ArticlePDF Available

Dünyada ve Türkiye’de kömürlü termik santrallere karşı mücadeleden örnekler

Authors:

Abstract

Kömürlü termik santraller, santral çevresinde yaşayanlarda rahatsızlanmaya, hastalanmaya ve erken ölümlere yol açan doğrudan sağlık etkilerinin yanında; küresel ısınma ve iklim değişikliklerine katkıları nedeniyle yaralanma, hastalanma ve ölümler gibi dolaylı sağlık etkilerinin oluşmasına da katkıda bulunmaktadır. Sermayenin daha fazla kâr elde etmek arzusuyla, halk sağlığına olumsuz etkilerine aldırış etmeksizin kurmaya çalıştığı kömürlü termik santraller, hem dünyanın birçok yerinde hem de ülkemizde tepki ile karşılanmış; toplumun duyarlı kesimleri tarafından güçlü bir direnişin örgütlenebildiği yerlerde kömürlü termik santrallere karşı etkin bir mücadele yürütülmüştür. Halkın, kendi sağlığını korumak için tek çıkar yolu örgütlü mücadeledir ve bu yazıda dünyada ve Türkiye’de kömürlü termik santrallere karşı yürütülen mücadelelerden bazı örneklerde gözlendiği gibi; kararlılıkla yürütülen etkin mücadelelerin başarı ile sonuçlandığı ortadadır. Anahtar sözcükler: kömürlü termik santral, çevre, çevre platformları, çevre mücadelesi
*Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
Geliş Tarihi / Received : 14.04.2017
Kabul Tarihi / Accepted : 19.06.2017
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK
SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
Kayıhan PALA*
Öz: Kömürlü termik santraller, santral çevresinde yaşayanlarda rahatsızlanmaya, hastalanmaya ve erken ölümlere yol açan doğrudan
sağlık etkilerinin yanında; küresel ısınma ve iklim değişikliklerine katkıları nedeniyle yaralanma, hastalanma ve ölümler gibi dolaylı
sağlık etkilerinin oluşmasına da katkıda bulunmaktadır. Sermayenin daha fazla kâr elde etmek arzusuyla, halk sağlığına olumsuz
etkilerine aldırış etmeksizin kurmaya çalıştığı kömürlü termik santraller, hem dünyanın birçok yerinde hem de ülkemizde tepki ile
karşılanmış; toplumun duyarlı kesimleri tarafından güçlü bir direnişin örgütlenebildiği yerlerde kömürlü termik santrallere karşı
etkin bir mücadele yürütülmüştür. Halkın, kendi sağlığını korumak için tek çıkar yolu örgütlü mücadeledir ve bu yazıda dünyada ve
Türkiye’de kömürlü termik santrallere karşı yürütülen mücadelelerden bazı örneklerde gözlendiği gibi; kararlılıkla yürütülen etkin
mücadelelerin başarı ile sonuçlandığı ortadadır.
Anahtar sözcükler: kömürlü termik santral, çevre, çevre platformları, çevre mücadelesi
The Examples of the Struggles Against Coal-fired Thermal Power Plants in
the World and Turkey
Abstract: Coal-fired thermal power plants, besides their direct health e ects that lead disorders, illnesses and early deaths among people living
in the vicinity of the plant, cause indirect health e ects such as injury, illness and death due to their contributions to global warming
and climate changes. Coal-fired thermal power plants that the capital, with the desire for more profit, tries to build without taking into
account their negative e ects on public health, have been met with reaction both in the World and in Turkey. Active struggles against
coal-fired thermal power plants have been carried out where a strong resistance could be organized by the conscious segments of
society. The only way for people to protect their own health is organized struggle. As seen in this article through the examples of the
struggles taken place around the World and in Turkey against coal-fired thermal power plants, it is obvious that the active struggle,
which has been carried out resolutely leads to success.
Key words: coal-fired thermal power plant, environment, environment platforms, environmental struggle
Grş
Bilimsel araştırmalar kömürlü termik santrallerin,
yol açtığı kirlilikler yüzünden santralde çalışanlar ve
çevresinde yaşayanlar başta olmak üzere toplumun
geniş kesimlerinde rahatsızlıklara, hastalanmalara
ve ölümlere yol açtığını açıkça ortaya koymakta-
dır. Kömürlü termik santraller, santral çevresinde
yaşayanlarda rahatsızlanmaya, hastalanmaya ve
erken ölümlere yol açan doğrudan sağlık etkileri-
nin yanında; küresel ısınma ve iklim değişiklikleri-
ne katkıları nedeniyle yaralanma, hastalanma ve
ölümler gibi dolaylı sağlık etkilerinin oluşmasına
da katkıda bulunmaktadır. Termik santrallerin çev-
resinde yaşayanlarda sağlıkları en çok bozulma-
ya aday olan risk grupları çocuklar, yaşlılar, astım
hastaları, süreğen tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH)
olanlar ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük insanlar
olarak saptanmaktadır (Pala, 2014).
Kömürlü termik santrallerin yol açtığı sağlık ve çev-
re sorunları ve bu sorunlara karşı toplumun tepkisi
kamu yöneticilerinin -bir anlamda ister istemez- ko-
nuyu gündemlerine almayı giderek artan ölçüde
zorunlu kılmaktadır. Örneğin Avrupa Birliği kömürlü
termik santrallerin hem doğrudan sağlık etkilerini,
hem de iklim değişikliği ile ilgili dolaylı etkilerini ya-
kından izlemektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde kö-
mürlü termik santrallerden elektrik üretimi giderek
düşürülmektedir; 1990’da %39 olan kömürlü termik
santrallerin toplam elektrik üretimi içerisindeki payı
2010’da %24’e düşmüştür (HEAL, 2013).
Küresel ölçekte de kömürlü termik santrallerin azal-
maya başladığı gözlenmektedir. Ocak 2016 ile Ocak
2017 arasında kömürlü termik santrallerle ilgili in-
şaat öncesi faaliyetlerde %48, inşaatı başlayanlarda
DOSYA/ DERLEME
168
%62, inşaatı sürenlerde %19 ve tamamlanmış pro-
jelerde %29 oranında gerileme yaşandı (Shearer
ve ark. 2017).
Sermayenin daha fazla kâr elde etmek arzusuyla
halk sağlığına olumsuz etkilerine aldırış etmeksizin
kurmaya çalıştığı kömürlü termik santraller, hem
dünyanın birçok yerinde hem de ülkemizde tepki
ile karşılanmış; toplumun duyarlı kesimleri tarafın-
dan güçlü bir direnişin örgütlenebildiği yerlerde
kömürlü termik santrallere karşı etkin bir mücadele
yürütülmüştür. Bu yazıda kömürlü termik santral-
lere karşı yürütülen mücadelelerden örneklere yer
verilecektir. Hem yürütülen bütün mücadelelerin
herhangi bir kitap, dergi ya da gazetede kendine
yer bulmamış olması, hem de bütün mücadelelerin
bir dergi makalesinde ele alınmasının sınırlılıkları
nedeniyle bu yazı kapsam ve içerik bakımından ek-
sik kalacaktır. Eksikliklerin bundan sonraki yazılar ile
giderilmesi uygun olacaktır.
Enerji gündelik yaşamın sürmesi için temel gerek-
sinimlerden biri olmakla birlikte, aynı zamanda ser-
maye sınıfının daha fazla kâr elde etmek amacıyla
kullandığı önemli araçlardan biridir. Bu nedenle,
kömürlü termik santrallere karşı yürütülen mücade-
leyi tek başına enerji üretiminin fosil yakıtlar yerine
yenilenebilir kaynaklara yöneltilmesi olarak değil;
aynı zamanda enerjinin doğru kullanımı ve enerji
verimliliği üzerinden de tartışmak gerekir. Söz ge-
limi rüzgârda çamaşırları kurutmak rüzgâr enerjisi
kullanımına gereksinime dayalı ve verimli bir örnek-
tir. Ancak enerjinin akılcı ve verimli kullanımından
bağımsız “daha fazla enerji elde etmek için rüzgâr
enerjisine yönelmek, anamalcı düzenin sürmesini
desteklemenin yanı sıra rüzgâr santrallerinin yol
açtığı çok sayıda kuşun ölümüne ve örneğin rüzgâr
türbinlerinde kullanılan mıknatısların kilit bileşen-
leri olan, başta neodimyum ve disprosyum olmak
üzere nadir toprak minerallerinin çıkarılması sıra-
sındaki çevresel yıkıma seyirci olmak anlamına ge-
lir. Bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı olarak gös-
terilen güneş enerjisi üretiminde de bazı çevresel
sorunlar mevcuttur. Enerji politikaları başlı başına
bir yazının konusudur ve bu yazı kömürlü termik
santrallere karşı yürütülen mücadeleler ile sınırlı
olduğu için, enerji tercihleri ve bu tercihlerin yol
açtığı sağlık ve çevre sorunlarına değinilmeyecektir.
Dünyada kömürlü termk santrallere karşı mü-
cadele
Dünyanın birçok yerinde hem merkez hem de çev-
re kapitalist ülkelerde kömürlü termik santrallere
karşı mücadeleler yürütüldüğü bilinmektedir.
ABD’de 2008 yılında, Chattahoochee Arkadaşları
(Friends of the Chattahoochee) ve Sierra Kulübü
(Sierra Club) tarafından açılan bir davada Georgia
Devlet Mahkemesi karbondioksit sürümünü artı-
racağı gerekçesiyle kömür yakıtlı termik santralin
yapımının durdurulmasına karar vermiştir (Che-
mcal ve Engneerng News, 2008). Uzun bir sü-
redir ABD’de küresel ısınmaya karşı uğraş veren
çevre gönüllüleri için bu karar önemli bir zafer
niteliği taşımaktadır.
Sierra Kulübü, yaklaşık 2.9 milyon üyesi ve des-
tekçisiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin en bü-
yük çevre örgütüdür. Örgütün ABD’de temiz hava
(Clean Air Act) ve temiz su (Clean Water Act) yasa-
ları gibi halk sağlığı ve çevre sağlığını ilgilendiren
yasaların çıkmasında etkisi olduğu bilinmektedir.
Sierra Kulübü fosil yakıtlardan kurtulmak için
ABD’de kömürlü termik santrallere karşı etkin bir
mücadele yürütmektedir. Örgütün web sayfası
Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından Sa-
vaşa katıl, gezegenimizi Trump’tan koruyalım slo-
ganı ile açılmaktadır (Serra Club web sayfası,
2017).
Ekim 2011’de aralarında tıp birlikleri, tıbbi araştır-
ma enstitüleri ve halk sağlığı kurumları da bulunan
500’ün üzerinde akademisyen ve uzmandan oluşan
büyük bir grup Londra’da düzenledikleri toplantıda
hükûmetlere zararları azaltılmamış kömürlü termik
santrallerin kurulmasına izin vermemelerini ve sağ-
lık üzerine en zararlı etkileri olduğu bilinen linyitle
çalışanlar başta olmak üzere aşamalı olarak kömür-
lü termik santrallerden vaz geçmeleri çağrısında
bulunmuştur (Godlee, F., 2011).
ABD Başkanı Barack Obama, Haziran 2014’te küre-
sel ısınma sorununa yol açan karbon emisyonlarını
önemli ölçüde azaltmak amacıyla, termik santralle-
re yeni işleyiş kuralları getirecek bir plan açıklamış-
tır. Obama’nın açıkladığı plan, ülkedeki 1600 termik
santralin yarattığı karbon kirliliğini, 2030 yılına ka-
dar yüzde 30 oranında azaltmayı hede emekteydi
(BBC Türkçe, 2014).
Obama’nın termik santrallerden kaynaklanan kirli-
liğe karşı yürüttüğü mücadele ABD’nin en yüksek
mahkemesi tarafından Nisan 2014’te onaylanmış-
tır. Bu onay, Obama yönetiminin küresel ısınma ve
karbon salınımlarının azaltılmasına karşı verdiği
mücadelenin en büyük kazancı olarak nitelendiril-
mektedir. Ancak ABD’de doğalgaz fiyatının düşük
olmasıyla birlikte Mahkeme tarafından verilen bu
kararın sermaye kesimini yeni doğalgaz santralleri
169
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
kurmaya yöneltebileceği öngörülmektedir. Obama
yönetiminin küresel ısınmaya karşı vermiş olduğu
mücadelenin en sorunlu yanı, enerjiyi verimli kul-
lanmak için etkili bir politikaya sahip olmaması ve
enerji üretimini kâr maksimizasyonu alanı olmaktan
uzaklaştıracak her hangi bir girişiminin olmaması-
dır. Mahkeme kararının bir diğer önemli özelliği de,
Ohio’da kurulması planlanan kömürlü termik santra-
lin New York’tan yüzlerce kilometre uzakta olmasına
karşın; New York kentinde hava kirliliğine yol açma
olasılığının onaylanması olmuştur (Bloomberg,
2014).
Kömürlü termik santrallerin sınırlandırılmasıyla il-
gili bir diğer önemli haber Çin’den gelmiştir. Pekin
Belediye Çevre Koruma Bürosu’nun açıklamasına
göre, Pekin’de 2020 sonuna kadar altı ana bölgede
kömür kullanımının yasaklanması kararlaştırılmıştır.
Bu, Çin’in başkentinde hava kirliliğine karşı yürütü-
len mücadelede en önemli kararlardan birini oluş-
turmaktadır. Söz konusu ilçeler, kömür ve kömür ile
ilişkili ürünleri kullanmayı bırakacak, aynı zamanda
kömür santralleri ve kömür tesisleri de kapatılacak-
tır. Resmi istatistiklere göre, 2012 yılında enerji üreti-
minin dörtte birini kömürden sağlayan Pekin’de, bu
oranın 2017 yılında %10’un altına indirilmesi bek-
lenmektedir (Clmatehome, 2014).
Kuzey Polonyada 1.6 GW enerji üretmesi planlanan
Polnoc kömürlü termik santrali yerel sivil toplum ör-
gütleri tarafından yürütülen mücadele sonucunda
mahkeme tarafından iptal edildi. Kurulması plan-
lanan santralin çevresinde yaşayanlar Polonya’nın
güneyinde toprak ve bitki örtüsünün kömür kirliliği
nedeniyle hasar gördüğünü, bu santral inşa edilirse,
ağır metaller yüzünden benzer bir kirliliğin kendi
topraklarında da gözleneceğini belirttiler. Polnoc
kararı bölgenin tarım, çevre ve turizm doğrultusun-
da gelişmesi için bir fırsat olarak değerlendirildi (Cl-
matehome, 2016).
ABD’de Sierra Kulübü tarafından kömürün yerini
temiz enerji kaynaklarının alması amacıyla bir kam-
panya yürütülmektedir. Kampanyanın temel he-
de eri ABD’de bulunan 500 kömür yatağının üçte
birinin 2020’ye kadar kapatılması, kapatılan yerler
için temiz enerji çözümlerinin gündeme getirilmesi
ve Appalacian Dağları gibi güzel görüntüleri ile ilgi
çeken yerlerde kömürün yer altında bırakılması ola-
rak açıklanmaktadır. Kampanya su kirliliği sorununa
vurgu yapmakta ve su kirliğinin %72’sinin kömürlü
termik santrallerden kaynaklandığını ortaya koy-
maktadır (Yes to Lfe No to Mnng web sayfası,
2017.
Türkyede kömürlü termk santrallere
karşı mücadele
Ülkemizde enerji üretiminde kömürlü termik sant-
rallere yeniden ilgi gösterildiği son on beş yılda, bir
yandan yeni santraller kurulmaya çalışırken, diğer
yandan da ülkenin doğusundan batısına, kuzeyin-
den güneyine birçok yerde bu santrallere karşı mü-
cadeleler örgütlendi.
Türkiye, Hindistan ve Çin dışındaki ülkeler arasın-
da, yeni kömür santrali yapımı açısından açık ara
en büyük potansiyele sahip ülke olmasına karşın;
kömürlü termik santral projelerinin karşısında du-
ran, planlama aşamasında projeleri durduran ya
da yavaşlatmış olan güçlü bir karşıt hareketin de
örgütlendiği bir ülkedir. Bu harekete bağlı olarak,
planlanan projelerin yalnızca %13’ü tüm lisanslarını
alabilmiş durumdadır ve buna bağlı olarak Türki-
ye’deki projelerin nihai gerçekleşme oranının düşük
olacağı ortadadır (Shearer ve ark., 2017).
Muğla’nın kömürlü termik santral karşıtı direnişi
30 yıl önce başladı. Gökova termik santrali karşıtı
ilk eylem 1984’te Türkevi Köyü kadınları tarafından
yapıldı. Kadınlar santral alanına hafriyat için gelen
makinaların önüne yatarak çalışmasını engellediler.
Gökova’da herkesi harekete geçiren etkinlik ise 8
Mayıs 1993’te “Termik santraller mi? Sağlıklı çocuk-
lar mı? Haydi Gökova’ya sloganıyla Gökova körfezi-
ne yapılan çıkartmadır (Kara, 2016).
Global Yatırım Holding’e bağlı Galata Enerji
Şirketi’nin Şırnak’ın Avgamasya köyünde kurmak
istediği kömürlü termik santral projesi, binlerce ki-
şinin katıldığı yürüyüşle protesto edildi. Eylem üni-
versite öğrencileri, sivil toplum kuruluşları ve Gre-
enpeace Akdeniz tarafından da desteklendi. Şırnak
Çevre Platformu, Şırnak’ta kurulmak istenen termik
santrale karşı demokratik eylemlerini sürdürecekle-
rini açıkladı (Greenpeace, 2014).
Mersin, Adana ve Hatay üçgeninde toplam iki kö-
mürlü termik santral enerji üretmekteyken, İsken-
derun körfezi başta olmak üzere Çukurova bölge-
sinde 16 adet termik santral planlandı. Bu bölgede
başta Adana Barosu, Adana Çevre ve Tüketici Koru-
ma Derneği ve İskenderun Çevre Koruma Derneği
olmak üzere termik santrallere karşı etkin bir mü-
cadele yürütülüyor. Bölgedeki en önemli kazanım-
lardan birisi, Fransız kamu şirketi Engie’nin bölge-
ye yapmak istediği termik santralin yatırımcıyla ve
Fransız hükûmetiyle yapılan görüşmeler sonucu
iptal edilmesi oldu (Hürryet, 2015).
170 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
Bartın Amasra’da Hattat Holding’in yapmak istedi-
ği Hema Termik Santraline karşı sivil bir inisiyatif
olanBartın Platformu mücadele ediyor. Daha önce
42 bin imzayla santrale itiraz dilekçesi veren Amasra
halkı hemen ardından ÇED olumlu kararının iptali
içinrekor bir sayıya ulaşarak 2019 kişi ile dava açtı.
Bu davacı sayısı, yerel çevre mücadelesi için bir re-
kor niteliği taşımaktadır (Banet, 2016).
Çanakkale’de işletmede olan üç kömürlü termik
santralin yanında, Lapseki, Biga ve Çan ilçelerinde
lisans almış ve proje aşamasında olan dört adet
daha santral bulunmaktadır. Çanakkale’nin Yenice
ilçesine yapılmak istenen Çırpılar Termik Santraline
karşı bölgede güçlü bir hukuksal mücadele yürü-
tülmektedir. Santralin ÇED raporunaİda Dayanışma
Derneği ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Ko-
ruma Derneği’nin de aralarında olduğu ekoloji ör-
gütlerinin yanı sıra, Temiz Hava Hakkı Platformu da
itiraz etti. Yapılması planlanan termik santrale ayrıca
Balıkesir Edremit Belediyesinden de tepkigeldi.İda
Dayanışma Derneğive Kaz Dağları Çevre Platformu
Çanakkale’ye yapılacak termik santralleri yakından
takip ediyor ve etkin bir mücadele örgütlemek için
uğraş veriyor.
Trakya’da Silivri – Çerkezköy ve Vize’deki iki bölge-
de yeni termik santral kurulması planlanıyor.Çevre
düzeni planındaki (1/100.000) değişiklik ile iki böl-
genin Enerji Üretim Alanı ilan edilmesi, Kuzey Or-
manları Savunması tarafından tepkiyle karşılandı ve
itiraz edildi (KOS Medya, 2016). Çerkezköy Belediye
Başkanı ve Doğal Yaşamı Koruma Vakfı da çevre dü-
zeni planı değişikliği ile enerji üretim alanları oluştu-
rarak kömürlü termik santrallerin kurulmasına karşı
çıkmaktadır.
Uluslararası ölçekte “kömürden çekilin” mesajını
veren BreakFree 2016 kampanyasının Türkiye aya-
ğı İzmir Aliağa’da çalışmakta olan termik santralin
önünde gerçekleşti.Ege Çevre Platformu’nun yakın-
dan takip ettiği ve itiraz ettiği süreçteİzmir İli, Aliağa
İlçesi’nde yapılması planlanan ENKA Termik Sant-
ralinin Çevresel Etki Değerlendirmesi raporu açılan
dava sonucu iptal edilirken, yapılması planlanan İZ-
DEMİR termik santraline karşı açılan davalar devam
ediyor.
Türkiye’de kömürlü termik santrallere karşı en etkin
mücadelelerden birisi Yeşil Gerze Çevre Platformu
tarafından yürütüldü. Sinop’un Gerze ilçesinin Yaykıl
köyünde Anadolu Grubu’nun kurmak istediği ter-
mik santrale karşı başlayan ve altı yıl süren direnişin
sonunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projenin
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini dur-
durmasıyla süreç halkın sağlık hakkı yararına 2015’te
resmen sona erdi. Yeşil Gerze Çevre Platformu tara-
fından yürütülen kararlı ve örgütlü mücadele ama-
cına ulaştı ve kömürlü termik santral projesi iptal
edildi (Şahn, 2015).
Samsun Terme’de kurulması planlanan kömürlü
termik santrale karşı, ilçede bulunan sivil toplum
kuruluşlarının yaklaşık 90 üye ile temsil edildiği Ter-
me Çevre Platformu (TERÇEP) kuruldu. Platform ile
birlikte siyasi partiler, muhtarlar ve halk birlikte sant-
ralin yapılmaması için mücadele verdi, 14 ay gibi bir
süredeyerel halk ÇED’i çöpe attı. ÇED sürecinin iptal
edilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönde-
rilen 25 bin dilekçe olumlu sonuç verdi ve Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı, termik santralle ilgili ÇED süre-
cini sonlandırdı (Brgün, 2015). Bakanlık tarafından
gönderilen yazıda 1’inci İnceleme Değerlendirme
Komisyonu Toplantısı’nda Terme Belediyesi tara-
fından termik santralin yapılmaması için sunulan
gerekçeler nedeniyle ÇED sürecinin sonlandırıldığı
belirtildi. Bu kararın ardından Terme Belediyesinin
girişimleri ile ilçenin Gölyazı Gölardı bölgesi Ama-
zon Tabiat Parkı’ ilan edildi (DHA, 2016).
Kahramanmaraş’da, Afşin Elbistan A ve B termik
santrallerinin dışında yeni bir termik santral daha
yapılması için ÇED süreci başlatıldı. Elbistan’da
yapılması planlanan 500 MW kurulu güce sahip
kömür santralinin iklimi değiştireceği nedeniyle
yapılan itirazları Bakanlık kabul etti. Çevresel Etki
Değerlendirmesi için düzenlenen halkın katılımı
toplantısı öncesinde 350 Ankara tarafından hazır-
lanan dilekçe yöre halkı ve Ankara, Bursa, İstanbul,
Kocaeli gibi kentlerden insanların imzası ile Kahra-
manmaraş Çevre İl Müdürlüğüneiletildi. Yerel halk,
itiraz dilekçesini toplantıda dile getirerek konunun
ÇED sürecinde yer almasını sağladı. Bakanlık, pro-
jenin iklim değişikliğinin dikkate alınmaması, do-
ğadan çekilecek suyun bölgede iklim felaketlerinin
daha şiddetli yaşanmasına neden olacak olması,
santral kaynaklı uçucu küllerin bölgede tarımı, do-
ğal yaşamı ve insan yaşamını tehdit etmesi ve iklim
değişikliği açısından telafisi mümkün olmayan za-
rarlar doğuracak olması nedenleriyle iptal edilmesi
istemine, yanıt yazısında yer verdi. İtiraz edilen ko-
nuların ÇED raporunda ayrıntılı olarak yer almasının
sağlanacağı Bakanlık tarafından verilen yanıtta yer
aldı. Böylelikle Türkiye’de iklim değişikliği açısından
önemli olan azaltım, uyum ve doğa tahribatına dair
üç önemli itiraz noktasının ÇED raporlarına girmesi-
nin önü açıldı; bu gelişmenin ardından proje askıya
alındı (350Ankara, 2016).
171
D
ÜN
YAD A
V
E T
ÜR
KİYE’DE K
Ö
M
ÜR
L
Ü
TE
R
MİK
S
A
N
T
R
ALLE
R
E KA
I M
ÜC
ADELELE
R
DE
N
ÖRN
EKLE
R
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
Amasya ili, Merzifon ve Suluova ilçesi sınırları içe-
risinde Soma Holding tarafından yapılmak istenen
kömürlü termik santrala karşı kurulan Yeşil Suluova
Platformu, projeye karşı mücadele yürütüyor. Plat-
formda Suluova’dan, Merzifon’dan ve Amasyadan
40’a yakın sivil toplum örgütü yer alıyor. Tohumcu-
luk açısından elverişli olduğu bilinen ve tarımın öne
çıktığı Suluova’da termik santralin kurulma olasılığı
köylüleri tedirgin ediyor, çünkü santralin kurulması
tarım ve hayvancılığın son bulmasına yol açabilir.
Tarımda yaşanan kriz ve yanlış enerji politikaları
nedeniyle zora düşen çiftçiler hükûmet karşısında
haklarını korumak için Tüm Köy Sen sendikasını
kurmuş durumdalar. Sendika bir yandan diğer ye-
rel mücadelelerle dayanışma içerisindeyken, aynı
zamanda termik santrale karşı mücadele veriyor
(Kazaz, 2016).
Türkiye’de kömürlü termik santral mücadelelerin-
den söz ederken Soma/Yırca’dan ve orada örgüt-
lenen güçlü direnişten de söz etmek gerekir. 1981
yılında bir ünite ile üretime başlayan, 1992 yılında
ise altıncı ünitesi de devreye giren Soma Termik
santralinde yılda yaklaşık 8 milyon ton kömür yakıl-
maktadır. Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Yırca kö-
yünde, mevcut santrale yaklaşık 4 km uzaklıkta yeni
bir termik santral kurmak için yaklaşık 7 bin zeytin
ağacını yok eden Kolin şirketi, köylülerin güçlü dire-
nişi ve yargıdan gelen iptal kararı üzerine Yırca’dan
çekilmek zorunda kaldı.
Önemli bir termik santral mücadelesi de
Bandırma’da yaşandı. AKP Hükûmeti’nin eski Ma-
liye Bakanlarından Kemal Unakıtan’ın oğluna ait
AB Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından 2009
yılında ilçeye kurulması planlanan termik sant-
rale karşı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun
(EPDK) verdiği lisansın iptali amacıyla Bandırma
Belediyesi tarafından Danıştay’da dava açıldı.
İlçeye bağlı Dutliman köyüne kurulması planla-
nan santral, kurulsaydı ilçe merkezindeki Levent
Mahallesi’ne 750, Kayacık Mahallesi’ne ise 400
metre uzaklıkta olacaktı. Danıştay Belediye’nin
başvurusunu yerinde buldu ve yürütmeyi dur-
durdu. Ancak birkaç yıl sonra Bahçepınar Ener-
ji Üretim ve İnşaat A.Ş. tarafından bu kez ilçeye
bağlı Şirinçavuş köyüne 1600 MW’lık ithal kömür
santrali kurulması gündeme geldi. Bandırma’da
yaşayanların yoğun tepkisi sonucunda proje-
nin Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci, proje
hakkında olumlu veya olumsuz karar alınma-
dan sonlandırıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,
termik santral projesinin bölge için geçerli çev-
re düzeni planı hükümlerine uymaması ve ithal
kömüre dayalı olmasını sonlandırma gerekçesi
olarak gösterdi (Brgün, 2016).
Bursa da kömürlü termik santrallere karşı mücadele
yürütülen önemli illerden birisidir. İl sınırları içeri-
sinde 1991 yılında faaliyete geçen Orhaneli kömür-
lü termik santrali bulunmaktadır. Orhaneli termik
santrali çevresinde yaşayanların solunum işlevlerin-
de azalma olduğunun bilimsel bir araştırma ile or-
taya çıkarılması, bölgeye yeni bir santral yapılması
girişimlerine karşı mücadelede yararlanılan önemli
bir kaynak olmuştur (Pala ve ark., 2012).
Orhaneli’nde yeni bir kömürlü santral yapılması gi-
rişimleri engellenmiş, ancak bu kez de Orhaneli’ne
çok yakın bir uzaklıkta Keles Kozağacı’nda kömür-
lü bir termik santral yapılması gündeme gelmiştir
(DOĞADER, 2007). Keles Kozağacı Vadisi’nde yapıl-
ması planlanan termik santral 2007 yılında TMMOB,
Ekolojik Yaşam Derneği, Atatürkçü Düşünce Derne-
ği, Marmara Çevre Platformu, Doğayı ve Çevreyi Ko-
ruma Derneği, Türkiye Çevre Platformu, CHP Bursa
İl Başkanlığı ve Nilüfer Yerel Gündem 21 tarafından
başlatılan, daha sonraki yıllarda Bursa Barosu ve
Bursa Tabip Odası gibi örgütlerin de katılımıyla yü-
rütülen etkin bir mücadele sonrasında 2014 yılında
rafa kaldırılmıştır.
Bursa’nın Gemlik ilçesinde 2008 yılında kurulmak
istenen kömürlü termik santrale karşı sivil toplum
örgütleri, sendikalar ve meslek odası temsilcileri ile
doğa ve çevre aktivistleri bir araya gelerek, doğa,
çevre ve canlılar üzerinde büyük bir tehdit oluştu-
racak termik santralin yapımının yasal ve demokra-
tik haklar kullanılarak engellenmesi kararını aldılar.
Yürütülen kararlı mücadele sonrasında söz konusu
santral projesi iptal edilmiştir.
Bursa’da bugün şehrin merkezinde, Demirtaş Orga-
nize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) yapılmak istenen
kömürlü termik santrale karşı etkin bir mücadele
yürütülmektedir.
Özel br örnek olarak Bursa DOSAB mücadeles
Hikâye 2014 yılının Haziran ayında Bursa’nın şehir
merkezinde yer alan Demirtaş Organize Sanayi
Bölgesi’nde “Buhar ve Enerji Üretim Tesisi” adıyla
kömürlü bir termik santralin planlanmış olduğunun
ortaya çıkmasıyla başladı. DOSAB’ın şehir merkezi-
ne kömürlü bir termik santral yapmak üzere başvur-
duğunun duyulmasının hemen ardından, Bursa’da
uzun yıllardır çevre mücadelesi veren Doğa-Der,
Bursa Barosu, TMMOB ve Bursa Tabip Odası başta
olmak üzere birçok meslek örgütü ve demokratik
172 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
kitle örgütü bir araya gelerek ortak mücadele kararı
aldılar. Bir yandan etkin bir biçimde hemen müca-
deleye başlanırken, diğer yandan da bu mücadele-
nin bir platform dayanışması içerisinde yürütülmesi
kararlaştırıldı ve 17 Ekim 2014’te “DOSAB’ta Termik
Santrala Hayır Platformu” kuruldu. Platform kısa sü-
rede 100’ün üzerinde kurumsal üyeye ulaştı ve bazı
siyasi partiler de ya Platform üyesi olarak ya da ça-
lışmalara destek vererek bu sürece katıldılar.
İlk olarak bir çalışma programı çıkartıldı. Bölgede
yer alan mahalle muhtarlarının, site yöneticileri-
nin ve yerel derneklerin ziyaret edilmesi planlandı.
Ardından her mahallede ve çağrılı olunan her bir
sitede ya da dernekte termik santrallerin sağlık ve
çevresel etkilerinin halka anlatılarak farkındalık ya-
ratılması benimsendi.
Bu çalışmalarda kullanılmak üzere TMMOB ve Bursa
Tabip Odası tarafından birer kitapçık hazırlandı ve
çok sayıda basılarak halka yönelik toplantılarda da-
ğıtılmaya başlandı.
Platformun oluşturulması ve gerçekleri halka anlat-
maya başlamasının hemen ardından, DOSAB yöne-
timi güçlü bir medya propagandası yürütebilmek
amacıyla Bursa’da yerel bir medya grubuyla anlaştı
ve tesisin ne kadar güzel bir tesis olduğunu hatta
kurulması halinde havayı nasıl temizleyeceğini (!)
anlatmaya başladı. Hazırladığı bir kitapçığı söz ko-
nusu yerel gazete ile halka ücretsiz olarak dağıtma-
ya başladı.
Bunun üzerine Platform adına TMMOB Kimya Mü-
hendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından, DOSAB
tarafından hazırlanan kitapçığı çürüten yeni bir ki-
tapçık hazırlandı ve Bursa’nın en büyük yerel med-
ya kuruluşunun desteğiyle halka dağıtıldı.
Bu mücadelenin öne çıkan tara arından birisi yerel
medya kuruluşları arasındaki rekabet ve mücadele
olmuştur. Yerel bir medya grubu şehrin içerisine
kurulması planlanan kömürlü termik santrali des-
teklemiş, bir diğer yerel medya grubu ise DOSAB’a
kömürlü termik santral yapılmaması için yürütülen
mücadeleye destek vermiştir. Açık olarak söylemek
gerekirse, her iki grubun da tutumları kendi grup-
larının çıkarlarına göre belirlenmiştir. DOSAB’ta
termik santral kurulmasına karşı çıkan medya gru-
bunun çevre duyarlılığı olduğu için böyle bir tutum
aldığını söylemek olanaklı değildir.
Bu mücadele sırasında Bursa Halk Sağlığı
Müdürlüğü’nün tutumunu da paylaşmak gere-
kir. Müdürlük ÇED başvuru aşamasında kömürlü
termik santral için önce olumlu görüş bildirmiştir.
Ancak Platform’un farkındalık çalışmalarının ve
kamuoyu tepkisinin etkisiyle birkaç ay sonra görü-
şünü değiştirmiş ve projeye ancak “Bir halk sağlığı
anabilim dalından olumlu görüş alınması koşuluy-
la” olumlu görüş verilebileceğini bildirmiştir. Bunun
üzerine dönemin Valisi, ilk görüşünü değiştirmesi
nedeniyle Halk Sağlığı Müdürünü görevden almış;
vekâleten Halk Sağlığı Müdürü olarak görevlendi-
rilen İl Sağlık Müdürü de bir halk sağlığı anabilim
dalından görüş alınması gerektiği konusunda ısrar-
cı olmuştur. Ancak ne hikmetse (!) Uludağ Üniver-
sitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı yanı
başlarında dururken, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
aracılığıyla önce Hacettepe Tıp Fakültesi Halk Sağ-
lığı Anabilim Dalı’nın kapısı çalınmış, oradan bu
konuda görüş alınamayınca Gazi Üniversitesi Tıp
Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalında çalışan bir
öğretim üyesinden “Olumlu görüş” alınarak ÇED ra-
poruna eklenmiştir.
Bir yandan halka yönelik toplantılar sürerken, di-
ğer yandan da ÇED sürecine müdahil olunmuş
ve Platform üyeleri tarafından Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na yanıtlanması istemiyle çok sayıda soru
sorulmuştur. Mücadelenin başlamasından bu yana
geçen sürede, her üç dönemde de (24., 25. ve 26.
Dönem) CHP Bursa milletvekilleri ve 25. Dönem
HDP Bursa milletvekili soru önergeleriyle ve bilgi
isteme başvurularıyla sürecin yakın takipçisi olmuş-
lardır.
Tara ar gerek toplantılarda, gerekse de yerel med-
ya aracılığıyla birbirlerini eleştirmeyi sürdürürken,
Bursa Kent Konseyi 12 Eylül 2014’te tara arı bir
araya getiren bir toplantı düzenledi. Ancak ilginç
bir biçimde DOSAB yetkilileri ve taraftarları toplantı
öncesinde salona alınırken Kent Konseyi yöneticile-
ri tarafından konuşmacı olarak çağrılanlar dışında
Platform üyelerinin salona alınmak istenmemesi
gerginliğe yol açtı. Platformu temsilen çağrılan ko-
nuşmacılar Platform üyelerinin salona alınmaması
halinde toplantıyı terk edeceklerini açıklayınca,
Platform üyeleri de toplantıya katılabildi. Dört saat
süren gergin bir toplantının ardından DOSAB yöne-
timinin ileri sürdüğü gerekçelerin bilimsel gerçekle-
ri yansıtmadığı açık olarak ortaya çıktı.
Çok sayıda mahallede, sitede, dernekte vb. yerlerde
toplantı düzenlendi. Bazen haftada bir, bazen hafta-
da iki mahalle toplantısı ve buna ek olarak her hafta
bir Platform toplantısı ile mücadele süreci yürütül-
dü. Bu arada mahalle pazarlarında, dükkânlarda,
kahvehanelerde ve sokaklarda Platform tarafından
173
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
hazırlanan on binlerce el ilanı ve broşür dağıtıldı;
imza kampanyaları düzenlendi.
Platformun halkın tepkisini örgütlediği en büyük
eylem Bursa kent merkezinde 13 Aralık 2014’te
düzenlenen yürüyüş ve miting oldu. Bursa’nın çev-
re eylemleri tarihinde en çok katılımın olduğu bu
yürüyüş çok ses getirdi ve Bursa’da yaşayanların
kentin merkezinde yapılmak istenen kömürlü bir
termik santrale karşı mücadele kararlılıklarını açık
olarak ortaya koydu.
Yürüyüşten on gün sonra 23 Aralık 2014’te
Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda gerçek-
leştirilen ÇED İnceleme ve Değerlendirme Kurulu
toplantısına katılarak kömürlü termik santralin olası
çevresel ve sağlıkla ilgili sakıncaları Kurul’a iletildi.
Ardından Bakanlık önünde bir basın açıklaması ya-
pıldı.
Bir yandan mahalle toplantıları sürerken, diğer yan-
dan da 22 Ocak 2015’te Gıda Tarım ve Hayvancılık
İl Müdürlüğü’nün ÇED dosyasına olumlu görüş ver-
mesini protesto etmek amacıyla İl Müdürlüğü’ne
doğru kitlesel bir yürüyüş yapıldı ve siyah çelenk
bırakıldı.
DOSAB Kömürlü Termik Santralı Projesi ile ilgi-
li olarak hazırlananMart 2015 tarihli Çevresel Etki
Değerlendirmesi Raporu teknik ve bilimsel eksik-
liklerine ve mevzuata/planlara aykırılıklarına rağ-
men Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İnceleme
ve Değerlendirme Komisyonu tarafından yeterli
bulunarak 01.04.2015 günü itibarıyla “Nihai ÇED
Raporu” olarak kabul edildi. Bunun üzerine kentin
çeşitli noktalarında itiraz dilekçesi standları açıldı ve
toplanan on bin imza 10 Nisan 2015’te Çevre ve Şe-
hircilik İl Müdürlüğü’ne kalabalık bir heyetle birlikte
teslim edildi.
Bu arada Bursa’dan milletvekili adayı olan Sağlık
Bakanı Dr.Müezzinoğlu Platform tarafından DOSAB
Kömürlü Termik Santralına ilişkin görüşlerini açıkla-
maya davet edildi. Tahmin edilebileceği gibi Bakan
bu davete yanıt vermedi.
Platformun bütün itirazlarına rağmen 25 Temmuz
2015’te ÇED Raporu Bakanlık tarafından onaylan-
dı. Böylece Platform tarafından yürütülen örgütsel
mücadeleye hukuksal mücadele de eklemlenmiş
oldu.
Hukuksal mücadele ile ilgili bilgi vermeden önce,
Platform tarafından bir yandan da işçi filmleri fes-
tivali etkinliği, futbol turnuvası, Osmangazi Beledi-
ye Meclis toplantısına katılım, bisikletlerle protesto
gibi çok sayıda etkinliğin ısrarla sürdürüldüğünü
ekleyelim.
Platform hukuk mücadelesini 25 Ağustos 2015’de
açtığı dava ile başlattı. Aralarında Bursa Barosu,
Bursa Tabip Odası, TMMOB içerisinde yer alan oda-
lar, Bursa Eczacı Odası, Doğa-Der, Ekoloji Kolektifi
Derneği, yurttaşlar ve üç CHP Bursa milletvekilinin
olduğu toplam 27 kişi/kuruluş Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından verilen “Çevresel Etki Değer-
lendirmesi Olumlu” kararının öncelikle yürütme-
sinin durdurulması ve iptali istemiyle davayı açtı.
Halk Sağlığı Uzmanları Derneği ve Türk Toraks Der-
neği de davaya müdahil olarak katılma kararı aldı.
Bursa 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davada,
Mahkeme Heyeti Mahallinde keşif ve bilirkişi ince-
lemesi yaptırıldıktan sonra bu konuda yeniden bir
karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması-
na 19.10.2015 tarihinde oy birliği ile karar verdi.
Mahkeme yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte
mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması-
na da karar verdi. Mahkeme tarafından dördü Orta
Doğu Teknik Üniversitesi’nden (Şehir ve Planlama
Bölümü, Çevre Mühendisliği Bölümü, Jeoloji Mü-
hendisliği Bölümü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü)
ve biri Ankara Üniversitesi’nden (Ziraat Fakültesi
Tarla Bitkileri Bölümü) olmak üzere beş kişilik bir
bilirkişi heyeti belirlendi. Anılan bilirkişi heyetinin
katılımı ile 11 Ocak 2016 tarihinde keşif ve bilirkişi
incelemesi gerçekleştirildi.
Platform Bilirkişi Heyeti içerisinde bir halk sağlığı
uzmanının olmaması nedeniyle Mahkemeye itiraz
etti ve bir halk sağlığı uzmanının da bilirkişi olarak
görevlendirilmesini istedi. Ancak bu istek kabul
edilmedi.
Bilirkişi Heyeti araştırma ve incelemelerinin ardın-
dan ortak raporunu Mahkemeye sundu. Bilirkişi
Heyeti’nin ortak raporunu değerlendiren Mahke-
me Heyeti 11 Mart 2016 tarihinde bir kez daha oy
birliği ile yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Kararın sonuç bölümü şöyledir: “ÇED Raporunda
tespit edilen eksiklikler ve hukuka aykırılıklar dikkate
alındığında, söz konusu ÇED Olumlu Kararının, uy-
gulanması halinde, gerek tesisin yatırım maliyetleri
gerekse çevreye etkileri bakımından, tüm tara ar ve
kent için telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açabile-
ceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle açık-
ça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde telafisi
174 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
güç zarar doğuracağı sonucuna varılan dava konusu
ÇED Olumlu Kararının, 2577 sayılı Yasanın 27. mad-
desi uyarınca teminat aranmaksızın, dava sonuna
kadar YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI’na 2577 sayılı
Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca 11/03/2016 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.”
Yürütmenin durdurulması Bursada toplum tarafın-
dan büyük bir sevinçle karşılandı ve iptal davasının
sonucu beklenmeye başlandı. Mahkeme 5 Mayıs
2016 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirme Olum-
lu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucu-
na vararak sonucu itibarıyla oybirliği, iptal gerekçe-
si yönünden ise oyçokluğuyla iptal kararını verdi.
Kararda ilginç olan, Mahkeme Heyeti’nde yer alan
tüm üyelerin iptal kararına katılması, bir üyenin ise
iptal edilme gerekçelerine özellikle çevre ve sağ-
lıkla ilgili etkilerin eklenmesini istemesi oldu. Ge-
rekçe için azlık oyu kullanan üyenin dile getirdiği
ve eklenmesini istediği gerekçeler şöyledir: Ter-
mik santrallerin bir kentin siluetini, yaşam biçimini,
kentin gelişim seyrini, ilerideki yatırım olanaklarını
olumlu ve olumsuz olmak üzere bir çok açıdan etki-
leyeceği ve değiştireceği açık olup, bu tür yatırımların
çevreye, doğal yaşama, insan sağlığına zarar verecek
etkilerinin olduğu muhakkaktır. Bu nedenlerle, temel
insan hakları, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası
sözleşmelerde belirtilen ilke, esas ve kriterlerin, ulusal
mevzuatımızda yer alan düzenlemelerin her adımda
göz önünde bulundurulması zorunluluğu bulunmak-
tadır.”
DOSAB’ta şehrin içine yapılmak istenen kömürlü
termik santralin Mahkeme tarafından oy birliği ile
iptal edilmesi Bursa’da büyük bir sevince yol açtı.
Bursa birleşti DOSAB kaybetti pankartları başta
kent merkezi ve DOSAB çevresindeki mahalleleri
süslerken, ilk önce Valiliğin hemen bitişiğinde Hey-
kel semtinde, ikinci olarak DOSAB’a yakın mahalle-
lerden Panayır’da ve son olarak da Bursa Akademik
Odalar Yerleşkesinde kutlama toplantıları düzen-
lendi.
Özetlemek gerekirse, şehrin merkezine kurulmak
istenen kömürlü bir termik santrale karşı mücade-
le dayanışma ve kararlılıkla kazanıldı. Bir kez daha
gösterildi ki halka rağmen -sermaye sahipleri her
ne kadar politikacıları avuçları içerisine almış olsalar
da- bir şey yapılamaz!
Ancak halkın büyük tepkisine ve Mahkeme’nin ip-
tal kararına rağmen DOSAB patronları kömürlü
termik santrali kurmakta ısrarcı davrandılar ve yeni
ÇED raporunu Temmuz 2016’da Çevre ve Şehirci-
lik Bakanlığı’na sundular. Bakanlık da hiç zaman
kaybetmeden aynı ay içerisinde 2. ÇED Raporu’nu
onayladı. DOSAB’ta Termik Santrala Hayır Platformu
2. ÇED Raporu’na karşı da etkin bir mücadele yürüt-
mek üzere yürütmeyi durdurma ve iptal davasını
Ekim 2016’da açtı; dava hâlen sürmektedir.
Sonuç yerne
Kömürle çalışan termik santrallerin kurulması gi-
rişimleri, sermaye sınıfı tarafından enerjinin daha
ucuza mal edilmesi” ve böylece “Türkiye’nin cari
açığının kapatılmasına katkı” başlıklarıyla tartış-
maya açılmaktadır. Sermaye sınıfının halkın sağlığı
umurunda değildir. Tek amacı ne pahasına olursa
olsun daha fazla kâr etmektir. Oysa kömürlü termik
santrallerin ölümlere ve hastalanmaya yol açan çok
ciddi sağlık etkileri ve bu etkiler yüzünden oluşan
doğrudan ve dolaylı maliyetler söz konusudur. Bu
maliyetler halkın ve sosyal güvenlik sisteminin sır-
tına yüklendiği için, patronların umurunda değildir.
Ne yazık ki, Hükûmet, bu tartışmada halkın yanın-
da değil, sermaye sınıfının yanında yer almakta,
mevcut kömürlü termik santrallerin başta linyitle
çalışanlar olmak üzere zararlarının azaltılmasına yö-
nelik her hangi bir eylem planını yürürlüğe koyma-
makta, yeni kömürlü termik santrallerin kurulması-
na da izin vermektedir.
Halkın, kendi sağlığını korumak için tek çıkar yolu
örgütlü mücadeledir ve bu yazıda bazı örneklerine
değinildiği gibi; kararlılıkla yürütülen etkin müca-
delelerin başarı ile sonuçlandığı ortadadır.
“Sağlıklı yaşamak” en temel insan hakkı ise, bu
hakkın hayata geçmesinin sağlanabilmesi için top-
lumun bütün kesimlerinin dayanışma içinde ön-
celikle enerjinin verimli kullanılması için girişimde
bulunması, yenilenebilir enerji kaynaklarının gerek-
sinim duyulan enerjinin sağlanmasındaki payının
artırılmasını talep etmesi ve yeni kömürlü termik
santrallerin yapımına karşı çıkması gerekmektedir.
Teşekkür
Bu yazının hazırlanmasına katkıda bulunan Buket
Atlı, Funda Gacal, Vijoleta Gordeljevic, Önder Alge-
dik, Caner Gökbayrak ve Deniz Bayram’a teşekkür
ederim.
Kaynaklar
350Ankara (2016) İtirazlarımız sonrası Bakanlık: ÇED’de İk-
lim Değişikliği Ayrıntılı Yer Alacaktır! Erişim Tarihi 14 Nisan
2017, https://350ankara.org/itirazlarimiz-sonrasi-bakanlik-
cedde-iklim-degisikligi-ayrintili-yer-alacaktir/.
175
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
BBC Türkçe (2014) Obamadan termik santrallere kısıtlama
planı. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.bbc.co.uk/turk-
ce/haberler/2014/06/140602_obama_komur_plan.shtml.
Bianet (2016) Amasra’da Rekor: Termik Santrale Karşı 2019
Kişi Dava Açtı. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://bianet.org/
bianet/toplum/180503-amasra-da-rekor-termik-santrale-karsi-
2019-kisi-dava-acti.
Birgün (2015) ÇED’in iptal edildiği tarihi, kurtuluş günü olarak
ilan ettiler. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.birgun.net/
haber-detay/ced-in-iptal-edildigi-tarihi-kurtulus-gunu-olarak-
ilan-ettiler-94846.html.
Birgün (2016) Bandırma termik projesi başlamadan bitti. Eri-
şim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.birgun.net/haber-detay/
bandirma-termik-projesi-baslamadan-bitti-101228.html.
Bloomberg (2014) e Supreme Court Dims the Lights on Coal
Power. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, https://www.bloomberg.
com/news/articles/2014-04-29/the-supreme-courts-epa-ruling-
dims-the-lights-on-coal-power-plants.
Godlee, F. (2011) How on earth do we combat climate change?
BMJ, 343:d6789.
Chemical & Engineering News (2008). Court blocks coal-fired
power plant, 86(27):19.
Climatehome (2014) Beijing to ban coal use by 2020 – Xinhua.
Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.rtcc.org/2014/08/05/
beijing-to-ban-coal-use-by-2020/.
Climatehome (2016) Court blocks Polish coal plant, in victory
for campaigners. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.
climatechangenews.com/2016/12/06/court-blocks-polish-coal-
plant-in-victory-for-campaigners/.
DHA (2016) Engel olmasa termik santral olacaktı, tabiat parkı
ilan edildi. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.dha.com.
tr/engel-olmasa-termik-santral-olacakti-tabiat-parki-ilan-edil-
di_1358833.html.
DOĞADER (2007) Keles Kozağacı Vadisinde Termik Santra-
le Tepki Büyük. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://dogader.
org/index.php/bilgi/125-keles-koza-vadisinde-termik-santrale-
tepki-b.
Greenpeace (2014) Şırnaklılardan Enerji Bakanı’na Mesaj Var:
“Kömür Temiz Değildir.” Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://
www.greenpeace.org/turkey/tr/news/sirnaklilardan-enerji-ba-
kanina-mesaj-020214/.
HEAL (2013)  e Unpaid Health Bill, How coal power plants
make us sick, A report from the Health and Environment Alli-
ance. Erişim Tarihi 10 Nisan 2017, http://www.env-health.org/
resources/projects/unpaid-health-bill/.
Hürriyet (2015) Protestolar Hollande’a kadar uzandı, Fransız
Engie termik yatırımını iptal etti. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017,
http://www.hurriyet.com.tr/protestolar-hollandea-kadar-uzan-
di-fransiz-engie-termik-yatirimini-iptal-etti-40003809.
Kara, Ö. (2016) İçinde: Gözde Kazaz, Özgecan Kara (Ed.)
rkiye’nin kömür hikâyeleri, İstanbul: Yeşil Düşünce Derneği.
Kazaz, G. (2016) Kömürün izinde – Yeni Çeltek. İçinde: Gözde
Kazaz, Özgecan Kara (Ed.) Türkiye’nin kömür hikâyeleri.
KOS Medya (2016) Çerkezköylüler, “termik santrale hayır” di-
yor. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.kuzeyormanlari.
org/2016/12/12/cerkezkoyluler-termik-santrale-hayir-diyor/.
Pala, K., Turkkan, A., Gercek, H., Osman, E, Aytekin, H.
(2012) Evaluation of Respiratory Functions of Residents Around
the Orhaneli  ermal Power Plant in Turkey. Asia-Pacific Jour-
nal of Public Health 24(1): 48-57.
Pala, K. (2014) Kömürlü Termik Santrallerin Sağlık Etkileri,
Bursa Tabip Odası yayını, Bursa.
Shearer, C., Ghio, N, Myllyvirta, L, Yu, A, Nace, T. (2017)
Yükseliş ve Çöküş 2017, Küresel kömürlü termik santral ka-
pasitesi takip ve izleme, Coalswarm, Sierra Club, Greenpeace.
Erişim Tarihi 10 Nisan 2017, http://endcoal.org/wp-content/up-
loads/2017/03/BoomAndBust_2017_Turkish_Final.pdf.
Sierra Club (2017). Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.
sierraclub.org/
Şahin, Ş. (2015) Gerze’de Termik Santrali Nasıl Yaptırma-
dık! Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://bianet.org/biamag/
toplum/162960-gerze-de-termik-santrali-nasil-yaptirmadik
Yes to Life No to Mining web sayfası (2017) Beyond Coal. Eri-
şim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.yestolifenotomining.org/
campaigns-coal/.
176 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELERDEN ÖRNEKLER
TOPLUM
VEHEKİM
Mayıs - Haziran 2017 Cilt: 32 Sayı: 3
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
Article
Full-text available
The aim of this cross-sectional study was to evaluate the health and respiratory function of residents around the Orhaneli thermal power plant in Turkey. The study was conducted using face-to-face interviews, and respiratory functions were measured with a spirometer. The respiratory functions of 2350 residents, 15 years and older, living in communities near the coal-fired Orhaneli thermal power plant in Turkey were measured. The control group consisted of 469 persons from similar communities without a nearby power plant. The FEV1 (forced expiratory volume after 1 s) and FVC (forced vital capacity) values of the study participants were significantly lower than those of the control group, and residents directly downwind of the plant's smokestack showed greater impairment of respiratory functions compared with residents upwind.
Article
The greatest risk to human health is neither communicable nor non-communicable disease, it is climate change. Saying this, as I and others have started doing at conferences, seems to take a certain courage. We’ve been emboldened by clear statements from WHO’s director general Margaret Chan and from the Lancet (www.thelancet.com/climate-change). But this week, at a meeting hosted by the BMJ in collaboration with an extraordinary alliance of organisations (http://climatechange.bmj.com, doi:10.1136/bmj.d6775), it became clear that we are going to have to get braver still.Let me begin by acknowledging that putting climate change at the top of the list of things to worry about is hard when faced with the daily challenges of clinical care: supporting the family of a suicidal person (doi:10.1136/bmj.d5801), advising a woman with polycystic ovaries about the possible outcomes of a pregnancy (doi:10.1136/bmj.d6309), telling a young person he or she has maturity onset diabetes (doi:10.1136/bmj.d6044), or treating asylum seekers while under pressure not to do so (doi:10.1136/bmj.d6637).But to the top of your list climate change must go. The meeting of over 300 delegates from healthcare, the military, climate science, industry, business, and politics, heard frightening news that none of us want to hear, made more frightening by the measured way it was delivered. As Lord Michael Jay said in his opening remarks, there is no need for hype; the cold hard science is scary enough. Chris Rapley, former director of the Science Museum and head of the British Antarctic Survey, told us that “the science is overwhelming and settled.” His conclusions were unflinching: “Is the planet warming? Yes. Is it us? Yes. Does it matter? Yes. Must we do something about it? Yes.”To prevent catastrophic climate change, global temperatures will need to rise by less than 2°C above pre-industrial levels by 2100. At or above such temperatures, health and military experts painted a picture of economic and social breakdown, with death and disease on a massive scale caused by resource shortages, migration, and conflict (BMJ 2011;342:d1819). Business as usual will raise temperatures by 5°C. Even if all current pledges on carbon emissions are met, we will hit 4.3°C. The consequences of such global temperatures are unsurvivable. A statement released at the meeting calls for governments to aim for a safer, lower rise of 1.5°C by 2100 (doi:10.1136/bmj.d6760). But how on earth to achieve this?Professor Hugh Montgomery of University College London, who instigated the meeting, concluded with stark honesty: “What can we do? I don’t know.” The UK’s Climate and Energy Security Envoy, Rear Admiral Neil Morisetti, agreed that there was no clear answer but that we now need to own the problem and the solutions, both as individuals and at an institutional level. “No more talk of them and us,” he said. The meeting concluded that we must give politicians the ammunition they need if we are to create radically different ways of living, and we must develop better narratives to articulate the health and economic benefits of tackling climate change. An editorial this week takes up the challenge (doi:10.1136/bmj.d6520).To read and sign the statement, go to http://climatechange.bmj.com/statement.NotesCite this as: BMJ 2011;343:d6789FootnotesFollow BMJ Editor Fiona Godlee on Twitter at twitter.com/fgodlee and the BMJ at twitter.com/bmj_latest
Obama'dan termik santrallere kısıtlama planı
  • Bbc Türkçe
BBC Türkçe (2014) Obama'dan termik santrallere kısıtlama planı. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/06/140602_obama_komur_plan.shtml.
  • Açtı Kişi Dava
Kişi Dava Açtı. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://bianet.org/ bianet/toplum/180503-amasra-da-rekor-termik-santrale-karsi2019-kisi-dava-acti.
ÇED'in iptal edildiği tarihi, kurtuluş günü olarak ilan ettiler
  • Birgün
Birgün (2015) ÇED'in iptal edildiği tarihi, kurtuluş günü olarak ilan ettiler. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.birgun.net/ haber-detay/ced-in-iptal-edildigi-tarihi-kurtulus-gunu-olarakilan-ettiler-94846.html.
Bandırma termik projesi başlamadan bitti. Erişim Tarihi
  • Birgün
Birgün (2016) Bandırma termik projesi başlamadan bitti. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, http://www.birgun.net/haber-detay/ bandirma-termik-projesi-baslamadan-bitti-101228.html.
Th e Supreme Court Dims the Lights on Coal Power
  • Bloomberg
Bloomberg (2014) Th e Supreme Court Dims the Lights on Coal Power. Erişim Tarihi 14 Nisan 2017, https://www.bloomberg. com/news/articles/2014-04-29/the-supreme-courts-epa-rulingdims-the-lights-on-coal-power-plants.
Court blocks coal-fired power plant
Chemical & Engineering News (2008). Court blocks coal-fired power plant, 86(27):19.
Beijing to ban coal use by 2020 -Xinhua
  • Climatehome
Climatehome (2014) Beijing to ban coal use by 2020 -Xinhua.