Article

YAHUDİ KAYNAKLARINA GÖRE YAHUDİLİK

Authors:
If you want to read the PDF, try requesting it from the authors.

No full-text available

Request Full-text Paper PDF

To read the full-text of this research,
you can request a copy directly from the author.

Article
Full-text available
İslâm dininde Allah’ın birliği, “tevhid” olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda Kur’an’da Yahudilerin tevhide aykırı anlayışları benimseyip, bu inançtan saptıklarına dikkat çekilmiştir. Kur’an’ın bu yaklaşımı, Müslümanların Yahudiliğe dair bakış açılarının temelini oluşturmuştur. Bu bakımdan Müslümanların, eleştirdikleri konuların başında Yahudilerin ulûhiyet anlayışları gelmektedir. Bu eleştirilerin temel hareket noktası İslam’daki Allah tasavvurudur. Çünkü Kur’an’da hiçbir şeyin Allah’ın dengi ve benzeri olamayacağı, beşerî vasıflarla nitelendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir (İhlâs 112/4). İmam Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Yahudilik eleştirisinin merkezinde de bu ayetler bulunmaktadır. Mâtürîdî’ye göre beşeriyetin gerçek ve tek dini, tevhid dinidir. Ancak bu dine inanan kimi topluluklar çeşitli sebeplerle tevhid inancını bozmuşlardır. Bunların arasında Yahudiler de bulunmaktadır. Onların yaptığı tahrifin en önemli göstergesi de antropomorfik Tanrı anlayışlarıdır. Buna göre Yahudilik, öz itibariyle tevhid inancına dayalı bir din iken zamanla tahrife uğrayarak, bu özden uzaklaşmıştır. Bu bakımdan Allah, tevhid dinini aslına döndürmek için peygamberler göndermiştir. Bütün peygamberler, insanları sadece Allah’ı birlemeye ve ibadeti sadece O’na has kılmaya çağırmışlardır. Bu inancı aslına uygun şekilde koruyan tek toplum ise Müslümanlardır. Bu nedenle Mâtürîdî, tevhid inancını tahrif eden Yahudileri tenkid edip, ulûhiyet anlayışlarındaki sapmalarını ispata çalışmıştır. Abstract The unity of God in the Islam is defined as “tawhīd”. In this respect, the god perception of Jews was criticized in the Qurʾān that they perceive which are contrary to the monotheism. This approach of the Quran has formed the basis of Muslims’ perspectives on Judaism. In that regard, the main issue that Muslims criticize is the The Jews’ perception of god. Of course the main point of these criticisms is the blief of Allah as one and only true God in Islam. It is clearly stated some Qur’anic verse that nothing is equal to Him. The same verses consists of the centre of Māturīdī’s criticism on Judaism. According to Māturīdī, the the true and only religion of humanity is the religion of tawhīd. However, some communities that were the followers of this belief distorted the belief of tawhīd for various reasons. Among these distorters are Jews. Māturīdī criticized the Jews who distorted the tawhīd in their religion od and he tried to prove deviations in Jews' perception of god.
Thesis
Full-text available
Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta kardeşlik konusunu ele aldığımız bu çalışmada kardeşlik olgusunun önemini genel anlamda ortaya koyup, Yahudilik ve Hıristiyanlıktaki kardeşlik anlayışını inceledik. Yahudilik ve Hıristiyanlığın kardeşlik konusuna yüklediği anlamı, bu anlam çerçevesinde ortaya çıkan çeşitli kardeşlik yaklaşımlarını irdelemeye çalıştık. Bu bağlamda çalışmamızda, “kardeş - kardeşlik” kavramlarını ve kardeşliğin çeşitli kavramlarla olan ilişkisini ele alıp inceledik. Kardeşlik, hemen bütün dinlerde bulunan ortak bir olgudur. Bu olgu, dinlerde daha çok, “kan, soy, din ve insan” kardeşliği bağlamında değerlendirilmektedir. Biz de, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta kan, soy, din ve insan kardeşliği anlayışlarını tahlil edip, kardeşlikten kaynaklanan görevleri ve bu olguya aykırı olan hususları inceledik. Netice olarak kardeşlik, dinlerde çok önemli bir yer tutmaktadır. Yahudilik ve Hıristiyanlık, kardeşliği, soyut bir kavram olmaktan çıkarıp, günlük hayata aktarılan, somut ve aksiyoner bir olgu seviyesine çıkarmışolmakla birlikte, uygulamada birtakım farklılıkların olduğu görülmektedir. Bu farklılıklar da, söz konusu bu dinlerin etki alanı, hitap ettiği kitlenin ve kendi temel karakterlerinin birbirinden farklı olmasıyla açıklanmaktadır.
Conference Paper
Full-text available
Bütün ilahî dinlerin en temel özelliği tek Tanrı inancına sahip olmalarıdır. İslâm dininde Allah’ın birliği, “tevhid inancı” olarak tanımlanmış ve İslâm’ın temeli olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Kur’an’da Yahudilerin tevhide aykırı anlayışlar benimseyip bu inançtan saptıklarına dikkat çekilerek, Tanrı tasavvurları sert bir şekilde tenkid edilmiştir. Hiç şüphesiz Kur’an’ın bu yaklaşımı, Müslüman âlimlerin Yahudi inançlarına olan bakış açılarının temelini oluşturmuştur. Öyle ki Müslümanlar ile Yahudiler arasında yaşanan teolojik tartışmalarda Müslüman kelamcıların tevhid inancına aykırı görüp bu inançtan bir sapma olarak değerlendirdikleri ve tenkit ettikleri konuların başında Yahudilerin ulûhiyet anlayışları gelmektedir. Müslümanları bu tutuma sevk eden bir diğer etken de Yahudi kutsal kitaplarında antropomorfik (insanbiçimci) özellikler ifade eden sıfatların Allah’a nispet edilmesi gelmektedir. Bunun yanı sıra İslam’ın takdim ettiği Allah tasavvuru da önemli bir etkiye sahiptir. Çünkü Kur’an’da hiçbir şeyin Allah’ın dengi, misli ve benzeri olamayacağı, beşerî vasıfla nitelendirilemeyeceği (İhlâs 112/4) açıkça ifade edilmiştir. Bu durum, Mâtürîdî (ö. 333/944)’nin Yahudilik eleştirisi için de geçerlidir. Çünkü ona göre beşeriyetin ilk dini, tevhid dinidir. Ancak bu dine inanan topluluklar çeşitli sebeplerle tevhid inancını bozmuşlardır. Bu inancı bozanların arasında Yahudiler de bulunmaktadır. Bunun en önemli göstergesi de onların antropomorfik karaktere bürünmüş bir Tanrı anlayışını benimsemeleridir. Buna göre Yahudilik, öz itibariyle ilahî din olup, tektanrıcılığa dayalı iken zamanla bu özden uzaklaşarak tahrife uğramış bir dini ifade etmektedir. Bu bakımdan Allah, bozulan ilahî dinleri aslına döndürmek, tevhid inancını tekrar ikame etmek için birçok peygamber göndermiştir. Bütün peygamberler aynı dini tebliğ etmişler; insanları sadece Allah’ı birlemeye ve ibadeti sadece O’na has kılmaya çağırmışlardır. İşte bu inancı aslına uygun şekilde koruyan tek din ise Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği İslam dinidir. Bu nedenle Mâtürîdî, tevhid inancını bütün ilahî dinlerin vazgeçilmez temel unsuru kabul etmiş; bu inancı Allah’a oğul isnad etme, O’nun hakkında uygunsuz konuşma ve din adamlarını rab edinme şeklinde bir inanç benimseyerek tahrif eden Yahudilerin Tanrı inançlarını tenkit edip, ulûhiyet anlayışlarındaki çelişkileri ve sapmaları tenzih prensibinden hareketle ispatlamaya çalışmıştır. Biz bu tebliğimizde yukarıda teorik zeminine dikkate çekmeye çalıştığımız bilgiler doğrultusunda Mâtürîdî’nin Tanrı’nın mutlak birliği ilkesinden hareketle Yahudilere yönelik bu eleştirilerini Te’vîlâtü’l-Kur’an ve Kitâbü’t-Tevhid eserlerini esas alarak tespit etmeye çalışacağız.
Yunan düşüncesi hahaırı.lara, zararlı görünmüş, bunun ıçın haharolar, kendi içlerine yani Tevrat kurallarının içiı:ı:ekapanmışlardır
  • Gerçekten
Gerçekten, Yunan düşüncesi hahaırı.lara, zararlı görünmüş, bunun ıçın haharolar, kendi içlerine yani Tevrat kurallarının içiı:ı:ekapanmışlardır. Yahudi Mezhepleri:
e gelince; onların mist:k ve zilhidilne mezhepleri hiç bir zaman eemaatleri etkilememiştir. Ferisiler, . şayet tahripten sonra. yaşamışlarsa
  • Zulüm
  • Esseniler
Zulüm.lerin' kırıp geçirdiği Esseniler'e gelince; onların mist:k ve zilhidilne mezhepleri hiç bir zaman eemaatleri etkilememiştir. Ferisiler,. şayet tahripten sonra. yaşamışlarsa;
Diaspora) uygulamak ıçın Tevrat'ı dik. katli şekilde okumak kafidir. Çünkü "Herşeyonda. bulunmaktadır
  • Yeni Yahudiiiği
  • Duruma
YahudiIiği, yeni duruma (Diaspora) uygulamak ıçın Tevrat'ı dik. katli şekilde okumak kafidir. Çünkü "Herşeyonda. bulunmaktadır",
Fakat kısa hir zaman sonra, sözlü nakil şartlarının güvenilirliğinin olmadığı düşünülerek (Yahudi merkezlerinin dağılması, zulümler, giivensizlik nedenleriyle) Mukaddes Haham Yuda, Filistin okullarında tedris edilen kanunların tümünü yazmaya karaı' vermiştir
  • Ferisi Yahudiliğinin Kuvvet Çizgileri
Ferisi Yahudiliğinin kuvvet çizgileri, okullarda gelişmiş ve şerh edilıniştir. Fakat kısa hir zaman sonra, sözlü nakil şartlarının güvenilirliğinin olmadığı düşünülerek (Yahudi merkezlerinin dağılması, zulümler, giivensizlik nedenleriyle) Mukaddes Haham Yuda, Filistin okullarında tedris edilen kanunların tümünü yazmaya karaı' vermiştir. İşte bu tcdvinden de Mişna (Michna) doğumuştur.