Conference PaperPDF Available

urfa ulu camii

Authors:

Figures

No caption available
… 
No caption available
… 
No caption available
… 
No caption available
… 
No caption available
… 
Content may be subject to copyright.
URFA ULU CAMĠĠ
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güler
I.GĠRĠġ
Urfa Ulu Camii, eski şehir merkezinde, Camii Kebir mahallesinde bulunmaktadır. 12.
yüzyılın üçüncü çeyreğine tarihlendirilebilen ulu cami, harim, son cemaat mahalli ve büyük
ve geniş bir avludan oluşmaktadır. Urfa Ulu Cami’nin doğu tarafında, camiye bitişik olarak,
Eyyubi Medresesi yer almaktadır (Çiz.1).
II. YAPININ KĠTABELERĠ
Yapıda inşa, bani ve imza kitabeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle de yapının inşa tarihini
kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Ancak yapıda tamir kitabeleri ile camiye bitişik
durumdaki Eyyubi Medresesi’nin inşa kitabesi bulunmaktadır.
II.1. Tamir Kitabeleri
Batı cephesindeki avlu kapısı ile son cemaat mahallinin güney duvarının ortasındaki ve doğu
köşesindeki giriş kapılarının üzerinde, birer adet tamir kitabesi bulunmaktadır.
Batı cephesinde, avlu giriş kapısı üzerinde yer alan, H.1096/M.1684 tarihli Osmanlıca
kitabede (Fot. 22 );
“Bu caminin duvarlarının harap olduğunu görünce, hemen o anda kıble duvarına destek
vuruldu. Bütün camiyi bu desteklerle kuvvetlendirdi. Hak Teâlâ O’nun hayratını kabul
etsin. İki rakam ilave etmek suretiyle tarihi söylenildi. Mimarına bol bol ihsan versin. Bu
camiyi yeniden tamir ve imar eden Adil Ali Paşa’yı Firdevs cenneti ile ebedi
mükâfatlandırsın. Sene 1096” yazılıdır (Karakaş, 2001, s.139).
Son cemaat mahallinin güney duvarının, doğu köşesindeki giriş kapısı üzerinde bulunan
H.1194/M.1780 tarihli Arapça kitabede (Fot. 18);
“Bu büyük camii, Ulucamii, Allah’ın rahmeti ve nuruna muhtaç olduğu zamanda, hayr ve
hasanat sahibi ve a’yan Hacı Firuz Bey, yeni baştan tamir etmiştir. Allah hayrını ondan
kabul buyursun. Senesi 1194 dür” yazılıdır (Karakaş, 2001, s.141).
Harran Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğretim üyesi.
Son cemaat mahallinin, güney duvarının ortasındaki kapı üzerinde, birçok yeri kırılmış olan
Osmanlıca kitabede ise yapının, H.1193 (M.1799) tarihinde, tamir edildiği belirtilmektedir
(Karakaş, 2001) (Fot. 17).
II.2. Diğer Kitabeler
Son cemaat mahallinin güney duvarında, orta kapının sol tarafındaki duvar yüzeyinde bulunan
kitabe, Urfa Evkaf Müdürü Mustafa Efendi tarafından H.1287 (M.1870) tarihinde, avluda
yaptırılan bir çeşmeye aittir (Karakaş, 1986). Ayrıca avlunun doğu tarafında, medresenin giriş
kapısı üzerindeki kitabede, Nakibzade Usameddin İbrahim Efendi’nin, medreseyi H.1196
(M.1781) tarihinde yeniden inşa ettirdiği yazılıdır (Karakaş, 2001) (Fot. 30).
II.3. Eyyubi Medresesi’nin ĠnĢa Kitabesi
Ulu caminin inşa tarihini belirlemekte kullanabileceğimiz tek kitabe, yapıya bitişik durumdaki
Eyyubi Medresesi’nin kuzey duvarında bulunan inşa kitabesidir.
Medresenin inşa kitabesinde, bu medresenin yapımını H.587 (M.1191) yılında, Salahaddin
Eyyubi devrinde, Salahaddin Eyyubi’nin kardeşinin oğlu, Şahan oğlu Ömer emretti, O’da
tamamlanmasını oğlu, Murabıd Mansur Nasuddin Muhammed’e emretti, yazılıdır (Gabriel,
1940).
III. YAPININ MĠMARĠ OLARAK ĠNCELENMESĠ
Urfa Ulu Camii, enine dikdörtgen şeklindeki bir harim ile harimin kuzeyindeki, son cemaat
mahallinden ve avludan oluşmaktadır (Çiz.)1. Ayrıca yapının güneydoğu tarafında ve yapıya
bitişik durumda, Eyyubi Medresesi bulunmaktadır (Fot. 10, 27).
III.1. Harim
Harim, mihraba paralel (enine) üç sahın ile mihrap önü biriminden oluşmaktadır (Çiz.1).
Enine Ġlk Sahın: Sahın, güneyden harim duvarı ve duvara bitişik on üç adet ayakla, kuzeyden
ise birer adeti doğu ve batı duvarlarına bitişik, on dört adet kareye yakın dikdörtgen ayakla
sınırlanmaktadır (Fot. 4).
Sahnı sınırlayan ayakların birbirlerine haç tonozlarla bağlanmasıyla, sahın üzerinde, doğu
köşesindeki son birim ile mihrap önü hariç, birbirlerine eşit onbir adet birim oluşturmaktadır.
Sahnın doğu köşesindeki son birim ise güneyden harim duvarı ile bu duvara bitişik batı
köşesindeki bir ayakla, kuzeyden biri doğu duvarına bitişik iki adet ayakla
1
sınırlanmaktadır
2
.
Sahın üzerinde oluşan on üç birimlerden, doğu köşesindeki son birim doğu-batı
istikametindeki bir beşik tonozla, mihrap önü kubbeyle, geri kalan on bir adet birim ise haç
tonozlarla örtülüdür.
Sahnın güney duvarında, mihrap önü ile doğu ve batı köşelerindeki ikişer birim
3
hariç, her
birim hizasında altlı üstlü birer pencere bulunmaktadır. Pencerelerden alt sıradakiler, basık
kemerli ve büyük, üst sıradakiler küçük dikdörtgen pencereler şeklindedir. Sahnın doğu
duvarında, tonoz hizasında bir adet mazgal pencere, alt tarafta ise iki adet dikdörtgen pencere
bulunmaktadır. Sahnın batı duvarında, altta basık kemerli ve büyük bir pencere, üstte de
küçük dikdörtgen bir pencere yer almaktadır.
Mihrap Önü(Kubbesi): Enine ilk sahnın ortasında yer alan mihrap önü, adeta sahnı
oluşturan birimlerden birinin, kubbeyle örtülmesinden meydana gelmektedir (Fot. 1).
Mihrap önü, güneyden harim duvarı ve bu duvara bitişik iki ayakla, kuzeyde ise iki adet
kareye yakın dikdörtgen ayakla sınırlanmaktadır.
Ayakların, birbirlerine kemerlerle bağlanmasıyla oluşan kare alt kısımdan, üstteki sekizgen
kasnağa köşelerdeki tromplarla geçilmektedir (Fot. 2). Sekizgen kasnağın üst kısmında, yatay
olarak bir sıra mukarnas bulunmaktadır. Mukarnas sırasının üzerine ise kubbe oturmaktadır
(Çiz.2) (Fot. 3). Ayrıca kasnakta, her yönde birer adet sivri kemerli pencere bulunmaktadır.
Mihrap önü biriminin güney duvarının ortasında yer alan mihrap ise yarım daire bir mihrap
nişi ile üzerindeki kavsaradan oluşmaktadır.
Enine Ġkinci Sahın: Sahın güney ve kuzeyden, birer adeti doğu ve batı duvarına bitişik, on
dörder adet ayakla sınırlanmaktadır (Fot. 5,6). Sahnın üst örtülerini oluşturan haç tonozların,
aynı zamanda ayakları da birbirlerine bağlamasıyla, sahın üzerinde haç tonozlarla
4
örtülü on
üç adet birim oluşmaktadır.
Sahnın doğu duvarında iki adet küçük mazgal pencere, batı duvarında altta basık kemerli bir
pencere ile üstte küçük dikdörtgen bir pencere bulunmaktadır.
1
Bu ayaklar, birbirlerine basık bir kemerle bağlanmaktadır.
2
Ayrıca batı kenarındaki iki ayak, birbirlerine sivri bir kemerle bağlanmaktadır.
3
Güney duvarının doğu köşesindeki iki birimden, köşedeki son birimin güney duvarında pencere bulunmamakta,
ikinci birimde, üstte bir adet mazgal pencere, alt tarafta ise ikinci bir mihrap bulunmaktadır. Batı köşesindeki iki
birimden, köşedeki ilk birimde, altta basık kemerli büyük pencere, ikinci birimde üstte büyük, dikdörtgen bir
pencere, alt tarafta ise üçüncü bir mihrap yer almaktadır.
4
Ayrıca sonradan bozulduğu anlaşılan, doğu köşesindeki son birimin tonozunun doğu tarafı, beşik tonoz
şeklindedir.
Üçüncü Sahın: Sahın güney tarafından, birer adeti doğu ve batı duvarlarına bitişik on dört
adet ayakla sınırlanmaktadır (Fot. 7). Kuzey tarafından ise harimin kuzey duvarı ile bu duvara
bitişik on üç adet ayakla sınırlanmaktadır. Ancak kuzey duvarına bitişik ayaklardan, batı
tarafından ikinci ve dördüncü sıradaki ayaklar, ikişer adet kırmızı mermer sütundan
oluşmaktadır.
Sahnın üst örtülerini oluşturan haç tonozların, aynı zamanda ayakları da birbirlerine
bağlamasıyla, sahın üzerinde haç tonozlarla örtülü on üç adet birim oluşmaktadır
5
.
Sahnın kuzey duvarında, mihrap ekseni hizasındaki orta giriş kapısının her iki yanında, ikişer
adet daha giriş kapısı bulunmaktadır
6
. Ortadaki kapının iki yanında bulunan bu kapılar, birer
birim arayla sıralanmaktadır.
Sahnın kuzey duvarında bulunan pencereler son derece düzensizdir
7
. Sahnın batı duvarında
ise altta basık kemerli bir pencere ile üstte küçük dikdörtgen bir pencere yer almaktadır.
III.2. Son Cemaat Mahalli
Harimin kuzeyinde, doğu-batı istikametinde bir sıra revaktan oluşan son cemaat mahalli,
güneyden harim duvarı, kuzeyden ise on adet dikdörtgen ayakla sınırlanmaktadır (Çiz.1) (Fot.
8,9,11). Ayakların, birbirlerine sivri kemerlerle ve harim duvarına da haç tonozlarla
bağlanmasıyla, son cemaat mahalli üzerinde, on bir adet birim oluşmaktadır
8
. Son cemaat
mahallinin üzeri ise haç tonozlarla örtülüdür (Fot. 9).
Son cemaat mahallinden harime, biri ortada mihrap ekseni hizasında, diğerleri de her iki
yanlarda olmak üzere, toplam beş adet giriş kapısı açılmaktadır.
Son cemaat mahallinin güney duvarındaki giriş kapıların üzerinde, ortadaki kapının üzerinde
daha büyük olmak üzere, birer adet dikdörtgen pencere yer almaktadır. Güney duvarının,
doğu tarafındaki iki kapı arasındaki duvar yüzeyinde, altta basık kemerli, üstte ise küçük
dikdörtgen bir pencere bulunmaktadır. Ayrıca, orta kapı ile orta kapının doğu tarafındaki ilk
kapı arasındaki duvar yüzeyinde, üstte küçük dikdörtgen bir pencere yer almaktadır. Son
5
Ayrıca sonradan bozulduğu anlaşılan, doğu köşesindeki son birimin tonozunun doğu tarafı, kuzey-güney
doğrultusunda bir beşik tonoz şeklindedir.
6
Sahnın batı köşesindeki son birimde, sonradan kapatıldığı anlaşılan bir kapı yeri daha bulunmaktadır (Fot. 23).
7
Kuzey duvarındaki kapıların üzerinde, ortadaki kapının üzerinde daha büyük olmak üzere, birer adet
dikdörtgen pencere yer almaktadır. Duvarın doğu tarafındaki, köşedeki ilk birimde ve dördüncü birimde, altta
basık kemerli ve büyük, üstte küçük dikdörtgen bir pencere, ikinci birimde ve altıncı birimde ise üstte birer
küçük dikdörtgen pencere bulunmaktadır.
8
Aslında on beş birimden oluşan son cemaat mahallinin, doğu köşesindeki ilk iki birim ile batı köşesindeki
ikinci birim kapatılarak odaya dönüştürülmüş, batı köşesindeki ilk birime de avlunun batı kapısı açılmaktadır.
cemaat mahallinin güney duvarında, orta kapının batı tarafındaki duvar yüzeyinde, bir de
mihrabiye bulunmaktadır.
Son cemaat mahallinin kuzey tarafındaki on adet ayağın birbirlerine doğu-batı istikametindeki
kemerlerle bağlanmasıyla, son cemaat mahallinin güney cephesi, on bir kemer gözünden
oluşan bir revak görünümündedir.
III.3. Avlu
Son cemaat mahallinin kuzey tarafında, oldukça geniş bir avlu bulunmaktadır (Çiz.1) (Fot.
10). Ancak avlu, etraftaki diğer yapılarla çevrelenmektedir.
Avlunun doğu, batı ve kuzeyinde birer adet giriş kapısı bulunmaktadır. Ayrıca avlunun doğu
tarafında medreseye açılan bir giriş kapısı daha bulunmaktadır.
Avlu duvarının kuzeybatı köşesinde, duvar yüzeylerinde, oldukça iri kesme taşlarla yapılmış,
kapı ve pencere boşlukları ile bazı kemerler bulunmaktadır
9
. Avlunun kuzeybatı tarafında,
caminin haziresi
10
, hazirenin ön tarafında (doğusunda) ise bir namazgâh yer almaktadır
(Çiz.1) (Fot. 12).
Avlunun kuzeydoğu köşesinde, üzerinde saat kulesi de bulunan, sekizgen gövdeli minare (çan
kulesi) yer almaktadır (Çiz.1) (Fot. 24). Ayrıca avlu içerisinde, bir güneş saati ile eski bir
yapıdan kaldığı anlaşılan, bazı serbest sütun başlıkları ve sütunlar bulunmaktadır.
III.4. Cepheler
Ulu caminin etrafı diğer binalarla çevrili olduğundan, yapının sadece güney ve batı cepheleri
görülebilmektedir.
Kuzey Cephesi: Etraftaki diğer binalarla çevrelenmiş olan cephenin, sadece ortasında yer
alan avlu giriş kapısı görülebilmektedir (Fot. 19). Koridor şeklinde, dar ve uzun bir alana
açılan giriş kapısının, bugün sadece silmelerle kademelendirilmiş yarım daire kemeri ile sağ
tarafında, kemerin oturduğu bir başlık mevcuttur.
Doğu Cephesi: Cephenin harim hizasında, yapıya bitişik durumdaki Eyyubi Medresesi
bulunmaktadır (Fot. 27,29). Avlu tarafında ise cephe, etraftaki diğer binalarla (evlerle)
çevrelenmektedir.
9
Bu duvarlar, yapının yerindeki eski bir yapıya (Kızıl Kiliseye) ait olmalıdır (Fot. 13).
10
Urfa Ulu Camii Haziresinde, bir türbe ile 127 adet mezar bulunmaktadır. Büyük bir kısmı 19.ve 20.yy’a
tarihlenen mezar ve mezar taşları, günümüze genel olarak sağlam ulaşmıştır (Güler, 2015).
Cephe üzerinde sadece, medrese ile diğer yapılar arasındaki, dar ve uzun bir koridora açılan,
dikdörtgen avlu giriş kapısı görülebilmektedir (Fot. 20). Dikdörtgen giriş kapısının etrafı,
silmelerle çerçevelenmiştir.
Medresenin avlu kısmında, caminin doğu cephe duvarı görülebilmektedir
11
(Fot. 28,29).
Batı Cephesi: Cephenin güney tarafında, harimdeki sahın hizalarında, içlerinde pencereler
bulunan üç adet sivri kemer bulunmaktadır (Fot. 14). Sivri kemerlerin kısımları, cephe
yüzeyinden daha geride olduğundan kemerler, adeta birer niş görünümündedir. Niş şeklindeki
kemerlerin içlerinde, altlı üstlü birer dikdörtgen pencere bulunmaktadır. Ancak üst sıradaki
dışlıklı pencereler, oldukça küçüktür. Ayrıca cephenin üst kısmında, belirli aralıklarla dört
adet çörten bulunmaktadır.
Cephe duvarı üzerinde, avlu ile harim duvarlarının birleştiği kısımda (son cemaat mahalli
hizasında), batı giriş kapısı bulunmaktadır (Fot. 22). Kuşatma kemerinden itibaren duvar
yüzeyinden çıkıntı yapan giriş kapısı, sivri bir kuşatma kemeri ile basık kemerli asıl giriş
kapısından oluşmaktadır. Ayrıca kapı üzerinde, asıl giriş kapısının basık kemeri ile sivri
kuşatma kemeri arasında, M.1684 tarihli, tamir kitabesi yer almaktadır.
Cephenin kuzey tarafı ise batı giriş kapısından itibaren, etraftaki diğer yapılarla
çevrelenmektedir.
Güney Cephesi: Enine dikdörtgen şeklindeki cephenin yaklaşık olarak ortasında, sekizgen bir
kasnak üzerinde mihrap önü kubbesi ile alt tarafındaki cephe duvarında, mihrap çıkıntısı yer
almaktadır (Çiz.1) (Fot. 15,16).
Cephe duvarında, harimdeki enine sahın üzerindeki birimler hizasında, birer adet niş şeklinde
kemer bulunmaktadır
12
. Niş şeklinde kemerlerden, mihrap önü kubbesinin batı tarafında beş
adet, doğu tarafında ise dört adet yer almaktadır
13
. Niş şeklindeki kemerlerin içlerinde,
genellikle altta daha büyük olmak üzere, üst üste iki adet pencere bulunmaktadır
14
.
11
Düz duvar şeklindeki cephede, harimdeki enine ilk sahın hizasında, altta iki dikdörtgen pencere ile üstte
dışlıklı dikdörtgen bir pencere yer almaktadır. İkinci sahın hizasında ise, üstte iki adet dışlıklı dikdörtgen pencere
bulunmaktadır.
12
Ancak batı köşesindeki ikinci birim hizasında ve cephenin doğu tarafında dördüncü birimden sonra kemerli
nişler bulunmamaktadır.
13
Mihrap önü kubbesinin batı tarafındaki beş adet kemerden, ikinci sıradaki üç dilimli kemer, üçüncü sıradaki
teğet kemer, diğerleri ise sivri kemerdir. Mihrap önü kubbesinin doğu tarafındaki dört adet kemerden, ilk iki
kemer teğet kemer, diğer ikisi ise sivri kemerdir.
14
Ancak kemerli nişler içerisindeki pencerelerden, batı köşesindeki ilk niş içerisinde üstte küçük pencere yoktur.
Mihrap önü kubbesinin doğu tarafındaki, ilk iki teğet kemerli nişte ise üst sıradaki pencereler, niş kemerlerinin
üst kısmındadır. Ayrıca cephenin batı tarafındaki ilk iki kemerli niş arasında bir adet dikdörtgen pencere, doğu
Cephenin doğu tarafında, dördüncü niş şeklindeki kemerden sonraki, üst üste iki dikdörtgen
pencereden itibaren, cepheye bitişik durumda Eyyubi Medresesi yer almaktadır (Fot. 27).
IV. YAPI ELEMANLARI
IV.1. TaĢıyıcı Elemanlar
Duvarlar: Yapıyı çevreleyerek ayaklarla birlikte üst örtüyü taşıyan duvarlar, harimde ve
cephelerde kesme taş duvar niteliğindedir (Fot. 14,15,16).
Ayaklar: Harimde duvarlarla birlikte üst örtüyü taşıyan ayaklar, aynı zamanda enine sahınları
da sınırlamaktadır (Fot. 6).
Harim, doğu-batı istikametinde sıralanan iki sıra, on ikişer adet kareye yakın dikdörtgen
serbest ayakla, üç sahna ayrılmaktadır. Ayrıca harimdeki serbest ayaklar hizasında, harim
duvarlarına bitişik her yönde (kuzey duvarındaki batıdan ikinci ve dördüncü sıradaki sütunlar
hariç), birer sıra ayak bulunmaktadır (Fot. 7).
Son cemaat mahallinin kuzeyinde ise doğu-batı istikametinde sıralanmış, on adet dikdörtgen
ayak bulunmaktadır (Fot. 8,9). Ancak orta giriş kapısının batı tarafındaki, ilk ayak karedir.
Sütunlar: Harimin kuzey duvarındaki, batıdan ikinci ve dördüncü sıradaki taşıyıcılar, harim
duvarına bitişik yan yana ikişer adet silindirik sütundan oluşmaktadır (Fot. 23). Kırmızı renkli
mermer sütunlar, devşirme malzemedir.
Kemerler: Yapıda, ayaklarda, kapılarda ve pencerelerde, kemerler bulunmaktadır.
Harimde ayaklar, birbirlerine kemerlerle değil, haç tonozlarla bağlanmaktadır (Fot. 1,4,7).
Ancak mihrap önü birimini sınırlayan ayaklar ise, birbirlerine sivri kemerlerle
bağlanmaktadır
15
(Fot. 2).
Son cemaat mahallinin kuzeyinde bulunan ayaklar ise birbirlerine doğu-batı istikametindeki
sivri kemerlerle bağlanmaktadır (Fot. 8). Ancak bu ayaklarda son cemaat mahallinin güney
duvarına haç tonozlarla bağlanmaktadır (Fot. 9).
Harimin kuzeyindeki giriş kapılarından, mihrap eksenindeki ortadaki kapının kavsara kemeri
teğet kemerli (Fot. 17), orta kapının doğu tarafındaki iki kapının kavsara kemerleri ise sivri
tarafındaki dördüncü (son) kemerli nişten sonraki birimde ise üst üste (alttaki büyük) iki adet dikdörtgen pencere
bulunmaktadır.
15
Ayrıca harimde, mirap önü biriminin kuzeyindeki (orta sahındaki) ayaklar (enine üçüncü sahnın doğu
tarafındaki ayak hariç) ile doğu ve batı tarafındaki taraftaki birinci ve üçüncü sıra serbest ayaklar, birbirlerine
kuzey-güney doğrultusunda sivri kemerlerle bağlanmaktadır (Çiz. 1).
kemerlidir. Ancak orta kapının doğu tarafındaki her iki kapının kavsara kemerlerinin alt
kısımları, dilimli kemerler şeklinde yontulduğundan, ilk kapının kuşatma kemeri beş dilimli,
ikinci kapının kuşatma kemeri yedi dilimli kemer, gibi görünmektedir (Fot. 18). Harimin
kuzey duvarı üzerinde bulunan tüm kapıların (beş adet) asıl giriş kapı kemerleri ise basık
kemerdir.
Avlu kapılarından, kuzey cephesindeki kapının antik kemeri, yarım daire kemerlidir (Fot. 19).
Batı cephesindeki kapının, kuşatma kemeri sivri kemerli, asıl giriş kapısı ise basık kemerlidir
(Fot. 22). Ayrıca avlunun doğu tarafında medreseye açılan kapının, kavsara kemeri at nalı
teğet kemer, asıl giriş kapı kemeri ise basık kemerdir (Fot. 30).
Harimde, alt sıradaki ve daha büyük olan pencereler, basık kemerlidir. Ancak bu pencereler
cephelerde dikdörtgendir (Fot. 15). Mihrap önü biriminin kasnağında bulunan pencereler ise
sivri kemerlidir (Fot. 3).
Yapının, güney ve batı cephelerinde bulunan niş şeklinde kemerlerin, içlerinde altlı üstlü
pencereler yer almaktadır (Fot. 14,15). Güney cephesinin ortasındaki mihrap önü biriminin,
batı tarafında beş adet, doğu tarafında ise dört adet kemerli niş bulunmaktadır. Mihrap önü
biriminin batı tarafındaki nişlerden, ikincisi üç dilimli kemerli, üçüncüsü teğet kemerli,
diğerleri ise sivri kemerlidir. Mihrap önü biriminin doğu tarafındaki nişlerden, ilk ikisi teğet
kemerli, diğer ikisi de sivri kemerlidir. Ancak cephe üzerinde yer alan teğet kemerler,
örülerek değil de, cephe üzerindeki kesme taş yüzeyleri, teğet kemer şeklinde yonularak
yapılmıştır.
Batı cephesindeki ise üç adet sivri kemerli, niş yer almaktadır (Fot. 14).
IV.2. GeçiĢ Elemanları
Mihrap önü biriminde, ayakların birbirlerine kemerlerle bağlanmasından oluşan, kare alt
kısımdan, üstteki sekizgen kasnağa, köşelerdeki tromplarla geçilmektedir (Fot.2 ). Köşelerde
yer alan tromplar ise sivri birer tromp kemerinden ve yarım kubbe parçasından oluşmaktadır
(Fot. 3)
IV.3. Kasnak
Mihrap önü biriminde, trompların üst kısmında, sekizgen bir kasnak yer almaktadır. Sekizgen
kasnak üstte, bir sıra yatay mukarnas sırasıyla sona ermektedir. Mukarnas sırasının üzerine ise
kubbe oturmaktadır (Fot. 3).
Cephelerde de mihrap önü biriminin sekizgen bir kasnağı bulunmaktadır (Fot. 16). Ayrıca
sekizgen kasnakta, her yönde birer adet sivri kemerli pencere bulunmaktadır.
IV.4. Üst Örtüler
Harimde, mihrap önü kubbeyle, enine sahınların tamamı ise haç tonozlarla örtülüdür. Ayrıca
son cemaat mahallinin üzeri de, haç tonozlarla örtülüdür.
Kubbe: Mihrap önü birimi harimde ve cephelerde kubbeyle örtülüdür (Çiz.2,3,4) (Fot. 3,11).
Haç Tonozlar: Harimde mihrap önü hariç, enine sahınları oluşturan her birim, haç tonozla
örtülüdür
16
(Fot. 4,5,6,7). Harimin kuzeyinde bulunan, son cemaat mahallinin üzeri de haç
tonozlarla örtülüdür (Fot. 9).
Harimde sahınların üzerini örten haç tonozlar, aynı zamanda ayakları da birbirlerine
bağladığından, kuzey-güney ve doğu-batı istikametinde mütemadiyen devam eden, haç
tonozlar şeklindedir (Fot. 6).Son cemaat mahallindeki haç tonozlar da, doğu-batı
istikametinde mütemadiyen devam eden haç tonozlar şeklindedir.
IV.5. Dam
Yapının üzeri, mihrap önü birimi hariç, düz damdır (Fot. 11). Mihrap önü biriminde ise
sekizgen bir kasnak ile üzerinde kubbe bulunmaktadır (Çiz.2,3).
V. MĠMARĠ ELEMANLAR
V.1. Kapılar
Yapıda beş adet harime açılan giriş kapısı, üç adet de avluya açılan giriş kapısı
bulunmaktadır.
Harim GiriĢ Kapıları: Son cemaat mahallinin güney duvarı üzerinde, ortadaki mihrap ekseni
hizasındaki giriş kapısı ile her iki yanında (birer birim arayla), ikişer adet giriş kapısı
bulunmaktadır.
Harime açılan ortadaki giriş kapısı, teğet kemerli bir kuşatma kemerinden ve basık kemerli
asıl giriş kapısından oluşmaktadır (Fot. 17). Kapının kuşatma kemeri ile asıl giriş kapısının
kemeri arasında, altta M.1779 tarihli tamir kitabesi, üstte ise dikdörtgen bir pencere
bulunmaktadır.
16
Ancak harimin doğu duvarına bitişik üç birimden, güneydeki ilk birimde doğu-batı istikametindeki bir beşik
tonoz, diğer iki birim de ise beşik tonoz ile haç tonoz karışımı bir örtü bulunmaktadır.
Orta kapının doğu tarafındaki iki giriş kapısı, sivri kemerli birer kuşatma kemerinden ve basık
kemerli asıl giriş kapılarından oluşmaktadır. Ancak kapıların kuşatma kemerlerinin alt
kısımları, dilimli kemerler şeklinde yontulduğundan, ilk kapının kuşatma kemeri beş dilimli,
ikinci kapının kuşatma kemeri ise yedi dilimli kemer gibi görünmektedir (Fot. 18). Kapıların,
kuşatma kemerleri ile basık kemerli asıl giriş kapıları arasında, birer adet dikdörtgen pencere
bulunmaktadır. Ayrıca orta kapının doğu tarafındaki ikinci kapıda, basık kemerli asıl giriş
kapısının üzerinde, M.1780 tarihli bir tamir kitabesi bulunmaktadır.
Orta kapının batı tarafındaki iki giriş kapısı, basık kemerli birer asıl giriş kapısından ve
kapıların etrafındaki birkaç (belli belirsiz) silmenin oluşturduğu dikdörtgen çerçevelerden
oluşmaktadır.
Avlu GiriĢ Kapıları: Yapının doğu, batı ve kuzey cephelerinde avluya açılan birer adet giriş
kapısı bulunmaktadır. Kuzey cephesinin ortasındaki giriş kapısı, silmelerle
kademelendirilmiş, yarım daire kapı kemeri ile kapının sağ tarafında, kemerin oturduğu bir
başlıktan oluşmaktadır (Fot. 19)
Batı cephesindeki giriş kapısı, cephe duvaüzerinde avlu ile harimin birleştiği kısımda(son
cemaat mahalli hizasında) bulunmaktadır (Fot. 22). Kuşatma kemerinden itibaren duvar
yüzeyinden çıkıntı yapan batı giriş kapısı, sivri bir kuşatma kemeri ile basık kemerli asıl giriş
kapısından oluşmaktadır. Kapı üzerinde, kuşatma kemeri ile asıl giriş kapısının basık kemeri
arasında, M.1684 tarihli tamir kitabesi yer almaktadır.
Doğu cephesindeki dikdörtgen giriş kapısı, medrese ile diğer yapılar arasında kalan dar ve
uzun bir koridora açılmaktadır. Dikdörtgen giriş kapısının etrafı, silmelerle çerçevelenmiştir.
Kapının lentosun orta kısmında silmelerin üstünde, kabartma tekniğinde yapılmış, iri iki
akantus yaprağının arasında yer alan çelenk kompozisyonuna benzeyen bir süsleme
bulunmaktadır. Süslemenin orta kısmı kazınarak silinmiştir
17
. (Fot. 21). Ayrıca avlunun doğu
tarafında, Eyyubi medresesine açılan, bir giriş kapısı daha bulunmaktadır (Fot. 30).
V.2. Pencereler
Harimin güney ve batı duvarında, genellikle her birimde, üst üste iki sıra pencere
bulunmaktadır. Pencerelerden alttakiler daha büyük ve basık kemerli, üsttekiler küçük
dikdörtgen pencerelerdir. Ancak güney duvarında, doğu tarafından ilk biriminde pencere
bulunmamakta, ikinci birimde alt tarafta, pencere yerinde bir mihrap, üstte de mazgal
17
Muhtemelen haç motifi olduğundan, bu kısım kazınmış olabilir.
dikdörtgen pencere bulunmaktadır. Güney duvarının batı tarafından ilk birimde, üstte pencere
bulunmamakta, ikinci birimde alt tarafta, pencere yerinde bir mihrap, üstte de dikdörtgen
pencere bulunmaktadır.
Harimin doğu duvarında, güney köşesindeki birimde, altta iki adet dikdörtgen pencere, üstte
tonoz hizasında, bir adet mazgal pencere bulunmaktadır. İkinci birimde ise iki küçük mazgal
pencere bulunmaktadır.
Harimin kuzey duvarında bulunan pencereler son derece düzensizdir. Kuzey duvarındaki
kapıların üzerinde, ortadaki kapının üzerinde daha büyük olmak üzere, birer adet dikdörtgen
pencere yer almaktadır. Duvarın doğu tarafındaki, köşedeki ilk birimde ve dördüncü birimde,
altta basık kemerli ve büyük, üstte küçük dikdörtgen bir pencere, ikinci birimde ve altıncı
birimde ise üstte birer küçük dikdörtgen pencere bulunmaktadır.
Cephelerde ise güney ve batı cephelerdeki, üst üste iki sıra halindeki dikdörtgen
pencerelerden, genellikle alttakiler büyük, üsttekiler ise küçüktür (Fot. 14,15). Ayrıca güney
cephesinde, batı köşesindeki ilk kemerli nişin sağ tarafındaki duvar yüzeyinde, dikdörtgen bir
pencere daha bulunmaktadır.
Son cemaat mahallinin güney duvarındaki giriş kapıların üzerinde, ortadaki kapının üzerinde
daha büyük olmak üzere, birer adet dikdörtgen pencere yer almaktadır (Fot. 17). Güney
duvarının, doğu tarafındaki iki kapı arasındaki duvar yüzeyinde, altta basık kemerli, üstte ise
küçük dikdörtgen bir pencere bulunmaktadır. Ayrıca, orta kapı ile orta kapının doğu
tarafındaki ilk kapı arasındaki duvar yüzeyinde, üstte küçük dikdörtgen bir pencere yer
almaktadır. Doğu köşesindeki ilk kapının sol tarafındaki duvar yüzeyinde de küçük
dikdörtgen bir pencere bulunmaktadır. Ancak pencerenin yarıdan fazlası, üst örtüyü oluşturan
haç tonozun altında kaldığı için, pencere belli belirsizdir.
V.3. Mihrap
Yarım daire bir niş ile etrafındaki düz silmeden oluşan mermer mihrap, oldukça yenidir (Fot.
1).
Ayrıca harimde enine ilk sahnın güney duvarının, doğu ve batı köşesindeki ikinci birimlerinde
ve son cemaat mahallinde, orta kapının batı tarafındaki duvar yüzeyinde, birer adet mihrap
bulunmaktadır.
V.4. Minber
Yapının özgün minberi bulunmamaktadır. Yapının kesme taş minberi ise oldukça yenidir
(Fot. 1).
V.5. Minare
Yapının kuzeydoğu köşesinde, avlu duvarı üzerinde sekizgen gövdeli bir minare
bulunmaktadır (Fot. 24,25,26). Ancak bugün saat kulesi olarak da kullanılan minare, aslında
bir çan kulesidir (Çiz.1,2,4).
Sekizgen şeklinde oldukça iri bir gövdeden oluşan minarede, gövdenin üzerinde belirli
aralıklarla, birkaç sıra düz ve kaval silmelerden oluşan, dört adet yatay silme bulunmaktadır.
Gövdenin alt kısmında (zemin seviyesinde), güney tarafta açılan ve etrafındaki düz ve kaval
silmelerle dikdörtgen bir çerçeve oluşturulan, minare kapısı bulunmaktadır.
Gövdenin üst kısmındaki iki yatay silme arasında ise, sekizgen gövdenin her kenarında birer
kemerin yer aldığı (pencere şeklinde), şerefe kısmı bulunmaktadır. Şerefedeki pencere
şeklindeki kısımlar, her iki yanında birer yarım silindirik sütundan ve sütunların üzerindeki
yarım daire kemerden oluşmaktadır.
Minare, gövdenin üzerindeki dördüncü yatay silme ile sona ermektedir. Ancak bugün
gövdenin üzerinde, 1927-1945 yılları arasında yapılmış olduğu söylenen, bir saat kulesi
bulunmaktadır (Acun, 1994).
VI. YAPI MALZEMESĠ
VI.1. TaĢ
Harim, üst örtüler hariç, ince yonu kesme taş malzemedir
18
(Fot. 6,7). Cephelerin tamamı da
ince yonu kesme taş malzemedir (Fot. 14,15). Ayrıca son cemaat mahallinin ayakları, mihrap
önü biriminin üzerini örten kubbenin sekizgen kasnağı ve minare de ince yonu kesme taş
malzemedir.
VI.2. Sıva
Harimde ve son cemaat mahallinde, üst örtülerinin tamamı, sıva kaplıdır (Fot. 3,7,9).
VI.3. KurĢun Kaplama
Mihrap önü kubbesi, cephede kurşun kaplıdır(Fot. 16).
18
Ayrıca mihrap önü biriminde kubbe hariç, tromplar, kasnak ve mukarnaslar da kesme taştır.
VI. 4 DevĢirme Malzeme
Devşirme malzeme olarak, harimin kuzey duvarında, batıdan ikinci ve dördüncü sırada duvara
bitişik durumda, ikişer adet kırmızı renkli mermer sütun bulunmaktadır (Fot. 23). Avluda ise
serbest olarak, sütun başlıkları ile kırmızı renkli mermer sütunlar yer almaktadır.
VII. SÜSLEME
Yapıdaki süsleme, harimde, mihrap önü biriminin kasnağın üst kısmında bulunan bir sıra
yatay mukarnas sırası ile trompların kemer başlangıçları ve köşelerindeki birer sıra mukarnasa
benzer elemanlardan oluşan, taş süslemedir (Fot. 2,3). Ayrıca avlunun kuzey ve doğu giriş
kapılarında da süslemeler görülmektedir
19
.
VIII. YAPININ GEÇĠRDĠĞĠ ONARIMLAR
Yapıda bulunan tamir kitabelerine göre, Urfa Ulu Camii, M.1684, 1779 ve 1780 yıllarında
onarımlar geçirmiştir. Son olarak Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2010-2011
yıllarında
20
genel bir onarım yapılmıştır.
IX. YAPININ ÖZGÜN DURUMU
Urfa Ulu Camii’nin, kuzey cephesindeki çan kulesi ile giriş kapısı, avlunun kuzeybatısındaki
avlu duvarları ve avlunun doğu giriş kapısı caminin bulunduğu bu alanda, başka bir yapının
varlığını göstermektedir. Ayrıca yapıda devşirme malzeme olarak, harimin kuzey duvarının
batı kısmında taşıyıcı ayak olarak kullanılan kırmızı renkli mermer sütunlar ile avluda serbest
olarak yer alan, sütun başlıkları ve kırmızı renkli mermer sütunlar bulunmaktadır. Ancak bu
devşirme malzemelerin, Ulu Camii’ne, başka bir yapıdan getirildiği veya yapının
yerindeki, daha eski bir yapıdan mı kaldığı bilinmemektedir.
Yapıda bulunan kırmızı renkli mermer sütunlar dolayısıyla, Ulu Camii’nin, Kızıl Kilise’nin
yerine veya üzerine inşa edildiği rivayet edilmektedir. Bu konuda Evliya Çelebi, şunları
söylemektedir;
“ve paşa sarayının kurbunda cemâ’at-i kesîreye mâlik Kızıl câmi’tâ asr-ı Nemrûd’dan beri
deyr-i kadîm imiş. Hârûnu’r-Reşîd fethinde deyrden vely edüp ma’bedgâh-ı müslimîn olup
19
Ancak bu kapıların, caminin yerindeki eski bir yapıya ait olduğu kabul edilmektedir.
20
Bu onarımda, genel olarak bütün taş yüzeyler kumlama yapılarak temizlenmiş, harimde ve son cemaat
mahallinde, üst örtülerin sıvaları sökülerek, yenilenmiştir. Ayrıca yapının genel bakım ve onarımı da yapılmıştır
(Fot. 31,32,33)
hâlâ minâresi nâkûs-ı erganûn hâneleridir kim temâşâgâh minâre-i âlîdir” (Evliya Çelebi,
C.3, s.92 ).
1979 yılında, caminin güney duvarının ortalarında yapılan bir araştırma kazısında, kuzeye
doğru devam eden ve kiliseye ait olduğu anlaşılan 6-7 m. uzunluğunda bir koridor ortaya
çıkarıldığından, caminin kilisenin esas mekânı üzerine inşa edilmiş olabileceği fikri ağırlık
kazanmaktadır (Kürkçüoğlu, 1993).
Eski bir yapının üzerine inşa edildiği anlaşılan, Urfa Ulu Camii’nin geçirmiş olduğu
onarımlara rağmen, harimde özgün durumunu koruyarak enine üç sahından oluştuğu ve
mihrap önü biriminin de kubbeyle örtülü olduğu söylenebilir.
Harimin ön tarafındaki son cemaat mahallinin ise yapının ilk halinden mi kaldığı, yoksa
sonraki her hangi bir tamiratta mı eklendiği tartışmalıdır. Ancak Aslanapa (1991), son cemaat
mahallinin, Anadolu’da ilk defa bu camide ortaya çıktığının söylemektedir.
Cephelerde ise güney ve batı cephelerinde, içlerinde altlı üstlü pencereler bulunan nişlerden,
nişler içerisindeki alt sıradaki pencerelere boyutlarından, özellikle de güney cephesinde niş
kemerlerindeki düzensizlikten, yapının cephe düzeninin bozulmuş veya değişmiş olduğunu
söyleyebiliriz.
Sonuç olarak, Urfa Ulu Camii’nin özgün durumunda, harimde, enine üç sahından ve mihrap
önü biriminden oluşan, harimin kuzeyinde genişçe bir avlusu bulunan ve cephelerinin de,
daha sağır ve küçük pencerelerden oluşan, bir yapı olduğunu söyleyebiliriz.
X. YAPININ TARĠHLENDĠRĠLMESĠ
Yapıda, inşa, bani ve imza kitabesi bulunmadığından, yapının inşa tarihini tespit etmek
mümkün değildir. Ancak caminin doğu cephesinde, harim duvarına bitişik olarak inşa edilmiş
olan, Eyyubi Medresesi’ne göre bir tarih belirlemek mümkün olabilmektedir. Cami ile
medresenin birleşiminden, caminin daha önce yapıldığı ve daha sonra da medresenin, caminin
doğu duvarına bitişik olarak inşa edildiği anlaşılmaktadır (Çiz.1).
Medrese, kuzey cephesinde yer alan kitabesine göre, H.587/M.1191 tarihinde inşa edilmiştir.
Medreseden daha önce inşa edilmiş olması gerektiğini kabul ettiğimiz, Ulu Cami’nin en geç
inşa tarihi, M.1190 olabilir.
Urfa, M.1098-1144 yılları arasında Haçlı Kontluğu yönetiminde olduğundan ve M.1144
yılında Zengiler’in hakimiyetine geçtiğinden, Ulu Cami’nin en erken inşa tarihi ise M.1145
olabilir.
En erken inşa tarihini M.1145, en geç inşa tarihini de M.1190 olarak kabul edebileceğimiz
Urfa Ulu Camii, M.1145-1190 yılları arasında yapılmış olması gerekmektedir. Bu nedenle
Ulu Cami’nin inşa tarihini, 12. yüzyılın üçüncü çeyreği olarak kabul edebiliriz.
Ayrıca yapının, Halep Ulu Camii’ne benzerliğine dikkat çeken Aslanapa (1991) da, Urfa Ulu
Camii’ni, 12. yüzyılın üçüncü çeyreğine tarihlemektedir. Yapının inşa tarihi hakkında
Aslanapa (1991), şunları söylemektedir;
“Nureddin Zengî tarafından tamir ettirilerek bugünkü şeklini alan Halep Ulu Camii aynı
şekilde payeler üzerine mihrap duvarına paralel üç sıra çapraz tonozlarla tamamiyle benzer
bir plân gösteriyor. Yalnız orada kubbe, mihrabın önünde değil, orta bölümde, Urfa Ulu
Camii’nde ise mihrap duvarına bitişiktir. Bu durumda Urfa Ulu Camii’nin Zengiler
zamanında 12. Yüzyılın üçüncü çeyreğinde yapılmış olduğu anlaşılıyor” (Aslanapa, 1991,
s.14).
Sonuç olarak, Urfa Ulu Camii’nin, inşa ve bani kitabeleri bulunmadığı için, yapının inşa
tarihini tespit etmek oldukça güçtür. Ancak Urfa’nın, M.1098-1144 yılları arasında Haçlı
Kontluğu yönetiminde olmasından ve M.1144 yılında Zengiler’in hakimiyetine geçmesinden,
Ulu Cami’nin en erken inşa tarihinin M.1145 olabileceğini, Ulu Cami’nin bitişiğinde yer alan
H.587/M.1191 tarihli Eyyubi Medresesi’nin de, Ulu Camii den daha sonra inşa edilmiş olması
gerektiğinden, Ulu Cami’nin en geç inşa tarihinin, M.1190 olabileceği söylenebilir. En erken
inşa tarihini M.1145, en geç inşa tarihini de M.1190 olarak kabul edebileceğimiz Urfa Ulu
Camii’nin, M.1145-1190 yılları arasında, yani 12. yüzyılın üçüncü çeyreğinde inşa edilmiş
olduğu kabul edilebilir.
XI. URFA ULU CAMĠNĠN, ÇAĞDAġI 12. YÜZYIL ANADOLU TÜRK CAMĠLERĠ
ĠLE KARġILAġTIRMALI OLARAK DEĞERLENDĠRĠLMESĠ
12. yüzyılın üçüncü çeyreğinde inşa edildiğini kabul edebileceğimiz Urfa Ulu Camii,
Anadolu’daki ilk devir camilerini oluşturan 12. yüzyıl camilerinden, biridir
21
.
21
12. yüzyıl Anadolu camilerini, inşa tarihlerine göre incelediğimizde, günümüzde mevcut olanlar içerisinde, 12.
yüzyılın ilk yapısının Erzurum Kale Camii ve yüzyılın son yapısının da Kızıltepe Ulu Camii olduğu
görülmektedir.
12. yüzyıla ait camiler sırayla, Erzurum Kale Camii H.518-527/M.1124-1132, Siirt Ulu Camii H.523/M.1129,
Bitlis Ulu Camii H.545/M.1150 tarihinden önce, Harput Ulu Camii 12. yüzyılın ilk çeyreği veya ortaları, Kayseri
Ulu Camii ile Kölük Camii ve Medresesi 12. yüzyılın ikinci çeyreği, Konya Ulu Camii H.550/M.1155, Cizre Ulu
Camii H.550-555/M.1155-1160, Urfa Ulu Camii ve Silvan Ulu Camii 12.yüzyılın üçüncü çeyreği, Erzurum Ulu
Camii H.575/M.1179, Divriği Kale Camii H.576/M.1180-81, Ankara Kale Camii H.594/M.1197-98, Mardin Ulu
Camii 12.yüzyılın son çeyreği, Kızıltepe Ulu Camii H.601/M.1204, İplikçi Camii ve Niksar Ulu Camii de 12.
yüzyıl olarak tarihlenmektedir.
12. yüzyıl Anadolu Türk camilerini incelediğimizde, yapılardaki ortak özelliklerden ve
gelişmeden daha çok, mahalli veya bölgesel özelliklerin öne çıktığını görmekteyiz
22
. Ancak
yine de, 12. yüzyıl Anadolu camilerinin, genellikle üç ana şema üzerinde inşa edilmiş olduğu
da görülmektedir. Bunlardan ilki, harimde sahınları birbirine eşit (açıklık ve yükseklik olarak)
ve harimin ön tarafında avlusu bulunan Kufe Tipi camilerdir
23
. İkinci tipte ise harim, enine
sahınlardan oluşmakta ve harimin ortasında bir mihrap önü birimi yer almaktadır
24
. Üçüncü
tipteki yapılar, Büyük Selçuklu Camilerinden gelişen, harimi enine veya dikine sahınlardan
oluşan, orta sahında, mihrap önü birimi ile orta sahnın ortasında ışıklığı bulunan ve harimin
kuzeyinde avlusu bulunmayan yapılardır
25
. Ayrıca bu tiplerin dışında münferit bazı tiplerde
görülmektedir
26
.
Urfa Ulu Camii, enine dikdörtgen şeklindeki harim ile harimin kuzeyindeki, son cemaat
mahallinden ve avludan oluşmaktadır iz.1). Enine dikdörtgen şeklindeki harim, mihraba
paralel enine üç sahından oluşmakta ve enine ilk sahnın ortasında mihrap önü birimi yer
almaktadır. Sahınların üst örtülerini oluşturan haç tonozların
27
, aynı zamanda ayakları da
birbirlerine bağlamasıyla, enine sahınların üzerinde on üçer adet birim oluşmaktadır. Bu
nedenlerle, Urfa Ulu Cami, harimi enine sahınlardan oluşan ve harimin ortasında bir mihrap
önü birimi yer alan ikinci tip içerisinde değerlendirilebilir
28
.
22
12.yüzyıl Anadolu Türk camileri için, daha öncesinde Karahanlı, Gazneli ve Büyük Selçuklu cami
mimarilerinde gördüğümüz bazı özelliklerin, Anadolu’da bir takım değişikliklere uğradığını, harim ile avlunun
bir duvarla ayrıldığını, mihrap önü biriminin giderek yapıya hakim olacak şekilde gelişmeye başladığını ve tuğla
malzemeden Anadolu’da taş malzemeye geçildiğini söyleyebiliriz.
12. yüzyıl Anadolu camileri, Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu bölgelerinde inşa edilmiştir. Bu dönem
yapılarında, bir üslup birliğinden ziyade, genel olarak bölgesel etkilerin hakim olduğu ve yeni bir takım mekân
arayışlarına başlandığı görülmektedir. 12. yüzyıl Anadolu camilerinde, harimlerde bir mekân bütünlüğünün
olmadığını, ancak merkezi mekân arayışlarının başladığını, cephelerin ise genellikle düz duvar niteliğinde
olduğunu söyleyebiliriz.
23
Konya Ulu Camii ile Sivas Ulu Camilerinde bu tipte inşa edilmişlerdir.
24
11. yüzyılın sonu veya 12. yüzyılın başından kaldığı kabul edilen, Karahanlılar dönemine ait, Merv şehri
yakınındaki Talhatan Baba Camii bu tipin ilk örneklerinden biri kabul edilmektedir. Gazneliler, Leşkeri
Bazar’daki Ulu Camii’nde de aynı şemayı kullanmışlar ve muhtemelen ihtiyacı karşılamadığı için mihrap önü
biriminin iki yanına yedişer sahın ilave ederek genişletmişlerdir (Karamağaralı, 2002).
25
Kayseri Ulu Camii, Erzurum Ulu Camii ve Niksar Ulu Camileri, bu tipte inşa edilmiş camilerdir.
26
Bunlardan, harimi mihraba dik sahınlardan oluşan İplikçi Camii’nde, orta sahında mihrap önü birimi ile
önünde bir eyvan yer almakta, Divriği Kale Camii, mihraba dik üç sahından oluşmaktadır. Erzurum Kale
Camii’nde ise harim enine iki sahından oluşmakta ve enine ilk sahnın neredeyse tamamını oluşturan mihrap önü
birimi dolayısıyla da, yapıyı tek kubbeli camiler sınıfında da değerlendirmek mümkün görünmektedir. Siirt Ulu
Camii ile Ankara Kale Camii ise özgün halini tamamen kaybetmiştir.
27
Urfa Ulu Camii ve Niksar Ulu Camii’nde, mihrap önü birimleri hariç, sahınların üzeri haç tonozlarla
örtülüdür. Ancak Urfa Ulu Camii’nde, sahınların üzerini örten haç tonozlar, aynı zamanda ayakları da
birbirlerine bağladığından, kuzey-güney ve doğu-batı istikametinde mütemadiyen devam eden, haç tonozlar
şeklindedir. Ayrıca son cemaat mahallinin üzeri de, aynı şekilde haç tonozlarla örtülüdür
28
Bu tipteki diğer camiler, Harput Ulu Camii, Bitlis Ulu Camii, Mardin Ulu Camii, Cizre Ulu Camii, Kızıltepe
Ulu Camii ve Silvan Ulu Camileridir.
Bu dönem camilerinde, harimlerde mihrap önü birimlerinin birer kubbeyle örtüldüğünü, enine
veya dikine sahınların üzerlerinin ise beşik tonozlarla örtülü olduğunu söyleyebiliriz
29
.
Mihrap önü birimi kubbeyle, geri kalan birimlerin tamamı, haç tonozla örtülü yapıya tek
örnek Urfa Ulu Camii’dir
30
.
12 yüzyıl Anadolu Türk camilerinde, harimde mihrap önü birimlerinde, ayakların birbirlerine
kemerlerle bağlanmasıyla oluşan kare alt kısmından üstteki daireye (kubbeye), genellikle
tromp veya pandantiflerle geçilmektedir. Mukarnasların ise sınırlı olarak kullanıldığını
görmekteyiz. Mihrap önü birimlerin üst kısmında kubbeye geçişlerde genellikle kasnak
bulunmadığını cephelerde ise genellikle mihrap birimlerinin sekizgen veya onikigen
kasnaklarının bulunduğunu görmekteyiz.
Urfa Ulu Camii’nde, mihrap önü birimlerinde, kare alt yapıdan üstteki daireye (kubbeye),
tromplarla
31
, geçilmektedir. Tromplar, basit birer yarım kubbe parçasından oluşmaktadır
32
.
Kubbeye geçişi sağlayan elemanların üst kısmında ve geçiş elemanlarıyla mihrap önü kubbesi
arasında kasnak yer almaktadır
33
.
Bu dönem Camilerinde, çok sayıda ayak ve ayakları birbirlerine bağlayan kemerler, sahınları
oluşturduğundan, harimlerde mekân bütünlüğünden söz etmek oldukça güçtür. Bu nedenle
harimlerde, genellikle en önemli kısım orta sahınlar veya mihrap önü birimleridir, Yapıların
üst örtüleri genellikle, mihrap önü birimlerinde kubbe
34
, diğer sahınlarda ise tonozdur.
Harimin ortasında bulunan mihrap önü birimleri, mihrap ile taç kapı ekseni üzerinde yer
almaktadır
35
. Bu bölümde yer alan mihraplar, tüm dikkati üzerinde toplayacak niteliktedir.
29
Beşik tonoz, Selçukluların bulunduğu her coğrafi bölgede, her yapının ve mekânın örtüsü olarak kullanılmış,
kubbe ise Osmanlı mimarisinde olduğu gibi her mekânı ve birimi örtebilen genel bir örtü birimi değil, özel
mekân ve birimlerin örtüsüdür (Yavuz, 2002).
3030
Bu örtü sisteminin benzerini Halep Ulu Camii’nde görmekteyiz. Ancak Halep Ulu Camii’nde kubbe, mihrap
önünde değil, orta bölümdedir (Aslanapa, 1990).
31
Silvan Ulu Camii, Mardin Ulu Camii, Niksar Ulu Camii ve Kızıltepe Ulu Camilerinde de, mihrap önü
birimlerinde kare alt yapıdan üstteki daireye (kubbeye) tromplarla geçilmektedir.
32
Mardin Ulu Camii ve Niksar Ulu Camii’ndeki tromplar da, basit birer yarım kubbe parçasından oluşmaktadır.
33
Mihrap önü birimlerinin, harim ve cephelerinde kasnak bulunan yapılardan, Erzurum Kale Camii ve Bitlis Ulu
Camii’nde, birer silindirik kasnak, Urfa Ulu Camii’nde, birer sekizgen kasnak, Niksar Ulu Camii’nde ise birer
onikigen kasnak bulunmaktadır. Ancak bu yapılardan Erzurum Kale Camii’nde, pandantiflerin üst kısmında iki
sıra mukarnas kuşağından oluşan silindirik kasnak, yukarı doğru daralmaktadır.
34
Harimde mihrap önü birimleri bulunan, Erzurum Kale Camii, Siirt Ulu Camii, Bitlis Ulu Camii, Cizre Ulu
Camii, Harput Ulu Camii, Kayseri Ulu Camii, Kölük Camii, Urfa Ulu Camii, Silvan Ulu Camii, Erzurum Ulu
Camii, Mardin Ulu Camii, İplikçi Ulu Camii, Niksar Ulu Camii ve Kızıltepe Ulu Camii’nde, mihrap önü
birimlerinin üzeri, birer kubbeyle örtülüdür. Mihrap önü birimleri, cephelerde de, genellikle birer kubbeyle
örtülüdür. Ancak bu yapılardan, Erzurum Kale Camii ve Bitlis Ulu Camii’nin mihrap önü birimleri cephelerde,
konik birer külahla, Niksar Ulu Camii’nin mihrap önü birimi ise çokgen bir külahla örtülüdür.
35
Mihrap önü birimlerinde, ayakların birbirleriyle her yönden kemerle bağlanmasıyla da, mihrap önü birimleri
oluşmaktadır
Ancak mihrapların büyük çoğunluğu özgün durumunu kaybetmiştir. Urfa Ulu Cami’nin ise
taç kapısı ve özgün mihrabı bulunmamaktadır. Hatta minberi de oldukça yenidir
36
.
Yapıların damlarının ise mihrap önü birimlerinde ve ışıklıklarda birer kubbe, diğer sahınların
üzerinin ise kar ve yağmur sularını tahliye edecek şekilde düz toprak damlı olduğunu
söyleyebiliriz. Urfa Ulu Cami’nin üst kısmı da, mihrap önü birimi kubbeyle örtülü, diğer
kısımlar (enine sahınların üzeri) ise düz damdır.
Urfa Ulu Cami’nde harimin kuzeyinde, doğu-batı istikametinde bir sıra revaktan oluşan son
cemaat mahalli bulunmaktadır (Çiz.1). Ancak son cemaat mahalli, 12. yüzyıl camilerinde
görülmemektedir. Bu nedenle de son cemaat mahallinin, Anadolu’da ilk defa Urfa Ulu
Camii’nde ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
Bu dönem camilerindeki avlular, harimin kuzeyinde müstakil yer alan avlular
37
, küçültülerek
yapının bir parçası haline getirilmiş avlular
38
ve tamamen sembolik olarak bulunan avlular
39
olmak üzere, üç guruba ayrılmaktadır. Urfa Ulu Cami’nin, harimin kuzey tarafında müstakil
avlusu bulunduğundan ilk gurupta yer almaktadır
Yapıların cephelerinde ise giriş cepheleri olan, kuzey cephelerinin diğer cephelerden daha
farklı düzenlendiği, cephelerdeki en önemli mimari elemanın da taç kapı olduğu
görülmektedir.
Urfa Ulu Camiinin cepheleri incelendiğinde, kuzey ve doğu cephelerinin diğer yapılarla
çevrelendiğini ve taç kapısının bulunmadığının avlunun kuzey ve doğu giriş kapılarının ise
daha önceden caminin yerinde olduğu kabul edinen Kızıl Kilise’ye ait olduğu görülmektedir.
36
Bu dönem camilerin günümüze ulaşılabilen özgün minberlerinin tamamı ahşaptır. Günümüze kadar sağlam
ulaşabilmiş ahşap minberlerden Harput Ulu Camii’nin minberi küçük boy minber, Siirt Ulu Camii, Konya Ulu
Camii ve Ankara Kale Camilerinin minberleri ise orta boydur.
37
Harimin kuzeyinde müstakil olarak avlusu bulunan yapılar, Cizre Ulu Camii, Urfa Ulu Camii, Silvan Ulu
Camii, Mardin Ulu Camii, Kızıltepe Ulu Camii, Sivas Ulu Camii ve Konya Ulu Camileridir.
38
Küçültülerek yapının bir parçası haline gelmiş avluya tek örnek, Harput Ulu Camii’nin avlusudur. Avlu,
harimin kuzeyinde yer alan revakların, ortasında bulunmaktadır. Ayrıca avlunun, kuzeydoğu ve kuzeybatı
köşesinde birer eyvan yer almaktadır.
39
Tamamen sembolik olarak avlusu bulunan yapılar, Kayseri Ulu Camii, Kölük Camii, Erzurum Ulu Camii ve
Niksar Ulu Camileridir. Bu yapıların harimlerinde, orta sahnın ortasında, avluya tekabül eden ve avlunun
hatırasını yaşatan birer ışıklık bulunmaktadır. Ancak Kölük Camii, harim ile harimin batı tarafında yer alan
medreseden oluştuğundan, yapıda harimdeki ışıklıkla birlikte, medresenin ön tarafında da, bir ışıklık yer
almaktadır.
Ayrıca Kayseri Ulu Camii ile Erzurum Ulu Camii’nde, ışıklıklar ile mihrap önü birimleri arasında, eyvan
hatırasını yaşatan birer birim daha yer almaktadır. Işıklıklar ile eyvanımsı birimlerle, harim içerisinde, avlu ve
eyvan küçültülerek, adeta sembolik olarak yaşatılmaktadır.
Bu dönem camilerinin büyük çoğunluğunda malzeme, ince yonu kesme taştır
40
. İnce yonu
kesme taş malzeme genellikle yapıların harim duvarlarında, ayaklarında, kemerlerinde ve
cephelerinde kullanılmıştır. Urfa Ulu Cami’nin yapı malzemesini incelediğimizde, harimde
üst örtüler hariç, harim ve cepheler, kesme taş malzemedir.
Yapılarının çoğunluğunun ilk inşa edildiği dönemde minaresiz olduğunu, genellikle
minarelerin yapılara sonraki onarımlarda eklenmiş olduğunu söyleyebiliriz
41
. Urfa Ulu
Cami’sinin minaresi de, caminin yerinde olduğu kabul edinen Kızıl Kilise’den kalan çan
kulesidir(Çiz.2,4).
40
Erzurum Kale Camii’nin harim ve cepheleri, minare gövdesi hariç, tamamen kesme taş malzemedir. Kayseri
Ulu Camii, Urfa Ulu Camii, Silvan Ulu Camii, Erzurum Ulu Camii, Sivas Ulu Camii, Mardin Ulu Camii ve
Kızıltepe Ulu Camii’nde, harimde üst örtüler hariç, harim ve cepheler, kesme taş malzemedir. Ancak bu
yapılardan Kayseri Ulu Camii’nde harimdeki, mihrap önü ve ışıklık birimlerinin kubbeleri ile Erzurum Ulu
Camii’nde harimdeki ışıklık biriminin mukarnaslı tonozu ile mihrap önü biriminin kubbesi (bugün ahşap
kırlangıç kubbe) de kesme taş malzemedir. Ayrıca bu yapılardan Sivas Ulu Camii’nin avlusunun güney duvarı
(bugünkü son cemaat mahalli) ise sıva kaplıdır.
41
Özgün minaresi bulunan Erzurum Kale Camii ile Siirt Ulu Camii’nde veya minaresi 12.yüzyıla tarihlenebilen
Harput Ulu Camii’ndeki minareler, tuğla malzeme ile inşa edilmiş, silindirik gövdeli minarelerdir.
XII. SONUÇ
12. yüzyılın üçüncü çeyreğine tarihlendirebildiğimiz, Urfa Ulu Cami, Anadolu’da inşa edilen
ilk devir camilerinden biridir. Avlusundaki mevcut yapı kalıntılarından, Urfa Ulu Camii’nin,
eski bir yapının üzerine inşa edildiği de anlaşılmaktadır.
Urfa Ulu Camii, harim ve avludan oluşmaktadır. Harim, enine dikdörtgen şeklinde, mihraba
paralel enine üç sahından oluşmakta ve enine ilk sahnın ortasında mihrap önü birimi
bulunmaktadır. Harimin kuzeyinde ise son cemaat mahalli ve avlu yer almaktadır. Son cemaat
mahallinin ise Anadolu’da ilk defa Urfa Ulu Cami’nde ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
KAYNAKLAR
Acun, H., 1994. Anadolu Saat Kuleleri, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara.
Alper, M., 1987. Urfa’nın Mekânsal Yapısı Türk İslam Mimarisindeki Yeri Ve Önemi,
Doktora Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul.
Aslanapa, O., 1990. Türk Sanatı, C.I-II, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
1991. Anadolu’da İlk Devir Türk Mimarisi, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları,
Ankara.
Evliya Çelebi, 1999. Evliya Çelebi Seyahatnamesi Topkapı SaraBağdat 304 Yazmasının
Transkripsiyonu, 3. cilt, Hazırlayanlar: S.A. Kahraman ve Y. Dağlı, Yapı Kredi
Yayınları, İstanbul.
Gabriel, A., 1940. Voyages Archeologiques Dans La Turquie Orientale, Institut Français
D’Archeologie De Stamboul, I-II., Paris.
Güler, G., 2015. Urfa Ulu Camii Haziresindeki Mezar Taşları, Türk İslam Medeniyeti
Akademik Araştırma Dergisi, Yıl:10, Sayı 20, 171-190, Konya.
Güler, M., 2005. 12. Yüzyıl Anadolu Türk Camileri, Doktora Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri
Enstitüsü, İstanbul.
KarakaĢ, M., 1986. Şanlıurfa Kitabeleri, Dal Yayıncılık, Şanlıurfa.
2001. Şanlıurfa Ve İlçelerinde Kitabeler, Şanlıurfa Belediyesi Yayınları,
Ankara.
Karamağaralı, H. 2002. Türk Câmi Mîmârîsinde Mekân Gelişmesi Ve Ayasofya Mes’elesi,
Ekrem Hakkı Ayverdi Ve Osmanlı Mimarisi Sempozyumu, 83-109. Kubbealtı
Neşriyat, Ankara.
Kürkçüoğlu, C.A., 1993. Şanlıurfa Camileri, Şurkav Yayınları, Ankara.
Yavuz, A.T., 1983. Anadolu Selçuklu Mimarisinde Tonoz ve Kemerler, Kelaynak Yayınevi,
Ankara.
2002, Anadolu Selçuklu Mimarisinin Yapı Özellikleri, Selçuklu Çağında
Anadolu Sanatı, Doğan Kuban, Yapı Kredi Yayınları, 271-289, İstanbul
ÇĠZĠMLER
Çizim 1. Urfa Ulu Camii Plan
(ġ.urfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü ArĢivinden)
FOTOĞRAFLAR
Fot. 1. Urfa Ulu Camii - Harim, Mihrap Önü
Fot. 2. Harim, Mihrap Önü-Kubbeye GeçiĢ
Fot. 3. Harim, Mihrap Önü Kubbesi
Fot. 4. Harim, Enine Ġlk Sahın
Fot. 5. Harim, Enine Ġkinci Sahın
Fot. 6. Harim - Enine Sahınlar, Ayaklar ve Üst Örtüler
Fot. 7. Harim, Enine Üçüncü Sahın
Fot. 8. Son Cemaat Mahalli ve Avlu
Fot. 9. Son Cemaat Mahalli
Fot. 10. Avlu, Son Cemaat Mahalli ve Harim
Fot. 11. Son Cemaat Mahalli ve Harimin Üzeri - Dam
Fot. 12. Avlunun Kuzeybatı Tarafı – Namazgâh ve Hazire
Fot. 13 Avlunu Kuzeybatı Tarafındaki Eski Yapı Kalıntıları ve Avlunun Kuzey GiriĢi
Fot. 14. Urfa Ulu Camii - Batı Cephesi
Fot. 15. Urfa Ulu Camii - Güney Cephesi
Fot. 16 Güney Cephesi- Mihrap Önü Kubbesi ve Mihrap Çıkıntısı
Fot. 17. Son Cemaat Mahalli - Harim GiriĢ Kapıları
Fot. 18. Son Cemaat Mahalli - Harim GiriĢ Kapıları
Fot. 19. Avlunun Kuzey GiriĢ Kapısı
Fot. 20. Avlunun Doğu GiriĢi
Fot. 21. Avlunun Doğu GiriĢ Kapısı
Fot. 22. Avlunun Batı GiriĢ Kapısı
Fot. 23. Harim - Sütunlar
Fot. 24. Ulu Camii Minaresi
Fot. 25. Minare - Detay
Fot. 26. Minare - Detay
Fot. 27. Eyyubi Medresesi ve Ulu Caminin Güney Cephesi
Fot. 28. Eyyubi Medresesi Avlusu ve Caminin Doğu Cephesi
Fot. 29. Medresenin Avlusu ve Caminin Doğu Cephesi
Fot. 30. Ulu Cami Avlusu Avlunun Doğu GiriĢi ve Medresenin GiriĢ Kapısı
Fot. 31. Son Tamiratta Mihrap Önünde, Mihrap Kaplamaları Söküldükten ve Duvarlar
Kumlanarak Temizlendikten Sonra
Fot. 32. Son Tamiratta Sahınların Üst Örtülerindeki Sıvalar Raspalandıktan ve
Ayaklar Kumlanarak Temizlendikten Sonra
Fot. 33. Son Tamiratta Tonozların Sıvaları Raspalandıktan ve Ayaklar Kumlanarak
Temizlendikten Sonra
ResearchGate has not been able to resolve any citations for this publication.
nde, ışıklıklar ile mihrap önü birimleri arasında, eyvan hatırasını yaşatan birer birim daha yer almaktadır. Işıklıklar ile eyvanımsı birimlerle, harim içerisinde, avlu ve eyvan küçültülerek
  • Ayrıca Kayseri
  • Ulu Camii Ile Erzurum Ulu
  • Camii
Ayrıca Kayseri Ulu Camii ile Erzurum Ulu Camii'nde, ışıklıklar ile mihrap önü birimleri arasında, eyvan hatırasını yaşatan birer birim daha yer almaktadır. Işıklıklar ile eyvanımsı birimlerle, harim içerisinde, avlu ve eyvan küçültülerek, adeta sembolik olarak yaşatılmaktadır. kulesidir(Çiz.2,4).
nde veya minaresi 12.yüzyıla tarihlenebilen Harput Ulu Camii'ndeki minareler, tuğla malzeme ile inşa edilmiş, silindirik gövdeli minarelerdir
  • Özgün Minaresi Bulunan Erzurum Kale Camii Ile Siirt Ulu
  • Camii
Özgün minaresi bulunan Erzurum Kale Camii ile Siirt Ulu Camii'nde veya minaresi 12.yüzyıla tarihlenebilen Harput Ulu Camii'ndeki minareler, tuğla malzeme ile inşa edilmiş, silindirik gövdeli minarelerdir.
Urfa Ulu Cami'nin yapı malzemesini incelediğimizde, harimde üst örtüler hariç, harim ve cepheler, kesme taş malzemedir
  • Kullanılmıştır
cephelerinde kullanılmıştır. Urfa Ulu Cami'nin yapı malzemesini incelediğimizde, harimde üst örtüler hariç, harim ve cepheler, kesme taş malzemedir.