Article

Sosyal bilimlerde nitel araştirma yöntemleri

Authors:
Article

Sosyal bilimlerde nitel araştirma yöntemleri

If you want to read the PDF, try requesting it from the authors.

No full-text available

Request Full-text Paper PDF

To read the full-text of this research,
you can request a copy directly from the authors.

... Katılımcılar arasında sadece bir öğrenci ve velisi birlikte araştırmaya dâhil olmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi (Creswell, 2016;Glesne, 2013;Yıldırım & Şimşek, 2018) kullanılmıştır. Amaca dayalı belirlenen ölçütlerle birlikte örneklemin benzeşik olmaması (Creswell & Clark, 2016) ve kolay ulaşılabilir olması özellikleri göz önünde bulundurulmuştur. ...
... Veri çeşitlemesi iki yönlü yapılmıştır. Görüşmelerde katılımcı çeşitliliği öğrenci, öğretmen ve veliler ile sağlanmıştır (Creswell, 2016;Glesne, 2013;Yıldırım & Şimşek, 2018). Veri kaynaklarında çeşitlilik ise özel yeteneklilerin eğitimi alanında çalışmalar yapan araştırmacıların görüşme notları ve doküman incelemeleri yoluyla sağlanmıştır. ...
... Bu araştırmada 2020 yılı Mart ayı itibariyle ilan edilen salgın süreci ve yaşama etkileri doğrultusunda özel yeteneklilerin durumunun öğrenci, öğretmen ve veli bakış açıları ile ortaya koyulması amaçlanmıştır. Çalışmada özel yeteneklilerin özellikleri ve eğitim gereksinimlerine yönelik veriler elde edilmiş olsa da durum çalışmasının özellikleri nedeniyle araştırmadan elde edilen bulgular ile genelleme yapılmamaktadır (Yıldırım & Şimşek, 2018). Araştırmacılar araştırma verilerini anlamlandırma, yaşamı (akademik ve sosyal) şekillendirme ve gelecek planları bulgularını içeren üç başlık altında değerlendirmiştir. ...
... Being the best suited method for the subject, the descriptive analysis method was applied in the study, and the data were collected using document analysis. The main purpose of this analysis method is to present the findings to the reader in a summarised and interpreted form (Yıldırım & Şimşek, 2003). In the implementation of the method, it is recommended that first a thematic analysis framework be established and the data be organised under this thematic framework. ...
... In the implementation of the method, it is recommended that first a thematic analysis framework be established and the data be organised under this thematic framework. In the next step, the findings are defined, and finally they are interpreted, correlated and explained (Sığrı, 2018;Yıldırım & Şimşek, 2003). ...
... In the second stage, the basic steps of the document analysis technique were followed: Accessing the documents to be examined, checking the authenticity of the documents, understanding the documents, analyzing and using the data obtained (Yıldırım & Şimşek, 2003). For this purpose, first of all, the textbooks that constituted our research objects were selected. ...
Article
Full-text available
This study aims to analyse the media excerpts found in the officially approved textbooks for the social studies course in Turkey from the perspective of the thematic areas included in UNESCO MIL’s [Media and Information Literacy] Curriculum. In the study, the descriptive analysis method was applied and the data were collected using document analysis. In order to determine whether the examined media excerpts contribute to the UNESCO’s MIL Curriculum achievements defined for these thematic areas, 11 research questions were prepared. In the first stage of the study, a checklist was prepared based on an examination of the UNESCO MIL’s Curriculum. In the second stage, the textbooks to be analysed were selected by the convenience sampling method, taking into account the textbook production policy carried out under the authority of the Ministry of National Education. The study, which examined 6 different textbooks approved for the 5th, 6th and 7th grades of secondary school, revealed that although the media excerpts are sufficient in number, they fail to reflect the diversity in the national and/or regional media. Moreover, these media excerpts are utilised primarily for the specific purposes of the course, and, naturally, they do not make a significant contribution to media literacy education. In conclusion, the reviewed media excerpts hardly meet the criteria for the thematic areas upon which UNESCO MIL’s Curriculum is based. Within the context of the findings and conclusions of the study, a set of recommendations has been shared with people and institutions operating in the fields of social studies textbooks and media literacy.
... Eğitim müfettişlerinin yeni hazırlanan eğitim müfettişleri yönetmeliğine yönelik görüşlerinin derinlemesine araştırıldığı bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Nitel çalışmalarda herhangi bir olguya yönelik geliştirilen bütüncül bir anlayış sadece çoklu bakış açılarıyla elde edilebilir (Yıldırım ve Şimşek, 2008).Olgubilim bireylerin bir olguya ilişkin yaşantılarını, algılarını ve bunlara yüklediği anlamları ortaya çıkarmada kullanılmaktadır. Bu desen farkında olduğumuz ancak derinlemesine ve ayrıntılı bir anlayışa sahip olmadığımız olgulara odaklanmaktadır. ...
... Betimsel analiz süreci detaylı analiz gerektirmezken, içerik analizi ele geçen bulguların daha derinlemesine incelenmesini gerektirir. Yine içerik analizinde elde edilen verileri açıklayan kavram ve temalara ulaşılması gerekir (Yıldırım ve Şimşek, 2008). Araştırma bulguları tematik açıdan ele alınarak birbirine benzeyen kavramlar belirlenen temalar çevresinde bir araya getirilerek düzenli hale getirilmiştir (Neuman, 2016). ...
... Nitel araştırmada araştırmacının araştırma sürecini ayrıntılarıyla rapor etmesi ve sonuca ulaşmada nasıl bir yol izlediğini açıklaması çalışmanın geçerlik ve güvenirliği için gereklidir (Yıldırım ve Şimşek, 2008). Bu çalışmanın geçerlik ve güvenirlik boyutları Guba ve Lincoln 'un (1981) ...
... Bu araştırmada okul müdürlerinin okul müdürlüğüne ilişkin yaşantıları belirlenmeye çalışılmıştır. Yıldırım ve Şimşek"in (2006) belirttiği gibi, metaforlar betimleme amacıyla kullanıldıklarında, durum, olay ve olgular olduğu gibi betimlenir, resmedilir, yani metaforlar nitel veri toplama yöntemi olarak kullanıldıklarında betimleme işlevi yerine getirmektedir. Morgan (1998) ise metaforun genel olarak söylemi söylemeye yönelik söz sanatlarından bir olduğunu ve bu düşüncenin zamanla insanın dünyayı kavraması veya görmesi şeklinde algılanmaya başladığını belirtmektedir. ...
... Katılımcıların belirlenmesinde aktif olarak okul müdürlüğü yapmaları ve kolay ulaşılabilir olmaları kriterleri esas alınmıştır. Bu kapsamda araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (Yıldırım ve Şimşek, 2006) Tablo 1 incelendiğinde, okul müdürlerinin çoğunluğunun (n=23) kıdeminin 1-5 yıl arasında olduğu ve genellikle sınıf öğretmenliği (n=28) mezunu oldukları görülmektedir. Okul müdürlerinin belli bir çalışma kıdemine sahip olmalarının araştırmada daha derinlemesine verilerin elde edilmesine katkı sağladığı söylenebilir. ...
... Araştırma verileri içerik analizi yardımıyla değerlendirilmiştir. İçerik analizi, toplanan verilerin derinlemesine analiz edilmesini gerektirir ve önceden belirgin olmayan temaların boyutlarının ortaya çıkarılmasına olanak sağlar (Yıldırım ve Şimşek, 2006). Verilerin analizi aşamasında okul müdürlerinin geçmişte ve bugünkü algılamalarına bağlı olarak okul müdürlüğü ile ilgili üretilen metaforlar araştırmacı ve iki alan uzmanı tarafından incelenmiştir. ...
Article
Full-text available
Bu araştırmanın amacı, geçmişten günümüze okul müdürlerinin "okul müdürlüğü" kavramına ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla belirlemektir. Araştırma 2018-2019 öğretim yılında İstanbul'da görevli 56 okul müdürü ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri açık uçlu sorulardan oluşan yapılandırılmış bir form aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen metaforlar betimsel ve içerik analizi yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmada okul müdürleri geçmişteki okul müdürlüğü kavramına ilişkin 10 farklı kavramsal kategori altında 53 metafor belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, okul müdürlerinin geçmişten günümüze "okul müdürlüğüne" ilişkin metaforik algıları bir bütün olarak ele alındığında, geçmişteki metaforik algılamalar daha olumlu iken, günümüzdeki metaforik algılamaların daha olumsuz olduğu görülmektedir. Okul müdürlerinin değişen görev, rol, sorumluluk ve beklentileri ile sürekli yasal düzenleme değişiklikleri, katılımcıların metaforik algılarını etkilemiş olabilir. Okul müdürlüğü için yasal düzenlemeler yapılması, meslekî standartlar ve yeterlikler geliştirilmesi faydalı olabilir. Okul müdürlüğü eğitim politikaları bağlamında yeniden ele alınmalıdır. Böylece, "okul müdürlüğü" bakış açısı değişebilir.
... Olgubilim yönteminde de araştırmaya katılanların genel geçer kanılarını belirleyebilmek ve katılanların konuya ilişkin oluşturdukları anlamları tanımlayabilmek ve açıklamalarına yer vermek amaçlanmaktadır (Annells, 2006). Ayrıca olgubilim yöntemi anlamına ilişkin detaylı ve ayrıntılı bilgi sahibi olmadığımız olgulara odaklanarak anlamsal olarak tam hâkim olamadığımız, kavrayamadığımız olguları araştırmaya imkân tanıyan bir yöntemdir (Yıldırım ve Şimşek, 2011). ...
... Bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımı kullanılmaktadır. Nitel araştırmalar gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama araçlarının kullanıldığı, gelişen olayların kendi doğası içinde gerçekçi bir şekilde ortaya konulmasına yönelik nitel süreçlerin izlendiği bir araştırma yöntemidir (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Nitel araştırmacılar insanların oluştura geldikleri kavramlarla ve bu kavramların anlamlarıyla ilgilenirler (Merrıam, 2013). ...
... Olgular yaşamımızda olay, deneyim, algı, kavram, deneyim ve durum şeklinde ortaya çıkabilir. Tamamen yabancı olunmayan fakat tam olarak anlamını kavranılmayan olguları araştırmak amacıyla olgubilim deseni kullanılmaktadır (Yıldırım ve Şimşek, 2011;Merriam, 2013;Creswell, 2013). ...
Conference Paper
Full-text available
The primary purpose of the present paper is to report the role of educational technology as an opportunity to integrate technology to support constructivist learning pedagogies into the social studies classroom. The paper provides a general overview of the definition of constructivism, the theoretical basis for introducing educational technology in social studies, the role of technology in a constructivist classroom, and also extensively investigates the factors behind the teachers’ use of constructivist theory and pedagogy as the principles for the integration of technology in social studies, how constructivist approach could lead to change in the nature of the social studies education. The paper presents a brief definition of educational technology, the domains of usage, social constructivism, the relationship between constructivism and social studies education, and then, introduces a constructivist model for employing technology in social studies in term of pedagogical techniques and practices. The present paper adopts the methods of the literature review of theoretical information relevant to the Technology Enhanced Constructivist Learning Approach in Social Studies classroom. The present paper aims to make recommendations for educators in the area of teaching and how to use educational Technology based on pedagogic approaches and principles of constructivist learning theory.
... Patton (2014) stated that the phenomenological approach refers to a way of concentration that requires a methodological, rigorous and in-depth description of how people experience certain phenomena. Yıldırım and Şimşek (2016) also remarked that the phenomenological design constitutes a suitable research ground for studies that aim to investigate the phenomena that we are aware of but cannot fully comprehend. Creswell (2013) stated that in the phenomenological design, answers are sought to questions "What are the perceptions/experiences related to this phenomenon?" ...
... In this framework, the purpose is to reveal the facts that may be hidden in the data. Content analysis gathers similar data within the framework of certain concepts and themes and to interpret it in a way that the reader can understand (Yıldırım & Şimşek, 2016). First of all, the data obtained through voice recording were transcribed. ...
... Two methods are proposed to increase the transferability of qualitative research. The first of these is detailed description and the second is purposive sampling (Erlandson, Haris, Skipper & Allen, 1993: as cited in Yıldırım & Şimşek, 2016). In order to increase the transferability of the current study, detailed descriptions were included, the data collection process, the characteristics of the participants, the criteria by which the participants were selected and how the collected data were analysed were given in detail. ...
Article
Full-text available
Academic writing, which allows scientific research to be shared with other researchers, has an important place in graduate education because individuals at this stage of education gain experience in their fields with their academic writing experiences and are referred to as field experts when their education has been completed. At this point, graduate students' perception of academic writing and their experiences in this process are seen as an important element. The purpose of the current study is to examine graduate students' perceptions of the academic writing process and its problems. To this end, a phenomenological study design was adopted, with a purposive sampling to obtain participants for the study. Nine students who were attending a state university in Turkey volunteered to participate. Using a content analysis approach, perceptions of academic writing and the problems experienced in academic writing were derived from the responses to the interview questions. Results showed that graduate students' perceptions of academic writing fitted into five sub-themes: grammar, process, product, form and content. Problems experienced in academic writing were grouped under five sub-themes: text, mistake, competence, support and place of publication. In light of these findings, suggestions are offered about improving the acquisition of academic writing skills and confidence.
... Bu çalışmada doküman incelemesi yapılmıştır. Doküman incelemesinde çalışılan araştırma problemiyle ilişkili yazılı ve görsel materyaller çalışmaya dahil edilebilir (Yıldırım & Şimşek, 2008). ...
... Toplanan veriler daha derin bir işleme tutulması ve betimsel bir yaklaşımla fark edilmeyen kavram ve temaların keşfedilebilmesi için içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizinde verileri tanımlamak ve verilerin içerisinde saklı olabilecek gerçekleri ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır (Yıldırım & Şimşek, 2008). ...
Conference Paper
Full-text available
Öz Problem Durumu ve Amaç: Eğitimde ölçme ve değerlendirme uygulamaları eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır ve uzaktan eğitimde son derece önemli bir rol oynamaktadır. Ölçme değerlendirme çeşitli teknikler kullanılarak yapılmaktadır. Alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinden öz değerlendirme, öğrenciye süreç içerisinde kendisini değerlendirme, güçlü ve zayıf yönlerini tespit edebilme, yaptığı işe karşı farkındalığını artırma olanağı tanımaktadır. Sağladığı avantajlar göz önüne alındığında geleceğin öğretmenleri olacak olan sınıf öğretmeni adaylarının uzaktan eğitim sürecine yönelik nasıl bir öz değerlendirme yaptıkları ve öz değerlendirme yaparken hangi ölçütleri ele aldıklarını incelemek oldukça önemli görülmektedir. Bu araştırmada "Sınıf öğretmeni adayları uzaktan eğitim sürecinde kendilerini nasıl değerlendirmektedir?" sorusuna cevap aranmaktadır. Yöntem: Bu araştırmada nitel araştırma yönteminden durum deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları Doğu Anadolu Bölgesinde öğrenim görmekte olan 52 sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan veriler daha derin bir işleme tutulması ve temaların keşfedilebilmesi için içerik analizine tabi tutulmuştur. Veri analizinde MAXQDA 2020 programından faydalanılmıştır. Bulgular: Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin öz değerlendirme kategorilerinin ders, ödevler ve öğrencilik olduğu görülmektedir. Öğrencilerin öz değerlendirmelerinde ders kategorisine ilişkin derse katılım ve devam durumuna daha fazla önem verdikleri söylenebilir. Ödev kategorisinde zamanında teslim etme ve ödeve özen göstermenin öğrencilerin genelinde önemli bir ölçüt olduğu saptanmıştır. Öğrencilik kategorisinde kişisel yetersizlikler ve sorumluluk olarak değerlendirme yaptıkları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının öz değerlendirmeleri formları ve kendilerine vermiş oldukları puanlar incelendiğinde olumsuz değerlendirme yapan katılımcı sayısının daha az olduğu, çoğunluğun olumlu değerlendirme yaptıkları belirlenmiştir. İleriye Dönük Araştırma ve Uygulama için Öneriler: Öz değerlendirme hakkında öğretmen adaylarına çeşitli eğitimler verilebilir. Öğretmen adaylarının öz değerlendirmelerinde yer verdikleri ölçütlerin nedenleri üzerine araştırmalar yapılabilir. Öz değerlendirme ile ilgili nitel araştırmaların sayısının arttırılması diğer araştırmacılara önerilebilir. Abstract Purpose: Measurement and evaluation practices in education are an integral part of education and play an extremely important role in distance education. Assessment and evaluation are made using various techniques. Self-assessment, one of the alternative assessment and evaluation techniques, allows students to evaluate themselves in the process, to identify their strengths and weaknesses, and to increase their awareness of their work. Considering the advantages it provides, it is considered very important to examine what kind of self-evaluation the primary school teacher candidates, who will be the teachers of the future, make about the distance education process and what criteria they consider when doing self-evaluation. In this research, "How do primary school teacher candidates evaluate themselves in the distance education process?" search for an answer to the question. Method: In this study, case design from the qualitative research method was used. The participants of this study consisted of 52 senior class teachers studying in the Eastern Anatolia Region. In this study, an interview form was used as a data collection tool. The collected data was subjected to content analysis for deeper processing and discovery of themes. The MAXQDA 2020 program was used in data analysis. Findings: In the distance education process, it is seen that the self-evaluation categories of the students are based on the course, homework and studentship. It can be said that students give more importance to the course participation and attendance status related to the course category in their self-evaluation. In the homework category, it was determined that timely submission and attention to homework were important criteria for students in general. It was determined that they evaluated personal inadequacies and responsibility in the studentship
... The purpose of the content analysis is to combine similar data under certain concepts and themes and organize and interpret them in a way that readers can understand. To serve this fundamental purpose, initially, main categories and sub-categories must be identified and described as units of analysis; subsequently, the contextual units for which the analysis will be run (words, sentences, paragraphs …) must be selected (Balcı, 2009;Yıldırım & Şimşek, 2005). In this study, the analysis category was "Grammar Instruction" while the sub-categories were determined as "State of Utilizing Sense and Induction Methods in Grammar Instruction", "Structure of the Examples Used in Grammar Instruction", and "State of Supporting Grammar Instruction Activities with Comprehension and Expression Skills". ...
... Upon comparison of the analyses, it was found that two coders reached a 100% agreement/consensus. A minimum of 70% agreement is considered necessary among the coders (Yıldırım & Şimşek, 2005). Since the study reached an agreement percentage above this value, it can be stated that the data were analyzed reliably. ...
Article
Full-text available
Teaching grammar topics is a difficult and complex process. This process needs to be structured with functional activities that are appropriate for the objectives of the instruction, be it face-to-face or distance education. This study aims to investigate and evaluate the quality of grammar instruction in the Turkish lessons on the Education Informatics Network (EBA) used by the Ministry of National Education as a distance education tool. For this purpose, the data of the research were obtained through the investigation of 29 Turkish lessons at the elementary school level (5th-8th grades) between the dates 23.03.2020 and 19.06.2020 during which formal education was in a three-month hiatus. In designating these lessons, the criterion sampling technique was used and all lessons that included grammar topics were investigated by taking grammar topics as the criterion. The research used the case study as one of the qualitative research designs. The data obtained after the investigation were analyzed through the content analysis method. In the research, the analysis category was determined to be “Grammar Teaching” while the sub-categories were coded as “The State of Using the Sense and Induction Methods in Grammar Teaching”, “Structure of the Examples Used in Grammar Teaching”, and “The State of Supporting Grammar Teaching Activities with Comprehension and Expression Skills”. It was found that induction and intuition methods that have a vital place in teaching grammar in elementary school Turkish lessons were seldom used. On top of this, it was revealed that grammar was taught in a way far from text-based grammar teaching and was not associated with receptive and productive skills.
... Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan ölçüt örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Ölçüt örneklemede temel anlayış önceden belirlenen ya da araştırmacı tarafından oluşturulan bir dizi ölçütü karşılayan bütün durumların çalışılmasıdır (Yıldırım ve Şimşek, 2021). Bu çalışmanın katılımcılarını belirleme- Kendini Geliştirebilme (iletişim, sınıf yönetimi vb.) G4, G7, G8, G9, G14, G17, G20, G21, G22, G25, G28, G30, G34 13 %13 ...
... İçerik analizi ile elde edilen verilerin güvenirlik çalışması için araştırmacı ve alan uzmanı başka bir araştırmacı tarafından kodlar ve temalar incelenmiştir. ''Görüş birliği sağlanan konular'' ve ''görüş birliği bulunmayan konular''belirlenerek kodlayıcı güvenirliği hesaplamak için Miles ve Huberman'ın formülü kul-Görüş birliğinin sağlanması için bu oranın %70 ve üzeri olması gerekmektedir(Yıldırım ve Şimşek, 2021). Formüle göre kodlayıcılar arası görüş birliği %87 olarak hesaplanmıştır. ...
... İçerik analizi neticesi ile birbirine benzeyen veriler belirli ana ve alt başlıklar altında toplanarak yorumlanmıştır. Elde edilen veriler/bulgular araştırmanın üst ve alt sorularına uygun olarak yorumlanmıştır (Yıldırım ve Şimşek, 2011). ...
... İçerik analizi yöntemi istatistiki verilerin yorumlanarak yeniden düzenlenmesi ile niceliksel verilere ulaşmayı hedefleyen bir yöntemdir (Graneheim ve Lundman, 2004). Bu çalışmada içerik analizinin tercih edilme nedeni verilerin belirli kriterlere göre bir araya getirilmesi ve okuyucunun anlayacağı biçime dönüştürülerek sunulmasıdır (Bauer, 2003;Fraenkel ve Wallen, 2000;Yıldırım ve Şimşek, 2005; Doğan ve Tok, 2018). ...
Article
Örgütsel vatandaşlık davranışı birçok meslek grubunda araştırma konusu olmuş bir örgütsel davranıştır. Bu içerik analizi, sağlık alanında örgütsel vatandaşlık davranışı konu alan bir doktora tezi için alt yapı oluşturmak için planlanmış olup,Türkiye’ de 2000-2020 yılları arasında sağlık sektöründeki örgütsel vatandaşlık davranışı konusunda yapılan tez çalışmalarının ayrıntılı olarak incelenmesi ve uygulayıcılara genel bir analiz sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanına kayıtlı 2000-2020 yılları arasında sağlık alanında yapılan örgütsel vatandaşlık davranışı konulu lisansüstü tezler taranmıştır. Toplamda belirlenen kritere uyan Türkiye’de yapılmış ve erişime açık 49 lisansüstü tez incelenmiştir. Tezlerden toplanan veriler excel programına aktarılarak çözümlemesi yapılmış ve tablolar haline getirilmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen verilere göre sağlık alanında örgütsel vatandaşlık davranışı konusunun en fazla yüksek lisans tezlerinde çalışıldığı (%87,75), konunun 2011-2015 yılları arasında en fazla çalışıldığı tespit edilmiştir. Örgütsel vatandaşlıkla demografik değişkenler, örgütsel adalet, örgütsel güven, psikolojik sermaye kavramlarının en sık ilişkilendirildiği, Podsakoff ve MacKenzie (1990) tarafından geliştirilen ölçeğin sıklıkla tercih edildiği, en çok nicel yöntemlerin tercih edildiği ve geçerlilik analizinin çoğunlukla yapılmamasına rağmen güvenilirlik analizinin çoğu tezde yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Lisansüstü tezlerde analiz yöntemi olarak daha sıklıkla korelasyon, regresyon, t testi ve ANOVA testlerinin kullanıldığı, örneklem grubuna çoğunlukla tüm hastane personelinin dahil edildiği, hemşire grubu ve sağlık çalışanlarının tümünün yine sıklıkla örneklem grubu olarak seçildiği tespit edilmiştir.
... Nitel araştırmaların veri toplama aracı "görüşme" olarak bildirilmektedir. Olgular üzerinden yaşanan deneyimleri ve bunların anlamlarını en iyi ortaya çıkaran yöntemin görüşme olduğu vurgulanmaktadır (Yıldırım & Şimşek, 2005). ...
Article
Full-text available
ZET Çalışma, kronik obstrüktif akciğer hastalarının yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara karşı geliştirdikleri çözüm yollarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, kalitatif araştırma metodolojisine uygun olarak fenomenolojik tasarımda 15 kronik obstrüktif akciğer hastası ile yürütülmüştür. Veriler yarı yapılandırılmış form ile toplanmış, hasta görüşmeleri ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Sosyodemografik veriler sayı ve yüzde ile değerlendirilirken, hasta ifadeleri içerik analizi ile yorumlanmıştır. Buna göre ifadeler kodlanarak üç tema oluşturulmuştur. Hastalığın bireydeki anlamı temasını üzüntü, kabullenmek, düşkünlük, tedirginlik; hastalık sürecinde yaşanan semptomlar temasını nefes darlığı, işlerini yapamama, yürümede güçlük çekme, yorgunluk; semptomlara yönelik çözüm yolları temasını inhaler, buhar ve ilaç tedavisi, aile desteği kodları oluşturmuştur. Hastalığın bireydeki anlamı en fazla üzgünlüktür. Çoğu hasta dispne şikâyeti yaşamaktadır ve bunu çözmek için ilaç kullanımına ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca aile desteğinin de hastalar için son derece önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre; hastaların mevcut durumu, hastalığın anlamı, kişilerin bilgi düzeyleri ve yaşama koşulları sorgulanmalı, hastalara en doğru tedavi ve bakım uygulanmalıdır. ABSTRACT The study was conducted to determine the symptoms faced by chronic obstructive pulmonary patients and the solutions they developed against these symptoms. The study was carried out in phenomenological design in accordance with qualitative research methodology with 15 chronic obstructive pulmonary patients. Data were collected with a semi-structured form, and patient interviews were recorded on a tape recorder. While socio-demographic data were evaluated with numbers and percentages, patient statements were interpreted with content analysis. Accordingly, three themes were created by coding the expressions. The theme of the meaning in the individual of the disease is sadness, acceptance, indulgence, anxiety; the symptoms experienced during the illness process include shortness of breath, inability to do their job, difficulty in walking, fatigue; the theme of solutions for symptoms is inhaler, nebulizer and drug therapy, family support. The meaning in the individual of the disease the most is sadness. Most patients complain of dyspnea and need medication to resolve this. In addition, family support is extremely important for patients. According to these results, the current condition of the patients, the meaning of the disease, the level of knowledge and living conditions of the patients should be questioned, and the most appropriate treatment and care approach should be shown to the patients.
... The titles of "Believability, Transferability, Consistency, Confirmability" in the validity and reliability studies revealed in qualitative studies (Yıldırım & Şimşek, 2013) were also used in this study. ...
Article
Full-text available
The COVID-19 pandemic has affected the whole world, has caused serious problems in many areas. Undoubtedly, one of the most important of these areas is education. Education-teaching processes were continued remotely during the pandemic period, which caused the closure of schools almost all over the world. In this study, it is aimed to examine the views of social studies teachers, who have given lectures with the help of distance education during the pandemic period, about distance education. Phenomenology, which is one of the qualitative research designs, was used in the research. The study group of the research consists of 12 social studies teachers who work in a secondary school affiliated to the Ministry of National Education in the city of Bayburt and have given lessons with the help of distance education. A semi-structured interview form was used as a data collection tool to examine teachers’ views on distance education. The collected data were analyzed with thematic analysis method. The data obtained were shown in themes and the findings were supported by direct quotations from the views received from the participants. As a result of the study, it was demonstrated that the negative thoughts of the social studies teachers about distance education were higher than the positive thoughts, and they also expressed problems such as slow connection, internet infrastructure, low participation in the course and insufficient devices for accessing distance education. In addition, it was concluded that all of the participants agreed that social studies teachers should take in-service training, seminars and courses in order to improve themselves in the distance education process and using technology effectively. In this context, it is recommended to give educational seminars on technology literacy to social studies teacher candidates and teachers.
... Tarama modeli geçmişte var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimleye çalışan araştırma yöntemlerinden biridir. Bu modelde var olan duruma hiçbir şekilde müdahale edilmez; bunun yerine olay, olgu ya da durumlar gözlenir, incelenir ve yorumlanır (Yıldırım ve Şimşek, 2000). ...
... Qualitative data were analyzed by descriptive analysis method. We performed the descriptive analysis in four stages (Yıldırım & Şimşek, 2013). First, we created a framework for descriptive analysis. ...
Article
Full-text available
This research examines teachers' perceptions of gossip in schools. The research employed an explanatory approach of mixed methods. Quantitative data were obtained through the "Organizational Gossip Scale" and qualitative data were obtained through the semi-structured interview form. Quantitative data were collected from 302 teachers selected by simple random sampling method in secondary schools in Turkey. Qualitative data were collected from ten teachers chosen by the maximum variation sampling method. The research first revealed that gossip is a frequently used communication mechanism in schools, although participants have different perceptions of gossip. In addition, the results showed that gossip might be seen as an opportunity in school, given its functions of having information and developing relations. However, in terms of harmful effects such as poor performance and burnout in the qualitative results, gossip will be a threat to the school's stakeholders. Still, it can also be a threat in terms of organizational harm. In conclusion, gossip's significance in informal processes in schools was emphasized. Implications were made to practitioners and researchers that the threat aspect could be turned into an opportunity.
... The purpose of the thematic content analysis is to reach the concepts and relationships that can explain the obtained data. Some of the basic operations in qualitative data analysis are to bring similar data together within the framework of certain concepts and themes and organize and interpret the relevant data in a way that readers can understand (Yıldırım & Şimşek, 2008;Kahyaoğlu & Çetin 2015). A thematic content analysis, which is a qualitative data analysis technique that allows patterns (themes) of a data set to be identified and analysed through a careful process of reading and re-reading the data (Fereday and Muir-Cochrane 2006), was used. ...
... Data were analyzed using content analysis. Content analysis is coding the data, finding the themes, organizing the codes and themes, and defining and interpreting the results to reach relationships and concepts that can explain the data collected for studies in a specific field (Yildirim & Simsek, 2016). ...
Conference Paper
Full-text available
This research aims to present the general situation of scientific publications in the WoS database dealing with wearable technologies in terms of security and privacy from a comprehensive and holistic perspective. A total of 71 publications were reached within the scope of the research by going through various screening processes. Document analysis method was used to collect the data, and content analysis method was used for the analysis. The results of the research show that there has been a steady increase in the number of publications on this subject since 2015. In particular, it has been observed that 86.8% of the publications have been published in the last five years. In addition, it has been revealed that the most publications on the subject are in the fields of "Computer Science", "Engineering", "Telecommunications" and "Science Technology". On the other hand, it has been seen that the concept of Security is used more than the concept of Privacy in the fields of Computer Science, Telecommunications and Engineering. In addition, when the keywords of the publications are mapped, it has been seen that the words "Wearable Technologies", "Security", "Privacy", "Internet of Things", "Authentication" and "Attack" are used more frequently.
... Özellikle web tabanlı, zaman ve mekân sınırlandırılması olmadan sunulan eğitim-öğretim hizmetleri toplumların insan yetiştirmeye ilişkin paradigmalarını değiştirmiştir. Geleneksel öğrenme ortamına ve öğrenme nesnesine bağlı eğitim-öğretim hizmetleri, değişim sürecinin hızlı yaşandığı bilimsel gelişmelerin yeterliklerini yansıtan bireyleri yetiştirmede giderek geri kalmaktadır ve özellikle postpozitivist bilim paradigmasının "gerçekliğin karmaşıklığı, evrenin holografikliği, nesnenin çok boyutluğu ve bilginin karmaşık nedensellik barındırması" (Yıldırım ve Şimşek, 2013) gibi doğaya ve bilime ilişkin yaklaşımları teknolojinin gelişim sürecinde önemli bir ivme kazandırmıştır. ...
... Bu kriterlerden dolayı çalışmanın örneklemi olasılığa dayalı örneklem türlerinden biri olan amaçlı örneklemdir. Bu örneklem tekniğinde temel anlayış önceden belirlenmiş bir dizi ölçütü karşılayan durumların çalışılmasıdır(Yıldırım ve Şimşek, 2011).Tablo 2 de görüldüğü araştırmanın verileri Urfa Viranşehir İlçe Milli EğitimMüdürlüğüne bağlı 9 ortaokulda öğrenim gören 239 öğrenciden toplanmıştır. sonra finansal okuryazarlık anketi ve yapılandırılmış görüşme formu araştırmacı tarafından elden katılımcılara ulaştırılmış ve yine aynı şekilde veriler toplanmıştır. ...
... Nitel araştırmalarda gözlem, görüşme, doküman ve söylev analizi gibi nitel veri toplama tekniklerinin kullanımının yanında, insana ilişkin algı ve olayların, sosyal gerçeklikte ve doğal ortamında derinlemesine incelenmesinin gerçekleştirildiği bütüncül bir yaklaşımdan da yararlanılmaktadır (Hatch, 2002;Merriam ve Grenier, 2019). Nitel araştırmalar daha çok bilginin detayları ve derinliği ile incelenen olguyu en iyi şekilde ifade etmesini konu edinmektedir (Connelly, 2016;Marshall ve Rossman, 2014;Şimşek ve Yıldırım, 2011). Bu çalışmada da nitel araştırma tekniği kullanılarak sukukla ilgili ekonomik veriler, fıkhi görüşler, uygulamalar ve standartlar ele alınarak incelenmiştir. ...
Book
Full-text available
İslami dininin esasları doğrultusunda faaliyette bulunmayı ilke olarak benimseyen işletmelerdeki her türlü uygulama (finans, pazarlama, muhasebe, denetim, üretim, İslam İktisadı, Faizsiz Finans Kurumları, borsa, yatırım vb.) ile ilgili güncel araştırmaları kapsamaktadır.
Article
The aim of this research is to reveal the advantages and disadvantages of being prepared and preparing the students for central exams with distance education according to the perceptions of teachers and students. The research was carried out in the phenomenology (phenomenology) pattern, one of the qualitative research designs. The study groups of the research consisted of 15 teachers working in different types of high schools in the central districts of Kahramanmaraş province in the 2020-2021 academic year and preparing students for the Higher Education Institutions Examinations with distance education and 91 students preparing for the same exam. In the study, semi-structured interview form and open-ended questionnaire form developed by the researchers were used to collect data. Data collection was carried out in 9 different high schools in four months. Content analysis was used to analyze the obtained data. In the research, it has been concluded that preparing students for central exams with distance education provides advantages to the teacher in many respects; eliminating waste of time, providing material diversity, providing equality of opportunity and opportunity, and facilitating the solution of questions. In addition, it has been concluded that preparing students for central exams with distance education offers advantages in terms of leaving more time to prepare for the exam, not interrupting the study, being suitable for individual differences, less stress, being suitable for self-directed learning, providing a comfortable working environment and providing a richness of content. According to the results of the research, it can be ensured that the digital content that students and teachers can use in distance education can be enriched and students can benefit from guidance services more effectively.
Article
Bu çalışmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin oran ve orantı konusuyla ilgili genel ve özel alan bilgilerini incelemektir. Bu doğrultuda çalışma bir özel durum çalışmasıdır. Çalışmanın katılımcılarını 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde görev yapan 90 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada veriler öğretmenlerin genel alan ve özel alan bilgilerini belirlemek amacıyla araştırmacılar tarafından oluşturulan bir form ile yarı-yapılandırılmış mülakatlar yardımıyla toplanmıştır. Form dört açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Soruları oluştururken öğretim programında oran ve orantı konusu ile ilişkili kazanımlar, öğretmenlerin bu konu ile ilgili bilmesi gereken alan bilgileri, alan yazında yer alan kavram yanılgıları, öğrenme zorlukları ve bu konuda yapılan hatalar dikkate alınmıştır. Sorular, pilot çalışma yapılarak ve uzman görüşü alınarak son şeklini almıştır. Form uygulanan öğretmenlerden gönüllü olan 13’ü ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Formda yer alan genel alan bilgilerine yönelik soruların cevapları doğru, yanlış ve boş olarak sınıflandırılmış ve frekans ve yüzde şeklinde verilmiştir. Özel alan bilgilerine yönelik soruların cevapları ortak temalar altında toplanarak analiz edilmiştir. Bulguları desteklemek amacıyla görüşmelerden elde edilen veriler doğrudan alıntılar şeklinde verilmiştir. Elde edilen bulgular öğretmenlerin oran ve orantı konusuna ilişkin genel alan bilgisine (GAB) sahip olmalarına karşın özel alan bilgilerinde (ÖAB) eksikliklerin olduğunu göstermektedir. Özellikle öğretmenlerin oran kavramını tanımlamakta zorlandıkları ve oranla ilgili yaptıkları işlemlerin nedenlerini açıklamakta eksiklerinin olduğu belirlenmiştir.
Article
Bu araştırmada COVID-19 pandemisi nedeniyle uygulanan uzaktan eğitim sürecinde öğretmen ve öğrencilerin etiketleme olgusunu nasıl deneyimlediklerinin derinlemesine anlaşılması amaçlanmıştır. Çalışma, amaca uygun olarak nitel araştırma yöntemlerinden iç içe geçmiş tek durum deseni içinde tasarlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma katılımcıları amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma verileri, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Uşak’ta bulunan bir ortaöğretim kurumunda görev yapan öğretmenler ve öğrenim gören öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Görüşme katılımcılardan izin alınarak kayıt edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiz yolu ile analiz edilmiştir. Her durum öncelikle kendi içinde ayrı ayrı analiz edildikten sonra çapraz durum analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, uzaktan eğitim sürecinde öğretmen, öğrenci ve okul yöneticileri arasında etkileşimin sınırlı olmasına rağmen çeşitli etiketlerin kullanıldığı belirlenmiştir. Öğrenciler ve öğretmenler yapılan etiketlemelerin canlı derslere katılım, mesleki yeterlik ve performans, teknolojik yeterlik, insan ilişkileri ve iletişim gibi etkenlerden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra öğrencilerle yapılan görüşmelerde kişilerin yetenek ve çalışma hevesleri ile yaş etkeni, öğretmenlerle yapılan görüşmeler de ise kişilerin sosyo-ekonomik düzeyinin kişilerin etiketlenmesinde etken olarak belirlenmiştir. Ayrıca yapılan etiketlemelerin kişilerin etiketleri kabul etmesi, süreçten ve kişilerden uzaklaşması, etikete layık olma ve etiketleri ciddiye almama gibi tepkilerle sonuçlandığı ortaya konmuştur. Bu yönüyle araştırma etiketleme olgusunun uzaktan eğitim döneminde yoğun olarak yaşandığını göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre özellikle olumsuz etiketler eğitim öğretim süreçlerini ve okul içindeki ilişkileri olumsuz etkileyebilmekte, öğrencileri eğitim-öğretim süreçlerinden uzaklaştırabilmektedir. Bu nedenle öğrenci, öğretmen ve okul yöneticileri arasında yapılan etiketlemelerin (özellikle olumsuz ) azaltılmasına yönelik farkındalığın oluşturulması önerilmektedir.
Article
This case study investigated the reasons for students dropping out of a university and the experiences associated with the dropout process of individuals who dropped out of the faculty of education in Turkey. We collected data from 10 individuals who dropped out and 8 academic staff members who worked in the same faculty of a state university in the Aegean region in Turkey between 2008 and 2018 using the criterion sampling technique. We collected data using semi-structured interview forms and conducted content analysis. The results revealed that pre-admission factors (I), which are the factors of guidance, personality, system, family, career, and city play decisive roles in the admission process of individuals. These factors can shape their intrinsic and extrinsic motivation before the faculty admission process. After admission, the university processes factors (II) such as psychological condition, academic condition, social condition, organizational situation, appointment factors, military service, family situation, and financial situation are determinant factors on individuals’ intrinsic and extrinsic motivations in their university experience. After the dropout decision, individuals either drop out of the system or change department/university. Findings point out that the reasons for and process of the dropout are interdependent and divergent. Recommendations for future investigations and practices are presented based on our findings.
Article
Full-text available
The biggest and most devastating pandemic of the 21st century began to affect our world, with the Chinese Government reporting that a mysterious respiratory disease of unknown origin was detected in 2019. Education has been one of the areas most affected by this deadly disease, which spread all over the world in a short time. In this process, countries went into lockdown and changed the education model and switched to the “emergency remote teaching” model. Consequently, many students have been deprived of face-to-face education. According to UNESCO data, more than 1 billion students were affected on 13 April 2020 due to the disruption of education due to the pandemic. While face-to-face education is suspended in 7 countries today, approximately 37 million students are affected by this situation. In this research, the opinions of the music teachers working in primary and secondary public schools in Turkey and England during the emergency remote teaching about the process were taken. A sample group was formed with a total of 50 music teachers from Turkey and England. The opinions of the teachers were taken with a Likert-type interview form consisting of 6 sections and 22 questions and open-ended answers. According to these answers, the average duration of a lesson is almost equal in both countries, the lessons are generally taught from the same platforms and devices, the teachers in Turkey have more problems with the internet infrastructure during the process. While teachers’ opinions about the COVID-19 processes were generally negative, it was revealed that they developed themselves in digital literacy after the process. In addition, suggestions were received from the teachers for the development of possible new emergency remote music teaching after the process. It has been seen that teachers working in both countries agree on providing equal opportunities to students. At the same time, one of the most striking suggestions is to keep the online alternative education model always ready. This study is important in order to be better prepared for the new possible emergency distance music education.
Article
Yapay zekanın egemen olmaya başladığı günümüzde çocukların var olan olay, olgu ve durumlarla ilgili kavramlar geliştirirken sorgulaması ve tartışmacı bir tutum sergilemeleri çocukları anlamlı öğrenmeye taşımakta ve bilgilerin kalıcılığının sağlanmasını sağlamaktadır. Bu araştırmaya veri elde etmek amacıyla yapılan çalıştaydı Türkiye’deki eğitim kurumlarında uygulanan çocuklar için felsefe (P4C) program uygulamalarının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya veri elde etmek amacıyla Eğitim kurumlarında “Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Programı” uygulamalarına dönük yapılan çalışmaların belirlenerek ortaya çıkan açık alanlara yönelik stratejiler ile eylem ve faaliyet önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu araştırma durum deseni çalışması olup, örneklem seçiminde çoklu çeşitlilik kullanılmıştır. Araştırma çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye’de uluslararası bir kongreye katılan farklı branşlardan oluşan gönüllü öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler üç gruptan oluşan, her bir grupta yer alan beş katılımcıdan oluşan toplamda on beş öğretmenin görüşleri doğrultusunda gerçekleştirilen çalıştay ile swot analizi ile bilgiler toplanmış ve alınan görüşler doğrultusunda betimsel analizi yöntemiyle çalışılmıştır. Öğretmen görüşlerinden oluşan doğrudan alıntılara yer verilmiştir. Bu araştırma konusu üzerinde öğretmenlerin yeterli düzeyde hizmet içi eğitime katılmamış olmaları, Çocuklar için Felsefe (P4C) uygulama sahası olarak alanda yeni bir yaklaşım ve uygulama çalışması olması bu bağlamda fiziki donanım ve materyal eksikliklerinin ihtiyacı karşılar nitelik ve nicelikte olmayışı, öğrenci ve öğretmenlerin sorgulamacı ve tartışmacı davranış sergilemede kendilerini ifade etmede özgür ve özgüvenli hissetmemiş olmaları yanlış anlaşılma kaygıları bu araştırmada karşılaşılan sorunlar olarak gözümüze çarpmaktadır. Buna karşın öğretmenlerin Çocuklar için felsefe yaklaşımını doğru soru sorma ve analizinin gerçekleştirilmesinin çocukta öz güven, sorgulama, yaratıcılık, eleştirel düşünme, işbirlikli ve özenli düşünme yönlerini desteklemesi nedeniyle öğrencide akademik başarı, öğretmenlerin mesleki gelişimleri açısından olumlu görüş bildirdiklerini, kendilerini geliştirme fırsatını verdiğini ve farklı bakış açısı kazandırdığını ifade etmişlerdir.
Article
Full-text available
The aim of this research is to perform a bibliometric analysis of published academic studies on “bilingualism” in the category of educational research in the Web of Science (WoS) database. Research titles were searched using the keyword “bilingualism” in all WoS data bases on the Web of Knowledge Web page. In order to reach a holistic interpretation, the study was done to cover the 51-year time period between the years 1970-2021 by starting from the oldest date available in the database. As a result of the search, the bibliometric data of the 1975 academic study was used as the data set of the study. The bibliometric analysis was used as the data analysis technique in the study. The research topics and orientations of the academic publications examined within the scope of the study were visually mapped through the keywords in the publications. Within this direction, WordArt online word cloud software was preferred. The social network analysis of the keywords of the 1975 academic study on bilingualism that is one of the bibliometric analysis tools, was visualized by using the VOSviewer (Version 1.6.16) package program. As a result of the analysis done, the year 2020 was the year with the most publications on bilingualism in the WoS database. In the field, mostly English publications were made. Most of the detected publications are of the article type. The California State University System – USA ranks first as the institution in which the authors publish on bilingualism. Most publications on bilingualism were done in the International Journal of Bilingual Education and Bilingualism. The country with the most publications and the country with the most cooperation network is the USA. It has been determined that concepts such as bilingualism, multilingualism, bilingual education, language policy, language switching, dual literacy, identity, language ideologies, second language acquisition, code change and literacy are used in scientific publications. It is thought that the study draws a broad framework for researchers in the field and contributes to the field.
Article
This research addresses Sadri Maksudi Arsal's understanding of liberal nationalism. The method of the study was determined as document analysis. Accordingly, Arsal's political thoughts, his studies on nationalism and studies reflecting liberal nationalism in the literature have been discussed. Data analysis of the research was carried out through content analysis, one of the qualitative research methods. Data analysis was done systematically in a cycle. The steps of this cycle consist of several processes that deal with Arsal and the political aspects of the period in which he lived, that examine the thoughts of the leading figures of Liberal Nationalism, and discuss Arsal's views on the nation and nationalism, examine the concepts that liberal nationalism emphasizes, and finally comparing Arsal's ideas with the leading names of liberal nationalism. As a result of the data analysis, a total of six main headings were determined: Sadri Maksudi Arsal and the Political Structure of his Period, Arsal's Approach to Nation and Nationalism, The Role of the Individual in the Nation, Cosmopolitanism, Federalism and Peace Issue, Minority Issue, Nationalism and Progress.
Article
İletişim alanında yapılan sosyal medya araştırmalarının, özellikle son zamanlarda dikkat çekici bir yoğunluğa sahip olduğu görülmektedir. Bu bağlamda geçmiş çalışmaların sosyal medyayı nasıl ele aldığı sorusu gündeme gelerek çalışmalarda; ağırlık verilen konular, kullanılan yöntemler ve örneklemler gibi çeşitli açılardan değerlendirmelerin yapıldığı araştırmalar gerçekleştirilmektedir. Geçmiş yıllarda yapılmış çalışmaların sistematik bir biçimde incelenmesi, güncel eğilimleri yakalamak ve alanda var olan teorik ve metodolojik boşlukları ortaya koymak adına oldukça önem arz etmektedir. Söz konusu çalışmada, iletişim alanında gerçekleştirilmiş sosyal medyaya yönelik araştırmalar; konu, kapsam ve yöntem bakımından değerlendirilerek mevcut durumun tespit edilmesi ve alandaki boşlukların ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Buna göre araştırma kapsamında, TR Dizin’de 2011-2020 yılları arasında yayımlanan iletişim alanında yapılmış sosyal medya konulu 440 çalışma niceliksel içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, iletişim alanında yapılan sosyal medya araştırmalarının sayıca en fazla 2018 yılında, en az ise 2020 yılında gerçekleştirildiği görülmüştür. Diğer yandan çalışmaların çoğunlukla özgün araştırma makalelerinden oluştuğu ve bunlarda kullanılan yöntemlerin nitel ve nicel araştırma yöntemi ağırlıklı olduğu, karma yöntemin çok fazla kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmaların ise büyük oranda sosyal medya içerikleri üzerinden gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada yapılan tematik değerlendirme kapsamında en çok çalışmanın örgütler özelinde, daha sonra ise sırasıyla sosyal medyanın karakteristiği ve eleştirel konular etrafında ele alındığı görülmüştür. Çalışma, iletişim bilimlerinde güncel sosyal medya araştırmalarının eğilimlerini ortaya çıkararak alandaki tematik ve metodolojik boşlukların giderilmesi ve bu bağlamda gelecek çalışmalar için yol gösterici olması bakımından katkı sağlayacaktır.
Article
Amaç - Rekabet güçlerinin işletmelerin değer zinciri üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu saptamak bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Yöntem - Bu çalışmanın araştırma evrenini TR41 bölgesinde bulunan Bursa'nın İnegöl ilçesinde mobilya sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin sahip ve yöneticileri oluşturmaktadır. Örneklem çerçevesi olarak ise İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) üyesi olan 225 işletme seçilmiştir. Bu araştırma için ulaşılan örneklem büyüklüğü 384’tür. Yüz yüze anket tekniği ile elde edilen verilerin güvenilirlik, korelasyon ve regresyon analizleri SPSS programı kullanılarak test edilmiştir. Bulgular – Araştırma sonucunda, rekabet güçleri boyutlarından mevcut rakipler arası rekabetin gücü, ikame malların tehdidi, tedarikçilerin pazarlık gücü ve müşterilerin pazarlık gücü boyutlarının değer zinciri üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Sonuç – Sektöre giriş bariyerleri yüksek olduğundan, olası rakiplerin sektöre giriş tehdidinin değer zinciri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Article
Hızlı bir gelişimin yaşandığı hayatın ilk üç yılında çocukların gelişimini etkileyen faktörlerden biri çevredir. Çocuğun en yakın çevresinde yer alan ebeveynler, çocuklar ile çok zaman geçirirler. Bu süreçte ebeveynler çocuklarının gelişim özelliklerini öğrenme ve onları bu konuda desteklemede kolay ulaşılabilir olması sebebi ile günümüz teknolojilerini kullanarak çevrimiçi kaynaklardan yararlanmaktadırlar. Çevrimiçi ebeveynlik kaynakları, küçük çocukların ebeveynleri için önemli ve faydalı çocuk gelişimi bilgileri içermektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, 0-36 aylık çocukların gelişimlerini desteklemeye yönelik öneriler ile ilgili çevrimiçi kaynakların incelenmesidir. Araştırma, nitel bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır, ayrıca çevrimiçi bilgi toplama yöntemi kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 66 internet sayfası çalışma materyalini oluşturmuştur. Elde edilen veriler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 0 - 36 Aylık Çocuklar için Eğitim Programı’nda yer alan gelişim alanları ve göstergelerinden oluşturulan kategori ve kodlara göre betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, çevrimiçi ebeveynlik kaynaklarında en fazla “Sosyal - Duygusal Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği, daha sonra sırası ile “Dil Gelişimi”, “Bilişsel Gelişim”, “İnce Motor Gelişim” kategorilerine yönelik önerilere yer verildiği ve en az “Kaba Motor Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği belirlenmiştir. “Kendisi ile oynayan kişiye eşlik etme /oyuna katılma” gelişim göstergesi ile “anlatılan öyküleri dikkatini vererek dinleme” gelişim göstergesi en fazla önerilerin verildiği göstergeler olmuştur.
Article
Based on the observations of professionals who work with addicted individuals, this study aims to reveal the etiological origins of the family effect in the formation and treatment processes of substance addiction in young people, and to understand family experiences in the addiction history better. The research was carried out in accordance with the qualitative research method and the phenomenological approach. In-depth interviews have been conducted with 15 people with different professions working in different institutions with drug addicts. As a result of the data that have been obtained, it has been determined that the family factor has different effects and experiences in each process from the stage that turns into addiction to the stages after addiction. While we see family problems, miscommunication, and traumatic life experiences occur in the pre-addiction process, during the addiction processes family members that become aware of the substance use later, that give behavioral responses like shock-panic-anger-hiding and develop co-dependence become prominent. During the treatment of addiction, the necessity and support of family participation is one of the most important elements for this process to be successful. Families that demand quick and easy solutions during the treatment or that can quickly lose motivation in case of disruption of the existing treatment have been identified. Likewise, it is far more frequent to see the mother participating in the treatment process longer and more actively than the father in a family. As a result, the family factor should be evaluated in its own special conditions at every stage of addiction and should be included in the treatment process. Treatment processes should not be limited only to addicted individuals, and the adaptation of the social environment and especially the families to treatment should be supported.
Article
Full-text available
Teknik çalışmalar çalgı eğitiminin önemli basamaklarından biridir. Çalgı eğitiminde günlük çalışmalar içerisinde teknik çalışmaların mutlaka yer alması gereklidir. Her çalgının özelinde o çalgı için yazılmış bir çok teknik çalışma türleri vardır. Bu teknik çalışmalar genel olarak isimlendirildiğinde; dizi, arpej, akor, çift ses, parmak egzersizleri ve bunların farklı kullanım biçimleri şeklinde literatürde bulunmaktadır. Piyano eğitiminin başlangıç aşamasından itibaren her seviyede teknik çalışmaların kullanımı gerekli ve kaçınılmazdır. Piyano eğitiminde sıklıkla yararlanılan teknik çalışmalar kendi içlerinde öğrencinin bulunduğu teknik seviyedeki ihtiyacına göre çeşitlilikler göstermektedir. Teknik çalışmaların bir sıra düzeni içinde sistemeli bir şekilde çalışılması gerektiği gibi bazı durumlarda ise ihtiyaca yönelik olarak çalışmalar yapılabilmektedir. Bu çalışmada uluslararası kapsamda gerçekleştirilen Londra Müzik Koleji piyano sınavlarının farklı sınıf seviyelerindeki 8 farklı kitabında bulunan teknik çalışmalar üzerine bir inceleme yapılmıştır. Her kitapta çalışma parçaları ve sınav repertuvarı haricinde dizi (parlel, zıt, kromatik, staccato), kırık akor, arpej (temel, dominat 7’li, diminished 7’li) başlıkları altında teknik çalışmaların yer aldığı ayrıca ilerleyen seviyeye uygun olarak teknik çalışmaların da zorluk düzeylerinin giderek ilerlediği ve farklı değişikliklerle sergilenişlerinin daha üst seviyelere çıktığı görülmüştür. Birinci kitaptan sekizinci kitaba kadar her kitapta bulunan teknik çalışmalar ayrı ayrı değerlendirilmeye alınmış ve kitaplar arasındaki yeni gelen teknik çalışma farklılıkları tespit edilmiştir. Aşamalı olarak ilerleyen bir seviye düzenine odaklı olarak tasarlanmış bu sınav kitaplarında bulunan teknik çalışmaların piyano eğitimi için yeterli ve uygun olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çalgı Eğitimi, Teknik Çalışma, Piyano Eğitimi, Piyano Kitapları, Londra Müzik Koleji ABSTRACT Technical studies are one of the important steps of instrument training. In instrument training, it is necessary to include technical studies in daily studies. There are many types of technical works written specifically for each instrument for that instrument. When these technical studies are generally named; series, arpeggios, chords, double voice, finger exercises and their different forms of use are available in the literature in the form of. From the initial stage of piano education, the use of technical studies at all levels is necessary and inevitable. The technical studies that are often used in piano education vary according to the needs of the student at the technical level in which they are located. Technical studies should be studied systematically in a sequential order, and in some cases, studies can be carried out according to the needs. In this study, a review was made on the technical studies found in 8 different books at different grade levels of the London College of Music piano pins performed internationally. In each book and the exam in the repertoire of working parts external array (parlel, antonyms, chromatic, staccato), broken chord, arpeggio (basic, dominate 7, diminished 7) progressive technical studies under the headings in the book and every level takes place in accordance with the technical work and the level of difficulty gradually progressing to the upper levels of the display with different changes have been seen coming and going. The technical studies in each book from the first to the eighth book were evaluated separately and the new differences between the books were Deciphered. It has been concluded that the technical studies contained in these exam books, which are designed with a focus on a progressively progressive level order, are sufficient and suitable for piano education. Keywords: Instrument Education, Technical Work, Piano Education, Piano Books, London College of Music
Article
Full-text available
Disiplinlerarasılık bir konu, kavram veya temaya iki ya da daha çok disipline ait bilgilerle bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmadır. Disiplinlerarası yaklaşım eğitim öğretim sürecinin önemli bir parçasıdır. Öğrencilerin karşılaştıkları problemlerin çözümünde farklı yollara başvurması için disiplinlerarası bilgiyi kullanması gerekir. Türkçe dersi disiplinlerarası yaklaşımın aktif olarak kullanılabileceği bir disiplindir. Bunda Türkçe dersinin temalara göre metin temelli olarak işlenmesi önemli bir etkendir. Bu çalışmanın amacı Türkçe öğretmenlerinin disiplinlerarası yaklaşıma bakışını ve Türkçe dersi metin işleme sürecinde disiplinlerarasılıktan faydalanma durumunu öğretmen görüşlerine göre ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi çerçevesinde fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yoluyla belirlenen on dört Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış ve içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe derslerinin disiplinlerarası yaklaşımı kullanmak için uygun olduğu, Türkçe derslerinde disiplinlerarası ilişkiden faydalanıldığı, disiplinlerarası yaklaşımdan faydalanmanın öğrencilere birtakım katkılar sunduğu ve Türkçe ders kitaplarının disiplinlerarası yaklaşıma uygunluğu noktasında farklı görüşlerin olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılım gösteren öğretmenlerin görüşlerinden yola çıkılarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: disiplinlerarasılık, Türkçe dersi, nitel araştırma, fenomenoloji 1 Doktora öğrencisi, ERÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkçe Eğitimi,
Article
The aim of this study is to determine the perceptions of teachers on their competency and to find out the relationship between their perceptions of competency and burnout. Additionally, this research is a descriptive survey model. The sample of this study consists of 201 teachers who work in multi-grade classes in both Kars city center and counties of Kars city. In addition; “Personal Information Form”, “Teacher Competency Perception Questionnaire” and “Maslach Burnout Inventory – Educator Form” has been used in this research. For the obtained data from Teacher Competency Perception Questionnaire, arithmetic mean with f and % has been used as well as standard deviation. Moreover, Pearson Moment Correlation Analysis has been used to analyze whether there is a statistic relation between the perceptions of teachers on their competency and their burnout. As a result of the data obtained from this research, it has been deduced that teachers of multi-grade classes perceive themselves as competent in all sub-dimensions of teacher competency. Besides, a negative correlation has been found between the emotional exhaustion which is one of the sub-dimensions of burnout perceptions of teachers of multi-grade classes and depersonalization and some other sub-dimensions of professional competence; however, it has been found that there is a positive correlation between the personal success sub-dimension and some sub-dimensions of professional competence.
Article
Covid-19 salgını pek çok alanda zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Bu alanlardan biri ilkokullardır. Bu çalışmada, ilkokullarda salgın sonrası neler yapılabileceğiyle ilgili veli, sınıf öğretmeni ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle tasarlanmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla Zoom üzerinden görüşme yapılarak elde edilmiş, içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, sorumluluklar ve düzenlemeler olmak üzere iki temaya ayrılmaktadır. Paydaşların en fazla sorumluluk yükledikleri kurum, devlettir. Alt yapı ve teknik donanımla her çocuğun öncelikle derslere ulaşımının sağlanması gerektiği düşünülmektedir. İlkokul öğrencilerinin evden derse katılımlarında ikinci rolü velilerin oynadığı belirtilmektedir. Düzenlemeler alt temasında; salgın sonrası öğretimin yeniden planlanması konusunda tüm paydaşlar hem fikirdir. Dijital yetkinlik, ders tasarımları, disiplinler arası yaklaşımlar öğretimin planlanması içinde yer almaktadır. Özellikle sınıf öğretmeni ve akademisyenler, öğretmen eğitiminin tekno-pedagojik unsurlarla desteklenerek tüm öğretmenlere verilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar.
Article
Günümüz çay tüketicilerinin bilinçli ve seçici olmasından dolayı çay fabrikaları, yaş çay alımından paketlemeye kadar geçen süreçte belirli standartlar dahilinde kalite, hijyen ve gıda güvenliğini daha da ön plana çıkarmaktadırlar. Bu süreçte çay fabrikalarının kalite ve hijyen sorumlularına önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmada ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemine sahip Trabzon, Giresun ve Rize’de bulunan çay fabrikalarına yönelik, ISO standartlarının uygulanabilirliği analiz edilmiştir. Nitel araştırma desenine sahip bu çalışmada, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesi olan üç fabrikanın kalite ve hijyen sorumluları ile yarı-yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, işletmelerin gıda güvenliği konusunda bazı problemlerinin olduğu, bu problemlerin çözümü için işletme sahiplerinin öncelikle ISO 22000’in yararlı olduğunun bilincinde olması gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca katılım sağlayan işletmelerin ISO 22000 standartlarının uygulama aşamalarında karşılaştığı bazı sorunlar ortaya çıkarılmış ve sistem için gereken kaynakların sağlanması ve eğitim, personel, üretim alanı, depoların yönetimi için ihtiyaç duyulan yapı kurulması ile ISO 22000 sistemlerinin çay fabrikalarında uygulanabilir ve faydalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Article
Working in a classroom with children who have grown up in different living conditions and have different cultural codes and experiences brings along various experiences (opportunities or difficulties) for teachers. It is known that the difficulties faced by teachers who have refugee children in their classrooms are relatively higher than their colleagues. Since the refugees who have been seeking refuge in Turkey usually prefer to settle in border provinces, it has become a necessity to understand the experiences of teachers working in this region. Therefore, this research aims to examine the experiences of preschool teachers who have refugee children in their classrooms in the context of multiculturalism. The study was prepared in a phenomenological research design, which is one of the qualitative research methods, and a semi-structured interview form prepared by the researcher was used as a data collection tool. The study group of the research is 17 preschool teachers who work in Gaziantep and have refugee children in their class. Content analysis was used in data analysis and the results were interpreted. Results revealed that experiences of the participant teachers were gathered under the headings of adaptation, communication, educational situation and needs-problem clusters. Overall, all the teachers who participated in the study had difficulties in the adaptation period of the refugee children, could not communicate with themselves and experienced inadequacy.
Article
Bu araştırmanın amacı, 2013 ve 2018 ortaöğretim kimya dersi öğretim programlarını programın temel ögeleri açısından incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırmayöntemlerinden biri olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın analizi “genel amaçlar”, “üniteler”, “önerilen konu başlıkları”, “kazanım sayıları”, “ders saatleri”,“öğrenme-öğretme süreçleri”, “ölçme ve değerlendirme” bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın sonucunda 2013 Kimya Dersi Öğretim Programı’nda 9 ve 10. sınıfların“temel düzey”, 11 ve 12. sınıfların “ileri düzey” olarak belirlendiği ve her iki düzeye yönelik genel amaçların programda yer aldığı görülmüştür. 2018 öğretim programında ise13 genel amacın programda yer aldığı belirlenmiştir. 2013 öğretim programında dört yıl boyunca toplam 155 kazanım ifadesi yer alırken, 2018 öğretim programında 127 kazanımifadesi yer almaktadır. Dört yıl boyunca 2013 öğretim programında toplam 18 ünitede 90 konu başlığı önerilirken, 2018 öğretim programında 19 ünitede 77 konu başlığıönerilmiştir. Hem 2013 hem de 2018 kimya dersi öğretim programlarında programın uygulanmasına ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir.
Article
Full-text available
The rapid increase in information and technology tools is changing the way of doing businesses in this modern era. As with other functions of the management, there is also a change in the function of human resource management. The aim of this study is to propose a human resource management model in hotel businesses. This study consists of three main titles. To begin with, there are factors that necessitate the transformation in human resource management in hotel businesses. These factors include information technologies, change in business process, high-speed management, development of network organizations, learning organization studies and globalization. In addition to, the basic functions of human resource management are explained. Moreover, in conclusion, the positive results of effective human resource management in hotel businesses are described. In this study, the document analysis method, which is one of the qualitative research methods, was preferred. A theoretical model drawn by using literature is proposed for this study. This theoretical model presents the inputs and outputs of the management process in hotel businesses. Özet Teknoloji ve bilişim araçlarının her geçen gün artması iş yapma yöntemlerini değiştirmektedir. Yönetimin diğer fonksiyonları gibi insan kaynakları yönetimi departmanında da değişim yaşanmaktadır. Bu çalışma otel işletmelerinde insan kaynakları yönetimi için bir model önerisi sunmayı amaçlamıştır. Çalışma üç temel başlıktan oluşmaktadır. Bunlardan birincisi; otel işletmelerinde insan kaynakları yönetiminde dönüşümü gerekli kılan faktörlerdir. Bu faktörler bilgi teknolojileri, iş süreçlerinde değişim, yüksek hızlı yönetim, ağ organizasyonlarının gelişimi, öğrenen organizasyon çalışmaları ve küreselleşmedir. İkinci temel başlık kapsamında insan kaynakları yönetiminin temel fonksiyonları anlatılmaktadır. Üçüncü ve son başlıkta ise otel işletmelerinde etkili HRM yönetiminin olumlu sonuçları açıklanmaktadır. Bu çalışmada araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerin biri olan doküman incelemesi yöntemi tercih edilmiştir. Bu çalışmada literatür kullanılarak teorik bir model önerilmiştir. Bu teorik model, otel işletmelerinde yönetim sürecinin girdi ve çıktılarını sunmaktadır.
Article
Yazma becerilerini eğlenceli hale getirerek öğrencilerin kendilerini ifade gücünü artırmalarını sağlamak amacıyla yaratıcı yazma çalışmalarından yararlanılır. Bu araştırmanın amacı 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma ürünlerinin bazı değişkenlere göre değerlendirilmesi ve öğrenciler tarafından oluşturulan öykülerin içeriklerinin incelenmesidir. Çalışmada karma yönteme başvurulmuştur. Araştırma Denizli merkezde 4. sınıf öğrencileri (n=90) ile gerçekleştirilmiştir. Okullar “Maksimum çeşitlilik örnekleme” yöntemine uygun bir şekilde belirlenmiştir. Araştırma verilerinin elde edilmesinde “yaratıcı yazma konusu” ve Kasap (2019) tarafından geliştirilen “Yaratıcı Yazma Ürünlerini Değerlendirme Ölçeğinden (YARYÜDÖ)” yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazmaya yönelik becerileri “cinsiyet, her gün düzenli yazıp yazmama, kitap yazmayı düşünme, her gün yazmak için ayrılan süre, yazma konusunu belirleme yolu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. En sık tekrar eden kodun “mutluluk” olduğu görülmektedir. En az tekrar edenler ise “özlem ve emeğe saygı” kodlarıdır.
Article
22019 yılının son aylarında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19’un zamanla bütün dünyaya yayılması sonucu tüm ülkelerde yüz yüze eğitime ara verilerek çevrimiçi (online) olarak TV, bilgisayar, tablet vb. araçlarla eğitime devam edilmiştir. Bu çalışmada Covid-19 salgının yaygınlaştırdığı çevrimiçi eğitimin yansımaları üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda fen bilimleri eğitimi alanında öğrencilerin hangi dijital materyalleri kullandıkları, bunları ne sıklıkla kullandıkları ve dijital materyal kullanımının ne düzeyde verimli olduğu araştırılmıştır. Çalışma, Afyonkarahisar ilinde 8. sınıfa kayıtlı 20 ortaokul öğrencisi ile yürütülmüştür. Öğrencilere çevrimiçi eğitim sürecinde faydalandıkları dijital materyallerin belirlenmesi için 5 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Salgın dönemi devam ettiği için açık uçlu sorular öğrencilere “Google Forms” web sitesi üzerinden çevrimiçi olarak yöneltilmiştir. Çalışmanın verileri “Google Drive” üzerinde toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi, nitel veri analizi yöntemlerinden biri olan içerik analiz yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın ortaya çıkan sonuçları doğrultusunda, öğrenciler daha önce çok az kullandıkları dijital materyalleri salgın döneminde sıklıkla kullandıklarını belirtmişlerdir. Aynı zamanda dijital materyaller kullanarak fen bilimleri konularını işlemenin, konuları kavramayı daha da kolaylaştırdığını belirten öğrenci görüşlerine de ulaşılmıştır. Bu bulguların yanında, salgın sürecindeki yeni eğitim düzenine adapte olma ve etkili öğrenme durumlarına ilişkin birtakım zorlukların ortaya çıktığı da tespit edilmiştir.
Article
Parallel to the fact that productive women started to be heard in the face of both individual and gender-related problems, social studies on women have also started to intensify. It is possible to see the reflections of this in cultural studies -especially- dealing with gender and the theme of women in different disciplines from folklore to sociology, from psychology to musicology. In the field of music, which is the auditory dimension of culture, it is seen that the studies related to women have started to increase. In addition to popular music, folk songs, which are the verbal and auditory reflection of the culture, draw attention in this context. Folk songs, a cultural heritage that carries the social life and the perspective of events from the past to the present, are important data sources that enable us to obtain information about the essence of society based on the themes and motifs in their words. In this study, based on these valuable resources, an answer is sought in the sample of Erzurum folk songs to the question of how the perspective of women is from the past to the present. In this context, using the content analysis method, 308 folk songs of Erzurum region were examined in detail, and 167 folk songs containing a woman theme in their lyrics were determined. Of these folk songs, 153 of which are “rhythmic melody” and 14 of which are “free-rhythmic melody”; It has been distributed according to the features of maqam, method and dialect. The folk songs were examined in terms of symbols related to women, forms of address, roles deemed appropriate for women, and in the light of all the data, the position of the woman in the social structure of the region and her perspective on women were interpreted in the form of tables and graphs.
Conference Paper
Full-text available
VI. Uluslararası Türklerin Dünyası Sosyal Bilimler Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı
ResearchGate has not been able to resolve any references for this publication.