ArticlePDF Available

[The investigation of frequency of cystic echinococcosis in the autopsies committed in the Speciality Department of Istanbul Forensic Medicine Institute]

Authors:

Abstract

Cystic echinococcosis, which is caused by a parasite called Echinococcus granulosus, is a disease frequently find in the liver and in the lungs. In many countries, it is an important public-health problem. This study was done to find out the prevalence of Cystic echinococcosis in forensic autopsies performed for sudden death cases. This investigation was realized between July 2003-January 2004 at Istanbul Forensic Medicine Institution. During this six month period, total of 1687 autopsies were performed. Of those, 56 autopsy cases had macroscopic unknown cysts. The sera obtained from these 56 autopsy cases were examined by IgG Enzyme-linked Immunosorbent assay (ELISA) and IgG Indirect Hemaglutination (IHA) methods. In the end of the serologic evaluation, of 56 cases with macroscopic unknown etiology cysts, 34 cases (60.7%) were serologically positive for cystic echinococcosis, of those 8 were females (14.2%) and 26 were males (46.4%). This study shows that cyst echinococcosis may be find frequently in postmortem cases. The fact that the people who perform autopsies must work carefully and in hygienic conditions is another important lesson obtained from the study.
Türkiye Parazitoloji Dergisi, 33 (2): 155 - 157, 2009 Türkiye Parazitol Derg.
© Türkiye Parazitoloji Derneği © Turkish Society for Parasitology
İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nde Yapı-
lan Otopsilerde Kistik Ekinokokkozis Görülme Sıklığının
Araştırılması
Dinç AÇIKGÖZ
1
, Tonay İNCEBOZ
2
, Erdem ÖZKARA
3
, Metin KORKMAZ
4
,
Nur BİRGEN
1
, İbrahim ÜZÜN
1
1
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Morg İhtisas Dairesi, İstanbul,
2
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Parazitoloji
Anabilim Dalı, İzmir,
3
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, İzmir,
4
Ege Üniversitesi
Tıp Fakültesi, Parazitoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye
ÖZET: Kistik ekinokokkozis, sıklıkla karaciğer ve akciğerde yerleşim gösteren bir parazit hastalığıdır. Birçok ülkede olduğu gibi ülke-
mizde de önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışma; ani ölüm olgularında da karşımıza çıkabilen bu hastalığın adli otopsilerde ne
sıklıkta görüldüğünü araştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığında Temmuz 2003-Ocak 2004
arasında 6 aylık dönemde yapılan toplam 1687 otopsiden, 56 sında makroskobik olarak kist saptanmıştır. Otopside makroskobik olarak
etiyolojisi bilinmeyen kist görülen 56 olgunun alınan kan örneklerinde E. granulosus, Ig G IHA ve Ig G ELISA serolojik yöntemleri ile
antikor araştırılmıştır. Bunun sonucunda, 8’i kadın (%14,2), 26’sı erkek (%46,4), 34 olguda (%60,7) seropozitivite saptanmıştır. Bu
çalışma, adli otopsi olgularında kistik ekinokokkozisin yaygın olarak bulunabileceğini göstermektedir. Ayrıca otopsi yapan kişilerin
dikkatli ve hijyenik kurallara uygun olarak çalışmasının ne kadar önemli olduğu konusunda ders çıkarılması gerekir
Anahtar Sözcükler: kistik ekinokokkozis, ölüm nedeni, otopsi, epidemiyoloji
The Investigation of Frequency of Cystic Echinococcosis in the Autopsies Committed in the Speciality
Department of Istanbul Forensic Medicine Institute
SUMMARY: Cystic echinococcosis, which is caused by a parasite called Echinococcus granulosus, is a disease frequently find in the liver
and in the lungs. In many countries, it is an important public-health problem. This study was done to find out the prevalence of Cystic
echinococcosis in forensic autopsies performed for sudden death cases. This investigation was realized between July 2003-January 2004 at
Istanbul Forensic Medicine Institution. During this six month period, total of 1687 autopsies were performed. Of those, 56 autopsy cases had
macroscopic unknown cysts. The sera obtained from these 56 autopsy cases were examined by IgG Enzyme-linked Immunosorbent assay
(ELISA) and IgG Indirect Hemaglutination (IHA) methods. In the end of the serologic evaluation, of 56 cases with macroscopic unknown
etiology cysts, 34 cases (60.7%) were serologically positive for cystic echinococcosis, of those 8 were females (14.2%) and 26 were males
(46.4%). This study shows that cyst echinococcosis may be find frequently in postmortem cases. The fact that the people who perform
autopsies must work carefully and in hygienic conditions is another important lesson obtained from the study.
Key Words: Cyst echinococcosis, cause of death, autopsy, epidemiology
GİRİŞ
Adli otopsilerin en önemli bölümünü ani beklenmedik ölümler
oluşturmaktadır. Bu ölümlerin nedeni genellikle kardiyovas-
küler sisteme ait bulgular olmakla birlikte, diğer organlara
bağlı olarak gelişebilmektedir. Zaman zaman enfeksiyonlar ve
paraziter hastalıklar da ani ölüm nedenleri olarak karşımıza
çıkabilmektedir (6, 12, 13,16, 17).
Türkiye’de hayvancılığın yaygın olması nedeniyle birçok böl-
gede kistik ekinokokkozis (KE) olguları görülmektedir(8).
Dünya Sağlık Örgütü’nün Sağlık Bakanlığı raporlarına daya-
narak, 1987–1994 yıllarında Türkiye’de KE olguları yılda
ortalama 100.000 de %4,4 olduğunu bildirmiştir (20). Kesin
konağı köpek, kurt ve çakal gibi hayvanlar olup, bunlar hasta-
lığın rezervuarıdır. Bu hayvanların ince bağırsaklarında parazit
etkeninin erişkin şekli yaşar. Ara konağı insan olduğu gibi,
sığır, koyun gibi diğer evcil ve vahşi hayvanlardır. KE tanısı
insanlarda ultrasonografi ve radyografi gibi radyolojik yön-
temlerle ve ELISA ve IHA gibi serolojik yöntemlerle tanı
konur (1, 8, 21).
Makale türü/Article type:
Araştırma / Original Research
Geliş tarihi/Submission date: 18 Şubat/18 February 2008
Düzeltme tarihi/Revision date: 22 Ocak/22 January 2009
Kabul tarihi/Accepted date: 22 Ocak/22 January 2009
Yazışma /Correspoding Author: Tonay İnceboz
Tel: (90) (232) 412 45 45 Fax: (90) (232) 259 05 41
E-mail: tonay.inceboz@deu.edu.tr
13. Ulusal Adli Tıp Günleri’nde (8-12 Kasım 2006, Antalya)
sunulmuştur.
Açıkgöz D. ve ark.
156
Ülkemizde sık görülen KE hastalığının etkeni olan
Echinococcus granulosus (E. granulosus)’a bağlı gelişen tab-
lolar da adli otopsilerde ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’de
KE halen önemini koruyan bir hastalık etkenidir. Türkiye’de
ve dünyada olgu sunumları şeklinde araştırmalar bildirilme-
sine rağmen, otopside serolojik yöntemlerle KE’in araştırıldığı
çalışmaya rastlanmamıştır (7, 9, 10, 14, 15).
Bu araştırmamızda; otopside etiyolojisi bilinmeyen makros-
kobik olarak kist saptananlarda olgularda, serolojik yöntemlerle
prevalansının saptanmave adli tıp açısından önemine yönelik
bir veri sağlaması için bu araştırmayı planladık.
GEREÇ VE YÖNTEM
Bu araştırma; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan araş-
tırma izni alınarak, Temmuz 2003 - Ocak 2004 tarihleri arasın-
da, İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nde toplam
1687 otopsiden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu 1687 adli
otopsi olgusunun diseksiyonu sırasında, makroskobik olarak 56
olguda etiyolojisi bilinmeyen kistler saptanmıştır.
Çalışmada; kist saptanan 56 olgudan, demografik özellikler
(yaş, cinsiyet), ölüm nedeni, otopsi bulguları, saptanan diğer
hastalıklar kaydedilmiştir. Otopside kistli 56 olgunun her birin-
den 10 ml kan örneği alınarak, uygun devirde (1000 de-
vir/dak.’da) 15 dakika santrifüj edilerek üstteki serum alınmış ve
-20
0
C’de saklanmıştır. Multipl kistler görülen bir olguda ise
kan örneğine ek olarak karaciğer, dalak ve böbrekteki kistlerden
ponksiyon yapılarak alınan materyal ayrı ayrı özel kaplara kon-
muştur.
Serolojik ve mikroskobik incelemeler, Ege Üniversitesi Tıp
Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu 56 kistli otopsi olgusundan elde edilen serumlarda
E. granulosus araştırmak için, IgG ELISA ve IgG IHA
serolojik yöntemler kullanılmıştır. Ayrıca 1 otopsi olgusunda
kist içeriğini ışık mikroskobu ile incelenmiştir.
BULGULAR
Araştırmanın yapıldığı 6 aylık dönemdeki toplam otopsi sayısı
1687’dir ve bunların %3,3’ünde (n=56) otopsi sırasında etiyo-
lojisi bilinmeyen kistler makroskobik olarak saptanmıştır.
Olguların 11’i (%16,9) zorlamalı ölüm değil, kuşkulu ölüm
grubundadır. Bu olgularda da ölüm nedenleri olarak
kardiyovasküler sorunlar ve bakteriyel enfeksiyon ön plandadır.
Otopside multipl kistler görülen 25 yaşında, erkek olgu, kardi-
yak bulguları olan bir ani ölüm olgusudur. Bu olguda kistik
yapı içeren organlardan karaciğerde (4 cm), dalakta (12 cm),
sağ böbrekte (3 cm) kist saptanmıştır. Kistik yapı içeren or-
ganlardan alınan örnekler mikroskopta incelendiğinde E.
granulosus protoskoleksleri saptanmıştır. Dolayısı ile bu olgu-
nun direkt tanısı da konulmuştur (Şekil 1, Tablo 1).
Otopsi sırasında etiyolojisi bilinmeyen kistli 56 olgunun
%71.4’ü(n=40) erkek, %28,6’si kadın (n=16) dır. Olguların en
küçüğü 12, en büyüğü ise 68 yaşında ve yaş ortalaması ise
36,3±15,9 olarak saptanmıştır.
Şekil 1. Otopsi olgusunda saptanan, karaciğer, dalak ve böbrekte çok
sayıda KE kistlerinin görüntüsü
Tablo 1. Olguların otopside saptanan ölüm nedenlerine göre dağılımı.
Ölüm nedeni N %
Genel beden travması 18 32,14
Ateşli silah yaralanması 13 23,21
Kesici-delici aletle yaralanma 9 16,07
Ası 4 7,14
Kalp-damar hastalığı 4 7,14
Künt kafa travması 3 5,36
İlaç entoksikasyonu 2 3,57
CO zehirlenmesi 1 1,79
KC, dalak, böbrek hidatik kisti nede-
niyle gelişen komplikasyonlar (Ruptür,
kanama, anaflaktik reak...)
1 1,79
Diğer (Kalp-damar hast, bakteriyel
enfeksiyon vb.) 1 1,79
Toplam 56 100,00
Tablo 2. IgG IHA yöntemi ile 56 olguda serolojik yöntem ile
inceleme KE sonuçları.
Pozitif Negatif Toplam
Yaş K E Toplam K E
0-14 1 0 1 0 0 0
15-44 5 18 24 7 8 13
45-64 2 6 8 1 4 5
>65 0 2 2 0 2 3
Toplam 8 26 34 8 14 22
K: Kadın; E: Erkek
Makroskobik olarak etiyolojisi bilinmeyen kist saptanan 56
olgudan alınan kan örneklerinde E. granulosus, Ig G IHA ve
Ig G ELISA serolojik yöntemleri ile antikor araştırılmıştır.
Bunun sonucunda, 8’i kadın (%14,2), 26’sı erkek (%46,4)
erkek, 34 olguda (%60,7) serokonversiyon saptanmıştır. Tüm
otopsi yapılan 1687 olguda arasında bu oran 56/1687
(%2.01)’dir (Tablo 2, Tablo 3).
Otopsilerde kistik eckinokokkozis görülme sıklığı
157
Tablo 3. Ig G ELISA yöntemi ile 56 olguda serolojik yöntem ile
inceleme KE sonuçları.
Antikor
titrasyonları
Kadın
n (%)
Erkek
n (%) Toplam
1/20 - 2 (3.1) 2 (3.1)
1/40 4 (6,2) 5 (7,7) 9 (16,0)
1/80 - 8 (12,3) 8 (12,3)
1/160 2 (3,1) 4 (6,2) 6 (9,2)
1/320 2 (3.1) 1 (1,5) 3 (4,6)
1/640 - 6 (9,2) 6 (9,2)
Toplam 8 (12,3) 26 (40,0) 34 (52,3)
TARTIŞMA
İzmir ve çevresinde, 1981–1984 yılları arasında, 202 hastane
olgusu saptandığı, sokak köpeklerinde E. granulosus görülme
sıklığı %5,5 olduğu bildirilmiştir (19). 1991 yılında Türkiye’de
kırsal alandaki insanlarda KE yaygınlığı sero-epidemiyolojik
olarak araştırıldığında 100.000’de 585 (4/684) olduğu saptan-
mıştır (3). 2055 kişide yapılmış olan bir çalışmaya göre ise bu
oran 291/100.000 (6/2055) dir (5). 1997–1998 yılları arasında
İzmir ve çevresinde KE olguları toplamı 591 olduğu görülmüş-
tür (4). Manisa’da 1995-2000 yılları arasında 105 adet ameliyat
edilmiş KE olgusu olduğu, Malatya’da 1990–1999 yılları arasın-
da 381olgu saptanmıştır (11, 18). Konya bölgesinde yapılan
benzer bir araştırmada ise 1986–1998 yılları arasında KE’li 833
olgu saptanmıştır (2). Kayseri’de 1999-2004 yılla arasında
toplam 699 KE olgusunun saptandığı ve bunların 6 (%0,86)’
sının öldüğü saptanmıştır (23). KE insanda organlarda görülme
sıklığına göre, karaciğer, akciğer, beyin, dalak böbrek gibi bir
çok organda görülebilmektedir (11). Yaptığımız araştırmada da
görüldüğü gibi otopside makroskobik olarak etiyolojisi bilinme-
yen kistli olguların yaklaşık yarısı her iki serolojik testte pozitif
olarak saptanmıştır. Araştırmamızda tüm otopsilerin %2,01’inde
serolojik olarak KE tanısı konulması ise otopsi ekibinin riskleri
konusunda kaygı vericidir. Bu durum ayrıca toplumun da KE
hastalığına karşı ne kadar çok risk altında olduğunu gösteren
önemli bir saptamadır.
Sonuç olarak; ülkemizde yaşayan kişilerin serolojik incelemele-
rinde olduğu gibi, otopsi yapılan cesetlerde de KE’ in yaygın
olarak bulunabildiği konusunda bir fikir vermesi açısından
önemlidir. Ani beklenmedik ölümlerde genellikle kardiyo-
vasküler nedenler görülmekte ise de çok değişik nedenlerle de
karşılaşılmaktadır (6, 13). İnsanlarda şüpheli ölümler meydana
geldiği durumlarda, KE’ in kistlerinin rüptürü sonucu, kanama
ve anaflaksiden ölebileceği unutulmamalıdır (6, 12, 13).
Ayrıca; adli otopsi yapan kişilerin otopsi sırasında mutlaka hijyen
kurallarına uygun olarak çalışmaları temin edilmelidir. Canlılığını
yitirmemiş E. granulosus’un protoskoleksleri ve/veya enfeksiyon
etkenleri, insana bulaşma riski olabileceği unutulmamalıdır.
KAYNAKLAR
1. Akısü Ç, Aksoy Ü, İnceboz T, Açıkgöz M, Orhan V, 2002.
DEÜTF Parazitoloji Anabilim Dalı’na Son Yılda Gelen Kist
Hidatik Şüpheli Hastaların Serolojik Sonuçları. Türkiye
Parazitol Derg, 27(1): 24–26.
2. Aldemir OS, Baykan M, Gökçen A, 2000. Konya Numune hasta-
nesinde 1986-1998 yılları arasındaki kist hidatik olgularının retros-
pektif değerlendirilmesi. Türkiye Parazitol Derg, 24 (1): 73-75.
3. Alkan MZ, Özcel MA, 1994. Kist hidatikte sero-epidemiyolojik
araştırmalar, Türkiye Parazitol Derg, 18 (3): 302-307.
4. Altıntaş N, Ertabaklar H, Yolasığmaz A,1999. İzmir ve Çevresin-
de Echinococcosis, 11. Ulusal Parazitoloji Kongresi, Sivas.
5. Altıntaş N, Yazar S, Yolasığmaz A, Akısü Ç, Şakru N, Karaca-
su F,1999. A seroepidemiological study of Cystic Echino-coccosis
and surrounding area. Helmintologia, 36(1): 19-23.
6. Arısoy Y, Özkara E, Aslan Ö, Özer E. 2004. Subendokardiyal
hemoraji: gerçek insidans nedir? III. Anadolu Adli Bilimler
Kongresi, Eskişehir Bildiri Özet Kitabı. s.42.
7. Aydin NE, Ege E, Selcuk MA, Erguvan R, 2001. Echinococcal
hydatid cyst at the right ventricle outlet with leakage to the
pulmonary artery outflow causing follicular airway disease and
sudden death. Am J Forensic Med Pathol, 22(2): 165-168
8. Budak S, 1991. Kist Hidatik’in Epidemiyolojisi İnsanlarda ve hay-
vanlarda Kist Hidatik. Özcel MA. Ed. Kist Hidatik. Türkiye Parazitol
Derneği Yayın No:10, İzmir: Ege Üniv. Basımevi, s.65-76.
9. Dinkel A, von Nickisch-Rosenegk M, Bilger B, Merli M,
Lucius R, Romig T, 1998. Detection of Echinococcus
multilocularis in the definitive host: coprodiagnosis by PCR as
an alternative to necropsy. J Clin Microbiol, 36(7): 1871-1876.
10. Hirvela-Koski V, Haukisalmi V, Kilpela SS, Nylund M,
Koski P, 2003. Echinococcus granulosus in Finland. Vet
Parasitol, 111(2-3): 175-192.
11. İnceboz T, Altıntaş N, Kahya M, Haskaraca F, 2001. Manisa
Bölgesinde uniloküler Kistik Ekinokokkozis Türkiye Parazitol
Derg, 25(1): 45-48
12. Knight B, 1995. (Çeviri Editörü: Nur Birgen) Simpson Adli Tıp.
1. Baskı. İstanbul: Bilimsel ve Teknik Yayınları Çeviri Vakfı,
s.187–200.
13. Knight B, 1991. Forensic Pathology. 1
st
ed. London Melbourne
Auckland: Edward Arnold, p.444–473.
14. Kumar MJ, Toe K, Banerjee RD, 2003. Hydatid cyst of liver.
Postgrad Med J, 79(928): 113-114.
15. Malamou-Mitsi V, Pappa L, Vougiouklakis T, Peschos D,
Kazakos N, Grekas G, Sideris D, Agnantis NJ, 2002. Sudden
death due to an unrecognized cardiac hydatid cyst. J Forensic
Sci, 47(5): 1062-1064.
16. Özkara E, Yemişcigil A, 2000. Adli Otopsilerin Ateroskleroz Yö-
nünden Araştırılması. rkiye Ekopatoloji Dergisi, 6(3–4): 181–186.
17. Soysal Z, Çakalır C, 1999. Adli Tıp Cilt I. 1. Baskı, İÜ Cerrah-
paşa Tıp Fakültesi Yayınları, İstanbul 175–183.
18. Tevfik M, Aldemir OS, Karadaş K, Çelik T, Daldal N, 2000.
Malatya Bölgesinde Uniloküler Kistik Ekinokokkozis. Türkiye
Parazitol Derg, 24(1): 33-36.
19. Üner A, 1985. İzmir civarında köpeklerde Echinococcus granulosus
üzerindeki araştırmalar, Doktora Tezi, Ege Ü. Tıp Fak. İzmir.
20. WHO/OIE Manual on Echinococcosis in Humans and Animals:
a Public Health Problem, chapter 4 Geographic distribution and
prevalence p.107.
21. Yazar S, 2005. Kayseri'de Kistik Ekinokokkozisin Son Altı
Yıldaki Durumu Türkiye Parazitol Derg, 29(4): 241–243.
Article
Full-text available
Cystic Echinococcosis (CE) is a zoonotic disease mainly caused by the larvae of Echinococcus granulosus is common in rural areas in Turkey. A multidisciplinary approach consisting of clinicians, radiologists and microbiologists is required for the proper diagnosis of the disease. Enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) and indirect hemagglutination (IHA) tests are preferred in the primer diagnosis of cystic echinococcosis (CE), while western blot (WB) is used to confirm the disease. However the use of serologic tests alone in diagnosis and follow-up of the disease is not recommended due to variable sensitivity and specificity rates and multiple serologic tests are required for appropriate diagnosis. In our study, it was aimed to compare the test results of patients sera sent to Gazi University Medical Faculty Microbiology Laboratory, between December 2015 and December 2016, with the preliminary diagnosis of CE, by WB test after those titrated with IHA. It is also aimed to determine the consistency between the two tests.
Article
Full-text available
Objective: Hydatid disease is a parasitic infestation by a tapeworm of the genus Echinococcus. It is an important cause of morbidity in endemic areas and can be life threatening. In our country it can occur from childhood onwards and usually requires the prolonged use of medications. Material and Methods: Twelve paediatric cases admitted to the Ege University Children's Hospital with various symptoms and diagnosed with hydatid disease between 2009 and 2011 were included in the study. Results: During a 3-year period 12 patients (5 female, 7 male; mean age 11±2 years; range 6 to 14 years) were admitted to the hospital because of fatigue, nausea, fever and cough, abdominal pain, or back pain, or were diagnosed incidentally. Complete blood count tests revealed mild eosinophilia (mean=490±158/ mm3); two cases admitted with fever (16%) had elevated C reactive protein levels and leucocytosis. All patients were treated with Albendazole (10 mg/kg/d), seven were treated surgically, four (33%) were treated with percutanous drainage (PAIR: puncture, aspiration, injection, re-aspiration) and two (16%) did not need invasive procedures and remain in follow up. Conclusion: This study presents the course of hydatid disease and emphasizes the diagnostic challenges in follow up.
Article
Full-text available
Cystic echinococcosis (hydatid cyst) is one of the most important parasitic zoonoses that affect both humans and animals and has been known since prehistoric times. The cystic echinoccosis is a major health problem in our country as well as in many countries worldwide, and serological methods, in addition to imaging techniques, are used in the diagnosis of hydatid cyst. In the present study, anti- Echinococcus antibodies were investigated by ELISA in patient's serum samples, which were routinely delivered to the Medical Microbiology Laboratory of Gazi University Faculty of Medicine due to suspected hydatid cyst. A total of 186 patients with suspected hydatid cysts from several outpatient clinics and departments of Gazi University Hospital were included in the present study. IgG antibodies in serum samples of patients with anti-Echinococcus were investigated by ELISA (Novalisa Echinococcus IgG, NovaTec, Germany). Anti-Echinococcus IgG seropositivity was determined as 35.5% in patients with suspected hydatid cyst. There are no statistical differences in ELISA positive results relating to gender, adult/child age group and associated clinics. Hydatid cyst seropositivity was higher among patients admitted to our hospital.
Article
Cystic echinococcosis (CE) is one of the most important helmintic diseases in Turkey. In this study ELISA and IFA techniques were used as an initial screening tests to estimate the prevalence of CE in man within the rural areas and also in the urban area of Izmir. A total of 2055 blood samples were collected from residents of Izmir and surrounding area were processed, and 71 (3.45 %) sere-positive cases were detected. These seropositive serum samples, and also 150 sere-negative sera, were retested with Indirect haemaglutination (IHA), SDS-PAGE and Western blotting and an Echinococcus antigen with an apparent molecular weight of 8 (or 12) and 116 kDa were identified as diagnostically important for patients of CE in Turkey. According to our data, prevalence of CE in Izmir and surrounding area was found 291 per 100 000 (6/2055) inhabitants.
Article
Recently, extensions of the range of Echinococcus multilocularis in Europe and North America and drastic increases in fox populations in Europe put an increasing proportion of the human population at risk of alveolar echinococcosis. To obtain data on the local infection pressure, studies of the prevalence of the parasite in the animals that transmit the parasite, foxes, dogs, and cats, are urgently required. Such investigations, however, have been hampered by the need for necropsy of the host animal to specifically diagnose infection with the parasite. In this study, a nested PCR and an improved method for DNA extraction were developed to allow the sensitive and specific diagnosis of E. multilocularis infections directly from diluted fecal samples from foxes. The target sequence for amplification is part of the E. multilocularis mitochondrial 12S rRNA gene. The specificity of the method was 100% when it was tested against 18 isolates (metacestodes and adult worms) of 11 cestode species, including E. granulosus. The sensitivity of the method was evaluated by adding egg suspensions and individual eggs to samples of diluted feces from uninfected foxes. The presence of one egg was sufficient to give a specific signal. To confirm the PCR results, an internal probe which hybridized only with E. multilocularis amplification products but not with the DNA of other cestodes was constructed. In order to investigate the applicability of this method for epidemiological studies, 250 wild foxes from a area in southern Germany where echinococcosis is highly endemic were examined by both necropsy and PCR of rectal contents. The sensitivity correlated with the parasites' number and stage of maturity. It ranged from 100% (>1,000 gravid worms) to 70% (<10 nongravid worms). On the basis of positive PCR results for 165 foxes, the sensitivity of the traditional and widely used necropsy method was found to be not higher than 76%. We therefore present this PCR system as an alternative method for the routine diagnosis of E. multilocularis in carnivores.
Article
Postmortem examination of a 35-year-old parous woman who died suddenly revealed a hydatid cyst mass located at the right ventricular outlet, with a grossly discernible defect opening to the pulmonary outflow tract. Pulmonary hemorrhage, follicular bronchitis, and bronchiolitis also were present, with severe acute purulent exudation in the airways. Hydatid cyst complications must be kept in mind when dealing with sudden deterioration and death in patients who are residents of regions where echinococcosis is endemic.
Article
Echinococcosis is an endemic disease, most common in sheep-raising communities, usually caused by the larval or cyst stage of the tapeworm Echinococcus granulosus. Isolated cardiac hydatid cyst is uncommon at any age, occurs through the coronary circulation, and accounts for less than 3% of all hydatid disease. We describe a case of an 1%-year-old female, who died suddenly. The post-mortem examination revealed an isolated cyst in the left ventricle of the heart with intact wall. The cytologic examination of the cyst fluid demonstrated the presence of the characteristic scolices and hooklets and established the diagnosis of cardiac hydatid cyst. The present case is of special interest because of the rare primary localization and the onset of sudden death in a young person as the initial manifestation of the disease.
Article
Echinococcus granulosus is shown to occur in eastern Finland in a sylvatic cycle involving wolves (Canis lupus) as the definitive host and reindeer (Rangifer tarandus tarandus) and probably also elk (Alces alces) and the wild forest reindeer (Rangifer tarandus fennicus) as intermediate hosts. Even though the prevalence of E. granulosus in reindeer has increased in recent years, it is still very low (<0.013%). The results suggest, however, that the reindeer is a good sentinel animal to show the contamination of soil with Echinococcus eggs. This is the first report of wolves acting as a definitive host for E. granulosus in northern Europe. The parasite seems to be quite common in the Finnish wolf population, with a prevalence of approximately 30% in both intestinal and faecal samples. The present results and previous ones indicate that E. granulosus infection has not spread to dogs in the reindeer herding area.
Article
Hydatid disease of the liver is still endemic in certain parts of the world. The diagnosis of non-complicated hydatid cyst of the liver depends on clinical suspicion. Ultrasonography and computed tomography, the most important diagnostic tools, are helpful for determining the complications and planning treatment. The modern treatment of hydatid cyst of the liver varies from surgical intervention to percutaneous drainage or medical therapy. Surgery is still the treatment of choice and can be performed by the conventional or laparoscopic approach. Percutaneous drainage and treatment of the cyst with hypertonic saline or alcohol seems to be a good alternative to surgery in selected cases.
Kayseri'de Kistik Ekinokokkozisin Son Altı Yıldaki Durumu Türkiye Parazitol Derg
  • S Yazar
Yazar S, 2005. Kayseri'de Kistik Ekinokokkozisin Son Altı Yıldaki Durumu Türkiye Parazitol Derg, 29(4): 241-243.
Adli Tıp Cilt I. 1. Baskı, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları
  • Z Soysal
  • C Çakalır
Soysal Z, Çakalır C, 1999. Adli Tıp Cilt I. 1. Baskı, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, İstanbul 175-183.
Subendokardiyal hemoraji: gerçek insidans nedir? III
  • Y Arısoy
  • E Özkara
  • Ö Aslan
  • E Özer
Arısoy Y, Özkara E, Aslan Ö, Özer E. 2004. Subendokardiyal hemoraji: gerçek insidans nedir? III. Anadolu Adli Bilimler Kongresi, Eskişehir Bildiri Özet Kitabı. s.42.