlemeleri yapılabilir. Ayrıca geleneksel bir spor olan yağlı
güreşler için, bu kültürel miras değerin karakterini ve tarihsel geçmişini yansıtan tasarıma sahip er
meydanlarının olmayışı önemli bir eksikliktir. Geleneksel bir sporun, uygulama mekanlarına yansıtılması
bugüne değin ihmal edilmiş görünmektedir. Kültür Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu konuda
iyi uygulama örneklerinin oluşturulmasına ve yaygınlaştırılmasına öncülük yapmaları, bu kültürel mirasın
geleceğe olan yolculuğunda iyi bir zemin sağlayacaktır.
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
520
Referanslar
Aliağaoğlu, A. (2004). “Sosyo-Kültürel Miras Turizmi ve Türkiye’den Örnekler”, Coğrafi Bilimler Dergisi,2(2):55-69.
Acar, A. (2014). Tarihi Çardak Panayırı ve Yağlı Güreşleri, Dahi Yayıncılık, İstanbul.
Arıbal, D.C. (1995). Adalı Halil Pehlivan-Yağlı Güreşte Kaideler, Hürriyet Yayınları, İstanbul.
Arslan, M. (2002). Osmanlı’da Bir Muhteşem Şenlik: Şehzade Sultan Mehmet’in (III. Mehmet) Sünnet Düğünü, Türkler
Ansiklopedisi, 9. Cilt, Ankara.
Atabeyoğlu, C. (2000). Geleneksel Türk Güreşi ve Kırkpınar, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Yayınları, İstanbul.
Atabeyoğlu, C. (1985). Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Spor, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, Cilt: 6, İletişim
Yayınları, İstanbul.
Atalay, İ. (1997) Türkiye Coğrafyası, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir,.
Atıl, E. (1999). Levni ve Surname: Bir Osmanlı Şenliğinin Öyküsü, Koçbank Yayınları, İstanbul.
Avcı, S. (2007) Spor Coğrafyası: Kavramlar, Yöntemler ve Türkiye’nin Spor Coğrafyası, Çantay Kitabevi, İstanbul.
Ayağ, A. (1983). Türkler de Spor Geleneği ve Kırkpınar Güreşleri, Divan Yayınları, İstanbul.
Bay, A. (2014). Uludağ Yöresinde (Bursa) Alternatif Turizm Türü Olarak Yayla Turizmi, Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi, Çanakkale.
Bayar, R. (2004). “Cumhuriyet Döneminde Türkiye’nin Arazi Bölünüşü ve Tarım Alanlarındaki Değişmeler”, Coğrafi Bilimler
Dergisi, 2(1):41-55.
Bic, M.H. (1944). Türk Güreşi, Marmara Basımevi, İstanbul.
Can, M. (2009) Kültürel Miras ve Müzecilik, Çalışma Raporu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara.
Çalışkan, V. (2013). Somut Olmayan Kültürel Miras Değerlerinin Belirlenmesi Sürecinde Coğrafi Yaklaşımların Katkıları:
Geleneksel Deve Güreşleri Örneği, Coğrafyacılar Derneği Yıllık Kongresi Bildiriler Kitabı, Fatih Üniversitesi, İstanbul, s.
793.
Çalışkan, V. (2010). Kültürel Bir Mirasın Coğrafyası: Türkiye’de Deve Güreşleri, Selçuk-Efes Kent Belleği Yayınları-3.İstanbul.
Dervişoğlu, M. (2012. Kırkpınar Güreşleri’nin Halk Bilimi Açısından İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi, Edirne.
Doğan, V. (2010) Kahramanmaraş Şalvar Güreşi ve Dünyadaki Benzerleri İle Kıyaslanması, Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs
Üniversitesi, Samsun.
Eberhard, W. (1940). Çin Kaynaklarına Göre Türkler ve Komşularında Spor, Ülkü Dergisi, Mayıs.
Erdem, H. (2013). Doğuşundan Günümüze Kırkpınar, 3. Baskı, Dahi Yayınları, İstanbul.
Eren, M. (1992) Güreş, Alfabetik Okul Ansiklopedisi, Cilt: 6, Sabah Yayınları, İstanbul.
Eryiğit, G. (1997). Türk ve Dünya Güreşi (1896-1996), Türk Güreş Vakfı Yayını, Ankara.
Fişek, K. (1985). 100 Soruda Türkiye Spor Tarihi, Gerçek Yayınevi, İstanbul.
Genel, F. (2014) Kıspet, Zeytin Yayıncılık, Çanakkale.
Gümüş, A. (1990). Kırkpınar Güreşleri, Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara.
Güven, Ö. (1992). Türklerde Spor Kültürü, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, Ankara.
Güven, Ö. (1999) Türklerde Spor Kültürü, 2. Baskı, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, Ankara.
İmamoğlu, O.; Taşmektepligil, M. Y. (1997). “Türk Kültüründe Spor”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,
10(1):145-150.
Kahraman, A. (1989). Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi, Cilt: 1, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
Kahraman, A. (1989). Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi, Cilt: 2, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
Kahraman, A. (1995). Osmanlı Devleti’nde Spor, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu
International Geography Symposium on the 30th Anniversary of TUCAUM
3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara
521
Kahraman, A. (2014). Osmanlı Devleti’nde Spor, Osmanlı Ansiklopedisi, 5. Cilt, Editör: Güler Eren, Yeni Türkiye Yayınları,
İstanbul.
Kar, Z. (2003). Er Meydanı Kırkpınar Geleneksel Yağlı Güreşleri, Edirne Turizm ve Endüstri A.Ş.
Kaynar, A. R. (1971). Türkiye Baş Pehlivanları, Dizerkonca Matbaası, İstanbul.
Kızılırmak, İ. (2006) Yayla Turizmi, Detay Yayıncılık, Ankara.
Koca, H.; Zaman. S.; Çoşkun, Ö. (2007). Erzurum’un Kamp Potansiyeli, Doğu Coğrafya Dergisi, 12(18):205-224.
Köse, M. (1990). Edirne-Kırkpınar ve Yağlı Güreş, İstanbul Polat Ofset, İstanbul.
Kürkçü, R.; Özdağ S. (2005). Antreman Bilimi Işığında Güreş, Saray Kağıtçılık ve Matbaacılık, Ankara.
Larousse, M. (1992). Büyük Lügat ve Ansiklopedi, Cilt: 8, Sabah Yayınları, İstanbul.
Lewis, R. (2009). Osmanlıda Günlük Yaşam, Alter, Ankara.
Orkun, H. N. (1943). “Eski Türkler’de Arma” Ülkü Dergisi, 39.
Ögel, B. (1989). Türk Mitolojisi, Cilt: 1, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
Pakalın, M.Z. (1993). Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, Cilt 2, MEB Yayınları, İstanbul.
Schmiede, H. A. (2009). Kıtab-ı Dedem Korkut Destanlarının Dresden Nüshası, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara.
Sezer, L. İ. (1990). “Türkiye’de Ortalama Yıllık Sıcaklık Farkının Dağılışı ve Kontinentalite Derecesi Üzerine Yeni Bir FormülEge
Coğrafya Dergisi, 5(1):114.
Şefik, E. (1953). Tarihi Türk Güreşleri, İstanbul Fatih Derneği Yayınları, İstanbul, 1953.
Şefik, E. (1954). Baş Pehlivanların Baş Güreşleri, İstanbul Matbaası, İstanbul, 1954.
Şeker, M.. (2014). Güreş Eğitim Merkezlerindeki Güreşçilerin Depresyon, Kaygı ve Stres Düzeylerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans
Tezi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla, 2014.
Şemseddin, S. (1992). Kâmûs-ı Türkî, H.1317, Dersaadet, İkdam Matbaası’ndan yeniden basım: Çağrı Yayınları, İstanbul. 1992.
Tanrıkulu, M. (2014). Coğrafya ve Kültür, Edge Akademi, Ankara, 2014.
Tekin, A.; Tekin; G. (2014). “Antik Yunan Dönemi: Spor ve Antik Olimpiyat Oyunları”, Tarih Okulu Dergisi, 7(18):121-140.
Temizoğlu, K. (1970). Ata Sporu Yağlı Güreş ve Kırkpınar, Mehmet Tunagür Yayınevi, İstanbul.
Tümertekin, E.; Özgüç, N. (2014). Beşeri Coğrafya: İnsan, Kültür, Mekan, Çantay Kitapevi.
Tezcan, S. ve Boeschoten, H. (2006). Dede Korkut Oğuznameleri, Yapı Kredi Yayınları, Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Serisi,
İstanbul.
Türkiye Güreş Federasyonu (TGF). (2015) 2015 Yılı Yağlı Güreş Faaliyet Programı (http://www.tgf.gov.tr/tr/index.php/14092/).
Türkmen, Mehmet. (2014). “Osmanlı Güreş Tekkeleri ve Fonksiyonelliği”, rk Halklarının Geleneksel Spor Oyunları Uluslararası
Sempozyumu Bildiri Kitabı, Bişkek 20-22 Kasım 2014, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, 162-173, Bişkek.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO). (2010). 5. Uluslararası Komisyon Toplantısı, Nairobi 15-19 Kasım
2010, Nairobi.
Yıldıran, İ. (2000). “Geleneksel Yağlı Güreşlerin, Kültürel, Yapısal ve Bilimsel Açıdan Modern Minder Güreşiyle Farklılıklarının
Değerlendirilmesi”, Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 5(1):53-62.
Yılmaz, T. (1995) Tarihi Kırkpınar Güreşleri, Edirne Belediyesi Kültür Yayınları, Edirne.
Zorba Akın, H. (2014). “Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’ne Göre Osmanlı İmparatorluğu’nda Spor”, International Journal of Science
Culture and Sport (IntJSCS), 2(5):721-732.
... Dünyada Spor Coğrafyası çalışmalarının gelişimi yukarıda anlatılan süreç perspektifinde multidisipliner ve çok yönlü çalışmalarla güçlendirilirken, Türkiye'de ise son 15 yıla tarihlenen ve süreklilik açısından zayıf olan Beşeri Coğrafya'nın alt araştırma alanı olarak gelişim devam etmektedir. Böyle bir araştırma zemininde ilerleyen Spor Coğrafyası çalışmaları ağırlıklı olarak spor branşlarının ve bu branşlara ait spor mekânlarının etkilerinin araştırılması özelinde belirginleşmektedir (Avcı, 2006;Avcı, 2008;Avcı, 2010;Uzun, 2018;Özdemir & Çalışkan, 2018;Avcı, 2007). ...
Article
Full-text available
Osmanlı Devleti’nin son yüzyılının sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi için devletin bütün yönleriyle incelenmesi, özellikle de toplum için hayati öneme sahip eğitim faaliyetlerinin doğru bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda idâdîler hakkında yaptığımız çalışma, sadece Osmanlı Devleti’nin eğitim durumu hakkında değil aynı zamanda ülkenin sosyal ve ekonomik durumu hakkında da bilgi verecektir. İdâdî, günümüz ortaöğretim okullarına denk gelen okullar hakkında kullanılan bir terimdir. Hazırlama ve yetiştirme anlamlarına gelen “idâdi”, ibtidâîye ve rüşdiye okullarından sonra gelmekte olup idâdîye olarak da adlandırılırdı. İdâdîler, bir ortaöğretim kurumu olarak 1869 yılında Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi ile ele alınmış ve bu tarihten itibaren gerçek kimliğine kavuşmuştur. 1845 yılında ilk askerî idâdî, 1873 yılında Dâr’ül-maârif binasının dönüştürülmesi sonucunda da ilk mülkî idâdî açılmıştır. 1884 yılında vergilere yapılan zamlar sonucunda ülke genelinde idâdîler yaygınlaşmıştır. 1913 yılında vilayet merkezlerindeki bazı idâdîler sultanîye dönüştürülmüştür. Mezunları sınavla sultanîlere devam etme hakkını elde eden idâdîler, varlığını Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına kadar sürdürmüştür.
Article
Full-text available
ZET Türklerde sporların ortaya çıkışında ilkel dinlerin etkisinden çok savaşçı gücün etkisi görülmektedir. Türk kültürü içerisinde yer alan bu sporlar atla yapılan ve atsız sporlar olarak ikiye ayrılabilir. Bunlar yuğ (yas) ve toy (şenlik) günlerinde İcra edilmekteydiler. avcılık ve rahfan olmak üzere 25 adettir. Bunlar arasında yer alan çevgen sporunun uluslararası adı "polo-olarak bilinmektedir. Atsız yapılan Türk sporlarına gelince, bunlardan; palvan güreş, apan güreş, yağlı güreş, aba güreşi, şalvar güreşi, bayrak, karsak ve karakucak güreşleri şu anda Türk toplumlarında sevilerek yapılm aktadır. Diğerleri ise; tomak, ordo, aşık, matrak, kılıç-kalkan, gürz kaldırm a, kızgıntaş, çelik-çomak, kale yıkma, urgan çekme, taz süzüştürü, kösgüç vb. oyunlarla bunların sayısı 157'ye ulaşmaktadır. GİRİŞ Dil, Örf ve adetler, İnançlar, sanat ve edebiyat bir toplumun geçm iş yüzyıllardan akıp gelen sosyal değerleridir. Türk kültür unsurlarından birisi de geleneksel sporlardır. Bu sporların bir kısmı günümüzde değişerek uluslararası sporlar arasında yer almışken, bir kısmı ulusal veya bölgesel düzeyde kalmış, bazıları da unutulmuştur. Savaşların beden gücüne dayandığı çağlarda spor olayı savaşa adeta bir hazırlık dönemi oluşturmaktaydı. Genel niteliğiyle spor faaliyetleri günümüzde savaşa hazırlık dönemi oluşturmaktan ziyade Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü 139
Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak kaydedilmiştir. Yetiştirdiği çıraklardan ustalığa geçen iki öğrencisi Uğur Kesen Samsun'da ve Adem Kayın Edirne'de kıspet yapmayı sürdürmektedir
  • Yağlı Güreşlerin Maddi Kültür Unsurları
Yağlı Güreşlerin Maddi Kültür Unsurları: Kıspet ve Zembil Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesi kıspettir. Manda veya dana derisinden yapılan kıspetin ustaları günümüzde oldukça azalmıştır. Bu mesleğe 60 yılını veren ustalardan biri olan İrfan Şahin 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak kaydedilmiştir. Yetiştirdiği çıraklardan ustalığa geçen iki öğrencisi Uğur Kesen Samsun'da ve Adem Kayın Edirne'de kıspet yapmayı sürdürmektedir (Genel 2014:13-33). Zembil ise kıspetin taşındığı, sazdan yapılan bir çanta türüdür. Bir zembilin en büyük özelliği pehlivanın kıspetine bulaşan yağı dışarıya vermemesidir. Usta pehlivanlar gelecekte başarılı olacaklarına inandıkları çıraklarına zembillerini taşıtırlar. Ayrıca güreşi bırakan pehlivanın zembilini duvara asma geleneği vardır (Erdem 2013:53).
Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu International Geography Symposium on the 30 th Anniversary of TUCAUM 3-6 Ekim
TÜCAUM 30. Yıl Uluslararası Coğrafya Sempozyumu International Geography Symposium on the 30 th Anniversary of TUCAUM 3-6 Ekim 2018 /3-6 October 2018, Ankara Referanslar Aliağaoğlu, A. (2004). "Sosyo-Kültürel Miras Turizmi ve Türkiye'den Örnekler", Coğrafi Bilimler Dergisi,2(2):55-69.
Tarihi Çardak Panayırı ve Yağlı Güreşleri
  • A Acar
Acar, A. (2014). Tarihi Çardak Panayırı ve Yağlı Güreşleri, Dahi Yayıncılık, İstanbul.
Adalı Halil Pehlivan-Yağlı Güreşte Kaideler
  • D C Arıbal
Arıbal, D.C. (1995). Adalı Halil Pehlivan-Yağlı Güreşte Kaideler, Hürriyet Yayınları, İstanbul.