Article

HEIDEGGER FELSEFESİNDE ÖLÜM VE DOĞRULUK İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DENEME

Source: OAI

ABSTRACT Bu tez, Heidegger felsefesinin erken döneminde “Ölüm” ve “Doğruluk” arasındaki ilişkinin açımlanmasını amaçlamaktadır. Tüm kariyeri boyunca, Heidegger’in başlıca konusu varlığın “ousia” ya da daima “olan” (her ne ise o olan) olarak anlaşıldığı metafizik geleneğin aşılmasıdır. O’na göre, varlıkbilimsel sorgulama varlığın sonluluğunun temel deneyimini geri getirmelidir. Varlık ve Zaman’da Heidegger varlığın anlaşılmasının Dasein’in zamansal açıklığında temellendiğini iddia eder. Bu, varlık kendisini sonlu olarak Dasein’in “Ölüm”ünü “öngören kararlılığı”nda yani, “otantik” durumunda açımlar; demektir. Tezin ilk bölümü, Dasein’in varlığın açıklığında nasıl ya da ne durumda olduğunu, Varlık ve Zaman’da önerildiği gibi, Dasein’in egzistansiyal yapısının çözümlenmesiyle göstermeyi amaçlar. İkinci bölüm, Dasein’in “aşkın”, başka bir deyişle, “ayrılan”, tek tek “şey”leri “aşan” varlığının sonluluğunu göstermek için, Dasein’in varlığını “Ölüm” olarak ya da “Ölümlü” bir varlık olarak açımlar. Son bölüm, varlığın doğruluğu olarak düşünülen Dasein’in sonlu açıklığının Dasein’in kendi “Ölüm”ü için “kararlılığı” olarak belirlenen “otantikliği”nde temellendiğini açığa koymaya çalışır. (This thesis aims to articulate the relation between “Death” and “Truth” in the early period of the philosophy of Martin Heidegger. Throughout his career Heidegger main concern is to overcome metaphysical tradition in which being understood as “ousia” or as continuous presence. According to him, ontological questioning must recover the original experience of the finitude of Being. In Being and Time Heidegger claims that understanding of being is founded in the temporal openness of Dasein. That is, being discloses itself finitely in Dasein’s resolute “being-towards-death.” The first section of the thesis aims to show how Dasein exists in the open horizon of being by analyzing the existential constitution of Dasein (Care as Dasein’s being) as proposed in Being and Time. The second section explores Dasein in its “being-towards-death” to show the finitude of Dasein’s transcending projection. Final section attempts to expose that finite openness of Dasein which is considered as the truth of being is rooted in Dasein’s resolute “being-towards-death.”)

0 Bookmarks
 · 
132 Views
  • Source
    [Show abstract] [Hide abstract]
    ABSTRACT: It is often held that, in contrast to Husserl, Heidegger's account of intentionality makes no essential reference to the first-person stance. This paper argues, on the contrary, that an account of the first-person, or 'subjectivity', is crucial to Heidegger's account of intelligibility (world) and so of the intentionality, or 'aboutness' of our acts and thoughts, that rests upon it. It first offers an argument as to why the account of intelligibility in Division I of Being and Time, based on a form of third-person self-awareness, provides a necessary, but not a sufficient, condition for intentionality. It then shows that Heidegger provides a further necessary condition in his analysis of the collapse of the one-self in Division II. This condition is 'conscience', which is both a genuine first-person mode of self-awareness and, it is argued, the origin of reason as that which distinguishes factic 'grounds' from normative 'justifications'.
    Inquiry 01/2001; 44(4):433-454. · 0.51 Impact Factor