ArticlePDF Available

"Üniversite öğrencilerinin beş faktör kişilik kuramına göre kişilik özellikleri alt boyutlarının bazı değişkenlere göre değerlendirilmesi". (A research subscales of undergraduates personality traits according to five factor personality theory in terms of some variants)".

Authors:

Abstract

Özet: Bu araştırmada, "Beş Faktör Kişilik Kuramı"na göre, kişilik özellikleri alt boyutları (dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık, sorumluluk ve duygusal dengesizlik/nevrotizm); “cinsiyet, sınıf, üniversiteye giriş puan türü, yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer, aile geliri, aile yapısı ve anne-baba tutumu” değişkenlerine göre incelenmiştir. Elde edilen araştırma bulgularına göre; cinsiyet değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), duygusal dengesizlik/nevrotizm alt boyutunda ise cinsiyet değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<.05); sınıf değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt boyutunda sınıf değişkeni açısından dördüncü sınıflar lehine ise anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<.05); üniversiteye giriş puan türü değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutları duygusal dengesizlik/ nevrotizm, dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05); yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer değişkeni açısından ise üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutları duygusal dengesizlik/nevrotizm, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05); aile geliri değişkenine göre üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük, deneyime açıklık ve yumuşak başlılık puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), sorumluluk alt boyutunda ise anlamlı düzeyde farklılaştığı; aile yapısı değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt boyutunda ise aile yapısı değişkeni açısından geniş aile lehine anlamlı düzeyde bir farklılaşmanın olduğu (p<.05); anne-baba tutumları değişkenine göre üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük ve deneyime açıklık puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaştığı, yumuşak başlılık ve sorumluluk alt boyutlarında ise anne-baba tutumlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmamıştır. Sayısal verilerin değerlendirilmesinde istatistik tekniklerinden t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testi kullanılmıştır. Anahtar sözcükler: Üniversite öğrencisi; anne-baba tutumu; Beş Faktör Kişilik Kuramı; cinsiyet; sosyo-ekonomik durum. A Research Subscales Of Undergraduates’ Personality Traits "According To Five Factor Personality Theory In Terms Of Some Variants" Abstract: In this research is examined subscales of personality traits according to the 5-Factor Personality Theory (extraversion, openness to experience, agreeableness, conscientiousness and emotional instability/neurotucism) in terms of the variants of “gender, class, type of university entrance score, the place undergraduates spend most of their lives, family income, family structure and attitude of parents”. According to research results; it’s found out that in terms of the variant of gender, the mean scores of extraversion, openness to experience, agreeableness and conscientiousness of subscales of undergraduates’ personality traits don’t vary significantly (p>.05); but in terms of the variant of gender, in the subscale of emotional instability/neurotucism, it changes remarkably (p<.05); in terms of the variant of class, the mean scores of emotional instability/neurotucism, agreeableness and conscientiousness of subscales of undergraduates’personality traits don’t differ significantly (p>.05);in the subscale of extraversion and openness to experience, in terms of the variant of class, it changes remarkably in favor of the fourth grade (p<05); in terms of the variant of the type of university entrance score, the mean scores of emotional instability/neurotucism, extravertion, openness to experience, agreeableness and conscientiousness of subscales of undergraduates’ personality traits; it doesn’t vary significantly (p>.05); in terms of the variant of the place undergraduates spend most of their lives, the mean scores of emotional instability/neurotucism, openness to experience, agreeableness and conscientiousness of subscales of undergraduates’ personality traits, it doesn’t change remarkably (p>.05); in terms of the variant of family income, the mean scores of emotional instability/neurotucism, extraversion, openness to experience and agreeableness of subscales of undergraduates’ personality traits don’t differ significantly (p>.05) but in the subscale of conscientiousness, it differ significantly; in terms of the variant of family structure, the mean scores of emotional instability/neurotucism, agreeableness and conscientiousness of subscales of undergraduates’ personality traits don’t differ remarkably (p>.05) yet in the subscales of extraversion and openness to experience in terms of the variants of family structure, there is a significant change in favor of extended family(p<.05); in terms of the variants of attitudes of parents, the mean scores of emotional instability/neurotucism, extraversion and openness to experience of subscales of undergraduates’ personality traits differ significantly; but in the subscales of agreeableness and conscientiousness, in terms of the variant of attitudes of parents, there is no significant change. In examining digital datas t test, ANOVA and Tukey test which are statistical techniques are used. Key Words: Undergraduate, parents attitude; Five Factor Personality Theory; gender; socio-economic status.
Tarih Okulu Dergisi (TOD) Journal of History School (JOHS)
Mart 2014 March 2014
Yıl 7, Sayı XVII, ss. 939-971. Year 7, Issue XVII, pp. 939-971.
DOI No: http://dx.doi.org/10.14225/Joh400
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN BEŞ FAKTÖR KİŞİLİK
KURAMI’NA GÖRE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ ALT BOYUTLARININ
BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ
Kasım TATLILIOĞLU
Özet
Bu araştırmada, Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt
boyutları (dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık, sorumluluk ve duygusal
dengesizlik/nevrotizm); “cinsiyet, sınıf, üniversiteye giriş puan türü, yaşamlarının
çoğunu geçirdikleri yer, aile geliri, aile yapısı ve anne-baba tutumu” değişkenlerine
göre incelenmiştir. Elde edilen araştırma bulgularına göre; cinsiyet değişkeni açısından
üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından dışadönüklük, deneyime
açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde
farklılaşmadığı (p>.05), duygusal dengesizlik/nevrotizm alt boyutunda ise cinsiyet
değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<.05); sınıf değişkeni açısından
üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal
dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı
düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt boyutunda sınıf
değişkeni açısından dördüncü sınıflar lehine ise anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<.05);
üniversiteye giriş puan türü değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik
özellikleri alt boyutları duygusal dengesizlik/ nevrotizm, dışadönüklük, deneyime
açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı düzeyde
farklılaşmadığı (p>.05); yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer değişkeni açısından ise
üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutları duygusal dengesizlik/nevrotizm,
deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının anlamlı
Bu çalışma, T.C. Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde, Doç. Dr. M. Engin Deniz
danışmanlığında 30.07.2010 tarihinde tamamlanmış olan, “Farklı Öz-Anlayış Düzeylerine Sahip
Üniversite Öğrencilerinin Karar Vermede Öz-Saygı, Karar Verme Stilleri ve Kişilik
Özelliklerinin Değerlendirilmesi” adlı doktora tezinin Bölüm III, Bölüm IV ve Bölüm V
kısımlarından uyarlanmıştır.
 Yrd. Doç. Dr., Bingöl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü.
Kasım Tatlılıoğlu
[940]
düzeyde farklılaşmadığı (p>.05); aile geliri değişkenine göre üniversite öğrencilerinin
kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük,
deneyime açıklık ve yumuşak başlılık puan ortalamalarının anlamlı düzeyde
farklılaşmadığı (p>.05), sorumluluk alt boyutunda ise anlamlı düzeyde farklılaştığı; aile
yapısı değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından
duygusal dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamalarının
anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt
boyutunda ise aile yapısı değişkeni açısından geniş aile lehine anlamlı düzeyde bir
farklılaşmanın olduğu (p<.05); anne-baba tutumları değişkenine göre üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm,
dışadönüklük ve deneyime açıklık puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaştığı,
yumuşak başlılık ve sorumluluk alt boyutlarında ise anne-baba tutumlarına göre
anlamlı düzeyde farklılaşmamıştır. Sayısal verilerin değerlendirilmesinde istatistik
tekniklerinden t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testi
kullanılmıştır.
Anahtar sözcükler: Üniversite öğrencisi; anne-baba tutumu; Beş Faktör
Kişilik Kuramı; cinsiyet; sosyo-ekonomik durum.
A Research Subscales Of Undergraduates’ Personality Traits According
To Five Factor Personality Theory In Terms Of Some Variants
Abstract
In this research is examined subscales of personality traits according to the 5-
Factor Personality Theory (extraversion, openness to experience, agreeableness,
conscientiousness and emotional instability/neurotucism) in terms of the variants of
“gender, class, type of university entrance score, the place undergraduates spend most
of their lives, family income, family structure and attitude of parents”. According to
research results; it’s found out that in terms of the variant of gender, the mean scores of
extraversion, openness to experience, agreeableness and conscientiousness of subscales
of undergraduates’ personality traits don’t vary significantly (p>.05); but in terms of the
variant of gender, in the subscale of emotional instability/neurotucism, it changes
remarkably (p<.05); in terms of the variant of class, the mean scores of emotional
instability/neurotucism, agreeableness and conscientiousness of subscales of
undergraduates’personality traits don’t differ significantly (p>.05);in the subscale of
extraversion and openness to experience, in terms of the variant of class, it changes
remarkably in favor of the fourth grade (p<05); in terms of the variant of the type of
university entrance score, the mean scores of emotional instability/neurotucism,
extravertion, openness to experience, agreeableness and conscientiousness of subscales
of undergraduates’ personality traits; it doesn’t vary significantly (p>.05); in terms of
the variant of the place undergraduates spend most of their lives, the mean scores of
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[941]
emotional instability/neurotucism, openness to experience, agreeableness and
conscientiousness of subscales of undergraduates’ personality traits, it doesn’t change
remarkably (p>.05); in terms of the variant of family income, the mean scores of
emotional instability/neurotucism, extraversion, openness to experience and
agreeableness of subscales of undergraduates’ personality traits don’t differ
significantly (p>.05) but in the subscale of conscientiousness, it differ significantly; in
terms of the variant of family structure, the mean scores of emotional
instability/neurotucism, agreeableness and conscientiousness of subscales of
undergraduates’ personality traits don’t differ remarkably (p>.05) yet in the subscales of
extraversion and openness to experience in terms of the variants of family structure,
there is a significant change in favor of extended family(p<.05); in terms of the variants
of attitudes of parents, the mean scores of emotional instability/neurotucism,
extraversion and openness to experience of subscales of undergraduates’ personality
traits differ significantly; but in the subscales of agreeableness and conscientiousness, in
terms of the variant of attitudes of parents, there is no significant change. In examining
digital datas t test, ANOVA and Tukey test which are statistical techniques are used.
Key words: Undergraduate; Parents attitude; Five Factor Personality Theory;
gender; socio-economic status.
1. Giriş
Her kuram, farklı bakış açılarıyla kişiliği tanımlamaya çalışmıştır. Açık
bir şekilde kişiliği tanımlayan teorisyenlerin başında Allport (1897–1967)
gelmektedir. Allport 1937’de yayınladığı “Kişilik” kitabında kişiliği; bireyin
çevreye yapacağı uyumu belirleyen psiko-fiziksel sistemlerin, bireyin kendi
içindeki dinamik organizasyonları” olarak tanımlamıştır. Allport’a göre,
“insanın en ayırt edici özelliği onun bireyselliği”dir (Özmenler, 1995). İnsanlar
hem fiziksel görünümleri hem de tutum ve davranışları bakımından farklılık
gösterirler. İnsanların biribirinden farklı olmalarının bir çok nedeni vardır.
Kişiliğin tarifindeki zorluk, kişilik kavramının genel çerçevesinin çok geniş
olması ve ancak bu genellik içinde kişi hakkında yargılara varılabilmesi
zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Kişi çok çeşitli ve farklı düzeyde nitelikle
sahip olduğundan, bu niteliklerin hepsini bir arada ölçmek mümkün
olmamaktadır zgüven, 1998). Güvenç’e (1982) göre, temel kişilik yapısı,
yalnızca emzirme, kundağa sarma gibi bir takım tekniklerle değil de, anne-baba
ile çocuğun yakın eğitim çevresinin çocuğa karşı takındığı ortak tutumlarla
oluşurken; Öztürk’e (1997) göre, insanda evrimsel (filojenetik) gelişme ile ilgili
olan olgunlaşma (maturation) ve öğrenme ile ilgili olan bireyleşme-
toplumsallaşma süreçleri birbirini etkileyerek kişilik gelişir. Kişiliğin
Kasım Tatlılıoğlu
[942]
oluşumunda genetik ve çevresel etkiler doğum anından itibaren iç içe geçerler.
Kişiliğin oluşumunda devamlı olarak içten ve dıştan gelen uyarıcıların etkisi altında
olan kişiliğin oluşmasında kalıtım, aile yaşamı, aile dışındaki yaşam koşulları,
toplumun beklentileri ve gerektirdikleri, öğrenilmiş özellikler gibi çok çesitli
etkenler rol oynamaktadır (Aktaş, 2006). Kişilik ancak, bütün hayatımız boyunca,
yavaş aşamalarla gelişebilecek bir tohumdur (Jung, 2005). Modern teknolojinin ve
ülkeler arası yakın ilişkilerin bir sonucu olarak dünya her gün çok daha küçük bir
hal almakta ve insanların davranış ve kişilikleri de hızla değişmektedir (Yı-Jung-
Soo, 2003). Kişiliğe dair yapılan çalışmalar, bütün insan davranışlarının
gözlemlenmesi ve bunların sınıflara ayrılmasıyla başlamıştır. Böylelikle kişilik
tiplerinin tasvir edilmesi kolaylaşmıştır (Şenyuva, 2007). Kişiliğin, genetik ve
yapısal faktörlerden etkilenerek şekillendiği belirtilirken, erken çocukluk
döneminde çocuk ebeveyn ilişkisinin ve sosyal çevrenin de oldukça önemli bir role
sahip olduğu ifade edilmiştir (Sevi, 2009). Kişiliği anlamak için, bir kimsenin
sadece davranışlarına bakmak yeterli değildir. Kişilik gelişimi, yüksek derecede bir
istikarar ve yine aşağı yukarı, aynı derecede bir değişiklik kapasitesi göstermektedir
(Jersild, 1978).
2. Araştırmanın Kavramsal Çerçevesi
2.1. Kişiliğin Tanımı
Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan birisidir. Kişilik
kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlanması yoktur.
(Kültür, 2006). Kişilik kuramcılarından Burger (2006) kişiliği, “bireyin
kendisinden kaynaklanan tutarlı davranış kalıpları ve kişilik içi süreçler”;
İstengel (2006), “bireyin çevreye uymasını sağlayan bütün özellikleri”; Eroğlu
(2011), “ferdin yaşam biçimi”; Özkalp ve diğ., (2002), “bireylerin çeşitli
durumlardaki özel davranımlarda ifadesini bulan yapısal ve dinamik
özelliklerinin tümü”; Yanbastı (1990), sosyal becerilerin toplamı”; Dede
(2009) “davranışsal açıdan kişilik söz konusu olduğunda, bir bireyin psikolojik
özelliklerinin tümü; Güney (2000), “bireyin davranış ve düşünme biçimlerinin,
ilgilerinin, ruhsal durumlarının, yeteneklerinin organize olmuş bir
bütünleşmesi”; Akman ve Erden (1998), “bireyi diğer kişilerden ayıran, bireye
özgü ve tutarlı olarak gösterilen davranış özellikleri; Senemoğlu (2004), “bireyi
başkalarından ayıran; bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı
özelliklerin bütünü; Atkinson ve diğ. (2000), “bir kişinin fiziksel ve sosyal
ortamıyla etkileşme tarzını tanımlayan, düşünce, duygu ve davranışın ayırt edici
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[943]
ve karekteristik örüntüleri”; Özgüven (1998), “bireyin psiko-biyolojik yapı ve
sisteminin bireye özgü dinamik bir organizasyonu”; Güvenç (1982), “bireye
özgü duygu, düşünce ve davranışların örgütlenip bütünleşmesi; Köknel (1989),
“bir insanı nesnel ve öznel yanlarıyla diğerlerinden farklı kılan duygu, düsünce,
tutum ve davranış özelliklerinin tümü”; Cüceoğlu (1991), kişiliği, bireyin iç ve
dış çevresiyle kurdugu, diğer bireylerden ayırt edici, tutarlı ve yapılaşmıs bir
ilişki biçimi”; Yaşar (2006), “insanın fikri, hissi, sosyal ve moral değerlerinin
bir sentezi” ve Davranışçı psikologlarından Watson ise kişiliği, “bir insanın
alışkanlıklarının, alışkanlık sistemlerinin toplamı” olarak tanımlamışlardır.
2.2. Kişilik Kuramları
Kişilik psikolojisi kitaplarında karşılaşılan kuramlar çoğunlukla kendi
kuramcısının adı ile tanınır. En önemli kuramcılar; Freud, Jung, Adler, Horney,
Sullivan, Berne, Allport, Cattell, Sheldon, Rogers, Erikson, Maslow’dur
(Özkalp, 1983). Kişiliğin tanınmasına ilişkin yapılan çalışmalar birçok kişilik
kuramını ortaya çıkarmıştır. Bu kuramlar kişiliğin tanımlarını birbirinden farklı
tanımları ve görüşleri vardır (Başaran, 1991). Kişilik psikolojisi; insanların
kendilerine özgü davranış, duygu ve düşünce biçimleriyle ilgilenir. Dolayısıyla
her bir kuramın kişilik gelişimine ilişkin öngörüleri farklı farklıdır. Bu konuda
altı farklı kuram vardır (Burger, 2006). Aynı olguyu açıklamaya çalışan
biribirinden farklı yaklaşımların olması kaçınılmazdır. Bunun yanında insan,
duygusal bir varlık olduğu için nesnel olarak incelenebilme güçlükleri vardır
(Karasar, 1994). İnsanlığın varoluşundan bu yana kişilik üzerinde çeşitli görüş
ve düşünceler ileri sürülmüştür. Kişilik alanında son 30 yıla göz attığımızda, en
büyük tartışmaların kişiye karşın duruma ağırlık veren (person – situation)
yaklaşımlar arasında olduğu görülmektedir.
2.3. Beş Faktör Kişilik Modeli / Büyük Beşli (The Big Five Factor)
Kişiliğin açıklanmasında, boyutsal modellerin en önemli iki temsilcisi,
Cloninger'in “Psikobiyolojik Kişilik Modeli” ile Costa ve McCrae'nin “Beş
Faktör Kişilik Kuramı”dır. Beş Faktör Kişilik Kuramı, insanların gösterdikleri
bireysel farklılıkların dünyadaki bütün dillerde kodlanacağı, konuşma diline
sözcükler halinde yansıyacağı ve bu sözcüklerden yola çıkarak insanın kişilik
yapısını kapsayacak bir sınıflamanın olabileceği temel varsayımına
dayanmaktadır. Son yıllarda psikologlar kişilik değerlendirmesinin ortak bir
tanımı olarak Beş Faktör Kişilik Modeli’nin ortaya çıkmasına tanık olmuşlardır.
Kasım Tatlılıoğlu
[944]
Beş Faktör Kişilik Kuramı kişiliğin beş genel boyutunu ve bunların içerdiği
özgül kişilik özelliklerini hiyerarşik bir sıralama içinde vermektedir. Beş Faktör
Kişilik Kuramı’nın altında yatan temel varsayım, insanların gösterdikleri
bireysel farklılıkların dünyadaki bütün dillerde kodlanacağı, konuşma diline
sözcükler halinde yansıyacağı ve bu sözcüklerden yola çıkarak insanın kişilik
yapısını kapsayacak bir sınıflamanın oluşturulabileceğidir (Sevi, 2009).
Goldberg ve ark. (Beş faktör modeli) yaptığı çalışmalar sonucunda beş özellik
(treyt) ele alınmıştır. Bu beş özellik; “dışa dönüklük, uyumluluk, özdisiplin,
nörotizm ve deneyime açıklık”tır. “Dışa dönüklük”; sosyal, konuşkan, iyimser,
hareketli olarak; uyumluluk”; yardımsever, yumuşak kalpli, affedici, doğru
sözlü olarak; öz-disiplin”; çalışkan, güvenilir, disiplinli, dakik, düzenli olarak;
“nörotizm”; endişeli, sinirli, duygusal, güvensiz, hipokandriak olarak; “açıklık
(deneyime açıklık)”; meraklı, yaratıcı, hayal gücü kuvvetli olarak
tanımlanmaktadır. Goldberg ve arkadaşları tarafından oluşturulan “Beş Faktör
Kişilik Modeli”ne göre, dışa dönüklük boyutundan yüksek skorlar alanların
histriyonik ve narsistik kişilik bozukluğuna; bu boyutta düşük skorlar alanların
çekingen ve şizoid kişilik bozukluğuna sahip olması olasıdır. Düşük öz-disiplin
skoruna sahip olanlarda ise antisosyal kişilik bozukluğu, uzlaşılabilirlik
boyutundan düşük skorlar alanlarda paranoid, antisosyal ve narsistik kişilik
bozukluğunun görülmesi söz konusu iken uzlaşılabilirlik boyutundaki yüksek
skorların ise bağımlı kişilik bozukluğ ile ilişili olduğu düşnülmüştür (Costa ve
McCrae 1989; Akt: Şenyuva, 2007). Digman’a (1990) göre, kişiliğin B
Faktörü kişilik özelliklerinin sınıflandırılmasında önemli bir yer teşkil
etmektedir (Akt: Coşkun, 2012).
Türkiye’de Costa ve McCrae (1987) tarafından geliştirilen ve Türkçeye
uyarlaması yapılan (Gülgöz, 2002) NEO-PI-R ile Somer ve arkadaşları (2000)
tarafından geliştirilen Beş Faktör Kişilik Envanteri (5FKE)’nin dışında patolojik
olmayan bireylerin kişilik yapılarını ölçebilecek kişilik testi bulunmamaktadır
(Bacanlı, İlhan & Aslan, 2009). Son yıllarda, Beş Faktör Kişilik Modeli, diğer
kişilik kavramlarını anlamak için kullanılabilecek üst düzey bir faktör olarak
sıklıkla ele alınmaktadır. Modele göre, bu beş temel kişilik özellikleri şunlardır:
1.Dısadönüklük, 2.Uyumluluk, 3.Öz-disiplin, 4.Deneyime Açıklık ve
5.Nevrotiklik (Duygusal tutarsızlık dengesizlik)’tir (Ulu, 2007). Somer ve
Goldberg’e (1999) göre, Türkçe’de sözlükteki kişilik özelliklerini tanımlayan
sıfatlarla yürüttükleri çalışma sonucunda, Beş Faktör Modeli’ni destekleyici
veriler elde etmişlerdir. Bu B Faktör, değişik yöntemler kullanılarak
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[945]
yürütülmüş çalışmalarda o kadar sık ortaya çıkmıştır ki, araştırmacılar artık bu
faktörlere “Büyük Beşli” adını vermislerdir (Akt: Aktaş, 2006). Bireylerde
gözlemlenen birçok kişilik özelliği olmasına rağmen araştırmalar sonucu
bulunan Beş Faktör Kişilik Modeli oldukça yararlı bir sınıflama olmuştur
(Yurtsever, 2009). Sudak & Zehir’in (2013) yaptıkları araştırma sonucuna göre
de BFaktör Kişilik tipleri ve duygusal zeka kavramlarından yola çıkılarak,
kişilik tiplerinin duygusal zeka üzerinde etkili olduğu ve duygusal zeka
vasıtasıyla da tatminini arttırabileceği öngörülürken; Erkuş & Tabak’ın
(2011) yapmış olduğu araştırma sonuçlarına göre, Beş Faktör Kişilik özellikleri
ile bireylerin çatışma yönetim tarzları arasında önemli ilişkiler olduğu
belirlenmiştir.
2.4. Büyük Beşli Kişilik Faktörleri
2.4.1. Duygusal Tutarsızlık / Nörotisizm Unstability / Duygusal
Tutarlılık (Emotional Stability)
Duygusal dengesizlik bir kişinin yaşadığı endişe, kızgınlık, sıkıntı,
düşünmeden hareket etme, güvensizlik ve depresyonu ifade eder. Nevrotik
eğilim belirtileri olan kişiler, kronik yorgunluk, baş ağrısı, uyuyamama, görme
güçlükleri, iştahsızlık vb. gibi çeşitli psiko-somatik belirtilerin birinden ya da
birkaçından şikayetçidirler. Bu kişiler duygusal çatışmalarını genellikle fiziksel
yollarla ifade etmektedirler. Ayrıca, nevrotik eğilimler, benliğini olduğu gibi
kabul edememe, mükemmeliyetçi olma, eleştiriye açık olmama gibi davranışları
da erir. Nevrotik eğilim puanının yüksek olması, bu tür belirtilerin azlığını,
düşük olması ise çokluğunu gösterir. Duygusal dengesizlik kişilik boyutu,
genellikle endişeli, güvensiz, korumacı, gergin ve kaygılı bir durumu ifade eder.
Bu tür karakter özellikleri bireylerin ve aile yaşamında daha fazla çatışma
yaşamalarına ve dolayısıyla daha fazla stres yaşamalarına neden olabilir (Mete,
2006).
Güleç’e (2006) göre, Nevrotik kişilik bozukluğu, gerçeği değerlendirme
yeteneğinin bozulmadığı, ciddi bir antisosyal davranış bozukluğunun olmadığı,
daha ziyade psiko-sosyal stres faktörleriyle ilişkili olarak ortaya çıkan ruhsal
bozukluklardır. Bu boyut, sinirliliği duygusal tutarlılığa yansıtmaktadır. Kişinin
sinirli olup olmaması, kendine güven derecesi, kuruntulu olması, mahcup
olması ve endişeli olması gibi özellikler bu boyutun kapsamındadır. Ayrıca
korku, üzüntü, öfke ve suçluluk gibi negatif duygulara genel bir eğilimi ve
psikolojik sıkıntılara karşı duyarlılığı olan kişiler bu boyut içinde yer
Kasım Tatlılıoğlu
[946]
almaktadır. Düşük sinirliliğe veya yüksek duygusal tutarlılığa sahip kişiler
sakin, kendinden emin ve genellikle kontrollüdür. Buradan hareketle,
nevrotiklik düzeyi yüksek insanlar, düşük olan insanlara göre günlük olaylar
karşısında daha sık stres yaşadıklarını söyleyebiliriz (Aktaş, 2006). Adler’e
(1983) göre, nörotik süreç, toplumsal uyumdan yoksun, sağduyuya ters bilişsel
sürecin en fazla ağırlık taşıdığı bir olguyu temsil eder. Nevrozun ise sürekli
etkinlik gösteren bir aşağılık duygusu olduğunu kabul eder. Birçok araştırmacı,
depresyon, anksiyete ve stresin genel duygusal problemler olduğunu bununla
birlikte bu problemlerin çeşitli yollarla açığa çıktığını, bazı durumlarda geri
çekilme ve izole olma, bazı durumlarda ise aşırı hareketlilik ve gerginlik
semptomlarının görüldüğünü, bu üç kavramın birbirinden farklı olmalarına
rağmen, aralarında orta düzeyde bir ilişki olduğunu ortaya koymuşlardır (Akın
& Çetin, 2007). Nevrotik belirtileri olan kişiler, kronik yorgunluk, baş ağrısı,
uyuyamama, görme güçlükleri, istahsızlık vb. gibi çesitli psikosomatik
belirtilerin birinden ya da birkaçından sikâyetçi olabilirler. Nevrotik kişiler,
duygusal çatışmalarını genellikle fiziksel yollardan ifade etmektedirler
(Özgüven, 1992).
2.4.2. Dışadönüklük - İçedönüklük (Extroversion - Introversion)
Bu boyut, kişilerin ne kadar sosyal, aktif, kararlı, konuşkan ve girgin
olduğunu, ayrıca insanları ve büyük grupları ne kadar sevdiklerini
göstermektedir. Fazla dışa dönük tipler genellikle mutlu, enerji dolu, sempatik
ve sevimli kişilerdir. Düşük dışa dönük tipler ise, genellikle bu özellikleri
göstermezler ama asosyal kişiler de değildirler. Bir grup araştırmacının
gözlemlediğine göre, “içedönükler soğuk değil çekingen, izleyici değil
bağımsız, uyuşuk değil ağır adımlı insanlardır” (Aktaş, 2006). Dışa dönük
kişiler atılgan, aktif, konuşkan, şen şakrak, iyimser ve enerjiktirler; eğlence ve
hareketten hoşlanırlar. Dışadönüklerin pozitif ve enerjik özellikleri daha çok
çatışma ve kolaylıklarla ilgilidir. Daha yüksek enerji potansiyeli sayesinde,
dışadönükler verilen zamanda daha fazla tasarı üretebilir ve içedönüklere göre
daha az yorgunluk hissi duyabilirler. Araştırmacılara göre, dışadönükler daha
fazla pozitif etkiye, daha fazla pozitif olay beklentisine ve daha güçlü tepkiye ve
içedönüklerden daha fazla enerjiye sahiptirler (Mete, 2006). Olumlu duygularla
dışadönüklük arasındaki ilişkiyi doğrulayan araştırmalar Beş Temel Kişilik
faktörünün kapsamını netleştirmektedir. Neşeli, istekli, arkadaşça gibi enerjik
olumlu duyguların ağırlıklı olarak dışadönüklük ve ikincil olarak da yumuşak
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[947]
başlılık/uzlaşılabilirlik faktörlerinden yük alırken, cömert ve sıcak gibi daha
ılımlı, olumlu duyguların, ağırlıklı olarak yumuşak başlılıktan ve ikincil olarak
dışadönüklükten yük aldıklarını belirtmektedirler.
Eysenck’e göre, dışadönük bireyler, sosyal, çeşitli gruplara ve eğlence
partilerine katılmayı seven, çok sayıda arkadaşa sahip olan, kendi başlarına
kalmayı, okumayı ve yalnız ders çalışmayı sevmeyen kişilerdir. Heyecan ve
coşkuyu tercih eden, tehlikeli durumlara atılmaktan çekinmeyen, ani karar verip
atak davranabilen, şaka yapmaktan ve konuşmaktan hoşlanan kimselerdir.
Kolay iletişim kurarlar, kolay arkadaş edinirler, geçimli, iyimser, gülmeyi-
güldürmeyi seven insanlardır. Genellikle değişiklikten hoşlanırlar, kaygısız,
kayıtsız ve sıkıntısızdırlar fakat kolay sinirlenip kendini kaybedip, duygularını
kontrol etmede ve kendilerini engellemede her zaman başarılı değildirler.
İçedönük kişiliğe sahip olan bireyler ise, daha çok kendi başlarına kalmayı
tercih eden, çekingen, mahcup, sessiz, ciddi, dış gerçeklikten çok gerçekliğe
yönelimli, içe kapanık gözlem yaparak kendi kendilerini inceleyen,
insanlardan çok kitaplardan hoşlanan, çok yakın ve özel arkadaşları dışında
diğer insanlara karşı mesafeli davranan, ihtiyatlı kimselerdir. Bu insanlar ilerisi
için plan yapmayı, konuşmadan önce düşünmeyi, harekete geçmeden önce
enine boyuna düşünmeyi, heyecanla yapılan ani hareketlerden kaçınmayı tercih
ederler. Heyecanı ve coşkuyu sevmezler. Günlük yaşamın olağan sorunlarını
çok ciddiye alır ve düzenli yaşamdan hoşlanırlar (Burger, 2006).
2.4.3. Gelişime Açıklık Gelişmemişlik (Intelligence/Openness to
Experience Unintelligence)
Açıklık; kendimizi ifade edebilme, fikirlerimizi izah edebilme, verileri
açıkça ve doğru bir şekilde iletebilme, görüşlerimizi ve eylem önerilerimizi
açıkça belirtebilme kabiliyetidir. Diğer insanların bizimle işbirliği yapmalarına
imkan sağlar. Bu beş faktör modelinde araştırmacıların üzerinde en az
uzlaşmaya vardıkları faktördür. Digman ve Inouye, Peabody ve Goldberg
(1992), bu faktörü, zeka olarak isimlendirirken; Norman, “kültür”, McCrae ve
Costa ise gelişime açıklık”; Cattell ise değişkenlerin tanımlarını oluştururken,
kişilerin kendi ya da tanıdıkları tarafından derecelenen zeka ve ölçülen zekanın
aynı olduğundan hareket ederek, zeka ile ilgili terimleri ölçeklerinden çıkarmış
ve gerçek bir zeka testi geliştirmiştir. Aktif imgelem, estetik duyarlılık, iç
duygulara duyarlılık, çeşitliliği tercih, entelektüel merak ve bağımsız yargı bu
kişilik özelliğinin öğelerindendir (Akt: Mete, 2006).
Kasım Tatlılıoğlu
[948]
Bu boyut, araştırmacılar arasında en karmaşık olarak nitelendirilen
boyuttur. Genelde hassas, esnek, yaratıcı, kültürlü, entelektüel olma ve sanatsal
düşünme gibi özellikleri içerir. Bu özelliklere sahip bireyler özellikle değişim
yaşayan örgütlerde yaratıcılıkları ile oldukça fonksiyonel fayda sağlarlar.
Gençoğlu (2006), üniversite öğrencilerinin iyimserlik düzeylerinin sosyal
ilişkilerini etkileyebileceği düşüncesiyle kurulan “üniversite öğrencilerinin
iyimserlik düzeyleri yükseldikçe sosyal ilişki düzeyleri anlamlı olarak
yükselmektedir” denencesi araştırma bulgularına göre doğrulanmıştır.
İyimserlik düzeyi yüksek olan bireyler kendi dünyalarındaki olumlu havayı
sosyal ilişkilerine yansıtarak daha etkili ve güçlü temeller üzerine oturtulmuş bir
insan ilişkileri modeli oluşturabilirler.
2.4.4.Yumuşak Başlılık / Uzlasılabilirlik (Agreeableness - Hostility)
Hırçınlık / Antagonizm
Bu boyut, bireyin kişisel yönelme düzeyini etkilemektedir. Uyumlu insan
arkadaşça davranır, birlikte çalışmayı sever, kibardır, hoşgörü sınırı geniştir,
güven vericidir ve yumuşak kalplidir. Bu tip yöneticiler astlarını iyi motive
eder, onların ihtiyaçlarını gidermeye yönelik çalışırlar ve iyi iletişim kurarlar.
Düşük uyumluluğa sahip kişiler ise diğerlerinin maksatlarında şüpheci ve
işbirlikçilik yerine rakip olmayı tercih eden kişilerdir (Burger, 2006). Yumuşak
başlılık boyutunda yüksek puan alanlar yumuşak kalpli, iyi huylu, güvenli,
yardımsever, bağışlayıcı, saf ve dürüst olarak tanımlandı. Bu boyutta düşük
puan alan kişiler kötümser, kaba, güvensiz, işbirliğine kapalı, intikamcı,
merhametsiz, sinirli ve çıkarcı olarak tanımlandı (Şahin, 1999). Yumuşak
başlılık daha az kişiler arası çatışmaya daha fazla ve aile çatışmasını azaltıcı
desteğe neden olur. Şu halde, yumuşak başlılıkla çatışmanın da negatif bağıntılı
olması beklenebilir Kabul edici bireyler işlerinde daha başarılıdır ve
arkadaşları veya ailelerinden daha fazla duygusal destek görürler (Mete, 2006).
Dede’ye (2009) göre uyumluluk, diğer insanlarla makbul ölçüde anlaşmak ve
memnuniyet verici ve hoşnut edici ilişkiler kurabilme becerisidir.
Ülkemizde gerçekleştirilen çalışmalarda yumuşak başlılık boyutu adı
altında tanımlanan kişilik özelliklerinin, Türk dilindeki kişilik özelliklerini
tanımlayan sıfatlarla karşılaştırdığı zaman bu boyutla oldukça bağlantılı
faktörler bulunduğunu görmekteyiz (Mete, 2006). Araştırma sonuçları da
göstermektedir ki, duygusal zeka, akıl sağlığı, psikolojik iyi olma ve yaşam
doyumu ile pozitif ilişki göstermektedir. Bireyin duygularındaki düzensizlik
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[949]
kişilerarası ilişkilerin bozulmasına, kaygı artışına ve ruhsal bozukluklara neden
olur ve yaşam doyumunu olumsuz etkilemektedir. İnsanlar duygularını diğer
bireylerle paylaştığı, hissettiği ve sosyal ilişkilere girdiği sürece mutlu olur
psikolojik doyum sağlar. Kişi benliğini, kişiliğini tanıdıkça ve düşünceleri ile
duygularının farkında oldukça, bu doyum artacak ve yaşamın diğer alanlarını da
olumlu etkileyecektir (Tümkaya ve diğ., 2008).
2.4.5.Öz–Denetim/Sorumluluk–Yönsüzlük/Dağınıklık
(Conscientiousness /Undirectedness)
Mete’ye (2006) göre, kişiliğin bu boyutu, bir hedefe dönük
davranışlardaki planlılık, sabır, motivasyon, organizasyon ve başarı bu faktörle
ilişkili kavramlardır. Bu özelliğe sahip kişiler amaçlı, iradeli ve kararlılık
gösterirler. Bilinçlilik, başarılı yönelim, düzenli çizgi, etkili, organizasyonel,
planlı, sorumlu, mükemmeliyetçilik ve çok çalışkanlığı kapsar. Bu faktörü bazı
araştırmacılar, başarı isteği olarak kabul ederken, bazıları ise kendini organize
edebilen, dikkatli olma alışkanlığı olan ve öz-disiplin becerisine sahip kişiler
olarak görmektedir.
Bu boyut ne kadar kontrol ve disiplin sahibi olduğumuzu gösterir. Bu
tipler yaşamlarında sorumlu, bağımlı, dikkatli, disiplinli, başarı kazanma güdüsü
kuvvetli, azimli kişiliği ifade etmektedirler. Bu özelliklere sahip bireylerin hem
otonom hem de hiyerarşik yapı içerisinde her türlü görevde başarı kazanma
olasılıkları kuvvetlidir. Düşük sorumluluğa sahip kişiler ise dikkatsiz, dikkati
kolay dağılan, güvenilmez ve hedeflerine ulaşmada rahat olan kişilerdir.
Kısacası, değişik pek çok kaynaktan elde edilen kanıtlar, kişiliğimizi oluşturan
özelliklerin çoğunun btemel kişilik boyutu üzerinde toplanabileceğine işaret
etmektedir (Burger, 2006). Yapılan araştırma sonuşlarına göre kişilik
etmenlerinden özgüven, dışadönüklük, iyimserlik, açıklık, uyumluluk gibi
faktörlerin yaşam doyumu üzerinde etkili olduğu bulunmuştur (Erdemir, 2000).
Kuzgun (1972), içten denetimlilerin, dış çevreye mümkün olduğu kadar az
bağımlı, kendine yetebilen, benliğine saygı duyan, kendini gerçekleştirmeye
yönelik duygulardan haberi olan, uzlaştırıcı bir görüşe sahip olan kimseler
olduklarını ifade etmiştir. Sevi’ye (2009) göre, sorumluluk faktörünün alt
boyutları yeterlilik, düzen, görevşinaslık, başarı çabası, öz-disiplin ve
tedbirliliktir. Somer ve diğ.’ne (2002) göre, bu faktörün hem ilerletici hem de
ketleyici yönleri vardır. Bu faktörün ilerletici yönü, başarı ihtiyacı ve çalışma
kararlılığında görülürken, ketleyici yönü ahlaki titizlik ve tedbirlilik
Kasım Tatlılıoğlu
[950]
özelliklerinde ortaya çıkmaktadır. Bu faktörü temsil etmek üzere yeterlilik,
düzen, titizlik, görevşinaslık, başarı çabası, öz-disiplin ve tedbirlilik alt
boyutları önerilmiştir.
3. Araştırmanın Amacı
Bu araştırmada, Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt
boyutları, “cinsiyet, sınıf, üniversiteye giriş puan türü, yaşamlarının çoğunu
geçirdikleri yer, aile geliri, aile yapısı ve anne-baba tutumu” değişkenlerine
göre incelenmiştir. Bu bağlamda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:
1- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“cinsiyet”e göre farklılık göstermekte midir?
2- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“sınıf düzeyi”ne göre farklılık göstermekte midir?
3- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“üniversiteye giriş puan türüne” göre farklılık göstermekte midir?
4- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer”e göre farklılık göstermekte midir?
5- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“aile geliri”ne re farklılık göstermekte midir?
6- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“aile yapısı”na göre farklılık göstermekte midir?
7- Beş Faktör Kişilik Kuramı’na göre, kişilik özellikleri alt boyutları,
“anne-baba tutumu”na göre farklılık göstermekte midir?
4. Yöntem
4.1. Araştırma Modeli
Bu araştırma, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama türünde bir
araştırmadır. Genel tarama modelleri, çok sayıda elemandan oluşan bir evrende,
evren hakkında genel bir yargıya varmak amacı ile evrenin tüya da ondan
alınacak bir grup, örnek ya da örneklem üzerinde yapılan tarama
düzenlemeleridir. Tarama modelleri, “geçmişte ya da halen var olan bir durumu
var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Bu
modelde önemli olan, var olanı değiştirmeye kalkmadan gözlemleyebilmektir .
İlişkisel tarama modelleri “iki ya da daha çok sayıdaki değişken arasında
birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan araştırma
modelleridir” (Karasar, 1994; Büyüköztürk, 2007).
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[951]
4.2. Araştırma Grubu
Bu araştırmanın çalışma grubu, Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim
Fakültesi, Mesleki Eğitim Fakültesi ve Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesinde
öğrenimlerine devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Öğrencilerin 468’i kız
öğrenci ve 249’u ise erkek olmak üzere toplam 717 öğrencidir. Öğrencilerin yaş
ortalaması 20.63 (Ss: 2.09)’dür. Araştırma grubunun özelliklerine ilişkin
tanımlayıcı istatistikler Tablo 1 ve Tablo 2’de verilmiştir.
Tablo 1: Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin Fakülte, Sınıf ve
Bölümlere Göre Dağılımı
Fakülte
Bölüm
Birinci
Sınıf
Dördüncü
Sınıf
Toplam
Teknik Eğitim
Bilgisayar Sistemleri
Öğretmenliği
46
23
69
Otomotiv Öğretmenliği
31
45
76
Mesleki Eğitim
Okul Öncesi
Öğretmenliği
36
33
69
Çocuk Gelişimi
Öğretmenliği
47
31
78
Eğitim
Psikolojik Danışma ve
Rehberlik
94
83
177
Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi
55
32
87
Türkçe Öğretmenliği
30
49
79
Zihinsel Engelliler
Öğretmenliği
40
42
82
Toplam
379
338
717
Kasım Tatlılıoğlu
[952]
Tablo 2: Örneklemi Oluşturan Öğrencilerin Sınıf, Cinsiyet ve
Üniversiteye Giriş Puan Türüne Göre Dağılımı
Sınıf
Toplam
1.
240
139
Toplam
379
4.
228
110
Toplam
338
4. 3. Veri Toplama Araçları
4.3.1. Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT)
Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi, “Bacanlı, İlhan ve Aslan (2009)” tarafından
geliştirilmiştir. Duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük, deneyime
açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk alt boyutlarından oluşmaktadır.
SDKT’nin yapı geçerliğini test etmek için 285 katılımcıdan elde edilen veriler
üzerinde Temel Bileşenler Faktör Analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda beş
faktörün SDKT’ye ait varyansın % 52.63’ünü açıkladığı görülmüştür.
SDKT’nin uyum geçerliğini sınamak için Sosyotropi Ölçeği, Çatışmalara Tepki
Ölçeği, Negatif-Pozitif Duygu Ölçeği, Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmıştır.
Genel olarak incelendiğinde, SDKT’nin boyutlarının uyum geçerliği için
kullanılan ölçeklerle orta düzeyde ve anlamlı bir yapı ortaya koyduğu ve bu
sonuçların uyum geçerliği açısından önemli olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
SDKT’nin güvenirlik çalışmaları kapsamında 285 katılımcıdan elde edilen
veriler üzerinde aracın iç tutarlık katsayıları hesaplanmış ve 90 katılımcıya ise iki
hafta arayla SDKT uygulanmıştır. SDKT’nin boyutlarının iç tutarlık katsayılarının
.73 ile .89 aralığında değiştiği görülmüştür. SDKT test tekrarına ilişkin bulgular
incelendiğinde en yüksek ilişkiyi “yumuşak başlılık” (r= .86, p<.01), en düşük
ilişkiyi ise “deneyime açıklık boyutunun (r= .68, p<.01) ortaya koyduğu
görülmüştür.
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[953]
4.3.2. Sosyo-Ekonomik Düzey Ölçeği (SDÖ): Bacanlı (1997) tarafından
geliştirilen “Sosyo-Ekonomik zey Ölçeği” uygulanmıştır. Araştırmanın
amacına uygun olmayan bazı maddeler çıkarılarak, bazı maddeler ise
güncelleştirilerek yer verilmiştir. Kişisel bilgi formunda öğrencinin yaşı,
cinsiyeti, bölümü, sosyo-ekonomik statülerine ve sağlık durumuna ilişkin
sorular yer almaktadır.
4.4. Verilerin Toplanması ve Analizi
Bilimsel bilgi elde süreci olarak tanımlanan bilimsel araştırma, birbirini
izleyen ve etkileyen adım ya da etkinliklerden oluşan sistematik bir süreçtir.
Olaylar ya da değişkenler arasındaki ilişkiye dayalı fikirleri yansıtan soruların
ya da hipotezlerin, soyut kavramlar yerine ölçülebilir, gözlenebilir değişkenler
kullanılarak formüle edilmesi gerekmektedir (Büyüköztürk, 2007).
Araştırma yöntem ve teknikleri, problemin tanımlanmasından
çözümüne kadar olan tüm zihinsel çabaları ve rapor hazırlama dahil bunları
somutlaştıran çeşitli teknikleri içerir (Karasar, 1995). Bu araştırmada üniversite
öğrencilerinin karar vermede öz-saygı, karar verme stilleri bazı değişkenlere
göre (cinsiyet, sınıf, üniversiteye giriş puan türü, yaşamlarının çoğunu
geçirdikleri yer, ailenin geliri, aile yapısı ve anne-baba tutumu) anlamlı düzeyde
farklılaşıp farklılaşmadığı saptamak amacıyla değişkenlere bağlı olarak t testi ve
Tek yönlü varyans analizi (Anova) uygulanmıştır. Farklılaşmanın kaynağını
belirlemek amacıyla Tukey testi uygulanmıştır.
5. Bulgular
Araştırma sonucuna ilişkin bulgulara tablolar halinde aşağıda yer
verilmiştir:
Kasım Tatlılıoğlu
[954]
Tablo 3: Üniversite Öğrencilerinin Cinsiyet Değişkenine Göre Kişilik
Özellikleri Alt Boyutları T testi Sonuçları
Kişilik Özellikleri
Cinsiyet
n
X
Ss
t Değeri
p Değeri
Duygusal Dengesizlik/
Nevrotizm
Kız
468
24.48
7.47
2.266
.024
Erkek
248
23.16
7.45
Dışadönüklük
Kız
468
46.26
10.42
.554
.580
Erkek
248
45.81
10.31
Deneyime Açıklık
Kız
468
43.09
7.82
.305
.760
Erkek
248
42.91
7.77
Yumuşak başlılık
Kız
468
50.63
9.07
1.846
.065
Erkek
248
49.36
8.53
Sorumluluk
Kız
468
37.95
7.32
1.171
.242
Erkek
248
37.24
7.87
Tablo 3’de görüldüğü gibi, cinsiyet değişkeni açısından üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından dışadönüklük, deneyime
açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamaları anlamlı düzeyde
farklılaşmazken (p>.05), duygusal dengesizlik/nevrotizm alt boyutunda cinsiyet
değişkeni açısından anlamlı düzeyde bir farklılaşma gözlenmiştir (p<.05). Kız
öğrencilerin duygusal dengesizlik/nevrotizm puan ortalamaları erkek
öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur.
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[955]
Tablo 4: Üniversite Öğrencilerinin Sınıf Değişkenine Göre Kişilik
Özellikleri Alt Boyutları t Testi Sonuçları
Kişilik Özellikleri
Sınıf
n
X
Ss
t Değeri
p Değeri
Duygusal Dengesizlik/
Nevrotizm
I
379
23.98
7.46
-.170
.865
IV
338
24.07
7.52
Dışadönüklük
I
379
44.98
11.09
-3.104
.002
IV
338
47.36
9.37
Deneyime Açıklık
I
379
42.19
8.42
-3.099
.002
IV
338
43.97
6.92
Yumuşakbaşlılık
I
379
49.79
8.91
-1.265
.206
IV
338
50.63
8.88
Sorumluluk
I
379
37.74
7.74
.139
.889
IV
338
37.66
7.27
Tablo 4’de görüldüğü gibi, sınıf değişkeni açısından üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal
dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamaları
anlamlı düzeyde farklılaşmazken (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt
boyutunda sınıf değişkeni açısından dördüncü sınıflar lehine anlamlı düzeyde
bir farklılaşma gözlenmiştir (p<.05).
Kasım Tatlılıoğlu
[956]
Tablo 5: Üniversite Öğrencilerinin Üniversiteye Giriş Puan Türüne
Göre Kişilik Özellikleri Alt Boyutlarına Ait Varyans Analizi ve Tukey Testi
Sonuçları
Kişilik Özellikleri
Puan
Türü
N
Ss
F
Tukey
Testi
Sonuçları
Duygusal
Dengesizlik/Nevrotizm
EA (1)
247
23.29
7.27
1.922
-
SAY (2)
150
24.16
7.48
SÖZ (3)
320
24.52
7.63
Dışadönüklük
EA (1)
247
45.76
10.55
.210
-
SAY (2)
150
46.35
9.96
SÖZ (3)
320
46.25
10.46
Deneyime Açıklık
EA (1)
247
42.81
8.17
.211
-
SAY (2)
150
43.34
6.90
SÖZ (3)
320
43.05
7.92
Yumuşakbaşlılık
EA (1)
247
49.89
9.33
1.345
-
SAY (2)
150
49.45
8.60
SÖZ (3)
320
50.77
8.68
Sorumluluk
EA (1)
247
37.40
7.80
.759
-
SAY (2)
150
38.35
7.15
SÖZ (3)
320
37.64
7.47
Tablo 5 incelendiğinde, üniversiteye giriş puan türü değişkeni açısından
üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutları duygusal dengesizlik/
nevrotizm, dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk
puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır (p>.05).
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[957]
Tablo 6: Üniversite Öğrencilerinin Yaşamlarının Çoğunu Geçirdikleri
Yere Göre Kişilik Özellikleri Alt Boyutlarına Ait Varyans Analizi ve Tukey
Testi Sonuçları
Kişilik Özellikleri
Yaşamın
Çoğunun
Geçirildiği
Yer
N
Ss
F
Tukey
Testi
Sonuçları
Duygusal
Dengesizlik/
Nevrotizm
Köy-
Kasaba (1)
104
24.40
8.90
.288
İlçe (2)
225
23.75
7.15
İl (3)
201
24.27
7.42
Büyükşehir
(4)
187
23.87
7.13
Dışadönüklük
Köy-
Kasaba (1)
104
43.65
10.69
3.645*
3-1, 4-1
İlçe (2)
225
45.42
10.23
İl (3)
201
47.14
10.25
Büyükşehir
(4)
187
47.18
10.29
Deneyime Açıklık
Köy-
Kasaba (1)
104
41.75
7.75
2.379
İlçe (2)
225
42.46
7.84
İl (3)
201
43.53
8.03
Büyükşehir
(4)
187
43.89
7.42
Yumuşakbaşlılık
Köy-
Kasaba (1)
104
50.70
8.56
.137
İlçe (2)
225
50.07
8.67
İl (3)
201
50.07
9.33
Büyükşehir
(4)
187
50.17
8.94
Sorumluluk
Köy-
104
38.11
7.45
.816
Kasım Tatlılıoğlu
[958]
Kasaba (1)
İlçe (2)
225
37.08
7.29
İl (3)
201
37.82
7.78
Büyükşehir
(4)
187
38.11
7.55
*p<.05
Tablo 6 incelendiğinde, üniversite öğrencilerinin yaşamlarının çoğunu
geçirdikleri yer değişkeni açısından kişilik özellikleri alt boyutları duygusal
dengesizlik/nevrotizm, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan
ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır (p>.05). Üniversite
öğrencilerinin yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer değişkeni açısından kişilik
özelliği dışadönüklük alt boyutunda anlamlı düzeyde bir farklılaşma
saptanmıştır. Yaşamlarını il ve büyükşehirde geçiren öğrencilerin dışadönüklük
puan ortalaması yaşamlarını köy-kasaba da geçirenlerden anlamlı düzeyde
yüksektir.
Tablo 7: Üniversite Öğrencilerinin Aile Geliri Değişkenine Göre Kişilik
Özellikleri Alt Boyutlarına Ait Varyans Analizi ve Tukey Testi Sonuçları
Kişilik Özellikleri
Gelir
N
Ss
F
Tukey Testi
Sonuçları
Duygusal Dengesizlik/
Nevrotizm
0-500
91
25.08
7.35
2.021
-
501-
1000
250
24.14
8.22
1001-
1500
210
24.42
7.17
1501-
2000
121
23.07
6.74
2001-
üstü
45
21.91
6.36
Dışadönüklük
0-500
91
44.00
10.24
1.304
-
501-
1000
250
46.56
10.11
1001-
1500
210
46.26
10.16
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[959]
1501-
2000
121
45.94
11.53
2001-
üstü
45
47.57
9.71
Deneyime Açıklık
0-500
91
41.64
7.72
1.384
-
501-
1000
250
43.60
7.81
1001-
1500
210
42.72
7.57
1501-
2000
121
43.00
8.36
2001-
üstü
45
44.20
7.21
Yumuşakbaşlılık
0-500
91
51.40
8.78
2.091
-
501-
1000
250
50.77
8.67
1001-
1500
210
50.08
9.03
1501-
2000
121
48.28
8.94
2001-
üstü
45
50.15
9.21
Sorumluluk
0-500
91
38.85
6.91
4.641**
1-4, 2-4
501-
1000
250
38.78
7.55
1001-
1500
210
37.22
7.19
1501-
2000
121
35.53
8.07
2001-
üstü
45
37.51
7.27
**p<.01
Tablo 7’de görüldüğü gibi, aile geliri değişkenine göre öğrencilerin
kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm,
dışadönüklük, deneyime açıklık ve yumuşak başlılık puan ortalamaları anlamlı
düzeyde farklılaşmazken (p>.05), sorumluluk alt boyutunda anlamlı düzeyde
farklılaşma saptanmıştır. Ailesinin geliri 0-500 ve 501-1000 arasında olan
Kasım Tatlılıoğlu
[960]
öğrencilerin sorumluluk puan ortalamaları 1501-2000 arasında geliri olan
öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur.
Tablo 8: Üniversite Öğrencilerinin Aile Yapısı Değişkenine Göre Kişilik
Özellikleri Alt Boyutları t Testi Sonuçları
Kişilik
Özellikleri
Aile Yapısı
n
X
Ss
t
Değe
ri
p Değeri
Duygusal
Dengesizlik/
Nevrotizm
Çekirdek
541
24.18
7.46
.961
.337
Geniş
176
23.55
7.58
Dışadönüklük
Çekirdek
541
45.60
10.54
-
2.365
.019
Geniş
176
47.64
9.73
Deneyime
Açıklık
Çekirdek
541
42.70
7.81
-
1.964
.050
Geniş
176
44.02
7.71
Yumuşakbaşlılık
Çekirdek
541
50.00
9.02
-
1.014
.312
Geniş
176
50.76
8.50
Sorumluluk
Çekirdek
541
37.41
7.43
-
1.833
.068
Geniş
176
38.63
7.74
Tablo 8 incelendiğinde aile yapısı değişkeni açısından üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal
dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan ortalamaları
anlamlı düzeyde farklılaşmazken (p>.05), dışadönüklük ve deneyime açıklık alt
boyutunda aile yapısı değişkeni açısından geniş aile lehine anlamlı düzeyde bir
farklılaşma gözlenmiştir (p<.05).
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[961]
Tablo 9: Üniversite Öğrencilerinin Anne-Baba Tutumları Değişkenine
Göre Kişilik Özellikleri Alt Boyutlarına Ait Varyans Analizi ve Tukey Testi
Sonuçları
Kişilik
Özellikleri
Yaşamın Çoğunun
Geçirildiği Yer
N
Ss
F
Tukey Testi
Sonuçları
Duygusal
Dengesizlik
/Nevrotizm
Değişken ve Tutarsız (1)
45
27.04
7.87
5.477**
1-2, 3-2
Demokratik (2)
336
23.00
7.09
Koruyucu (3)
305
24.71
7.77
Otoriter ve Baskıcı (4)
31
24.00
6.58
Dışadönüklük
Değişken ve Tutarsız (1)
45
46.11
9.53
7.854***
1-4, 2-3, 2-4
3-4
Demokratik (2)
336
47.67
9.84
Koruyucu (3)
305
45.03
10.45
Otoriter ve Baskıcı (4)
31
39.64
12.92
Deneyime
Açıklık
Değişken ve Tutarsız (1)
45
42.71
7.90
5.097**
2-3, 2-4
Demokratik (2)
336
44.06
7.52
Koruyucu (3)
305
42.30
7.78
Otoriter ve Baskıcı (4)
31
39.48
9.15
Yumuşakbaşlılık
Değişken ve Tutarsız (1)
45
49.04
9.92
1.401
-
Demokratik (2)
336
50.49
8.53
Koruyucu (3)
305
50.31
9.09
Otoriter ve Baskıcı (4)
31
47.41
9.13
Sorumluluk
Değişken ve Tutarsız (1)
45
36.77
7.29
.854
-
Demokratik (2)
336
38.02
7.35
Koruyucu (3)
305
37.65
7.75
Otoriter ve Baskıcı (4)
31
36.19
7.45
Kasım Tatlılıoğlu
[962]
Tablo 9 incelendiğinde, üniversite öğrencilerinin anne-baba tutumları
değişkenine göre kişilik özellikleri alt boyutlarından duygusal
dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük ve deneyime açıklık puan ortalamaları
arasından anlamlı düzeyde bir farklılaşma saptanmıştır. Diğer taraftan yumuşak
başlılık ve sorumluluk alt boyutlarında anne-baba tutumlarına göre anlamlı
düzeyde bir farklılaşma bulunmamıştır. Anne-baba tutumu değişken-tutarsız
ve koruyucu olan öğrencilerin duygusal dengesizlik/nevrotizm pua n
ortalamala anne-baba tutumu demokratik olan öğrencilerden anlamlı
düzeyde ksektir. Anne-baba tutumu değişken-turarsız, demokratik ve
koruyucu olan öğrencilerin dışadönüklük puan ortalamaanne-baba tutumu
otoriter ve baskıcı olan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksektir. Ayrıca
demokratik anne-baba tutumuna sahip öğrencilerin dışadönüklük puan
ortalaması koruyucu anne-baba tutumuna sahip olanlardan yüksek olduğu
saptanmıştır. Araştırmanın diğer bir bulgusunda ise anne-babaları demokratik
tutum sergileyen öğrencilerin deneyime açıklık puan ortalaması anne-babaları
koruyucu ve otoriter-baskıcı olanlardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu
görülmüştür.
6. Tartışma
“Cinsiyet değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik
özellikleri alt boyutları”ndan dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık
ve sorumluluk puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmazken (p>.05);
duygusal dengesizlik/nevrotizm alt boyutunda cinsiyet değişkeni açısından
anlamlı düzeyde bir farklılaşma gözlenmiştir (p<.05). Kız öğrencilerin duygusal
dengesizlik/nevrotizm puan ortalamaları erkek öğrencilerden anlamlı düzeyde
yüksek bulunmuştur.
Araştırmamızın bu bulgusu, ülkemizde gelenek ve göreneklerden de
kaynaklı olarak anne babaların çocuklarına yönelik tutumları cinsiyete göre
farklılıklar gösterdiği gözlemlenmektedir. Buna göre, erkek çocukların kız
çocuklarına göre daha serbest yetiştirildiğini söyleyebiliriz. Bu sonuçlara göre,
kızların erkeklere göre nevrotiklik puan ortalamasının, daha yüksek çıkması,
kızların kendilerini daha yalnız hissetmeleri, daha çok içten denetimli olması,
geleneksel değerlerle, kendilerine daha çok eleştirel davranmaları ve daha fazla
düşüncelere kapılmaları ile açıklanabilir. Öy’ün (1995) yapmış olduğu araştırma
bulgularına göre, “kızların, erkek ergenlere göre, depresyona daha fazla girdiği”
ortaya çıkmıştır. Neff’in (2003a) yaptığı araştırmada, kadınların kendilerine
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[963]
karşı daha eleştirel davrandıkları ve daha fazla düşüncelere kapılma
sergiledikleri görülmüş, buradan da kadınların daha düşük özanlayış seviyeleri
olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca, Arı (1989; 1991) ve Deniz’in (1997) yaptığı
araştırmalarda, erkek öğrencilerin atılganlık puan ortalamaları kızlarınkinden
önemli düzeyde yüksek bulunmuştur.
“Sınıf değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri
alt boyutları”ndan duygusal dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık ve
sorumluluk puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmazken (p>.05),
dışadönüklük ve deneyime açıklık alt boyutunda sınıf değişkeni açısından
dördüncü sınıflar lehine anlamlı düzeyde bir farklılaşma gözlenmiştir (p<.05).
Bu bulgulara göre, 1.ve 4. sınıf üniversite öğrencileri arasında kişilik
özelliklerinden dışa dönüklük ve deneyime açıklık arasında anlamlı bir bir
farkın olması, 4. sınıf öğrencilerinin almış oldukları üniversite eğitiminin kişilik
özelliklerine etkisi sonucunda, kendine güven duygusunun artması, sosyal
girişkenlik ve özerklik duygularını kazanması ile açıklayabiliriz. Bu durum,
Deniz’in (1997), araştırma bulgularına göre, sınıf değişkeninin öğrencilerin
atılganlıkları üzerinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. III. sınıfların daha atılgan
oldukları ortaya çıkması nıf düzeyinin kişilik özelliklerine etkisinin bir
göstergesidir. Ayrıca Kesici’nin (2002) üniversite öğrencileri üzerine yaptığı
araştıma sonucuna göre de, 4.sınıf öğrencilerinin özerklik ihtiyaçları, 1.sınıf
öğrencilerine göre daha yüksek çıkmıştır.
“Üniversiteye giriş puan türü değişkeni açısından üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutları”ndan duygusal
dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve
sorumluluk puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır (p>.05).
Araştırma bulgularımızın bu sonucu, üniversiteye giriş puan türü (EA,
SÖZ, SAY, DİL, ÖZEL YETENEK) değişkeni açısından üniversite
öğrencilerinin kişilik özellikleri alt boyutlarına göre anlamlı düzeyde farklılık
çıkmaması, ayrı bir araştırma konusunu gerektirmektedir. Bu durumu, değişik
puan türlerine sahip kişilerin, kişilik özellikleri alt boyutlarına göre benzer
özelliklere sahip oldukları şeklinde yorumlanabilir.
“Üniversite öğrencilerinin yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer
değişkeni açısından kişilik özellikleri alt boyutları”ndan” duygusal
dengesizlik/nevrotizm, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk puan
ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmazkenken; üniversite öğrencilerinin
yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer değişkeni açısından kişilik özelliği
Kasım Tatlılıoğlu
[964]
dışadönüklük alt boyutunda anlamlı düzeyde bir farklılaşma saptanmıştır.
Yaşamlarını il ve büyükşehirde geçiren öğrencilerin dışadönüklük puan
ortalaması yaşamlarını köy-kasaba da geçirenlerden anlamlı düzeyde yüksektir.
Araştırmanın bu bulgularını, kişilik özelliği dışadönüklük alt boyutunda
anlamlı düzeyde bir farklılaşma saptanması yaşamlarını yükşehir ve illerde
geçiren öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere daha çok katılması,
almış olduğu eğitim imkanları, yaşamsal tecrübelerinin çokluğu ile
açıklayabiliriz. Buralarda yetişen bireyler, dışa dönük, daha sosyal, konuşkan,
iyimser, hareketli bir yaşama sahiptirler. Ayrıca, güçlü bir kişilik örüntüsüne
sahip olan birey, olumsuzluklar karşısında daha mantıklı kararlar vererek,
karşılaştığı sorunlarla başa çıkmaya çalışır. Dolayısı ile bireylerin buralarda
karşılaştığı sorunlarla başa çıkma becerilerinde daha bağımsız ve özerk hareket
ettikleri bilinen bir gerçektir. Diğer bireylerle daha fazla etkileşime girme, daha
yakın olabilme, konuşkanlık, ilişkilerde kontrol, utangaç olmama, olumlu
duygusal deneyimler gibi pek çok anlamda belirleyici faktördür.
“Aile geliri değişkenine göre, öğrencilerin kişilik özellikleri alt
boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük, deneyime
açıklık ve yumuşak başlılık puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmazken
(p>.05), sorumluluk alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmıştır.
Ailesinin geliri 0-500 ve 501-1000 arasında olan öğrencilerin sorumluluk puan
ortalamaları, 1501-2000 arasında geliri olan öğrencilerden anlamlı düzeyde
yüksek bulunmuştur.
Araştırmanın bu bulgularını, geliri düşük olan üniversite öğrencilerinin
kişilik özellikleri alt boyutlarından sorumluluk duygusunun fazla olması, diğer
taraftan aile geliri fazla olan üniversite öğrencilerinin sorumluluk duygusunun
az olması, iki durum arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Düşük
SED’e sahip ailelerde yetişen bireylerin, yüksek SED’e sahip bireylere göre
sorumluluk puanlarının yüksek çıkmasını yaşam koşulları ile açıklayabiliriz.
Kuzgun’un (1972) yapmış olduğu araştırma sonuçlarına göre, “alt sosyo-
ekonomik düzey gruplarında yetişen bireylerin “itaat, uyarlık, üst-sosyo-
ekonomik düzey gruplarının ise bağımsızlık, kendine güven, başkasına egemen
olma, otoriteye ve geleneklere karşı çıkma ile karekterize edilen kişilik
örüntülerinin görüldüğü” ortaya çıkmıştır.
“Aile yapısı değişkeni açısından, üniversite öğrencilerinin kişilik
özellikleri alt boyutlarından duygusal dengesizlik/nevrotizm, yumuşak başlılık
ve sorumluluk puan ortalamaları anlamlı düzeyde farklılaşmazken (p>.05),
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[965]
dışadönüklük ve deneyime açıklık alt boyutunda aile yapısı değişkeni açısından
geniş aile lehine anlamlı düzeyde bir farklılaşma gözlenmiştir (p<.05).
Araştımanın bulgularına göre, geniş ailede yetişen bireylerin, daha çok
kişiyle sosyal etkileşime girmesi onların kişilik özellikleri alt boyutlarından
dışadönüklüğünün ve deneyime açıklığının gelişmesinde belirleyici bir rolü
olduğnu söyleyebiliriz. Aile, etkileşen kişilikler birimi olarak tanımlandığında,
bireylerin karşılıklı etkileşim içinde bulundukları bir yapıdan bahsedilmektedir.
Aile içerisindeki bireyin eğilimi aile sistemini bütün olarak etkiler ve bireylerin
aile algısını değiştirir. Aynı zamanda iyimser bireyler aile içerisindeki yapıcı
rolleriyle ailenin yapı ve işlevlerini geliştirici role sahip olabilmektedirler.
Gander ve Gardiner (1998) ve Bandura’ya (1977) göre, çocukların içinde
yetiştikleri aile tipi onların yaşayacakları toplumsal ilişki türünü ve sayısını
büyük ölçüde belirlemektedir. Bu ilişkiler sırasında hem kişilik gelişimi hem de
toplumsal davranış etkilenecektir. Çocuklar başkalarını gözlemleyerek ve
onların yaptığını yaparak davranış biçimleri kazanırlar (Akt: Yılmaz, 2009).
“Üniversite öğrencilerinin anne-baba tutumları değişkenine göre kişilik
özellikleri alt boyutları”ndan duygusal dengesizlik/nevrotizm, dışadönüklük ve
deneyime açıklık puan ortalamaları arasından anlamlı düzeyde bir farklılaşma
saptanmıştır. Diğer taraftan yumuşak başlılık ve sorumluluk alt boyutlarında
anne-baba tutumlarına göre anlamlı düzeyde bir farklılaşma bulunmamıştır.
Anne-baba tutumu değişken-tutarsız ve koruyucu olan öğrencilerin duygusal
dengesizlik/nevrotizm puan ortalamaları anne-baba tutumu demokratik olan
öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksektir. Anne-baba tutumu değişken-turarsız,
demokratik ve koruyucu olan öğrencilerin dışadönüklük puan ortalaması anne-
baba tutumu otoriter ve baskıcı olan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksektir.
Ayrıca demokratik anne-baba tutumuna sahip öğrencilerin dışadönüklük puan
ortalaması koruyucu anne-baba tutumuna sahip olanlardan yüksek olduğu
saptanmıştır. Araştırmanın diğer bir bulgusunda ise anne-babaları demokratik
tutum sergileyen öğrencilerin deneyime açıklık puan ortalaması anne-babaları
koruyucu ve otoriter-baskıcı olanlardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu
görülmüştür.
Aile içinde, reddedici ve küçük düsürücü tutumlar çocuğun kaygılı bir
insan olarak gelişmesine katkıda bulunabilir. Çocukluğu izleyen ergenlik
döneminde de ana-baba ya da diğer yetişkinlerin alaycı tutumları ergenin
üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilir. Anne- babanın demokratik bir yapıya sahip
olması, çocuğun daha rahat yetişmesine, objektiflik kazanmasına, rasyonel
Kasım Tatlılıoğlu
[966]
davranmasına ve zamanla daha aktif olup daha kolay sosyal ilişki kurmasına
olanak sağladığı saptanmıştır (Kasatura, 1998). Kuzgun’un (1991) yapmış
olduğu araştırma sonucuna göre, demokratik algılanan anne-baba tutumu
grubunun, “Kişisel Yönelim Envanteri” puan ortalamalarının en yüksek olduğu;
ilgisiz algılanan anne baba tutum grubunun orta ve otoriter algılanan anne baba
tutum grubunun puanlarının ise çok düşük çıkması, demokratik aile ortamının
çocuğun kendini gerçeklestirme için en elverisli ortam olduğu; ilgisiz ve otorite
aile ortamının ise kendini gerçeklestirmeyi engellediği; Yılmaz’ın (2009)
yaptığı araştırma sonuçlarına göre; ana-baba tutumlarının cinsiyet, kardeş sayısı,
kardes sırası, aile yapısı, anne ve babanın öğrenim düzeyi ve gencin yetistiği
çevredeki farklılıklara göre gencin kendini kabul düzeyini farklı biçimlerde
etkilediği bulunması, araştırmasında farklı anne-baba tutumlarının okul öncesi
eğitim çağındaki çocukların özgüven duygusunun gelişimine etkisini incelemiş
olup, araştırmanın verilerilerine göre, “ana baba tutumları anketinde ailelerin
Demokratik ana-baba tutumunu benimseme düzeyleri belirlenen diğer tutumları
benimseme düzeylerinden daha yüksek çıkmış ve Tan’ın (2002) araştırma
bulgularına göre; “aile destek düzeyi arttıça, yalnızlık düzeylerinin azaldığı, aile
destek düzeyi arttıkça dıştan denetimliliğin azalırken, içten denetimliliğin
arttığı” görülmüştür. Şendil & Cesur’un (2011) yapmış oldukları araştırma
sonucuna göre, çocukların yaşı büyüdükçe ebeveynlerin aşırı koruyucu tutumu
daha az benimsedikleri; değerlerin, özellikle de yerel değerlerin ve bazı kişilik
özelliklerinin ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumlarını yordayıcı olduğu
bulunmuştur.
KAYNAKÇA
Adler, Alfred (1996). Psikolojik Aktivite: Üstünlük ve Toplumsal İlgi.
(Çeviren: Belkıs Çorakçı). (3.Baskı). İstanbul: Say Yayın Dağıtım.
Akın, Ahmet & Çetin, Bayram (2007). Depresyon, Anksiyete Stres
Ölçeği (DASÖ): Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Kuram ve Uygulamada
Eğitim Bilimleri Dergisi, 7 (1), 241-268
Akman, Yasemin & Münire, Erden (1998). Gelişim ve Öğrenme
(12.Baskı). Ankara: Arkadaş Yayınevi.
Aktaş, Aylin (2006). Farklı Kültürlerdeki Yöneticilerin Kişilik
Özelliklerine Dayanarak Liderlik Anlayışlarının Belirlenmesi: Türk ve
Amerikan Otel YöneticilerininKarşılaştırmalı Analizi. Yayınlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antalya.
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[967]
Arı, Ramazan (1989). Üniversite Öğrencilerinin Baskın Ben Durumları
ile Bazı Özlük Niteliklerinin, Ben Durumlarına, Atılganlık ve Uyum Düzeylerine
Etkisi. Yayımlanmış Doktota Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Ankara.
Arı, Ramazan (1991). Üniversite Öğrencilerinin Atılganlıklarının Bazı
Değişkenlere GöreKarşılaştırılması. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Dergisi, 5, 163-173.
Atkinson L. Rıta, R., Atkinson, Richard C., Smıth, Edward, E. &
Hoeksama, Susan, N. (2002). Psikolojiye Giriş. (2.Baskı). İstanbul: Arkadaş
Yayınları.
Bacanlı, Hasan, Tahsin, İlhan & Sevda Aslan (2009). Beş Faktör
Kuramına Dayalı Kişilik Ölçeğinin Geliştirilmesi: Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi
(SDKT). Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 70 (2), 261-279.
Başaran, İ. Ethem (1991). Örgütsel Davranış. (2.Baskı). Ankara: Gül
Yayınevi.
Burger, Jerry M. (2006). Kişilik. (Çeviren: İnan Deniz, E. Sarıoğlu).
(1.Baskı). İstanbul: Kaktüs Yayınaları.
Büyüköztürk, Şener (2007). Sosyal Bilimler için Veri Analizi El Kitabı.
(Geliştirilmiş 7. Baskı). Ankara: Pegem Yayıncılık.
Coşkun, Hacer (2012). The Examination of the Moderating Role of
Personality Trait on the Relationship Between Job Characteristics, Boredom at
Work and Intention to Leave. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Marmara
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Cüceoğlu, Doğan (1991). İnsan ve Davranışı. İstanbul: Remzi Kitabevi.
Dede, Bahar (2009). Kişilik Özelliklerinin Örgütsel Vatandaşlık
Davranışı Üzerinde Etkileri: Bankalar Örneği. Yayınlanmamış Yüksek Lisans
Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Trabzon.
Deniz, M. Engin (1997). Üniversite Öğrencilerinin Cinsiyet ve Kültürel
Farklara Dayalı Atılganlıkları Üzerinde Bir Atılganlık Eğitimi Denemesi.
Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Konya.
Deniz, M. Engin (1997). Üniversite Öğrencilerinin Cinsiyet ve Kültürel
Farklara Dayalı Atılganlıkları Üzerinde Bir Atılganlık Eğitimi Denemesi.
Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Konya.
Kasım Tatlılıoğlu
[968]
Erdemir, Ferah (2000). Üniversite Öğrencilerinde Yalnızlık Düzeyi ve
Bazı Sosyo-Demokratifik Etmenlerin Yaşam Doyumuyla İlişkisi. VI. Ulusal
Psikoloji Kongresi. Koç Üniversitesi, 19 -22 Haziran, 2000.
Eroğlu, Feyzullah (2011). Davranış Bilimleri. İstanbul: Beta Yayınevi.
Erkuş, Ahmet & Tabak, Akif (2009). Beş Faktör Kişilik Özelliklerinin
Çalışanların Çatışma Yönetim Tarzlarına Etkisi: Savunma Sanayinde Bir
Araştırma. Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 23 (2), 213-
242.
Gençoğlu, Cem (2006). Üniversite Öğrencilerinin İyimserlik Düzeyleri
İle Kişilik Özellikleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yayımlanmamış
Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Samsun.
Güleç, Cengiz (2006). Psikiyatrinin A-B-C’si. İstanbul: Say Yayınları.
Güney, Salih (2000). Davranış Bilimleri. (2.Baskı). Ankara: Nobel Yayın
Dağıtım.
Güvenç, Bozkurt (1982). İnsan ve Kültür. Ankara: İş Bankası Yayınları.
İstengel, A.Malkoç (2006). Okul Rehber Öğretmenlerinin Kişilik
Özellikleri Ve İş Stresleri Arasındaki İlişki Düzeyinin İncelenmesi.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Maramara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri
Enstitüsü, İstanbul.
Jersild T. Arthur (1978). Gençlik Psikolojisi. (Çev: İbrahim N. Özgür).
İstanbul: Takılıoğlu Matbaacılık.
Jung, C. Gustav (2005). Kişiliğin Gelişimi. (Çev: Ahmet Aydoğan).
Kişilik Oluşumu ve Sorunları. İstanbul: İz Yayıncılık, 205-209.
Karasar, Niyazi (1994). Bilimsel Araştırma Yöntemi”. Ankara:
Araştırma Eğitim Danışmanlık Ltd.
Kasatura, İlkay (1998). Kişilik ve Özgüven. (1.Baskı). Ankara: Evrim
Yayınevi.
Kesici, Şahin (2002). Üniversite Öğrencilerinin Karar Verme
Stratejilerinin Psikolojik İhtiyaç Örüntüleri ve Özlük Niteliklerine Göre
Karşılaştırmalı Olarak İncelenemsi. Yayımlanmış Doktora Tezi, Selçuk
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.
Kuzgun, Yıldız (1972). Ana-Baba Tutumlarının Bireyin Kendini
Gerçekleştirme Düzeyine Etkisi. Yayınlanmış Doktora Tezi, Hacettepe
Üniversitesi, Ankara.
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[969]
Köknel, Özcan (1989). Davranış Bilimleri (Ruh Bilim). İstanbul: Bayrak
Matbaası.
Kuzgun, Yıldız (1991). Rehberlik ve Psikolojik Danışma. Ankara:
ÖSYM Yayınları.
Kültür, Y. Ziya (2006). Ortaöğretim Kurumlarındaki Yöneticilerin
Liderlik Stilleri ve Kişilik Özelliklerinin Karşılaştırılması. Yayınlanmamış
Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Neff, Krıstın D. (2003a). Self-Compassion: An Alternative
Conceptualization of a Healthy Attitude to ward Oneself. Self and Identity, 2
(2), 85-102.
Mete, Cengiz (2006). İlköğretim Okullarında Çalışan Öğretmenlerin
Kişilik Özellikleri İle İş Tatminleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, İstanbul.
Öy, Belma (1995). Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Epidemiyolojisi ve
Risk Etkenleri. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi. 2 (1), 40-42.
Özgüven, İ. Ethem (1992). Hacettepe Kişilik Envanteri El Kitabı.
Ankara: Psikolojik Danışma Rehberlik ve Eğitim Merkezi Yayınları.
Özgüven, İ. Ethem (1998). Psikolojik Testler. Ankara: PDREM
Yayınları.
Özkalp, Enver & Zıllıoğlu, Merih (1983). Davranış Bilimlerine Giriş.
Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları. Yayın No: 18.
Özkalp, Enver, Arıcı Hüsnü, Bayraktar, Rüveyde, Aydın, Orhan, Erkal
Buket & Uzunöz, Ali (2002). Davranış Bilimlerine Giriş. (Editör: Enver
Özkalp). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakultesi Yayınları,
Yayın No: 722.
Özmenler, K.Nihat (1995). Antisosyal Kişilik Bozukluklarında Suç
Örüntüsüne Göre, Psikososyal Özelliklerin İncelenmesi. Tıpta Uzmanlık Tezi,
Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ankara.
Öztürk, Orhan (1997). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. (7.Baskı). Ankara:
Hekimler Yayın Birliği.
Sevi, E. Sevinç (2009). Psikobiyolojik Kişilik Modeli ve Beş Faktör
Kişilik Kuramı: Mizaç Ve Karekter Envanteri (TCI) İle Beş Faktör Kişilik
Envanterinin (5FKE) Karşılaştırılması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,
Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir.
Kasım Tatlılıoğlu
[970]
Somer, Oya, Korkmaz, Mediha & Tatar, Arkun (2002). Beş Faktör
Kişilik Envanteri’nin Geliştirilmesi - I: Ölçek ve Alt Ölçeklerin Oluşturulması.
Türk Psikoloji Dergisi, 17(49), 21-33.
Sudak, M. Kıvanç & Zehir, Cemal (2013). Kişilik Tipleri, Duygusal Zeka,
İş Tatmini İlişkisi Üzerine Yapılan Bir Araştırma. Yönetim Bilimleri Dergisi, 11
(22), 141-165.
Şahin, Cengiz (1999). Yurt Dışı Yaşantısı Geçiren Ve Geçirmeyen
Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Sosyal Beceri Düzeyleri. Doktora Tezi. Gazi
Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Şendil, Gül & Cesur, Sevim (2011). The Relationships Between Parental
Attitudes And Their Personalities and Values. Electronic Journal of Social
Sciences, 10 (38), 1-22.
Şenyuva, H.Şenay (2007). Aydın İlinden Alınan Normal Bir Örneklemde
Kişilik Bozukluklarının Yaygınlık Çalışması. (Psikiyatri Uzmanlık Tezi). Adnan
Menderes Üniveristesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Aydın.
Tan, Hasan (2002). Psikolojik Danışma ve Rehberlik. (3.Baskı).
İstanbul: MEB Basımevi.
Tümkaya, Songül, Hamarta, Erdal, Engin, M. Deniz, Çelik, Metehan &
Aybek, Birsel (2008). Duygusal Zeka Mizah Tarzı ve Yaşam Doyumu:
Üniversite Öğretim Elemanları Üzerine Bir Araştırma. Türk Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3 (30), 1-15.
Ulu, P. İnci (2007). An Investıgatıon of Adaptıve And Maladaptıve
Dımensıons of Perfectıonism In Relatıon To Adult Attachment And Big Fıve
Personalıty Traits. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Ortadoğu Teknik
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Yanbastı, Gülgün (1990). Kişilik Kuramları. İzmir: Ege Üniversitesi
Basımevi.
Yaşar, Vahdettin (2006). Farklı Liselerde Öğrenim Görmekte Olan 16-18
Yaş Grubundaki Öğrencilerin Denetim Odağı Düzeyleri İle Bazı Kişilik
Özelliklerinin Karşılaştırılması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
lmaz, M. Taki (2009).Üniversite Öğrencilerinin Öz-Anlayışları (Self-
Compassion) Anne Baba Tutumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Konya.
Üniversite Öğrencilerinin Beş Faktör Kişilik Kuramı’na Göre Kişilik Özellikleri Alt
Boyutlarının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi
[971]
Yurtsever, Hidayet (2009). Kişilik Özelliklerinin Stres Düzeyine Etkisi ve
Stresle Başa Çıkma Yolları: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, İzmir.
Yı, Jung-Soo (2003). Cross-Cultural Dıfferences In Decision Making
Styles: A study Of Collage Students In Five Countrıes. (Çeviren: Engin
İdemen). An International Journal of Social Behavior and Personality, 31 (1):
35-48.
... First of all, anxiety disorder is more prevalent among women than it is among men (Feingold;1994;McLean Asnaani, Litz and Hofmann, 2011). In addition, it was seen that the neurotoxicity levels of girls is higher than that of boys in personality studies (Chapman, Duberstein, Sörensen and Lyness, 2007;Tatlılıoğlu, 2014). Therefore, women may be more worried than men in the case of a more specific anxiety such as exam anxiety. ...
... Öncelikle kaygı bozukluğu erkeklere oranla kadınlar arasında daha yaygındır (Feingold;1994;McLean Asnaani, Litz ve Hofmann, 2011). Yine kişilik üzerinde yapılan çalışmalarda kızların nevrotiklik düzeylerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmektedir (Chapman, Duberstein, Sörensen ve Lyness, 2007;Tatlılıoğlu, 2014). Dolayısıyla sınav kaygısı gibi daha özel bir kaygı durumunda da kadınlar erkeklerden daha fazla kaygılanıyor olabilir. ...
Article
Full-text available
The purpose of the current study was to examine the role of perfectionism, irrational beliefs, need for social approval and gender as predictors of parent exam anxiety. The participants of the study were 178 parents (113 (63.48%) female and 65 (36.52%) male) living in a province in the Central Black Sea Region in Turkey. The mean age of the participants was 42.28, Sd = 5.90. Personal Information Form, Need for Social Approval Scale, Irrational Beliefs Scale, Exam Anxiety Scale for Parents and APS Perfectionism Scale were employed as the data collection tools in the study. Pearson Correlation Coefficient for the correlation of variables and Multiple Regression Analysis for the predictive power of independent variables were utilized in analyzing the data. According to the results of the research, positive perfectionism and social approval were significantly related to the parent exam anxiety, but the contributions in the regression model were found non-significant. It was also found that negative perfectionism, irrational beliefs and gender predicted 26% of parent exam anxiety. Negative perfectionism, gender and irrational beliefs contributed to the model most, respectively. Findings obtained from the research were discussed and interpreted in the direction of the literature and further suggestions were made for researchers and practitioners studying in the field of psychological counseling and guidance.
... In a study that found different results in the literature, a significant difference was observed in the personality traits of university students in the neuroticism sub-dimension in terms of gender variables. The neuroticism mean scores of female students were found to be statistically significantly higher than male students (Tatlılıoğlu, 2014). ...
Article
This research aims to examine the relationships between personality traits and the grit levels of university students. Participants of the study are 379 students (304 females, 75 males). The age range of the study group is 18-25. Five-Factor Personality Scale, Short Grit Scale, and Personal Information Form were used as data collection tools in the study. Analysis of the data was performed using the Pearson product moments correlation with the SPSS program and t-test techniques for independent groups. According to the findings obtained from the study, a positive significant relationship was found between liability, openness to experience, extraversion and adaptation personality traits, and grit levels. It’s also found that a negative relationship between neuroticism and grit levels. In terms of gender, there was no significant difference between male students and female students in grit levels. However, in terms of gender, it was observed that there was a significant difference between male students and female students in terms of adaptation and openness to experience. The research findings were discussed within the scope of the literature and recommendations were made according to the results.
Article
Fear of childbirth affects their labor, delivery, and the postpartum period. For this reason, it is important to examine all aspects of fear of childbirth, which has a multifactorial etiology. The purpose of this study is to determine whether gender roles and personality traits predict fear of childbirth among pregnant Turkish women. A cross-sectional study was conducted. It was completed with 200 women in the labor process receiving care in the birthing room of a state hospital. Descriptive statistics were represented by percentages, means, and standard deviation values. Simple regression analysis was employed to examine whether gender roles and Cervantes personality traits predicted fear of childbirth. It was determined that there was a negative relationship between masculine gender role and having an extroverted personality and fear of childbirth. In conclusion, the data suggest that gender roles and personality traits may be useful variables to predict women's fear of childbirth. Future studies that will examine the relationship of gender roles and personality traits with the birth process can bring a new perspective to health professionals and a new dimension to care.
Article
Full-text available
In this research, to what extent the perceived parenthood style of emerging adults who are involved in a romantic relationship (flirt, dating, engagement) with the opposite gender at least 6 months in Turkey between the ages of 19-26 directly and via personality traits predict relationship satisfaction is studied. The data of the study was gathered from 417 emerging adults. Data was evaluated implementing independent sampling t-test, Pearson Correlation Coefficient and Bootstrap based on Regression according to the objectives of this study. In this study, when the research variables were examined according to gender, differences in emotional instability dimension and relationship satisfaction. According to the results in the relationship between acceptance perceived from the mother and relationship satisfaction in emerging adulthood, the mediation effect of emotional instability is revealed to be statistically important. Also, in the relationship between acceptance perceived from the father and relationship satisfaction in emerging adulthood, the mediation effects of emotional instability and openness to experience are seen to be statistically important. The direct and total effect of strict supervision and control on relationship satisfaction are seen to be statistically unimportant and that the personality features are not mediating in this relationship.
Article
Full-text available
Tıp eğitimi süreci, zor ve insan hayatını ilgilendirdiği için stresli bir süreçtir. Bu stresle baş edebilmek için kişilik özellikleri önemli bir dayanak olmaktadır. Çalışma Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (MÜTF) öğrencilerinde stres yükünü ve bunlarla başa çıkmada önemli olabilecek kişilik özelliklerini belirlemek için yapılmış kesitsel bir araştırmadır. MÜTF 615 öğrenciye; 4 demografik, 20 likert, 10 sıralama olmak üzere 34 soruluk anket uygulanmıştır. Cinsiyete göre stres kategorilerinde dürtü ve arzularla ilişkili stresler ve grup aktiviteleri ile ilgili stresler haricinde anlamlı fark saptandı, kadın öğrencilerde geriye kalan dört kategoride daha fazla stres algılandı. Sınıf ve cinsiyete göre düzeltilmiş stresörler ve kişilik özellikleri arasındaki ilişki çok değişkenli analiz ile incelendiğinde, akademik stresörler ile duygusal denge puanları arttıkça daha azalırken, sınıf büyüdükçe akademik stresörler daha fazla algılanmaktaydı. Kişiler arası ilişkilerde stres arttırıcı kişilik faktörü uyumluluk iken, stresi azaltan kişilik faktörleri dışa dönüklük, duygusal dengelilik ve açıklıktı. Dersler ve öğrenme ile ilgili stresörler ise duygusal dengelilik ile azalırken, sınıf büyüdükçe artmaktaydı. Sosyal stresörlerde ise erkek olmak, dışa dönüklük ve duygusal dengelilik koruyucuydu. Sonuç olarak Tıp Fakültesi öğrencilerinde akademik stresörler önemli bir stres kaynağıdır. Duygusal dengelilik ve dışa dönüklük kişilik özellikleri stresle başa çıkmada çok yönlü avantajlar sunabilmektedir. Bu özelliklere yönelik geliştirici yaklaşımlar stres kontrolünde önemli rol oynayabilir.
Article
Full-text available
This study aims to develop a bipolar personality scale based on Five Factor Theory with few items using appropriate adjective pairs. In order to determine the factor structure of Adjective Based Personality Scale (ABPT), Direct Oblimin rotations and principal component analysis method have been used. Sociotrophy Scale, Reaction to Conflicts Scale, Negative-Positive Emotion Scale, and Trait Anxiety Inventory have been used to determine the concurrent validity of the scale. Test-retest method (2-week interval) has been used to evaluate reliability and Cronbach Alpha coefficient has been used to determine the internal consistency of the factors. The psychometric properties of the PTBA were found to be satisfactory and could be used to evaluate personality traits in undergraduate or graduate samples.
Article
The major goal of this study was to explore cultural differences in decision-making styles of college students from 5 countries: Korea, Japan, China, the United States, and Canada. On the basis of previous scholarly findings, a questionnaire was developed and distributed to 837 college students in the 5 countries. Of these, 815 were included in the statistical analysis. 2 hypotheses were established that examine 5 decision-making styles: cooperative, collaborative, avoidant, competitive, and dominant. The results provide only limited support for the hypotheses. Further, some results ran counter to the expectations of cultural variability. The findings of the study imply that culture may not be a stagnant phenomenon, and more variables should be explored to accurately evaluate cultural differences in decision-making styles.
Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Epidemiyolojisi ve Risk Etkenleri
  • Yayımlanmamış Yüksek
  • Lisans Tezi
  • Yeditepe Üniversitesi
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Öy, Belma (1995). Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Epidemiyolojisi ve Risk Etkenleri. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi. 2 (1), 40-42. Özgüven, İ. Ethem (1992). Hacettepe Kişilik Envanteri El Kitabı.
Kişiliğin Gelişimi. (Çev: Ahmet Aydoğan)
  • C Jung
  • Gustav
Jung, C. Gustav (2005). Kişiliğin Gelişimi. (Çev: Ahmet Aydoğan).
Üniversite Öğrencilerinin Baskın Ben Durumları ile Bazı Özlük Niteliklerinin
  • Ramazan Arı
Arı, Ramazan (1989). Üniversite Öğrencilerinin Baskın Ben Durumları ile Bazı Özlük Niteliklerinin, Ben Durumlarına, Atılganlık ve Uyum Düzeylerine Etkisi. Yayımlanmış Doktota Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Üniversite Öğrencilerinin Atılganlıklarının Bazı Değişkenlere GöreKarşılaştırılması
  • Ramazan Arı
Arı, Ramazan (1991). Üniversite Öğrencilerinin Atılganlıklarının Bazı Değişkenlere GöreKarşılaştırılması. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 5, 163-173.
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi
  • Üniversite Öğretim Elemanları Üzerine Bir Araştırma
Üniversite Öğretim Elemanları Üzerine Bir Araştırma. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3 (30), 1-15.
The Relationships Between Parental Attitudes And Their Personalities and Values
  • Cengiz Şahin
Şahin, Cengiz (1999). Yurt Dışı Yaşantısı Geçiren Ve Geçirmeyen Anadolu Lisesi Öğrencilerinin Sosyal Beceri Düzeyleri. Doktora Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara. Şendil, Gül & Cesur, Sevim (2011). The Relationships Between Parental Attitudes And Their Personalities and Values. Electronic Journal of Social Sciences, 10 (38), 1-22.