ArticlePDF Available
Alper Gürz A ve ark.
69
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
DERLEME MAKALE
Ayşenur Alper Gürz
1
Füsun Ayşin Artıran İğde
1
Mustafa Fevzi Dikici
1
1
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Tıp Fakültesi Aile Hekimliği
Anabilim Dalı, Samsun
Yazışma Adresi
Dr. Ayşenur Alper Gürz
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp
Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim
Dalı Kat: A PK: 55139 Kurupelit-
Atakum/Samsun
Tel: 0362 3121919-4270
Email: draysenurag@gmail.com
Geliş Tarihi: 24.10.2013
Kabul Tarihi: 22.01.2014
Konuralp Tıp Dergisi
e-ISSN13093878
konuralptipdergi@duzce.edu.tr
konuralpgeneltip@gmail.com
www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr
D Vitamininin Fetal ve Maternal Etkileri
ÖZET
D vitamini ile insan sağlığı arasındaki ilişki, 1900’lerin başında riketsin
tedavisinde D vitamininin etkili olduğunun gözlenmesi ile kurulmuştur.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, D vitamini yetersizliğinin riketsin
yanında, diyabet, koroner kalp hastalığı, psöriazis, multipl skleroz,
tüberküloz, enfeksiyonlar gibi klinik problemler için hazırlayıcı risk
faktörü oluşturabilmekte olduğunu göstermektedir. Bunun yanında
gebelik döneminde maternal D vitamini eksikliğinin, preeklampsi,
gestasyonel diyabet, periodontal hastalıkların gelişiminde rol oynamakta
olduğunu, fetus veya çocuğun gelişimi sırasında iskelet sistemi,
solunum sistemi, santral sinir sistemi gelişimi üzerinde önemli
etkilerinin görüldüğü çok fazla çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalar
ışığında, son yıllarda esas olarak “subklinik D vitamin eksikliği” tanımı
çerçevesinde ve iskelet sistemi dışındaki etkileri nedeniyle D vitamini
ile ilgili bilgiler güncellenmiş, D vitamini destek programlarının önemi
yeniden gündeme gelmiştir. Birçok ülkede kadınlara özellikle
hamileliklerinin son trimesterinde D vitamini verilmesi gerektiği
üzerinde durulmuştur. Buna rağmen, gelişmekte olan ülkelerde D
vitamini eksikliği bir sorun olarak varlığını sürdürmekte, çocuk sağlığı
ve hastalıkları uzmanları, kadın doğum uzmanları ve aile hekimleri
başta olmak üzere tüm hekimler açısından tetikte olunması gereken
önemli bir konudur.
Anahtar Kelimeler: D Vitamini Eksikliği, Maternal, Fetal
Fetal and Maternal Effects of Vitamin D
ABSTRACT
Since in the early 1900s, the relationship between vitamin D and human
health was discovered which led to a cure for rickets. In recent years,
studies suggest that besides the rickets, vitamin D deficiency may also
have an important role in the development of some clinical situations
such as diabetes, coronary heart disease, psoriasis, multiple sclerosis
and tuberculosis. In addition, many studies showed that the maternal
vitamin D deficiency during pregnancy influence the development of
preeclampsia, gestational diabetes, periodontal diseases and for fetal or
childhood periods there is a significant impact on the development of
the skeletal, respiratory and the central nervous systems. In recent
years, light of these studies, the knowledge about the vitamin D has
been updated and multiple vitamin D supplementation programs has
been applied through the definition of "subclinical vitamin D
deficiency" and their effects on the non-skeletal system. In many
countries, it has been emphasized that vitamin D supplementation
should be given to women, especially in the last trimester of pregnancy.
However, in developing countries, the presence of vitamin D deficiency
continues to be a huge public health problem. In this case, all
physicians, especially pediatricians, obstetricians and family physicians
should be alert to this important issue.
Keywords: Fetal, Maternal, Vitamin D Deficiency
Alper Gürz A ve ark.
70
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
GİRİŞ
D vitamini ile insan sağlığı arasındaki
ilişki, 1900’lerin başında rikets tedavisinde D
vitaminin etkili olduğunun gözlenmesi ile
kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda, batı ülkelerinde
süt ve ekmek gibi besinlerin D vitamini ile
güçlendirilmesi ve destek programları ile D vitamin
eksikliği bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkmıştır
(1). Vücudumuz D vitamini ihtiyacının, %90’ını
güneş ışığı yoluyla alırken, yalnızca %10’u
besinlerden karşılanmaktadır. Besin kaynakları;
güçlendirilmiş süt ürünleri, balık ve yumurtadır.
Ayrıca, haftada 3-4 gün, günde en az 15 dakika gün
ışığı, D vitamini ihtiyacını karşılamak için
gereklidir (2).
D vitamininin bilinen en iyi fonksiyonu,
ince bağırsaklar, kemikler ve böbrekleri etkileyerek,
kalsiyum ve fosforun normal plazma düzeylerinin
devamlılığını sağlamaktır. D vitamini eksikliği,
besin eksikliklerine veya tümüyle örtünmüş
kadınlar, D vitamini eksikliği olan anneden doğmuş
çocuklar ve güneşi az olan kuzey iklimleri gibi
nedenlerle güneş ışığının nırlı alınmasına bağlı
olarak gelişir. Neden ne olursa olsun, D vitamini
eksikliği hipokalsemiye yol açmaya eğilimlidir.
Ülkemizde doğurganlık y grubundaki
kadınlardaki D vitamini eksikliğinin %80 oranında
olduğu bildirilmiştir (3). Yine, yapılan bir
çalışmada gebe kadınların %27’sinde, kord kanında
ise %64 oranında D vitamini eksikliği saptanmıştır
(4).
Son 10 yılda gelişmiş ülkelerde rikets
vakalarının artması, D vitamini takviye dozlarının
gözden geçirilmesine ihtiyaç duyulması, D
vitamininin kemik dışı etkilerine ilgininin artması,
D vitamini eksikliğinin başta anneler olmak üzere
erişkinlerdeki öneminin anlaşılması ve “Subklinik
D vitamin eksikliği” tanımının öne çıkması ile D
vitamini ve eksikliği yeniden güncel bir konu haline
gelmiştir (5). Bu çalışmada D vitaminin söz konusu
etkileri ve önemi tekrar hatırlatılmak istenmiştir.
D Vitamini metabolizması:
Besinlerle alınan D vitamini bağırsakta
emilir veya güneş ışığı ile derideki
prekürsörlerinden D vitamini sentezlenir.
Sentezlenen D vitamini plazmada α-1 globuline
bağlanarak (D bağlayıcı protein veya DBP)
karaciğere taşınır. Karaciğerde bir 25-hidroksilaz
ile 25-hidroksi vitamin D’ye (25(OH)-D) dönüşür.
Daha sonra 25(OH)-D böbrekte α1-hidroksilaz ile
1,25-(OH)-D’ye dönüşür. Bu, biyolojik olarak
vitamin D’nin en aktif şeklidir (2,6).
Kanda kalsiyumun düşüşü, parathormon
düzeyini yükseltir ve bu yükselmeyle şu durumlar
-hidroksilaz aktive edilerek,
aktif D vitamini miktarı ve kalsiyum emilimi artar.
Kemiklerden kalsiyum mobilize olur. Renal
kalsiyum atılımı azalırken, fosforun renal atılımı
artar. Böylece, kalsiyumun serum düzeyi normale
yaklaşabilir ancak, hipofosfatemi devam ettiğinden
kemik mineralizasyonu bozuktur (6). Gebelikte
birçok fizyolojik değişim olduğu gibi D vitamini
metabolizmasında da değişiklikler izlenmektedir.
Kord kanındaki 25(OH)-D vitamini
durumu, maternal D vitamini düzeyi ile yakından
ilişkilidir (7,8). Anne kanı ile anne sütü D vitamini
düzeyleri arasındaki ilişki de göz önüne alındığında
yenidoğan ve erken bebeklik dönemindeki D
vitamini yetersizliği in en önemli risk faktörünün
maternal D vitamini yetersizliği olduğu
görülmektedir (9).
Ülkemizde yapılan bir çalışmada, maternal
D vitamini ile ilk 4 ayda yenidoğanın 25(OH)-D
vitamini arasında zayıf fakat önemli bir korelasyon
saptanmıştır (10).
Gebelerde D Vitamini Düzeyi ve
Maternal Etkileri
D vitamini yetersizliğinin ve vitamin D
reseptör polimorfizminin, rikets, diyabet, koroner
kalp hastalığı, psöriazis, multipl skleroz (MS),
tüberküloz gibi hastalıklar için hazırlayıcı risk
faktörü olabileceği ileri sürülmektedir (4,11-14).
Gebelikle ilişkili olarak ise, D vitamini eksikliğinin
sebep olduğu hastalıkların en sık görülenleri
aşağıda özetlenmiştir.
1-Preeklampsi: Çoğu çalışma, D vitamini
eksikliğinin preeklampsi için olası bir risk faktörü
olduğunu göstermektedir (15). Bunda, D vitamini
düzeyinin immun sistem üzerine etkili olması ve D
vitamini eksikliği sonucu ortaya çıkan
enfeksiyonların da preeklampsi gelişiminde rol
oynaması önemlidir. Bu da sezaryen ile doğumlarda
artışa neden olmaktadır (15).
Gebelikte preeklampsi %3-10 oranında
gözlenir (16). Yapılan araştırmalar sonucunda
preeklampsi/eklampsi riskinin, 25(OH)-D vitaminin
10ng/ml altına düştüğü (şiddetli eksiklik)
durumlarında arttığı tespit edilmiştir (17). Örneğin
Amerika’da yapılan bir araştırmada gebeliğin 15-
20. haftalarında kontrol grubuna göre 25(OH)-D
düzeyi yetersiz olan gebelerde, yeterli düzeyde
olanlara göre ağır preeklampsi tablosu 5,41 kat
yüksek bulunmuştur (17). Başka bir araştırmada 34
hafta öncesinde başlayan olgularda 25(OH)-D
düzeyleri oldukça düşük bulunurken, düzey 10
ng/ml yükselince preeklampsi görülme oranının
%63 azalmakta olduğu saptanmıştır (18).
Buna karşılık bazı çalışmalarda, kontrol ve
preeklampsi olgularının vitamin D düzeyleri
arasında fark bulunamamıştır (19,20).
2-Gestasyonel Diyabet: Yapılan bazı
çalışmalarda D vitamini eksikliği ile gestasyonel
diyabet (GDM) arasında bir ilişki saptanamamış
olsa da, gebelik öncesi beden kitle indeksi (BKİ),
anne yaşı, etnik grup, birinci derece akrabalarda tip
2 DM saptanması gibi değişkenlerin de göz önüne
alındığı geniş çaplı bir kohort çalışma, D vitamini
eksikliğinin GDM ile ilişkisi olduğunu
göstermektedir (14). Başka bir çalışmada ise, GDM
Alper Gürz A ve ark.
71
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
ve bozulmuş glukoz toleransı saptanan gebelerde,
kontrol grubuna göre D vitamini düzeyleri önemli
ölçüde düşük bulunmuştur (21). Fark bulmayan
çalışmaların yanı sıra gestasyonel diyabetli ve
bozulmuş glukoz toleransı (BGT) olan annelerde D
vitamini eksikliğinin daha sık olduğunu bildiren
yayınlar da vardır (21,22).
Gestasyonel diyabetli olgularda üçüncü
trimester 25(OH)-D düzeyinin düşüklüğü ile
HbA1c düzeyi arasında ters korelasyon
saptanmıştır. Genetik ve çevresel etkenler (etnik
grup, iş durumu, mevsim, yaş, BKİ, vs.), D vitamini
düzeyini ve D vitamininin beta hücreleri ve insülin
duyarlı dokulara etkisini belirler (23).
3-Periodontal Hastalıklar: Gebeliğin
önemli sorunları arasında yer alan periodontal
hastalıklar ile vitamin D düşüklüğü arasında
bağlantı olabileceği de ifade edilmektedir (24).
Maternal D Vitamininin Fetal ve
Neonatal Etkileri:
1-İntrauterin Büyüme: Topluma dayalı
izlemsel bir çalışmada farklı etnik gruptan 3730
anne izlenmiş; gebeliğin erken dönemlerinde D
vitamini düzeyi 12ng/ml’nin altında olanlarda
gestasyon yaşına göre düşük doğum ağırlığı (DDA)
ile doğum riskinin yüksek olduğu bildirilmiştir
(25). Bir diğer çalışmada da, D vitamini reseptör
genotipi ile DDA riski arasında da ilişki çalışılmış
ve D vitamini düzeyinden bağımsız olarak D
vitamini reseptör genotipinin doğum ağırlığını
etkilediği bulunmuştur (26).
2-Neonatal Kalsiyum Metabolizmasına
Etkileri: Gebelik dönemi boyunca mevcut olan
maternal D vitamini eksikliğinin neonatal kalsiyum
metabolizması üzerine önemli etkisi bulunmaktadır.
Bunun en önemli ve erken bulgusu yenidoğan
döneminde görülen hipokalsemidir (27). Yenidoğan
döneminde en sık karşılaşılan hipokalsemi
tablolarından biri neonatal hipokalsemi olup, erken
ve geç olmak üzere ikiye ayrılır (28):
Erken neonatal hipokalsemi: Tüm
yenidoğanlarda görülen fizyolojik kalsiyum
düşüşüyle ilgili olabileceği gibi prematürite, doğum
asfiksisi, maternal diyabet, hipoparatiroidi,
maternal hiperparatiroidi gibi nedenlerle de
görülebilir (28).
Geç neonatal hipokalsemi: Genellikle
yüksek fosfat içerikli sütle beslenme, magnezyum
yetersizliği, maternal D vitamini yetersizliği,
hipoparatiroidi nedeniyle ortaya çıkmakta ve erken
tipe göre daha seyrek görülmektedir (28). Ayrıca,
annede paratiroid adenomuna ek olarak D vitamini
eksikliği saptanan bir olguda geç neonatal
hipokalsemi gözlenmiştir (29).
Yapılan çoğu çalışmada, kord kanındaki D
vitamini düzeyi ile PTH ve Ca düzeyi arasında bir
ilişki gösterilememiştir (30). Bununla birlikte,
yapılan bazı çalışmalarda, anneye D vitamini
desteği yapılmasının kord kanı Ca düzeyini
etkilemediği bildirilirken, az sayıdaki çalışmada ise
gebelik döneminde Ca ve D vitamini verildiğinde
doğum ağırlığı ve Ca düzeylerinin daha iyi olduğu
belirtilmektedir (30, 31).
3-İskelet Gelişimi: Doğumsal rikets
vakalarının hepsinde anne ve bebekte düşük
25(OH)-D düzeyi ve bebekte hipokalsemi gözlenir
(32). Yenidoğan döneminde görülen
hipokalseminin ayrıcı tanısında doğumsal rikets de
düşünülmeli, buna yönelik olarak anne ve bebekten
serum 25(OH) vitamin D düzeyi ölçülmelidir (32).
Konjenital rikets olguları, diğer belirtilerinden
ziyade hipokalsemik konvulziyonla başvurabilir
(28). Konjenital riketse bağlı hipokalsemi ancak
gebelik döneminde yeterli D vitamini
suplementasyonu ile önlenebilir (28).
4-İmmün Gelişim: D vitamini düzeyinin
fetal ve neonatal dönemdeki immün sistem
olgulaşması ve allerjiye yatkınlık açısından da
önemli olduğu anlaşılmaktadır. Buna bağlı olarak
da, tip 1 diyabet, astım ve alerjik rinit gibi immun
sistem disfonksiyonu sonucu ortaya çıkan
hastalıklar D vitamini gebelik döneminde düşük
olan anne bebeklerinde sık görülmektedir (33).
Prospektif kohort bir çalışmada 568
bebeğin kord ka D vitamini düzeyi ile
monononükleer hücrelerden IFN-γ salınımı
arasında pozitif, IFN-α salınımı arasında ise zayıf
ama önemli negatif korelasyon bulunmuştur (34).
Gebelikte yapılan D vitamini takviyesi ile immun
sistem üzerinde rolü olan immunoglobulin-like
transcript (ILT 3 ve 4) gen ekspresyonu açısından
ilişki saptanmıştır (8).
5-Neonatal Lupus Eritematozus:
Vitamin D’nin immünmodülatör etkisi nedeniyle,
maternal D vitamini eksikliğinin neonatal lupus
olgularında da hazırlayıcı veya ağırlaştırıcı rolü
olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, D
vitamini desteğinin maternal antikorların etkisi ile
neonatal lupusa karşı önleyici olabileceği öne
sürülmektedir (35).
6-Solunum Sağlığı: Gebelik döneminde D
vitamini takviyesi alan annelerin bebeklerinde astım
ve hışıltı sıklığının daha az olduğunun bildirilmesi
ile D vitamininin akciğer gelişimi üzerine
intrauterin etkileri olduğu konusu dikkati çekmiştir
(33,36-38). D vitamininin düz kaslarda
proliferasyon ve hipertrofiyi kontrol ettiği de
düşünülürse normal akciğer gelişimi için önemi
ortaya çıkmaktadır (36). Ayrıca, insanlarda
sürfaktan yapımında vitamin D’nin rolü olduğu
saptanmıştır (39). Bununla birlikte, fetal akciğerin
olgunlaşması sırasında sakküler ve alveolar evrede
D vitamininin rol oynadığı ileri sürülmüştür. Buna
bağlı olarak bazı çalışmalar prematür bebeklerde D
vitamini eksikliği ile respiratuar distres arasında
ilişki olduğunu göstermektedir (36). Yapılan bir
çalışmada, akut alt solunum yolu enfeksiyonu
geçiren yenidoğanlarda ve annelerinde serum
25(OH)D vitamini düzeyi sağlıklı olan kontrol
grubuna göre düşük bulunmuştur (40).
Hollanda’da 156 bebek üzerinde yapılan
çalışmada, Respiratuar Sinsisyal Virus (RSV)
Alper Gürz A ve ark.
72
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
bronşioliti geçiren çocukların kord kanı 25(OH)-D
düzeyleri kontrol gruba göre daha düşük
bulunmuştur (33). Yine, Yeni Zellanda’da yapılan
kohort çalışmasında, kord kanı 25(OH)-D düzeyi
10 ng/ml (25 nmol/l) altında olan bebeklerde, 30
ng/mL (75 nmol/l veya üzerinde) olan bebeklere
göre solunum yolu enfeksiyonları 2,04 kat ve diğer
sistem enfeksiyonları ise 2,36 kat daha çok
görüldüğü izlenmiştir (41).
Yapılan araştırmalara göre, maternal D
vitamini eksikliği ya da gebelikte D vitaminin
yetersiz alı sonucu çocukluk döneminde hışıltı,
astım, egzema gibi hastalıklar daha sık
görülmektedir (8). Bunu destekler nitelikte,
Japonya’da yapılan bir çalışmada 763 annenin D
vitamini ölçülmüş ve bebekler 16-24 aylarda
egzema veya şıltılı infant açısından incelenmiştir.
Gebelikte vitamin D düzeyi 25. persentil üzerinde
olan anne bebeklerinde, daha düşük gruba göre
hışıltılı infant görülme olasılığı %64’e, egzema
görülme olasılığı ise %63’e düşmekte olduğu tespit
edilmiştir (42).
7-Santral Sinir Sistemi Hastalıkları:
Multiple Skleroz (MS), glioma, meningioma,
şizofreni gibi hastalıkların klığında doğum
mevsimine göre farklılıkların olması, gebelikte D
vitamini eksikliğinin sık görüldüğü sonbahar ve kış
aylarında doğanlarda görülme sıklıklarının artması,
bu hastalıkların patogenezinin D vitamini eksikliği
ile ilişkilendirilmesine yol açmıştır (43).
Maternal D vitamini düzeyi azaldıkça fetal
beyin dekortikal kalınlığında azalmaya neden olup,
ventrikülomegali gelişmekte, postnatal dönemde,
şizofreni, otizm, beyin tümörü, epilepsi ve MS
oluşum riski yükselmektedir (44). Bu nedenle, D
vitamini desteğine gebeliğin ilk trimesterinde
başlanmalıdır. Yapılan bir çalışmada, gebelikte
vitamin D desteği yapılan annelerin çocuklarında
MS görülme riskinin %59’a düşmesi, D vitamini
yetersizliğinin MS açısından risk olabileceğini
düşündürmektedir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalar,
D vitamini alımının ve kandaki 25(OH)-D vitamini
düzeyinin MS’e karşı koruyucu rol oynadığını
belirtmektedir (45).
8-Tip 1 Diyabet: Finlandiya’ da yapılan
bir çalışmada gebelikte D vitamini alan ve almayan
annelerin çocuklarında tip 1 diyabet insidansı
araştırılmıştır. Vitamin D almayan grupta insidans
204/100000 iken, düzensiz alanlarda 33/100000,
düzenli D vitamini alanlarda 24/100000
bulunmuştur (46). Bu çalışmanın peşinden yine
Finlandiya’ da 1997-2002 yılları arasında doğan
3723 bebek 3-12 ay aralıklarla izlenmiş, diyabet
otoantikorları ve klinik tip 1 diyabet açısından
izlenmiştir. Gebelikte D vitamini desteği alan
annelerin bebeklerinde otoantikor ve diyabet
gelişme riskinde düşme saptanmıştır (47).
Çalışmalara göre vitamin aktif D vitamininin
immünoregülatör etkileri nedeniyle T hücre
aktivasyonu ve sitokin salınımını baskılayarak
otoimmün olarak pankreas beta hücre
zedelenmesini önlediği söylenebilir. D vitamininin
ayrıca pankreastan insülin salgılattığı bilinmektedir
(46,47). Ayrıca, birçok çalışma, yeni ta tip 1
diyabetlilerdeki 1,25(OH)D düzeyinin sağlıklı
insanlara göre düşük olduğunu saptamaktadır
(46,47).
Maternal D Vitamini Düzeyinin Anne
Sütündeki D Vitamini Miktarı Üzerine Etkileri:
Günlük 400 IU vitamin D desteği alan
annelerin sütünde vitamin D içeriğinin <20-78 IU/L
olduğu gösterilmiştir. Bu düzeylerin yalnızca anne
sütü ile beslenen bebekleri vitamin D eksikliğinden
korumayacağı açıktır. Özellikle kuzey yarım
kürede, kış aylarında raşitizmi önlemenin en
güvenilir yolu anne sütü ile beslenen çocuklarda
400 IU/gün D vitamini takviyesidir (48). D vitamini
düzeyinin yeterli miktarda tutabilmek için, Kanada
Pediatri Topluluğu (Canadian Pediatric Society
(CPS)) ve birçok çalışma sonucu, gebe ve emziren
kadınlara özellikle kış aylarında en az 2000 IU/gün
vitamin D desteği yapılmasını önermektedir (7,49).
Gebelerde ve Bebeklerde D Vitamini
Eksikliğinin Önlenmesi ve Ücretsiz D Vitamini
Destek Programı
Ülkemizde sosyoekonomik düzeyde bir
iyileşme olmakla birlikte maternal D vitamini
yetersizliğinin sıklığında ve şiddetinde bir azalma
olmadığı gösterilmiştir (10). Gebelik döneminde
uygulanan günlük 400 IU D vitamini replasmanının
anne ve dolayısıyla yenidoğandaki D vitamini
düzeyini istenen düzeyde tutmakta yetersiz olduğu
bazı çalışmalar ile ortaya konmuştur (50).
Çocuklarda D vitamini durumu, Amerikan Çocuk
Endokrin Birliği’nin önerilerine göre
değerlendirilmektedir (51). 25(OH)-D düzeyine
göre D vitamini durumunu gösteren değerler Tablo
1’de gösterilmektedir.
Tablo 1. 25(OH)-D Düzeyi ilecuttaki D Vitamini
Durumu Arasındaki İlişki
D Vitamini Durumu
25(OH)D vitamini düzeyi,
nmol/l (ng/ml)
Şiddetli eksiklik
<12,5 (5)
Eksiklik
<37,5 (15)
Yetersizlik
37,5-50 (15-20)
Yeterli
50-250 (20-100)
Normal
>250 (100)
İntoksikasyon
>375 (150)
Yakın zamanda ülkemizde yapılan bir
çalışmada, 2-24 ay arasındaki 148 çocuk
incelenmiş, 400 IU/gün D vitamini alan
bebeklerden 2-6 ay arasında olanların %27,3’ünde,
6-12 ay arasındaki bebeklerin %8,3’ünde ve 12-24
ay arasındaki bebeklerin %30’unda serum D
vitamini düzeyi<15 ng/ml bulunmuştur (52).
2010 yılında IOM (Institute of Medicine)
1-18 yaş arası sağlıklı çocuklar için vitamin D
alımını 600 IU (15 microgram) olarak belirlemiştir.
Ancak Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) bu
yeni öneriyi henüz kabul etmemiştir (53). Vitamin
D düzeyini yeterli sınırlar içerisinde tutabilmek için
Alper Gürz A ve ark.
73
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
AAP tüm bebek, çocuk ve adölesanların hayatın ilk
bir kaç günün de başlamak üzere 400 IU/gün
vitamin D almasını önermektedir (54).
Ülkemizde uzun yıllardır tüm bebeklere
yaşamın ilk yılında 400 IU/gün (günde 3 damla) D
vitamini verilmesi rutin bir uygulama olup, 2005
yılından itibaren de Sağlık Bakanlığı programı
olarak bütün bebeklere günde 400 IU D vitamini
verilmesini öngören ve Aile Sağlığı Merkezlerinden
ücretsiz D vitamin dağıtılmasına dayanan bir
program uygulanmaktadır (53). Program
çerçevesinde 2009 sonu itibarıyla 6 milyon bebeğe
D vitamini damlası dağıtılmıştır (55). Ücretsiz D
vitamin programının olumlu etkileri sonucunda
Erzurum lgesinde 0-3 yaş grubunda 1998’de %6
olan rikets sıklığının 2008’de %0,09’a düştüğü
gösterilmiştir (56).
Gebelik döneminde ise ne kadar D
vitamini alınması konusunda farklı öneriler
bulunmaktadır. ABD Endokrin topluluğu
önerilerinde (The Endocrin Society’s
recommendation) gebelikte D vitamini düzeyi
hedefinin >30 ng/mL (>75 mmol/L) olması
gerektiğini ve bu düzeye erişmek için günde 1500-
2000 IU D vitamini alınmasının uygun olacağını
vurgulamaktadır (57). Hollis 2011 yılındaki
değerlendirmesinde, gebelikte vitamin D düzeyinin
40-60 ng/ml olması gerektiğini ve bu düzeylerin
sağlanabilmesi için vitamin D ihtiyacının 4000
IU/gün olduğunu bildirmiştir (58). IOM (Institute
of Medicine, Food and Nutrition Board), 2010
yılında yayınladıkları bir kararla gebe ve emziren
kadınlarda 600 IU/gün vitamin D desteği
yapılmasını önermiştir (59,60).
Son yıllarda gelişmiş ülkelerde kemik
sağlığı ve D vitamini destek programlarının önemi
yeniden gündeme gelmiş ve birçok ülkede kadınlara
özellikle hamileliklerinin son trimesterinde D
vitamini verilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur
(50). Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın 9 Mayıs 2011
tarihinde yayınladığı genelge ile D vitamini
eksikliğini önlemek için gebelere D vitamini destek
progra başlatmıştır. Her gebeye günlük tek doz
1200 IU (9 damla) D vitamini, gebeliğin 12.
haftasından itibaren doğum sonrası 6. aya kadar
önerilmiştir (13). Alınan tedbirlerle bebeklik
döneminde rikets sıklığında bir düşüş olmasına
karşın, ülkemizdeki bebeklerde subklinik D
vitamini yetersizliği sorunu sürmektedir (53).
D Vitamini İntoksikasyonu Sorunu
D vitamini hipervitaminozu genel olarak
25(OH)-D vitamini düzeyinin 150 ng/ml’nin
üzerinde olması olarak kabul edilir (51). Son
zamanlarda giderek artan oranlarda karşılaşılan bu
sorun özellikle büyük şehirlerde yaşayan orta ve üst
sosyoekonomik düzey bebeklerinde görülmektedir
(11). Uzun süre güneşe maruz kalmak, aşırı D
vitamini oluşumuna neden olmaz (3). Bu vakaların
hepsinde ortak özellik günlük 400 IU’nin üzerinde
D vitamini almalarıdır. Bu durum genellikle,
normal bebek izlemi ve gelişim aşamalarının yanlış
değerlendirilmesi, iki aylık bir çocukta
kraniotabesin anormal kabul edilmesi, 7-8 aylık bir
çocukta diş çıkmamasının gecikme olarak
düşünülmesi, normal genişlikte bir fontanelin
büyük olarak tespit edilmesi veya bebeklik
dönemindeki fizyolojik genu varusun deformite
olarak algılanması gibi doktorun bilgi düzeyindeki
yetersizliğe bağlı olabileceği gibi, bazen de ailenin
‘erken yürüme’, ‘erken diş çıkması’ gibi isteklerle
kendi başlarına yaptıkları uygulamalar sonucu
ortaya çıkabilmektedir. D vitamini intoksikasyonun
temel bulgusu hiperkalsemi ve hiperkalsemiye bağlı
klinik bulgulardır (11) (Tablo 2).
Tablo 2. Hiperkalsemiye Bağlı Klinik Bulgular
Kas güçsüzlüğü, halsizlik
Konfüzyon, apati, koma
Depresyon, psikoz
İştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık
Hipergastrinemi, ülser, pankreatit
EKG bozuklukları, Bradiaritmiler
Hipertansiyon
İdrar konsantrasyon yeteneğinde bozulma
Hiperkalsüri, Nefrokalsinozis, böbrek taşları
Aort, kalp, kas, solunum sistemi ve merkezi sinir
sisteminde kalsifikasyon
Ayrıca, hayatın diğer evrelerine göre 6
ayın altındaki bebeklerde melanin miktarının
azlığına bağlı olarak güneş yanıkları ve cilt kanseri
ile direk güneş ışığı maruziyeti arasındaki güçlü
ilişki olması nedeni ile bu grupta direk güneş ışığı
maruziyetine dikkat edilmesi gerekmektedir. Daha
büyük çocukların ebeveynleri ise, çocuklarını direk
güneş ışığı maruziyetinden koruyucu kıyafetler
giydirerek korumaları konusunda uyarılmalıdır
(61).
Sonuç
Gelişmekte olan ülkelerde D vitamini
eksikliği çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları,
kadın doğum uzmanları ve aile hekimleri açısından
tetikte olunması gereken önemli bir sağlık
sorunudur. Sağlıklı bebek, çocuk ve adolesanlarda
vitamin D eksikliği ve raşitizmi engellemek için en
az 400 IU/gün vitamin D alımı gerekmektedir.
Yüksek riskli kadınlara gebelik, emzirme ve
bebeklerine yenidoğan döneminde D vitamini
takviyesi yapılmalıdır (9,62,63).
Doğurganlık çağındaki kadınlarda, gebelik
döneminde beslenme ve güneş ışığından yeterince
yararlanma, kalsiyumdan zengin beslenme gibi
konuları ve D vitamini yetersizliğinin riketsle
birlikte diğer olumsuz sonuçlarını vurgulayan
eğitim toplantılarının düzenlenmesi, ayrıca,
gebeliklerinin son trimesterinde profilaktik D
vitamini kullanmalarının önerilmesi D vitamini
eksikliğine bağlı patolojilerin önlenmesinde
oldukça önemlidir.
Alper Gürz A ve ark.
74
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
KAYNAKLAR
1. Holick MF, Chen TC. Vitamin D deficiency: a worldwide problem with health consequences. Am J Clin
Nutr 2008;87(4):1080S-6S.
2. Rakel RE, Rakel DP. Rakel Textbook of Family Medicine, 8th Ed. Philadelphia: WB Saunders, 2011;822.
3. Ozkan B. Nutritional rickets. J Clin Res Pediatr Endocrinol 2010; 2(4):137-43.
4. Ergur AT, Merih Berberoglu M, Atasay B, et al. Vitamin D Deficiency in Turkish Mothers and Their
Neonatesand in Women of Reproductive Age. J ClinRes Pediatr Endocrinol 2009;1(6):266-9.
5. Hatun Ş. D Vitamini Eksikliği ve Önlenmesi: Türkiye Deneyimi. Türkiye Klinikleri J Pediatr Sci
2012;8(2):4-8.
6. Robbin’s Temel Patoloji, 7. Ed. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri, 2003;295-8.
7. Ala-houhala M, Koskinen T, Terho A, et al. Maternal compared with infant vitamin D. Archives of Disease
in Childhood, 1986;61: 1159-63.
8. Barrett H, Mc Elduff A. Vitamin D and pregnancy: an old problem revisited. Best Pract Res Clin Endocrinol
Metab 2010;24:527-39.
9. Andiran N, Yordam N, Ozon A. Risk Factors for Vitamin D Deficiency in Breast-fed Newborns and Their
Mothers. Nutrition 2002;Volume 18, Number 1,
10. Pehlivan I, Hatun S, Aydogan M, et al. Maternal vitamin D deficiency and vitamin D supplementation in
healthy infants. Turk J Pediatr 2003;45:315-20.
11. Hatun Ş, Bereket A, Çalıkoğlu AS, ve ark. Günümüzde D vitamini yetersizliği ve nütrisyonel rikets. Çocuk
Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2003:46:224-41.
12. Sarıkaya S, Çam H, Aydın A, ve ark. Annede ve erken yenidoğan dönemindeki bebeklerde kan Ca, P, Mg,
PTH ve vitamin D düzeyleri. Türk Pediatri Arşivi 1992;3(4):92-7.
13. Gebelere D vitamini destek programi rehberi. http://www.saglik.gov.tr./TR/belge/1-12659/.gebelere-d-
vitamini-destek-programi-rehberi.html (Erişim tarihi: 21.01.2013).
14. Zhang C, Qiu C, Hu FB, et al. Maternal plasma 25-hydroxyvitamin D concentrations and the risk for
gestational diabetes mellitus. PLoS One. 2008;3(11):e3753.
15. Merewood A, Mehta SD, Chen TC, et al. Association between vitamin D deficiency and primary cesarean
section. J Clin Endocrinol Metab 2009;94(3):940-5.
16. Williams Obstetric, 23rd Edition. The McGraw-Hill Companies, İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri, 2010;709.
17. Baker AM, Haeri S, Camargo CA Jr, et al. A nested case-control study of midgestation vitamin D deficiency
and risk of severe preeclampsia. J Clin Endocrinol Metab 2010;95(11):5105-9.
18. Robinson CJ, Alanis MC, Wagner CL, et al. Plasma 25-hydroxyvitamin D levels in early-onset severe
preeclampsia. Am J Obstet Gynecol 2010;203(4):366.e1-6.
19. Powe CE, Seely EW, Rana S, et al. First trimester vitamin D, vitamin D binding protein, and subsquent
preeclampsia. Hypertension 2010;56(4):758-63.
20. Shand AW, Nassar N, Von Danelszen P, et al. Maternal vitamin D status in pregnancy and adverse
pregnancy outcomes in a group at high risk for preeclampsia. BJOG 2010;117(13):1593-8.
21. Soheilykhah S, Mojibian M, Rashidi M, et al. Maternal vitamin D status in gestational diabetes mellitus. Nutr
Clin Pract 2010; 25(5):524-7.
22. Baker AM, Haeri S, Camargo CA Jr, et al. First trimester maternal vitamin D status and risk for gestational
diabetes mellitus: a nested case control study. Diabetes Metab Res Rev 2012;28(2):164-8.
23. Lau SL, Gunton JE, Athayde NP, et al. Serum 25-hydroxyvitamin D and glycated hemoglobin levels in
women with gestational diabetes mellitus. Med J Aust 2011;194(7):334-7.
24. Kurtoğlu S, Korkmaz L, Memur Ş. D Vitamininin İntrauterin Etkileri. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci
2012;8(2):18-23.
25. Leffelaar ER, Vrijkotte TG, van Eijsden M. Maternal early pregnancy vitamin D status in relation to fetal and
neonatal growth: results of the multi-ethnic Amsterdam Born Children and their Development cohort. Br J
Nutr 2010;104(1):108-17.
26. Bodnar LM, Catov JM, Zmuda JM, et al. Maternal serum 25-hydroxyvitamin D concentrations are associated
with small-for-gestational age births in white women. J Nutr 2010;140(5): 999-1006.
27. Specker BL. Does vitamin D during pregnancy impact offspring growth and bone? Proc Nutr Soc
2012;71(1):38-45.
28. Yeşiltepe Mutlu G, Özsu E, Oruç M, ve ark. Maternal D vitamini eksikliğine bağlı hipokalsemik nöbet.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2011; 54: 79-82
29. Kanmaz G, Aycan Z, Çetinkaya E, ve ark. Maternal vitamin D eksikliği ve paratiroid adenomuna bağlı geç
neonatal hipokalsemi: olgu sunumu. Türkiye Çocuk Hast Derg 2007;1:37-40
30. Kovacs CS. Vitamin D in pregnancy and lactation: maternal, fetal, and neonatal outcome from human and
animal studies. Am J Clin Nutr2008;88(2):520S-528S,14.
31. Chan GM, McElligott K, McNaught T, et al. Effects of dietary calcium intervention on adolescent mothers
and newborns: a randomized controlled trial. Obstet Gynecol 2006;108(3 Pt1):565-71.
32. Erdeve Ö, Atasay B, Arsan S, et al. Hypocalcemic seizure due to congenital rickets in the first day of life.
Turk J Pediatr 2007;49(3):301-3.
33. Belderbos ME, Houben ML, Wilbrink B, et al. Cord blood vitamin D deficiency is a associated with
respiratory syncytial virus bronchiolitis. Pediatrics 2011;127(6):e1513-20.
Alper Gürz A ve ark.
75
Konuralp Tıp Dergisi 2015;7(1):69-75
34. Chi A, Wildfire J, McLoughlin R, et al. Umbilical cord plasma 25-hydroxyvitamin D concentration and
immune function at birth. Clin Exp Allergy 2011;41(6):842-50.
35. Miyako K, Yamaguchi Y, Sakemi Y, et al. Vitamin D deficiency presenting in an infant with neonatal lupus
erythematosus. Pediatr Int 2011;53(2):255-8.
36. Weiss ST, Litonjua AA. The inutero effects of maternal vitamin D deficiency: how it results in asthma and
other chronic diseases. Am J Respir Crit Care Med 2011;183(10):1286-7.
37. Devereux G, Litonjua AA, Turner SW, et al. Maternal vitamin D intake during pregnancy and early
childhood wheezing. Am J Clin Nutr 2007;85(3):853-9.
38. Erkkola M, Kaila M, Nwaru BI, et al. Maternal vitamin D intake during pregnancy is inversely with asthma
and allergic rhinitis in 5-year-old children. Clin Exp Allergy 2009;39(6):875-82.
39. Phokela SS, Peleg S, Moya FR, et al. Regulation of human pulmonary surfactant protein gene expression by
1alpha,25-dihydroxyvitamin D3. Am J Physiol Lung Cell Mol Physiol 2005;289(4):L617-26.
40. Karatekin G, Kaya A, Salihoglu O et al. Association of subclinical vitamin D deficiency in newborns with
acute lower respiratory infection and their mothers. Eur J Clin Nutr. 2009 Apr;63(4):473-7.
41. Camargo CAJr, Ingham T, Wickens K, et al. Cord-blood 25-hydroxyvitamin D levels and risk of respiratory
infection, wheezing and asthma. Pediatrics 2011;127(1):e180-7.
42. Miyake Y, Sasaki S, Tanaka K, et al. Dairy food, calcium and vitamin D intake in pregnancy, and wheeze
and eczema in infants. Eur Respir J 2010;35(6):1228-34.
43. Dror DK, Allen LH. Vitamin D inadequacy in pregnancy: biology, outcomes, and interventions. Nutr Rev
2010;68(8):465-77.
44. Lucas RM, Ponsonby AL, Pasco JA, et al. Future health implications of prenatal and early-life vitamin D
status. Nutr Rev 2008;66(12):710-20.
45. Mirzaei F, Michels KB, Munger K, et al. Gestational vitamin D and the risk of multiple sclerosis in offspring.
Ann Neurol 2011;70(1):30-40.
46. Hyppönen E, Laara E, Reunanen A, et al. Intake of vitamin D and risk of type 1 diabetes: a birth-cohort
study. Lancet 2001;358(9292):1500-3.
47. Marjamaki L, Niinistö S, Kenvard MG, et al. Maternal intake of vitamin D during pregnancy and risk of
advanced beta cell autoimmunity and type 1 diabetes in offspring. Diabetologia 2010;53(8):1599-607.
48. Atay Z, Bereket A. Vitamin D ve Güncel Öneriler. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2012;8(2).
49. First Nations, Inuit and Métis Health Committee, Canadian Pediatric Society (CPS): Vitamin D
supplementation: Recommendations for Canadian mothers and infants. Paediatr Child Health
2007;12(7):583-98.
50. Hollis BW, Wagner CL. Assessment of dietary vitamin D requirements during pregnancy and lactation. Am J
Clin Nutr 2004;79:717-26.
51. Misra M, Pacaud D, Petryk A, et al. Drug and Therapeutics Committee of the Lawson Wilkins Pediatric
Endocrine Society. Vitamin D deficiency in children and its management: review of current knowledge and
recommendations. Pediatrics 2008;122(2):398-417.
52. Onal H, Adal E, Alpaslan S, et al. Is daily 400 IU of vitamin D supplementation appropriate for every
country: a cross-sectional study. Eur J Nutr 2010;49(7):395-400.
53. Hatun S, Ozkan B, Bereket A. Vitamin D deficiency and prevention: Turkish experience. Acta Paediatr
2011;100(9):1195-9.
54. Wagner CL, Greer FR; American Academy of Pediatrics Section on Breastfeeding; Prevention of rickets and
vitamin D deficiency in infants, children and adolescents. Pediatrics2008;122(5):1142-52.
55. Hatun S, Bereket A, Ozkan B, et al. Free vitamin D supplementation for every infant in Turkey. Arch Dis
Child 2007;92(4):373-4.
56. Ozkan B, Doneray H, Karacan M, et al. Prevalence of vitamin D deficiency rickets in the eastern part of
Turkey. Eur J Pediatr. 2009;168(1):95-100.
57. Holick MF, Binkley NC, Bischoff-Ferrari HA, et al. Endocrine Society. Evaluation, treatment, and
prevention of vitamin D deficiency: an Endocrine Society clinical practice guideline. J Clin Endocrinol
Metab 2011;96(7): 1911-30.
58. Hollis BW, Wagner CL. Vitamin D requirements and supplementation during pregnancy. Curr Opin
Endocrinol Diabetes Obes 2011;18(6):371-5.
59. Institute of Medicine, Food and Nutrition Board. Dietary reference intakes for calcium and vitamin D.
National Academy Press, Washington, DC 2010. Available at:
http://books.nap.edu/openbook.php?record_id=13050.(Accessed on: December 14, 2010).
60. Şıklar Z, BerberoğluM. Maternal D vitamini eksikliği. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2012;8(2):13-7.
61. Ultraviolet light: a hazard to children. American Academy of Pediatrics. Committee on Environmental
Health. Pediatrics 1999;104(2 Pt 1):328-33.
62. Wagner CL, Frank R. Greer. Prevention of Rickets and Vitamin D Deficiency in Infants, Children, and
Adolescents. American Academy of Pediatrics 2008;122:1142-52.
63. Kaya A, Güven AS, Gültekin A, ve ark. Anne-bebek ikilisinde perinatal D vitamini profilaksisinin önemi.
Perinatoloji Dergisi 2012;20(1):18-23.
... Gözlemsel çalışmalara göre, gebelikte D vitamini yetersizliği; preeeklampsi, gestasyonel diabetes mellitus (GDM), ayına göre daha erken doğum (SGA) ve bakteriyel vajinozis gibi olumsuz sonuçlar ile korelasyon göstermektedir (55,(58)(59)(60). Yetersizliğin fetal etkileri incelendiğinde; intrauterin büyüme geriliği (IUGR), doğumsal rikets, otoimmün hastalıklar (tip 1 diyabet, alerjik rinit vb.) ve postnatal dönemde merkezi sinir sistemine ilişkin hastalıklar (otizm, multiple skleroz, epilepsi vb.) için riskin arttığı bildirilmektedir (61,62). (63,64). ...
Article
Full-text available
During pregnancy, maternal and fetal Ca demands are met through increased intestinal Ca absorption. Increased Ca absorption may be more dependent on oestrogen's up-regulation of Ca transport genes than on vitamin D status. Numerous studies, however, have found that severe vitamin D deficiency with secondary hyperparathyroidism during pregnancy leads to abnormal Ca homoeostasis in the neonate. Some, but not all, studies of maternal vitamin D supplementation during pregnancy find a greater birth weight among infants of mothers with adequate vitamin D status. Observational studies find a higher incidence of small-for-gestational age (SGA) infants among mothers who are vitamin D deficient, but this effect may be modified by genetics. In addition, the effect of vitamin D status on SGA may not be linear, with increased occurrence of SGA at high maternal 25-hydroxyvitamin D (25-OHD) concentrations. Some studies, but not all, also have found that maternal vitamin D status is associated with growth trajectory during the first year of life, although the findings are contradictory. There are recent studies that suggest maternal 25-OHD, or surrogates of vitamin D status, are associated with growth and bone mass later in childhood. These results are not consistent, and blinded randomised trials of vitamin D supplementation during pregnancy with long-term follow-up are needed to determine the benefits, and possible risks, of maternal vitamin D status on offspring growth and bone development. The possibility of adverse outcomes with higher maternal 25-OHD concentrations should be considered and investigated in all ongoing and future studies.
Article
Vitamin D deficiency is now recognized as a pandemic. The major cause of vitamin D deficiency is the lack of appreciation that sun exposure in moderation is the major source of vitamin D for most humans. Very few foods naturally contain vitamin D, and foods that are fortified with vitamin D are often inadequate to satisfy either a child's or an adult's vitamin D requirement. Vitamin D deficiency causes rickets in children and will precipitate and exacerbate osteopenia, osteoporosis, and fractures in adults. Vitamin D deficiency has been associated with increased risk of common cancers, autoimmune diseases, hypertension, and infectious diseases. A circulating level of 25-hydroxyvitamin D of >75 nmol/L, or 30 ng/mL, is required to maximize vitamin D's beneficial effects for health. In the absence of adequate sun exposure, at least 800–1000 IU vitamin D3/d may be needed to achieve this in children and adults. Vitamin D2 may be equally effective for maintaining circulating concentrations of 25-hydroxyvitamin D when given in physiologic concentrations.
Article
Objective We aimed to investigate the calcium and vitamin D metabolism in the mother and the newborn and to reveal the importance of calcium and vitamin D supplementation especially in the last trimester. Methods The study population included 30 pregnant women, their healthy term babies and 30 healthy controls at the same age and with similar characteristics. The serum levels of calcium, phosphor, alkaline phosphatase (ALP), parathyroid hormone, calcitonin, glucagon, and 25-hydroxy vitamin D3 [25(OH)D] obtained from the pregnant women (at 24th and 36th weeks), the newborn (at 24th and 48th hours and 15th day), the cord blood and the control group were studied. Results The maternal 36th week serum calcium and 25(OH)D levels were significantly lower than those of 24th week and the control group. The maternal 36th week serum glucagon and calcitonin levels were significantly higher than those of 24th week and control group. Serum calcium levels of the newborn at 24th and 48th hour were lower than those of the cord blood (p<0.05). Conclusion Vitamin D deficiency remains a major health problem for mothers and babies. So we suggest the families to be informed about the complications of vitamin D deficiency and risks like rickets in the early stages, and to educate the mothers for calcium-rich diets to prevent vitamin D deficiency in the babies and prophylactic vitamin D supplementation in the last trimester. Keywords Newborn, vitamin D deficiency, 25-hydroxy vitamin D3.
Article
Nutritional rickets (NR) remains the most common form of developmental bone disease, in spite of the efforts of clinicians and health care providers to reduce the incidence of the disease in Turkey. Today, it is well known that the etiology of NR exists along a spectrum ranging from isolated vitamin D deficiency to isolated calcium deficiency. In Turkey, almost all NR results from vita-min D deficiency that may have temporary but profound effects on short- and long-term skeletal development. Recent evidence suggests that vitamin D deficiency during infancy may predispose a patient to diseases such as diabetes mellitus, cancer, multiple sclerosis, etc. The factors responsible for the high prevalence of vitamin D deficiency in developing countries and its resurgence in developed countries include the following: limited sunshine exposure as individuals spend more time indoors watching television and working on computers or intentional sunshine avoidance for skin cancer prevention. Traditional clothing (covered dress) further limits the exposure to sunshine and thus decreases the endogenous synthesis of vitamin D. In Turkey, maternal vitamin D deficiency and breast feeding without supplementation are the most prominent reasons. The diagnosis of NR is established with a thorough history and physical examination and confirmed by laboratory evaluation. In conclusion, recent literature has drawn attention to the supplemental doses of vitamin D required to achieve a serum 25-hydroxyvitamin D level of at least 20 ng/ml (50 nmol/l), the serum concentration that is needed to optimize absorption of dietary calcium, suppress excess secretion of parathyroid hormone, and reduce fracture risk as well as prevent long-term negative effects.
Article
Turkey, especially its eastern part, has been accepted as endemic for vitamin D deficiency rickets (VDDR). In a study performed by our team in the region in 1998, the incidence of VDDR was 6.09% in children aged between 0–3 years. In 2005, the Ministry of Health initiated a free vitamin D supplementation campaign nationwide for every infant to eradicate VDDR. In this study, we aimed to investigate the prevalence of VDDR in children aged between 0–3 years in order to evaluate the effectiveness of this campaign. Between March 2007 and February 2008, 39,133 children aged between 0–3 years who were brought to different pediatric outpatient clinics in Erzurum, Turkey, were examined for VDDR. VDDR diagnosis was made by radiological and biochemical findings in the cases who were initially suspected of having clinical VDDR. During a one-year period, 39 (0.099%) of the 39,133 patients were diagnosed with VDDR. None of the cases with rickets was taking vitamin D supplementation. The most frequent physical findings were rachitic rosary, enlargement of the wrists, and craniotabes. The laboratory findings of the cases were compatible with VDDR; serum calcium (Ca) 7.5 ± 1.9mg/dL, PO4 4.4 ± 1.3mg/dL, alkaline phosphatase (ALP) 1,341 ± 823, 25-hydroxyvitamin D (25 (OH) D) 5.8 ± 2.9ng/mL, intact parathyroid hormone (iPTH) 240 ± 106pg/mL. It was concluded that, although VDDR has been a continuing childhood health problem, a nationwide free vitamin D supplementation campaign initiated by the government appeared to be effective in eliminating VDDR.
Article
The topic of vitamin D supplementation during pregnancy is very controversial. This review attempts to provide balanced knowledge with respect to this topic gained in the past 18 months. Two recent reports, one by the Institute of Medicine, and one by The Endocrine Society are greatly divergent with respect to the nutritional requirement for vitamin D, as well as, the level of circulating 25-hydroxyvitamin D that is desirable. These recommendations will be discussed along with recent observational data and a recently completed randomized controlled trial dealing with vitamin D requirements during pregnancy. Current evidence supports the concept that circulating 25-hydroxyvitamin D should be 40-60  ng/ml (100-150  nmol) during pregnancy and a daily intake of 4000  IU vitamin D3 is required to attain that circulating level.
Article
Vitamin D deficiency may contribute to impaired glucose metabolism. There are sparse data regarding vitamin D and the development of gestational diabetes (GDM). The objective of this study was to assess if first-trimester vitamin D deficiency is more prevalent in women later diagnosed with GDM compared with women with uncomplicated pregnancies. We conducted a nested case-control study of pregnant women who had previously given blood for routine genetic multiple marker screening and subsequently delivered at a tertiary hospital between November 2004 and July 2009. From an overall cohort of 4225 women, 60 cases of GDM were matched by race/ethnicity with 120 women delivering at term (≥37 weeks) with uncomplicated pregnancies. Banked maternal serum was used to measure maternal 25-hydroxyvitamin D [25(OH)D]. The prevalence of first-trimester maternal vitamin D deficiency (defined as 25(OH)D < 50 nmol/L) was comparable among women with GDM compared with controls (5/60 vs 8/120, p = 0.90). The median 25(OH)D level for all subjects was 89 nmol/L (interquartile range, 73-106 nmol/L). Seventy three percent (117/160) of the cohort had 25(OH)D levels ≥75 nmol/L. In a cohort of pregnant women with mostly sufficient levels of serum 25(OH)D, vitamin D deficiency was not associated with GDM. Further studies are warranted with larger cohorts, especially in populations with lower levels of vitamin D.