Article

GÜNEYLİLİK OLGUSU AÇISINDAN TENNESSEE WİLLİAMS’IN KADIN KARAKTERLERİ VE BİR ROL ÇALIŞMA YÖNTEMİ OLARAK STANİSLAVSKİ SİSTEMİNE GÖRE BİR ÖRNEK UYGULAMA

Source: OAI

ABSTRACT Tennessee Williams’ın kadın karakterlerinin temel özelliği olan güneylilik, toprak ekonomisi ve zenci kölelerin ucuz iş gücü ile zenginleşmiş, dinlerine ve geleneklerine çok bağlı, ataerkil ve tutucu güney toplumunun bireyleri üzerindeki etkileri imleyen bir kavramdır. Güney, Amerika’nın güneydoğu bölgesindeki toprakları kapsamaktadır. Bu bölgeye ilk yerleşenler 17.yüzyılda ekonomik ve dinsel nedenlerle ağırlıklı olarak İngiltere ve Fransa’dan gönderilen sömürgecilerdir. Güney bölgesi 19. yüzyıla kadar bir sömürge olarak tarım ekonomisinde hızla gelişmiş, kölelik sistemi ve zengin toprak sahiplerinin soylu yaşam tarzı sınıflı bir toplum yapısını ortaya çıkarmıştır. İç Savaşla birlikte Güney, köle işgücüne dayalı zenginliğini tamamen yitirmiş, güneyliliğin göstergeleri olan soyluluk, kibarlık, hanımefendilik, beyefendilik gibi kavramlar eski değerini kaybetmiştir. Yine de Güney halkı, geleneklerine olan bağlılıklarını ve ataerkil toplum düzenlerini uzun yıllar sürdürmüşlerdir. Bu yapı içinde güneyli kadınlar, iş dünyasından soyutlanmış, ekonomik olarak erkeğe bağımlı, dinsel yargılarla içgüdüleri bastırılmıştır. Zarif ve kırılgandırlar. Gelecek garantisi ve toplumda saygın bir kimlik edinebilmenin şartı olarak evliliğe koşullandırılmışlardır. Kendisi de güneyli olan Tennessee Williams, oyunlarında, eski zenginliğini ve görkemini kaybetmiş olan güneyin 1900’lerden sonraki durumunu işlemiştir. Yazarın yapıtlarından, Sırça Kümes, Yaz ve Duman, Arzu Tramvayı ve Kızgın Damdaki Kedi oyunlarındaki güneyli kadınlar, değer yargılarının değiştiği yeni düzende ayakta kalmaya çalışırlar. “Amanda”, “Alma”, “Blanche” ve “Maggie”, sevdikleri erkekler tarfından terkedilmişler, duygusal olarak yıpranmış, geçmiş anılarda, çocuklarında ya da başka erkeklerde, sevgi arayışına girmişlerdir. Düş kırıklıklarına rağmen, para, güç ve başarının yüceltildiği yeni sosyo-ekonomik yapı içinde kendilerini savunmasız bırakan güneylilikleri ile varoluş mücadelesi verirler. Tezin II.Bölümünde Stanislavski’nin “Fiziksel Aksiyonlar Metodu” incelenmiştir. Metod, Stanislavski’nin kırk yılı aşkın süren çalışmalarının ve deneyimlerinin bir ürünüdür ve bilimsel temellere oturur. Geçmişte yaşanmış bir tecrübeyi sahnede yeniden kullanılabilir hale getirebilmenin yollarını arayan Stanislavski, bilinçaltının bilinçli yollarla uyarılarak, duygusal reaksiyonların dolaylı olarak etkilenebileceğini keşfetmiştir. İlhamın kontroledilebilirliğinin anahtarını veren bir yöntem olması ve terminolojisi ile Fiziksel Aksiyonlar Metodu, gerçekçi oyunculuk anlayışında bir çığır açarak geliştirilen yeni oyunculuk yöntemlerinin çıkış noktasını oluşturmuştur. Tezde, güneylilik olgusu ve Tennessee Williams’ın Sırça Kümes, Arzu Tramvayı, Yaz ve Duman, Kızgın Damdaki Kedi adlı oyunlarındaki güneyli kadın karakterler incelenmiş, Stanislavski’nin “Fiziksel Aksiyonlar Metodu”, Kızgın Damdaki Kedi oyunundaki “Maggie” karakterinin yaratılmasında örnek uygulama olması açısından kullanılmıştır.

0 0
 · 
1 Bookmark
 · 
245 Views